Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (19 Ocak 2014; 15:30)

(MP4) Video

(MP3) Audio


MEHTAP ŞAHİN: Yakışıklı sevgilimin sohbetine başlıyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Evet, Didem Hocam.

DİDEM ÜRER: Hocam, dün “#YermükeAcilYardım” etiketi başlatmıştınız ve kısa sürede dünyada ve Türkiye’de listeye girmişti. Hemen ardından da Sibel Eraslan da Star Gazetesi’ndeki bugünkü yazısında Yermük’e yardım çağrısı yaptı. Yeni Şafak Gazetesi de etiketin ardından Yermük hakkında detaylı bir haber girerek yardım çağrısında bulunda. Aynı zamanda Time Türk’de sosyal medyada başlatılan bu etiketin etkisinden bahsetti. Ve herkesi yardıma çağırdılar, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Etiket kaçıncı oldu? Bir numara da oldu değil mi? Bakayım. MaşaAllah. “#YermükeAcilYardım” güzel. Çünkü orada kardeşlerimiz yerden ot toplayıp, onu kaynatıp çocuklara yediriyorlar. Ne kadar devam edebilir bu, düşünün. Müthiş bir vahşet var. O Hoca Efendi de “hiçbir şey yok” diyor. Orada ot kaynatıyor kadınlar. Çocuklara onu yediriyorlar artık. O da “hiçbir şey yok” diyor, gayet sakin. Suriye’de kan gövdeyi götürüyor. Artık çocuklar açlıktan ölüyorlar. Varil bombalarıyla yakılıyorlar, yıkılıyorlar, mahvediliyorlar. “Hiçbir şey yok” diyor. Irak’ta kan gövdeyi götürüyor. Afganistan yerle bir olmuş vaziyette. Uzak Doğudaki Müslümanlar artık tahayyül edemiyoruz durumlarını.  Yani Doğu Türkistan, yani tahayyül edemiyoruz, düşünemiyoruz dahi.

“Öncelikle iyi yayınlar. Çok güzel ve her insanın İslam ahlakı üzerinde hassasiyet göstermesi gereken konuları konuşuyorsunuz. Bu yüzden tebrik ediyorum, maşaAllah. Bir sorum olacak size; Dabbetü’l arz tam olarak nedir? Topraktan mamul ve konuşan olarak açıklanıyor. Ahir zamanda çıkacağı söyleniyor. Benim merak ettiğim, pozitif bir şey midir? Yoksa negatif bir şekilde insanla bağlantısı olacak bir şey midir? Soruma aydınlık getirirseniz çok sevinirim. Allah sizden razı olsun” diyor. İşte anlatmıştık Dabbetü’l arzı biz. “Dabbetü’l arz bilgisayardır” dedik. Çünkü ne diyor hadiste; “Dünyanın her tarafına sesini işittirir” diyor Dabbetü’l arz. “Yerin ve göğün her yerine işittirir. Bir adımda 7000 kilometre kadar yol alır” diyor. Yani 7000 fersah gibi bir şey. Bu nedir? Havada karada herkese sesini işittiriyor ve Allah’tan bahsediyor. “Ve görünümü insan görünümündedir ve sakallıdır” diyor. Hz. Mehdi (a.s) televizyondan, radyodan konuşacak. Bilgisayardan insanlar onu görecek. Onun sakalını da görecekler, vücudunu da görecekler, yüzünü de görecekler. İnsanlara hitap edecek. “Tükellimun” diyor ayette. İnsanlara hitap eder. “Tükellimun nas” diyor hatırladığım kadarıyla. Nas’a,  İnsanlara hitap eder. Şu anda da televizyondan, radyolardan insanlara hitap oluyor. Müslümanlara hitap ediyor. Ama Hz. Mehdi (a.s)’ın hitabına işaret ediliyor orada. Çünkü “sakallı” diyor. Sakallı, bir insan ve yüzünden bahsediyor zaten. Demek ki sadece büst olarak görünecek, konuşacak. Tabii boydan demiyor. “Yüz” diyor. Ve “insanlara hitap eder” diyor. Ve “Dabbetül arzın yerin altında da bağı olur” diyor. Yani “bir ağaç dalı gibi, ağaç kökü gibi, bütün yeryüzünü kaplar” diyor. Hakikatten internet ağı toprak altından, deniz altından. “Denizin altında da olur” diyor zaten. “Denizin altında da ağlarını örer” diyor. Bu nedir? Ve “yerden mamul” diyor. Bakıyoruz bilgisayara nerden mamul. Alüminyum. Yerden, bakır, kobalt, çinko kullanılmış. Silisyum kullanılıyor. Hepsi yer, yerden mamul. Ve tek özelliği insanlarla konuşması ve kıpırdanması. Dabbe, debib, debelenme hareket etme. Gözle görülmeyecek kadar küçük şeylerin hareketine deniyor. Debib, debelenme. Televizyona, internete baktığınızda, yakından baktığınızda çok küçük noktaların hareketinden görüntünün oluştuğunu görürsünüz, değil mi? Açın, bakın sözlükte, Debabe, dabbe, gözle görülmeyecek kadar küçük şeylerin hareketi için denir aynı zamanda. Hareket eden şey anlamındadır. Ama gözle görülmeyecek kadar küçük hareket eden şey anlamına da geliyor. Ufak şeylerin hareketi. Bu yönden de tam mutabık. Ve “her türlü renk mevcuttur” diyor. Televizyona baktığımızda her türlü renk mevcut üstünde. Oradan anlıyoruz ki bilgisayarın Hz. Mehdi (a.s) döneminde çıkacağını söylüyor Peygamberimiz (s.a.v.) ve Hz. Mehdi (a.s)’a yardımcı olacak bir varlık olacağı anlaşılıyor.

