Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (22 Kasım 2013; 10:30)

(MP4) Video

(MP3) Audio


DİDEM RAHVANCI: Dünyalar güzeli Hocamızın yayınına başlıyoruz, inşaAllah. Hoş geldiniz Hocam.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk sefa bulduk, sizlerde hoş geldiniz.

Didem Hocam buyurun.

DİDEM ÜRER: Hocam dünya Müslüman Alimler Birliği başkanı Yusuf el Karadavi ve Rabia katliamının yüzüncü günü dolayısıyla 22 Kasım Kudüs’ü Kurtarma Günü ilan edildi.

ADNAN OKTAR: İttihad-ı İslam’dan bahsetmek nerede, Kudüs’ü kurtarma Cuması. İslam alemini kurtarmak gerekiyor neyini kurtaracaksın Kudüs’ün? İslam alemini kurtaracaksın, İttihad-ı İslam’dan bahis yok, Mehdiyet’ten bahis yok. Hz. İsa Mesih (a.s)’ın inişinden bahis yok ahir zaman da olduğumuza göre Resulullah (s.a.v.)’in hadisleriyle hareket etmemiz gerekmiyor mu? Kendi kafalarına göre hareket ediyorlar, Peygamber (s.a.v.)’in hadislerini hiç yerine koyuyorlar. Kuran’ın hükümlerini hiç yerine koyuyorlar adeta. Ahir zamanı anlatmamış mı Peygamber (s.a.v.) ince ince detay detay? Bir düşünün, bir araştırın bir okuyun. Kudüs’ü kurtarma günü, Mısır’ı kurtarma günü, Pakistan’ı kurtarma günü. İslam aleminin kurtuluşu mevzu bahistir İttihad-ı İslam esastır. Onun içinde Müslümanların başına bir imamı kebir gerekiyor. Lider gerekiyor konu bu kadar kolay, açmazda olan bir üslup.

Peygamberimiz (s.a.v.) ne kadar detaylı anlatmış ahir zamanı. Mesela Suriye’deki bu katliamı bak nasıl anlatıyor; “Yüz bin kişiden fazla kişi yok olur” diyor Suriye’de Şam’da.

Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül diyor ki; “Bu yıl kayıpların yüz bini aştığını” belirtti. Bak aynısı. Peygamberimiz (s.a.v.) sayıda veriyor “yüz binin üstünde kişi” diyor. “Allah bunu” diyor “İnanlara rahmet” şehit olurlar“ diyor,  “inançsızlara azap olarak yaratır” diyor. “Bu olaylar meydan geldiğinde” diyor “Şam’da durana kadar ilerleyecek sarı sancaklı boz atlı boz kıyafetli binicilerin geldiğini görürüsünüz.” PKK’nın komünistlerin bayrağı sarı üstüne kırmızı ve hakikaten kıyafetleri de boz. Ne diyor? “Sarı sancaklı” diyor bak sarı var “boz atlı boz kıyafetli kişiler.” Bak görüyor musun, boz kıyafetler üstlerinde, hepsinde boz renkli. Bak hepsi boz renkli “bunların geldiğini görürüsünüz” diyor.  “Sarı sancak olur” diyor bak görüyorsunuz bayrakları sarı. “Büyük bir dehşet olur” diyor Peygamberimiz (s.a.v.) ve bu dehşet içinde diyor ki “kızıl ölüm olacak” diyor yani komünistlerin saldırısı sonucunda Müslümanlar şehit olacak diyor, bak kızıl ölüm. Komünistlere dünyaca takılan isim kızıllardır, kızıl komünistler değil mi? Kızıllar, kızıl Çin, kızıl ordu bak “sarı sancaklı” bayrakları sarı “boz atlı boz kıyafetli biniciler” diyor. Üst baş boz kıyafetleri hakikaten “büyük bir dehşet olacak” diyor Peygamberimiz (s.a.v) “kızıl ölüm olacak” diyor. Kızıl ölüm yani komünistlerin yaptığı katliama dikkat çekiyor. “Sonra Haresta denen bir Şam köyünün battığını görürüsünüz.” Onu gösterdi zaten Haresta yerle bir edildi Şam’da. “Sonra “ diyor “ciğer yiyicinin oğlu” ciğer yiyen kim? Hafız Esad, onu oğlu kim? Beşar Esad bak “oğlu” diyor “ciğer yiyicinin oğlu” Hafız Esad kadınların ciğerlerini parçalatıyordu bombayla, silahla darmadağın ediyordu insanları. Bak “ciğer yiyicinin oğlu” Beşar Esad “Şam minberinde oturmak için Yabis vadisinden gelir.” Müslümanları yani orada Müslüman gibi gösterir kendini minberde, hakikaten gidiyor namaz kılıyor, camiden çıkmıyor, vaaz veriyor Müslümanlara. “Bundan sonra” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), “Muhammed Mehdi’nin çıkışını bekleyin” diyor. Bakın görüyor musun detaylara, bakın bu baştan sona mucize değil mi? Bunu anlatmıyor alimler gizliyor, inanılır gibi değil. Bu ayrı bir mucize, Peygamberimiz (s.a.v.)’in mucizelerini gizlenmesi ayrı bir mucizedir. Nasıl iradeleri yetiyor, nasıl takatleri yetiyor, nasıl vicdanları yetiyor ben anlamıyorum? Nereye gizliyorsun? Ondan sonra diyor ki “Kudüs’ü Kurtarma Günü.” Kudüs’ün nesini kurtarıyorsun? Önce İslam alemini kurtar sen. Hadi diyelim ki, Kudüs’ü kurtardın nasıl kurtaracak? Oda anlaşılmıyor neyi kastettiği belli değil ne olacak, İslam alemi ne olacak? Mehdiyet’i bak hiç kaile almıyorlar, Hz. İsa Mesih (a.s)’ın inişini hiç önemli görmüyorlar, Peygamberin (s.a.v.) hadislerini hiç önemli görmüyorlar. Detay detay anlatmamış mı Peygamber (s.a.v.)? Bak “yüz bin” diyor, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül diyor ki; “Suriye’de bu yıl kayıplarını sayısı yüz bin” diyor. Aynısı hadisin. Bayrağını rengine kadar söylüyor bak sarı bayrak, “kızıl ölüm olacak” diyor kızıllar. Ve “ciğer yiyenin oğlu” diyor. Onun sadistliğini psikopatlığını vurgulamak için Hafız Esad’ın “ciğer yiyen” diyor Peygamberimiz (s.a.v). Onu oğlu yapacak diyor katliamı, oğlu diye detay veriyor. Bak diyor ki şimdi Peygamberimiz (s.a.v.); “iki ordu” diyor “Şam’da ihtilafa düşecekler” diyor. Şimdi El Nusra ile PYD çatışıyor. “Allah’tan bir işaret dışında bu sona ulaşmayacaktır.” Sürekli çatışacaklardır diyor. Bak işi ordu, detay veriyor. PYD ile El Nusra. Eğer bu detayları adamlar önemli görmüyorlarsa, o zaman felaket üstlerinden eksik olmaz, Allah esirgesin. “Hz. Mehdi (a.s) Allah’ın azameti karşısında çok huşu edendir” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Kanatlarını açıp, başını aşağı dökerek gökyüzünün zirvesinden yere doğru inen bir kartal gibidir” diyor, Hz. Mehdi (a.s) için. Bak “kanatlarını açıp, başını aşağı dökerek gökyüzünün zirvesinden yere doğru inen bir kartal gibi Mehdi, Allah’ın celali karşısında böyle huzu, tevazu ve huşu edendir. Allah ve yüceliği onun için Hz. Mehdi (a.s)’ın vücudunda tecelli etmiştir. Ve “Hz. Mehdi (a.s)” bakın çok önemli bir şey söylüyor, “Hz. Mehdi (a.s) Allah’ın varlığında yok olmuştur.” Tasavvufun önemli bir sırrını Mehdiyet’in çok hayati bir sırrını, Hz. Mehdi (a.s)’ın madde olmaktan çıkacağını zaman zaman, Allah’ın varlığında eriyeceğini ve yok olacağını açıkça hadiste belirtiyor. Bak “Allah’ın varlığında yok olmuştur” diyor peygamberimiz (s.a.v.). El Mehdiyy’il Mev-ud cilt 1 sayfa 280 de geçiyor bu hadis.

