Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (28 Mayıs 2014; 23:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


ADNAN OKTAR: Buyur canım kardeşim, inşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Mardin’de çocuklarını okuldan almak için okul bahçesinde bekleyen, bir köyde korucu başı olarak görev yapan ve 1990’lardan beri PKK ile mücadele eden Mehmet Uğurtay kimliği belirsiz kişiler tarafından başından vurularak şehit edildi.

ADNAN OKTAR: Allah Allah, aslanıma bak aslanıma. Allah rahmet etsin, Allah bize de nasip etsin onun makamını. Cennet kuzusu olmuş maşaAllah. PKK, benim gördüğüm harekete geçmek üzere. Bak, aylardan beri söylüyorum. Dedim, “Bu adamlar ahlaksız adamlar, bu adamlar zalim. Bunların dinle, imanla, Allah’la Kitap’la alakası yok. Oyun oynuyorlar. Taktik yapıyorlar. Milleti aldatıp zaman kazanıp işlerine bakmak istiyorlar. Bu oyuna gelmeyin” dedim. Bak dediklerim çıkıyor. Sürekli anti-komünist propagandaya devam etmek lazım. Koruculuk sistemini güçlendirmek lazım. Korucuları polis kadrosuna almak lazım, sayılarını artırmak lazım. Korucular da bir yere gittiklerinde tek başlarına gitmesinler, birbirlerini koruyup kollasınlar. Zincirleme bir kollama olması lazım. O zaman daha güvenlik içinde olurlar. Böyle olmaz. PKK’ya karşı çok gevşek bir üslup kullanılıyor bazı yerlerde bazen. Bu olmaz.

Türkiye’nin Güneydoğu’sunda bir komünist ayaklanma var, zaman zaman bunlar terörist eylemler yapıyorlar. Fakat sanki onlar barışa yaklaşmışlar gibi bir görüntü verildi. Fikri mücadele şart. Onun için dünya çapında anti-komünist, anti-terörist propaganda yapıyoruz sürekli. 

YABANCI KONUK: Çok iyi bir fikir, barış için gerekli. Çok açık fikirli birisiniz.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. 300’ün üzerinde kitabım var.

YABANCI KONUK: Arkadaşınızla konuştum. Hayatınızla ilgili bana güzel şeyler anlattı biliyorum, öğrendim.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

Fikret Bey buyurun dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, PKK’lılar tarafından Diyarbakır, Bingöl karayolu da beş gündür kapalı tutuluyor. Bu kalekolları protesto ediyorlar. Dün trafiği kapatan bir grup terörist bir uzman çavuşu kaçırdı. Yolda durdurdukları diğer araçların kontak anahtarlarını alarak bölgeden uzaklaştı. Vatandaşlar yakılacağı korkusuyla arabalarının başında beklediklerini ancak çekicilerin PKK korkusuyla bölgeye gelmediğini belirterek yetkililerden yardım istedi.

ADNAN OKTAR: Bu rezalet eğer seyrediliyorsa bu inanılır gibi değil. İdris Naim Şahin Hoca’yı devreye soksunlar, inşaAllah. Gerçi bizim İçişleri Bakanı da yaman da, fakat İdris Naim Şahin Hoca’yı bu özellikle Güneydoğu konusunda görevlendirebilirler, ayrı. İşin hakkından gelecek adam o. Bayağı iyi olur.

 GÖKALP BARLAN: Hocam, kalekolları siz 13-14 sene önce söylüyordunuz. İlan vermiştiniz gazetelere, bu şekilde yapılsın diye. Anti-komünist, anti-Darwinistliği de söylüyordunuz.

ADNAN OKTAR: Tabii, ben karakolların da nasıl olacağını uzun uzun anlatmıştım. Gazete ilanlarında da öyle. Böyle çelik gözdeli, top mermisinden etkilenmeyen, yangına karşı korunaklı, kızıl ötesi kameralarla donatılmış. Bölge de ayrıca gizli kameralarla donatılsın dedim. Taşların içine yerleştirsinler, ağaçların içerisine yerleştirsinler dedim, inşaAllah. Adamlar gittikçe arsızlaşıyor, şımarıklıkları hat safhada bakana. Yani şımartmak doğru değil. Gittikçe ahlaksızlıkları, terbiyesizlikleri, itlikleri artmaya başladı. Bu sefer de cinayetlere başladılar şimdi de. Zaten onların vasfı katillik.

