Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (5 Şubat 2014; 22:30)

(MP4) Video

(MP3) Audio


EBRU ALTAN: Dünyanın en yakışıklısı aşkımla güzel sohbetimize başlıyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Allah Cemal ismiyle tecelli ediyor. Her yerde tecelli eder Cenab-ı Allah. “Her an bir iştedir” diyor Allah ayette, her an bir tecellidedir yani her an yaratır, maşaAllah.

Didem Hocam buyurun.

DİDEM ÜRER: Yalçın Akdoğan “paralel yapının yurt dışında iki konuda propaganda yaptığını” iddia etti. “Birincisi, AK Parti'nin El Kaide gibi terörist örgütlere yardım ettiği. İkincisi, Siyasal İslam'ı temsil eden AK Partiye karşı ılımlı İslam kanadının bir mücadele içinde olduğu. Dolayısıyla batılıların AK Parti radikal köktenci demokrasi kabul etmeyen ve silahlı yapılardan yana gibi algıladıklarını ve paralel yapının da kendisini de bu yapıyla mücadele ediyor gibi tanıttığını” söyledi.

ADNAN OKTAR: Hepsinde bir hayır var, o kadar kafalarına takmasınlar. Bu tip bir muhalefet de gerekir. Bir dini anlamda eleştiri yapan, siyasi anlamda eleştiri yapan bir muhalefet gerekir. Hükümeti devirmeye yönelik olmadıktan sonra istediğini konuşsun bu hükümete fayda getirir, eleştiri hükümeti açar. Hükümette de öyle olmadığını vurgulayacak tavırlar koyar ve dolayısıyla bir mükemmelliğe ulaşılır. Öbür türlü hükümet belki bağnazların baskısı altına da girebilir. Bağnazlara karşı elini de güçlendirmiş oluyor hükümetin bu tip üsluplar.

DİDEM ÜRER: Hocam, Mümtazer Türköne az önce bir kanalda "AK Parti'nin kapatılması gerektiğini" anlatmış.

ADNAN OKTAR: Niye kapatılsın AK Parti? Demokrasinin bir kere bununla alakası yok, fikir özgürlüğüyle alakası yok. İstediğin gibi eleştir ama parti niye kapansın? O zaman o da seni kapatalım der, olur mu öyle şey. Senin gazeteni kapatalım der, derneğini kapatalım der. Kapatmayla olmaz, bilakis açacaksın, bilakis özgürleştireceksin, istediği gibi konuşsunlar. Hükümeti de istediği gibi eleştirsinler, eleştirmede bir mahsur yok. Ama böyle yıkıcı, yakışıksız üsluplar ve eylemler anormal. Buna tedbir alındıktan sonra ki, hükümetin gücü yeter buna, istediğini konuşsunlar.

DİDEM ÜRER: Gerekçe olarak şunu söylemiş Hocam kendi mantığına göre: "Gülen cemaati dışında şu an sivil İslam'ı temsil eden Türkiye'de hiç bir cemaatin kalmadığını, tüm cemaatlerin AK Parti'ye biat ettiğini, dolayısıyla Gülen cemaati dışında hiç bir cemaatin sivil olarak doğru temsil etmediğini İslam'ı” şu an söylemiş. “Erbakan da tüm cemaatleri toplayıp biata almıştı, Başbakan da biat alıyor geriye gülen cemaati dışında hiç bir cemaat kalmadı" demiş.

