Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (13 Mayıs 2014; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


ADNAN OKTAR: Peki, o zaman Fikret Bey sizden başlayalım.

KARTAL GÖKTAN: Bildiğiniz gibi Hocam Manisa’nın Soma ilçesinde bulunan kömür ocağında trafo patlamasının ardından yangın çıktı. Belediye Başkanı’nın açıklamasına göre otuzdan fazla tahliye gerçekleşti. Üç madencimiz şehit oldu. Bazı bilgilere göre şehit sayısı yirmi de dediler. Biri ağır yaralı. Ancak ocakta iki yüz, üç yüz daha işçinin mahsur kaldığı bildirildi. Kurtarma çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor Hocam.

ADNAN OKTAR: Evet, Peygamberimiz (s.a.v.) maden altında kalan, toprak altında kalan, göçük altında kalan insanların şehit olduğunu hadiste açıkça ifade etmiş. Şehittir yanarak ölenler. Allah şehitlerimize cennet nasip etsin inşaAllah. Çok büyük bir olaya benziyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük maden kazalarından birisi olabilir. Hatta en büyüğü olabilir gibi görünüyor, Allah esirgesin. Hadiste ahir zamanda büyük bir maden çöküntüsü olacağı, büyük bir maden kazası olacağı kıyamet alametlerinde var. “Cabir bin Atik (r.a) şöyle dedi; “ Resulullah (s.a.v.)’den işittim. Ferman buyurdu ki; ‘Yıkıntı altında kalarak ölen şehittir.’” (N3196 Nesâî, Cihâd, 48; İM2803 İbn Mâce, Cihâd, 17) Sünen-i Ebu Davud, Sünen-i Müslim, Sünen-i Nesei, Sünen-i İbni Mace gibi bütün sahih hadis kitaplarında var. “Ebu Hureyre (r.a) şöyle dedi; ‘Nebi (s.a.v.) yıkıntı altında kalarak ölen şehittir.’ buyurdu.” Buhari, en sahih hadis kitaplarından ve Müslim. Bu hadislere göre kardeşlerimizin şehit olduğu açık, sarih.

BÜLENT SEZGİN: Hocam belirttiğiniz gibi aynı şekilde Enerji Bakanı ve Tabi Kaynakları Bakanı Taner Yıldız’da Soma’da maden kazasında hayatını kaybeden kardeşlerimizi şehit olarak niteledi ve yaptığı açıklamada; “Şehit olan kardeşlerim var. Ama rakamlarla ilgili tam bilgi veremem. Yer altına şu an temiz hava veriliyor.

ADNAN OKTAR: İnşaAllah hayırla neticelenir. Büyük bir kaza olduğu anlaşılıyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük maden kazalarından birisi olduğu anlaşılıyor.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam Türkiye maden kazalarında Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada. 2008 yılı istatistiğine göre milyon ton taş kömürü başına madenlerde ölüm sayısı ABD’de 0,02, Çin’de 1.24, Türkiye’de 7.22.

ADNAN OKTAR: Aslında madenlerde robot makine kullanılması lazım. İnsan kullanılmaması lazım. İki kilo metre yerin altınsa insanın ne işi var? Köstebek robot makineler var. Onunla uzaktan kumandayla kazılması lazım. Böyle bir yere insan sokulmaz. Büyük bir ihtimalle bu tip olaylar oluyor. Zaten orada yanıcı gaz oluşuyor, zehirli gaz oluşuyor. Patlamaya açık oluyor. Her tür tehlikeye açık oluyor riskli.

BÜLENT SEZGİN: Hocam şu an yangın devam ettiği için aslında temiz hava verilmesinin de çok riskli olduğu söyleniyor, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Evet o anlaşılmayacak gibi değil.