Bak sahabelerin merakına bak, tatlılıklarına bak; “ey inananların efendisi bize senin Mehdi’n hakkında haber ver.” Bak senin diyor üstelik “Mehdi’n hakkında haber ver.”  İnanların Efendisi (s.a.v.) dedi ki; “o Mehdi, en iyi sığınaktır,” en iyi sığınaktır Hz. Mehdi (a.s) “aranızda en iyi bilendir.” Yani Allah’ın ilhamıyla en iyi bilendir, “en nezaketli olandır. Ey Allah’ım ona, (Hz. Mehdi (a.s)’a) sadakat andını ıstıraptan çıkışın vesilesi yap.” Yani Müslümanların sadakat yeminini, ızdıraptan çıkış için, bu belalardan çıkış için vesile yap diyor. “Ve ümmetin dağılmışlığını Mehdi’nin eliyle birleştir” diyor. Bak, ümmetin dağılacağını biliyor Peygamber (s.a.v.), “dağılmışlığını Mehdi’nin eliyle birleştir” diyor. Bilmişlik yaparak değil, kendi kafasına göre hareket ederek değil. “Size izin verildiğinde bu dediğimi yapın” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Ve eğer ona (Hz. Mehdi (a.s)’a ulaşacak bir yol bulursanız, ondan (Hz. Mehdi (a.s)’dan) başka bir yol tutmayın.” Başka bir yere gitmeyin. Sıkı sıkıya Hz. Mehdi (a.s)’a sarılın.

Kitab-ül Gaybet Bihar-ül Enval Cilt 51, Muhammed Bakır El Mecisi 2003, sayfa 183. 2003 baskısı kitabın. “Denildi ki; “Ey Emr-il Müminin, bu Mehdi kimdendir?” Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki; “Mehdi Ben-i Haşim’dendir.” Yani Arap’tır. Benim soyumdandır diyor. “Arapların yüce dağının zirvesinden, o Mehdi öyle bir denizdir ki; o mana denizinde insanlar ilmen ve ahlaken sınırsız gelişebilir.” Yani sınırı yoktur diyor. İlminin de sınırı olmaz gelişmekte, ahlakın da olmaz. Alabildiğine gelişirler Hz. Mehdi (a.s)’ın yanında diyor. “Mehdi kendisine sığınanlar için amandır.” Kurtuluştur. “Halk kinle dolduğunda onları pak temiz kılan madendir.” İnsanlar kin ve nefretle dolu olduğunda, birbirlerinden nefret ettiklerinde onları sevgiye, barışa, kardeşliğe çağıran, “pak temiz kılan bir madendir” diyor. Maden kaynağıdır. “Mehdi, ölüm nazil olduğunda korkmaz. Ölüm ona vardığında sarsılmaz.” Bak, bu da görülecek. “Ölüm ona vardığında sarsılmaz” yani talebelerinin, inşaAllah ileride göreceği bir şey, sarsılmaz. “Mücadele meydanından asla geri çekilmez.” Yani yeninceye kadar devam eder. “Tecrübelidir.” Bediüzzaman da diyor, Hz. Mehdi (a.s)’ın vasıflarından biri de tecrübeli olduğunu söylüyor. Tarihçe-i Hayat’ta, onu biraz sonra okuyacağım. “Galiptir” mutlaka galip geliyor. “Muzafferdir ve arslandır” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), arslandır. “Çok sağlamdır” diyor. “Kavminin direğidir. Cesurdur, Allah’ın ilim kılıcıdır, liderdir. Herkesi etrafına toplar. Yücelik ve şerefin kaynağı olan evde büyümüştür.” Evini de övüyor Peygamber (s.a.v.), başka bir yerde de, kaldığı evi de bilinen bir ev. Yani meşhur bir ev. Peygamberimiz (s.a.v.)’in dikkat çektiği bir ev. Yani Kuran’da da ona işaret var zaten. “Onun, (Hz. Mehdi (a.s)’ın) yüceliği, en asil yücelikten kaynaklanır.” Yani Allah’tan.

