Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (16 Temmuz 2013; 17:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


EBRU ALTAN: Bir tanem, aşkım, ruhum, canımın içinin sohbetine başlıyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Didem Hocam buyurunuz.

DİDEM ÜRER: Hocam, Maliye Bakanımız açıklama yapmış. Sizin esnafa hükümetin yardım etmesini söylediğiniz konuda. “Düzenleme yapıyoruz” demiş. Bu Gezi Parkı olaylarından dolayı.

ADNAN OKTAR: Ne dersek oluyor maşaAllah, elhamdülillah. Ne dersek oluyor. Çok iyi olur. Çoluğu çocuğu var adamların, çok şeker çocuklar, değil mi? Onların huzuru, rahatı, yemesi, içmesi bizi mutlu eder, inşaAllah.

Evet, Didem Hocam.

DİDEM ÜRER: Mısır’da Mursi yanlısı 1000 kişilik kadın ve çocukların da olduğu grup, cami içerisinde rehin kaldı. Camiyi saran "Baltacılar" olarak bilinen darbe destekçileri, camideki grubu öldürmekle tehdit ediyor.

ADNAN OKTAR: Bu baltacı mı keserci mi nedir bu adamlar, uluslararası bunlara bir uyarı olması lazım. Bunların bir başı vardır. Bunlar başsız değildir, kendi kafalarına göre hareket etmezler. Talimat alıyorlardır. Türkiye'de uyarabilir, herkes uyarabilir. Bunları gündeme getirmek lazım.

DİDEM ÜRER: Hocam, dün Mısır’dan görüntüler vardı. Polisin gözaltına aldığı Mursi yanlılarının baltacılar arkadan vuruyorlar. Ama polis tutuklamış götürüyor bir yandan, müdahale etmiyorlar.

ADNAN OKTAR: Ama orada ayıp yapıyorlar, çok çok ayıp yapıyorlar. Bunları destekleyenler de rezalet konuma düşmüş olurlar.

DİDEM ÜRER: Hocam, bugün birçok yazar PKK’nın değil çekilmek, çok daha güçlendiğini eylem sayılarının da arttığına dikkat çekti. Taha Akyol: "Evet PKK adam öldürmüyor ama bölgede totaliter yapılanmasını güçlendirerek ve bölgede totaliter bir hakimiyet kurmaya çalışarak, çok daha tehditkar bir strateji uyguluyor" diye yazmış.

ADNAN OKTAR: Onu söyleyeceğine, Darwinizm-materyalizme karşı tavır alsın. Darwinizm-materyalizm, Marksizm’i meydana getirir. Marksist felsefenin zeminidir Darwinizm-materyalizm. Bunun değişmesi lazım, bunu anlatsın.

Sevgi insanı getirmek lazım, sevgi insanı. Sevgi, merhamet, şefkat. Hep kavga işte "İsrail'i yerle bir edeceğiz, şurayı yerle bir edeceğiz." Ufacık bir İsrail var, herkes kabadayılık yapıyor. "Haritadan kazıyacağız" diyor. Kardeşim, toplam üç beş milyon insan. Bu ne nefrettir nedir? Yazık, günah Allah'tan kork. Hadi kazıdığını düşünelim. Dümdüz harita gibi yaptın, porselen gibi oldu oralar. Ne kazanacaksın? İttihad-ı İslam'ı mı getirmiş olacaksın? Sevgiyle hallolur. Önüne gelen, sempatiklik olsun diye mi yapıyor artık kendilerince böyle şirinlik olsun diye mi, işte "Yahudileri şöyle yapacağız, böyle yapacağız, şöyle asacağız, böyle keseceğiz." Sevgiyle, şefkatle yaklaşın, merhametle yaklaşın. Yaşasın o adamlar orada. Ne zorunuz, ne mahsuru var? Allah ayette, onların vatanı olarak belirtiyor İsrail'i. Yaşasınlar orada. Kendi hallerinde yaşıyorlar. Hayır nereye gitsinler, ona da yol göstermiyorlar. İspanya’ya gittiler, dediler ki: “Ya Hıristiyan olacaksınız, ya hepinizi doğrayacağız.” Akla bak. Avrupa’da hepsini yakıp yıkma kesme. Yer de göstermiyorlar, mesela “şuraya gitse rahat ederler” de demiyor kimse. “Hiç birinizi istemiyoruz” diyorlar. Ne yapsın çoluk çocuk kadın ne yapsın, ne yapmaları gerekiyor?