KARTAL GÖKTAN: Hocam Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Hocamız bir müjde vermek istiyorum diyerek Üstadın vasiyeti doğrultusunda İşaret-ül Hicaz’ın basılmasının arsından şimdi de Mesnevi Nuriye’yi basmaya hazırladıklarını açıkladı. Sayın Mehmet Görmez Hocamız konuşmasının devamında; “İşaretül Hicaz için bandrol engeli yok. Çok yakında otuz bin adet baskıyı gerçekleştireceğiz. Eseri Arapça orijinaliyle birlikte Abdul Mecid Mursi’nin tercümesini esas alarak tahkikli şekilde hazırladık” dedi.

ADNAN OKTAR: Helal olsun Diyanet İşleri Başkanımız’a, helal olsun Tayyip Hocam’a. Kim derdi ki, böyle bir dönem olacak? Bediüzzaman eserleri devlet eliyle basılacak. Bediüzaman’ın öyle bir temennisi vardı da insanlar onu adeta imkansız gibi görüyorlardı. Ama “olacak” diyor Bediüzzaman, “olacak” demiş. “Devlet eliyle basılacak” demiş. Ne güzel temenni ediyor Hocamız diye böyle uzak bir temenni olarak düşünüyorlarmış. Bak çayır cayır oluyor, maşaAllah.

Evet.

KARTAL GÖKTAN: Hocam bildiğiniz gibi Türkiye bir raporda basın özgürlüğü olmayan ülkeler arasında gösterilmişti. Sayın Erdoğan; “Türkiye’de basında her gün hükümete yönelik inanılmaz hakaretler edildiğini, gezi olayları sırasında açıkça halkı kışkırtan yayınlar yapıldığını hiçbir batı ülkesinde de bunlara izin verilemeyeceğini” söyledi.

ADNAN OKTAR: O dedikleri doğru ama Avrupa’da da rahat rahat eleştiri yapıyor insanlar. Tayyip Hocam eleştirildikçe zaten yüceldi, yükseldi. Aldığı oy oranının nedendi bu. Muhalefetin gücü, insanların ona çirkin sözler etmeleri, iftira atmaları o yüzden zaten güçlendi.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam Başbakan Erdoğan; “bu raporu hazırlayan zihniyetin Mısır ve Esad konusunda sessiz kaldığını, Filistinliler’in hakkını gözetmediğini çünkü Müslümanlar’a kibirle ve azametle baktıklarını söyledi. Ama hükümet olarak yapıcı olarak her eleştiriye de açık olduklarını” söyledi.

ADNAN OKTAR: Eleştiri olsun Türkiye’de o bir canlılık, demokrasi ruhu demektir. Olmaması zaten çok olumsuz bir bakış açısı var Türkiye’ye. Diktatörlükten şundan bundan bahsediyorlar. Eleştiri oldukça o iddialar hep havada kalır. Dolayısıyla tedirgin olacağı bir şey yok Başbakanımız’ın, Tayyip Hocamız’ın. Allah onu korur. Kafasını takacağı bir şey yok. Gezi olayları sayesinde oyları arttı. Bu son olaylar vesilesiyle oyları arttı. Yoksa yüzde 30’lara kadar gidebilirdi, yüzde 35’lere kadar gidebilirdi. İktidar yıpranır çünkü muhalefet güçlenir. Ama tam tersi oluyor. Bu olaylardan kaynaklanıyor. Bazen de tabii hakikaten tersi de olabiliyor. İşte böyle iktidar güçleniyor, muhalefet kaybediyor. Muhalefet güçleniyor iktidar kaybediyor. Karma karışık bir şey. Orada takdir Allah’ın. Allah’ın neyi sebep edeceği belli olmuyor. Önceden planlanmış şeyler de değil bunlar. Gezici adam ister mi, Ak Parti’nin oylarının artmasını? Ama o istemese de Allah onu hayra çeviriyor. Son olaylar, tapeler şunlar bunlar falan Ak Parti’yi yıkacak gibi görünüyordu, hükümeti götürecek gibi görünüyordu. Hükümeti son derece güçlendirdi. İtibar sahibi yaptı o anlamda. Oy anlamında itibar sahibi yaptı.

