Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (22 Nisan 2013; 23:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: Bir tanem, gözümün nuru Hocamızla sohbetimize devam ediyoruz. Buyurun Hocam.

ADNAN OKTAR: Kuran, İslam adı üstündedir, Musevilikte, Hıristiyanlıkta, Müslümanlıkta, şefkat, merhamet ve sevgiyi anlatır. Zorlayarak, bazı şeytani unsurlar, onun içerisinden şiddeti çıkarmaya çalışırlar. Hıristiyanlığın içinden şiddet çıkarmaya çalışır. Musevilikten şiddet çıkarmaya çalışır. Müslümanlıktan şiddet çıkarmaya çalışır. Halbuki Allah Kuran’da, İncil’de ve Tevrat’ta da, kullarının mutlu olmasını istiyor, Allah. Acı çekmelerini istemiyor, ıstırap çekmelerini istemiyor. Allah sizin acı çekmenizle ne yapsın diyor, Allah Kuran’da. Şeytandan Allah’a sığınıyorum. Cenneti yarattığına göre mutlu olmamızı istiyor. Yani Allah istediği kullarının hepsini cennete gitmesi. Ama küfre düştükleri için gitmiyorlar, cennete. Yoksa Allah’ın asıl amacı, cennet.Ve sonsuza kadar cennette yaşatmak istiyor. Acıyı, azabı Allah, Müslümanlara haram kılmıştır. Müslüman bunu istemeyecek. Başkasına da acı çektirmeyecek, kendine de acı çektirmeyecek. “Allah, insanlara zulmetmez” diyor, Cenab-ı Allah,“insanlar ancak kendilerine zulmediyor” diyor. Demediği halde Allah,“dedi Allah” diyor. Halbuki demiyor Allah. Mesela savaş ayetleri vardır Kuran’da, orada o devirde yapılan savaşla ilgili stratejik neler yapmaları gerektiğini Allah tarif ediyor Kuran’da. Şöyle yapın, böyle yapın, o anki savaş. Çünkü o zaman putperestler çok acımasız bir saldırı halindeler, Müslüman kadınları, çocukları kesiyorlar, doğruyorlar, katlediyorlar, yakıyorlar. Bu şiddete karşı,Allah kendilerini nasıl koruyacaklarını o devirde onlara bildiriyor. Yoksa “her tuttuğunuzu kesin, herkesi doğrayın” demiyor, Allah.Bu bir.İkincisi, Allah hükmünü değiştirmez. Bu yanlış anlaşılıyor. Hükmü kalkan Kuran ayetleri var zannediyorlar. Neredeymiş bana bir göstersinler. Kuran hükmü niye kalksın? Kıyamete kadar geçerlidir. Hükmü kalkan Kuran ayeti yoktur. Geçmiş şeriatların unutulan hükümleri vardır. Mesela Hıristiyanlıkta, Musevilikte zamanla geçmişten kalma bilgiler günümüze gelirken bazı hükümler, unutulur.Hz. Nuh(a.s)’dan unutulur, Hz. İbrahim(a.s)döneminden unutulur, Hz. İshak(a.s), Hz. Yakup (a.s)döneminden unutulur. O unutulan hükümleri Allah, yeniden hatırlatıyor. Unutulan hükümleri tazeliyor Allah, hatırlatıyor. Veyahut “daha hayırlıysa” diyor, Allah yani “daha kapsamlısıyla ile değiştiririz” diyor. Yoksa “Ben, size hüküm gönderdim, sonra değiştirdim” demiyor, Allah. Kuran’ın hükümlerini değiştiriyorlar, ilave hadisler getiriyorlar, karşımıza dehşet ve vahşet manzarası çıkıyor, bu sefer. Yani muazzam bir dehşetten, muazzam bir vahşetten bahsediyorlar, bu nedir diyoruz? İslam diyor. İslam’da vahşet, dehşet olmaz. İslam’da sevgi, merhamet olur, dostluk olur. Cenneti bize niye sunuyor Allah?Allah vahşet istese, cennette de verirdi. Allah sevgi istiyor, muhabbet istiyor, huzur ve güven istiyor. Mesela “birbirinize selam verin” diyor. Selam ne demek? Güvenlik, esenlik dilemektir. Şiddet mi dileyin diyor, Allah birbirinize?“Karşılaştığınızda birbirinize, güvenlik, esenlik, bereket belirtisi olarak selam verin” diyor, Allah,“evlere girdiğinizde.” Silm, barış, huzur anlamına gelir selam. Musevilikte de, şalon şekildedir. Dolayısıyla İslam’ı yanlış anlayıp, yanlış aktaranlar, İslamiyet’e çok zarar veriyorlar.Onun için Müslümanlığı böyle vahşet dini olarak gösterdikleri içinde, İslam ülkelerinin çoğu komünist oldu, sonra.Fas, Tunus, Cezayir, Libya, Mısır, Suriye, Ürdün, hep komünist oldular.Yavaş yavaş komünizm belasından kurtulmaya başladılar. Hatta İsrail bile komünistti. İlk başlangıçta komünistlik hakimdi İsrail’de, yani yaygındı. Komünistlerin sayısı gittikçe azaldı. Şuan daha dindar İsrail. Bir ara Amerika’da daçok güçlenmişti komünistler, acayip güçlenmişlerdi. İtalyan Komünist Partisi,Avrupa’nın en büyük komünist partilerindendi. Fransız Komünist Parti'si. Halen de öyle. Yani insanlık için çok büyük tehlikedir ateizm, komünist düşünce.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam dün Şeyh Nazım Hazretleri’nin 93. yaş günüydü. MaşaAllah, Allah uzun ömür versin. Şeyhimizin doğum günü için mehteran getirtilmiş. Resim ve videosu vardı.

ADNAN OKTAR: Bakın, duama Allah icabet etti. MaşaAllah. Filmi yok mu?

DİDEM ÜRER: Var.

ADNAN OKTAR: Tamam seyredelim.