Dinliyorum seni.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Başbakan Erdoğan’ın HDP’ye yönelik “PKK’nın kaçırdığı bu çocukları getirin” açıklamasının hemen ardından PKK, örgüte katılmada yaş sınırı bulunduğunu, sadece gönüllü katılımları kabul ettiklerini, çocukların ise silahlı eylemlere gönderilmediğini iddia etti. “Aileler dikkat etsin, bu olay PKK’ya katılımı engellemek için tertiplenmiş bir oyundur” duyurusu yaptı PKK.

ADNAN OKTAR: PKK’ya katılımın meşru olmasını istenmek inanılır gibi değil. Sanki ortaokula öğrenci kabul ediyorlarmış gibi. “Ne var bunda? Kendi isteğiyle geliyor” diyor. “Biz de eğitiyoruz” diyor. İşte şımartmanın hat safhası bu. Şımartılınca işte böyle olur.

“Koruculuk sistemini güçlendirmek, onları polis kadrosuna almak lazım” sözünüze karşılık olarak.” Murat Kan. “Sonunda her köye birbirine hasım yerleştirilip böylelikle milleti birbirine kırdıralım” diyorsunuz öyle mi?” diyor. Polis birbirini mi kırıyor? Jandarma birbirini mi kırıyor? Nereden çıkarıyorsunuz? Şu laf mı? O kadar mantık bozuklukları var ki; akıllarına ne geliyorsa yazıyorlar. Bir on saniye düşün. Niye birbirini kırsın? Mesela yüz kişilik köyde on tane korucu olsa şahane olur. Koç yiğidim bak şehit olmuş. Acayip imrendim. Allah bize de nasip etsin, maşaAllah maşaAllah.

“PKK’nın yol kapatması gibi eylemlere seyirci kalınmaması önemlidir.” Hammat.

“Hocam, bu PKK’ya niye kafayı taktınız siz bu kadar?” diyor. Peki, ne yapmam gerekir? Adamlar cinayet işliyor. Türkiye’yi bölmeye kalkıyor. Komünist rejim geliştirmeye kalkıyorlar. Bütün Ortadoğu’yu kana bulamaya kalkıyorlar. Ne yapmam gerekir? Seyretmemiz gerekiyor herhalde. Tabii ki seyretmeyiz.

“PKK’nın kaçırdığı çocukları mutlaka iade etmesi gerekir. Adam gibi getirip çocukları teslim etsinler. Yoksa milletimiz razı olmaz. Merak etme onları kim kaçırırsa bırakıyor. Senin askerin, polisin gibi işkenceyle öldürmezler.” Nasıl bırakıyor? Çocukları almışlar işte komünist gerilla olarak yetiştiriyorlar. Cinayet makinası haline getiriyorlar. Cinayet aleti haline getiriyorlar. Nereye bırakıyorlar, öyle şey olur mu?

BÜLENT SEZGİN: Aileler uzun süredir oturma eylemi yapıyor bu konuyla ilgili, bırakmıyorlar diye.

ADNAN OKTAR: Bunlar hiç düşünmeden konuşuyorlar böyle. İnanamıyorum ben bunlara hayret. Komünist de olabilirsin, materyalist de olabilirsin ama bir parça, on dakika bir düşün, beş dakika bir düşün. “Senin askerin, polisin gibi işkenceyle öldürmezler.” O devir geçti. İddia edilen Ergenekon terör örgütü zamanında hakikaten askerden de, polisten de profesyonel işkenceci katiller çıkıyordu. İddia edilen Ergenekon terör örgütü mensubu. Ama şu an hoşafa döndüler. Darmadağınlar, öyle bir şey yapamazlar bundan sonra. Hiç de duymuyoruz öyle bir şey. Eskiden kontur gerilla vardı Türkiye’de. Gizli kontur gerilla örgütü, Türkiye dağıttı onu hukuki yoldan mücadele ederek.

