Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (6 Aralık 2013; 14:30)

(MP4) Video

(MP3) Audio


CEYLAN ÖZBUDAK: Allah hepimize hayırlı cuma nasip etsin, inşaAllah. Canım sevgilimin sürükleyici sohbetine başlıyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tatlı bir yazar daha var, güzel şeker bir şey Ceren Kenar acayip tatlı öyle bir köfte, öyle sevimli bir şey, süper tatlı ya, baya zeki de, müthiş güzel kültürü, maşaAllah.

DİDEM ÜRER: Böyle tartışma programlarına katıldığında çok belli oluyor ahlakı, kimsenin sözünü kesmiyor, kim söz verirse, o zaman konuşuyor.

ADNAN OKTAR: Kuzu gibi acayip şeker. MaşAllah, Allah ömrünü uzun etsin, sağlık sıhhat versin, Allah korusun, inşaAllah.

Şeyh-in Şah, Şeyh Muhammed Nazım Kıbrıs-i El Hakkani El Nakşibendi El Rabbani Şeyhimiz Sultanımız dünya tatlısı Şeyhimiz dün iyiymiş, maşaAllah. Dünya tatlısı Şeyhimizin neşesine çok dikkat etmek lazım, onun hoşuna gidecek her şey yapmak lazım. Avrupa'da Şeyh Efendi var ya, Eşref Efendi o çok güzel huylu bir insan, o mesela onun neşesini biliyor. Şeyhimizin hoşuna gidecek şeyleri çok iyi biliyor, onu mutlu edecek şeyleri çok iyi biliyor.

Şeyh Bahaddin Efendi Hazretleri de öyle, çok şeker o oğlu, acayip mutlu oluyor, çok seviyor onu Şeyhimiz görüyorum. Acayip neşelendiriyor onu açıyor sohbetlerle, şakalarla falan içi açılıyor. Şeyh Bahaddin Efendi'nin Allah ömrünü uzun etsin, o çok mübarek, muhterem bir insan. Bazı kendini bilmezler ileri geri laflar ediyorlar, hasetlerinden. Dünya iyisi bir insan, son derece samimi, munis bir Müslüman, halis bir Müslüman. Sevgisiz insanların, bağnazların ruhu karanlık oluyor, ışığı görse karanlık görüyor, karanlığı görse başka türlü telakki ediyor. Hasta oluyor ruhları Allah ıslah etsin, inşaAllah. Şeyh Bahaddin Efendi Hazretlerine de Allah uzun ömür versin, çok mütevazi, çok mazlum, maşaAllah. Şeyhimizin medarı iftarı baya güzel oluyor yanın da olması maşaAllah.

Evet, Didem Hocam.

DİDEM ÜRER: Dün Başbakan Erdoğan ilim yayma vakfının kırkıncı yılı programında çok güzel konuşma yaptı. Genellikle sizin açıklamalarınıza mutabık bir konuşmaydı. Sizin ifade ettiğiniz şekilde, ilim kurumlarının ticaret alanına dönüşme mantığını eleştirdi. Bazı ifadeleri şöyle;" İlim yayma cemiyetini kutluyorum, gayeleri para kazanmak değildi, makam, mevki şöhret değildi, güç iktidar peşinde koşmadılar, sadece ben demediler, onlar biz dediler” dedi. Ve konuşmasının devamı var istediğinizde.