DİDEM ÜRER: Koca bir kavmi uğursuz ilan ediyorlar.

ADNAN OKTAR: Müthiş acımasızlık. Peygamber nesli, Hz. İsrail (a.s)'ın neslinden gelen insanlar. Hz. İbrahim (a.s) neslinden gelen insanlar. Yazık, günah. Biraz merhametle yaklaşın, şefkatle yaklaşın. Yaşasın o insanlar orada. Ehl-i Kitap Kuran'da var. Allah: "Onlarla evlenebilirsiniz" diyor. "Hristiyanlarla evlenebilirsiniz" diyor. "Musevilerle evlenebilirsiniz" diyor Allah. "Yemeklerini yiyebilirsiniz" diyor, kestiği yeniliyor. Sevgiyle yaklaşın, şefkatle yaklaşın, merhametle yaklaşın. Hristiyan’a da şefkatle yaklaş, Musevi’ye de şefkatle yaklaş, komüniste de, dinsize de, imansıza da şefkat göster. Hepsi Allah’ın kulu. Müşrike de şefkat göster. Bak, müşrik bile Cenab-ı Allah ayette: “Onları güvenli olan yere kadar götürün, canınızı feda etme mevzubahis olsa da, Allah için bunu yapın” diyor Cenab-ı Allah.

DİDEM ÜRER: Hocam, Amerika’daki 17 yaşındaki zenci genci şüpheli bularak öldüren polisin serbest bırakılması üzerine Amerika'da yapılan büyük gösteriler düzenlendi bu zenci gencin. Obama ise, Amerika'nın bir hukuk devleti olduğunu hatırlatarak, sükunet çağrısında bulundu.

ADNAN OKTAR: Sükunet güzel de, sevgisiz insanlar. Darwinist-materyalist eğitim yapıyorsunuz Sayın Obama, Darwinist-materyalist eğitim yapıyorsun! Adam da, zenciyi geri kalmış bir ırk olarak görüyor, ilkel bir ırk olarak görüyor Darwin'in teorisine göre. Yani hayvanla insan arası görüyor. Açık açık söylüyor Darwin bunu. Sen de bunu gece gündüz eğitiyorsun, anlatıyorsun, ondan sonra da adam işte böyle bir tavır koyuyor. Beyaz olmuş olsaydı o adam, bambaşka türlü bir şey olurdu. Obama'nın çocuğu olsaydı bambaşka türlü olurdu. Veyahut Amerikalı bir senatörün çocuğu olsaydı başka türlü olurdu. Burada bir anormallik var, görülüyor.

DİDEM ÜRER: İtalya’daki Kongolu bayana dün söylenen de Hocam aynı zihniyetten zaten.

ADNAN OKTAR: Tabii Kongolu kadını orangutana benzetiyor, maymuna benzetiyor. Niye? Darwin’in teorisine göre konuşuyor. Yarı insan, yarı hayvan olarak görüyor. Halbuki Allah’ın kulu o, Hz. Adem (a.s)’ın evladı, bizim kardeşimiz. Özbeöz kan kardeşimiz. Ağzından çıkanı kulağı duymuyor adamların. Darwinizmin, materyalizmin sevgisiz ruhu, şefkatsiz merhametsiz ruhu kalplerini böyle paramparça etti. Bu ağızlarından çıkan, kalplerinde olan daha da fazla, Allahualem.

DİDEM ÜRER: Hocam, Halk TV ve Ulusal Kanal'a Hatay Cumhuriyet Savcılığı tarafından halkı galeyana getirmek suçundan soruşma açıldı.

ADNAN OKTAR: Tabii şefkat ve sevgiyi, muhabbeti esas almak lazım. Halkı sevgiyle sarmak, muhabbetle sarmak, haksız bir şey de varsa, demokratik tepki ortaya koymak lazım. Halkı galeyana getirecek sözlerden şiddetle kaçınmak lazım. Çünkü sevgisiz insan baya var. Sen onu galeyana getirirsen, baya tehlikeli bir ortam olur.

DİDEM ÜRER: Hocam, ramazan programı sunmaya başlayan Nihat Doğan, CHP’li Gürsel Tekin’i programa konuk etti. Gürsel Tekin “Sayın Deniz Baykal'ın 17-18 yaşından itibaren oruç tuttuğunu” söyledi.

