Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (11 Ağustos 2013; 16:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


DİDEM RAHVANCI: Canımın içi, ruhum, güzel sevgilim ile yayınımıza devam ediyoruz, inşaAllah. Hoş geldiniz Hocam.

ADNAN OKTAR: Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, Financial Times’e tamamen sizin görüşlerinizi içeren bir yazı yazdı ve Mısır için dört maddelik yol haritasını şöyle açıkladı: “1- Tüm unsurları kapsayıcı bir geçiş süreci ile demokrasiye geçilmeli, 2- İlk seçimde bütün siyasi gruplara izin verilmeli, 3- Mursi ve siyasetteki yol arkadaşları serbest bırakılmalı, 4- Daha fazla can kaybı olmaması için herkes mutedil olmalı.”

ADNAN OKTAR: Evet. Yine bu, İttihad-ı İslam ile hallolur, İttihad-ı İslam’dır çözümü, kökten çözüm budur. Kökten çözüm varken, tarihi çözümlerle netice alınamaz. Tarihi çözümler, hep boğuşmayı getirir, hep acıyı getirir. Çünkü geleneksel sistem bunu getiriyor. Mursi’yi de deviren geleneksel İslam anlayışıdır. Geleneksel dediğim, yani mezheplere dayalı İslam anlayışıdır. Mehdiyet ile ancak rahatlayacağı belli sistemin. Mevcut sistem oraya sürükledi onu ve o hale getirdi, kurtulamıyor ondan. Irak’ta da durum aynı başka yerlerde de durum aynı. Bir açmaz sokak varsa otuz kere o arabayla oraya girsen yine açmaz sokağa girersin. Müslümanlık, bu sistem ile yeniliyor, mağlup oluyor ve eziliyor. Dünyanın her tarafında eziliyor. Kadına sen yarım dersen ezilirsin, kadına bir şey sor tersini yap dersen ezilirsin, sevgisiz ve acımasız sistemi savunursan ezilirsin ve bunu da Allah, din adına yaparsan, mağlup olursun. Ama Mehdiyet ile sahabe İslam’ı ile ortaya çıkarsan, Allah galip olacağını söylüyor Müslümanların ve galip olursun, dünyaya mutluluk saçarsın.

DİDEM ÜRER: Hocam Mısır’da ordu dün halkın toplandığı Adeviyye Meydanı’nın elektriklerini kesti. Sabaha karşı saat 4’te aniden karanlığa bürünen meydan da sadece platform jeneratörle aydınlatılıyor. Elektrikler olmadığı için meydandan yapılan canlı yayınlar da durdu.

ADNAN OKTAR: Telefonla olmuyor mu? Cep telefonu.

CEYLAN ÖZBUDAK: Öyle yapan bir yer var Hocam.

ADNAN OKTAR: İsteseler yaparlar. Ama onlar demek ki bazıları rahatsızlık da verecekler.

Benim Şeyhimin bayramda güzel bir konuşması vardı. Canım Şeyhimin bir onu görelim, inşaAllah. Nasıl benim Şeyhim.

VTR-Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri

ADNAN OKTAR: Nasıl benim Şeyhim.

DİDEM ÜRER: Çok tatlı maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Dünya tatlısı, o bir tane.

 Selam söylemiş Seyyid Salih Özcan Ağabeyimiz. Ve Aleyna Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. “Allah ondan bin kere razı olsun” demiş. Çok şeker, dünya tatlısı. Şeyhimizin de ellerinde öpüyoruz. Dünya tatlısı o da iyi maşaAllah, elhamdülillah.

Evet, Didem Hocam.

DİDEM ÜRER: Irak’ın başkenti Bağdat ve Selahattin ilinde düzenlenen bombalı saldırı da yirmi üç kişi hayatını kaybetti, seksen beş kişi yaralandı.