VTR- Şeyh Nazım Hazretleri’nin 93. Yaş Günü Kutlaması

Ceddin dedem demiştim ya, tamda öyle, maşaAllah. Ne şeker.MaşaAllah mehteri de idare ediyor. Ne dünya tatlısı benim Şeyhim. Dünyada bir tane üstüne yok.Şeker sırf şekerden oluşmuş, maşaAllah, elhamdülillah. Şeyhimiz bugün iyiymiş, maşaAllah. Şeyhimizin canını sıkmamak çok önemli. Onun mutlu olacağı tavırları göstermeleri lazım. Kalabalık sıkar. Bediüzzaman’da diyor,“kalabalık görünce bende merdum girizilik var” diyor, Bediüzzaman, “ben sıkılıyorum, bunalıyorum”  diyor, kalabalık. Normal adam bile sıkılır, kardeşim etrafını sararsan, mesela 60, 70 kişilik bir insanın ortada kalırsa nasıl rahat edebilir, değil mi? Mesela geliyor biri elini öpüyor, biri başka türlü sarılmaya çalışıyor. Çok tehlikeli. Yani grip, nezle olma ihtimali o insanların çok yüksek. İçinde mutlaka çıkar. Grip veya nezle geçirmiş yahut halen yaşayan. Benim Şeyhim bir tane kardeşim, iki tane değil ki. O can, üstelik 93 yaşında benim Şeyhim. Onun için gerçekten seviyorlarsa, gerçekten iyi koruyacaklar. Sevginin özelliği iyi korumadır, özen göstertmektir. Ne yapsınlar? Mesela geldiklerinde, Şeyhimizin bahçesine güzel bir çiçek eksinler, faydaları olsun. Gelsinler oraya güzel bir ağaç eksinler. Şeyhimizin hoşuna gidecek her şey yapabilirler. Osmanlı bir güzellik oluşturabilirler. Dolaysıyla Şeyhimizden böyle sürekli harika beklemek, vicdana uymaz. Hep Şeyhimizin onlara bir şeyler sunmasını istemek çok ayıp. Onlar Şeyhimize bir şeyler sunsunlar, güzellik sunsunlar. Huzur sunsunlar, sevinç sunsunlar, saygı sunsunlar. Ama canını yakmadan ve üzmeden ve yormadan, nezaketle. Mesela bazıları olur sevmeye kalkar şapur şupur sever. Kardeşim sevgiyle ne alakası var. Sevgi gözlerdedir, sevgi sestedir, üsluptadır değil mi? O dalga dalga yayılır. Sen ona muhabbetle bakarsan sevgiyle, gönlünde ona karşı derin bir şefkat varsa tamamdır. Bu şekilde olacak dolaysıyla. Şeyh Nazım Hocamız selam söylemiş. Aleykum selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.“Hayır dualarını bizden eksik etmesin” demiş. Bütün hayırlar Şeyhim senin olsun, inşaAllah. Hayırlar üstüne olsun. Bütün Müslüman milletimizin üstüne olsun, iyi olan insanların üstüne olsun. Dünya tatlısı şeker, bal.MaşaAllah, 93 yaşında bayağı dinç elhamdülillah, maşaAllah, Allah uzun ömür versin. Herkes dua etsin Şeyhime,Şeyhim bir kere Allah’ın izniyle 100’ü aşar, inşaAllah. Ama sıkı dua edeceğiz, sık sık dua edeceğiz. “Ya Rabbi” diyeceğiz,“yüz on yaşına kadar da yaşat. Ya Rabbi Hz. İbrahim(a.s) gibi yüz yirmi yaşına kadar da yaşat” diyeceğiz, “Ya Rabbi bereketinle daha da fazla yaşat” diyeceğiz. Şeyhimiz, Hz. İsa(a.s) zamanında da durması lazım. Hz. Mehdi(a.s) zamanında duracak, görevli, inşaAllah. Dünyanın süsü Şeyhimiz. O dünya balı, tatlısı, inşaAllah. Şu an dünyadaki en önemli insan, benim gördüğüm insanlar içerisinde. Sultan, dünyanın Sultanı.Ne mütevazi şeker. Nasıl mehteri idare ediyor? Ne tatlı şey, maşaAllah. Yalnız böyle olmaz. Bir de gidip kontrol edelim. Şeyhimizi bunaltmamak için, orada kardeşlerimizden söz alalım, yemin alalım. Yani mesela gençler görev alsınlar, yanaştırmasınlar Şeyhimize kalabalığı. Tamam, coşku muhabbet iyi ama biz rahatsız oluyoruz bu sefer. Onu da rahatsız ediyor bizi de rahatsız etmiş oluyorlar. Yapmasınlar. Uzaktan uzaktan. Ferah ferah nefes alsın. Kıbrıs’ın güzel havası dolsun ciğerlerine. Şeyhimize iyilik yapacaklarsa, oraları güzel düzenlesinler,Şeyhimizin evinin çevresini de düzenlesinler, uzak yerlerini de düzenlesinler, değil mi? Geçeceği yolları düzenlesinler. Şeyhimiz ağacı çok sever, ağaç eksinler. Keçileri çok seviyor Şeyhimiz, çok tatlı keçileri var böyle, maşaAllah.Şimdi ortalık tenhalaşmıştır. Yarın değil öbürsü gün çocuklar gitsin Şeyhimize, eğer müsaitse Şeyhimiz tabii, inşaAllah.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, barış sürecinin mantığını Peygamberimiz (s.a.v.)’in veda hutbesinden aldığını belirttiği şöyle bir açıklama ile yaptı; “Hz. Muhammed (s.a.v.) Medine’ye gittiğinde oradaki bütün etnik grupları, bütün dini grupları bir zenginlik olarak görüp onların ortak bir şekilde yaşamasına yönelik bir sözleşme bina etmiş midir? Evet etmiştir. Veda hutbesinde yine aynı anlayışı ortaya koymuştur” dedi. “Biz niye Sahabelerden, Selahaddin Eyyubi’lerden bahsediyoruz? Çünkü insanın en önemli ruhu temel bilgisi çok önemli” yorumunda bulundu.

ADNAN OKTAR: Süleyman Soylu, klasik sağcı, maşaAllah. Mukaddesatçı. Güzel, iyi insan, siyasete renk getirdi, tecrübesi de iyi. Ama bizim Kürt kardeşlerimizle bir sorunumuz yok yani ben anlamıyorum. Kürtler, Türkiye’nin süsü. Acayip efendi ve kaliteli klas insanlar. Çok şekerler, mütevazilikleri, insancıllıkları, kibarlıkları, misafirperverlikleri. Yani hiç bozulmamıştır ayrıca Kürtler. Yani birçok yer, kavim, dünya bozulmuştur, Kürtler bozulmamıştır. Kardeşlerimiz. Yiğittirler, koç yiğittirler, cesurdurlar, Allah’tan başka kimseden korkmazlar, onurlarına düşkündürler. Biz böyle kaliteli insanları, milletimizin kalitesi içerisinde görmekten büyük zevk alıyoruz. Onlar da Türk milletinin bir ferdi, biz de Türk milletinin ferdiyiz. Hiçbir sorunumuz yok. Şimdi süratli demokrasiye dönme sırası var. Özgürlükler, barış, kardeşlik ama çok kaliteli bir demokrasi anlayışı, yüksek kalitede bir demokrasi. Avrupa demokrasisinden daha ileri. Hatta bizim demokrasi anlayışımıza, dünya hayran olsun. Öyle bir demokrasi olsun, öyle bir özgürlük olsun. Hükümet çok cesur olsun, biz hükümetin yanındayız. Başbakanımızın gönlü çok rahat olsun. 2023 diyor ya, onu 2023’e kadar biz iktidarda tutarız, Allah’ın izniyle. Gönlü çok rahat olsun. Çok cesur hareket etsin, iddia edilen Ergenekon terör örgütünün kökünü kazısın. Ezsin demiyorum, kökünü kazısın,kanunla hukukla.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER:Platin Haber Sitesi’nde “Adnan Oktar, Esad’a seslendi” başlıklı bir haber yayınlandı. Haberde sizin, Beşar Esad’a yönelik “Alevilik nurdur. Niçin Aleviliği kendi komünistliğinin içine karıştırıyorsun? Keşke Alevi olsan, ne kadar güzel olur” dediğiniz aktarıldı.