ADNAN OKTAR: Çok şahane Anadolu delikanlısıdır, Tayyip Hocam çok dürüst tam klasik Müslüman, tam böyle akılcı. Mesela bak bir Başbakan havasında da değil, üslubu hep tam bilinen bir Müslüman ruhunda ve makul tutarlı bir Müslüman ruhunda. Üslubuyla da anlatmak istediğini anlatmış çok güzel anlatmış, halis Müslümanlara karşı, samimi Müslümanlara karşı gönlünde derin bir sevgi var. Ama ne yapsın yani gidip ne güzel faaliyet yapıyorsun devam et diyemez, laik bir sistem olduğu için üslubu ile söylüyor. Ama Müslümanlara karşı gönlü açık, İman edenlere karşı gönlü açık. Mesela Suriye'de Müslümanlar katlediliyor baya canı yanıyor, bas baya bağırıyor kurtaralım diye, bütün dünyayı ayağa kaldırdı, ama adamlar dinlemiyor. Herkes için Filistin için de canı yanıyor, herkes için canı yanıyor yani rahatsız. İsrail'e karşı da şefkatli, sevgi dolu insan. Bak hemen Bakanları çağırdı onlarla görüşecek, konuşacak. Ama şu Marmara olayından dolayı tabii içinde bir burukluk, bir rahatsızlık var makul de bu, ama bir karşıtlık bir öfke onun ruhunda olmaz. Tayyip Hocam, Anadolu'nun saf, tertemiz delikanlısıdır. Efendim millet işte bir kötülük yapacak zannediyorlar, işte vatana, millete. Yok kardeşim, ben anlıyorum onu. O bir politik manevra bazı yaptıkları, siyasi taktik. Yoksa ne Türkiye'nin bölünmesine müsaade eder, ne PKK'nın hainliğine müsaade eder, ne Komünistlerin bölgede konuşlanmasına müsaade eder. Böyle bir şey olmaz ama ince bir politika izlediği görülüyor. Hayret ediyorum, mesela bak sabah baktım yine gitmiş bir yere sabah erkenden.

DİDEM ÜRER: Hocam bugün üç yerde baya bütün Trakya bölgesinde.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, baya bir insan bir kere bir yere gidiyor bir hafta dinleniyor millet.

DİDEM ÜRER: Ve bütün hafta sonu böyle.

ADNAN OKTAR: Allah güç kuvvet de veriyor,  İslam'a Kuran'a hizmette. Şu cemaatlerin desteği de iyi oldu. Morallerini toparlamasına vesile olmuştur. Çünkü hakikaten biraz içerliye bilirdi, hani" ben gençliğimi verdim Allah rızası için bu kadar bu kadar hizmet ettim, bu kadar acı çektim, işler bitince böyle mi olacaktı" diyebilir. Onlara da güzel bir vefa örneği de gösterttiler, orada vefadan bahsediyorlar mesela o çok güzel. Yani biz sana vefada kusur etmeyiz, kılına dokundurmayız gibi bir üslup olmuş, o da güzel. Tayyip Hocam, dürüst delikanlı. Evet, Didem Hocam.

DİDEM ÜRER: Hocam, konuşmasının devamı da baya güzel şöyle söylüyor;" Çok çok çileler çekerek bu günlere geldik, bu günlere ulaşmamızı sağlayan isimsiz kahramanlar yaptıkları hayırdan sonra, sizi biz okuttuk, siz artık bizim neferimiz demediler. İnsanı borsada işlem gören bir meta üzerine yatırım yapılabilir bir finans aracı olarak bundan ne kazanırız hesabına asla girişmediler."

ADNAN OKTAR: Allah Allah, bak ne kadar güzel belayı özetlemiş, hastalığı ne güzel özetlemiş. Çünkü iman zafiyeti imana ağarlık vermeyip de ticarete ağırlık verdin mi? Paraya çıkara ağırlık verdin mi? İman unutuluyor. O zaman ne İttihad-ı İslam önemli oluyor, ne Hz. Mehdi (a.s)'ın çıkışı önemli oluyor, ne Hz İsa Mesih (a.s)’ın inişi önemli oluyor, hemen hemen hiç bir şey önemli olmuyor. Varsa yoksa para doldur çantayı. Nezaketi ile çok iyi anlatmış, güzel olmuş. Evet, devam et.

DİDEM ÜRER: Şöyle diyor Hocam," o hayırseverleri bir Allah biliyor, bir de sadece kendileri birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var” dedi. “Ehemmiyet, sayı değil, kehviyet önemlidir” diye bir kaç kerte vurguladı.

ADNAN OKTAR: Bak haftalardan beri vurguladığım sözün aynısı, yani benim konuşmalarımın özeti olmuş, güzel.

DİDEM ÜRER: Ve şöyle söyledi Hocam, “bir tek kişi gelir tarihin akışını değiştirir” dedi.

ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah, Allah söyletiyor, maşaAllah. Ama Tayyip Hocam da yani ahir zamanın mühim şahıslarından birisi, yani yüz elli yıllık iddia edilen Ergenekon terör örgütü yani bu tepmez, devrilmez görünen bir örgüt. Ödü kopuyordu milletin. Allah'a sığındı, “ya Allah Bismillah” dedi. Vurunca balyozu ne tuğla kaldı, ne duvar. Her şey un ufak oldu, işte bu kadar. Büyük beladan millet kurtuldu. İyi çok güzel olmuş, maşaAllah, güzel, Tayyip Hocam maşaAllah, iyi gidiyor yani böyle ben bakıyorum da her şeyi bir dengeliyor. Yani böyle endazesiz ölçüsüz giden pek bir şey olmuyor.

DİDEM ÜRER: Evet, şeyde ısrarla vurguladı Hocam, "Yetmiş altı milyonun hepsinin Başbakanı olduğunu, biz sadece bize oy verenleri alıp, oy vermeyenleri arkamızı dönmüyoruz dedi hepsine hizmet ediyoruz."

ADNAN OKTAR: O çok güzel çok güzel hep hayır oldu, hepsinde hayır olur inşaAllah. Dürüst gidiyor yani İttihad-ı İslam’ı böyle candan desteklediği müddetçe. Mehdiyet’i böyle desteklediği müddetçe, Hz. İsa Mesih'in inişini canı gönülden arzu ettiği müddetçe, samimiyetini böyle devam ettiği müddetçe sırtı asla yere gelmez, sağlığına da bir şey olmaz. Bazı tipler nasıl vicdandır bu, nasıl vicdandır yok kanser şurasına sıçradı. Kanser seni sarıyor o ara seni, seni sarıyor haberin yok, onu diyenleri sarıyor. Hiç bir şey de yok aslan gibi Tayyip Hocam hiç bir şeyi yok.

DİDEM ÜRER: Hocam, dünde günü birlik gidip gelmiş oradan bu üç konuşma.

ADNAN OKTAR: Ne kadar bozuk bir hareket, ölümünü beklemek ne kadar acımasız haller ya. O kötü zannın seni kuşatıyor haberin olmuyor, sonra haberi geliyor bakıyoruz o, giden o olmuş. Tayyip Hocam'ın daha vazifesi var burada, dünyada işi var. İşini bitirmeden hiç bir yere gitmez Allah'ın izni ile. Ne hükümetten gider, Cenab-ı Allah'ın onun canını alacağı vakit var. Görevi biter, çalışmaları biter, artık bir rahata erer. Cenab-ı Allah gel seni daha rahat bir yere alayım der. Alır götürür cennetine, inşaAllah, Allah’ın izniyle. Ben öyle düşünüyorum, inşaAllah. Ama tabii muhalefette gerekir, muhalefet olmadan tehlikeli olur. Yani mutlaka muhalefet gerekir. Yani MHP’nin muhalefeti önemli, CHP’nin muhalefeti önemli bu dinamizm getirir, kafalarını açar. Hizmet aşkını artırır. Hata kusur tespitini kolaylaştırır. Teyakkuzu ve dikkati artırır. Öbür türlü bir rehavet oluşabilir. Yani tehlikeyi insan göremeyebilir. Aman diyorlar mesela şurada tehlike var. MHP sürekli diyor; “aman aman aman tehlike var” daha dikkatli olurlar, daha özenli olurlar.
Risale-i Nurdan dinleyelim biraz, devam edelim, inşaAllah.

VTR

MEHTAP HANIM: Ruhum, bir tanemle birlikte devam ediyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Didem Hocam, dinliyorum seni.

