Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (12 Haziran 2014; 23:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


ADNAN OKTAR: Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, bildiğiniz gibi bu gece Şaban ayının 14. gününü 15. gününe bağlayan mübarek berat gecesi. Allah Duhan Suresi’nin 1. ve 4. Ayetlerinde şöyle buyuruyor. Şeytandan Allah’a sığınırım: “Ha, Mim.  Apaçık Kitaba andolsun; Gerçekten Biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyaranlarız. Ki onda (o gecede) her hikmetli iş ayrılır. (Duhan Suresi, 1-4) Buyuruyor Allah.

ADNAN OKTAR: Allah tekrarına erdirsin. Cenab-ı Allah böyle güzel günleri tekrar tekrar idrak etmeyi nasip etsin, inşaAllah.

Küçükken cami cami gezerdik arkadaşlarla. Öyle inanırdık 7 cami gezmek gerekiyor diye, 3. camide biz… Boş oluyordu camiler öyle pek dolu olmuyordu. Ama çocukken çok hoşumuza giderdi. O koca koca böyle tahta tesbihler vardı camilerde, şu an yok o, bizim zamanımızda vardı. Halılar falan orijinaldi o zamanlar, eski yani Osmanlı’dan kalma gibi görünüyordu. İşte Cenab-ı Allah daha da Türkiye’yi güzelleştiriyor. Camilerin sayısını artırıyor, cemaatler yavaş yavaş artmaya başladı. Ama asıl olan Cenab-ı Allah Mehdiyet’i gün gibi bütün dünyaya göstermeye başladı. Ben dedim ki bak, ‘radikal İslam, yani hadise dayalı İslam sizin gırtlağınıza sarılır ve baş edemezsiniz. Mehdiyet’in dışında bunun çözümü olmaz’ dedim. Adamların umurunda bile değil. Bak şu an dehşete düştüler. Ve çığ gibi de dünyayı sarıyor. Ancak Mehdiyet’le. Siyah bayrakların çıkışı Mehdiyet’in önemli bir delili olarak bir konu vardır hadislerde, külliyatlarda ayrı bir bölümdür. Yüzlerce hadis vardır siyah bayraklıların çıkışı. Aynısıyla oluyor.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Amerika basınında Amerika’nın IŞİD’e yapılacak bir hava operasyonuna katılacağı ve Irak’ın da buna yeşil ışık yaktığına dair bir haberler yer aldı. Amerika kendi vatandaşlarına çok gerekli olmadıkça Irak’a gitmeme çağrısında bulundu.

ADNAN OKTAR: Çok gerekli olmadıktan sonra… Nasıl gerekli olacak? Çalışanlar falan herkes apar topar kaçıyor. Ancak askeri bir görevle gidebilir adam, casusluk göreviyle falan gider. Onun dışında nasıl gidecek? Turistik gitse baya tehlikeli.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, Irak Hava Kuvvetleri Musul’da IŞİD’in ele geçirdiği yerleri bombalamaya başladı.

ADNAN OKTAR: Irak şu an kendi binalarını yıkmaya başladı. IŞİD’i bombalayamaz. IŞİD ‘ben bu binadayım’ diyor bayrak asıyor. Mesela Irak’ın 1 milyon dolara mal olan bir binası oluyor. Bilgisayarlar, şunlar bunlar, her şey var. Kendi uçağıyla yerle bir ediyor. Kendi servetiyle ve kendi imkanlarıyla. Oradaki bütün binaları yıktıracak IŞİD onlara Allahualem. Havadan bombardıman ne demek? Adam binanın içinde gibi gösterir, uçak sesini duydu mu kaçar binadan. Jetin sesi uzaktan duyuluyor. On saniyede terk eder, yıldırım gibi terk eder.

