Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (6 Mayıs 2014; 18:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


ADNAN OKTAR: Biraz Fikret’ten bir şeyler dinleyelim.

KARTAL GÖKTAN: Hocam Sayın Bahçeli hakaret gerekçesiyle kendisine 100’er bin TL’lik 3 dava açan Rıza Zarraf’a esprili bir şekilde; “Benim özel önerim var. Sayın Erdoğan cumhurbaşkanı olursa başbakan olacak kişi Zarraf’dır. Mali yönden kafası çalışıyor, küresel piyasaları biliyor” yanıtını verdi.

ADNAN OKTAR: Evet klasik siyaset böyledir zaten. Ama her zaman söylüyoruz. Dünyanın son zamanlarında ki son zamanlarındayız, ahir zamanda. Mehdiyet devrinde bu tarz tartışmalar tamamen ortadan kalkacak. Sadece sevgi, muhabbet hakim olacak. Çünkü dünya yaşlandı, son artık, komada yani dünya. Son kere bir dünya hakimiyeti meydana getirecek Cenab-ı Allah. O da çok kısa sürüyor. Yani net olan kısım toplam 50-60 sene falan bir şey. Ondan sonra tamam. Ondan sonra bozulma, bitiyor. Dünyada imtihan bitti. Cenab-ı Allah Hz. Mehdi (a.s)’la son kez uzatıyor, inşaAllah. Sırf Mehdi’si için, O’nun gelmesi için,  Cenab-ı Allah sevdiği için Hz. Mehdi (a.s)’ı sona bırakmış Cenab-ı Allah, Hz. Mehdi (a.s)’ı sona bırakmış. Hz. İsa Mesih (a.s)’ı da son kere yeryüzüne indiriyor. O kadar, ondan sonra bitiyor. 10 yıla kadar dünyanın şekli şemaili çok değişecek. Çok acayip şeyler olacak. Mesela  bakın ne kadar vahim bir şey, tahayyül dahi edilmeyecek bir şey. Türkiye’nin bölünmesi mevzu bahis. An meselesi gibi görüyor adamlar. Amerika sürekli bastırıyor bölün diye. Meydana gelecek tehlikeden de habersiz Amerika. Bölün gitsin. Öyle bir şey olmaz. Bir de Amerika’nın sözüne adamların uyması çok acayip. Aklı başında adam çıkıp dersin kardeşim ey Amerikalı arkadaş kimsen, ey ekip siz yanlış düşünüyorsunuz. Amerika’nın bölünmesini kendiniz istemiyorsunuz. Şiddetle karşısınız. Biz de Türkiye’nin bölünmesini istemiyoruz demeleri lazım.

Evet.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, mecliste 4 eski bakan hakkında bir soruşturma komisyonu kuruldu. Komisyon 2 ay süreyle savcı gelip araştırma yapacak. Sanık ve belirli kişiler dahil herkesi dinleyebilecek. Ayrıca görüşmeler sırasında meclis internet sitesi ve TRT’den canlı yayın olmaması tartışmaya sebep oldu. Eski gazeteci CHP’li Melda Onur genel kurulda tabletiyle internet üzerinden canlı yayın yaptı.

ADNAN OKTAR: Tamam, bu da çok güzel bir şey yani demokrasinin, bilimin en güzel imkanları. Eğer Allah esirgesin mesela tabletini elinden alsalar yayın istemiyorlarsa bu çok vahim olur. Ama yayın oluyor. Bak bakanlar hakkında soruşturma yapılabiliyor. Biri dedi ki ört bas edilecek. Ört bas edildiği falan yok. Cayır cayır meclis çapında araştırma yapılıyor. Hem savcılık, hem meclis. Gayet güzel.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, Sayın Kılıçdaroğlu grup toplantısında; “17 Aralıkta bir iktidarın bir ülkeyi nasıl soyduğuna ve Ergenekon ve balyoz davalarının nasıl fiyasko olduğunu, iktidar tarafından da dillendirilmesine şahit olduk” dedi. Ve “yeniden yargılama istediklerini” söyledi. Geçen günlerde ifadeye çağrılmasına ilişkin ise; “bir cumhuriyet savcılığı, bir de Erdoğan savcıları var. Bir namuslu savcılar, bir de namussuzluğu yazıp çizenler var. Ben o namussuzların hepsinden daha cesurum, öyle bilsinler” şeklinde konuştu.

ADNAN OKTAR: Evet, Kılıçdaroğlu’nu gazaplandırmışlar. Kılıçdaroğlu tabii çok değerli bir insan ama CHP’nin onu çok iyi koruyup kollaması lazım. Her zaman söylüyorum. O zaman insanlar gönül huzuruyla CHP’yi destekleyenler destekleyebilirler. Öbür türlü ne zaman, nereye gideceği belli olmayan bir liderle CHP iç içe olması olacak iş değil.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, HDP eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin…

ADNAN OKTAR: HDP eş Genel Başkanı mı oldu o?

 KARTAL GÖKTAN: Evet. Ak Parti ve CHP-MHP ortak adaylığını kastederek iki diktatörden birini seç diyenlere hayır diyeceğiz. Kadınların, emekçilerin ortak gücü olarak bizde adayımızı çıkaracağız” dedi.

ADNAN OKTAR: Bayan birisini mi düşünüyorlar?

KARTAL GÖKTAN: Allahualem.

ADNAN OKTAR: Ben çok merak ediyorum Tayyip Hocam ne düşünüyor. Ben başbakan olsun diyorum. Başbakan olsa bayağı güzel. Gençlerden iyi bir kadroyla başbakan olsun.

