Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (3 Ocak 2014; 10:30)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BERİL KONCAGÜL: Canım sevgilimle programımıza başlıyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Didem Hocam buyurun.

DİDEM ÜRER: Hocam, Hüseyin Gülerce Hocamız'ın bugün bir yazısı vardı, şöyle söylüyor: "Allah'tan gelene ferman diye bakar boynumuzu bükeriz. Ancak ülkemiz zarar görecek, Müslümanlığımız yaralanacak, itibar kayıpları yaşanacak, birde mütedeyyin kitle arasında bugüne kadar Selçukludan beri, Osmanlıdan beri hiç yaşanmamış ayrılık yaraları açılacak, şimdi imtihanın büyüğü başlıyor" diye söyledi.

ADNAN OKTAR: Çözüm ne, onu söylesin Hoca. Şahs-ı manevi çözemiyor bu işi, demek ki Mehdiyet çözecek. Şahs-ı manevi işte bunu yapıyor, böyle bir sistem meydana getiriyor. Mehdiyet'te böyle bir şey olmaz; tek bir akıl, tek bir vicdan, bütün Müslümanlar tertemiz bir vicdanla ittifak etmiş oluyorlar. Öbür türlü kargaşanın önü sonu gelmez anlaşılmayacak gibi değil. Tabii her şeyi Allah bir hikmetle yaratıyor, bir hayırla yaratıyor.

Evet, ben dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam, yazısına şöyle devam ediyor: "Eğer böyle bir çete varsa, hukukun önüne çıkarılması gerektiğini söylüyor. Ancak bunu yaparken koskoca bir camianın zan altında bırakılıp hedef gösterilmesi siyasi bir intihar olur diye ifade ediyor. Ne ibretlik bir durum ki, cemaat muhafazakar, demokrat bir iktidar döneminde hırpalanıyor. Ne ibretlik bir tecelli ki Hoca Efendi'nin avukatı aynı anda hem Mehmet Ali Şahin'e, hem de terör örgütünün Kandil’deki başı Cemil Bayın iftiralarına aynı anda cevap veriyor" yorumunda bulunuyor.

ADNAN OKTAR: Tamam, güzel de sen İttihad-ı İslam'ı reddedersen, Hz. Mehdi (a.s)'ın gelişini reddedersen, Hz. İsa Mesih (a.s)’ın inişini reddedersen, bu Allah'ın zoruna gider. Sonucunda Cenab-ı Allah tabii her yere gücü yetendir. Dolayısıyla uyarıyor ümmeti: "Eğer ittifak etmezseniz, bir liderin etrafında birleşmezseniz sizi helak ederim diyor, birbirinize düşersiniz, gücünüz gider, kuvvetiniz gider. Ama öbür türlü; zafer veririm, nusret veririm, güzellik olur, hakimiyet olur" diyor. Birinden birine Müslümanlığı seçecekler.

DİDEM ÜRER: Yazısını şöyle bitirmiş Hocam: "Tüm bu olaylardan milletimiz ve devletimiz güçlenerek çıkacaktır" yorumunda bulunuyor.

ADNAN OKTAR: Tabii ki her şeyde bir hayır var, Mehdiyet'in bir aşamasındayız. Demek ki şahsı manevi insanı böyle çıkmaz sokağa götürüyor, fitneye götürüyor, ızdıraba götürüyor, açmaza götürüyor. Ama İttihad-ı İslam, Mehdiyet; berekete, bolluğa, güzelliğe götürüyor, Allah bunu gösteriyor.

DİDEM ÜRER: Başbakan Erdoğan, 2013'de yurt dışı ziyaretlerinde, dünyayı altı defa turlayacak kadar yol kat etmiş.

ADNAN OKTAR: Evet, maşaAllah.

Şeyh Muhammed Nazım Kıbrısi El Hakkani El Nakşibendi El Rabbani Sultan-ül Arifin Şeyhimiz dün iyiymiş, maşaAllah. Bir de bizim çocuklar Şeyhimizi ziyarete gitsinler. Bugün Cuma, yarın gidebilirler. Ama yine de bir sorsunlar Şeyhimize. Olmazsa Pazartesi günü gitsinler, ama oluyorsa yarın da gidebilirler, inşaAllah. Şimdi sorsunlar, olursa yarın sabah gitsinler, inşaAllah.

DİDEM ÜRER: Hocam, Mehmet Fırıncı Ağabey; “Başbakan Erdoğan ile bir masa başında yayınlanan fotoğrafın 2012 yılına ait olduğunu” söyleyerek, "o görüşmede üstadın üç hayalini Başbakan Erdoğan'a ilettiklerin açıkladı. Din ilimleriyle, fen bilimlerinin birlikte okutulacağı üniversiteler açılması, Ayasofya'nın tekrar camii olarak ibadete açılması ve Risale-i Nur’ların Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından neşr edilmesi "talebini dile getirdiğini anlattı.