ADNAN OKTAR: Suriye’de bir Alevi sistem olsa, Alevi rejim olsa, öpüp başımıza koyarız. Sevinçten havalara uçarız. Keşke Alevi olsa. Hz. Mehdi (a.s) aşığıdır Aleviler. Hz. İsa Mesih’e aşıktırlar. On iki imama aşıktırlar. Adam ısrarla kaçınıyor ağzına almaktan Mehdiyet’i. Kaç kişiyle haber gönderdim. Çıtı çıkmıyor, tir tir titriyor. Adamları da söylediler, “bu söyler ama” dediler, “Baasçılar bunun ümüğüne sıkar” dediler, “ümüğüne çökerler” dediler. “Bu konuşamaz” dediler. O kadar korkuyorsan, niye duruyorsun devletin başında, değil mi? Çek git, bir şey yap, bir yol bul. Yazık değil mi Müslümanlara?

Kardeşim bu nedir? İki yüz binin üstünde sırf internet girişi. Allah Allah, maşaAllah. Kaç stadyum dolusu insan, sırf internetten bu artık. Anadolu, Güneydoğu hep uydudan, maşaAllah. Her yerde çanak anten var, düşün. Geceler bizim zaten, on ikiden sonra sırf biz seyrediliyoruz, elhamdülillah maşaAllah.

Şeytandan Allah’a sığınırım. “Şüphesiz” diyor, Cenab-ı Allah. İsa Mesih(a.s) için. “Şüphesiz o” İsa Mesih İbn-i Meryem,“kıyamet-saati için” kıyamet vakti için “bir alamettir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın.” Emin olun diyor, Allah, kesin bu diyor,“kıyamet için bir alamettir” diyor,Hz. İsa Mesih (a.s).Bakın bir de arkasından ne diyor Cenab-ı Allah? “Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur.”

“Şeytan” yani deccal “sakın sizi Allah’ın yolundan alıkoymasın. Gerçekten o sizin için açıkça bir düşmandır.”

“İsa” Mesih İbni Meryem “açık belgelerle gelince” Allah’ın hükümleriyle gelince,“dedi ki: “Ben size bir hikmetle geldim ve hakkında ihtilafa düştüklerinizin bir kısmını size açıklamak içinde.” Demek ihtilafa düşüyor insanlar. İşte Kuran’ın hükmü de, ihtilafa düşülen yanlış bilinen şeyleri düzeltiyor. Yoksa Kuran’ın hükmü geliyor, Allah onu beğenmiyor bir daha değiştiriyor. Beğenmiyor bir daha değiştiriyor. Böyle bir şey yok. Hüküm geldiğinde, tamamdır. Adamlar zannediyor ki, Allah hükmü gönderiyor sonra beğenmiyor, başka bir hüküm gönderiyor. Öyle bir şey yok. Allah’ın hükmü niye kalksın? Hepsi geçerli. Kuran’da geçerli olmayan hiçbir hüküm yok. Bu inanılır gibi değil, bu nasıl bir cesarettir böyle? Geçmiş şeriatlarda unutulan hükümleri” diyor, Allah yeniden hatırlatırım veyahut daha hayırlısını gönderirim diyor, Allah. Ayetin açıklaması bu. O devirde olan savaşlarda da Allah, sürekli yöntem gösteriyor, şöyle yapın, böyle yapın. Çünkü çok vahşi adamlar. Acımasız ve gaddarlar. Gece baskınları yapıyorlar, Müslümanları kılıçtan geçiriyorlar. Cenab-ı Allah, onlara karşı ne yapmaları gerektiğini Peygamber (s.a.v.)’e bildiriyor. Peygamberimiz (s.a.v.), ya kendi karar verecek, ya Allah bildirecek. Kendi karar verdiğini de, Allah bildirir ama bir de vahiyle bildirme var. Vahiyle bildirdiğinde, gönlü daha rahat oluyor. Çünkü vahiy net. Ne yapayım acaba diye düşünüyor mesela Peygamberimiz (s.a.v.) sabah, ayet iniyor, şöyle yapacaksın diyor, onu yapıyor. Oradaki ayet, o savaşa ait. Adam, her yerde bunu ben uygulayacağım diyor. O oraya ait bir konu. Mesela Peygamberimiz (s.a.v.)’in hanımlarına ait hükümler var. Sırf Peygamber (s.a.v.)’in hanımlarına ait. Kardeşim Allah diyor ki bakın, “siz ayrısınız” diyor, Peygamber (s.a.v.) hanımlarına, “siz diğer Müslüman hanımlar gibi değilsiniz” diyor. “Onların hükmü ayrı” diyor. Adam diyor ki“yok diyor,“bana göre aynı, hiçbir fark yok” diyor, hatta daha da üstünlere getirmeye çalışıyor.Veyahut işte “aynı hüküm ona da uygulanması gerekiyor” diyor.Allah “hükümleri ayrı” diyor, onlar “yok” diyor, hükümleri aynı” diyor. Allah ayrı dediyse ayrıdır. Müslüman hanımlar için, “daha özgür olabilirsiniz” diyor Allah, daha rahatsınız. Ama peygamber hanımları için, “perde arkasından konuşacaksınız” diyor Allah. Adam ne yapıyor? Bütün hanımları perde arkasından konuşturuyor. Öyle birşey yok. Niye Allah’ın hükmünü değiştiriyorsun?

Evet, Didem Hocam.

DİDEM ÜRER: BDP’liler, PKK’nın Avrupa’nın terör listesinden çıkarılmasını istemişti. Gelinen aşmada bu talebin ilgili çevrelerde destek bulmaya başladığı öğrenildi. Özellikle Avrupa Parlamentosu’ndaki birleşik sol grup, bu talebe son derece sıcak bakıyormuş. Hatta bu konu yoğun bir şekilde tartışılmaya başlanmış. İra ve Eta’nında, şu anda terör örgütü listesinde yer almaması, PKK içinde listesinden çıkarılabileceği izlenimini veriyor yorumunda bulundu.

ADNAN OKTAR: Ama PKK daha dur yeni bismillah yeni terör kesti. Netleşsin. Aceleleri ne oluyor, değil mi? Bir iyice kesinleşsin. Adam orda birkaç kişi var öyle terörist adamların onların liderleri bazı haberler gönderiyorlar. İşte “biz devam edeceğiz” gibisinden. O laflar nedir? Onlarda bir kesinlik kazansın, inşaAllah.

“Hocam efsanesin” diyor, maşaAllah. Doğru diyor, maşaAllah.

 “Canım Hocam, ailece sizi izliyoruz” maşaAllah.