BÜLENT SEZGİN: Genel olarak sizin dediklerinizi uyguluyor aslında Hocam, inşaAllah. Allahualem bunu da inşaAllah uygular.

ADNAN OKTAR: Tabii cumhurbaşkanı da Sayın Abdullah Gül, bayağı iyi yani herkes seviyor.

KARTAL GÖKTAN: Hocam balyoz davasında 5 No’lu cd için Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma uygulanacağını söyledi. 5 No’lu cd üzerinde oynama yapıldığına dair TÜBİTAK raporu vardı, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Kardeşim tabii ki böyle paldır küldür alın götürün olmaz. Tam hakkıyla her şey olsun. Yazık günah öbür türlü. Biz biliyoruz yani birçok inşan o devirde eskiden öyle paldır küldür alıp götürülüyordu. Delil konusunda da haksız yere acı çeken, haksız yere hapsedilen insanlar olduğunu biliyoruz daha önce.

Evet.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, PKK’nın üst isimlerinden Mustafa Karasu örgütün ulus devlet idealinden vazgeçtiğini söyledi. “HDP aracılığıyla Türkiye sınırlarında Türkiye’nin demokratikleşmesi için de Kürt sorununu çözmeyi hedefliyoruz. Bu stratejik bir projedir” açıklamasını yaptı.

ADNAN OKTAR: Şimdi bana hikaye anlatmasınlar. Türkiye’yi böldürmeyiz. Yani bunu bilsinler de ne yapıyorlarsa yapsınlar. İstediği gibi konuşsun. Amerika’nın o kafası çok yanlış. Türkiye bölününce gücü kırılacak. Türkiye’nin zaten bir iddiası yok ki. Biz asarız keseriz demiyoruz. Türkiye herhangi bir ülke Ortadoğu’da. Yani fevkalade bir askeri gücü yok. Fevkalade bir ekonomik gücü de yok. Mazlum, kendi halinde bir ülke. Dolayısıyla Amerika’nın Türkiye’den korkmasına gerek yok. Ve Türkiye zaten sevgiyle ortaya çıkacak bir ülke. Oradan da tedirgin olmasına gerek yok. Bir de Türkiye nasıl bölünsün? Mehdiyet’in merkezinde fitne olmaz. Onu unutacaklar.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, Mehmet Şevket Eygi Hocamız; “Ümmet birliği ve bir imamın seçilerek ona biat ve itaat edilmesi için çalışmak müminlerin keyfine kalan bir mesele değildir. Her Müslüman ümmet birliğini ve imameti istemeye ve bunun için gayret etmeye mecburdur” demiş yazısında.

ADNAN OKTAR: Bir daha, bu önemli.

KARTAL GÖKTAN: Mehmet Şevket Eygi Hocamız; Ümmet birliği ve bir imamın seçilerek ona biat ve itaat edilmesi için çalışmak müminlerin keyfine kalan bir mesele değildir. Her Müslüman ümmet birliğini ve imameti istemeye ve bunun için gayret etmeye mecburdur” demiş yazısında.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Mehmet Şevket Eygi, ahir zaman evliyalarındandır. Çok efendi, nezih bir insandır.

Bak, dua ettik elhamdülillah, Allah vesile etti; şu an Şeyhimiz uyanmış. Kan değerleri ve rahatsızlıkları düşüyor. Tam olarak mucize oldu, Allah’ın mucizesi oldu. Onlar da tam oturmuş elhamdülillah, maşaAllah. Duaya devam etsin kardeşlerimiz, maşaAllah.

Evet, dinliyorum sizi.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Utku Çakırözer; CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’i aday göstereceğini, MHP’nin ise Murat Başeskioğlu veya Tuğrul Türkeş’i aday göstereceğini söyledi. Her iki partinin de ortak aday çıkarmayacağını, ayrı ayrı adaylar çıkaracağını söyledi.

ADNAN OKTAR: O zaman Ak Parti adayı olan kazanır yani açıkça belli, inşaAllah.

“Hocam, çok samimisiniz. İnsanlarla iç içe yaşıyorsunuz. Keşke evinizde de sabahtan akşama kadar ne yapıyorsunuz? Çekseler her şeyi” diyor. Aman ha. Aman ha. Aysel Hanım merak etmiş. Aman ha.

Şerife Çayır; “Hocam oraya Şark Köşesi yapalım, inşaAllah” diyor. Olur, ama yeşil, güzel ağaçlar, ışık olabilir daha çok, ışıklandırma olabilir. Göster bir daha göreyim ben görüntüyü. İyi işte güzel, hoş duruyor.

KARTAL GÖKTAN: Hocam daha önce yayınlanan tapelerde cemaatten iki kişinin yaptığı konuşmada ABD’nin Washington’da BDP’ye özel ofis açılmasına destek verdiği, PKK’nın kendi kontrolünden çıkmasını istemediği anlatılıyordu. Buna göre ABD’de yapılan toplantıda Amerika’nın ve bazı Kürtlerin gerekirse PKK’nın yeniden silah gücü kullanmasını istedikleri anlatılıyordu.