ADNAN OKTAR: Evet, beş vakit de namazını kılan bir insandır Deniz Baykal, çok efendi bir insandır. Gürsel Tekin de öyle, çok dindardır. Allah sayılarını artırsın. Sayın Kılıçdaroğlu da çok efendi bir insan, çok nurlu, dürüst bir insan, muhterem bir insan. Elinden yüzünden anlaşılıyor. Dürüst bir insan yüzünden anlaşılır, açıkça belli dürüst bir insan olduğu, inşaAllah.

DİDEM ÜRER: Şarkıcı Mustafa Ceceli'ye “kimi örnek alıyorsunuz” sorusuna, "ben kimseyi örnek almıyorum, ben sadece Resulullah'ı takip ederim" diye cevap verdi.

ADNAN OKTAR: Aferin, maşaAllah. Aferin aslanıma, çok güzel konuşmuş.

DİDEM ÜRER: Hocam, Fazıl Say, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebini reddederek, dosyanın verilen hükmün açıklanması için esas mahkeme olan İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi üzerine reddi hakim talebinde bulundu.

ADNAN OKTAR: Reddi hakim talebi kabul edildi mi peki?

DİDEM ÜRER: Hayır. Daha sadece talepte bulundu.

ADNAN OKTAR: Talepte bulundu, tamam, hukuki hakkıdır, bulunabilir. Meşru bir gerekçesi varsa, makul bir gerekçesi varsa onu mahkeme değerlendirir.

Edip Akbayram’ın ses muhteşem çok güzel, inşaAllah. Allah hidayet versin, Allah kalbini açsın, İslam’a Kuran’a hizmetkar eylesin Cenab-ı Allah.

Şimdi bir ateist genç geldi, çok sevimli bir şey baya sevecen. Konuştuk, “Hocam, ben hiç inanmıyor değilim ama zayıf inancım” dedi. “Yüzde bir az da olsa, iman ediyorum” dedi. Dedim, sen bağnazlardan bu hale gelmişsindir, bağnazların üslubundan dedim. Allahualem o, çocukta öyle bir kanaat var yani genel kanaat de bu yönde. Bağnazların etkisiyle bu hale geliyorlar.

DİDEM ÜRER: Zaten sizin Hocam o gün yayınınıza rock sever gençleri çıkarıp, o şekilde konuşmanızdan çok etkilenmiş. “Demek ki, başka kimseye benzemiyormuş Hocamız” diye söylemişti.

ADNAN OKTAR: O köfteyi de çıkarabiliriz, o da gelsin. Bir ara onu da çıkarabilirim, inşaAllah. Anlatırım konuşurum, canlı yayında konuşuruz.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Suriye'de Esad'a bağlı ordu birliklerinin ülke genelinde ağır silahlarla düzenlediği operasyonlarda 74 kişi hayatını kaybetti.

ADNAN OKTAR: Dedim ki bakın: "İttihad-ı İslam'ı savunduğunu söyle, “Hz. Mehdi (a.s)'ı bekliyoruz” de dedim, başka bir şey değil. Dedi ki işte: "Korktu da böyle dedi, derler." Memleket elden gidiyor, dünya, yer yerinden oynuyor. Sen korkmayı bırak, ne alakası var bunun korkmayla? Sen hakkı söylüyorsun, hak olan bir şeyden korkulur mu? Ne diyeceksin: "Ya Rabbi, bizi Hz. Mehdi (a.s)'a kavuştur" diye dua edeceksin. “İttihad-ı İslam'ı istiyorum" diyeceksin. "Alevi, Sünni, Şii, hepsi kardeştir" diyeceksin. "Hıristiyanlara, Musevilere, hepsine şefkat duyuyorum" diyeceksin. "Gerisine karışma" dedim. İşte söylemedi.

İrfan Özcan; “Hocam, kalbiniz de güzel kendiniz de güzel ve yakışıklısınız” diyor. “Keşke bütün insanlar sizin gibi olsa” diyor, maşaAllah.

“Sizin amacınız nedir?” Amaç; Allah’ın rızası, rahmeti, cennetidir. Kuran’da Allah açıkça bunu beyan etmiş, Müslüman başka şey olmaz. Allah’ın rahmeti, hepsinin başında rızası ve cenneti.

Didem Hocam ne yapalım?

DİDEM ÜRER: Ne yapalım Hocam?

ADNAN OKTAR: Gidelim, hazırlanalım, ondan sonra gideriz. Bugünlük bu kadar olsun, inşaAllah. 

Masaüstü Görünümü