Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (9 Nisan 2014; 23:30)

(MP4) Video

(MP3) Audio


DİDEM RAHVANCI: Dünyalar yakışıklısı heybetli, kudretli sevgilimle birlikte yayınımıza başlıyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Didem Hocam, sen bana bir şeyler söyleyecek misin?

DİDEM ÜRER: Evet, var inşaAllah. Mısır’ın 529 kişi hakkında aldığı idam kararında Hocam, Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi bir açıklama yaptı. Ve “bu kararın nihai bir karar olmadığını” söyledi. “Bunun ağır ve kapsamlı bir karar olduğunu kabul ediyorum. Ancak bu nihai karar değil. Nihai karar bu olursa da temyiz hakkı var. Öte yandan, yeni seçilecek cumhurbaşkanı af yetkisini kullanabilir” dedi. Ancak konuyu takip eden İHH yetkilileri hakimin kararında büyük ihtimal ısrar edeceğini, çünkü konuyla ilgili çok kararlı olduğunu söyledi Hocam.

ADNAN OKTAR: Dünyanın tepkisi çok önemli. Hoca efendiler fetva versinler. Oturup enaniyet yapıyorlar, bilmişlik yapıyorlar bir kısmı, hiç alakasız konularda. Mesela bu çok önemli bir konu. 5, 10 hoca bir araya gelsinler fetva versinler. Bunun haram olduğunu, Müslüman kanı akmasının haram olduğunu, zulüm olduğunu, olmayacağıyla ilgili. O fetvayı bozamazlar, inşaAllah. Konu orada kilitleniyor. Yoksa bir istediğimiz kadar şöyle böyle diyelim adamlar kafaya koyduysa yapar. Adamların şakası yok. Şu ana kadar çok adam öldürdüler. Bir çok Müslüman’ı şehit ettiler.

Evet, dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Mecliste grubu bulunan dört partinin grup başkan vekilleri Mısır’daki 529 idam kararının uygulanmamasını isteyen bildiri hazırladı. Bildiri bu akşam Meral Akşener tarafından mecliste okundu.

ADNAN OKTAR: Bunlar güzel, biraz caydırıcı olabilir. Çünkü dört parti birden yapıyor, açıklaması yok. Evet.

DİDEM ÜRER: Etyen Mahçupyan Zaman Gazetesi’ndeki yazısında, AK Parti’nin tüm olumsuz koşullara rağmen bu seçimden de başarıyla çıkmasının sebeplerini şöyle sıraladı; “Birincisi; muhalefetin tapeleri sahiplenerek ahlaki zaaf göstermesi ve gelecekle ilgili hiçbir anlamlı tasavvura sahip olmaması. İkincisi; Başbakan’ın sağlam durması. Üçüncüsü; hükümete yönelik önceden ayarlanmış bir darbe girişimi olduğuna dair kanaatin toplumda yerleşmiş olması. Halkta kendi geleceğini ve değerlerini savunmak adına oyunu AK Parti’ye verdi” diye söylüyor. Ayrıca “bu olaylar olmasaydı, AK Parti’nin çok daha fazla olacağını da söylüyor. Dün siz bunu zaten açıklamıştınız.

ADNAN OKTAR: Millet, Türkiye karışacak diye çekindi. AK Parti’ye falan bir muhabbetlerinden değil. O tapelere ne diyor Mahçupyan?

DİDEM ÜRER: “Bu tapeleri sahiplenerek, ahlaki zaaf gösterdiklerini” söylüyor, sadece bunlar üzerinden muhalefet yapmalarını eleştiriyor.