İbrahim Velioğlu; “Didem Hanım, Adnan Hocam şu hadisi nasıl yorumluyor?Bu tür hadisleri yalanlayabiliyorsunuz. Hz. Mehdi (a.s)’la ilgili hadisleri nasıl kabul edebiliyor? ” Bak, Hz. Mehdi (a.s)’la ilgili hadisler tahakkuk ettiğinde, sahih olduğu anlaşılır. Doğru mu? Doğru. Sahih, nasıl sahih? Hemde yüzde yüz sahih. Ne diyor? “Kuyruklu yıldız çıkacak” diyor, “Hz. Mehdi (a.s) devrinde, peş peşe. Resulullah (s.a.v.) diyor ki, “bir tanesi iki uçlu olacak” diyor. Doğru mu? İki uçlu çıktı. Daha önce bilim, bilim adamları bu hadiste geçen kuyruklu yıldız hakkında bilgi vermiş mi? Yok. Hiçbir kaynakta iki uçlu kuyruklu yıldızdan bahsedilmiyor. Bir tek Peygamberimiz (s.a.v) bahsediyor. Bu mucize mi? Mucize. Ve “bütün kuyruklu yıldızlardan daha parlaktır”diyor, daha parlak. Bak bir detay daha veriyor. “Diğer kuyrukların gittiği yönün aksi yöne gider” diyor. Bu da doğru. Şimdi bu hadis doğru mu, yanlış mı? Doğru. Peki, burada bir çelişki görüyor musun? Görmüyorsun. Sahih olduğunu anlıyoruz. Ama diğer hadislerde helali haram yapma var. Yani Allah’ın Kuran’da haram kılmadığını, Peygamber (s.a.v)’in ayrıca haram kıldığını söylüyorsun sen. Yani Müslüman, Kuran’da açtığında o haramı göremiyor, Peygamber (s.a.v)’in hadislerinde eğer duyabilirse, nakledilebilirse, duyacak ve harama uyacak. Allah diyor ki “sadece Kuran’dan size imtihan edeceğim” diyor. Sen “bir Kuran daha geldi” diyorsun. İki tane mi Kuran var? Şimdi helaller, haramlar Kuran’da değil mi? Kuran’da. Sen ne diyorsun? “Kuran tamam Kitap’tır. Ama bir kitap daha var” diyorsun. O kitap nerde diyoruz? “Bende” diyorsun. Bakalım ne diyor? “Benim” diyorsun,“Hanefi Mezhebi’ne göre bir hadis anlayışım var. Sana” diyor “helalleri, haramları anlatayım” diyorsun. “Kuran dışında bunlar doğru” diyorsun. “Bunu yapmayan cehenneme gider diyorsun”. Peki Şafii geliyor. Şafii senin tam tersini söylüyor.Diyor ki “bu hadislerin hepsi yanlış, benim dediklerim doğru” diyor. Hambeli geliyor, diyor ki “bunların hadislerinin tamamı yanlış, benim dediğim doğru” diyor. Maliki de diyor ki “bunlarınkilerin hepsi yanlış, benimkiler doğru” diyor. Dört ayrı din daha var. Hangisine uyacağız? Birde Kuran var.Hangisine uyacaksın? Beşinci olarak da, Kuran.Ben,Kuran’a uyuyorum. Sen bu dört dinden hangisine uyuyorsun? Olmaz. Mezhep imamları zaten kendileri bunu geçersiz diyor.Ben demiyorum ki. Sen diyorsun ki, bak bana ne diyorsun? “Hocam” diyorsun “bu hadisleri yalanlayabiliyorsunuz.” Ben yalanlamıyorum ki. İmam-ı Azam yalanlıyor, İmam-ı Şafii yalanlıyor, İmam-ı Malik yalanlıyor, İmam-ı Hambel yalanlıyor. Ben, onların anlattıklarını sana anlatıyorum. Helal olan bir hükmü, Peygamber (s.a.v) hadiste haram kılmaz. Ancak geçici olarak yasaklayabilir. Mesela ekmek dağıtımı var. Müslüman ekmek yiyor. Herkes savaş durumunda yarım ekmek yiyecek der. İsterse adam iki ekmek, üç ekmek de yer ama savaş durumunda yarım ekmek. Farz mı bu? İmama itaat farz olduğu için yapıyorsun.Ekmeği yemek haram değil. Mesela su içiyorlar ırmaktan, Talut-Calut kıssasında. Ne diyor Hz. Talut (a.s)?“Bir avuç su içeceksiniz” diyor.Haram mı? O anda haram olur. İmamın sözüne itaat edecekler çünkü. Öbürleri içiyor avuç avuç.Diyorlar, “haram değil, bir şey değil, niye içmeyelim? Onlar geçemiyorlar içtikten sonra. İtaat edenleri geçiriyor. İtaat etmeyecek belli. Orada itaat testi yapıyor. İtaat etmeyecek adamları tutuyor.Onlarla uğraşamaz, uğraşmak istemiyor. Mesela ipek, ipek neden haram olsun? Sahabe dönemi İslam yeni hâkim olmuş, millet fakir, zengin Müslümanlar var gıcır gıcır ipek giyiniyor, pırıl pırıl. Hepsi imreniyorlar, bakıyorlar alamıyorlar. Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki,“ipek giymeyin.” Niye?Rekabet var.Istırap acı çekecekler Müslümanlar. Mutlu olsunlar diye giydirmiyor. Haram değil.O an için onu söylüyor. Mesela altın yüzük, Peygamberimiz (s.a.v.) altın yüzük takıyor, sahabeler de takmaya başlıyorlar, bir kısmı alamıyor altın yüzük, üzülüyorlar alamıyoruz diye. Peygamberimiz (s.a.v.) altın yüzüğü yasaklıyor. Yoksa sahabelerden altın yüzük kullananlar vardı, kullanıyorlardı. Fakat altına yoğun talep olunca, altın olmayınca, bir kısmı alamayınca,Peygamberimiz (s.a.v.) geçici olarak yasaklıyor. Mesela müzik, gece tef çalıyorlar, o devirde işte zurna falan ona benzer veyahut eğlence için her türlü müzik aleti, ud olabilir ona benzer şeyler olabilir. Çok gürültü çıkıyor. Düşmanın yaklaştığı sezilemiyor,anlaşılamıyor. “Müziği yasaklıyorum” diyor,Peygamberimiz (s.a.v.), “müzik olmayacak” diyor. Niye? Savaş stratejisi olarak. Orada ona uyulması farz. Peygamberimiz (s.a.v.)imam olduğu için aynı zamanda. Savaş kalktığında, istediğin gibi çalarsın. Şartlı yasaklar onlar.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam, Mustafa, Hakan, Selçuk, kardeşlerimiz mesaj gönderdiler. “Seyyid Muhammed Adnan canımız Hocamız, bugün Bağdat caddesinde Protestan Yaşam Kilisesi’ni ziyaret ettik. Papaz beyefendiye sizin kitaplarınızı hediye ettik. Sizin hizmetlerinizi çok takdir ettiklerini ve size selamlarını sevgilerini ilettiler. Hocam ellerinizden hürmetle öperiz saygılarımızla” diyor, kardeşlerimiz.