ADNAN OKTAR: Bu ahir zaman alimlerinin, Müslümanların birliğini ağızlarına almaktan şiddetle kaçınıyor olmaları, hayret edilecek bir şey bu. Kardeşim etin mi kopar? Ne olursun, ne kaybedersin? İki kelime de ki Müslümanlar birleşsin de, iki kelime. Özenle ve titizlikle kaçınıyor, hiçbir şekilde söylemiyor. İsterseniz bakın televizyona çıktıklarında dinleyin, suret-i katiye de. Hz. Mehdi (a.s)’dan, Hz. İsa Mesih (a.s)’dan zaten hiç haz etmiyorlar da, hiç konuşmak istemiyorlar. Ama Müslümanların birliğinden, İslam aleminin birleşmesinden şiddetle kaçınıyorlar. Kardeşim de ki “Türklük alemi birleşsin, İslam alemi birleşsin, dünyayı cennete çevirelim de.” Ana konu bu. Sel gibi kan akıyor dünyada çık ortaya güzel sözler konuş. Ancak işte kendilerine göre bazı tali konular buluyorlar, tartışma konuları, onlarla Müslümanların vaktini alıyorlar. Yine faydalı şeyler de anlatıyorlar ama çoğu da hurafe. Hurafe ile boş vakit kaybedilmiş oluyor.
Evet, dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Bayan milletvekilleri için hamilelik süreci boyunca diğer memuriyetlerde olduğu gibi annelik izni verilmiyormuş ve kadın milletvekilleri “bu konuda çok zorluk çektiklerini ve her kadının hamileyken çalışmaya gücünün yetmeyebileceğini” söylemişler.

ADNAN OKTAR: Allah Allah, niye öyle yapıyorlar acaba?

DİDEM ÜRER: AK Parti Kayseri Milletvekili Prof. Dr. Pelin Gündeş Bakır “bu konuda hala bir çalışma yapılmadığını” söylemiş.

ADNAN OKTAR: Yapılsın hemen. Neyi bekliyorlar? Tabii hemen yapılsın. Kadınlar tatlı varlıklar, güzel varlıklar hamilelik zordur. Herkesin yardımcı olması gerekir. Hamile bir hanıma herkes saygı gösterecek.

DİDEM ÜRER: Hocam, en büyük araştırma şirketlerinden ANAR; “AK Parti kurulduğundan bu yana yapılan her güçlü saldırı da partinin halkla arasındaki bağın daha da güçlendiğini ve her seferinde desteğin arttığını” açıkladı. “2007’de yüzde 41 iken muhtıra ile birlikte yüzde 47’ye yükselmiş oyları ve Gezi olayları sonrasında Başbakan’ın çok rahat yüzde 60 ile cumhurbaşkanı seçilebileceği bir noktaya geldiğini” söylediler.

ADNAN OKTAR: Tabii ki bu tip olaylar olumlu etki yapar ama olumsuz yönleri de oluyor tabii. Tayyip Hocam, cumhurbaşkanı olmak isterse olur, çok yoruldu çok emek verdi. Doğrudur o, ben o zaman da söylemiştim, Gezi olayları zamanında bu tip olaylar sağı güçlendirir dedim. Her zaman bu sabit bilinen bir şeydir. Yüzde 60 olabilir. O kadar olmasa da ona yakındır, inşaAllah. Çünkü millet fitneden, kargaşadan şiddetle kaçınır, çok rahatsız olur. İstikrar ister insanlar, huzur isterler, o yüzden doğrudur.

DİDEM ÜRER: Profesör Ümit Özdağ’ın başkanlığını yaptığı 21. Yüzyıl Türk Enstitüsü’nün sitesinde, şehirlerde PKK eylemlerinin devam ettiği, ancak barış süreci adı altında hükümetin bu eylemleri kınayıcı açıklama yapmadığı söylenerek bu durum eleştirilmiş.

ADNAN OKTAR: Ümit Özdağ şuurlu bir insan, öyle boş bir insan değil. Türk- İslam Birliği’ni savunan bir insan ama hükümet herhalde ortalığın yatışmış olmasını mühim bir şey olarak görüyor. O tarz polemiklere girmek istemiyor olabilir. Fiili duruma göre herhalde tavır almak istiyor. Fiili bir durumda da hükümet gereğini yapıyor gördüğüm kadarıyla. Ama Ümit Özdağ’ın hassasiyeti de normal.