Hayret bak, “kadınların dinleri ve akılları eksiktir.” Bak hem dini hem aklı eksik. Sen böyle bir insana nasıl saygı duyacaksın? Dini de yok aklı da yok. Nasıl karım diye bunu eve alıyorsun o zaman? Nasıl sevgili oluyorsun sen? Hangi yönden sen mükemmelsin, hangi yönden o eksik? Kadınlar baya müşvik, şefkatli, merhametli ve çok ince detaylı düşünen bir varlıktır. Bunu diyen adama gidip baksak kendi aklına, bir de eşinin aklına baksak eşinin kat kat ondan akıllı olduğunu görürüz. “Dinleri ve akılları eksiktir.” Bu nasıl bir plan ki bu mazlum ve tatlı varlıkları bu hale getiriyorlar. Mesela bak, çocuklar kalkıp oynuyorlar, neşeleniyorlar falan “aman kalkıp oynamasın.” Peki, düğünlerde döne döne hanımlarla beraber oynuyorsunuz. Kendi eşleri de süsleniyor, saçları bukle bukle yanlardan falan, apartman gibi saçı yukarı doğru süslüyorlar böyle, takıp takıştırıyor ne varsa babaanneden kalma bilmem ne. Parfümler de, kırk yıllık elli yıllık parfümleri sıkıyor, pudralar, tozlar falan düğüne gidiyorlar. Karşılıklı da yana döne oynuyorlar, eşleri de oluyor. Bütün düğünlerde yapıyorlar. Bazı tiplere diyorum itiraz edenler için diyorum. Yoksa hanımlar tabii düğünlerde eğlenecekler, tabii ki süslenecekler. Evlerde toplantıları yapıyorlar, nişan oluyor, düğün oluyor, söz oluyor. Her yerde hanımlar beyler birlikte eğleniyorlar. Karadeniz’de de öyle mesela horon teperler, hanımlar beyler hep beraber eğlenirler. Genç kızlar her yeredir, Güneydoğu’da da, Anadolu’da da, Alevi kardeşlerimiz de öyledir.

“Kadınlarla istişare edin, onlara danışın ve onların söylediklerinin zıddını yapın.” “Kadınlara danışmayın, onlara muhalefet edin.” Nerdeyse boğacak. “Zira kadına muhalefet berekettir.” “Kadınları Allah geride bıraktığı gibi siz de geride bırakın.” Eğlenmek de hakkı değil, giyinmek de hakkı değil, süslenmek de, gülmek de hakkı değil. Hayır, kendileri zil zurna rakı içip düğüne gidiyorlar, hanımlar olunca müsaade yok. Düğünde? “Orada, düğünde müsaade ederiz, orada olur” diyor. Bunların din anlayışı lastik gibi. Düğünde oluyorsa başka yerde niye olmuyor? “Orası düğün orada olur” diyor. Düğünde mesela kızları geliyor, çocukları, eşi hepsi geliyorlar hepsi kalkıp oynuyorlar pistte, erkekler kızlar, değil mi? Düğünlerde gayet normal bu, güzel de. Ama başka yerde mesela televizyon programında; “sakın ha külliyen..”

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, Sayın Bahçeli Musul’daki olayların ardından şu açıklamayı yaptı: “Gerekirse Türkmeneli’ni savunmak ve korumak adına silah seçeneği de dahil olmak üzere her alternatif derhal masaya yatırılmalıdır.” Türkmenler için yapılacak her türlü müdahalenin arkasında olduklarını söyledi.

ADNAN OKTAR: Türkmenler, Araplar, Kürtler. Orada Kürt çocukları var, şeker gibi yalınayak. Arap çocuklar var, kıvırcık saçlı falan köfteler. Türk çocukları var, elma yanaklı, bal, şeker. Hepsini kurtarmamız lazım. Türk’ü kurtarıp Arap’ı bırakırsak olmaz. Arap’ı kurtarıp Kürt’ü bırakırsak olmaz. Hepsi Hz. Adem (a.s)’ın evlatları, hepsini kurtaracağız, inşaAllah.

Evet, Fikret Bey dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, Kerkük tamamen Peşmerge’nin kontrolüne geçti. Kürtler kutlama yapıyorlar. Teknik olarak Irak üçe bölünüyor gibi gözüküyor Hocam. Kürdistan, Şii ve Sünni ayrımı olarak.

ADNAN OKTAR: Peygamberimiz (s.a.v.) diyor, “Irak üçe bölünecek Mehdi (a.s) devrinde, Mehdi (a.s)’ın çıkış alameti olarak” diyor. Onu ben 25 sene önce kitabımda yazdım. “Irak üçe bölünecek” diye. 25 sene önce iddia edilen Ergenekon terör örgütünün varlığını anlattım. Kitabımda da yazdım. Ne dediysek çıkıyor.