ADNAN OKTAR: Tamam, gayet güzel. Üstadımız da Adnan Menderes’e mektup yazıyordu. Risale-i Nur’ların neşr edilmesini söylüyordu. İşte, “eğer Kuran'a göre hareket edersen, Risale-i Nur ruhuna göre hareket edersen, Allah seni kurtaracak” diyordu, “öbür türlü felakete gideceksin” diyordu. Adnan Menderes dinlemedi. Ama Tayyip Hocam sever, Bediüzzaman’ı da sever, Risale-i Nur’u da sever, Müslümanları da sever. Ama Tayyip Hocam'a biraz baksınlar, çok yoruluyor.

Yarın sabah gidelim, iyi tamam. Bir de Şeyhimize hizmet edenler geçen sefer de söyledim, bizim Şeyhimiz çok ince bir insan, hassas bir insan yani ufacık bir şeye bile önem verir ve mutlaka onu değerlendirir. Hizmette fütur, Allah vermesin mesela bıkkınlık gibi. Ayette diyor ya, şeytandan Allah'a sığınırım, “öf bile demeyin. Anneleriniz, babalarınız sizin yanınızda yaşlılığa eriştiklerinde, onlara öf bile demeyin" diyor Cenab-ı Allah. Yani hizmeti; sevinçle, neşeyle, huzurla yaptıklarını göstermeleri lazım. Şeyhimiz Kıbrıs'ın bereketi, güzelliği. Bak o olmadığında, Kıbrıs batar Allah esirgesin, ben söyleyeyim, manen batar Allah vermesin. Kıymetini iyi bilsinler, dergahtaki kardeşlerimiz de çok iyi değerini bilsinler. Dünyanın güneşi Şeyhimiz, değerini çok iyi bilecekler. Hürmette, nezakette, adapta, edepte en ufak bir hata olmaması lazım Şeyhimize karşı, inşaAllah. Herkes sözüne, lafına dikkat edecek konuşurken, nezakete dikkat edecek, hizmette de titizliğe son derece dikkat edecek. O zaman çok fazla sevap alır. Benim Şeyhim bütün ömrünü İslam'a, Kuran'a adadı. Ta çocukluğundan itibaren, bak yetmiş yıldan beri “Hz. Mehdi (a.s)’ı bekliyorum” diyor ve “inşaAllah göreceğim” diyor. Canım benim, maşaAllah dünyalar tatlısı.

Evet, dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam, bir resim göstermek istiyorum. Kerkük Valiliği’nin kapısı bu, Türkçe tabelada yazıyor "Kerkük Valiliği" diye ve aynı zamanda da önünde Türk bayraklı koruma var. Bu Hakan Fidan vesilesi ile olmuş, o yüzden herkes tebrik ediyordu Hakan Fidan'ı böyle bir şeye vesile olduğu için.

ADNAN OKTAR: Hakan Hocam, yaman delikanlıdır, ta başında söyledik; koç yiğittir dedik, vatan severdir dedik, güvenilirdir dedik. Ne dediysek, o. Öyle delikanlı çok nadir gelir. Türklük aleminde, İslam aleminde çok güzel, faydalı faaliyetleri var. Fakat bazı hasetler içine sindiremiyor bunu, ama millet olarak herkes Hakan Fidan'ı sever, gizli kahramandır o, aferin.

"Bir süredir Milli Görüş ve AK Partili gençler ortak çeşitli illerde her sabah namazından sonra İttihad-ı İslam için dua ediyorlar" Aferin canlarıma. "Sabah namazında buluşmaya devam ediyorlar. Elazığ İzzet Paşa Camii’nde toplanan gençler İttihad-ı İslam için dua ettiler" diyor. Göreyim bakayım. Aferin, aferin benim canlarıma, maşaAllah, elhamdülillah. Başka ne var?

DİDEM ÜRER: İki tane yaşlı, çok tatlı bir nine ve dede vardı, evleri yanmıştı. Onlara yardım fonu açılmış. Bir banka hesabında doksan milyar kadar para toplanmış. Fakat onlarda bu para bize yeter artık başka para yatırmayın diye basına çıkıp bilgi verdiler, çok tatlılar.

ADNAN OKTAR: Şekerliklerine bak. Bakayım var mı resimleri? “Bu yardımlar yeter artık göndermeyin.” Ama ikisi de çok sevimliler, maşaAllah.

Didem Hocam ben gidiyorum, yarın görüşürüz, inşaAllah. 

Masaüstü Görünümü