ADNAN OKTAR: Neye yarayacakmış o? İdris Naim Şahin; o ismi çok iyi tanırlar. Türkiye’nin efelerinden. Bunları porsuk gibi öttürdü. Kaya porsuğu gibi, sıkışmış kaya porsuğu gibi. Düdük gibi öttürdü bunları. Bir avuç kalmışlardı. Kaçacak delik arıyorlardı. Yalvardılar. “Aman” dediler. “Ne istiyorsanız yapalım. Barış, anlaşma. Konu bitsin” dediler. Sonra İdris Hoca’yı geri çektiler. Yoksa hiç kimseyi bırakmayacaktı. Kazıyordu orayı. Artistliği bıraksınlar. Silahlı olsa kaç yazar, silahsız ne fark eder? Aman dilediler. Bunlar Türkiye’yi alelade ülke olarak görüyorlar. Yani üstüne gidersin, hemen hallolur falan. Böyle bir şey olmaz. Bizim milletin bir bam teli vardır. Bir dereceye kadar sabreder. Bam telini açtın mı; tak. İdris Hoca kenarda hazır duruyor, söyleyeyim. Akıllarını başlarına alacaklar. Efenin hasıdır. İnşaAllah.

Dinliyorum Fikret Bey.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, Afganistan’da cuma günü meydana gelen toprak kaymasında yaklaşık 2500 kişi hayatını kaybetmişti. Ölenlerin büyük bölümü toprak altından çıkarılamadı. Ancak yardım bekleyen Afgan halkı dünyadan beklediğini göremedi. Birçok ülke üzüntü beyan etmekten öteye geçemedi.

ADNAN OKTAR: İşte Müslümanlar dünyada artık üçüncü değil de, beşinci, altıncı sınıf bir varlık gibi görülüyor. Yani insan olarak görmüyorlar, birçok yerde. Her yerde öldürülüyorlar, şehit ediliyorlar. Mesela Avrupa’da bir insan öldürülüyor, bütün Avrupa ayağa kalkıyor. Bir Amerikalı öldürülüyor. Bütün Avrupa ayağa kalkıyor, Amerika ayağa kalkıyor.

Tülay Özkantarcı; “6 Mayıs’ta darağacına gönderilen üç fidan için bir şey söyleyecek mi Adnan Hocam acaba?” diyor. Dün konuştum, anlattım. Dinlemediyse, o kayıtları incelerse orada görür.

Adem Ertürk; “Dün gece geç saatlere kadar A9 kanalı ve Adnan Hoca’nın talebelerini izlediğim doğrudur.” MaşaAllah. “Masonluk konusunda da bilgi verdi” diyor. “Masonluk konusunda da bilgim arttı” diyor, maşaAllah. Daha masonik birçok sır verebilirim, anlatabilirim inşaAllah.

Ademoğlu, Aziz Azizoğlu78; “Ne var kanka olmaz mı? Ben en çok Adnan Hoca’nın cemaatini seviyorum.” MaşaAllah. Bu böyle bir stil, böyle bir gençlik grubu var; üslup acayip rahat.

Şimdi biraz komünist tehlikeye dikkat çeken bir film izleyelim. Amerika bu tehlikeye dikkat çekmemizden memnun olması lazım. Çünkü kendileri için de çok büyük bir tehlike komünizm. Sonra Mehdiyet’le ilgili biraz film seyrederiz, sonra devam edeceğiz sohbete inşaAllah.

VTR

ADNAN OKTAR: Evet, buyurun devam edelim.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Türkiye Kürdistan Demokratik Partisi’nin kurulmasını, “Kürdistan neresi? Haritada bulamıyorum” diye eleştirdi. “PKK çözüm sürecinde dinlendi, güçlendi” dedi. Ve hükümeti özerklik konusunda aciz olmakla, suç ortağı olmakla itham etti.

ADNAN OKTAR: PKK’nın güçlendiği ve dinlendiği doğru, Bu doğru. Buna ihtiyaçları vardı. Zaten zaman zaman böyle bir şey yapıyor onlar. Toparlanmaya ihtiyaçları oluyor. Çünkü İdris efe onların iflahını kesmişti. Dağlarda böyle nal toplatıyordu. Yalvardılar. Durdurdu. PKK, cumhuriyet tarihinde değil de, son yüz elli yılın en büyük tehlikesi. Çünkü anavatanı yok etme projesi var bunun. Bütün Türkiye’yi yok etme projesi var. PKK sırf Güneydoğu’yu zapt edip, orada bir komünist devlet kurma amacında değil. Bütün Türkiye’yi komünist yapmak amacında. Orayı üs olarak kullanacaklar. Yani Kuzey Kore gibi bir komünist devlet kurup, Türkiye içindeki diğer komünistlerle işbirliği yaparak bütün Türkiye’yi zapt etmeyi düşünüyorlar. Her yeri zapt etmeyi düşünüyorlar. Yani il il almayı düşünüyorlar. Mesela farz edelim Erzincan. Erzincan sınırına dayandıysa Erzincan’ı önce alacak. Sonra safha safha illeri tek tek almayı düşünüyorlar. Her ile ayrı yüklenmeyi düşünüyorlar. Öyle öyle ilerleyip ta İstanbul’a kadar düşünüyorlar. Abdullah Öcalan diyor; “Marks, Lenin ne ise o dönemde, ben de bu devirde oyum” diyor. Ve “Komünizmi biz gerçekleştireceğiz” diyor. Açıkça söylüyor adam.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, Can Dündar yazısında Abdullah Öcalan’ın Ekim ayındaki mesajındaki Demokratik İslam Kongresi çağrısına değinmiş. Ve Öcalan’ın İmralı’daki hücresinden birçok konuya hükmettiğini, şimdi de din alanına girip İslam’ı tartışmaya açtığını söylemiş.