DİDEM ÜRER: Hocam kardeşlerimizin faaliyetlerinden okuyacağım, inşaAllah. Kardeşlerimiz 4 Aralık Çarşamba günü Bursa’da bir araya gelip sohbet etmişler. Dün Ankara Cebeci tren istasyonu çıkışında 500 adet A9 Tv ve yaşayan fosiller broşürü dağıtmışlar. Kayseri’den kardeşlerimiz ev sohbeti yapmışlar ve ayrıca iş yerlerine 70 adet kitap dağıtmışlar. Geçtiğimiz Pazar günü kardeşlerimiz 700 adet broşür dağıtmışlar.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, Allah ne güzel yemek göndermiş onlara. Ne güzel insanlar bunlar. Ah severim ben onu, yaklaştır bakayım sen. Şekerliğe ballığa bak, birde bunlar böyle puding gibi bir şey kokuyorlar ya. Çok tatlılar. Öbür bir tane daha vardı. Bir daha getir resmini göster ufaklığın. Bak tatlılığa bak tatlılığa. MaşaAllah elhamdülillah, çok güzel kardeşlerimize Allah hidayet nasip etsin. Hz. Mehdi (a.s)’a, Hz. İsa Mesih (a.s)’a talebe etsin. Şahane bayağı güzel.

DİDEM ÜRER: Hocam Arap dünyasının en iyi İngilizce gazetelerinden birinde sizin en acil ihtiyaç Müslümanların birliğidir başlıklı makaleniz yayınlandı. Makalenizde “Müslüman dünyası için İslam birliği kurmanın son derece gerekli olduğundan” bahsederek, İslam dünyasında yaşanan acıların ancak  İslam Birliği’nin kurulması halinde son bulacağını” söylüyorsunuz ve makalenizde yapılan çok sayıda olumlu yorumlar son iki günde gazetede yayınlandı.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, ama gazetenin ismini söyleyemiyoruz.

DİDEM ÜRER: Evet onun için.

ADNAN OKTAR: Allah Allah, bu RTÜK ne güzel bir şeymiş ya, maşaAllah. İnsanın içi açılıyor duydukça!

Peygamberimiz (s.a.v)’den hadis; “üç alametin ardından” diyor “İmam Kaim (Hz. Mehdi (a.s)’ın) çıkışını bekleyin” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Bu alametler nelerdir ya Resulullah?” diyorlar. “Suriyelilerin karşılıklı anlaşmazlıkları” diyor. Bak bak mucizeye bak. “Horasan’dan siyah bayrakların çıkması” işte Afganistan Talikan tarafından o taraflardan, o bölgeden siyah bayraklılar, hakikaten bayrakları siyah, yani orada mücadele edenlerin hep bayrakları siyah. “Ve ramazan ayında korku” biliyorsunuz Suriye’de ramazan ayında muazzam çatışmalar oldu. Muazzam vahşet sergilendi. Mesela o kullanılan bayraklardan bir tanesi, siyah bayraklardan bir tanesi. İsmini vermeyeyim, mesela burada görülüyor. Evet, aynı bu renkte.

DİDEM ÜRER: Hocam yazınızın çıktığı Arap gazetesinin adı; Arap Arab News, onu söyleyebiliyormuşuz.

ADNAN OKTAR: Diyebiliyormuşuz, o çok iyi maşaAllah.

“Kuran’dan ayetler okuyup, malı yığıp biriktirenleri kötülüyorsunuz” diyor.  Allah kötülüyor, ben kötülemiyorum ki. Mal dağıtılacak, Allah yolunda harcanacak. Biriktirip ne yapacaksın? Ne işine yarar? Harcarsan hareketlenir ve daha zengin olursun, daha güzel olursun. Dünyada da ahirette de rahat edersin.

“Arslanlar arslanı, siyahları çekmiş yakışıyor yine, maşaAllah. “Münafıklar halden hale giriyordur şimdi” diyor. “Saçlarda muhteşem Hocam” diyor, maşaAllah. Her şey, her tezahür, her görüntü, Cenab-ı Allah’ın tecellisidir.

“Hocam bizim köftelerle sizi izliyoruz, duanızı bekliyoruz” diyor. Hasan Canoğlu, Gaziantep’ten. Bakayım. Şu köfteleri bir yaklaştır, teker teker ben bir göreyim. Bak babalarına da bayağı benziyorlar. MaşaAllah elhamdülillah. İyi çok güzel.

Didem Hocam biz gidelim, yarın gelelim, inşaAllah.

Masaüstü Görünümü