Harun Yahya

Sinan ile Termitler



Güneşli bir pazar günüydü. Sinan, öğretmeni ve sınıf arkadaşlarıyla birlikte piknik yapmak için ormana gitmişti.

Sinan ve arkadaşları saklambaç oynamaya başlamışlardı.

Tam o sırada Sinan, “dikkat et!” diye bir ses duydu. Sinan sesin nereden geldiğini anlayamadan sağa sola bakınmaya başladı. Ama etrafında hiç kimse yoktu.

Sonra yine aynı sesi duydu. Bu sefer ses “Ben burada, aşağıdayım” dedi.

Sinan ayağının hemen yanında karıncaya benzer bir canlı fark etti.

Sinan: Sen kimsin?

Termit: Ben bir termitim.

Sinan: Termit isminde bir canlı olduğunu hiç duymamıştım. Peki sen tek başına mı yaşıyorsun?

Termit: Hayır biz çok büyük gruplar halinde, büyük yuvalarda yaşarız. İstersen bunlardan birini sana gösterebilirim.

Termitin gösterdiği şey pencereleri olan yüksek bir binaya benziyordu.

termit

Sinan: Bu nedir?

Termit: İşte burası bizim evimiz. Biz bu evleri kendimiz yapıyoruz.

Sinan: Ama sen küçücüksün. Eğer arkadaşların da senin gibiyse nasıl böyle bir yer yapabilirsiniz.

Termit: Şaşırmakta çok haklısın Sinan. Gerçekten de bizim gibi küçük canlıların böyle yerler yapması çok şaşırtıcı bir şey. Ama unutma, bu hepimizin yaratıcısı olan Allah için çok kolay bir iştir.

Bir de Sinan, evlerimizin yüksek olmaktan başka bir çok özelliği vardır. Örneğin biz yaşadığımız bu yerlere özel çocuk odaları, mantar üretme bölümleri ve kraliçe odası yaparız. Dahası, evlerimize havalandırma sistemi yapmayı da ihmal etmeyiz. Böylece, yuvamızın içindeki nem ve sıcaklığı dengeleriz. Bir de unutmadan ekleyeyim; bizim gözlerimiz görmez, Sinan.

Sinan: Böylesine küçük ve gözleri görmeyen canlılar olduğunuz halde insanların yaptığı yüksek binalara benzer yerler yapıyorsunuz demek. Peki ama bütün bunları yapmayı nasıl başarıyorsunuz?

Termit: Daha önce söylediğim gibi, bize bütün bu olağanüstü yetenekleri veren Allah’tır. O bizi bütün bunları yapabilecek şekilde yaratmıştır. Şimdi Sinan, artık yuvama dönüp arkadaşlarıma yardımcı olmam lazım.

Sinan: Tamam, ben de bir an evvel gidip öğretmenime ve arkadaşlarıma sizler hakkında öğrendiklerimi anlatmak istiyorum.

Termit: Peki, Sinan hoşçakal. Yeniden görüşmek üzere.

 

Kitap bölümleri

Masaüstü Görünümü

2