“Maide 51’i açıklayın, Hristiyan ve Yahudileri dost edinmeyle ilgili” diyor. “Yazık size “ diyor Mücahit. Yani Yahudi ve Hristiyanları dost ediniyorsunuz. O yüzden de yazık” diyor. Peki, sen tek bir ayetle nasıl Müslüman oluyorsun. Mesela bu Maide 51. 6666 ayet var. Bir tanesi onu ilgilendiriyor o kadar. Öbür ayetler niye seni ilgilendirmiyor? Öbür ayetlerde de “evlenin” diyor Allah ehli kitapla. O ayeti kabul etmiyorsun. O zaman dinsiz olursun. Aklına başına al. “Yemeklerine gidebilirsiniz” diyor Allah. “Yemeklerini yiyebilirsiniz.” (Maide Suresi, 5) Ve “müşrikleri güvenlik içinde bir yerden bir yere ulaştırın” (Tevbe Suresi, 6) diyor Allah  “canınızı tehlikeye atarak ulaştırın. Onların güvenlik içinde olduğunuzu anladığınızda geri dönün” Müşrik, müşrikin canını korumak için kendi canınızı ortaya atın, tehlikeye atın” diyor Allah. Sen diyorsun ki; “Hristiyan ve Yahudilere dost edinme ayeti” Kardeşim Hristiyan ve Yahudileri dost edinme ayetini sen anlamıyorsun ki orada neyi kastettiğini. Müslümanlığın, İslam’ın hükümleri varken Allah Hristiyan ve Yahudi inancına göre hareket edemezsiniz” diyor onu söylüyor. “İslam’ın, Kuran’ın menfaatlerine göre hareket edeceksiniz” diyor. Yani muharref Tevrat’a, muharref İncil’ e göre yanlış hükümler, yanlış uygulamalar yapmayın. Anlamı budur.

Şimdi ne yapıyoruz?

DİDEM ÜRER: Risaleler’den izleyelim.

ADNAN OKTAR: Risaleler’den inşaAllah.

VTR

MERVE BÜYÜKBAYRAK: Bugünkü yayınımız sona erdi. Yarın, inşaAllah yeniden görüşmek üzere. Allah herkese hayırlı akşamlar nasip etsin. 

Masaüstü Görünümü