ADNAN OKTAR: İslam’la pek alakası yok adamların. PKK’nın amacı komünizmdir. Burada bir şaşırtmaca var. Yeni iddiası da Mehdilik. Abdullah Öcalan’ın yeni iddiası Mehdilik. “Mehdi (a.s) zuhur etti” diyorlar şimdi Güneydoğu’da. “Abdullah Öcalan da Mehdi” diyorlar. Bayağı samimi inanıyorlar, bu Meleler. Baktılar komünizmle olacak gibi değil. Mehdilikle ortaya çıkacak. Kardeşim Darwinizme, materyalizme karşı mücadele edin, eğer düzgün bir şey yapacaksanız. Çalışmayı istiyorsanız komünizmin geçersizliğini anlatın. Kuran’a tam teslim olun ve gereksiz girişimleri de bırakın. Abdullah Öcalan’a Mehdi demesi yani insaf, o zaman Stalin de Mehdi sizin kafanıza göre.  Mao da Mehdi, Marks da Mehdi. Mehdilerle deccalleri karıştırmayın. Abdullah Öcalan’ın görevi dine karşı bir güç ve bunu anlatıyor adam, uzun uzun anlatıyor. Ama şuan Müslüman olduysa söylesin. La ilahe illaAllah Muhammeden Resulullah söylesin, Müslüman oldum desin, o zaman inanırız. Böyle yuvarlak sözlerle olmaz.

BÜLENT SEZGİN: Dilipak da; “O namaz kılardı, oruç tutardı, Müslüman’dı” diyor.

ADNAN OKTAR: Tabii bize evliya gibi gösteriyorlar. O zaman diyecekler ki;  “Güneydoğu’yu Müslümanlar aldı, ne olacak? Karışmayın” falan diyecekler. Kardeşim Türkiye’yi hiçbir suretle böldürmeyiz. Nasıl bir Müslümanlık anlayışı ki Müslümanları bölüyorsunuz? Ve Kürt Türk diye bölüyorsunuz. Var mı Müslümanlıkta Kürt Türk diye bölmek?

BÜLENT SEZGİN: Yok Hocam.

ADNAN OKTAR: Laz, Çerkez herkes Müslüman elhamdülillah. Hepimiz aynıyız.

Fikret.

KARTAL GÖKTAN: Buyurun Hocam. Hocam yabancı basında yayınlanan 2 yeni makaleniz var. Week News Blitz isimli gazete internet sitesinde “Ukrayna’daki sorunların komünizm döneminden kalan düşünce yapısının hala devam ettirilmesi ve Rusya’nın askeri üssüne ev sahipliği yapan eski bir müttefiki kaybetmek istememesi olduğunu” anlatıyorsunuz. Ayrıca Ukrayna’nın hem Rusya hem de batı dünyasıyla dostani ilişkiler içinde olması gerekliliğine vurgu yapıyorsunuz.

İkinci olarak Bosna’da İngilizce olarak yayın yapan haber portalı The Bosnia Times da yayınlanan “Bosna’daki uyanış” isimli yazınızda, Bosna’daki Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatların kendi kültürleri ve dinlerine sahip çıkarak birlikte yaşamayı öğrenmeleri gerektiğini anlatıyorsunuz.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah. Her yerde Allah rızası için faydalı olmaya gayret ediyoruz.

BÜLENT SEZGİN: Hocam Cumhurbaşkanı Gül Gürcistan’ın başkenti Tiflis’teki Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan üçlü zirvesinin açılış konuşmasında; “Kafkasya’nın yüksek dağlarını bir duvar olmaktan çıkardık. Bir kapı, bir iş birliği alanı haline getirdik” dedi.

ADNAN OKTAR: O Mehdiyet’le olur. Şu an herkes ayrı. 

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam Kıbrıs’ta Rumlarla Türklerin birlikte yaşadığı bir köyden geldiğini söyleyen ve hatalarımızı kabul edip geçmiş yaraları sarmalıyız diyen yeni Rum Lider Nicos Anastasyadis bir röportajda; “Ailemin saygı gösterdiğini takdir ettiğim Kıbrıslı Türklerle kardeş ilişkileri vardı. Vatanın yeniden birleşmesini istiyorum” dedi. Ve “babasının 1974’de Limasol’de bir Türk köyünde komiserken Türklerin Kıbrıslı Rumların tehdidinden kurtardığını” söyledi, inşaAllah. 

ADNAN OKTAR: İyi güzel de bu böyle laflarla olmaz. Bu tip delillerle olmaz. Allah sevgisiyle olur, Allah korkusuyla olur,  imanla olur. Yok dedemi kurtarmıştı benim… Kardeşim sen o gözle bakarsın öbürü başka türlü gözle bakar. Olmaz. Tek noktada ittifak lazım. Allah korkusu, Allah sevgisi. O zaman o bir samimi sevgi anlayışı meydana getirir. O zaman her şeyi seversin. Allah’ın yarattığı her şeye karşı kalbinde bir sevgi olur.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Ahmet Hakan Sayın Erdoğan’a yönelik diktatör benzetmeleri hakkında şunu yazmış; “Diktatör olmayabilir ama otoriter eğilimli bir liderdir. Bu demokrasi açısından küçümsenecek bir şey değildir. Olumsuz kadar olumluyu da görmek gerek” demiş, inşaAllah Hocam.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’ı tedirgin ettiler, onun için. Yoksa öyle bir şeyi yoktu onun, ilk başa geçtiğinde. Hep böyle hürriyetçi, rahat bir kişiliği vardı. Sanatçılarla falan da tavrı çok candandı. Yani seni devireceğiz. Baksana asmadan kesmeden bahsediyor adamlar. O zaman ne yapar bir insan?