“Canım Hocam, nereden buluyorsunuz bu hoş şarkıları maşaAllah? Gerçekten şarkı zevkinize hayranım. Daha önce hiç dinlemediğim şarkıları sizden dinlediğimi fark ettim. Ankara’nın Bağları zaten malum, her yerde maşaAllah, siz ünlü hale getirdiniz. Allah zevkli yaratmış elhamdülillah” diyor. Hakikaten Ankara’nın Bağları hiç bilinmiyordu, benden sonra meşhur oldu. Şimdi bu da göreceksiniz, bu da meşhur olacak. inşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Hocam siz hep söylüyorsunuz “Başbakanımız Anadolu delikanlısı, tevazulu” diye. Anadolu’da vatandaşlarımızla yerde oturup sohbet eden bir fotoğrafı vardı uygun görürseniz inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Tayyip Hocam’a laf yok.

Bugün İstanbul’un Fetih yıldönümü. MaşaAllah. Bugün İstanbul’un Fethi. MaşaAllah çok güzel. Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildi. Niçin? Hz. Mehdi (a.s) için. Hz. Mehdi (a.s) burada zuhur edeceği için. Yoksa Avrupa asla ve asla vermezdi. Asla ve asla. Ama kader öyle olunca boyun büktüler. Yani İstanbul’u Türklere asla vermezlerdi. Bütün Avrupa birleşir yine alırdı. Ama Cenab-ı Allah Hz. Mehdi (a.s) için hazırladığı için İstanbul’u, kaderde en başta öyle hazırladığı için, kadere güç yetiremediler, yetiremezler zaten.

AYLİN KOCAMAN: Ayrıca Azerbaycan’ın Cumhuriyet Bayramı’ymış. Bağımsızlıklarının 24. yıldönümüymüş.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Allah mübarek etsin. Allah mübarek etsin. Türkiye ile birleşmeyi nasip etsin, iki devlet bir millet olarak. Azeriler candır can. MaşaAllah.

Bu Twitter’da falan yazışmalarda insanların bir kısmı sarhoş gibi zaten. Çok ilkel bir zekayla, ilkel bir akılla ilk aklına geleni hemen yazıyor. Çok zırva tarzında, münasebetsiz, mantıksız, bağlantısı yok. Hiç düşünmeden yazdığı da anlaşılıyor. Sarhoş gevelemesi gibi, hani sarhoş içer, ağzına ne gelirse söyler ya. Öyle olmaz. Bazı arkadaşlarda böyle bir stil görüyorum. Bu itici. İnsan biraz düşünür değil mi? Biraz hikmetli, hayırlı, faydalı bir şey söyler. İçinde sevgi olur, barış olur, kardeşlik olur, Allah korkusu, Allah sevgisi olur. Dinlenir. O yok, bu yok, şu yok yani.