ADNAN OKTAR: Onu ahlaki zaaf olarak görmezler. Öyle bir şey olmaz. Onun çok isabetli olduğunu düşünürler. “Bildik, öğrendik, gizli-saklı bir şey kalmadı” derler. Adamlar niye öyle ahlaki bir şey göstersin? Bana öyle birini gösterin bir kişi bile çıkmaz öyle. Diyen de usulen söyler öyle bir şey olmaz. Millet istikrarın bozulmasından korktu, çekindi. Şimdi, hükümet düşecek -mesela oy vermeyecekler, farz edelim yüzde otuz oy çıktı yahut yüzde yirmi beş- hükümet düşecek, ne olduğu belli olmayan çekişme zemini başlayacak, ekonomi tam anlamıyla çöker. Bütün çalışmalar her şey durur. Havaalanı, şu bu falan aklına ne gelirse. Türkiye’deki bütün tesislerdeki faaliyetler durur. Muazzam zamlar gelir, halk bunu çok iyi bildiği için buna müsaade etmedi. Yoksa bu tapelerle ilgili bilgilendirme Başbakan için de çok iyi tecrübe oldu, millete de tecrübe oldu. Zeminde böyle bir risk olduğunu görmüş oldular, buna göre de tedbir alınacaktır bundan sonra. Başbakan da bundan sonra titiz olacaktır. O da bilmiyordur böyle bir şeyi, böyle bir sistem olduğunu. Yahut bir kısmını biliyordur, bir kısmını bilmiyordur. Ama ta burnun dibine kadar tehlike sokulmuş Başbakan’ın. Bu görülüyor. İyi bir kadrosu olsa o anlamda Başbakan çok güzel faaliyet yapacak o anlaşılıyor. Mesela yetişmiş bir gençlik tabanı, yetişmiş bir uzman kadrosu olsa Türkiye kanatlanır. Ama bütün bu şartlara rağmen Başbakan’ın böyle bir netice alması kolay değildi. Alttan alması da olmaz hakikaten ezerler. O da mecburen dişli göründü. Dişli görününce de antipati topladı bir çok insanda. Ama mühim olan Allah’ın rızası, Allah rızası için hareket ettiğine göre Allah’tan sevabını alır. Şunun ne dediği, bunun ne dediği önemli değil. Türkiye bak yeniden de toparlandı arkasından. Halk, doğru ve ferasetli hareket ettiğini seçimden bir gün önce gördü. Dolar birden yükseldi, piyasalar birden canlandı. Daha seçimden bir gün önce anlaşıldı vaziyet. Demek ki biliyormuş millet. Türkiye yine şu an sakin. Millet sükûnetten hoşlanıyor. İnsanların en rahat ettiği şey sükûnettir. Anarşi var mı? Yok. PKK azgınlığı var mı? Yok. Ekonomi düz gidiyor mu? Gidiyor. Milleti bu ilgilendirir. Bunlar olduğu için AK Partiyi destekliyorlar. Ama AK Parti’nin normalde yüzde 60-70 oyu vardı ben söyleyeyim. Çok rahat alırdı. Bu tapelerden olay karıştı.

Tayip Hocam’ın içerlemeye hakkı var doğru. Ama bu bilgileri de edinmesi çok hayatiydi. Bunları bilemeden de hükümet gitmiş olsaydı bunun on misli gelişme olabilirdi. Adam bakar bir şey olmuyor gaza basar. Bakacak bir şey olmuyor daha da hızlanacak. Hükümetin içinden hiç çıkamayacağı çok büyük olaylar gelişebilirdi. İyi oldu o yönden. Onun için Tayyip Hocam tamam, içerlemekte haklı ama bu yönünü de, hayır yönünü görüp sevinmesi lazım. Ama Tayyip Hocam nedir? Başbakan mı olmak istiyor, yoksa cumhurbaşkanı mı olmak, ben anlayamadım ki nedir?

DİDEM ÜRER: Tam belirginleşmedi Hocam, aslında iki yönlü de söyleyenler var.

ADNAN OKTAR: Söylesin bir şey de ona göre destekleyelim, değil mi?

DİDEM ÜRER: Hocam, zaten haziranın ortalarına doğru adaylar belli olarak başvurması gerekiyor. O zaman daha netleşecek diyorlar. Daha tabii iki ay var.

ADNAN OKTAR: İnsan gönlündekini bilmez mi? Konuşmuştur Sayın Cumhurbaşkanı’yla.

DİDEM ÜRER: Muhtemelen adaylığını açıklarsa yine Türkiye’nin karışmasından tedirginlik duyuyor olabilir. Yine saldırıların başlamasından.

ADNAN OKTAR: Ne karışacak? Hiçbir şey olmaz. Başbakan adayı olduğunu söylemesi mi?

DİDEM ÜRER: Cumhurbaşkanı adayı olduğunu. Çünkü genellikle cumhurbaşkanlığını engellemek için birçok şeyin yapıldığı iddiası oluyordu. Son ana kadar belki bekletiyor olabilir bir ihtimal.

ADNAN OKTAR: Mühim olan yaptığı hizmet hakikaten büyük oldu. Amacı sevap olduğuna göre, Allah’ın rızası olduğuna göre onu kazandı. Ondan gerisini boş versin kafaya takacağı bir şey değil. Dünya malı dünyada kalır dünyanın ne olduğu önemli değil. Mühim olan, Allah’ın rızasını kazanmak. Allah rızası için çok büyük hizmet etti. İmani yönde de, İslami yönde de birçok Müslüman’a destek oldu, kalkındırdı, Türkiye’yi istikrara kavuşturdu, anarşiyi durdurdu. Ama Güneydoğu konusu felaket.

