Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (13 Ağustos 2013; 14:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


EBRU ALTAN: Yakışıklı aşkımın güzel sohbetine başlıyoruz, inşaAllah. Hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Dünyanın en tatlı Şeyhi, gördüğümüz bildiğimiz dünyanın en tatlı insanı Şeyhimiz Sultanımız Şeyh Nazım El-Kıbrısi El Hakkani Hazretleri bugün iyiymiş, maşaAllah. Şeyhimizin kalp damarlarına baktıralım. Damarda kolesterol birikmesi oluyor mu? Aslında hiçbir şey de olmuyor, maşaAllah. Yine ihtiyaten bir baktıralım. Özellikle ana damarlarda bir birikme olmuş mu? Yoksa Şeyhimiz devam, inşaAllah. O önemli, ona baktıralım.

Evet, devam edelim.

DİDEM ÜRER: Nasa; “Güneşin manyetik alanının dört ay içinde tersine döneceği ve yeni bir döneme girebileceğini” açıkladı. Doğa Bilimleri Derneği Genel Sekreteri Müge Kanay şöyle bir yorumda bulundu: “Görünen o ki bilim adamları, din adamları, alimler 2014’te dünyanın çok önemli olaylara sahne olacağında hemfikir. Nasa gözlemcileriyse bunu adeta doğrular nitelikte. Hepsinin ise verdiği tek bir mesaj var; dünyada artık yeni bir çağ başlıyor. Ve anlaşılan o ki, başlayan çağ bu kez bakır ya da tunç değil, altın bir çağ olacak.”

ADNAN OKTAR: Yani Mehdiyet. Bakın, Nasa hepsi aynı kafadalar, maşaAllah.

Dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam, kaçırılan pilotlarla ilgili olarak Lübnan İç İstihbaratı Biriminin başkent Beyrut’ta Türk pilotları kaçıranların kimliklerinin bulunduklarının ve yeri tespit ettiklerini açıkladılar. Türk pilotları kaçıran grubun başlıca sorumlusunun Suriye’nin Azez kentinde Lübnanlılardan birinin oğlu Ali Cemil Salih olduğu ifade edildi.

ADNAN OKTAR: Tamam buldularsa, niye halletmiyorlar meseleyi? Alsın getirsinler.

Batuhan, sevimli Batuhan ateistmiş. “Adnan Ağabey’e iletirseniz, cevaplarsa çok sevinirim. Size bir sorum var Adnan Ağabey. Ama önce şunları belirtmek isterim. Neden mi? Tanrıya inanamıyorum Adnan Ağabey. Çünkü bu dünyada bir elma bir ağaç yüzünden gelmemiz bana çok saçma ve çok mantıksız geliyor. Benim demek istediğim inançsız biri olmamım nedeni semavi dinlerdeki aşırı mantıksız gelen şeyler. Bunlar neler mi? En başta elma ya da ağaç derseniz dünyada olmayı da isterseniz yaratma diyelim. Yaratılma sebebimiz güya cennetteki böyle bir suçumuzdan dolayı olması.” Özetle, bu tarzda anlatıyor. Bunlar, Allah’ın ihtiyacı olduğundan değil, konu olması yani hayata bir renk gelmesi. Şimdi İslam’ı biz mi hakim ediyoruz? Hayata renk gelsin diye, işte Allah bir kanal açtırıyor, burada bizi konuşturuyor, günlerce gelip getirtiyor, hareket oluyor. O zaman dümdüz bir hayat olur. Yoksa ağaç falan onların hepsi süs olsun diye yaratılmış şeyler. Hiç birine ihtiyaç yok. İlginçlik olması için. Mesela Hz. Adem (a.s) ile Hz. Havva cennetteler ama hayat düz, dümdüz. Ve içlerinde kuşku var, acaba sonsuza kadar yaşayacak mıyız diye. Bak mesela bu çok önemli bir şey. İman orada geçerli, orada cennetteler ama iman geçerli. Şeytan da diyor ki: “Siz burada geziyorsunuz ama normalde sizi pek o kadar yaşatmayacak, sonsuz yaşamayacaksınız. Ama şu meyveden yerseniz, bu vücudunuza etki edecek ve sonsuz yaşayacaksınız” diyor. Bazen insanlar sudan da olabileceğini düşünüyorlar. Buna benzer ikna olmuş oluyorlar. Onun sonucunda bu olaylar gelişiyor. Yani dünyada da bu olayların benzerini sürekli yaşıyoruz. Mesela yapma etme diyorsun, değil mi? Gelip adam yapıyor. Şunu yapma diyorsun gidip yapıyor. Orada renk vermek için yaptığı belli Cenab-ı Allah’ın. Olaylara bir güzellik olsun, bir hareketlilik olsun diye bunu meydana getirdiğini anlamamak mümkün değil. Ara ara senin dediklerini anlatacağım Batuhan.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: PYD Eş Başkanı Salih Müslim yine Türkiye’ye geldi. Bu sefer Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşeceği söylendi. Müslim; “Kürtlere yönelik katliamların gerçek olduğunun ve Kürtlerin her şeyi helaldir diye camilerde fetva verenlerin olduğunu” söyledi. “Suriyeli Kürtlere yönelik evler patlatılıyor, köyler boşaltılıyor, insanlar öldürülüyor” iddiasında bulundu.