Biraz Kuran’dan okuyalım inşaAllah. Ya Allah, bismillah. Şeytandan Allah’a sığınırım. Tevbe Suresi, 9. Sure. “Zarar vermek” şeytandan Allah’a sığınırım. Bak “zarar vermek” Müslümanlar’a zarar vermek, inananlara zarar vermek “inkarı (pekiştirmek)” yani Darwinist Materyalist sistemi oturtmak, geliştirmek. Şirk sistemini, müşrik, Kuran’a karşı olan, Kuran’dan yanaymış gibi görünen, fakat Kuran’a karşı olan yobaz sistemini pekiştirmek için “müminlerin arasını ayırmak” için. Yani müminler birbirlerine bağlı olmaktan çıkarıp birbirinden uzak hale getirmek, Müslümanlar’ı hak yoldan, hak topluluktan ayırmak için “daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı” yani Müslümanlar’a karşı mücadele eden o devrin güçlerini, o devrin polisini, o devrin polis gücünü “gözlemek için mescid edinenler.” Yani ayrı bir yapılanma, ayrı bir topluluk, ayrı bir kin yapılanması oluşturanlar “ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler.” Yani “amacımız Allah’ın rızası, İslam’ın gerçekten dünyaya hakim olması, gerçek İslam’ın yaşanması” tarzında yalan söyleyerek “Allah adına da yemin edenler,” inandırıcı olması için yeminle de onu güçlendiriyor. “Yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına” münafık olduklarına “şahidlik etmektedir.” (Tevbe Suresi, 107) Sahtekarlar yani “Sen bunun (böyle bir mescidin) içinde hiçbir zaman durma.” Yani yobaz sistemin, bağnaz sistemin veyahut Darwinist, materyalist sistemin içinde durma. “Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulan mescid, senin bunda (namaza ve diğer işlere) durmana daha uygundur.” Yani orada bulunman, orada faaliyet yapman, İslam’ı yayman için, tebliğ yapman için daha uygundur. “Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulan mescid” nedir? Peygamberimiz (s.a.v)’in kurduğu sistemdir. Nedir o? Kuran’dır. Kuran’ın yeterliliğidir. Kuran’ın yeterliliğini reddeden şirk sistemi İslam karşıtı, Kuran’ın yeterliliğini savunan sistem de Mehdiyet ruhudur. “Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulan mescid” Yani bizim şu an savunduğumuz sistem. “Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulan mescid” neydi? Resulullah (s.a.v)’in yoluydu. Resulullah (s.a.v)’in yolu neydi? Kuran’dı. Bizim yolumuz ne? Kuran. “Senin bunda (namaza ve diğer işlere) durmana daha uygundur.” “Bu sistemde dur” diyor Allah O sistemden çıkma. “Onda, arınmayı içten-arzulayan adamlar vardır.” Arınmak ne demek? Yanlış yönlerini atan, hatalarını düzelten, eksiklerini düzelten, kendini mükemmelleştiren, mükemmelleştirmek için gayret eden insanlar vardır. “Allah arınanları” temizlenenleri, kendini mükemmelleştirenleri, geliştirenleri “sever.” (Tevbe Suresi, 108) Münafıklar için de diyor ki Allah “Onların kalpleri parçalanmadıkça, kurdukları bina kalplerinde bir şüphe olarak sürüp-gidecektir.” (Tevbe Suresi, 110) Münafık hiçbir şekilde vazgeçmiyor. Çok azgındır. Şeytanidir. Alçak ruhludur. Kuşkucu, manyak ruhludur münafık. Kuran’ın yeterliliğini kabul etmez. Kuran’a karşı mücadele eder. Ama Kuran adına yapar bunu. Kuran’a ilaveler kor. Kuran’dan ilaveler çıkartır. Yani yahut kendi koyduğu ilaveleri çıkartır. Veyahut Kuran’da olanları çıkartır. “Onların kalpleri parçalanmadıkça” Yani “Allah onların belasını vermedikçe onlar vazgeçmezler” diyor Allah. Ölünce vazgeçiyor mu? Vazgeçmiyor. Cehennemde vazgeçiyor mu? Vazgeçmiyor. Şeytanla el eleler. “kurdukları bina kalplerinde bir şüphe olarak sürüp-gidecektir.” Yani kurdukları sistem bir şüphe olarak. Yine de emin olmuyorlar. “Doğru mu yapıyoruz, yanlış mı yapıyoruz?” falan gibi şeyleri var. Ama münafık kin ruhu içerisinde kendilerinden eminler. Ama o şüphe içerisinde de sürekli devam ediyorlar. “Ya Allah belamızı verirse” kafasında oluyorlar. “Ya Mehdi (a.s)’a karşı mücadele veriyorsak, ya İsa Mesih (a.s)’a karşı mücadele veriyorsak, ya kafir müşrik sisteminin bir numaralı adamıysak” gibi bir kuşku içerisinde yaşarlar” diyor Allah. “Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe Suresi, 110)

Havva Kopan değerli bir sanatçımız. “Her gece bu saatte izlediğim program Adnan Hoca, çok akıllı Hoca. A9 kanalı” diyor. Havva Hanım’a buradan sevgilerimizi, selamlarımızı iletiyoruz. Bayağı da güzel bir hanım. Allah ömrünü uzun etsin. Sağlık sıhhat versin, güzelleştirsin. Dertlerine deva versin. Hastalıkları varsa şifa versin. Sıkıntıları varsa Allah üzerinden sıkıntılarını alsın.