BÜLENT SEZGİN: Hocam bir resim vardı inşaAllah. Madenci kardeşlerimiz için toplu dua ediliyor.

ADNAN OKTAR: Bakayım. MaşaAllah, maşaAllah. Onlar can, onlar aslan. Onların yediği içtiği helal, her lokmaları helal, maşaAllah.

­-MEHTER MARŞI-

ADNAN OKTAR: Bu mehter marşını Türkiye’yi bölmek isteyenler için çaldım, böldürmeyeceğimiz için. Allah Türkiye’yi bölmek isteyenleri helak etsin. Bin bir türlü belalarını versin Allah. İçlerini kurutsun. Akıllarını alsın Allah. Türkiye’yi böldürmeyiz. Allah Türkiye’yi bölmek isteyenlerin basiretini bağlasın. Ferasetini bağlasın. Her türlü felaketle onları sarsın. Allah dehşete düşürsün onları. Gözümüzün önünde ahlaksızca ve alçakça ve şerefsizce Türkiye’yi bölmeye kalkıyorlar. Asla müsaade etmeyiz. Türkiye’yi bölmeye kalkan kahpeler bunu bilecekler. Böyle bir şey yapmaya kalkarlarsa dünyayı başlarına yıkarız. Kıyamet kopar. Bütün dünya yıkılır söyleyeyim. Sakın böyle bir aptalca maceraya girmeye kalkmasınlar. Böyle bir ahmaklığa kalmasınlar. Allah beyinlerini dağıtır. Böyle bir şerefsizliği yapmaya kalkan alçağı Allah helak etsin. Kim yapmaya kalkarsa. Türkiye’yi böldürmeyeceğiz. Müsaade yok. Bazı şerefsiz yalakalar, niçin nereye yaranmak istiyorlar? Amaçları nedir? Bilmiyorum. Türkiye’yi bölme konusunda kararlılar. Güneydoğu’yu koparacaklar ve komünist, Stalinist bir devlet kurup bütün Ortadoğu’yu ateşe verme düşüncesindeler. Allah bu şeytani planları kuranları helak etsin. Allah basiretlerini bağlasın. Çünkü bu çok büyük bir alçaklık, çok büyük bir şerefsizlik ve çok büyük bir namussuzluktur. Böyle insanlar insanım diye gezmeyecekler. Bunlar insan değil.

BÜLENT SEZGİN: Hocam Allah ayette şöyle buyuruyor inşaAllah; “Gerçek şu ki, onlar hileli-düzenler kurdular. Oysa onların düzenleri, dağları yerlerinden oynatacak da olsa, Allah Katında onlara hazırlanmış düzen (kötü bir karşılık) vardır.” (İbrahim Suresi, 46) inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabi ki. Türkiye ittihad-ı İslam’ı yaşayan bir ülke. Kürt’ü, Çerkez’i, Laz’ı hep beraber ittihad-ı İslam’ı yaşıyoruz, kardeşiz. “Allah’ın emri hadi bölünelim” diyor. Ahlaksızlığa bak. Kuran, “ayrılıp dağılmayın” diyor. Ahlaksızlık yapmayın. “Ayrılıp dağılmayın, birbirinize düşmeyin. Çözülür yılgınlaşırsınız” diyor Allah. “Gücünüz elden gider” diyor. Şeytandan Allah’a sığınırım. Hayır, adamların yüzüne teneke çakılmış. Gözümüze baka baka Türkiye’yi bölmeye kalkıyorlar. Bu kadar haysiyetsizlik, şerefsizlik olur. Yok, hayır diyoruz. Daha hala böyle kapıdan ayrılmayan uyuz köpekler olur. İlla böleceğiz diyor. Yok, kardeşim diyoruz. Yine aynı kafadalar. Müsaade etmeyiz. Tayyip Hocam ne diyor? Tek Devlet, tek vatan, tek bayrak. Çok güzel. “Vatan tek, bayrak tek, millet tek.” Güzel ama yardımcı olmak lazım. Sen hallet dersek olmaz. Yalnız başına bırakırsak olmaz. Bu PKK çakallarının uçsuz bucaksız destekleyicisi var. Avrupa destekliyor, Amerika destekliyor, Çin destekliyor. Tayyip Hocam’a; “git karşılarına dikil sen, ne yapıyorsan yap, sen Başbakan’sın” dersek bu vicdana uymaz. Yanında kale gibi duracağız ki, oda Malkoçoğlu gibi dalsın onlara. İnşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, mahsur kalan işçiler madenden çıkarılmaya başlanmış inşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah.

