Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (17 Mart 2014; 23:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: Güzel ahlaklı yakışıklı bir tanemle sohbetimize başlıyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Didem Hocam buyurun dinliyorum sizi.

DİDEM ÜRER: İnşaAllah Hocam. Hocam, Başbakan Erdoğan bugünkü konuşmasında şöyle konuştu: “Tarihimizin en büyük ihanet girişimlerinden biriyle karşı karşıyayız. 40 yıldır devlet içinde sinsice örgütlenmeye çalışan bu yapı şu anda kendi çıkarları adına her şeyi ateşe atmaya çalışıyor. 35 yıldır yaptıklarınızın bedelini ödeyeceksiniz” dedi.

ADNAN OKTAR: Ama çok şevkli Başbakan. Yazık ona, çok gereksiz üzüp bunalttılar. O hizmetler nedir öyle? Cumhuriyet tarihinde ben görmedim böyle bir şey. Mübarek, nereden para bulursun, ne zaman planlarsın, ne zaman bu kadar süratli yaparsın bu işleri, maşaAllah. Müslüman alemine acıyor. Ta Erbakan Hocam’ın dizinin dibinde o acıyla yetişmiş bir insan, o ızdırapla yetişmiş bir adam. Müslümanlar çok acı çekti, çok acı çekti. Tayyip Hocam’ın dönemini düşünüyorum da, hepimiz de çok ızdırap çektik. Onun için o sürekli bu acıyı izale etmeye çalışıyor. Sırf şu başörtülü kızların çektiği acı, gururlarının kırılması, onurlarının kırılması akla hayale gelmedik olaylar oluyordu. Millet iş yerine başörtülü kız, hanım almak istemiyordu. Suç gibi addediliyordu, iş yerinde başörtülü bulunması suç gibiydi. Efendim, iyi işte güzel. Özetle Tayyip Hocam’ın ayağına dolanmasalar baya bir şey yapardı o şu ana kadar. Ekonomi falan şahlanırdı. Çok gereksiz bir şeyler oldu. Neyse, hepsinde hayır vardır, her şeyi Allah yapıyor. Allah’ın bilgisinin dışında hiçbir şey olmadığına göre, her şey hayırlı olduğuna göre bunda da bir hayır vardır. Sağa döndük hayır sola döndük hayır, her yerimiz hayır. Cenab-ı Allah diyor ki: “Mehdi’me laf söyletmem, sahte Mehdi’lere yol vermem. Sahte Mehdi’leri helak ederim kendi Mehdi’min yolunu açarım” diyor Cenab-ı Allah, aldığımız mesaj bu, inşaAllah. Tayip Hocam Hz. Mehdi (a.s) talebesidir, gayet güzel Mehdiyet’e zemin hazırlıyor.

Tayyip Hocam mı bunu söyleten?

DİDEM ÜRER: Evet.

ADNAN OKTAR: O, “tertemiz pırlanta gibi cemaatler var” diyor. “Biz, unutmayın Allah’ın huzurunda rükudan başka yerde eğilmeyiz.” Helal olsun. “Bize bu güne kadar boyun eğdiremediler. Bundan sonra da asla eğdiremeyecekler. Türkiye’de ömrünü ilme adamış içi dışıyla alem olan gönül insanlarımız var. Türkiye’de kendisini talebe yetiştirmeye adamış karşılık beklemeden almadan vermeyi şiar edinmiş samimi cemaatler var. Tayyip Hocam da mesela o cemaatlerde yetişen biridir. İlim Yayma Cemiyeti falan. Doğru söylüyor tabii. Özetle, ben bilmiyorum, kuşkulandığı bir şey varsa Başbakan’ın söylesin, sorun çıkmaz. Oy oranına düşüş olmaz, bilakis artma olur. Baya titiz sahip çıkıyoruz. Ki biz AK Parti’nin iktidara gelişinde AK Partinin felsefi zeminini hazırladık. Felsefi zemin hazırlanmadan bir hükümetin iktidar olması mümkün değil. Felsefi zemini olmayan her hükümet yıkılır. Hükümet bu kadar göğsünü gere gere hareket ediyorsa felsefi zeminin sağlam olmasından. Dolayısıyla en hayati noktadan hükümeti desteklemiş oluyoruz. Felsefesini tam oturttuğumuz için, bakın felsefi yönden hükümete kimse yaklaşamıyor. Halbuki normalde felsefi yönden yaklaşmaları lazım. Mesela, sosyal demokrat hükümetin felsefi zemini vardır. Sosyal demokrasi üzerine kurulmuş bir felsefeyle hükümet eder. Ama sağın genellikle felsefesi olmaz. Olmadı cumhuriyet döneminde, yani zayıftı felsefeleri. İlk defa böyle balistik çelik gibi bir felsefi zeminin üzerinde hükümetimiz inşa edildi. Onu Doğu Perinçek çok güzel vurguladı; “Adnan Hoca’nın talebeleri Türkiye’yi karış karış gezdiler, Darwinizm ve materyalizmin aleyhinde çalışma yaptılar ve AK Parti iktidar oldu” dedi. Mükemmel bir teşhis ve doğru bir teşhis.