“Bayramlar bayram değil, sizsiz canım Hocam” diyor. “Hep bir şeyler eksik, boyunlar bükük, akıllar hep düşüncede kalpler coşkuyla atmıyor, kulaklar başka ses duymuyor, etrafımızda yakınlarımız ama gözler başkasını görmüyor” diyor. Bu ne kadar çok seviyormuş beni, maşaAllah.

Başka bir hanım kardeşimiz; “Neşem, sevincim canım Hocam, akılları açan ışığımızı bağrımıza bir bassak” diyor, maşaAllah.

“Seyyid, nur Muhammed mübarek aslanlar aslanı Hocam, hayırlı sohbetler, takipteyiz Hocam. İnşaAllah, elhamdülillah ellerinizde öperiz” diyor. Ben sizin ellerinizden öperim.

Mustafa Kabakçı “Sevgili Adnan Oktar Hocam, siz aslında içeriye “Godfather” müziği ile girseniz daha bir heybetli olur, o öldürücü bakışla.”

Didem Hocam dinliyorum. 

DİDEM ÜRER: Hocam, Türk kökenli olan ve dünyanın en büyük takımlarında oynayan futbolcularımız takım arkadaşlarına hep Kuran öğretiyorlar ve İslam’ı anlatıyorlar. Daha önce Arda Turan ile ilgili böyle bir haber çıkmıştı, şimdi de Mesut Özdil dünyanın en iyi futbolcusu olarak bilinen Ronaldo için şunları söyledi; “Ronaldo yakın arkadaşım, ayrıca dinime karşı saygılı. Ben Kuran okuduğum zaman saygı gösteriyor. Kuran duymak hoşuna gidiyor” dedi.

ADNAN OKTAR: Aferin benim canıma, bak hepsi Hz. Mehdi (a.s) talebesi olmuşlar. Hepsi aklı başında bağnaz İslam’ı değil Kuran İslam’ını savunan gençler. Mesela Ronaldo, bağnazlığa karşı tavır alacağı belli, yobazlıktan haz etmeyeceği belli. Ama bizim tarif ettiğimiz İslam anlayışına, koşa koşa geleceği anlaşılıyor. Dolayısıyla gençler arasında yayılan İslam anlayışı bağnazlık, yobazlık tarzında gelişmiyor. Sahabe İslam’ı, bizim anlattığımız tarzda İslam gelişiyor. Yani Mehdilik İslam’ı gelişiyor. Sahabe İslam’ı gelişiyor, inşaAllah.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: KCK’nın kadın lideri olan Hülya Oran şöyle söyledi; “Biz yıllardır kendi kendimizi yönetmek istediğimizi söylüyoruz. Bu Türkiye’yi bölmek anlamına gelmiyor. Üniter sınırları içerisinde kendimizi yönetmenin, demokratik özerkliğin Türkiye’yi bölmekle ne alakası var” dedi.

ADNAN OKTAR: Kendi kim onu söylesin? PKK’mı, saf kan Kürt olmak mı? Bir Laz kendi olabiliyor mu? Bir Çerkez kendi olabiliyor mu? Laz, Çerkez, Türk eğer kendi değilse, o zaman o faşist bir düşünce olur. Eğer kendinden kasıt, sadece PKK’lı komünistlerse, o da komünist düşünce olur. Faşist ve komünist idareyi kabul etmediğimiz için, bu sözlerini kabul etmeyiz. Ama kendinden kasıt Arnavut, Laz, Çerkez kim olursa olsun, bu vatanın bütün evlatlarını kastediyorsa, zaten o şekilde yönetiliyor Türkiye. Vali geliyor mesela Laz vali, kaymakam geliyor Çerkez, Kürt bakkal, Kürt vali bu olur. Kendi bir açıklasın, kendinin ne olduğunu açıklarsa, bizde konuyu vuzuata kavuşturmuş oluruz. Evet, inşaAllah.