“Koruculuk sistemine karşı bir adam.” Bunalmış. Korucu konusunda ne kadar hassaslar. Ne güzel korucu kardeşlerimiz. Ben köylere mesela Mardin’in, Siirt’in köylerinin bazı fotoğraflarını görüyorum. Aslan gibi korucular ellerinde tam otomatik tüfekler, köyün yüksek mevkilerinde şahin gibi mevzilenmişler. Köy huzur içinde yaşıyor. Ne güzel. Maaş da alıyorlar. Evlerine yiyecek götürüyorlar. Sebze götürüyorlar. Meyve götürüyorlar. Ne güzel. Polis kadrosuna da alınırlarsa şahane. Tayyip Hocam hiç tereddüt etmesin. Arttırsın. Kardeşlerimize zaten para vermek için bahane gerekiyor. Al işte hazır bahane. Gel seni de korucu yapayım. Al parayı bu kadar. Çünkü Güneydoğu’da iş yok. Yiyecek yok. Canlarıma büyük bir kolaylık. PKK’ya karşı da bir tokat. Ekonomi de canlanır. Bayağı güzel olur.

“Canlı yayında çaldığınız parça harikaymış aşkım. Neşet Ertaş’ın bir anadan dünyaya gelen yolcu, sözleri de müziği de şahaneymiş maşaAllah. Bugün defalarca onu dinledik” diyor. Zevkim iyidir.

Şimdi Mason sembollerini ve Mason sırlarını açıklayacağım. Hiç bilinmeyen, olağanüstü gizli olan, binlerce yıldan beri gizli olan Mason sırlarını açıklayacağım. Daha önce kimsenin muttali olmadığı sırlar. Mason sembolleriyle birlikte anlatacağım. Tarihi on binlerce yıla dayanan sırları açıklayacağız. İnşaAllah. Mason sembollerini açıklayacağım demiştim. Fakat görüntülü açıklamamız herhalde bu sefer olur mu var mı bizde?

BÜLENT SEZGİN: Semboller vardı.

ADNAN OKTAR: Beş köşeli yıldız gösterebiliyor musun? Bakın orada beş “A”’dan oluşan bir yapı var. Nereye dönsen “A”, orta kısım da omegayı “O” harfini işaret ediyor. “A” ve “O”, Adnan Oktar’a bakıyor anlamında demedim ben. “A” “O” yazıyor. Binlerce yıllık Mason sembolü,  beş “A”’dan oluşur. Ortası da Omegayı ifade eder. Yuvarlak içinde beş köşeli yıldız, sevilen anlamında ki “Moş” Allah manasında “yah” la birleşerek “Allah’ın sevgili kulu anlamını” taşıyor. Moşiyah yani Hz. Mehdi (a.s), o anlamda. Düğümlenmiş iplik, Mason sembolü çözümsüz görünen olayları Moşiyah Hz. Mehdi (a.s) geldiğinde herkese uygun bir biçimde çözeceğini anlatan bir semboldür. Hani Masonluk dinsizlikti? Hz. Mehdi (a.s)’ın dünyaya hakim olması için kurulmuş, binlerce yıl önce kurulmuş ve bütün peygamberler döneminde de görev almış bir yapılanma. Ve devletlerin, hemen hemen bütün devlet başkanları Mason’dur. Türkiye içinde şimdi söylesem bazı isimler şoka girer insanlar. Şaha kalkmış aslan,  12 aslana işaret ediyor. Haydar, Aslan Hz. Mehdi (a.s)’ın bir lakabıdır. Hz. Ali’nin lakabıdır. 12 imama işaret eder, sonuncusu biliyorsunuz Muhammet Mehdi (a.s) nşaAllah. Hz. Süleyman (a.s)’ın tahtının koruyucuları inşaAllah. Gönye ve pergel,  doğruluk, dürüstlük, görev bilinci ve ölçülü olmanın simgesi ama yine o da “A” harfini ifade eder. “A” harfi çok önemlidir Masonluk’ta,  “A” ve “O” harfleri. Kendi kuyruğunu ısıran yılan, hayatın Allah’ın yarattığı sonlu alem içerisinde olduğunu ifade ediyor. Aynı zamanda Hz. Musa (a.s)’nın yılanına işaret eder. Tahtadan yılana dönüşme, yılandan tahtaya dönüşmeyi. Yani asadan yılana dönüşme, yılandan asaya dönüşmeyi. Onunda sembolü. Aynı zamanda başka anlamları da var fakat onu şu an bazı kardeşlerimiz pek kaldıramazlar. Onu söyleyemiyorum ama içindeki üçgen yine “A” harflerini işaret ediyor. İçi içe girmiş üçgenler. Aslında dikkatlice incelense o harflerden her şey çözülecek gibi. Hz. Musa (a.s) 12 kişi seçiyor biliyorsun, Hz. Musa (a.s) 12 tane pınar buluyor. 12 çeşme oluşturuyor, 12 imam var, sonuncusu Hz. Mehdi (a.s). Yusuf (a.s) kıssasında yine 12 yıldızdan bahsediyor 11 yıldız ve güneş beraber 12. Başka anlamaları da var fakat şimdi çok detaylara girmek istemiyorum. Yani yüzlerce anlamda, ben sadece çok küçük bir bölümünü anlattım. Kuran’da da çok kapsamlı güneş, ay ve yıldızlar yani Masonik semboller belirtilmiştir. Göğe doğru yükselen merdiven var. Kuran’da var biliyorsunuz “göğe merdiven dayasın baksınlar” diyor. Her ne yapılırsa yapılsın Cenab-ı Allah’ın ilmine insanların ulaşamayacağını sembolize ediyor inşaAllah.

