Harun Yahya

Çocuklar Şiddetin Askerleri Olmamalı



Çocuklar, dünyamızın geleceği, sizin, bizim evlatlarımız. Dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, kimin çocuğu olursa olsun küçükler biz büyüklere muhtaç. İyiyi kötüyü ayırt etmek için daha alması gereken  yolu olan masumlar onlar. Aydınlık bir hayatın olacağına inanan temiz ruhlar.

Ancak bu temiz ruhları savaşın karanlığı ile karartmaya çalışan zihniyetler var yeryüzünde.  Syrian Observatory for Human Rights'ın açıklamasına göre, Suriye iç savaşı başladığından bu yana yaklaşık 12.000 çocuk hayatını kaybettti. Sağ kalan onbinlercesi ise feci şekilde yaralanmış, gözünü, kulağını diğer organlarını yitirmiş olarak hayatlarına devam ediyor. Bir de küçük yaşta silahlarla tanıştırılarak zorla bu savaşların bir parçası haline getirilen çocuk askerler var. Ön saflarda çarpıştırılmak, canlı bomba ya da canlı kalkan olarak kullanılmak üzere eğitiliyorlar.

Özellikle Afrika’da meydana gelen birçok iç savaşta çocuklar silahlı gruplar tarafından kullanılıyor. Mozambik, Liberya, Sierra Leone ve Uganda gibi ülkelerde yaşanan silahlı çatışmalarda çocukların yoğun olarak kullanıldığı biliniyor. Libya, Suriye, Irak gibi ülkelerde yaşanan iç savaşlarda devlet dışı örgütlerin çocuk asker kullandıkları tespit edildi. Örneğin Libya’da yaşanan iç savaş süresince, Kufra bölgesinde 2012 Şubat’ında çocukların Zwaya ve Tabu birlikleriyle binaların güvenliğini sağladığı ve silah taşıdıkları iddiaları ortaya atıldı. (“Libya”, http://childrenandarmedconflict.un.org/countries/libya/)

Human Rights Watch'ın raporlarında terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD'nin de 12 yaşındaki çocukları silah altına aldığı bildiriliyor.

Dünyada sayıları 300 bini bulan çocuk askerlerin zorla savaştırıldığı 30 ülke var. (http://www.redcross.int/EN/mag/magazine2003_3/4-9.html)

Afganistan'da 17 yıl süren savaşta da çok fazla çocuk, asker olarak kullanılmıştı. Öyle ki askerlerin %45'i 18 yaşın altındaki çocuklardı. Myanmar ordusundaki asker sayısının %20’sinden fazlasını da yine çocuklar oluşturuyor. Yemen’de çarpışanların üçte birinin çocuk olduğu biliniyor. Güney Sudan'ın çocuk asker sayısı ise 16 bin civarında. (http://www.dw.com/de/kindersoldaten-kämpfen-in-14-ländern/a-19043546)

Güney Sudanlı 12 yaşındaki eski çocuk asker Simon'un orduda geçirdiği yıllardan bahsederken gözlerinde beliren acıyı sözlerinden hissetmek de mümkün:

“Evde olmak orduda olmaktan çok daha güzel, çünkü orada bir hata yaptığınızda sizi hapse atıyorlar ve haftalarca dövüyorlar. Ben orduda yemek yapıyor, çamaşır yıkıyordum. Serbest bırakıldığımda UNICEF beni bir bakım merkezine teslim etti. Artık iyi bir insanım. Burada kimse beni rahatsız etmiyor ve dövmüyor. Üstelik yemek de veriyorlar. Bence çocuklar asker yapılmamalı.” (https://www.youtube.com/watch?v=Sa5jf_J3NZ0)

Zorla savaştırılan bu çocuklar için, sonrasında geniş çaplı psiko-sosyal girişimler yürütülse de şiddetin izlerinin tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmamaktadır. Bu nedenle günümüzde devam etmekte olan politik çatışmaların bir an önce çözümlenmesi, sivil halkın ve çocukların bu çatışmalardan uzak tutulması ve yeni savaşların çıkmaması için politik liderler ve toplumsal otorite figürleri çok ciddi çalışmalar yürütmelidir. (Türk Psikoloji Yazıları, Aralık 2009, 12 (24), 1-13)