BÜLENT SEZGİN: Evine doğru yürümüşlerdi.

ADNAN OKTAR: Tabii evine 150 metre kalmıştı. Tabii canım çok hayatına kastedilen bir üslup var. Gece gündüz seni asacağız edebiyatı var. Çok acımasız, nefret dolu bir üslup bu. Çok korkunç bir şey.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, önceki günlerde yayınlanan Freedom House basın özgürlüğü raporu için Ahmet Davudoğlu’nun Türkiye’ye dönük bir algı operasyonu yapılıyorsa ortak tepki gerek sözlerine; ABD Dış İşleri Bakanlığı Türkiye’ye yönelik bir algı operasyonunun kesinlikle olmadığını vurguladı.

ADNAN OKTAR: Kesinlikle öyle bir şey yok, bilmem ne. Pratik önemlidir. Diyorlar ki mesela PKK tehlikesi yok. Kardeşim görmüyor musun? Var, Allah Allah. Bir bela oldu mu, pardon diyorlar, dikkat edememiştik, öyle bir boşluğumuza geldi falan. Olmaz öyle şey. Bela geliyorum diyor. Açık açık görülüyor.

Bismillah. Şeytandan Allah’a sığınırım Tevbe Suresi 6; “Eğer müşriklerden bir senden emen isterse ona eman ver.” Yani şefkat göster. Adam diyor ki, “tamam ben bir şey demiyorum, teslim oldum.” O zaman eman verin diyor Allah, ona acımasız davranmayın. “Öyle ki Allah’ın sözünü dinlemiş olsun.” Bak “sonra onu güvenlik içinde olacağı yere ulaştır.” Nasıl güvenlik? Diyor ki; “tehlikeli yerden çıkart. Güvenlik içinde olacağı yere kadar götür, ulaştır.” Nasıl? “Canını, malını kullanarak, canını Allah için feda etmeyi göze alarak, canını tehlikeye atarak müşrik olan insanı koru” diyor. Bunlar ne yapıyor? Boğalım, asalım, keselim. Musevileri doğrayalım, Hristiyanları, müşrikte değil onlar, Allah bir diyor. Burada müşriği de koruyun diyor Allah. Musevi müşrik değil ki, Allah bir diyor. Ahirete inanıyor, cennete inanıyor, cehenneme inanıyor, bütün geçmiş peygamberlere inanıyor. Bak “bu elbette onların bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir.” Bilmiyorlar diyor Cenab-ı Allah, cahiller diyor. Şefkate davet ediyor Cenab-ı Allah. “İnkar edenler birbirlerinin velileridir” Birbirlerini koruyup kollar ve desteklerler. PKK’yı bütün Avrupa’nın Marksistleri destekliyor, Amerika’da ki Marksistler destekliyor. Solcular hepsi de destekliyor. Nikaragua’dan tut Venezüella’dan çık Kore’ye kadar hepsi destekliyor PKK’yı. Ayette ne diyor? “İnkar edenler birbirlerinin velileridir” Desteklerler birbirlerini. “Eğer siz bunu yapmazsanız” Bölünür parçalanırsınız. “Birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız, yeryüzünde bir fitne” Oldu bak bütün İslam alemi birbirine girdi. Sel gibi kan akıyor. “Ve büyük bir bozgunculuk fesat olur” diyor. Şu anda o da oldu. Müslümanlar birleşmediğinde bu bela artarak devam ediyor. O yüzden Cenab-ı Allah Hz. Mehdi (a.s)’ı müjdeliyor. Dünyada onca alim var, onca İslami kurum ve kuruluş var, onca Müslüman devlet var; birleşmeyi, İttihad etmeyi akıl edemiyorlar. Ama Hz. Mehdi (a.s) tek başına bunu sağlıyor. 313 talebesiyle bunu sağlıyor ve sağlayacak. Ama “iyice nihayet pezir olsunlar” diyor Bediüzzaman. “Ondan sonra Hz. Mehdi (a.s) çıkar” diyor. “Hz. Mehdi (a.s)’ı hemen gelmesi gerekmiyor mu?” diyorlar. “Baş göz üstüne gelmesi gerekmiyor mu?” diyorlar. “Hayır öyle değil” diyor. “İyice nihayet pezir olacaklar” diyor. “İyice canları yanacak. Hz. Mehdi (a.s)’ın kıymetini bilecekler. Ondan sonra Hz. Mehdi (a.s) çıkacak” diyor.

Can Erkan diyor ki; “Sizinle daha önce yayına çıkan Yunus Emre de gördüğüm kadarıyla onun da şarkı söylemesini, gitar çalmasını istiyoruz Hocam.”

Sevgi Sönmez; “Hocam davul biraz tırmalayıcı ses oluyor. Sizin sesli çaldığınız müzikler daha güzel oluyor. Yine de siz bilirsiniz” diyor.