ADNAN OKTAR: Ne biat alacak? Bizim tanıdığımız bütün cemaatler, bütün gruplar İslam'a, Kuran'a yakın diye, İslam'a, Kuran'a hizmet ediyor diye Tayyip Hocam'ı destekliyorlar. Bir de anarşi terör yok işte ekonomi rayında gidiyor, o yüzden destekliyorlar. Yoksa hiç bir zaman için biat mantığıyla yaklaşmadılar. Daha önce Turgut Özal'a biat mı emişlerdi? Herkes Turgut Özal'ı destekliyordu. Demirel'e biat mı etmişlerdi? Nurcular geniş çaplı Demirel'i destekliyorlardı nurlu Süleyman diye. O biat değil ki çünkü Demirel çok iyi kolluyordu Müslümanları, nur talebelerini de çok iyi kolluyordu. Kim demokrasiye hizmet ederse, özgürlüğe kim hizmet ederse ona destek olunur biat miat diye bir şey yok. Ben mesela AK Parti'yi destekliyorum ama benim mesela arkadaş çevremde MHP'li olanda var, CHP'li olan da var bizim çocuklarda, Büyük Birlik Partili olanda var hemen hemen her partiyi destekleyen insanlar var benim çevremde. Ama ben kendim AK Parti'yi destekliyorum. Konuştuğumda da bir şey anlattığımda da kendi adıma söylüyorum. Çünkü benim arkadaşlarımın her birinin ayrı görüşü var, tek bir görüş olmaz. Mesela bir kısmı CHP'yi destekliyor, MHP'yi destekleyen baya var aramızda yani ülkücü tabanlı diyelim yahut meşrepli. Büyük Birlik Partiye destek olan, seven çok fazla kardeşimiz var. Dolayısıyla ben bir görüş belirttiğimde kendi görüşümü belirtmiş oluyorum, kendim adıma da biat etmiş falan da değilim. Daha iyisini getirin göstertin onu destekleyeyim. Yeni bir parti kurarsın muazzam bir kadrosu hakikaten aktif, faydalı bir şeydir. AK Partiden daha iyi olacağına inanırsam onu desteklerim. Ama Tayyip Hocam'a da vefasızlık etmem. Yazık, günah yani bunca senelik emeği var. Onun da mesela cumhurbaşkanı olarak görevini devam ettirmesini isterim.

"Hocam, İran’da sizi zevkle takip ediyorum. Mümkünse sizi ziyaret etmek istiyoruz." İnşaAllah.

"Sevdiren Allah’tır. Bütün güzellikler Allah'a aittir, maşaAllah ne güzel söylediniz Hocam" diyor. Genellikle partilerle ilgili yahut sevgilerle ilgili ifadeler kullanmışlar.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam, Afganistan'da hazırlanan yeni bir kanuna göre eşlerini, çocuklarını ve kızlarını döven erkekler herhangi bir cezayı yaptırımla karşılaşmayacak ve bu şiddete karşı tanıklık yapılamayacak.

ADNAN OKTAR: İşte tamam rezaletin yeni halkaları tamamlanmış oluyor. Adam çekip vuruyor, kadınları sokakta paramparça ediyorlar, muhatap dahi olmuyorlar. Çok korkunç bir şey bu Allah vermesin. Mehdiyet devrinde böyle bir şeye tahayyül dahi edemezler tahayyül. İnanılır gibi değil ne cesaret.

DİDEM ÜRER: Hocam, sonrada Amerikalı general zevk aldığını anlatmıştı böyle insanları öldürmekten.

ADNAN OKTAR: Kardeşim müthiş bir nefret oluşturmak istiyorlar ve hakikaten oluşturuyorlar. Hep adam dövmek, kan, kafa atmak, saldırmak Ortadoğu'nun ana özellikleri. Büyük bölümü böyle Ortadoğu'nun assın, kessin bu müthiş bir zulüm ruhu. İnsan fıtratında vardır müthiş tiksinir böyle bir şeyden çok rahatsız olur. Sevgi güzeldir, barış güzeldir, kardeşlik güzeldir, dostluk güzeldir. Mesela kediler bile boğuşuyor, hayvanlar mesela filmlerde göstertiyorlar televizyonlarda kaplanlar, aslanlar boğuşuyor insan irite oluyor çok rahatsız oluyor. Hayvan da bile çok kötü görünüyor, insan için müthiş bir rezalet.

Evet, dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Şamil Tayyar, kendisi dahil pek çok millet vekili istifa için baskı yapıldığına dair bir açıklama yaptı. Kendisini bu konuda arayanlar oluyormuş ve birçok milletvekili de aradıklarını söylüyorlarmış. Yapılan konuşmalarda "Bu kavganın içinde olmayın bu hükümet gidecek. Gittiği zaman hep beraber altında kalırsınız. Savaşın dışında kalırsanız kazanan olursunuz" gibi telkinler veriyormuş konuşmalarda. Ayrıca borcu olanların istifa ettiği takdirde borcunun ödenmesi gibi sözler de veriliyormuş.