Paris İlkeleri Belgesi’nde çocuk asker, “Bir silahlı kuvvet ya da silahlı grup ile bağlantılı olan çocuklar” olarak tarif edilmektedir. Bu tanım sadece doğrudan silahlı çatışmalara katılan çocukları değil, aynı zamanda ‘savaşmak, aşçılık, taşıyıcılık, habercilik, casusluk ya da cinsel amaçlar için kullanılan tüm çocukları’ kapsamaktadır. Dolayısıyla silahlı gruplar ile ilişkili olan tüm çocuklar bu tanımlama içerisine alınabilir. (“The Paris Principles and Guidelines on Children Associated with Armed Forces or Armed Groups”, February 2007, http://www.unicef.org/emerg/files/ParisPrinciples310107English.pdf)

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin birinci maddesine göre ise, ‘18 yaşın altındaki her insan çocuk sayılır.” (http://www.tbmm.gov.tr/komisyon/insanhaklari/pdf01/137-160.pdf)

“Çocuk” tanımlaması uluslararası hukukta nettir ancak bu tanımlamalar şu an dünyada yaşanan gerçeği değiştirmiyor. Savaşlar artıyor ve çocuklar silahlı çatışmalarda daha fazla kullanılıyor. Korku ile, tehdit ile ya da başka nedenlerle kolaylıkla ikna edilebilen genç beyinler sadece silahlı isyan grupları tarafından değil kimi hükümetler tarafından da asker olarak kullanılıyor. Bu durum yetim kalan, ailelerinin, arkadaşlarının ölümüne şahit olan, savaşın korkusunu ve sefaletini yaşayan çocukların sayısını her geçen gün artırıyor.

Uluslararası girişimler ve uluslararası hukukun çabalarına rağmen ‘Çocuk Asker’ kullanımı çözülememiş bir sorun olarak gündemdeki yerini koruyor.  Ancak elbette ki en kıymetli varlıklarımız, geleceğimiz olan çocukların böyle bir zulme terk edilmelerini kabul etmek mümkün değil.

Bu sorunu çözmek için herkes birlikte çalışmalı, istisnasız bütün çocukların mutlu yaşayacağı bir dünya hayal eden vicdan sahibi insanlar bu dehşetin bir an önce yok edilmesi için gayret etmelidir. Bu konuda uluslararası komisyonlar oluşturulmalı, basın-medya çok yönlü şekilde devreye sokularak, kampanyalar yürütülmelidir. Dünya çapında barışı sağlamak için çalışan sivil toplum örgütleri de bu konuyu gündemlerinde öne almalıdırlar. Birleşmiş Milletler gibi kurumlar ise çocuk askerlerin yaşadıkları dehşete karşı alınacak çözümleri programlarında ilk sıralara taşımalıdırlar.

Şu unutulmamalıdır ki bu, tek başına bir devletin ya da bir topluluğun çözebileceği bir sorun değildir. Dünya çapında bu konuda kampanyalar yürütülmesi, çocuk askerleri kullanmakta ısrar eden ülkelere gerekirse yaptırımlar uygulanması ilk etapta alınabilecek çözümlerdendir. Dünya liderlerinin bir araya geldikleri toplantılar da bu konuda somut adımlar atılması, tedbirler alınması için önemli birer fırsattır.

Bu konuda herkes yapabileceğinin en fazlasıyla sorunun üstüne gitmeli, çocukların şiddetin askerleri olmaması için kamuoyu oluşturmalıdır. Tabi ki asıl yapılması gereken her geçen gün artan çatışmaların, savaşların, kargaşanın durması için istekli olunması, diplomatik çözümlere yönelinmesidir.

Şu ana kadar hiçbir sorun askeri yöntemlerle çözülmemiştir ve çözülemez de. Çocukların sevgi, şefkat, merhamet, barış ve kardeşlik içinde mutlu olacakları bir dünya hayal eden tüm insanlar bu ayıbın bir an önce dünyadan kalkması için hep birlikte gayret etmelidir.

Adnan Oktar'ın The China Post & Jefferson Corner'da yayınlanan makalesi:

http://www.chinapost.com.tw/commentary/letters-to-the-editor/2016/04/21/464040/Child-soldiers.htm

http://www.jeffersoncorner.com/child-soldiers-are-the-ones-who-suffer-the-most-in-many-conflicts/

Masaüstü Görünümü