ADNAN OKTAR: Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. Hıristiyanlara şefkat çok önemli. Allah ayette diyor ki, Şeytandan Allah’a sığınırım, “Hıristiyan’ız diyenleri, size sevgi bakımından, muhabbet bakımından,aşk bakımından, daha yakın bulursunuz” diyor. Allah. Yobaza sorarsan der ki, “bu nesh edildi bu ayet” der. Sevgi ayeti neden nesh edilsin, niye hükmü kalksın?“Yok” diyor, “o, o zaman.” Yok kardeşim, kıyamete kadar geçerli bak, “Hıristiyan’ız diyenleri, size muhabbet, sevgi bakımından daha yakın bulursunuz” diyor Allah. Hıristiyanlara çok şefkat gösterin. Musevilere şefkat gösterin. Sinagoglara da gidin. Onlara muhabbet gösterin. Ne güzel Allah’ a inanıyorlar. Ne güzel bütün peygamberlere inanıyorlar. İnşaAllah, Muhammedi de olurlar. Meleklere inanıyorlar. ahirete inanıyorlar. Ve bir avuçlar, çok az sayıları. Ve her yerde ezim ezim eziliyorlar. Korkuyorlar onlar Hıristiyan’ız demeye, çekiniyorlar. Göğsünü gere gere desin, Hıristiyan’ız desin. Göğsünü gere gere Musevi’yiz desin. Neden çekinsinler. Korkuyu üzerlerinden kaldırmak, onlara sevgi muhabbet göstermek, şefkat göstermek çok önemli. Cenab-ı Allah diyor, bak “yemeklerini yiyebilirsiniz” diyor,Ehl-i Kitap’ın. Oturun sofralarında yemeklerini yiyin” diyor. “Helal size” diyor. “Evlenebilirsiniz” diyor, Cenab-ı Allah.“Müslüman beylere, Hıristiyan, Musevi Hanım alabilirsiniz” diyor, Allah. Ne demek? Sevgilisi olacak.“Sevgili olarak alabilirsiniz” diyor, Allah. Sen ne diyorsun?“Keseceğim” diyorsun, “doğrayacağım.Dağlar taşlar bana haber verecek, ağaçlar bana haber verecek, doğrayacağım” diyorsun. Sen taştan ses aldım dersen, akıl hastası olduğun, şizofren olduğun ortaya çıkar. Ağaç bana haber verdi dersen, şizofren olduğun ortaya çıkar. Deliysen, Allah’a yalvaracaksın. Taştan ses gelir mi? Taştan ses gelecek, sen gideceksin çoluğu çocuğu kadınları doğrayacaksın öyle mi? Bu ahlaksızlık ve delilik bu, çok korkunç bir şey bu. Böyle bir deliliği nasıl Müslümanlık, Kuran adına söylersiniz? İnanılır gibi değil. Allah aklınızı almış bir şey olmuş size. Tabii bunu yapanlar için söylüyorum, çok korkunç bir şey bu. Nasıl konuşur böyle bir şeyi Müslüman? Masum Hıristiyan çocuklar koşuşturacak, dal gibi genç kızlar var Musevi Hıristiyan genç kızlar, karşılaşacaksın, diyeceksin “şu an taşlar bağırıyor bana.” Ne diyorlar diyecek? “Kesin bunları dedi” diyecek! Ve gidip adam doğrayacak kesecek. Adam yakalanacak. Diyeceksin ki, neden kestin bu masum insanı ne yaptılar sana? “Taş haber verdi bana” diyecek! Böyle rezillik olmaz, böyle psikopatlık olmaz. O zaman karşılığını alırsın. Cehennemde de karşılığını şiddetli alırsın, Allah belanı verir, akılsızlık yapma, yanlış yollara girme. Ve İslamiyet’i böyle korkunç vahşet dini gibi göstermekte zulümdür, deccallıktır. Allah’tan kork. Bilmeden yapıyorsan, cahilliğinden yapıyorsan, anlatıyorum işte. Ama buna rağmen yaparsan, Allah hakkından gelir senin, inşaAllah.

Evet, Didem Hocam.

DİDEM ÜRER: Hocam, Ankara’daki kardeşlerimiz sokakta fosil sergisi düzenlediler, iki gün boyunca devam etti sergi. Onların resimleri vardı.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah aslanlarıma. Ankara’da. Çok güzel. Bunlarda Koçyiğitler Ankara’nın aslanları, efesi bunlar Ankara’nın, seymenler. MaşaAllah, elhamdülillah, çok güzel olmuş.

DİDEM ÜRER: Hocam, Manisa’dan kardeşlerimizin size notları var; “Allah’ın Aslanı, Peygamberimiz (s.a.v.)’in torunu, gül kokulu, mübarek, canım Hocam. Bugün Manisa’da esnaflara, kuaförlere, apartman girişlerine broşür dağıtımı yaptık. Büyük bir gayretle broşürleri dağıtan ve her verdikleri kişiye de ‘mutlaka izleyin tamam mı?’ diyen ufaklıklar, Enes ve Adnan’ın kediciklere olan sevgileri de müthişti, maşaAllah” diyor, kardeşimiz. “Çok acıkmış olan yavru bir köpeği sosisle, kedicikleri dönerle besledik elhamdülillah.”

ADNAN OKTAR: Şimdi onlarda bir kedi, arkadaşları da çok tatlı, onlarda çok tatlı, ahbap olmaları da çok hoş.Döner ne demek, maşaAllah. Büyük bir iştahla ama dönere nasıl hazin hazin bakıyor önce. Ama döneri yemeye başladığında da dünyayla bağlantısı kopuyor. Onların mutlu olması çok güzel bir şey. Allah cennette de onları mutlu etsin, kardeşlerimizi, inşaAllah.

Evet, Didem Hocam.

DİDEM ÜRER: Tuğba kardeşimiz şöyle yazmış; “Canım Hocam sizleri çok seviyoruz.Nur yüzlü, canımız, ruhumuz, Seyyid Hocamızın mübarek ellerinden öpmeyi de nasip eder, Allah’ım, inşaAllah. Kızım da Hocamızı çok seviyor. Kızım kedileri ve kuşları çok seviyor. Kedi ne kadar tırmalasa da asla vazgeçmez yine kucağına alır sever” diyor. Birçok broşür dağıtmış kardeşimiz bilgisayardan çok anlayamadığı için resimleri gönderememiş, devam ediyormuş faaliyetlere.

ADNAN OKTAR: Cennet vildanı bunlar. Şu gamzesini görüyor musun?Tatlılığa bak sen, burnun şekerliğine bak, neşesinin güzelliğine bak. Arkadaşı, kedisi de çok şeker, kendi gibi çok şeker. Çiçekleri de güzelmiş, kendi de güzelmiş, elbisesi de güzel, maşaAllah, elhamdülillah, çok güzel.