Araf Suresi 30 şeytandan Allah’a sığınırım; “Kimine hidayet verdi” hidayet verdi mi cennetlik oluyor insan. Hz. Mehdi (a.s) Allah tarafından özel olarak hidayete erdirilmiş kişidir. “Kimi de sapıklığı hak etti.” O da deccal olur, deccallik yapar, şeytanlık yapar. “Çünkü bunlar, Allah’ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi.” Allah’ı bırakıp şeytanları yani müşrikleri, Allah’a inanmayanları. Nasıl Allah’a inanmıyor? Açık delili gördüğü halde, samimi olarak gördüğü halde, Darwinist, materyalist inancın yıkıldığını gördüğü halde sırf samimiyetsizliğinden, şeytana uyduğu için kendini inanıyormuş gibi gösterenlere işaret ediyor ayet. Hâlbuki temelinde inanıyor ama kendini inanmıyormuş gibi ikna etmeye çalışıyor. Küfrü İnad-i derler buna. “Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar” Darwinistler’i, materyalistleri doğru yolda sayıyor. Yahut müşrikleri, yobazları doğru yolda sayıyor. Hâlbuki hepsi şeytanın etkisindeler. Allah ona işaret ediyor. Şeytanın etkisinde kalmayın. Bu şeytanın etkisinde olan insanlarda görülen alametlerdir anlamında söylüyor. Araf Suresi 31, şeytandan Allah’a sığınırım; “Ey Âdemoğulları” bak ırka hitap etmiyor İslam. Mesela  “Ey İsariloğulları” diye geçer Tevrat’ta. Ama Kuran’da “Ey Âdemoğulları” diyor “Ey İsrailoğulları” demiyor. Çünkü belirli bir kavme, belirli bir topluluğa gönderilmiş din değil. Bütün dünyaya gönderilmiş. Âdemoğulları dedin mi dünyada bildiğiniz her insana gönderilmiş demektir. “Her mescit yanında ziynetlerinizi takının.” Müslümanlar’ın toplantı yapacağı her yerde şık ve temiz giyinin. Süslü ve güzel olun. Ziynet; süstür. Allah’ın anılacağı her toplantı yerinde şık, temiz, bakımlı, kaliteli, ziynetlerle donanmış olarak. Bu makyaj da olabilir, takı da olabilir. “Yiyin, için ve israf etmeyin” gereksiz fazla yemek yemeyin anlamına da geliyor bu. Ve yemeyi israf etmenin yanlış olduğunu da Allah söylüyor. Mesela ekmek çöpe atılıyor, yiyecekler çöpe atılıyor. Bunun haram olduğunu söylüyor Allah. Çok yemek de haram olur. İhtiyaç üstü, çünkü israf olduğu belli. “Çünkü o israf edenleri sevmez.” Allah “ben sevmiyorum” diyor israf edenleri. Haram olmuş oluyor. “Deki Allah’ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?” Makyaj malzemelerini, takıları, süsleri yahut saç boyası, güzel kıyafetler kim haram kılmıştır? Kim haram kılıyor? Yobazlar haram kılıyor. Allah soruyor “kim?” diyor. Allah biliyor. Yobazlara dikkat çekiyor. Haram kılıyorlar çünkü. “Temiz rızıkları” her türlü rızkı haram etmişler. Her mezhep ayrı haram listesi oluşturmuş. Maliki’nin haram listesi ayrı, Şafi’nin haram listesi ayrı, Hanefi, Hanbeli’nin haram listeleri ayrı. Bakın dört ayrı din, dört ayrı haram listesi var. Her birinin ibadetleri, haramları, helalleri ayrı. Allah tehdit ediyor “bu konuda yalan söylemeyin” diyor. “Deki bunlar dünya hayatında iman edenler içindir.” Onlar Müslümanlar ;süslenecekler, bakımlı olacaklar, takılar takınacaklar bayağı güzel olacaklar. Dünya hayatında onlar içindir bu “Kıyamet gününde ise, Cennette de yalnızca onlarındır.” Kıyamet günü denilen şey ‘ayağa kalkma gününde cennette en güzel süslerle yine süslenecek müminler” diyor. Dünyada da süslenecekler, cennette de süslenecekler. “Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.” (Araf Suresi, 32) Bilen bir topluluk nedir? Mehdi (a.s) cemaatidir. İsa Mesih’in topluluğudur. Kuran’a uyanlardır, inşaAllah. “Her ümmet için bir ecel vardır” diyor Cenab-ı Allah (Araf Suresi, 34). “Onların ecelleri gelince ne bir saat ertelenebilirler, nede öne alınabilirler. Tam zamanında çökerler.” “Devletlerin, milletlerin çökme vakti oluyor” diyor Cenab-ı Allah. Vakti gelince çökerler. Vakti geldiğinde Hızır (a.s) devreye giriyor ve devlet çöküyor.