ADNAN OKTAR: Şiddet kötü bir şeyde, şimdi bu arkadaş şiddet yanlısı değil mi zaten? PKK değil mi bu?

DİDEM ÜRER: Evet. Tabii onlar böyle olduklarını iddia etmiyorlar. İçlerindeki YPG silahlı örgüt, kendileri öyle olduklarını iddia etmiyorlar. Ama öyle PKK yani.

ADNAN OKTAR: PKK değil mi bu? O zaman başka bir parti kur. Niye PKK’lısın? Niye terör örgütüne katılıyorsun? Makul bir parti kur o zaman konuş. Hem PKK’lı, hem böyle biraz anormal duruyor da onun için söylüyorum. Normalde samimi görmezler.

DİDEM ÜRER: PYD-Demokrat Parti açılımı güya ama dediğiniz gibi silah arkadaşı Öcalan’ın.

ADNAN OKTAR: PKK’nın yan koluysa, olmaz. PKK malum, yani yüz binlerce kişinin şehit olmasına sebep olmuş bir örgüt. Oradan böyle bir mantık çıkartmak çok zor olur. Sakin, sevecen, sevgi dolu bir parti kursunlar, barışı savunan demokrat onunla konuşsun. Ama bu şekilde olursa hiç inandırıcı olmaz, kimse de inanmaz ona. Ama kimse terörü desteklemez zaten, aklı başında bir insanın yapacağı bir şey değil.

“Allah neden şeytanla iddialaşıyor?” diyor. Şeytanı yaratan Allah’tır. Süs olsun, değişiklik olsun, hayata hareket vermek için. Yoksa şeytanın gücünü veren, Allah. O zaman dümdüz hayat olur hiç bir şey olmaz. İyiler olması gerekiyor, kötü gerekiyor. Anarşist, terörist bilmem ne onları da Allah yaratıyor. İyi insanlar yaratıyor, Hz. Mehdi (a.s)’ı yaratıyor. Hz. İsa Mesih (a.s)’ı yaratıyor, onunla bir renk, güzellik çıkıyor.

DİDEM ÜRER: Kibri öğretiyor Allah.

ADNAN OKTAR: Kibri öğretiyor. Tabii, onlar hep hayatın güzelliğini öğreten süsler, zıtlar. “Tez, anti-tez, sentez” diyorlar Marksistler. Onu yaratan da Allah hepsini yaratan Allah.

EBRU ALTAN: Şeytanın karakterini anlıyoruz Kuran’da.

ADNAN OKTAR: O renk olmaz o zaman, dümdüz olur, duvar gibi hiç bir şey yok, hiç bir şey olmaz. Renk güzelliktir. Bu sevimli bize gelsin de, onunla konuşayım.

Ateist gençler bir arada da gelebilir, iki üç kişi.

DİDEM ÜRER: Öyle bir grup varmış arkadaşın ilgilendiği, gelmek istiyorlarmış size.

ADNAN OKTAR: Tamam gelsinler. Bir de Allah onu özel olarak yapar, onun içinde de bir hikmet oluyor. Din bazen insanı dinsiz de yapar yani Kuran’ın hükmü. Allah diyor: “Dinden çıkarlar” diyor. “Kuran’ı okurlar ve dinden çıkarlar” diyor. Kuran’ın bir özelliğidir bu.

