Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (18 Ağustos 2013; 17:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


EBRU ALTAN: Dünyalar yakışıklısı aşkım bebeğimin sohbetine başlıyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Didem Hocam buyurun.

DİDEM ÜRER: Sayın Hüseyin Çelik, İslam Birliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Twitter’den şöyle eleştirdi: “Bu teşkilat böyle günlerde sesini yükseltmeyecek de ne zaman yükseltecek? Yoksa teşkilatta herkes parası kadar mı yetkin? Yoksa Çiçi’ye giden paralar teşkilatın suskunluk kaynağı mı? Danimarka’nın Hollanda’nın sesi teşkilattan daha gür çıkıyorsa bu ne iştir?” dedi.

ADNAN OKTAR: Hz. Mehdi (a.s)’ın dışında, İslam Birliği diye bir şey olmaz. Sorduğunda “yaptık” diyor adamlar. Toplanıyorlar bak, gıkları çıkmıyor. Başlarında Hz. Mehdi (a.s) yok. Demek ki bir araya gelmeyle olmuyormuş. Bak bir araya gelmek kurtarmıyor. İllaki başta Hz. Mehdi (a.s) olacak. Başta Hz. Mehdi (a.s) olacak da, böyle kararlar çıkacak bilmem ne olacak, mümkün değil. Müslümanları yüz odaya ayırmışlar, her odada teker teker ayrı ayrı boğuyorlar, sıradan. O ona yardım edemiyor duvarlardan dolayı, o ona yardım edemiyor. Hepsine sınırlar çekmişler, aralarındaki bağları koparmışlar, birbirleriyle bağlantıları da yok. İşte Hz. Mehdi (a.s), o duvarları yıkan insan. O yüz duvarın yüzünü birden yıkıyor. Tek oda haline geliyor Müslümanlar. Tek birlik haline geliyor. O zaman kimse ne yanlarına yaklaşabilir, ne de onları ezmeye kalkışabilir. Ama böyle bir bir ayırdın mı birer birer, teker teker boğmak, küfür için çok kolay oluyor, zalimler için çok kolay oluyor. Ve Müslümanları da müşriklerin eline teslim etmiş durumdalar, o da çok vahim. Yani ayrı bir bela da o. Müslüman arıyorsun, bir de bakıyorsun ki müşrik. Ezilen adamın da müşrik olduğunu görüyorsun. Müslüman ama müşrik, müşrik konuma düşmüş. Bir çoğu öyle. Hz. Mehdi (a.s), işte bu şirki de kaldırıyor, bu bölünmüşlüğü de kaldırıyor. Ama şeytan, bir çok hocaya, bir çok alime ne Hz. Mehdi (a.s)’dan bahsettiriyor, ne de İttihad-ı İslam’dan bahsettiriyor, kendi keyiflerinin muhafazalarının üstünde duruyorlar.

DİDEM ÜRER: Öcalan, BDP heyeti aracılığıyla hükümete şöyle bir talepte bulundu: “Devlet heyetiyle yaptığımız toplantı ve görüşmeler sürmektedir. Bizim açımızdan süreç böyle devam ediyor. Bu aşamaya kadar benim konumuma araçsal bir değer biçilmesini anlayabiliyorum. Ancak bundan sonra benim konumum araçsal olmaktan çıkıp, stratejik bir konuma çevrilmesi gerekmektedir” dedi.