Diyarbakır’dan Nursel. “Hocam bana da isim verebilir mi? Hazır diğer kardeşlerimiz ara vermiş fırsat bu fırsat. Ancak size buradan ulaşabiliyorum.” Ne şeker, “ara vermişken.” Nursel, ama ismin çok güzel. Sana Kuran’dan bir isim vereyim. Eda olsun ismin, Eda Nursel, inşaAllah.

Şimdi Risale-i Nur’dan ve diğer çeşitli videolardan izleyelim, inşaAllah.

AYLİN KOCAMAN: Ruhum bir tanem göz bebeğimle yayınımıza devam ediyoruz.

MÜZİK ARASI-

ADNAN OKTAR: Sevgide bıkma olmaz. Yanlış bir sevgi anlayışıyla yaklaşmış. Çünkü Allah aşkıyla seversen sonsuza kadar seversin. Ama nefsani seversen bıkarsın da, çıkarsın da her şey olur, olmaz. Oradaki iman zafiyetinin acısını dile getirmiş. İman zafiyetinde felaket, felaket gelir başka bir şey gelmez.

Efendim, Tevrat’ta Yeşeya bölümünde diyor ki, bak Tevrat’ta ne diyor: “Mehdi devrinde isyanların ağırlığı altında devletler çökecek ve bir daha kalkamayacak” diyor isyanlardan. Yeşeya Bölümü 24/20. “Dünya yağmalanıp viraneye çevrilecek.” Yeşeya 24/3. “:Evler yağmalanacak.” Zekeriya 14/2. “O devirde, Mehdi’nin geleceği nesilde” bak Mehdi’nin, Moşiyah’ın geleceği nesilde, “genç erkekler yaşlılar gibi soluk yüzlü olacaklar. Erkekler genç olmadan önce yaşlanacaklar.” Hakikaten dışarı çıktığımızda bunu görüyoruz, herkes görüyor. Talmut Sanhedrin 97/A. Hz. Mehdi (a.s) devrinden ön alametler bunlar. “Mehdi çağı gelmeden önceki,” Moşiyah çağı gelmeden önce, “sürede, sınırlardaki insanlar kimse onlara acımadan şehir şehir dolaşacaklar.” Şehirlere naklolacaklar. Sınırlarda onlara barınaklar evler yapılıyor ya şu an. Bak, sınırlardaki insanlar, “İnsanlar sınırlara yığılacak” diyor, “onlar da çeşitli şehirlere dağıtılacaklar,” çeşitli yerlere dağıtılacaklar” diyor Tevrat’ta. “Moşiyah’ın çağı gelmeden önceki sürede Celile yıkıma uğrayacak.” Filistin Celile bölgesi.Hakikaten muazzam olaylar oldu. Havadan bombardımanı her şey oluyor. Ürdün Nehri sınırının batısında kalan bölge. İsrail ve eski Filistin topraklarını oluşturan bölge. “Mehdi’nin, Moşiyah’ın çağı gelmeden önceki sürede bazı alimlerin aklı bozulacak” diyor. Aklı gidecek diyor. “Mehdi’nin, Moşiyah’ın geleceği nesilde alimler yargılanacak.” Bediüzzaman yargılandı, Süleyman Hilmi Tunahan yargılandı, Necip Fazıl rahmetli yargılandı. Bu rahmetliler hep yargılandılar. Talmut 11/2-B. “Bir zaman sevinçli olanların hepsi inleyecek” diyor. İnsanlar ahir zamanda mutsuz olacaklar diyor. Yeşeya 24/7. İnsanoğulun sevinci yok olacak.” Yoel 1/12. Hakikaten insanlarda sevinç kalmadı bir çoğunda. Hatta diyor ki bak: “Sevinçten eser kalmada, dünyanın coşkusu yok oldu.” İman giderse işte böyle olur. Darwinist-materyalist sistemi sen kurarsan olacağı bu.  “Sevinçten eser kalmada, dünyanın coşkusu yok oldu.” Hz. Mehdi (a.s) devrinde, Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkışından önceki devir anlatılıyor. Yeşeya 24/11. Bak; “Sevinçten eser kalmadı.” Hakikaten ne sanatçı var, ne eğlenen var. Şimdi açın bakın eğlenen neşelenen insan gün geçtikçe azalıyor. “Dünyanın coşkusu yok oldu.” Eski sevinçler, eski coşkular kalmadı. “Eğlenenlerin gürültüsü durdu.” Mesela her yerde coşkulu eğlenceler olurdu eskiden. Bak, “eğlenenlerin gürültüsü durdu” diyor. Yeşeya 24/8. “Rabbe hizmet eden alimler yas tutuyorlar.” Alimler de acı içinde olacak diyor. Yoel 1/9. Ay ve güneş tutulmaları diyor ya Peygamberimiz (s.a.v). Yol 3/14’te: “Güneş ve ay kararacak” diyor. Güneş ve ay tutulmaları olacak diyor Yoel. “Ayın yüzü kızaracak güneş utanacak.” Ay ve güneş tutulmalarını çok güzel anlatmış. “Ayın yüzü kızaracak,” hakikaten böyle tam yok olmuyor, değil mi? Mesela, “güneş utanacak,” utanma olarak diyor. Yani ışığını gizliyor, “utanacak.” Yeşeya 24/23. “Mehdi çıkmadan önce, Moşiyah çıkmadan önce dünyanın temelleri sarsılacak.” “Yeryüzü büsbütün çatlayıp yarılacak.” Her yerde büyük çatlaklar oluşuyor, deprem çatlakları. “Dünya sarsıldıkça sarsılacak, dünya yalpalayacak bir kulübe gibi sallanacak.” Yani depremler müthiş artacak diyor. Yeşeya 24/18. “Mehdi devrinde o gün dünya sarsılıp titredi” diyor.