DİDEM ÜRER: Sayın Mustafa Destici Hocamız, bazı BDP’li belediyeler tarafından Suriyeliler adına toplanılan yardımların PKK’nın Suriye’deki kolu PYD’ye gönderildiğini ileri sürdü.

ADNAN OKTAR: Devlet tedbir alsın. Doğru söylüyor, evet.

DİDEM ÜRER: 22-25 Temmuz tarihleri arasında Gebze Ramazan Etkinlikleri’nde fosil sergisi düzenledi kardeşlerimiz. Halkın çok yoğun ilgisi olmuş, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, haber bu.

DİDEM ÜRER: Hocam, Suriye İslam cephesi komutanı Ebu Abdullah el-Hamavi bayram mesajında, Müslümanlara birlik olması çağrısında bulundu ve “Kürt kardeşlerim” diyerek ülkedeki Kürtlere yönelikte birlik mesajı verdi.

ADNAN OKTAR: Aferin aferin. Bak atasına rahmet. Çözümü kökten elde ediyor, aferin. Sati yüzeysel çözümlerin peşinden gitmiyor.

DİDEM ÜRER: Ankara’da ki kardeşlerimiz Aydınlıkevler’de bin beş yüz adet  “Yaşayan Fosiller” ve “A9” tanıtım broşürü dağıtmışlar.

ADNAN OKTAR:  Aferin aslanlarıma, maşaAllah.

Cenab-ı Allah diyor ki; “Sanki onlar, ürkmüş yaban eşekleri gibidirler; Arslandan korkup-kaçmışlar.” (Müddesir Suresi,50) Arslan, Hz. Mehdi (a.s)’ın soyadı, biliyorsunuz. Onun lakabı “Arslan.” Hz. Ali (r.a)’ın da lakabıydı “Kerem Allah-u Müvecceh; Arslan, Esedullah, Haydar-ı kerrar” döne döne dövüşen Allah’ın Arslanı. “Gerçek (şu ki), o (Kur'an,) elbette bir öğüttür. Artık kim dilerse,” Bak “Artık kim dilerse, öğüt alıp-düşünür.” (Müddesir Suresi,54/55) Bak bir öğüt alıyor sonra düşünüyor. Allah hep düşünmeye insanı davet eder. Düşününce beyin gelişir. Düşününce hikmet ve akıl gelişir. Düşünmediğinde, Allah esirgesin öküz gibi adamlar gelişir. Bön ve avanak insanlar oluşur. Düşünen insanlar, Allah tarafından güzelleştiriliyor. Allah tarafından takviye ediliyor. Allah tarafından hoş hale getiriliyorlar. Hikmetli kaliteli ve klas hale geliyorlar.
Dinliyorum.

DİDEM ÜRER: İstanbul Saadet Partisi Şişli İlçe Başkanlığını ziyaret etmiş kardeşlerimiz. Bayram tatili sebebiyle başkan yokmuş, oradaki görevliye selamlarınızı iletmişler ve sizin kitaplarınızdan hediye etmişler.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Bayram nedeniyle bilakis bulunmaları lazım. Vatandaş bayramlaşmaya gelecek. Neyse onlarda herhalde bu Ajdar Soytalukat’la bayramlaşmaya gitmişleridir. Evet, bir derece makul.

DİDEM ÜRER: Tarık Özten kardeşimiz yeni bir site hazırlamış; “bediuzzamandiyorki.com.” Bu sitede Risale-i Nur’dan seçme bölümler, Üstadımızın hayatının film olarak anlatımları, kanalımızda yayınlanan Fecr-i Sadık Programının tamamı da bulunuyor. Ayrıca kardeşlerimiz bu siteden Risale-i Nur Külliyatının tamamını PDF formatında bilgisayarlarına indirebilirler.

ADNAN OKTAR: Güzel, şahane olmuş. Eskiden bazı bağnazların elindeydi bu tip olaylar, şu an gerçek Nur talebelerinin gerçek Kuran talebelerinin gerçek sahabe talebelerinin elinde. Gayet güzel, maşaAlah.

Evet, dinliyorum.