ADNAN OKTAR: Boş laflar onlar, halkın desteği önemlidir. Halk destekliyorsa, istifa etse ne olur? Yenileri gelir yeni seçimde doldururlar meclisi, öyle şey olmaz. Halk ne istiyorsa öyle şekilde olur. Tayyip Hocam'ı da tedirgin etmek için bunları yapıyorlar benim kanaatim. Biraz sabırlı olsunlar seçimlere kadar. Bir de karşılığı ne yapacaklarını da söylemiyorlar, onu söylese o tamam siyaset için düşünülebilir. Kardeşim dersin o parti olmasın şu parti olsun, onu de bir boşluk meydana getiriyor. Sadece hükümet gitsin sonra ne olsun? Sonrası yok diyor, sonrası boşluk olmaz öyle şey. Ama her zaman her şeyde hayır olduğunu hiç bir zaman unutmamak lazım. Cenab-ı Allah dünyayı öyle atıl tutmaz, devamlı hareketlendirir, canlandırır. Hep atak vardır, hep heyecan vardır, bunu yapıyor Cenab-ı Allah, yapar da bundan sonra ad böyle olur, inşaAllah.

Dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam, Azerbaycan'dan bir kardeşimiz Beylagan, Horadıs, Füzuli ve Hocavend şehirlerinin valilerine, Belediye Başkanlarına, polis müdürlüklerine, mahkemelere, Yargıtaylara, iktidar partisi başkanlarına çeşitli kitaplar hediye etmiş, maşaAllah. Ayrıca bu şehirlerin hastanelerine, otellerine, spor komplekslerine, okullara, müzelere, mescitlere, kütüphanelerine ve birçok devlet dairesine de kitap dağıtımı yapmış. Elazığ'da kardeşlerimiz Süryani kilisesine kitap hediye etmişler ve Elazığ'da halka çok sayıda A9 ve Çözüm İslam Birliği broşürü dağıtmışlar. Bugün Ankara'da kardeşlerimiz Sıhhiye’de kitaplardan dağıtmışlar. Bugünde iki kardeşimiz taksimde otellere ve turistlere otuz beş adet İngilizce kitap hediye etmiş.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, otuz beş kitap, otuz beş bin kişiye etki eder. O turistler gelip gidip okuyacak, o okuduğunu ona anlatacak iki satır bile olsa, aklında kalır. Azeri kardeşlerimizde hükümete destek olsunlar. Hükümet ve hükümetin başında olan rical, samimi insanlar Azerbaycancı modern Kuran anlayışındaki İslam'a çekiyorlar o yönüyle destekte fayda var.

DİDEM ÜRER: Hocam, ayrıca kardeşlerimiz bu gün Niğde'de CHP il başkanı Ünal Baykan beyefendiye kitap hediye etmişler ve Atatürk hakkındaki anlatımlarınızdan bahsetmişler. Kendisine çok memnun olduklarını, kendilerinin de bu konuda çalışma yaptıklarını ve bu tür yayınlara ihtiyaç olduğunu ifade etmiş. Kitapları tam zamanında kendisine ilettiklerini söyleyip, çok teşekkür etmiş.

ADNAN OKTAR: Çok güzel. Cumhuriyet Halk Partisi de, bir denge partisidir. Aydınlanmayı, ilerici ruhu, sevgi ruhunu, kardeşlik ruhunu savunan mühim bir parti. Taraftarları da sevecen, samimi, nur gibi Müslümanlar. CHP'ye göstertilen sevgi, ilgi, alaka denge açısından, memleketin faydası açısından güzel bir şey. O yüzden kardeşlerimizi tebrik ediyorum. Özellikle Atatürk'ün dindar yönünü anlatmak çok önemli. CHP de zaten bu konuda baya aktifleşti son zamanlarda. Eskiden sadece Atatürk'ü savunurlardı ama nasıl bir Atatürk? Şu an savundukları Atatürk'ü biz anlattık dindar, vatansever, akıllı, güzel insan. CHP de bunu coşkuyla şu an savunuyor. Geçenlerde halk TV de falan da dikkatimi çekti, o tip bir üslup vardı güzel. Atatürk sevgisini gençlerin kalbinde güçlendirmek ama samimi sevgi haline getirtmek. Kalplerde zoraki bir sevgi değil. Gerçekten takdir eden bir sevgiyle sevdirmek önemliydi, Allah'a çok şükür bunu da başardık.

