Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (22 Nisan 2014; 13:30)

(MP4) Video

(MP3) Audio


ADNAN OKTAR: Hayırlı uğurlu olsun, program başladı.

Size dinliyorum Fikret Bey.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, Başbakan Erdoğan kendi partisinin grup toplantısında konuştu.“1 Mayıs'ı kutlamak isteyenler yasaların izin verdiği yerde kutlamasını yapar şu an itibariyle Yenikapı, burası Taksim'den çok çok büyük. Burası ufak geliyor diyorsan Maltepe'de miting yapabilirsin. Bu sene son olarak Kadıköy miting alanı olarak müsaade edildi. Açık ve net söylüyorum ilan ettiğimiz yerler dışında asla izin vermeyiz” dedi.

ADNAN OKTAR: Tamam da orada o gün esnaf felç oluyor hakikaten. Halk da felç oluyor. Hiç kimse evinden çıkamıyor, sıkıyönetim gibi. Herkes evinde kilitlenip kalıyor. Olay olma ihtimali olduğu için kepenkler indiriliyor. Tabii oraya toplanmak da biraz ağırlarına gidiyor olabilir, eski yerler varken orada yapıyoruz falan gibisinden. Tayyip Hocam haklı, o yönüyle haklı, doğru söylüyor ama onlar da psikolojik yönünü esas alıyorlar. Çünkü Taksim’de olmadıktan sonra o 1 Mayıs havasını pek veremeyeceklerini düşünüyorlar. Hakikaten yüzeysel kalır diye düşünüyorlar. Ama Türkiye’nin her tarafında kutlanıyor zaten 1 Mayıs.

Buyur dinliyoruz.

KARTAL GÖKTAN: Başbakan Erdoğan konuşmasında şu konulara da değindi: “Bizim Suriye’ye uzanan elimizi inkâr edenler var. Tunus'a, Mısır'a uzanan elimizi görmek istemeyenler var. Mısır’da 529 idam kararı var. Avrupa Birliği'nde idam yasak ama Avrupa Birliği'nden ses çıktığını görmüyoruz. Bizim ciğerimiz yanıyor, imanımız bunu gerektiriyor. İman sıradan bir olay değildir. Biz inancımızın gereğini yapmaya mecburuz, bunlara sessiz kalamayız.”

ADNAN OKTAR: Yalnız efemize, Malkoçoğlu’na yardım gerekiyor. Etrafındaki insanlar bence yeterli olmuyor. Yardımcılarından bazıları hakikaten çok iyi. Yalçın Doğan var mesela o çok efendi dindar. Yine Tayyip Hocam’a benzeyen birisi daha var, Emrullah İşler mesela o da çok efendi, çok güvenilir bir insan. Süper, Süleyman Soylu mesela çok iyi. O demokrasi zihniyetinde, kafasında olan, biraz Menderes ekolünü andıran halim bir insan. Ama Tayyip Hocam eğer iyi destek sağlanırsa güzel faaliyetler yapacak. Çok başarılı olacak. Bu Öcalan olayına çok dikkat etmek lazım. Bunu bıraktırmak istiyorlar.  Tayyip Hocam’a da baskı yapıyorlar. O konuda çok iyi destek olmak lazım. Öcalan bırakılır da Güneydoğu’da PKK’nın başına geçerse, Güneydoğu gider.  Çok tehlikeli. Ona doğru bir gidişat ve hazırlık var.  Çok dikkat etsin milletimiz. Sayın Devlet Bahçeli’nin kükremesi daha şiddetli olsun. Tayyip Hocam’ın eli kuvvetlenir o zaman. Kimse ses çıkarmazsa yalnız insan çok zorda kalabilir. Herkes sesini yükseltsin ki Tayyip Hocam’ın da eli güçlensin.

BÜLENT SEZGİN: Sayın Devlet Bahçeli’nin bu konuda konuşması vardı. Türkiye’nin üniter yapısının önemini gösteren.