DİDEM ÜRER: 4-5-6 Ağustos tarihlerinde kardeşlerimiz Sultan Ahmet’te çok sayıda A9 broşürü dağıtmışlar.

ADNAN OKTAR: Aferin, maşaAllah. Cennet kuzusu onlar cennet.

Şeytandan Allah’a sığınırım, Araf Suresi; “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi” yani Arapça bilmeyen, Kuran okumayı bilmeyen, “haber getirici (Nebi)” arapça okuma yazma bilmeyen, ümmi onun için denir, “ Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar.” Ebcedi, 2025 tarihini veriyor, maşaAllah. Tabii ki ayet doğrudan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e hitap ediyor, fakat Hz. Mehdi (a.s)’a alenen işaret ediyor. Çünkü Tevrat ve İncil’de Hz. Mehdi (a.s)’dan açık açık bahsediliyor. Alenen bahsediliyor ve Hz. Mehdi (a.s)’da ümmi biliyorsunuz. Arapça okuma yazması yok. Hadiste öyle geçiyor.

Can Sezer; “’Abese Suresi ayet 17-“Canı çıksın o insanın o ne nankördür.’ Kuran sözleri Allah’a ait ise, bu sözleri Allah mı söylemiş? Adnan Hoca’dan yorum bekliyorum Didem Hanım” diyor. “Canı çıksın o insanın.” Canı zaten çıkıyor insanın can çıması bir ceza değil ki, eninde sonunda canı çıkar. Asıl cehenneme giderse ceza alır. Canının çımasından bir şey olmaz. Ama “nankör” diyor, bak Allah. Nankör ne demek? Nimetten anlamayan, nimet karşı gaddarlık eden, nimete karşı vefasızlık, vicdansızlık yapan, iyiliğe kötülükle karşılık veren, insani değerleri olmayan, ters ve münasebetsiz adam anlamındadır nankör. Bunu Allah ödüllendirirse, bu güzellik değildir. Tabii ki cezalandırıyor cehennemde. Ama “canı çıksın” o, Allah’ın ona ceza vereceğinin delili. Yoksa her insanın canı çıkıyor. Canı çıkmayan hiçbir canlı olmaz zaten. Dünyada ki bütün canlıların canı çıkar. Allah hariç, herkes ölür. Bir tek Allah sağ kalacaktır. Meleklerde ölüyorlar. Sonra Allah onları diriltiyor.

DİDEM ÜRER: Sinan kardeşimiz yazmış; “Hocam bayramınız mübarek olsun. Nice bayramlara hep beraber inşaAllah. Sizi çok seviyoruz kızımda sizi çok seviyor” diyor.

ADNAN OKTAR: Kraliçe gibiymiş, nasıl şekermiş. Kıyafeti her şey mükemmel. Özellikle gülüşü çok tatlı.

DİDEM ÜRER: Hocam, kardeşlerimiz 16-17-18 Temmuz tarihleri arasında Gebze meydanda yapılan Ramazan etkinliklerinde fosil sergisi yapmışlar. “Sergimize halkın ilgisi çok fazlaydı” diyorlar maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Olay bu.

DİDEM ÜRER: İstanbul’dan kardeşlerimizde Acıbadem, Üsküdar’da broşür dağıtmışlar. Sizi çok seviyorlarmış ve saygılarını iletiyorlar.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

Can diyor ki; “Teşekkür ederim. Benim bunu sormamdaki kasıt şeydi aslında, burada bu cümleyi insan kullanmış gibi bir hava var. Bu beddua tarzı insana olan hakaret değildi.” Allah Kuran’da birçok yerde onu kullanıyor. Mesela Allah “ne biçim hükmediyorlar” diyor, “kahretsin” diyor. Ona benzer birçok hüküm var. Peygamber (s.a.v.)’in ağzıyla Allah söylüyor. Yahut “Biz” diyor. Hemen anlaşılıyor orada.

Mesela  “Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz” bu Müminler için “şüphesiz ki biz Sana yöneldik.” Mesela bu bir insan konuşması. Ama bir vahiy bu. Bak “Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz,” bu Müminler için “şüphesiz ki biz Sana yöneldik“ (Araf Suresi, 156) bir insanın konuşmasını Allah vahiy olarak bildiriyor.

