Harun Yahya

Türk Halkının 7 Haziran Mesajı




3 genel seçim, 3 yerel seçim, 2 referandum ve 1 cumhurbaşkanlığı seçiminden zaferle ayrılan, 13 yıllık iktidarı boyunca hep yükselen bir grafik izleyen Ak Parti 7 Haziran seçimlerinden yine birinci parti olarak çıktı, ancak mecliste hükümet kuracak çoğunluğunu kaybetti. Seçimin bir diğer önemli sonucu ise son 30 yıldır 40.000’den fazla şehit verilmesine neden olan bölücü terör örgütü PKK’nın perde arkasından desteklediği HDP’nin seçim barajı olan yüzde 10’u geçip, meclise 80 vekil ile girmesi oldu. Bu durum Türkiye’nin geleceği açısından çok fazla şey ifade ediyor. Yüzde 9 oy kaybı yaşayan Ak Partiye seçmen önemli bir mesaj verdi. Şimdi yapılması gereken şey bu mesajın çok dikkatli bir şekilde okunarak kapsamlı değişimlere gidilmesi ve yepyeni politikalarla milletin huzuruna çıkılması.

Başkanlık sistemine “Hayır”

Ak Parti iktidarı 13 yıl içinde Türkiye’yi hayal bile edilemeyecek bir noktaya taşıdı. Altyapıdan sağlığa, kentleşmeden sosyal haklara çok büyük bir kalkınma hamlesi gerçekleşti. İfade özgürlüğü ve demokratik kazanımlar alanında bir devrim yaşandı. Ülke Ak Parti sayesinde normalleşti.

Türk halkı için ekonomi, yol yapımı, kalkınma gibi konular her zaman ikinci planda olurken, vatanın bütünlüğü, huzuru ve topraklarımızın güvenliği ise birinci önceliktir. Son bir yıldır devam eden başkanlık tartışmaları da Türk milleti tarafından bu doğrultuda değerlendirilmiştir. Seçmenin en büyük mesajı ülkeyi federasyona ve bölünmeye götürecek bir başkanlık sistemini hiçbir şekilde istemediğidir. Bu sistemin ülkeyi bölünmeye götüreceğini anlayıp dehşete düşen  ve ülkesi parçalanacak diye panik olan Türk halkı seçimlerde de bu hassasiyetini ortaya koymuştur.

Doğu ve Güneydoğu’da güvenlik zafiyeti

Seçimlerin sonucunu en çok etkileyen nedenlerden biri ülkenin Doğu ve Güneydoğusunda yaşanan güvenlik zafiyetidir. Ne yazık ki bu bölgelerimiz eli kanlı bir terör örgütüne teslim edilmiş görüntüsü vermektedir. Bölücü terör örgütü PKK ve onun uzantıları  bölgede adeta devletleşmiş, kendi sözde mahkemelerini, savcılarını, adliyelerini, güvenlik kadrolarını oluşturmuştur. İddia edilenin aksine, çözüm sürecinde terör örgütünün gücü azalmamış ve silahlar bırakılmamış, tam tersine bölgeye PKK tam anlamıyla hakim olmuştur. Terörist sayısı çok büyük bir artış göstermiş, hafif silahlardan uçaksavar, füzesavar benzeri ağır silahlara geçiş olmuştur. Bölgede PKK’nın onaylamadığı bir faaliyet yapmak imkansızlaşmış, AK Parti dahil hiçbir siyasi parti bölgede özgür bir şekilde hareket edemez hale gelmiştir.

Silahı ve kendini koruma gücü olmayan, savunmasız, mazlum, fakir halkımız PKK’lı katil teröristler karşısında zor durumda kalmıştır. Karşı çıkanların teker teker şehit edildiği, üstelik bu cinayetleri işleyenlerin yaptıklarının yanına kaldığı bir düzen bölgeye hakim olmuştur. PKK ise “Devlet seni koruyamaz, ben korurum, bizi desteklemek zorundasın” mesajı vermektedir. Halk kolluk kuvvetleri yerine PKK'ya boyun eğmek zorunda bırakılmıştır. “Eğer HDP barajı aşamazsa bölgede kaos çıkar, devlet yine bizi koruyamaz, o nedenle HDP’ye oy verelim, barajı aşmasını sağlayalım” şeklindeki algı tüm bölgeye hakim olmuştur. Halkta Doğu ve Güneydoğu’nun PKK’ya terk edildiği yönünde yerleşik bir kanaat oluşmuştur.  Yeni başa gelecek olacak hükümetin en öncelikli konusu da hiç şüphesiz bu bölgelerde yeniden asayişin sağlanması, PKK’nın kazandığı alan hakimiyetinin tekrar kazanılması, halkın güven içinde hareket edebileceği, düşüncelerini rahatça ifade edebileceği, özgürce oy kullanabileceği demokratik, güvenlikli bir ortamın sağlanması olmalıdır.