Şeyh Muhammed Bin İbrahimi Gaybeti Numani sayfa 251. “Mehdi, imdada gelen ve feryadresttir.” Yani feryat edenin yardımına koşan, yardım edendir. “Allah, Mehdi’yi dünyadaki insanların imdadına yetişmek için gönderecektir.” İmdat diye bağırıyor insanlar, Hz. Mehdi (a.s)’da yetişiyor.

Abdullah Bin Ömer, Bin Haddab Resulullah (s.a.v.)’den naklediyor; “Resulullah (s.a.v.) şöyle ferman buyurdu: “Miraç gecesi, Allah ezze ve celle bana şöyle vahyetti: “Ey Muhammed; onları görmek ister misin?” Konusu geçmiş, biliyor zaten. “Hz. Mehdi (a.s)’ı ve talebelerini” diyor. “’İsterim Ya Rabbim’ dedi” diyor bak, Cenab-ı Allah’a. Cenab-ı Allah şöyle buyurdu “Öyleyse biraz ilerle.” Cenab-ı Allah Şöyle buyurdu: “Öyleyse biraz ilerle.” Peygamberimiz (s.a.v.)’e. “Biraz ilerleyince Ali Bin Ebu Talib’i gördüm.” Hz. Ali (r.a)’ı. “Sonra Hasan, Hüseyn, Ali Bin Hüseyn, Muhammed Bin Ali, Cafer Bin Muhammed, Musa Bin Cafer, Ali Bin Musa, Muhammed Bin Ali, Ali Bin Muhammed, Hasan Bin Ali” Muhammed Bin Ali, Hz. Mehdi (a.s)’ın dedesi, Hz. Ali (r.a)’ın torunu. “Ve Hüccet-i Kâim (Hz. Mehdi (a.s)’ı) gördüm” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). “Mehdi, onların içinde parlayan yıldız gibiydi.” Diyor. “Çok dikkatimi çekti” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Pırıl pırıl parlıyordu aralarında” diyor. “Dedim ki: "Ey Rabbim! Kimdir bunlar?” Şöyle buyurdu: "Onlar imamlardır. Bu da Kaim (Hz. Mehdi (a.s))'dır.” Cenab-ı Allah gösteriyor. “Bu Kaim (Hz. Mehdi (a.s))'dır.” “Helalimi helal edecek, haramımı ise haram edecektir.” Kuran’a göre hareket edecek. “Düşmanlarımdan intikam alacaktır.” İlimle, irfanla. “Ey Muhammed, Hz. Mehdi (a.s)’ı sev” diyor Cenab-ı Allah. “Ey Muhammed, Hz. Mehdi (a.s)’ı sev. Çünkü Ben onu (Hz. Mehdi (a.s)’ı) seviyorum” diyor Cenab-ı Allah. Bak, “Ey Muhammed, Hz. Mehdi (a.s)’ı sev. Çünkü Ben onu (Hz. Mehdi (a.s)’ı) seviyorum” diyor Cenab-ı Allah. “Onu (Hz. Mehdi (a.s)’ı) seveni de seviyorum” diyor Cenab-ı Allah. Sevmeyeni de helak ediyor Allah, mahvediyor. Allah esirgesin. “Mehdi zuhur ettiği zaman ‘ben Allah’ın bakiyesi ve hüccetiyim’ diyeceği rivayet edilmiştir. Böylece onu, Hz. Mehdi (a.s)’ı ancak “Selam olsun sana ey Allah’ın yeryüzündeki bakiyesi (Bakiyetullah)” şeklinde selamlayacaklar” diyor. Hz. Mehdi (a.s) demeyecekler. Bakiyetullah, Allah’ın bakiyesi. Çünkü genel bir isim Bakiye. Bütün Müslümanlar için de denebilir. Ama ona özellikle Bakiyetullah deniyor. Onu dedin mi anlaşılıyor ne anlama geldiği, inşaAllah. Didem Hocam, ilminizden irfanınızdan istifade edelim.

DİDEM ÜRER: Hocam, İbrahim Kiraz yazısında Lübnan’ın İran Büyükelçiliğinde gerçekleşen patlamayla ilgili, Suriye’deki savaşı Lübnan’a taşımak isteyen güçlerin olduğunu ve Lübnan’da mezhep çatışması başlatılmak istendiğini söylemiş.