DİDEM ÜRER: Hocam, dün bazı kardeşlerimiz Ankara Kızılay Meşrutiyet Caddesi’nde dört yüz elli civarında A9 TV ve Yaşayan Fosiller broşürü dağıtmışlar.

ADNAN OKTAR: Şeyhimize dua etsinler. Kardeşlerimiz sakın unutmasınlar,sağlığı, sıhhati için, uzun ömürlü olması için, huzurlu olması için, dua etsinler Şeyhimize Şeyh Nazım Kıbrıs-i El Hakkani Hazretlerine, maşaAllah.

Didem Hocam dinliyorum senibir daha söyle.

DİDEM ÜRER: Ankara Kızılay Meşrutiyet Caddesi’nde dört yüz elli civarında A9 TV ve Yaşayan Fosiller broşürü dağıtmışlar.

ADNAN OKTAR: Ama çiçekler de çok güzelmiş, maşaAllah. Ne güzel,maşaAllah. Allah nasıl süslemiş. Birde kokuları güzel hayrettir, dokusu çok güzel, rengi çok güzel, temizlikleri çok güzel. Bu köfteler nasıl temizlenir? Evin önünde laleler var, zemin çamur gıcır gıcırlar, pırıl pırıl. Sanki her gün duş alıyorlar böyle defalarca. Mis gibi, kokuları da acayip güzel insan doymuyor. Parfüm, insan birkaç kere koklasa rahat edemiyor.Ama bunların kokusuna insan doyamıyor. Ama gül, illa ki mübarek çok acayip bir şey gül.Kokusu ne kadar şahane.

DİDEM ÜRER: Hocam, Avrupa Bakanımız Sayın Egemen Bağış, Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik şöyle bir eleştiri getirdi; “O akil insanlardan birinin burnu kanarsa, Devlet Bahçeli bunun hesabını veremez. Rahmetli Türkeş; ‘biz ne kadar Türk isek, onlar o kadar Türk’tür. Onlar ne kadar Kürt ise, biz de o kadar Kürt’üz’ demişti. Leyla Zana’dan bahsederken; Leyla benim bacımdır. Benim birçok Kürt akrabam var’ demişti. Sayın Bahçeli merhum Türkeş’in kemiklerini sızlatmaktan vazgeç” dedi.

ADNAN OKTAR: Ama burada şimdi bir yanlışlık olmuş. Sayın Bahçeli, aynı görüşte zaten. Kürt kardeşlerimiz ne kadar Kürt ise, ben de o kadar Kürt’üm. Bak ben de aynısını söylüyorum. Onlar ne kadar Türk ise, biz de o kadar Türk’üz. Hepimiz aynıyız, burada birşey yok. Bir de akil insanlara Ülkücü gençlerin öyle bir tavrı olmaz. Çok olgun, aklı başında çocuklar, Ülkücüler. Ne yapacaklarını, ne edeceklerini bilirler. Olur mu öyle şey? Sadece tedirginler. Bir tepki içlerinde var, bir heyecan var. Yani vatana, millete bir şey olur mu gibi, vatansever oldukları için bir tedirginlik yaşıyorlar. O normal. İlgili yerlere o mesaj gidiyor, o faydalı. Başbakan’ımızın da elini güçlendirir o. Yani sessiz bir millet pek iç açıcı olmaz. Kuzu gibi dinleyen böyle. Milletin verdiği mesaj şu; barışa evet. Savaş istemiyoruz, doğru. Kürt kardeşlerimizi canımız gibi seviyoruz, doğru. Ama bölünmenin, b’sini dahi duymak istemiyoruz. Sakın sakın, buna ait bir adım, bir kıpırtı görmeyelim, bunu demek istiyorlar. Hükümet de garanti verdi. Ama hükümetin elini güçlendirmek için böyle yiğit sesler zararlı olmaz, faydalı olur.

Biz de, Didem Hocamız’la devam etmek istiyoruz.

DİDEM ÜRER: Hocam, Bursa’dan kardeşlerimiz 19 Nisan Perşembe akşamı merkez ilçesine bağlı Özlüce semtinde, bin adet A9 TV broşürü dağıtımı yapmışlar. Dağıtım esnasında semtte kedi, köpek bulamamışlar. Onun için internetten buldukları resimleri yollamışlar. “Aslan Hocamızın mübarek ellerinden öpüyoruz, onu çok seviyoruz. Hayır dualarını esirgemezse, tüm kardeşlerimiz çok sevinecek, inşaAllah” diyorlar.

ADNAN OKTAR: Bunların bu salaklığı, bu tatlılığı bu kedilerin, acayip şekerler. Yani herhangi bir tanesi bile çok büyük bir nimet, maşaAllah. Kardeşlerimizden Allah razı olsun, maşaAllah. Onlara, cennette rahmetiyle karşılık versin, Cenab-ı Allah, inşaAllah.

DİDEM ÜRER: Hocam, bugün İstanbul’da da birkaç kardeşimiz Uzunçayır metrobüs durağında Yaşayan Fosiller broşürü dağıtımı yapmışlar. Daha sonra bir kardeşimizin evinde toplanıp Kuran sohbeti yapmışlar. “Aslanlar aslanı, canımız, pirimizin ellerinden öpüyoruz” diyorlar ve hürmetlerini iletiyorlar.

ADNAN OKTAR: Çok güzel, maşaAllah canlarıma. Allah üstlerine hayır, bereket yağdırsın, nur yağdırsın, çok güzel.

DİDEM ÜRER: Emsal kardeşimizin size mesajı var; “Canımız sultanımız Seyyid Muhammed Adnan Hocam, seni çok seviyor, her gün hasretle bekliyoruz. Oğlumla broşür dağıtımı sırasında çektiğimiz resmi gönderiyorum. Dualarımız sizinle, inşaAllah. Canım Hocam nurlu ellerinizden, güzel ellerinizden hasretle öpüyorum, inşaAllah.”

ADNAN OKTAR: Annesi nur, o minik kuzu da nur, maşaAllah. Yaklaştır bakayım ufaklığı. Şu şekerliğe bak, şu güzelliğe, maşaAllah, elhamdülillah. Meraka bak sen bakışa. Ama hayret böyle okuyor gibi olması. Okuyor da olabilir, hiç belli olmaz.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Bir kardeşimiz Başakşehir’de, beş yüz adet A9 broşürü dağıtmış, sizin duanızı rica ediyor.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Allah ona, cennette güzellikler, hayırlar, bereketler ihsan etsin, cennet kardeşi yapsın Cenab-ı Allah, inşaAllah.

DİDEM ÜRER: Hocam, Amerika Savunma Bakanı Chuck Hagel;“Amerika’nın hiçbir ülkeye tanımadığı imkanı İsrail’e sunduğunu” belirterek, “Amerika’nın, İsrail’e hava üstünlüğü sağlayacak, özel silah satışında sona gelindi” açıklamasında bulundu. Hagel “söz konusu yeni askeri anlaşmanın amacının İsrail’in hava üstünlüğünü kesin kılmak” olarak açıkladı.