Kenan Erdal “Hocam sizin gibi cesaretli kişi görmedim. PKK’yı da karşınıza alıyorsunuz” diyor. “Yamuk yumuk kim varsa” diyor. Tabi vatana millete karşıt zıt hareketleri kastediyor. “Onlarla mücadele ediyorsunuz” diyor. “PKK, Darwinist, Stalinist diyen kişilerle mücadele ediyorsunuz” diyor.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Amerika Birleşik Devletleri yüksek mahkemesi kamu kurumlarında toplantı öncesi dua edilmesinin anayasayı ihlal etmediğine karar verdi, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Gayet güzel. Tayyip Hocam’ın şahsını desteklemek çok önemli. Ak Partili gençler böyle çelik zırh oluştursunlar etrafında. Yani bütün gençler. Yani kim o konuda, bu görüşteyse desteklemeleri lazım. Tayyip Hocam tek başına ne yapsın? Milletçe destekleyelim ki Tayyip Hocam’ı, bizim kendi delikanlımızdır Tayyip Hocam. Bizim milletimizin insanı. Bizim adamımız yani bizim insanımız. Destekleyelim. Yetenekli, tecrübeli de, gayet güzel hizmet eder. Sahip çıkalım bak bakalım neler yapıyor. Baya yetenekli yani. Yeteneğini kullanmamak akıllı bir hareket olmaz. Ordinaryüs profesör var düşün biri de asistan. Sen ordinaryüs üstü profesörü kenara koyuyorsun. Gel asistana iş yap diyorsun. Tecrübesini kullanalım bu vatan, millet için. Şevkini, heyecanını kullanalım.  “Sen Başbakan olarak devam et” de. İstişare ediyor. Diyor; “Sultanım gitseniz iyi olur başbakanlıktan”. İltifat gibi söylüyor onu. Cumhurbaşkanlığında oturması lazım. Sayın Abdullah Gül’ü biz mesela çok nadir görüyoruz. Çok nadir konuya dâhil oluyor. Cumhurbaşkanlığın özelliği bu yani.

KARTAL GÖKTAN: Hocam Ukrayna’dan tek yanlı bağımsızlık ilan eden ve Rusya’yla ilhak anlaşması imzalayan Kırım’a binlerce Kırım tatarının sokulmadığı bildirildi. Milli Meclis Üyesi Abdurrahman Egiz; “Türkiye bizim için tarihi ve dini açıdan kardeş devlettir. Bu olayda Türkiye’ye lider vazife düşüyor” diye yardım istedi.

ADNAN OKTAR: Gelenekçi yöntemlerle İttihad-ı İslam olmaz. Türk İslam Birliği olmaz. 1960’ların kafasıyla İttihad-ı İslam olmaz.  İlimle, irfanla olur. Sevgiyle, şefkatle olur. Gelenekçi metotlarla, klasik metotlarla bunlar olmaz. O kafadan bir türlü vazgeçemiyorlar, eski kafadan. Mehdiyet’in dışında mümkün değil. Türkiye’nin de yapacağı bir şey yok Kırım için söyleyeyim. Yani o iş yattı. Şuan yattı o iş. Hz. Mehdi (a.s)’ın dışında bu konuyu çözecek hiç kimse yok. Böyle bir şey olmaz. Rusya ne diyecek? “Özür dilerim. Zaten yanlışlık oldu. Türkiye’yi Kırım’a bağlayalım. Biz de çekiliyoruz” diyecek. Adamın nevri dönmüş durumda şuan. Hiçbir şekilde vazgeçmez. Bu metotlar yanlış metotlar. Kim akıl veriyorsa, yanlış akıl veriyor, yanlış.

BÜLENT SEZGİN: Hocam Elazığ’da dokuz yaşında bir kardeşimiz Kadir kayıp, inşaAllah. Sabah okula gidiyorum diye evden çıkan dokuz yaşındaki Kadir Yıldırımdinç’ten haber alınamıyor. Okula hiç gitmemiş, servise de binmemiş. Babası çantasını evin üst tarafında bulmuş, kaldırımın üstünde. Kitaplarının yarısı dışarda, ödev kâğıtları iki adım ilerde ve beslenme çantası da daha ilerde bulunmuş. Baba Ahmet Yıldırımdinç’in karakola yaptığı şikayet üzerine soruşturma başlatan polis mahalledeki arama çalışmalarına devam ediyormuş.

ADNAN OKTAR: Kadir’de mahallenin haytası. Acayip sevimli bir şey. Şimdi olayı bir daha anlat. 

BÜLENT SEZGİN: Sabah okula gidiyorum diye evden çıkan dokuz yaşındaki Kadir

ADNAN OKTAR: Sabah okula gidiyorum diye çıkmış?

BÜLENT SEZGİN: Sabah evet. Dokuz yaşındaki Kadir Yıldırımdinç’ten haber alınamıyor. Okula hiç gitmemiş, servise de binmemiş. Babası çantasını evin üst tarafında bulmuş.

ADNAN OKTAR: Yani mahallenin üst tarafında?

BÜLENT SEZGİN: Evin üst tarafında. Tam onu anlayamadım Hocam. Allahualem, öyle görünüyor. Çünkü etrafa dağılan eşyalar, kaldırımın üstünde kitaplarının yarısı dışarıda, ödev kâğıtları iki adım ilerde ve beslenme çantası da daha ilerde.

ADNA OKTAR: Allah, Allah. O zaman birisi herhalde çocuğu sürükleyerek zorla götürdü herhalde anladığım kadarıyla. Dağıldı onlar elinden. Ağzını kapattı anladığım kadarıyla. Çocuk çırpınırken onları teker teker elinden düşürmüş.  

Evet.

BÜLENT SEZGİN: Baba Ahmet Yıldırımdinç’in karakola yaptığı şikâyet üzerine soruşturma başlatan polis, inşaAllah mahalledeki arama çalışmalarına devam ediyormuş. Haber bu kadar.

ADNAN OKTAR: Uzağa götüremez. Birisi kaçırmış yakınlardadır. Yine yakınlarda. Gece de olsa Elazığlı kardeşlerimiz yiğittir. Elazığ ayağa kalksın. Mahalle, adres, telefon?