Ağrı’da yeniden mi seçim yapılıyor?

DİDEM ÜRER: Ağrı’da yapılıyor, evet.

ADNAN OKTAR: Alında bu tip ortalı olan yerlerde, Güneydoğu’da özellikle hepsinde seçimleri yenilesinler. Netleşsin yani.

DİDEM ÜRER: Güneydoğu’da değil ama Ankara’daki itirazları reddetmiş Yüksek Seçim Kurulu. Bir de Kastamonu’da MHP’nin itirazını kabul etmiş. Şu an MHP’nin itirazları doğrultusunda inceleniyormuş seçimlerin yeniden yapılıp yapılmayacağı.

ANAN OKTAR: Kastamonu kimin?

DİDEM ÜRER: Kastamonu şu an AK Parti’nin. Daha önceden MHP’nin oluyormuş.

ADNAN OKTAR: O kadar önemli değil Kastamonu fark etmez. MHP, AK Parti, CHP benim gözümde aynı, bir şey olmaz.

DİDEM ÜRER: Iğdır için de yeniden başvuru olmuş Hocam. Ona daha cevap gelmemiş.

ADNAN OKTAR: O da önemli bir konu. Yüksek Seçin Kurulu o konuda olumlu karar alırsa, yeniden seçim yapılırsa MHP Iğdır’ı çok rahat alır. Orada garip bir durum olmuş, şaşırtıcı bir durum olmuş. Ve çok rahatsız edici bu, çok rahatsız edici.

“Çok güzel seyrediyorum. Orada olmak isterdim. Hocam harikasınız, çok tatlısınız” diyor Cavidan.

“MaşaAllah, mekan çok güzel, orada olmayı, karşınızda oturmayı çok isterdik.”

“Hocam, ben Marxcan hatırlamışsınızdır. Size hep yazardım. Ev ortamı çok güzel. Saygılar.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na siz, “gazi Kılıçdaroğlu” dediniz bugün, çok güzel maşaAllah. Gazi Kılıçdaroğlu’na mecliste yumrukla saldıran Orhan Övet, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak mahkeme saldırgana denetimi serbestlik yasasını ihlalden dolayı ev hapsi verdi. Daha önceden ihlal ettiği için.

ADNAN OKTAR: Böyle tipler sürekli polis gözetiminde olması lazım. Eskiden böyleydi, bunu sonradan kaldırdılar. Eskiden polis göz açtırmazdı böyle tiplere. Sürekli teknik takip yapılırdı, izlerdiler falan. Münasebetsiz bir şey yapması imkansız hale gelirdi. Yine polise o yetkiyi vermek lazım böyle orijinal tipler için.

“Türkiye’nin en çok kıskanılan erkeği araştırmasını yapsak ve Kıvanç çıkar ne başkası. Adan Hoca açık ara fark atar” diyor. Aydan hanım yazmış.

DİDEM ÜRER: Hocam, Marxcan cevap yazmış. “Ben inançlı bir sosyalistim demiştim. “Siz beni Allah yoluna çekmiştiniz. İki materyalist arkadaşım da Allah yolunda artık” diyor, maşaAllah vesilenizle.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, hatırlıyorum Marxcan’ı. Aferin Marxcan’a MaşaAllah. Ona kitap gönderelim, adres varsa yahut bir yer.

DİDEM ÜRER: Tamam inşaAllah.

ADNAN OKTAR:

Cenab-ı Allah diyor ki, Muhammed Suresi, 31: “Andolsun, Biz sizden mücahid (cehd eden) olanlarla İslam’ı yayanları sabredenleri bilinceye (belli edip ortaya çıkarıncaya) kadar, deneyeceğiz ve haberlerinizi sınayacağız (açıklayacağız)”.Burası demek ki denenme ve sınanma yeri.

Şeytandan Allah’a sığınırım, Muhammed Suresi, 33: “Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, Resûl'e itaat edin ve kendi amellerinizi geçersiz kılmayın.”

Muhammed Suresi, 37: “Eğer sizden onları(n tümünü) isteyip sizi çıplak bırakacak olursa, cimrilik edersiniz ve sizin kinlerinizi de ortaya çıkarmış olur.” İnsanlarda böyle bir mal hırsı olduğu için, Cenab-ı Allah buna dikkat çekiyor. İnsan alabildiğine cömert olacak, Allah için.