Yasin Fermangül; "Ama gel gör ki AK Parti'nin şimdi vicdanı kararmıştır." Kardeşim olur mu? On yıllık icraata bir bakın, son on yıla meydana gelen eserlere bakın, hizmetlere bakın, memlekette ki huzura bakın, ekonomideki şahlanışa bakın, eğitimde ki gelişmeler bakın, dindar cemaatlerin huzuruna ve özgürlüğüne bakın. Solun özgürlüğüne de bakın. Her türlü fikrin özgürlüğüne bakın. Alevi kardeşlerimize karşı müthiş bir sevgi, Kürt kardeşlerimize karşı müthiş bir sevgi ahalisi oluştu. PKK belası ortadan kalktı. Sen diyorsun ki, “vicdanı kararmıştır.” Şimdi kararmayla, aydınlanmayı birbirine karıştırmışsın olur mu? Derler yiğidi eleştir ama hakkını teslim et derler. Tayyip Hocam’ı eleştirsinler ama hakkını da teslim etsinler. Yazık, ayıp ve günah.

‘’Nur yüzlü aşkım sultanım, bu gece yine çok muhteşemsin, çok yakışıklısın’’ diyor. ‘’Canım Hocam, annemde size çok hayran’’ diyor, ‘’sizleri çok sevdiğini söyledi’’ diyor. ‘

“Güzel nurum, ben ne zaman seninle konuşmanın mutluluğuna çatacağım. Biliyorum tebliğ önemli ama ben senin ne kadar vaktini alacağım ki? Seninle konuşmaktan başka hiç ne isterim. Sen ancak soru sorarım, başka konu yok. Selamet kal her güzeliyle melik sevgilim. Her tür güzelliğiyle malik sevgilim.’’ MaşaAllah, Azerbaycan’dan, çok şeker Azeri kardeşlerimiz.

‘’Canım Hocam, sevgin ne kadar şiddetli, maşaAllah’’ diyor. MaşaAllah.

Tayyip Hocam, icraatları var AK Parti’nin saysam sabaha kadar bitmez. Faydalı. Vatana millete faydalı. Birde böyle bir hükümet, son 50 yılı bir gözden geçirelim, eğer bu tarzda faydalı bir hükümet varsa, bana söylesinler. Yani bu derece faydalı olmuş, böyle terörü, anarşiyi yatıştırmış, ekonomiyi bu kadar düzenlemiş, bu kadar vatandaşına özgürlükler sağlamış, bilimde, sanatta ileri gitmesi için bütün gücünü kullanmış, her yeri imar etmiş bir hükümet varsa, şu hükümet döneminde bu oldu desinler ben o kişinin alnından öpeceğim. Yoksa, o zaman hiç konuşmasın. Ayıp yapıyorlar.

“Hocam hayırlı sohbetler olsun, sizden bir müzik arası bekliyoruz’’ diyor. Mehter arası olur. Seda Yılmaz.

Bediüzzaman ‘’ben yendim’’ demiyor. ‘’Deccal galipti benim zamanımda, deccal galip oldu.’’ diyor. ‘’Hakim şu an dünyaya’’ diyor. ‘’Ben yendim’’ demiyor. Ama Hz. Mehdi (a.s) sonra deccali, mağlup edecek. Darwinizmi mağlup edecek diyor. Risale-i nur dan da onu size detaylı olarak okuyayım.

O zaman yine Risale-i Nurdan kısa bir ara verelim. Konuşalım, onu Risale-i Nur’dan okuyayım.

VTR-Bediüzzaman Hazretleri, Sikke-i Tasdik-i Gaybi Kitabının 132. Sayfasında Tevbe Suresi’nde 32. Ayeti İle İlgili 3 Ayrı Ebced Değeri Vermiştir.

YASEMİN KİRİŞ: Güzeller güzelim canım sevgilimle, devam ediyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Didem Hocam ne anlatıyım? Deminki konu.