BÜLENT SEZGİN: Onları öğreneyim, inşaAllah Hocam. Sadece üst komşuları görmüş sokağa çıkarken çocuğu. Başka da gören yok.

ADNAN OKTAR: Canım görgü şahidi falan olabilir. Bir kısmı da korkudan söylemiyor. Başımız belaya girer diye. Yalnız kardeşim böyle şeylerde şahide kolaylık göstertilmesi lazım. Sabaha kadar karakolda tutuyorlar görgü şahidini. Adam aç, susuz orada. Hâlbuki ona bir kolaylık gösterilmesi lazım. Güzel bir yerde tutulması lazım, nezaket göstertilmesi lazım. Adam orada aç, susuz ertesi gün işe gidecek değil mi? Perişan bir vaziyette bazen birkaç gün. Zor iş yani. Özellikle sert üslupla falan sorgulamak da olmaz. Görgü şahitlerine özel bir kolaylık sağlanması lazım. Hatta mükâfatlandırmak da lazım. Çünkü işine gitmiyor, bir şeyler oluyor değil mi? Maddi kayba da uğruyor. Gelişmeleri öğrenelim Elazığ’dan bilgi versinler.

BÜLENT SEZGİN: Hocam okuyayım biraz, inşaAllah. “7’ye çeyrek kala ana caddeye çıkmış. Bu tarafa doğru koşmaya başlamış. Sabah saatlerinde evden çıkar çıkmaz çıkmaz” diyor. “Saat 13.00 gibi de bizim üstteki komşu; iki çocuğun orada olduğunu çantayı oraya bıraktıklarını gördüm” demiş.

ADNAN OKTAR: Çocuk bilinçli olarak bırakıyor.

BÜLENT SEZGİN: Öyle görmüş, öyle söylemiş.

ADNAN OKTAR Tamam.

BÜLENT SEZGİN. “Tam çözemedim ama yüzünü de görmedim. Tam Kadir olduğunu görmedim” diyor. “İki çocuğu orada gördüm” diyor sadece. “Tam Kadir olduğunu çözemedim” diyor. “Çantayı oraya bırakırken ne yapıyorsunuz diye sorunca; hiçbir şey yapmıyoruz teyze” diyorlar. “Ondan sonra kayboluyorlar. Odur budur arıyoruz” diyor komşu. 

ADNAN OKTAR: İki arkadaş, o zaman bunlar maceraperest tipler olabilir, iki ufaklık. Civar bir ile gitmiş olabilirler otobüsle, bir şeyle. Yani bir macera arayışı olabilir. Bilinçli bırakmış o zaman çantayı öyle gibi görünüyor. Eşkâlini halka çok göstertmek lazım. Diğer televizyonlar göstersin. Dışarı çıkınca hemen görülür zaten. Yine göster, diğer televizyon kanallarından da rica edelim göstersinler resmini. Bir de ailesi daha net resimlerini göndersin. Yani cepheden daha net. Yüzünü yaklaştır. Evet, bak dişinden falanda çıkarabilirler. Ön dişinde bir eksiği var. Tam hayta, Allahualem. Ben görür görmez dedim bu hayta diye.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, Twitter’da bulundu diye paylaşımlar yapılıyormuş. Ama kaynak belirsin tam netleşmemiş.

ADNAN OKTAR: O riskli öyle şeyler. Aramayı durdurur öyle şeyler. O bulundu diyenler de şüpheli. Onları da araştırsınlar. Rahmetli şehidimizin o helikopter kazasında da yahut o suikastta da bulundu haberi gönderdiler. Mesela o bulundu diyen adamlar kim? O adamlar hakkında kapsamlı araştırma yapılması lazım. Dediler “ayağı kırık geldi. Karakolda şuan” dediler. Saatlerce arama yaptırtmadılar. Aslında bir kişiye tam yetki verilse, birkaç günde çözülür bu. Yani âcizane benim elime böyle bir imkân verseler, ben onları bülbül gibi konuştururum. Hayır, döverek söverek değil yani. Kafa kullanarak. Çok rahat konuştururum, kim yaptıysa. Acayip ağır aksi hareket var. Daha hala bulunamadı. Yıldırım gibi halledilir. Çok geniş yetkili bir savcı olacak, 5 dakikada bitirir.

BÜLENT SEZGİN: Hocam İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Bağlıtaş yazmış Allahualem. “Bugün Elazığ'da kaybolan öğrencimiz Kadir Yıldırımdinç bulundu. Sağlığı iyi.” diye. “Ailesinin ve eğitim camiasının gözleri aydın olsun.” diye yazmış Twitter'da.

ADNAN OKTAR: Emniyetin açıklama yapması lazım. Elazığ emniyetine soralım. Emniyet açıklama yapacak. Bütün televizyonlara resmi açıklama göndermesi lazım. Muhtemelen bulunmuştur. Hayta bunlar Allahualem. Arkadaşı da öyledir. O filmlerde falan gördükleri şeyler hoşlarına gitmiş olabilir.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, İsrailli arkeolog Eli Shukron 1995'te başladığı 19 yıllık kazıların sonunda Hz. Davud (a.s)'ın sarayını bulduğunu iddia etti. Ancak çoğu bilim adamı hala buluntuların yeteri kadar güçlü kanıt sağlamadığını iddia ediyor Hocam.