ADNAN OKTAR: Evet, İsrail’in zaten her zaman bir hava üstünlüğü oluyor. Yani teknik yöne, elektronik yöne İsrailliler çok önem veriyorlar. Kafa olayına, akıl olayına önem veriyorlar ki, Müslümanların da yapması gereken budur. Bütün dünyanın yapması gereken budur. Beyni iyi kullanmak, aklı iyi kullanmak, teknolojiyi iyi kullanmak. Ama inşaAllah, hava üstünlüğü, kara üstünlüğüne gerek kalmaz, güzellikler, bereketler, iyilikler dünyayı sarar, hava da küçük çocukları gezdiririz, inşaAllah. Onlar çığlık çığlığa böyle baya hoşlanırlar. Jetle de onları gezdirmek mümkün, inşaAllah. Baya zevk alırlar onlar. Mesela beş tane birden koyarsan uçağın içine, ciyak ciyak, şamata yaparak. İnşaAllah, uçaklar insanlara bomba, ateş yağdırmaz, uçaklar insanlara kitap, çocuklara çikolata, güzel yiyecekler yağdırırlar, öyle güzel bir dünya olur, inşaAllah.
Evet.

DİDEM ÜRER: Başbakan Erdoğan, MHP’nin İzmir ve diğer illerde yaptığı mitingleri sokağa inme olarak niteleyen bir konuşma yapmıştı. Sayın Bahçeli de bu konuşmaya hitaben şunları söyledi; “Sokak başka şey, meydan başka şey. Sokaklar karanlıktır, tehlikelidir. Düşüncelerini meydanda halka anlatmaya çalışan bir faaliyeti sokak olarak algılaması, gerçek niyetinin sokağa dökmek olduğunu gösteriyor. Eğer Büyük Ortadoğu Projesi’nin Ortadoğu’daki Fas, Mısır, Libya, Yemen gibi benzer ülkelerde kurduğu tezgahı akıllarınca MHP üzerinde kurmaya çalışıyorlarsa, bu çok büyük bir gaflettir” dedi.

ADNAN OKTAR: MHP, her zaman güçlü olması gereken bir partidir, her zaman da güçlü olacaktır. Milletimizin teveccühünü alan bir parti, milletimizin ruhunu yansıtan bir parti. Milli yönü ağır basan, Türk-İslam Birliği’ni, açık ve aleni olarak, parti politikası olarak savunan, İslam aşıklarının, Kuran aşıklarının adeta bir dergahıdır MHP, dolayısıyla MHP’ye hiçbir şey olmaz. MHP, milletimizin manevi heyecanını, İttihad-ı İslam heyecanını yıllardan beri, Sayın rahmetli Başbuğ’un önderliğinde sürdürmüştür, bundan sonra da sürdürür. Doğru, meydan meydandır. Meydan da siyaset zaten makul, hukuki, faydalı olan bir faaliyettir. Sayın Bahçeli de, sokağa karşı Ülkücü gençliği uyarmıştır, yıllardan beri Ülkücü gençlerin sokakta hiçbir faaliyeti olmamıştır. Gayet ağır başlı, akılcı, ilimle, irfanla faaliyet yapmışlardır, delikanlılarımız, gençlerimiz. Dolayısıyla Başbakan’ımız ihtiyaten bu sözü söylemiştir. İhtiyaten söylenebilir, siyaseten söylenebilir. Ama MHP, aklı başında bir kadronun, aklı başında icraatlarıyla, aklı başında yol almaya devam ediyor, inşaAllah.

DİDEM ÜRER: Hocam, ekonomik krizin derinleştiği Mısır’da Cumhurbaşkanı Mursi, Rusya’dan iki milyar dolar kredi istedi. Mursi, Mısır’ın Rusya’yla gerçek bir siyasi pakt yapmaya hazır olduğunu açıkladı. Bunun karşılığında Putin ise, Mısır ve Cezayir’de denizüssü kurmak için izin istedi.

ADNAN OKTAR: Mursi, hakikaten demek ki parayı tüketmiş anladığım kadarıyla. Parayla olacak iş değil o. Gönülle olacak iş, sevgiyle, merhametle olacak birşey.Derin imanla olur. Orada Mehdiyet heyecanı, İttihad-ı İslam heyecanı olursa, Mısır kurtulur. Ama Mısır’ın içini boşalttılar şuan,ruhsuz bir Mısır var. O durumda ne ticaret, ne sanayi, ne turizm hiçbir şey gelişmiyor. Herkes içine kapanık, kardeşine saldırma arzusu içerisinde oluyor. Ve çok gergin, sinirli insanlarla dolu şuan Mısır. Dolayısıyla 2 milyar değil, 2 trilyon dolar gelse, yine Mısır düzelmez. Ancak, İttihad-ı İslam’la, Mehdiyet’le düzelir. Mursi ne dedi? “Ben geldiğimde, yüz günde Kahire’yi tertemiz yapacağım” dedi. Kahire’yi çöp götürüyor şuan. Hiçbir şey de yapamadı. Çünkü temizlik, imandandır. İmanla olur, Kuran’la olur, Kuran sevgisi, Allah sevgisiyle olur, coşkuyla olur. Gönüllere o sinmezse, insanlar bunu idrak edemezse, belediyenin, şunun bunun yapacağı bir iş değil işte. Sonuçta böyle, bu durum oluyor.

Evet, Didem Hocam.

DİDEM ÜRER: BDP Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, Kürt gençlere hitaben şöyle bir konuşma yaptı; “Şimdi sıra bizde. Öyle görkemli başkaldırılar yapmalıyız ki, Öcalan’ın eli güçlensin. Öyle direnişler sergilemeliyiz ki, Anayasa’da Kürt halkının kimliği belirlensin. Ana dilimizi, hakkımızı, hukukumuzu anayasaya yazdırma zamanıdır. Öcalan’ı aramızda özgür istiyorsak, mücadeleyi daha yükseltmeliyiz.”

ADNAN OKTAR: Şimdi, bütün milletimiz için iyilik, güzellik istemeleri lazım. Sırf Kürt olan kardeşlerimiz için istemeleri, egoistçe olur. Diğer insanlar, insan değil mi, kardeşi değil mi? Laz insan değil mi, Çerkez insan değil mi, Boşnak insan değil mi? Onlar bu vatanın evladı değil mi? Neden o egoist üslup?Neden sadece Kürt kimliği ve Kürt kanı taşıyan insanlara karşı muhabbet varda, diğer müminlere, nur gibi insanlara muhabbet yok? Bu yakışmıyor, bu üslup yakışmıyor. Bu stil, bu yöntem Almanya’da, İtalya’da zamanında yaşandı. Bu kafa olmaz. Avrupa’da da, birçok yerde bunu yaşadılar. Bu insancıl değil. İnsancıl olan, bütün kardeşleri sevmektir. Herkesi sevmektir, herkesin kurtuluşunu istemektir. Bu nedir böyle, değil mi?Egoistçe bir üslup.