ADNAN OKTAR: Zaten sabah bana konuşmasını gösterdiler. Kükrediğini gördük. Teşvik etmek için bird aha söylüyorum yani güzel konuşmuş. Ama o siyasetçi, önemli bir politikacı; konuştu mu her yerde duyuluyor. Bu konuyu ne kadar çok gündeme getirirse o kadar iyi. Çünkü diyorlar ki yabancılar; “Şartlar oluştu, Türkiye’de de kimse çıtını çıkartmıyor artık. Bölünmeye karşı bir direnç yok. Abdullah Öcalan’ın bırakılması için de kamuoyu oluşturuldu. Artık Başbakan’a rahatça baskı yapabiliriz. Buna çok dikkat etmek lazım. Başbakan’ı yalnız bırakmamak lazım.  Nasıl olur? Gür ses çıkararak, bölünmeye karşı kükreyerek olur. Arslanlar her yerde kükreyecek. Başta Bahçeli olmak üzere, Sayın Bahçeli. Onların konuşması ses getiriyor. Bütün kanallarda yayınlanıyor, bütün internet sitelerinde yayınlanıyor. Bir kere, iki kere, on kere değil. Onlar çünkü bu proje için sürekli her gün konuşuyorlar. Ayda bir kere konuşmak yetmez. Haftada bir kere konuşmak yetmez. Sürekli anlatmakta fayda var.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam şöyle diyor Sayın Bahçeli; “Türkiye Cumhuriyeti milli ve üniter bir devlet modelidir. Yeni “Türkiye’yi kuruyorum, İstiklal mücadelesi” laflarına izin vermeyeceğiz. Türk milleti bunları görmemektedir. Vehabi olarak biz de bu işlerin takipçisiyiz. Biz tek başımıza kalsak dab u mücadelemiz devam edecek ve sonuna kadar devletimize sahip çıkacağız.her yüzyılda karşımıza çıkan bu ihanet şebekelerine gerekli cevabı vereceğiz” dedi.

ADNAN OKTAR: Selçuklular’da da olmuş. Osmanlı’da olmuş. 16 Türk devleti kuruldu. Yıkıldı, yıkıldığı için kuruldu zaten. Büyük felaketlerden geçtik. Onu demek istiyor.

Ali Güneş, “Bozkurtlar, bölücülüğe karşı göstermiş olduğunuz dik duruşu asla unutmayacaktır Aziz Adnan Hoca” diyor. Buna bir alkış gerekir. Bozkurtlar Türkiye’nin güvencesidir. Çimentosudur. Mesela diyor ki; “Seçilemezsin.” Her yerdeler, mühim olan bu. Milyonlarcalar, mühim olan bu.  Bir tek onlar değil. Karadeniz de öyledir. Her yer öyledir. Bütün Anadolu öyledir inşaAllah.

Omega Kürt. Bu daha önce de yazmıştı, hatırlıyorum Omega. “Öyle mi esnaf ve sakinler Tayyip’in attığı tonlarca biber gazından rahatsız olmadı ama işçilerin bayramından oluyor demek.” Ondan da rahatsız olmuştur. Olmaz olurlar mı? Nasıl rahatsız olmaz? Hoşuna gidecek bir şey mi? O Taksim etrafındaki olan esnaf kan kustu. Aylardan beri çok tedirginler. Yıllardan beri tedirginler. İşçi bayramı tabii orada Taksim’de tatmin olurlar, ruhları benim kanaatim. Oraları dolduracak falan o şekilde. Orada biraz gururlarına ağır gelir, demin de söyledim. Bilmiyorum ne olacak?

Mehter hakikaten dünya askeri bandolarının içerisinde gelmiş geçmiş en güzel bando seçildi biliyorsunuz. Üstüne yok. İnsanların nefesi kesiliyor. MaşaAllah. Paşalarımızın çoğu gözyaşıyla dinler. Hiçbir Osmanlı padişahı Mehter’i oturarak dinlememiştir. Hep ayakta dinlemişlerdir. Yani Mehter’i kutsal bilmişlerdir. Viyana Kuşatması’nda falan Mehter’i duydu mu karşı taraf psikolojik olarak iptal oluyormuş. Öyle geldi bize bilgiler.