ADNAN OKTAR: Aferin. “Ak Parti Genel Merkez Gençlik Kolları, Mısır’da 528 kişiye verilen idam cezasını bugün tüm yurtta protesto eylemleri düzenlemişler.”

Aferin delikanlılara. MaşaAllah, Müslüman böyle olacak. “Bu hafta tüm illerde protesto yapmaya devam edecekler.” Hocaları ikna etsinler. On hocaya, yirmi hocaya toplu fetva verdirsinler; ‘Müslümanları bu şekilde katletmek haramdır’ diye. Hükümet de zaten gerekeni yapıyor. Müthiş kepazelik . Bunların eli bir kana alışırsa beş yüz değil beş yüz bin kişiyi de şehit ederler. Gözü dönmüş adamların. Çok kötü. Herhalde birileri de bunları dürtüklüyor anladığım kadarıyla. Vicdansızca bir hareket. Özellikle o genç kızları bir bıraksınlar, onun üstünde çok duralım. Kafeslere doldurmuşlar çocukları, ne kadar büyük terbiyesizlik, vicdansızlık, hayvan mı koyuyorsun kafese? Kuş kafesi gibi kafes yapmışlar, kafeslere doldurmuşlar. Çocukların hepsi, kafeslerin içindeler. Genç kızları bir kere hemen bıraktıralım. Genç kızlar bırakılsın Mısır’da. Yine delikanlılar, erkekler yatar hapiste da genç kızın ne işi var hapiste? Üstelik kafesin içinde. Rezalet. Bir hanım ne kadar zorda kalır düşünemiyorum? O çocuklar nerede duş alacak, nerede namaz kılacak? Korkunç azap. Onu da ayrı konu olarak ele alalım. O çocukları, hanım kızların hepsini bıraktırmak konusunu, inşaallah.

DİDEM ÜRER: 14-15 yaşında kızlar varmış, 16 yaşında da erkek çocuklar varmış. Çok fazla çocuk var diyorlar.

ADNAN OKTAR: Delikanlı yine direnir, 16-17 yaşında çocuklar da genç kız olmaz. 90 yaşında adamın ne işi var orada? Bunlar nasıl bir adamdır? Manyak bunlar. 90 yaşında adam hapiste tutulur mu? İşte bağnazlığın belası bu. Müslümanların başına belayı açıyorlar sonra da kenara çekiliyorlar. Bak mahvettiler bu çocukları şimdi de kenardalar.

 #MısırdaHanımlaraTahliye hashtag başlatalım. Çok korkunç. Hiç olmazsa hanımları bıraksınlar.

Ahmet Can; “Bir arkadaşımla ilk defa izliyoruz. İsmi Volkan. İnanılmaz samimi bir ortam var. İslam’ın anlatılması, yaşanması güzel. Amerika’da yaşıyor kendisi. Şu an burada izliyor. Selamlar söyledi Hocamıza.” Aleykum Selam. “Benden de selam” diyor. Ona da Aleykum Selam.

“AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı” aferin bu gençlere. Bunu söylememi rica etmiş gençler. Zaten böyle bir haberi iftiharla söyleriz. “Ak Parti Genel Merkez Gençlik Kolları, Mısır’da 528 kişiye verilen idam cezasını bugün tüm yurtta protesto eylemleri düzenlemişler.” Aferin.

Didem Hocam dinliyorum.

DİDEM ÜRER: Hocam, kardeşlerimiz 7 Nisanda Gölcük’e bağlı Değirmendere sahilinde çok sayıda A9 TV broşürü dağıtmış bir kardeşimiz. Bugün Tarsus’ta bir çok kitap ve broşür dağıtmışlar. Çorum’da geçtiğimiz Cuma günü kardeşlerimiz evde bir araya gelip Kuran sohbeti yapmışlar, iman hakikatleri okumuşlar. Bir bayan kardeşimiz Çamlıca, Kısıklı, Altunizade civarında 300 adet broşür dağıtmış.

ADNAN OKTAR: Allah’ım Ya Rabbim şu tatlılığa bak hayret. Anneleri babaları bunlara nasıl tahammül ediyor, bunları ısırmadan nasıl rahat duruyorlar, ben bilemiyorum. Burunlar, yanak tam ısırmalık bunların, maşaAllah. Çok güzel Allah şevklerini artırsın, azimlerini artırsın. Nefis baya hoş.

Gidelim, yarın evdeyiz, aynı zamanda buradayız. İnşaAllah maşaAllah elhamdülillah. 

Masaüstü Görünümü