“Asıl Hz. Mehdi (a.s), Hz. İsa (a.s) ile mücadele edecek olan Hz. Mehdi (a.s)’dır. Zira ondan önceki Mehdi’ler hakkında herhangi bir Hadis bulunmamaktadır” diyor.  “Hz. Mehdi (a.s)’dan sonra gelecek olanlar da, salih kimselerdir, ancak Hz. Mehdi (a.s) gibi değildirler.” Kim diyor? Ahmed İbn-İ Hacer-İ Mekki Hazretleri söylüyor. Yoksa Hz. Mehdi (a.s)’dan sonra çok kişi var. Cabir, Müferrec, Zülgadap birçok kişiden bahsediyor ama bunların ne eşkâli belli, ne nasıl oldukları belli. Sadece muhtelif şahıslar gelecek. İslam’ın yükselişinde son dönemine kadar onlar devam ettirecekler Hz. Mehdi (a.s)’dan sonra. 2120’de de inşaAllah kıyamet kopuyor. “Şimdiden onu bir yere kaydetsinler“ derim.

Hicr Suresi, 6-“Onlar: "Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin," dediler.” diyor. Peygamberimiz (s.a.v.)’e ve diğer Peygamberlere atılan iftiraların en başında gelenlerden bir tanesi “delilik” iddiası. Çünkü deli dersen, adam “ya ben deliye niye uyayım?” diyecek. O yüzden hep bu stili esas almışlar.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Burhan kardeşimiz sizin kitaplarınızdan dağıtmış. Size hürmetlerini sunuyor Hocam.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah. Bilmukabele.

DİDEM ÜRER: Bursa’da kardeşlerimiz Altıparmak semti esnafına elli adet Sizin çeşitli kitaplarınızdan ve elli adet CD dağıtımı yapmışlar “Hocamızı çok seviyoruz” diye mesaj gönderdiler.

ADNAN OKTAR: Ben de onları çok seviyorum maşaAllah, elhamdülillah. Ne güzel bak insanlarımız, maşaAllah. Sokakta ki halk çok güzel, esnaflarımız çok güzel.

Evet, dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Çorum’dan yazdı kardeşlerimiz; “Canım Hocam, bugünkü yoklamaya görüntülü katılmak istedik. Ruhumuz, Aşkımız, bir tanemizin Çorum’dan sevdikleri” diyorlar.

ADNAN OKTAR: Aman Allah’ım, nasıl güzellermiş, nasıl tatlılarmış, anneleri de yanlarındaymış. MaşaAllah, Allah onlara nur sağlık, sıhhat, bereket versin, her tuttukları altın olsun. Her yerlerini Allah nurla sarsın, hayır, bereket versin. MaşaAllah, anne dediğin böyle olur.

DİDEM ÜRER: Hocam, Çamlıca Tepesi’ne yapılacak olan otuz yedi bin beş yüz cemaat kapasiteli dev Çamlıca Camii’nin temeli Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar ve Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara’nın katıldığı sade bir törenle atıldı.

ADNAN OKTAR: Hadi hayırlısı olsun bakalım. Muhteşem bir şey olacak demek ki. Baya güzel. Hz. Mehdi (a.s) camisi, inşaAllah.

DİDEM ÜRER: Hocam, Şemdinli’ye bağlı Irak sınırında İlçe Kaymakamı ve askeri yetkililer, vatandaşlarla tam söylediğiniz şekilde bayramlaştı. Karakoldaki askerler bayramlaşmaya gelen vatandaşlar için Türkçe ve Kürtçe şarkılar söylediler ve samimi bir ortamda bayramı kutladılar.

ADNAN OKTAR: Acayip fasıl olmuş, şahane bir şey olmuş. MaşaAllah.

Misafirlerimiz ne zaman geliyorlardı? Az kaldı değil mi?

DİDEM ÜRER: Evet Hocam.

ADNAN OKTAR: Gidelim, yarın gelelim, inşaAllah. 

Masaüstü Görünümü