ADNAN OKTAR: Aramaya devam.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam emniyet müdürlüğünden haber gelmiş, Elazığ'dan. Çocuk bulunmuş. Teyit alınmış.

ADNAN OKTAR: Çocuk bulunmuş. MaşaAllah, elhamdülillah. Vay hayta vay. Ama tipte bu kadar açık. Bakar bakmaz hayta dedim. Yani dişlerden falan olay anlaşılıyor, gülüş şeklinden falan.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Mümtazer Türköne; “28 Şubatçılar iktidar haklarını temellendirmek için nasıl irtica hayaleti ürettilerse bugün ki iktidar da aynı mantıkla paralel devleti kullanıyor. Aynı işi biri silahlı tehditle, diğeri ekonomik araçlarla yapıyor. Dün darbecilerin emrinde infaz timleri vardı, bugün müfettişler var. Egemenlik yetkilerini ekonomik alanda kullanan devlet kurumları iktidarın asıl gücünü ve caydırıcılığını oluşturuyorlar.” sözleriyle hükümeti eleştiriyor, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Birdenbire Tayyip Hocam hiç tahmin etmediği bir şeyle karşılaştığı için. Bir de ne olacağını da bilemedi. Birdenbire o yüzden ne kadar polis varsa hep gönderdi. Savcıları gönderdi. Yani müthiş bir panik oluştu.  Nereye vardıracaklarını da anlayamadı. Sonra olayın ne olduğu iyice anlaşıldıktan sonra, yatıştıktan sonra o da sakinleşti.

Aferin. Kayıp Gönüllüleri diye bir site kurmuşlar çocuklar. Kayıp çocuklarla orada ilgileniyorlarmış. İyi bir akıl bu, güzel.

Fulden Uras, bu hanım eski bir sanatçıydı hatırladığım. “Tüm kayıplarda yanımızda olduğu için Hocamıza teşekkürlerimi ve selamlarımı iletiyorum.” Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. Fulden Uras'a bizim kitaplarımızdan gönderelim, inşaAllah. 

Hud Suresi, 103; “Ahiret azabından korkan için bunda kesin ayetler vardır. O, bütün insanların kendisinde toplanacağı bir gündür ve o, gözlemlenebilen bir gündür.” Herkesin göreceği bir gündür diyor Allah. Mezar ehli de görecek. Ölü, canlı herkes görecek. Allah'ın, Allah korkusunda çok durmasının sebebi, Allah'tan iyi korkan en güzel ahlaklı olandır. En güzel ahlaklı olan da en güzel sevendir.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam Danıştay 6. Dairesi Taksim'de büyük kısmı tamamlanarak ikinci aşamaya geçilmiş olan yayalaştırma projesinin iptaline karar verdi. Yol genişletme çalışmaları başlayan Taksim Meydanı'nda trafik yeni yapılan tünellerle sağlanıyor şu anda Hocam.

ADNAN OKTAR: Yani ne olacak şu an?

KARTAL GÖKTAN: Devamı yapılamayacak gibi.

ADNAN OKTAR: Ne oluyor yapılamayınca? Yarım kalıyor.

KARTAL GÖKTAN: Evet Hocam.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam bir hukuki yolunu bulur, Benim bildiğim Tayyip Hocam ise. İnşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Hocam CHP milletvekili Umut Oran bu hayır işlerinin hep Tayyip Erdoğan ve yakınlarına rast gelmesi ancak planlayarak olur dedi. Saadet zinciri benzetmesi yaptı.

ADNAN OKTAR: Ben Tayyip Hocam'ın şahsının iyi niyetli olduğuna inanıyorum.

“Hocam, yeni havan hakları kanunuyla ilgili yapılan reformda Avrupa’yı geçtik bu konuda ne düşünüyorsunuz?” İnşaAllah öyle oluruz.

Buyurun Fikret Bey dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: PKK’nın İran’daki silahlı kolu Kürdistan Özgür Yaşam Partisi’nin İran’la siyasi diyalog ve müzakere yürütmek için PKK, KCK sistemini örnek alarak doğu özgürlük örgütü isimli yeni bir oluşum kurduğu bildirildi.

ADNAN OKTAR: İran PKK’yı Kayseri pestili gibi ezer, sıkıysa bir yamuk yapsınlar. Dağı taşı onlara dar eder. Ama itlik yapmadıkları için ses çıkarmıyor. Öyle İran’dan bir toprak parçası almaya kalksa, özerklik, İran acayip vahşileşir. Hallaç pamuğuna çevirir orayı. Bak orada korkuyorlar onlardan, tırsıyorlar. Ama Türkiye’de çok pervasızlar. Bülent Arınç gibi tipler olunca daha da yayları gevşiyor.

Şeyda Bilgiç, baya sevimli bir köpeği varmış. Resmini göndermiş. Görebiliyor muyum? MaşaAllah çok tatlı hakikaten.

Derin kavrayışı Allah önemli görüyor, derin kavrayış.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, ekonomist Türkiye’de için hükümet 31 Mayıs’ta ülke çapında kutlanacak Gezi protestoların birinci yıl dönümü bastırmada “bu kez başarılı olmayabilir” ifadesini içeren bir makale yayınladı.

ADNAN OKTAR: Çok şom bir ağız. Türkiye’yi karıştırmak, sanki vazifeleri. Bu nasıl bir insanlık anlayışı, nasıl bir sevgi anlayışı? Türkiye’nin karışması size ne fayda sağlayacak? Yakışıksız bir üslup.

Kısa bir mehter müziği dinleyelim, inşaAllah.

VTR

Masaüstü Görünümü