ADNAN OKTAR: Lübnan’da olacak, Suudi Arabistan’da olacak, Fas, Tunus, Cezayir’de olacak, Libya’da olacak. Mehdiyy-ül dem çıkana kadar, kan durduran Hz. Mehdi (a.s) çıkana kadar devam edecek. Hiçbir şekilde sakinleşmez. Bak, Peygamberimiz (s.a.v.) diyor; “İki ordu, Suriye’de iki güç sürekli çatışır” diyor. Sayıda söylüyor. Bayraklarına varıncaya kadar, kıyafetlerine varıncaya kadar söylüyor. Bak, “boz kıyafetlidirler” diyor. “Kızıllar” diyor. Bak “kızıllar gelecek” diyor, “sarı sancaklarla gelecek” diyor. Bu kadar açık. Anlamazdan geliyorlar. Alimler, hocalar neyin peşindeler. Bakın, gazetelerine bakın, eserlerine kitaplarına bakın nelerin peşindeler. Konuya bak. Peygamberimiz (s.a.v.) ne anlatıyor, onlar ne anlatıyorlar. Ve görmezden geliyorlar, anlamazdan geliyorlar. Her biri ayrı bir mucize, her biri ayrı harika yani.

Musevi kaynaklarında Moşiyah’ın yani Hz. Mehdi (a.s)’ın İstanbul’da çıkacağı, 4000 yıl önceki eserlerde var. 3000 yıllık eserlerde var. Haham Yehoşua ben Levi İlyas Peygamberle buluşur ve sorar: “Moşiyah’ı (Hz. Mehdi (a.s)’ı) nerede bulabilirim? İlyas (a.s) O’na şöyle der: Roma’nın İstanbul’un kapılarına git. Moşiyah’ı (Hz. Mehdi (a.s)’ı) orada bulacaksın. [Talmud Sanhedrin 98a]. Talmud’da geçiyor. “Roma’nın kapılarında ara” diyor, İstanbul’da. Kudüs’te arama diyor, İsrail’de arama, başka yerde değil İstanbul’da diyor. “Musa nasıl Mısır’da yetiştirildiyse” diyor, “Mesih de Roma’da İstanbul’da olacaktır.” Rabbah 1/9. “Musa Mısır’da kardeşlerine kendisini belli ettikten ve onlara kurtuluşun yakın olduğunu haber verdikten sonra nasıl bir süre gizlenmeye zorlandıysa, Mesih de” yani Moşiyah yani Hz. Mehdi (a.s)’da, “ilk kendini belli etmesinin ardından gizlenmeye zorlanacaktır, [Sayılar Rabbah, bölüm. II; Ezgilerin Ezgisi Rabbah 2:9, Pesikta Rabbathi, Bölüm. 36] “Haham Hiyya ve Haham Simeon hakkında şöyle söylenir;            “İrbid vadisinde sabah erken saatlerde yürürken, ufukta şafak söktüğünü gördüler. Bunun üzerine Haham Hiyya dedi ki: “İsrail’in Mesih (Hz. Mehdi (a.s)) yoluyla kurtuluşunun gelişi böyle olacaktır. İlk başlangıçta sadece çok az ışık görünür olacaktır, sonra daha parlak ışıldayacak ve ancak sonrasında tüm ihtişamı ile şafak gibi Moşiyah Mehdi görülecektir” diyor. Bediüzzaman’da aynı şekilde güneş şeklini tarif ediyor. “İstanbul’un” diyor “güneşine mümanaat eden perdeler yıkılmaya başlamış” diyor “inşaAllah, daha da açılacak” diyor, “eğer” 1371’den sonrası için söylüyor “bu fecr-i kazip de olsa” diyor “30-40 sene sonra fecr-i sadık çıkacak” diyor. “Yarım asır sonra onları darmadağın edecek” diyor, yani 2000’lerde.

Şeyhimiz Sultanımız dünyanın en tatlı Şeyhi Şeyhin Şah Şeyh Muhammet Nazım Kıbrısi El Hakkani, el Rabbani Sultanul Arifin dünya tatlısı Şeyhimiz ne şeker, maşaAllah. Seyyid Salih Özcan Hocamız da iyiymiş, maşaAllah.