ADNAN OKTAR: Bir şekilde suç işlemiş işte, kaderinde var. Suç işleyince, ağır suç işlemiş. Çok fazla insanın şehit olmasına sebep oldu. Birçok aile, birçok ocak çok rahatsız oldu. Mutazarrır ettiler insanları, devletin malı mülkü yıkıldı. Yani fitne çıkarttı, kargaşa çıkarttı. Sadece onun yapacağı şey şu an, Allah’a iltica etmek ve bol bol tövbe etmek. Kuran okumak. Kuran ayetleri okusun, Kuran’ı ezberlesin, namazlarını kılsın. Onun dışında bu yöntemlerden bir şey çıkmaz. Samimi olarak söylüyorum; Güneydoğu’da biz Komünist Kürt devleti kurdurmayız. Komünist bir ülke kurdurmayız, böyle bir şey olmaz. Aklını başına alsın, olacak işleri söylesin. Olmayacak işlerle uğraşmaya gerek yok. Ben canlarımı, Kürt kardeşlerimi komünistlerin eline vereceğim de, siz de göğsünüzü gere gere onları komünist yönetimle idare edeceksiniz, öyle bir şey olmaz. Diyorlar ki: “Terör çıkartırız, anarşi çıkartırız.” En fazla can alırsın. Kaç can alırsın? 76 milyon, 77 milyon. Tamam, yapabiliyorsan yap. O zaman bütün Türkiye senin olsun. Bütün millet şehit olmadan böyle bir şey olmaz. “Biz deliyiz” diyorlarsa biz on misli Allah’ın delisiyiz. Yüz, bin misli Allah’ın delisiyiz. Öyle bir şeye müsaade etmeyiz. Durup durup aynı şeyi tekrar etmeye gerek yok. Ama demokrasi olsun, özgürlükler olsun, onda haklılar. Alabildiğine özgürlük olsun, alabildiğine demokrasi olsun. Kürtçe öğrenmek isteyen de Kürtçe öğrensin, televizyon açmak istiyorsa açın Kürtçe televizyon. Ne istiyorsanız yapalım. Kardeşimiz Kürtler, canlarımız. Ekonomik yönden kalkındıralım, rahat, huzur verelim, üzerlerinde baskı olmasın. Türkiye’nin her yeri öyle olsun. Ama komünist devlet kurdurmayız. Öyle olur mu? Mahvolduk demektir, Allah esirgesin. Akıllarını başlarına alsınlar.

Didem Hocam, yine bir başlık düşünelim, ne diyelim? “Tek çözüm İslam Birliği” diyelim.

DİDEM ÜRER: Tamam Hocam, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tek çözüm İslam Birliği. Birinci hale getirelim, inşaAllah. Bunu her yerde kardeşlerimiz birinci hale getirsinler, inşaAllah.

Hakan Kardan; “Hocanız maden Mehdi değil, Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri Mehdi’yi aramamızı söylüyor. Ne yapacağız” diyor özetle. Ben adres miyim? Hz. Mehdi (a.s)’ı arayan bana geliyor. Git ara ne yapıyorsan yap. Eşkali belli, alametleri belli, değil mi? Bediüzzaman diyor: “İmanın nuruyla bilinir” diyor. “Karanlık kalple bakan göremez” diyor. “Kalbini açmayan göremez” diyor. “Derinleşmeyen göremez” diyor. “İmanın nuruyla bakan görür” diyor. “Rüyaya yatmaya gerek yok” diyor Bediüzzaman. Rüyayla falan olmaz.

Bilmiş hocalar, Müslümanların canını n yanmasına, acı çekmelerine sebep oluyorlar, onları demagojiyle, büyüyle nötr hale getiriyorlar. Beyinlerini uyuşturuyorlar Müslümanların. Ana çözümü bir türlü söylemiyorlar. Sen Allah’tan daha mı iyi biliyorsun? Resulullah (s.a.v)’den daha mı iyi biliyorsun? Resulullah (s.a.v) “Hz. Mehdi (a.s)’la olur” diyor. “Yok, ona gerek yok ben biliyorum” diyor. “Ben yaparım” diyor. Öbürü diyor ki: “Ben yaparım” diyor. Öbürü diyor ki: “İslam Birliği Teşkilatı var, ora yapar” diyor. Öbürü diyor ki: “Ekmeleddin İhsanoğlu yapar” diyor. Öbürü: “Mahmut Efendi yapar” diyor. Öbürü: “İhvan-ı Müslimin yapar” diyor. Öbürü “Şiiler yapar” diyor. Öbürü “Vahabiler yapar” diyor. Hepsi birbirini boğuyor ondan sonra. Ondan sonra da, kâfirun ve kâfirat müşriklerin üstüne çöküyorlar. Cahil bilgisiz Müslümanların üstüne çöküyorlar. Gariban zavallı Müslümanların da üstüne çöküyorlar. Ve akıl almaz bir kan seli dünyayı kaplamış vaziyette. Adeta üçüncü dünya harbi çıktı. Her yerde kan akıyor.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Başbakanımız; “PKK’nın Türkiye’yi terk etme konusundaki verdiği sözü yerine getirmediğini ve örgütün yüzde sekseninin hala ülkede olduğunu” söyledi.