Tayyip Hocam’a, şahsına çok iyi destek lazım. Bak mesela gençleri falan görüyorum hoşuma gidiyor, mecliste. Daha da kuvvetli, daha kuvvetli. Açık açık söylesinler. Sadakat sözü versinler. Kendini güçlü hissetsin, daha rahat etsin. Yalnız hissederse çok zor, bayağı güç.

Serkan Doğan, “Adnan Hocamız’ın yaptığı eşsiz çalışmaların Kuran’a bağlı olmasının, hadisleri beyanından dolayı güvenimiz de tam. Beklentimiz tam. Beş yıldan bu yana kesintisiz takipçisiyim. Hocamız’ı internette kendi ismimle ilgili araştırma yaparken tevafuken tanıdım. Gerçekten sözünün üstüne söz söylenemiyor. Onu kim söyledi? Şeyhimiz söyledi. Şeyhimiz Sultanımız’ın bu kaçıncı kerameti. Daha önce dediler ki gece, “Bu akşam ölüyor” dediler. “Herkes dua etsin” dediler. Yıldırım hızıyla yetiştik Allah’ın izniyle Şeyhimiz’i kurtardık. Allah vesile etti. Dedik ki; “Benim oğlum bundan sonra -büyük oğlum diyor bana Şeyhimiz- benim sağlığımla ilgili konularla sadece o ilgilenecek” dedi. Geçenlerde de “Benim sahibim var” demiş. “Benim oğlum var” demiş.

“Aşkım, ruhum Hocam seni çok özledim. Burnumda tütüyorsun adeta. Hocam ledüni manada Allah sevgisi nasıl olur anlatır mısınız?” diyor. Allah her yerde. Bak bu müziği şimdi sanatçılar çalıyor gibi, Allah icra ediyor sanatı. Allah müziği yaratıyor, onları vesile ediyor. Bütün güç Allah'a mahsus. Çalar rahatsız oluruz kardeşim. Müzik bir başlar, dehşete düşeriz. Sevdiriyor Allah. Haz veriyor, hoşumuza gidiyor. O nasıl olacaktı, çalar dehşete düşersin değil mi?

MaşaAllah, dün Şeyhimiz’in doğum günüydü 21 Nisan 1922’de doğmuş Şeyhimiz. 92 yaşına bastı. Bir alkış Şeyhimiz’e. Şeyhimiz “Ben Mehdi (a.s.)’ı göreceğim” diyor. “İllaki” diyor inşaAllah.

"Tayyip Hocam hiç bir şeyden çekinmesin. Ne çıkarsa çıksın biz onu tanıyoruz, biliyoruz, yanındayız. Terk etmeyiz evelAllah." sözlerine karşılık olarak; "Bu sözünüz yanlış. Bir kriteriniz yok mu?" İnsanlık hali, insan hata da yapabilir. Niye bir insan yıkılıp gitsin bundan dolayı? Bu kadar yetenekli bir insan. Tayyip Hocam’a laf yok. 

Taksim'de yapın hadi, hakikaten tedirgin oluyor millet. Sabahtan itibaren hiç kimse evinden çıkmıyor. Şimdi şu iş mi? Bunun bayramla ne alakası kalıyor? Geniş bir alana toplanın, inim inim inletin ortalığı. Taksim’de de halk gezinsin, hava güzel günlük güneşlik, çoluk çocuk millet gezinsin, rahat olsun. Esnaf ticaretini yapsın. Niye dehşet yaşansın? Cam çerçeve aşağıya iniyor. Olaylar çıkıyor falan feşmekan. Tek şey şu olabilir; eskiden beri 1 Mayıs hep Taksim'de kutlanır diye bir geleneği var. Psikolojik etkisi olabilir hani o resimler, Taksim'de kutlandı falan oradan akla gelebilecek bir durum. Ama insanların huzuru da çok önemli. İnsanların mutlu olması çok önemli. Onbinlerce yüzbinlerce insanın mutluluğunu çok önemli görmeleri lazım. Onlar tamamen haksız değil tabii, onlar da haklı çünkü bir gelenek olduğuna göre böyle bir görünüm vermek istemiş olabilirler.

Ayşe, “Adnan Hoca varken Tayyip Hoca’ya bir şey olmaz.” EvelAllah.