BÜLENT SEZGİN: Bir de resim vardı.

ADNAN OKTAR: Sağlık durumları nasıl?

BÜLENT SEZGİN: Detaylı bilgi yok Hocam. Öğreneyim inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Fikret Bey buyurunuz.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, kardeşlerimizin faaliyetleri var. Geçtiğimiz gün Konya, Bosna Hersek mahallesinde kardeşlerimiz 1000 adet A9 TV broşürü dağıtmışlar. Sonrasında beraber yemek yemişler.

Çorum’da kardeşlerimiz yaptıkları faaliyetten ve Mustafa Üstün Hocamız’la yaptıkları ev sohbetinden resimler göndermişler.

Ankara’dan kardeşlerimiz dün Ankara Gençlik Parkı’nda turistlere 65 adet sizin İngilizce kitaplarınızdan hediye etmişler. Önceki gün kardeşlerimiz Uşak’ta 1500 adet A9 TV broşürü 200 adet sizin kitaplarınızdan, 150 adet CD’yi esnaflara, öğrencilere ve halka dağıtmışlar. MaşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Biraz yaklaştır yüzünü bana. Hayret şu bakıştaki temizliğe. Görüyor musun güzelliği? Sanki melek, maşaAllah. Allah her yerini nur kılsın.

-MEHTER MARŞI-

ADNAN OKTAR: Adamların arsızlığına, şımarıklığına şaşıyorum, haysiyetsizliğine şaşıyorum. Gözümüzün önünde; “biz Türkiye’yi böleceğiz” diyor. Ve haysiyetsizce ve hayasızca bir suratla. Şu itliğe bak, şu karaktersizliğe bak. Adamlara bin kere hoşt diyorsun, gene koşarak gene geliyorlar. Bu kadar arsızlık ben görmedim. Bizim bölünecek toprağımız yok. Bunu unutsunlar.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, dizi oyuncusu Şükran Ovalı Beyoğlu’nda bir kilisede dua ederken çekilmiş bir fotoğrafını sosyal medyada paylaştı. Bu nedenle çok sayıda eleştiri aldı. Eleştirenlere; “sadece tek bir yerde dua edebiliriz diye bir şart var mı? Yaptığınız gıybet” şeklinde bir cevap verdi.

ADNAN OKTAR: Canım nerede istiyorsa dua eder. Kilise de Allah’ın evi, Sinagog da Allah’ın evidir, cami de Allah’ın evidir. İsteyen istediği yerde ibadet edebilir. Bütün dünyayı Allah bize mescit kıldı, bütün dünyayı.

Evet, dinliyorum.       

BÜLENT SEZGİN: Hocam, yaralı madenciler için acil kan lazımmış inşaAllah. Müracaat Soma Devlet Hastanesi.

ADNAN OKTAR: Tekrar et, bir daha söyle.

BÜLENT SEZGİN: Yaralı madenciler için acil kan lazımmış. Müracaat Soma Devlet Hastanesi.

ADNAN OKTAR: Civar illerden de gelebilir kardeşlerimiz. Soma’ya diğer yakın illerden de gelebilirler. Acil kan ihtiyacı var, inşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: 6000’e yakın maden işçisinin çalıştığı Soma’da yanık ünitesi yokmuş tedavi için. Hastalar İstanbul’a ve yanık ünitesi olan başka büyük şehirlere gönderiliyormuş Hocam, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Son durum ne? Yani biraz detay ver.