Didem Hocam anlat bir şeyler.

DİDEM ÜRER: Yeni Şafak Gazetesi’nden Cem Küçük, CHP ile ilgili şöyle bir yorumda bulundu; “Kılıçdaroğlu iyi niyetli biri olmasına rağmen Deniz Baykal’ı bir kasetle gönderip, kendisini Genel Başkanlık koltuğuna getirenleri pek memnun etmedi. Hem Avrupa’dan, hem de Türkiye’den bazıları ‘acaba Haberal nasıl olur’ diye büyük umutlar içerisindeler” dedi.

ADNAN OKTAR: Niye, Kılıçdaroğlu baya efendi bir insan.

Ateist gençler çok şeker oluyorlar, bayağı sevecenler. Biraz mantıksız geliyor onlara (haşa) fakat süs, o dünyanın süsü ahretin süsü, heyecan olsun diye Cenab-ı Allah onu yaratıyor. Mesela ölürken Azrail’e ihtiyaç yok normalde, Allah alır. Ama süs olsun diye onu yaratıyor.

Öyle Müslümanların aralarını açmaya çalışıyorlar madem, o zaman bizde şöyle diyelim; “Müslümanlar kardeştir” diye bir başlık açıp, onu birinci yapalım, böylece Şeytan’a bir ders vermiş olalım. “Müslümanlar kardeştir.”

DİDEM ÜRER: Söylediğiniz etiketler yazıldı Hocam, hazır.

ADNAN OKTAR: Görelim.

DİDEM ÜRER: “#MüslümanlarKardeştir” ve “#Muslimsarebrothers.”

ADNAN OKTAR: Tamamdır, şimdi bunu birinci yapacağız, inşaAllah.

Şeyhimizi dinleyelim. Dünya tatlısı Şeyhimizi, inşaAllah.

EBRU ALTAN: Aşkımın güzel sohbetine devam ediyoruz, Melita da bizimle birlikte.

ADNAN OKTAR: “ Sevgili Muhammed Adnan Hocam, ‘Selam’ sesinizi duyunca, bu kadar heyecanlanıyorsak, oradaki kardeşlerimiz sizin gözlerinize bakarak nasıl bu kadar sakin olabiliyorlar? MaşaAllah. Sakin değiller, kalpleri 120, 130, öyle bir şey yok ama yayında ne yapsınlar, tabii ki derli toplu duruyorlar.

“Allah’ın tecellisini seyretmek güzel tecellileriyle doyulmaz oluyor. Siz ve sevgili Hocam oradaki kardeşlerimize tecelli ediyor Cenab-ı Allah. Hocam sizi çok seviyoruz, her zaman söylediğim gibi inşaAllah her zaman ‘Allah sev’ diyor dersiniz. Allah razı olsun sevgili Hocam.” Ümran Hanım yazmış.

“İslam Birliği’nin olmasını istiyorum, namazlarımda dua ediyorum” diyor, “Hz. Mehdi (a.s) talebelerinden olmak istiyorum” diyor. “Çocukluk halimdeki genişlik ve huzur Allah’ıma şükürler olsun, Allah sizin sayenizde beni sevgi dairesine bağladı. Sizleri her gün izliyorum ve kitaplarınızı okuyorum. Sevgi saygılarımla.” Ayten yazmış, Kırşehir’den. MaşaAllah.

Didem Hocam, var mı senin bana anlatmak istediklerin?

DİDEM ÜRER: Var Hocam, inşaAllah. Kardeşlerimizin faaliyetlerinden okumak istiyorum, uygun görürseniz.

Bursa’dan sizi çok seven ve faaliyetlere katılan kardeşlerimizin oğlu Kerem sekiz aylık daha şimdiden bir çok kitap ve fosil sergisine katılmış.