Evet.

DİDEM ÜRER: Hocam, Peygamberimiz (s.a.v.) dedi ki; “Benim kardeşlerim, ahir zamanda gelecek olan, Mehdi (a.s)’ın ashabı, beni görmemiş olan ama bana inananlardır. Onların güçlü bir imanı ve inancı vardır. Adil olan ve adil olmayan konularda imtihan edildiklerinde, çok dikkatli olurlar” diyor, hadiste. Bu hadisin devamı var, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Yani insanı adil gibi de görünebilir, adil değilmiş gibi de görünebilir. Ama mümin mutlaka Allah’a teslim olacak, kalbinde en ufak burukluk duymaksızın Rabbi’nin hükmüne razı olacak, inşaAllah.

Evet.

DİDEM ÜRER: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s)’ın ashabı için şöyle devam ediyor; “Kuran’a ve Ehl-i Beyt’e sadık kalırlar.Cesaretleri demir gibidir. Her birinde kırk savaşçının gücü vardır. Tek güçleri fiziksel kuvvetleri değildir, manevi güce ve kararlılığa sahiptirler, her biri kendisini diğerinin yanında görür.”

ADNAN OKTAR: O çok manidar. Bedenen de güçlü olduklarını söylüyor Peygamberimiz (s.a.v.). Bedenen de demek ki, pehlivan gibiler, maşaAllah. Ama ruhen de, ilim ve iman yönünden de çok güçlü olduklarını söylüyor. Demek ki, hem ruh, hem beden gücü, Hz. Mehdi (a.s) talebelerine, Allah tarafından ihsan edilmiş, maşaAllah.

DİDEM ÜRER: Hocam, Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu ki; “Mehdi (a.s) dünyayı yönetirken, imanının, Allah’ın birliğinin duyulmadığı bir yer kalmayacak” diyor.

ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah. Her yerde La İlahe İllaAllah, La İlahe illaAllah, maşaAllah.

Evet, dinliyorum.

Şeytandan Allah’a sığınıyorum. “Öyleyse Allah’a karşı yalan uydurup” yani Allah demediği halde ‘Allah dedi’diyor.İşte ‘Peygamber (s.a.v.)’in hadis var’ deyip. “Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden” iftira, “veya Allah’ın ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir?” Mesela diyor ki,‘nesh edildi ayet’ yok” diyor,‘öyle bir ayet’ diyor. Halbuki ayet var.Yahut helal olan bir şeye ‘yok, haram’ diyor. ‘Ben sana hüküm göstereyim’ diyor. Allah böyle demiyor diyoruz, ‘yok olsun öyle diyebilir Kuran’da’ diyor, ‘ama bak burada açıklamada böyle görünüyor’ diyor. Ama ne diyor Allah? “Daha zalim kimdir?” diyor, Allah.“Zalimdir onlar” diyor. Zalimin hükmü nedir?Cehennem.

Evet, Didem Hocam.

DİDEM ÜRER: Hocam, Hz. Mehdi (a.s)’la ilgili uzun bir hadis var, bölüm bölüm onu okumak istiyorum, uygun görürseniz. “Mehdi (a.s)’dan önceki, o dönemin sıkıntısı, öyle devam edecek ki, insanlar ümitlerini kaybedecekler. Kötü fikirlerle rahatlayıp, ferahlamaya çalışacaklar. O zaman Allah onlara, neslimin temiz olanları, bir kere bile kirlenmemiş saf ve adil olan iyileri arasından, Hz. Mehdi (a.s)’ı yollayacak” diyor, Peygamber Efendimiz (s.a.v.).

ADNAN OKTAR: Kötü fikirlerle, işte Darwinizm, materyalizm, komünizm, faşizm, böyle kötü fikirler gelişecek diyor. Bir daha oku hadisi.

DİDEM ÜRER: “Hz. Mehdi (a.s)’dan önceki o dönemin sıkıntısı, öyle devam edecek ki, insanlar ümitlerini kaybedecekler. Kötü fikirlerle rahatlayıp, ferahlamaya çalışacaklar.”

ADNAN OTKAR: Ümidini kaybedince ne oluyor? Gidip komünist oluyor.Ümidini kaybediyor, gidiyor faşist oluyor.İnancını kaybediyor, Darwinist, materyalist oluyor. Onunla rahatlamaya çalışıyor ama rahatlayamayıp, ızdırap ateşinin içerisine düşüyor.

Evet.

DİDEM ÜRER: “O zaman Allah onlara neslimin temiz olanları, bir zerre bile kirlenmemiş saf ve adil olan iyileri arasından Hz. Mehdi (a.s)’ı yollayacak.”

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, imam Mehdi (a.s). İsmi de güzel, kendi de güzel Hz. Mehdi (a.s)’ın, maşaAllah. Allah, inşaAllah bizi talebesi yapar.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam, hadisin devamında; “Allah, Mehdi (a.s)’ın vasıtasıyla dini, Kuran’ı, İslam’ı ve halkını sevdirecek. Putperestliği, çok tanrıcılığı küçük düşürecek. Mehdi (a.s), her zaman Allah’tan korkacak ve bana karşı olan ilişkisinde hiçbir zaman kibirli olmayacak” diyor, Peygamberimiz (s.a.v.).

ADNAN OKTAR: Bakın, “Kuran’ı, dini.”Demek ki, Hz. Mehdi (a.s) sadece Kuran’a göre hareket edecek. Halkı, insanları sevecek. İnsanların birbirini sevmesini sağlayacak. İnsanların Kuran’ı sevmesini sağlayacak ama sadece Kuran’ı.

Evet.

DİDEM ÜRER: “Çok tanrıcılığı, putperestliği küçük düşürecek.”

ADNAN OKTAR: Putperestlik nedir? Darwinist, materyalist düşünce. Çünkü puta inanıyor. “Atomlar yaptı” diyor. Atomun gözü yok. Göz nasıl yapar? diyorsun. “Yapar. Atom yücedir” diyor. Atom koklamayı bilmez. Atomun öyle bir gücü yok? “Atom burnu yaptı” diyor,“koklamayı gösterdi” diyor. Atom görmez diyorsun, kördür atom. “Yok” diyor. “Onlar öyle ilahlardır ki, bir araya geldiler görmeyi yaptılar, göz yaptılar” diyor. Atom dokunmayı bilmez diyorsun. “Yok” diyor, “bilmez olur mu? Onlar bir araya gelir.Çok akıllıdır onlar. Gelir, dokunmayı yaparlar” diyor. Anlattıkları, Sümerlerin, putperestlerin bile söylemeyeceği gariplikte ve yanlışlıkta. İnanılır gibi değil.

Bugünkü konuşmamız bu kadar olsun, gidelim, yarın devam edelim, inşaAllah. 

Masaüstü Görünümü