Allah hidayet versin. Allah nur versin. Fitnecilerin, şerrilerin şerrinden Allah sizleri korusun. Hasutların hasetinden korusun. Bazı insanlar çok kahpedir. Hasuttur. Bir insan güzel yakışıklı oldu mu haset eder. Gitsin ister onların güzelliği, yakışıklılığı. Ne yapacak o zaman? Hainliğe başlar. Allah esirgesin.

Fikret bir şeyler anlatmak için herhalde, buyurun.

KARTAL GÖKTAN: Kardeşlerimizin faaliyetleri var Hocam. Onlardan okumak istiyorum. Gebze’deki kardeşlerimiz bir araya gelmişler ve Kuran okumuşlar, iman hakikatleri üstünde sohbet etmişler. Çalışmaları hakkında istişare yapmışlar. Sultanımız Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’nin sağlığı için topluca dua etmişler. Adapazarı’ndaki kardeşlerimiz 17 Nisan Perşembe günü 1000 adet A9 TV broşürü dağıtmışlar. Yine 17 Nisan Perşembe günü Bursa’daki kardeşlerimiz ev sohbetinde bir araya gelerek, Kuran okuyup, iman hakikatleri üzerine konuşmuşlar. Bir kardeşimiz de Gölcük Değirmendere’nin farklı caddelerinde sizin kitaplarınızdan dağıtmış.

ADNAN OKTAR: Güzel, maşaAllah, elhamdülillah. Allah hepsine huzur, bereket, nur versin.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Sayın Hüseyin Çelik katıldığı bir programda…

ADNAN OKTAR: Mesela Hüseyin Çelik çok güvenilir bir insandır, delikanlıdır.

 BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili şu şekilde konuştu: “Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamasından bu işi bıraktım gibi bir ifade anlamadım. Eski genel başkan yardımcımızı -başbakanlık yaptığı- cumhurbaşkanı seçtirebilmek için olağanüstü gayret gösterdik. Sayın Başbakan’la tabii ki oturup konuşacaklar. “Bana ihtiyaç olursa ben buradayım” gibi bir sinyal veriyor. “Makam için kardeş kavgası yapmayacağız diyor” dedi. Devamında da Hüseyin Çelik başbakanlık adaylığı ile ilgili şöyle konuştu: “Sayın Erdoğan çok ezici bir karizmaya sahip. Bizim parti içerisinde liderlik yapacak çok sayıda isim var ama güneş varken yıldızlar görünmez. Ben bulunduğum yeri ve konumu bilen bir insanım. Kendim için başbakanlık gibi bir pozisyonu hiç düşünmedim. Benden çok daha layık olan arkadaşlarımız var.

ADNAN OKTAR: Hayır güzel tevazu ediyor ama kardeşimiz Kürt asıllı, Hüseyin Çelik. Ve Nur talebesi. Bu ikisi bizim için çok hayati. Başbakan olsun. Süper olur. Ne diyor PKK? “Kürtleri hiç bir yere getirmiyorsunuz” diyor. Başbakan yapacağız. Çok şahane olur.

Hindistan başbakanlık seçimlerinde radikal Hindu aday Narendra Modi, bu çok tehlikeli bir adam. Bütün dünyada bunu duyuralım. Şimdi bu adamın özelliği ne biliyor musunuz? Hindistan'da Müslüman bırakmamaya azmetmiş bir adam. Çok büyük tehlike. Hindistan'da yüz milyon hesabıyla Müslüman var. Büyük bir tehlike. Hindistan'da demokrat bir adayın iktidara gelmesi lazım. Şimdi eğer bunun üstüne gidilirse bu pislik yapamaz Müslümanlar’a. Deşifre edilirse. Hatta bir etiket yapalım. "Hindistan'da Narendra'yı istemiyoruz". Hem İngilizce hem Türkçe. Müslüman kardeşlerimiz desteklesinler. Çok niyeti bozuk. Müslümanlar da çok tedirginler bundan. Müslümanlar yalvardılar; “Hocam bir dikkat çek bunun niyeti bozuk. İflahımızı kesecek” bu dediler. Demokrat bir aday gelsin Hindistan'da. Halim, normal bir insan. Bunu istemiyoruz.