ADNAN OKTAR: Annesinin yapacağı şey onu göbeğinden bir ısırmak, göbek müsait görünüyor. Yanaklar olabilir, kulağından ısırabilir hafifçe annesi bir de ayaklarından ısırmak çok iyi olabilir bunların. MaşaAllah, elhamdülillah. Allah ömrüne bereket versin, sağlık, sıhhat, afiyet bütün Müslümanların üzerine olsun, inşaAllah. Evet, dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Kardeşlerimiz Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde elli adet sizin kitaplarınızdan dağıtmışlar. “Aslanlar aslanı Hocamızın ellerinden öperiz” diyorlar.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

Kardeşim eğer bağnazlığın kapısını kapamamış olsaydık, İslam Türkiye’de Allah esirgesin kalmayabilirdi. Darwinistlerin, materyalistlerin yolunu kapatmamış olsaydık, AK Parti iktidarda olmazdı, hiçbir şey de olmazdı söyleyeyim. Darwinizmi, materyalizmi yenmiş olmamız biraz komünizmin gücünü kırdı Türkiye’de. Materyalistlerin gücünü kırdı, kendilerine güvenlerini ortadan kaldırdı. Yoksa Marksist düşünce, çok rahat Türkiye’ye hakim olurdu. Güneydoğu’yu kısa sürede kontrol altına alan ve bu kadar yayılan PKK hareketi, Türkiye’de de çok rahat yayılırdı. Biz o Güneydoğu’ya ulaşamadığımız için orada rahat hareket edebildi PKK. Ama diğer yerlerde daha rahat ulaştığımız için, hiçbir etkileri olmadı. Bağnazlık da. Bağnazlık dini ortadan kaldırınca, muazzam malzeme ortaya çıkaran bir sistem. Bizzat varlığı zaten dine karşı muazzam bir hareket oluyor. Bağnaz hiçbir şey yapmasa, otursa, yürüse sokakta, üç-beş tane zırvalama yapsa, münasebetsiz konuşsa, yetiyor. Müthiş bir dinsizlik propagandası yapmış olur. Bağnazlığın yaptığı dinsizlik propagandasını on bin tane ateist bir araya gelse yapamaz. On tane bağnazın yaptığı dinsizlik propagandasını, on bin ateist yapamaz. Bakın bağnazların üç-beş tane eylemi, Türkiye’yi nasıl sallıyor görüyorsunuz bazen.

DİDEM ÜRER: Son bir dakika haberi gelmişti söyleyebilir miyim?

ADNAN OKTAR: Evet, nedir?

DİDEM ÜRER: Mısır’da polisi Adeviyye Meydanı’na sert müdahale yapmış, biber gazıyla bütün oturanlara yönelik olarak, iki grup arasında çatışma çıkmış, polis Mursi yanlılarına gazla müdahale etmiş, birkaç bin kişi olduğu belirtiliyormuş protesto yürüyüşü yapanların çatışma çıktığında. Müdahaleye başlama tehlikesini görüyorlardı. Şu an müdahale başlamış.

ADNAN OKTAR: İşte Bediüzzaman söylüyor “siyasetle olmaz” diyor. Siyasetle olmaz. “İslam’ı siyasetle hakim edemezsiniz” diyor. “Siyasi parti kurarak netice alamazsınız” diyor. Uzun uzun anlatmış Bediüzzaman, o zaman. “Ancak Mehdiyet ile mümkündür” diyor Bediüzzaman. “Mehdiyet’in dışında bir yol yoktur” diyor. Adamlar biz biliyoruz diyorlar yolunu, işte yol tıkanıyor böyle. Bu şekilde oluyor.

DİDEM ÜRER: Etiketlerimizi hatırlatıyorum inşaAllah tekrar. “#MüslümanlarKardeştir” ve “#Muslimsarebrothers.”

Şu an Türkiye listesine girmiş durumda beş numaradan, inşaAllah. Burada ortada gördüğünüz gibi listede. Ben bir ayet hatırlatmak istiyorum.

Şeytandan Allah’a sığınırım. Hucurat Suresi, 10. ayet-“Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.” diyor Rabbimiz. İnşaAllah, bizde kardeşlerimizin arasını bulup düzelteceğiz ve kardeş olduğumuzu hiç unutmayacağız-ki, böylece bütün dünyaya bu sevgi ve barış yayılsın, İslam’ın gerçek anlamda sevgi dini olduğu görülsün, inşaAllah.

Bugünkü yayınımız sona eriyor, yarın inşaAllah tekrar görüşeceğiz. 

Masaüstü Görünümü