DİDEM ÜRER: Evet çok iyi olur Hocam, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Bediüzzaman Hazretleri diyor ki; “Çok defa mektuplarımda işaret ettiğim gibi Hz. Mehdi (a.s) konusunu o kadar çok anlattım ki’’ diyor. Anlayana tabi. ‘’Bir kere, iki kere değil’’ diyor. Çok fazla, ‘’Hz. Mehdi (a.s) Ali Resul’ün Peygamberimiz (s.a.v)’in Alinden soyundan gelen, Hz. Mehdi (a.s)’ın, temsil ettiği kutsi cemaatinin’’ bak cemaatine kutsal diyor. Hiçbir cemaat için onu demiyor, ama Hz. Mehdi (a.s) cemaati için kutsal diyor kutsal bir cemaat diyor. Temsil eden kimmiş bu cemaati? Hz. Mehdi (a.s). Cemaati var, kendi var, temsilci olarak başta duruyor. ’’ Ve cemaatinin şahs-ı manevisinin 3 vazifesi var. Eğer çabuk kıyamet kopmazsa’’ diyor, kendisinden sonra “ve beşer bütün, bütün yoldan çıkmazsa.’’ Beşer yoldan çıktı diyor. ‘’Benim zamanımda’’ diyor.  Bediüzzaman birde daha da bütün bütün yoldan çıkması riski var diyor. ‘’Beşer bütün bütün yoldan çıkmazsa, o vazifeleri, o 3 vazifeyi onun cemiyeti” Hz. Mehdi (a.s)’ın cemiyeti “ve seyyidler cemaati yapacağını, Rahmet-i ilahiden bekliyoruz. Ve Onun” Hz. Mehdi (a.s)’ın “3 büyük vazifesi olacak.” Şimdi bak anlatıyor. “Birincisi” diyor, “fen ve felsefenin tasallutu ile.” Nedir? Biyoloji, paleontoloji, jeoloji, bütün bilimler. Ve felsefenin musallat olmasıyla. Nereye? İmana musallat oluyor. Nasıl? Gayrimeşru yollarla, oyun oynayarak, Darwinist felsefeyle. “Fen ve felsefenin tasallutuyla ve maddiyyun ve tabiyyun taunu beşer içinde intişar etmesiyle.”

Biraz kısa ara verelim. Bir şey daha anlatacağım size. Bir belge daha eksik. Onu da şey yapalım. Ondan sonra devam edeceğim, inşaAllah.

VTR-Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Hadislerinde Türk Milletine Dikkat Çekmiştir.

AYLİN KOCAMAN: Aşkım, dünya yakışıklısı bir tanemle yayınımıza devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Yayınlarla mükemmel anlattık. Ama şimdi bir fiili, sözlü olarak bir de canlı anlatalım. Oku Hocam.

YASEMİN AYŞE KİRİŞ: “Birincisi; Fen ve felsefenin tasallutu ile maddiyyun ve tabiyyun taunu beşer içinde intişar etmesiyle her şeyden evvel felsefeyi ve maddiyyun fikrini tam susturacak bir tarzda imanı kurtarmaktır.”

ADNAN OKTAR: Neymiş? Önce evrimi bitiriyor Hz. Mehdi (a.s), Darwinizmi bitiriyor.

YASEMİN AYŞE KİRİŞ: “Ehli imanı delaletten muhafaza etmek, Hz. Mehdi (a.s)'ın o vazifesi bizzat kendisi görmeye vakit ve hal müsaade etmez. Hilafeti Muhammedi unvanı il Şeair-i İslamiyeyi ihya etmektir. Alemi İslam'ın vahdetine noktayı istinad edip beşeriyeti maddi ve manevi tehlikelerden ve gadabı ilahiden kurtarmaktır.

ADNAN OKTAR: Kıyametten ve belalardan.

YASEMİN AYŞE KİRİŞ: “O zat, bütün ehli imanın manevi yardımları ile ve İttihad-ı İslam'ın muavenetiyle ve bütün ulema ve evliyanın ve bilhassa Ali beytin neslinden, her asırda kuvvetli ve kesretli bulunan milyonlar fedakar seyyidlerin iltehaklarıyla o vazifeyi uzmayı yapmaya çalışır.”

ADNAN OKTAR: Şu anda da bu oluyor, inşaAllah.

Şimdi ne yapalım? Bitirelim, yarın devam edelim.

Ama burada açık açık Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s)'ın Darwinizmi bitireceğini söylüyor, anlaşılmayacak gibi değil. Yarın devam edelim, inşaAllah. 

Masaüstü Görünümü