Didem Hocam sizden bir şeyler dinleyelim.

DİDEM ÜRER: Hocam, 15 Kasım’da Gebze’deki kardeşlerimiz birlikte Kuran’dan ayetler okuyup, iman hakikatleri üzerinde konuşmuşlar, dua etmişler.

Bursa Yeşilova Mahallesi’nde kardeşlerimiz 1250 adet A9 TV broşürü dağıtımı yapmışlar.

Van’da kardeşlerimiz şimdiye kadar sizin 8 bin adet kitabınızı dağıtmışlar. Hala daha çeşitli yerlerde dağıtmaya devam ediyorlarmış, maşaAllah.

İstanbul’dan iki bayan kardeşimizde birçok alışveriş merkezlerinde, Taksim ve Şişli metrolarında A9 TV broşürü dağıtmışlar.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Şu heyeti hazrayı bir göreyim önce. MaşaAllah. Evin içi kuzularla dolmuş. Melek gibi onlar, maşaAllah. Allah şevklerini artırsın, heyecanlarını artırsın, her yerlerini nur kılsın.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan bir önergede, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin mezar yerinin bulunması istendi.

ADNAN OKTAR: Mezar yerinin bulunması. Bediüzzaman istemiyor mezar yerinin bilinmesini. Ama genel anlamda şehir olarak bilinebilir belki olabilir o. Evet dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry, Mısır’da yaşanan olaylarla ilgili “Müslüman kardeşler Mısır’da devrimi çaldı” sözleriyle bir suçlamada bulundu.

ADNAN OKTAR: Yoğun bir mantıksızlık. Dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Şırnak’ın Cizre ilçesinde PKK’nın sözde asayiş timinden olduğu iddia edilen şahıslar, iki aracı ateşe verdi.

ADNAN OKTAR: Evet bu aralar bir heyecanlanmaya başladı o tipler. Devlette yakından takip ediyordur zannediyorum. Gerektiğinde de karşılığını verirler. Ama tabii eğitimle, asıl eğitimdir. Yapılacak şey; Darwinist-materyalist eğitimin durdurulması, bunun yerine yaratılışın bilimsel delillerle anlatılması, Darwinizmin geçersizliklerini de bilimsel olarak izah edilmesi, o arada da Darwinizmin de detaylı olarak anlatılması.

“Kral Mesih tüm dünyada harekete geçecek ve bazı başka milletler ve bazı başka güçler onun çevresinde toplanacak. 100 yıl devam edecek bu faaliyet” diyor. Tehillim 2/2’ de; “dünyanın kralları toplanacaklar ve yöneticiler Allah’tan ve onun Moşiyah’ından öğüt isteyecekler.” Hz. Mehdi (a.s)’dan, “nasıl yapalım, nasıl edelim?” diye dünyanın kralları, Başbakanları, Cumhurbaşkanları ve yöneticiler” diyor, “Allah’tan ve onun Moşiyah’ından öğüt isteyecekler.” Allah nasıl diyor? Kuran’a göre nasıl? Hadislerde nasıl anlatıyor, ne yapalım?” diye öğüt isteyecekler diyor. “Bundan sonra küçük vav yükselerek birleşecek ve yaşlı olan ruhları yenileyecek. Böylece dünya yenilenecek. Çünkü şöyle yazılmıştır: Allah ellerinin yarattığından hoşnut olacak. Allah’ın yüceliği sonsuzdur.” Allah, insanların ellerinin yarattığından hoşnut olacak anlamında, yani benim anladığım mealen. “Tüm dünya bir olarak birleşecek” diyor. 2012 ve 2013 yıllarıyla ilgili olarak diyor; “dünyanın tüm kralları Roma’nın büyük şehrinde toplanacaklar.” İstanbul’da. Bu Zohar’dan, anladığım.

Ben dinliyorum Didem Hocam. 

DİDEM ÜRER: Japonya’nın Güneyinde deniz alında meydana gelen volkanik patlama yeni bir ada ortaya çıkardı Hocam. “Oluşan kriterin duman tabakasının yanı sıra kül ve kaya parçaları püskürttüğü” söylendi. Adanın kalıcı mı olacağı, yoksa suya mı gömüleceği konusu ise henüz belli değil.