ADNAN OKTAR: Dedim ben; “gitmezler” dedim. “Hasta olanlar gider” dedim. Aylar önce söyledim, “gitmez” dedim bak, “hasta olanlar gider, dinlenme ihtiyacı olan stratejik açıdan gidecekler” dedim. Ve bir de “yer açmak için, eskiler gidip; yaşlananlar vardı onlar gidip gençleri dağa çekecekler, konu bu” dedim. Söyledik.

DİDEM ÜRER: Hocam, bir de ayrıca “PKK’nın medya üzerinden de ülkenin kurtuluşuymuş gibi yoğun bir propaganda halinde olduğunu, örgüt yöneticilerinin açıklamalarının manşetlere çekildiğini” söyledi Başbakan.

ADNAN OKTAR: Onu aylardan beri söylüyoruz. Başbakanımızın da Başbakan olarsak söylemesi gerekir, makul olarak da söylüyor.

Şeytandan Allah’a sığınırım. “(İffetini) Irzını koruyan (Meryem); biz ona kendi ruhumuzdan üfledik,” diyor Cenab-ı Allah, “onu ve çocuğunu insanlığa bir ayet kıldık.” (Enbiya Suresi / 91) Bir süs, bir güzellik örnek insan. Hz. İsa Mesih (a.s), örnek insan olarak yaratıldı. Ve Cenab-ı Allah, örnek bir insanı dünyaya gönderiyor. Adamlar muhatap dahi olmuyorlar. Hz. Meryem övgüyle anlatılması gereken örnek bir Müslüman hanımdır, hiç ağızlarına dahi almıyorlar.

Şeytandan Allah’a sığınırım. Onlar, işlerini kendi aralarında parça parça dağıttılar (dinlerinde bölünmeler yaptılar);” Mezheplere, itikatta bölümlere ayrıldılar. “..hepsi bize döneceklerdir.” (Enbiya Suresi / 93) Diyor Allah, “intikam alacağım” diyor. “Onlar, işlerini kendi aralarında parça parça dağıttılar (dinlerinde bölünmeler yaptılar); hepsi bize döneceklerdir.” Mezheplere, tarikatlara şuna buna ayrıldılar. “Her biri kendi gücüyle övünür” diyor Allah. “Her biri kendini üstün görür” diyor.

“Yecuc ve Mecuc (un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler;” (Enbiya Suresi / 96) “Gerçek olan va'd yaklaşmıştır,” (Enbiya Suresi / 97)

Ahir zamanda, yecüc ve mecüc zuhuru kıyamet alameti. Bakın, “Gerçek olan va'd yaklaşmıştır,” yecüc mecüc. Diyorlar ki: ‘Kıyamet alameti yoktur.’ Bakın, işte Allah diyor. Yecüc mecücü kıyamet alameti olarak söylüyor. Ne diyor: “Gerçek olan va'd yaklaşmıştır,” Önce yecüc mecüc çıkıyor, sonra olaylar. Şu anda da kan gövdeyi götürüyor dünyada.

Didem Hocam, ben dinliyorum sizi.

DİDEM ÜRER: Hocam, bir kardeşimiz 10 Ağustos Cumartesi günü 24. Ayancık Kültür ve Gençlik festivalinde eşi ve oğluyla birlikte A9 Tv ve Yaşayan Fosiller broşürü dağıtmış. “Hasretle ellerinizden öpüyoruz” diyorlar.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah bak ne güzel, aferin. Aferin benim canlarıma. Ayancık’ta. Her yeri güzel Türkiye’nin maşaAllah, elhamdülillah.

Ben dinlemeye devam ediyorum sizi.

DİDEM ÜRER: Ümit kardeşimiz bu internetteki kota konusunda “üzerinde Hocamız yine konuşabilir mi?” diyor.