Muhasebe ve yenilenme zamanı

Seçimlerin ardından başta Ak Parti olmak üzere tüm partilerin yapması gereken şey, geçmiş dönemlerin muhasebesini yapıp hatalardan ders almak ve  yepyeni bir anlayışla tekrar işe koyulmak olmalıdır. Sadece terör örgütünün bitirilmesi ve başkanlık sisteminden vazgeçilmesi değil, sevgi politikalarının da topluma hakim olması istenmektedir. Basına, yargıya, farklı düşünen ve farklı yaşam tarzlarına sahip olan kişilere yönelik özgürlükçü politikalar, birleştirici konuşmalar, dışlayıcı ve baskılayıcı olmayan yaklaşım toplumda olumlu karşılanacaktır. Özellikle de gençlere hitap eden, onları muhatap alan, onların dilinden anlayan, sevecen, ılımlı, esprili ve dostça bir yaklaşıma sahip olan partilerin gördüğü teveccüh bunun kanıtıdır.

Kadınların toplumda ve siyasette daha aktif, daha ön planda olması bir ülkenin gelişiminde hayati öneme sahiptir. Bu seçimde Ak Parti’de 16’sı başörtülü olmak üzere 42 kadın milletvekili seçilmesi tabi ki önemli bir gelişmedir, ama yine de çok azdır.. Kadınlara değer veren partiler her zaman toplumda karşılık bulur. Bu konuda Türkiye’deki tüm partilerin de çok büyük bir atılım yapması gerektiği, aday listelerinde kadınlara daha çok yer vermeleri gerektiği açıktır.

Türk halkının özlediği aydın, sevecen, sevgi dolu, modern, dindar, kadın haklarını şiddetle savunan, kadına özgürlük veren modeli oluşturmak AK Partinin elindedir. Ak Parti yöneticileri iyi niyetle yapılmış eleştirilere açık olmalıdır. Eleştiri, istişare ve muhasebeye kapalı yapıların gelişmesi mümkün değildir, içine dönük yapılarda mutlaka çürüme olur. Ak Partinin de vatanın ve milletin iyiliği için seçmenin verdiği mesajı anladığını ifade etmesi, başkanlık sisteminden vazgeçildiğini vurgulaması, tüm milleti kucaklayan, reformcu, demokratikleştirici, kuşatıcı, yenilikçi, modern bir dindarlık anlayışına sahip bir parti olduğunu bir kez daha ortaya koyması ve ülkenin istikrarını sağlamada öncü bir rol oynaması gerekmektedir.

Sandıktan toplumsal barış talebi çıkmıştır

Türk halkı hiçbir partiyi tek başına iktidar yapmayıp koalisyona işaret ederek uzlaşı, toplumsal barış ve huzurdan yana oy kullanmıştır. Ortada kaybedilmiş bir şey yoktur. AK Parti hala birinci partidir ve en yakın rakibiyle arasında yüzde 16 civarında bir oy farkı bulunmaktadır. Her sonuçta mutlaka bir hayır vardır. Bu mesajı en iyi şekilde anlayıp halkımızın ihtiyaçlarına verilecek cevapla tekrar istenilen düzeye gelebilmek çok kolaydır.

Adnan Oktar'ın Daily Times ve MBC Times'da yayınlanan makalesi:

 

http://www.dailytimes.com.pk/opinion/20-Jun-2015/the-turkish-people-s-message

 

http://www.mbctimes.com/english/the-message-turkish-people-gave-on-7th-june

 


Masaüstü Görünümü