ADNAN OKTAR: Ada muhtemelen erir. Ama hoş tabii.

Hüseyin Buğra Özer; “Hocam, İttihad-ı İslam’ın oluşması için ne yapmamız gerekiyor? Elimizden sadece dua etmek geliyor. Yeterli midir?” Kitap dağıtın kitap, üniversite haline getirin. Kitap verdiğiniz kişi öğrenci olmuş olur. Mesela bir insanın öğrenci mi olmasını istiyorsunuz, İttihad-ı İslam’ın, Kuran’ın talebesi mi olmasını istiyorsunuz? Öğrenciyi okula mı kaydetmek istiyorsunuz? Bir kitap verirsiniz, kitabı aldığında okula kaydolmuş olur ve öğrenci olur o artık. Çünkü o kitabı okuyacak artık o, öğrenecek, vatan sathı mektep olmuş olur. Her kitap verdiğiniz kişi öğrenci olmuş olur. İttihad-ı İslam’ın öğrencisi olur. O da yeni öğrenciler yetiştirecek öğretmen konumuna gelir, kısa sürede. Çünkü kitap okuyan biraz bilgilenince, özellikle yeni öğrenenler, öğretmenlik ruhuna daha yoğun sahip olurlar. Öğretmenlik ruhu onları daha çok sarar. O kitapta okuduklarını hemen anlatmak isterler. Ve o kitaptan hediye de ederler. Veyahut o kitabın tamamını okuyup bitirdikten sonra götürür, o kitabı başkasına hediye eder. Hediye ettiği kişiyi de öğretmen haline getirir. Zincirleme öğretmenler meydana getirmek lazım. Fizik, kimya öğretmeni değil. Hakkı anlatan, Kuran’ı anlatan, iman hakikatlerini anlatan, Kuran mucizelerini anlatan, Darwinizmin, materyalizmin geçersizliğini anlatan öğretmenler. Yoksa, o tarz öğretmen çok zaten. Yani milyonlarca var, öyle bir öğretmen yetiştirmemize ihtiyaç yok. Yani öyle bir öğretmen açığı yok çünkü. Öğretmen fazlalığı var Türkiye’de. Ama Darwinizmin, materyalizmin geçersizliğini anlatan öğretmen yok. Bu az. İman hakikatlerini, Kuran mucizelerini anlatan öğretmen az. Bu tarz öğretmen yetiştirilmesi gerekiyor. En kolayı budur. Ama daha zoru, evinde toplarsın insanları sohbet edersin. Çay verirsin, kurabiye falan dağıtırsın, iman hakikatlerini anlatırsın, Kuran mucizelerini anlatırsın, ahir zamandan bahsedersin, Hz. Mehdi (a.s)’ın alametlerinden bahsedersin, İttihad-ı İslam’ın müjdesini, Hz. Mehdi (a.s)’ın müjdesini, Hz. İsa Mesih (a.s) müjdesini anlatırsın, onların da içi açılır.

Didem Hocam dinliyorum sizi.

DİDEM ÜRER: Hocam, bilim insanları dünyanın yakınlarında olsa, gezegenimizi tamamen yok edebilecek güçte bir gama ışını patlaması görüntüledi. Ölen bir yıldızdaki infilak sebebiyle, daha önce böyle parlak ve yüksek enerjiye sahip ışık görülmemişti. MaşaAllah.

ADNAN OKTAR: Gökten alametler. Bir hadis vardı onu bana getirin. “Gökte” diyor, “alametler olacak, fakat insanlar önemsemeyecek” diyor. Hakikaten tam. “Ahir zaman, Mehdi devrinde olacak” diyor Peygamberimiz (s.a.v.) hadiste. Şaşırtıcı. Yani detaylar detaylar detaylar. Muazzam detay vermiş Peygamberimiz (s.a.v.).