BÜLENT SEZGİN: Estağfirullah bazı açıklamalar vardı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı CNN Türk’te canlı yayında en son olarak 157 şehit var demişti inşaAllah Hocam. Genelde zehirlenmeden ölümlerin olduğu söylenmişti. 500’den fazla işçi varmış aşağıda Hocam. 400’e yakın kurtarma ekibi çalışıyormuş. Asansörler çalışmadığı için çıkarmakta zorlanıyorlarmış aşağıdakileri. Bakan Taner Yıldız da; “ilerleyen saatlerde ölü sayısı olarakta net rakam vereceğiz” demiş.

ADNAN OKTAR: Allah hepsine rahmet etsin, ailelerine baş sağlığı diliyoruz kardeşlerimiz. Böyle zor bir hayattan Cenab-ı Allah onları cennet hayatına aldı. Yer altında, karanlık altında yaşarken şimdi aydınlık, nur gibi cennet içindeler. Allah’ın onlara bir lütfu o inşaAllah, şehitlik.

Hicr Suresi 57, 56. Ayetten başlayalım. Peygamber diyor ki; “Dedi ki: "Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?" (Hicr Suresi, 56) Allah’ın rahmetinden bir çok insanda görüyoruz ümit kesiyor. Halbuki Allah onu bir sapıklık olarak söylüyor. Allah her şeye güç yetirendir. Kader içinde ne ise o şekilde olur.

Dedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?" Dediler ki: "Gerçekte biz, suçlu-günahkar olan bir topluluğa gönderildik." "Ancak Lut ailesi hariçtir; biz onların tümünü muhakkak kurtaracağız." "Ama karısını (kurtaracaklarımız) dışında tuttuk, o, geride kalanlardandır." (Hicr Suresi, 57-60) Mesela Peygamber olduğu halde karısının münafık olduğunu bilmiyor.

Böylelikle elçiler Lut ailesine geldiklerinde,(Lut) Dedi ki: "Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz." (Hicr Suresi, 61,62) Tanımıyorum sizi diyor.

"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik.""Sana gerçeği getirdik, biz şüphesiz doğru söyleyenleriz." "Hemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın; emrolunduğunuz yere gidin." Ve onlara şu emri verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir."Şehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi.(Lut onlara:) "Bunlar benim konuğumdur, beni utandırıp-dillere düşürmeyin" dedi. (Hicr Suresi, 63-68) Cinsi sapıklar Hz. Lut (a.s)’ın kapısına dayanıyorlar. Meleklere yönelik ahlaksız bir bakış açısı içerisindeler. O devirde kadınlar erkekleştirilmiş, erkekler erkekler de kadınlaştırılmış. Kadınlar bakımsız itici ve erkek görünümünde, şu an bağnazların yapmak istediği tarzda. Erkekler de o yüzden kadınlaşmış oluyorlar.

"Allah'tan korkup-sakının ve beni küçük düşürmeyin. Dediler ki: "Biz seni 'herkes(in işin)e karışmaktan' alıkoymamış mıydık?" (Hicr Suresi, 69-70) Demek ki tebliğcilere hep bu söylenir. “Sanane, senin üstüne vazife mi? Kim anlatıyorsa anlatsın. Seni ilgilendiren konu değil” tarzında Müslümanlar’a sık sık bu söylenir.

Dedi ki: "Eğer yapmak-istiyorsanız,” Cinsel ilişki istiyorsanız. “…İşte bunlar, benim kızlarım." (Hicr Suresi, 71) diyor Lut Peygamber. “Onlarla helaliyle ilişkiye girin ama cinsi sapıklık yapmayın” diyor.

“Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler.” (Hicr Suresi, 72) Yani bağnazlığın sarhoşluğu içindeler. Ve körler, görmüyorlar hakkı. Ve sersem ruhtalar, azgın ve saldırgan ruhtalar.

“Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi. Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık.” (Hicr Suresi, 73-74) Evleri üstlerine yıkılıyor, balçıktan. O devirde yapılan tuğla evler var. O tuğla evler üstlerine yıkılıyor.

“Elbette bunda 'derin bir kavrayışa sahip olanlar' için gerçekten ayetler vardır.” (Hicr Suresi, 75)

“O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala) durmaktadır.” (Hicr Suresi, 76) Örnek olarak.

“Elbette, bunda iman edenler için gerçekten ayetler vardır.” (Hicr Suresi, 77) Ama iman edenler için.

“Eyke halkı da gerçekten zalim-kimselerdi. Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir.” (Hicr Suresi, 78-79) Onların yıkılışının sonucuna ait enkazlar duruyor diyor, Cenab-ı Allah. Gidin bakın diyor.

“Onlara ayetlerimizi vermiştik de ondan yüz çevirmişlerdi.” (Hicr Suresi, 81) Kuranı dinlememişlerdi.

“Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı. Derken, sabah vaktine girdiklerinde, onları o dayanılmaz-çığlık yakalayıverdi. Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi. Biz, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakilerini hakkın dışında (herhangi bir amaçla) yaratmadık.” (Hicr Suresi, 82-85) Herşey. Mesela televizyon, bardak, tesbih, ayna. Aklınıza ne gelirse gelsin. Ayakkabılar, hepsi bir amaçla yaratılıyor.

“Hiç şüphesiz o saat de yaklaşarak-gelmektedir;” Kıyamet vakti de yaklaşıyor diyor. “Öyleyse (onlara karşı) güzel davranışlarla davran.” (Hicr Suresi, 85) Yani güzel tebliğ yap, akılcı tebliğ yap. Yıkıcı bir üslup kullanma.

“Çünkü Rabbin, yaratan ve bilenin ta Kendisi'dir.” (Hicr Suresi, 86) Ben yaratıyorum zaten diyor, Cenab-ı Allah. Ve bilen de benim diyor.

“Andolsun, sana çiftlerden yediyi ve büyük Kur'an'ı verdik.” (Hicr Suresi, 87) 87. Ayet ve yedi.

““Ve de ki: "Şüphe yok, ben apaçık bir uyarıcıyım."” (Hicr Suresi, 89) Şeytandan Allah’a sığınırım. Sadece uyarıcı.

“Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,” (Hicr Suresi, 90) Müslümanlar’ı parça parça. Mesela Türkiye’yi bölmeye çalışıyor. İslam’ı bölmeye çalışıyor, mezhepleri ayırıyor, gruplara ayırmaya kalkıyor. “Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi, ki onlar Kur'anı parça-parça kıldılar.” (Hicr Suresi, 90-91) Kuran’ın bir kısmı çıktı diyorlar, geçersiz diyorlar. Bir kısmını da hadislerle diyor ki, Kuran’a bunlar ilave ediyorlar. İlave ayetler var, haberiniz yok diyorlar. Kuran’ın dışında ayet var diyorlar. Şuan bağnazlar böyle bir din kurdular. Kuran’ın hükümlerinin bir kısmını çıkarttılar, bir kısmını da eklediler. Allah ne diyor? “Ki onlar Kuran’ı parça-parça kıldılar.”

“Rabbine andolsun, onların tümüne (bunu) soracağız.” (Hicr Suresi, 92) diyor Allah.

“Yapmakta oldukları şeyleri. Öyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme.” (Hicr Suresi, 93-94) Müşrik nedir? Yobaz takımı. Onlar sana laf atabilir, laf söyleyebilir. İnternetten, oradan buradan abuk subuk konuşabilirler. Bundan etkilenmeyeceksin diyor, Cenab-ı Allah. 

Masaüstü Görünümü