BÜLENT SEZGİN: Hocam biraz önce ayetleri okurken inşaAllah; “Allah’ın ayetlerini fark ettikleri halde müşriklerle, inanmayanlarla olmayı tercih ediyorlar” demiştiniz. Bir ayet okuyabilir miyim inşaAllah?

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: Şeytandan Allah’a sığınırım “Denildi ki: ‘Bugününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz gibi, Biz de sizi bu gün unutuyoruz. Barınma yeriniz ateştir. Ve sizin için hiçbir yardımcı yoktur.’ ‘Bunun nedeni şudur: Siz Allah’ın ayetlerini alay konusu edindiniz; dünya hayatı da sizi aldattı.’ Böylece ne ondan (ateşten) çıkarılırlar, ne (Allah’tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilir.” (Casiye Suresi, 34,35) İnşaAllah.

ADNAN OKTAR: Bir daha oku.

BÜLENT SEZGİN: Şeytandan Allah’a sığınırım “Denildi ki: ‘Bugününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz gibi, Biz de sizi bu gün unutuyoruz. Barınma yeriniz ateştir. Ve sizin için hiçbir yardımcı yoktur.’ ‘Bunun nedeni şudur: Siz Allah’ın ayetlerini alay konusu edindiniz; dünya hayatı da sizi aldattı.’ Böylece ne ondan (ateşten) çıkarılırlar, ne (Allah’tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilir.” (Casiye Suresi, 34,35) İnşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabii. Dinle alay etmek ne demek dine ilaveler yapmak, çıkartmalar yapmak. Ve dinin bütünlüğünü bozmak.

Evet, bu gün bu kadar olsun, yarın devam ederiz inşaAllah.

Masaüstü Görünümü