Şeytandan Allah’a sığınırım, Enam Suresi, 83; “Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz senin Rabbin, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.” (En'am Suresi / 83) 2003 ebcedi. Bak diyor ki; “Biz, dilediğimizi” dilediğimiz kişiyi, “derecelerle yükseltiriz.” En yüksek derece ne?  Hateme Veli olmaktır. Velayet yolunda, velayet kolunda Cenab-ı Allah, Hz. Mehdi (a.s)’ı en yüksek dereceyi veriyor. Hateme Veli yapıyor. Ayette ne diyor; “Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz senin Rabbin, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.” Ebcedi de, 2003.

Mesela yine Enam Suresi, 88; “Bu, Allah'ın hidayetidir” Mehdi kökenli kelime. Hidayete vesile edene Mehdi deniyor. “Bu, Allah’ın hidayetidir; kullarından dilediğini bununla hidayete erdirir.” Neyle? Kuran’la. Neyle? Hz. Mehdi (a.s)’la hidayete erdiriyor. Ebcedi kaç? 2024. İslam’ın tam parlak yılları 2024.

Diyor ki rivayette, El Kafi’de; “Gökteki alametlerin açıkça ortaya çıktığını, fakat kimsenin bunlardan korkmadığını görürsün” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), Hz. Mehdi (a.s) devrinde. El Kafi’de 147. hadis. Bak, “Gökteki alametlerin açıkça ortaya çıktığını” alenen, “fakat kimsenin bunlardan korkmadığını görürsün.” Göktaşı yağmuru oldu, göktaşı düştü gördünüz, “göksel harika” diyor. Orada adamlar ölüyor, binalar yıkılıyor, bütün cam çerçeve aşağı iniyor, “göksel harika gördük” diyor. “Ne kadar ilginçti” diyor. Halbuki orada Cenab-ı Allah’ın amacı insanların Allah’tan korkmasını sağlamak, Allah’a dönmelerini sağlamak.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam, Peygamberimiz (s.a.v.) hadisinde; “Biz ehlibeytten, Mehdi dahil hiçbir imam yoktur ki, onun hakkında yazışmalar olmasın. İnsanlar onu parmaklarıyla göstermesin, ona sorular sorulmasın ve suikast düzenlenmesin” diye bildiriyor Peygamberimiz (s.a.v.).

ADNAN OKTAR: Evet, bunun hepsiyle Hz. Mehdi (a.s) karşılaşacak. Suikast de düzenlenecek. İnsanlar onu parmağıyla da gösterecek. Bunların hepsini göreceğiz, inşaAllah.

Didem Hocam buyurun.

DİDEM ÜRER: Az önce okuduğum hadisi yeniden okumak istiyorum, uygun görürseniz.

ADNAN OKTAR: Evet, bir daha oku.

DİDEM ÜRER: “Biz ehlibeytten, Mehdi dahil hiçbir imam yoktur ki, onun hakkında yazışmalar olmasın. İnsanlar onu parmaklarıyla göstermesin, ona sorular sorulmasın. Ve suikast düzenlenmesin.”

ADNAN OKTAR: Bak şimdi kaç madde var Hz. Mehdi (a.s)’la ilgili? Bir; Yazışma olacak. Nerede? İnternette, gazetelerde, orada, burada aleyhine yazılar çıkacak. Bak “yazı şeklinde” diyor Peygamber (s.a.v.), detay veriyor. Halbuki o devir, yazı devri değil, konuşma devri. Ama ne diyor ahir zaman için. “Orada yazışmalar olacak.” İnsanlar yazıyla Hz. Mehdi (a.s) aleyhinde propaganda yapacaklar. Facebook’ta orada burada, internetin her türlü şubesinde, her türlü yolunda, Hz. Mehdi (a.s)’la ilgili aleyhte yazılar olacak. Gazetelerde yine yazılar olacak. Dergilerde aleyhinde yazılar olacak. Her yerde bu yazılarla insanlar karşılaşacaklar. Ve suikastlar olacak Hz. Mehdi (a.s)’a yönelik, Hz. Mehdi (a.s)’ın özelliği. Ahir zamanı o kadar mükemmel anlatmış ki Resulullah (s.a.v.), detay detay detay, maşaAllah.

EBRU YILMAZATİLLA: Bugünkü yayınımız sona erdi. Yarın tekrar aynı saatte buluşmak üzere. Herkese hayırlı cumalar, inşaAllah. 

Masaüstü Görünümü