Evet Didem Hocam seni dinliyorum.

DİDEM ÜRER: İnşaAllah Hocam. Hocam, kardeşlerimiz 14 Mart tarihinde Bursa’da ev sohbeti yaparak Kuran’ı Kerim ve sizin kitaplarınızdan okumuşlar. 15 Mart tarihinde de Bursa Cumhuriyet caddesinde sizin 70 adet kitabınızı ve 2500 adet broşür dağıtımı yapmışlar. Almanya’da 40 kadar kardeşimiz Pazar akşamı evde bir araya gelip sohbet etmişler. İman hakikatleri ve Kuran mucizelerinden bahsetmişler. Dün Alanya kalesinde 600 adet A9 TV broşürü dağıtmış kardeşlerimiz. Sonrasında da beraber yemek hazırlayıp yemişler. Dün bir kardeşimiz Adapazarı Serdivan ilçesinde çok sayıda broşür dağıtımı yapmış.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah elhamdülillah. Allah şevkle, heyecanla, sağlıkla, sıhhatle, hayırlı bereketli uzun ömürle onlara hizmet imkanı versin. Orada bir ufaklık var onu bana göstersene aklım takıldı ona. Ah canımın içi gözlerin güzelliğine, burnun güzelliğine bak sen. Tam şeker bal. Hepsine Allah sağlık, sıhhat, şevk, heyecan, derin iman nasip etsin, maşaAllah.

‘İddia edilen Ergenekon faali meçhullere sebep olan, başbakanlara dahi suikast düzenleyen bir yapıdır. Bu yapılanma unutulmamalı’ sözümüze cevaben, Ersin D. Ersin Duyduk. “Sayın Hocam, Ergenekon diye bir şey yokmuş diyorlar.” Ergenekon, adı önemli değil ki. Adamlar belki adalarına Ergenekon dememiş olabilir. Derin devlet yapılanmasını biz o zaman gördük, gördük bunu. Yaşanan bir şeydi bu. Adım başı her yede adamlar birbirlerine işaret veriyorlardı, her yer kaynıyordu o zamanlar. Domuz başları, asmalar, kesmeler, faili meçhuller her gün adam öldürülüyordu her gün. Ergenekon mu kaldı? Hepsi suçsu çıktı tahliye oldular ya, hangi Ergenekon?” Tahliye olmak ayrıdır, suçsuz çıkmak ayrıdır. Yargılanır adam tahliye edilir. Mesela vardı bir eşkıya, adam öldürmekten yargılanıyor ama tahliye olmuş nasıl olduysa bilmiyorum. Yargılandı, sonra müebbet hapis cezası aldı tutuklayıp götürdüler. Öyle hukuki bilgi eksikliği oluyor demek ki.

DİDEM ÜRER: Başbakanımız da geçen gün, “tahliye olanlar da olsa yargıtayın kararına göre yeniden geri dönebilirler” diye söyledi.

ADNAN OKTAR: Tabii.

Vikipedia. Demir Burada. “Aleyhinize yazılar var” diyor. Aleyhte yazı demek Müslümanın şiarını yücelten beraat belgesi gibidir. Müslümanın aleyhinde yazı yoksa o Müslümandan bir şey çıkmaz zaten. Ne kadar aleyhinde yazı varsa o kadar büyüktür, o kadar yücedir o insan. Ne kadar aleyhinde yaz yoksa o adama hiç yanaşma, o anlamda bir şey vardır, bir acayiplik vardır.

Evet, yine biraz film seyredelim.

BEYZA BAYRAKTAR: Bu akşamki yayınımız bitti. Yarın tekrar görüşeceğiz, inşaAllah.

Masaüstü Görünümü