“Hocam, konsept çok güzel ama sizin konuşmanızı daha çok dinlemek istiyoruz” diyor. Rabia Almanya’dan. Şimdi böyle bir fasıl gelince, o fasıldan istifade etmemek olmaz. Müzik de bir güzelliktir. Kalplere sürur verir. Kalplere ferahlık verir. Kalbi kuvvetlendirir.

BÜLENT SEZGİN: Hocam etiket için destek bekliyoruz. Tekrar söyleyebilir miyim?

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: Türkçesi #HindistandaModiyiIstemiyoruz, İngilizcesi #WeDontWantModiInIndia

ADNAN OKTAR: Bu çok önemli çünkü bu adam Hindistan’da rahatça iktidarı ele geçirebilecek bir görünümü var. İktidarı ele geçirdiğinde de verdiği söz; “Müslümanlar’ı gettolarda yaşatacağım” diyor. “Hindistan’da ayıracağım onları” diyor.Gettolarda da katliam oluyor. “Önce ayıracağım” diyor. Kolay saldırı olsun diye. “Ve nefes aldırmayacağım” diyor. Hiç görülmemiş bir şey, Hindistan’da hep demokrat liderler başa geldi , çok tehlikeli. Müslüman kardeşlerimizde durumun farkında değiller onun için hatırlatıyorum, bu tehlikeye karşı dünya çapında bir uyanma olması gerekiyor.

Fikret ben dinliyorum seni.

KARTAL GÖKTAN: Hocam yabancı basında yayınlanan yeni makaleleriniz var. Onlarla ilgili bilgi vermek istiyorum. Şu an ekrandaki National Yemen adlı haftalık İngilizce gazete. Yemen’de yayınlanıyor. Burada düzenli makaleleriniz yayınlanıyor. Bu hafta da “Yemen’de bireysel hak ve özgürlüklerin önemi” başlıklı makaleniz yayınlandı. Bu makalede Yemen’de düzenlenecek olan yeni anayasanın halkın yaşam kalitesini yükseltecek şekilde Kuran ahlakını temel alarak insan haklarını savunan ve tüm insanların dinlerini rahatça yaşayabilecekleri şekilde hazırlanmasını tavsiye ediyorsunuz. Bu News Rescue haber sitesi. New York merkezli bir site. Burada çıkan yazınız da Libya’da diktatörlük sonrası sevgisiz yönetimler nedeniyle toplumda önemli sosyal değişiklik olmadığını söylüyorsunuz. İslam ülkelerinin sanat, güzellik ve kaliteyi esas alan sevgi kardeşlik temelli bir birlik oluşturduklarında Libya’da istikrarın sağlanabileceğini anlatıyorsunuz. Bu, Filistin’de Arapça olarak yayınlanan El Hadad isimli gazete. Bu hafta Türkiye’nin Avrupa yolundaki yolculuğu” isimli makaleniz yayınlandı bu gazetede. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik başvurusunun üzerinden 46 yıl geçmesine rağmen birliğe alınmamasının sebebinin iyi anlaşılması gerektiğini, Avrupa’nın İslam adı altında ortaya çıkan radikalizmden çekindiğini anlatıyorsunuz. Eğer Müslüman bir ülke Avrupa Birliği’ne girmek istiyorsa bağnazlıktan uzak, kalite anlayışı yüksek bir İslam modelini benimsemesi gerektiğini vurguluyorsunuz.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah.

KARTAL GÖKTAN: Son olarak, bu Daily Mail gazetesi Hocam. “Radikalizm, ilim ve sevgiyle yenilir” başlıklı makaleniz yayınlandı. Bu yazıda terör ve cinayetin hiçbir dinde yeri olmadığını, son elli yıl içinde aşırı sağ ve sol radikal grupların dünyanın her yerinde kan döktüğünü, buna neden olan yanlış inançların ancak Kuran’ın tüm insanlık için barış, sevgi ve huzur isteyen ahlakının öğretilmesiyle düzeltileceğini söylüyorsunuz.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah.

Biz en iyisi gidelim. Yarın görüşürüz inşaAllah. 

Masaüstü Görünümü