ADNAN OKTAR: Sayın Başbakanım, Allah aşkına şu kota işini kaldır. Çok rahatsız edici bir şey bu. Şu RTÜK bir, internet kotası iki. Tamamen gereksiz, bedava olsun internet. Vergi al, her şey al, ödeyelim parasını. Millet internete rahat girsin, her türlü bilgiyi paylaşsın, sınır da koymayalım. “Şuraya girmeyin, buraya girmeyin.” Girsin herkes nereye istiyorsa. Her yere baksın, her yeri incelesin, her şeyi görsün, her şeyi okusun. Sınır koymayalım, özgür olalım. Havadan, kablolu da değil havadan. Şehirler; mesela İstanbul havadan herkes internete rahatça girsin. Yani radyo yayını gibi, televizyon yayını gibi açtın mı interneti şak çalışsın anında.

181. ayet Araf Suresi.

MEHTAP ŞAHİN: Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım: “Yarattıklarımızdan, hakka yöneltip-ileten ve onunla adaleti kılan (uygulayan) bir ümmet vardır.” (Araf Suresi / 181)

ADNAN OKTAR: Kim ahir zamanda bunlar? Hz. Mehdi (a.s) ve cemaati. Bakın, ayette ne diyor: “Yarattıklarımızdan, hakka yöneltip-ileten” Hakka ne? Allah’a yöneltip ileten, iman hakikatlerini anlatan, Kuran mucizelerini anlatan. Hakka yöneltme böyle olur. İmanlarını insanların güçlendiren, imanını güçlendireceksin ki, hakka yönelsin adam. İmanı olmayan, hakka nasıl yönelsin? İmanın artması için de iman hakikatleri olması lazım. Kuran mucizeleri olması lazım. “Ve onunla adaleti kılan (uygulayan)” adalet olması için dünya hakimiyeti olması lazım. Adaleti, Hz. Mehdi (a.s) uygulayacak. Dünya hakimiyeti olacak ki, adalet olsun, inşaAllah. Bu 181. ayet Mehdiyet ve Hz. İsa Mesih (a.s) devrine bakan bir ayet aynı zamanda.

“Onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.” (Araf Suresi / 183) Diyor Allah. “Bir süre tanıyorum.” Ne kadar? Çok kısa, çok kısa süre sonra İslam bütün dünyaya hakim olacak, inşaAllah.

“Sahiplerinde (ya da arkadaşları olan peygamberde) delilikten hiç bir şey olmadığını düşünmüyorlar mı?” Sahipleri olan kişi deli değil diyor Allah, ayetin devamında. Ona deli diyorlar, delilik iddiasında bulunuyorlar, “deli değil” diyor Cenab-ı Allah. “O, apaçık bir uyarıcıdan başkası değildir.” (Araf Suresi / 184) O apaçık bir Mehdi’dir, İslam’ı yayan bir kişidir. Peygamberimiz (s.a.v)’e yönelik bir ayet ama Hz. Mehdi (a.s) da işaret ediyor.

DİDEM ÜRER: Şuara Suresinden okuyorum inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım: “İki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa'nın adamları: "Gerçekten yakalandık" dediler. (Şuara Suresi / 61) ‘

“(Musa:) ‘Hayır" dedi. "Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir.’” (Şuara Suresi / 62) İnşaAllah, bugün de Rabbimiz bize yol gösteriyor, İslam Birliği’nin tek çözüm olduğunu gösteriyor. Hem Mısır’daki kardeşlerimiz için, hem tüm İslam alemindeki kardeşlerimiz için, hem de dünya barışı için, şu anda gördüğümüz tek çözüm İslam Birliği. O yüzden tüm kardeşlerimizden her yerde imkanlarını kullanarak İslam Birliği’ni dillendirmeleri, bunun için dua etmeleri için çağrıda bulunuyoruz, inşaAllah. Bugünkü yayınımız sona eriyor. Etiketlerimize destek bekliyoruz; “#TekÇözümİslamBirliği – #OnlySolutionİslamicUnion” olan etiketlere kardeşlerimiz de destek versinler. Yarın tekrar görüşeceğiz, inşaAllah. 

Masaüstü Görünümü