Şimdi komünist tehlikeye dikkat çeken bir film ve Risale-i Nur’dan dinleyelim devam edeceğiz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Hz. Mehdi (a.s)’ı bekleyenler, gönülleri çok müsterih olsun. Acele de etmesinler. Çünkü ayette de var, peygamberler diyorlar ki: “Allah’ın fethi ne zaman?” diyorlar. Öyle bir duruma geliyor ki, çünkü biraz geciktiğini zannediyorlar. Halbuki süre uzadıkça sevap artıyor. Yani avuç avuç altın topladığını düşün, Cenab-ı Allah bir 24 saat daha süre verdiğinde, değil mi, insan daha fazla toplar. Onun gibi sevap toplamaya devam etsinler diye Allah uzatıyor. Yoksa Hz. Mehdi (a.s) çıktıktan sonra, İttihad-ı İslam olduktan sonra sevabın etkisi milyondan üçe düşer. Artık ondan sonra kolay, zorluk kalkmış, deccal ölmüş, nefsin saldırıları kalmıyor, yani her şey yolunda.

Naim Bin Hammad, Said Bin Musip’ten tahriç etti. O şöyle dedi: Resulullah (s.a.v.) şöyle ferman buyurdu. “Doğudan Ben-i Abbas’a ait siyah bayraklılar çıkar.” Yani Araplar’ın içerisinden siyah bayraklılar çıkar. “Onlar bir süre devam ettikten sonra yine Doğu’dan” Ortadoğu’dan yani. “bu kez küçük siyah bayraklılar çıkar.” Ve bakın, “Ebu Süfyan’ın soyundan bir adamla savaşarak..” Süfyan kim? Hafız Esat. Bak, “..onun soyundan bir adamla savaşarak..” Beşar Esat’la savaşarak. Ne kadar net görüyor musun? “..savaşarak Mehdi’nin itaatine girerler.” Sonunda Hz. Mehdi (a.s)’a bağlanıyorlar. Yoksa o güç başıbozuk olmuş olsa dünyayı mahveder. Ama Hz. Mehdi (a.s)’ın itaatine girecekleri için konu hallolmuş oluyor. İlk, El-Kaide’nin şunun bunun siyah bayraklıları çıktı, böyle büyük siyah bayraklılar. Şimdi daha küçük yine Doğu’dan bak, “yine doğudan” diyor. “Bu kez küçük siyah bayraklılar çıkar. Ebu Süfyan’ın soyundan bir adamla savaşarak” Şu an bu oluyor zaten. “Mehdi (a.s)’ın itaatine girerler.” Her şey Mehdiyet’le bağlantılı dedim, anlamazdan geldiler. “Üç alametinin ardından İmam Mehdi’nin çıkışını bekleyin.” Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki bak, Resulullah (s.a.v.)’a soruyorlar; bu alametler nelerdir Ya Resulullah? “Suriyeliler’in karşılıklı anlaşmazlıkları.” Bir, bak Suriye karışacak diyor, karşılıklı anlaşmazlık. Anlaşamıyorlar şu an birçok grup değil mi? Kendi aralarında anlaşamıyorlar. “Ve ardından siyah bayraklıların çıkması. Ve Ramazan ayında korku.” Ramazan ayına kaç gün kaldı? Doğru muymuş? Doğruymuş. Muhbir-i Sadık. Ramazan ayında da bir olay olacağını söylüyor Peygamberimiz (s.a.v.), ayrıca. Bakalım göreceğiz.

OKTAR BABUNA: Hz. Mehdi (a.s)’ın zuhurunun da çok yaklaştığı anlaşılıyor Hocam inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Evet. Zaten ramazan ayındayız, çok az kaldı ramazana. Ramazan ne şahane oluyor. Ramazanda özel olarak alışverişe gidiyorum. Ben normalde bu işlere karışmam ama özel olarak gidiyorum. Eski kaşar güzel, kaymak, zeytin çeşitlerini bizzat kendim tespit ediyorum; şunda şu kadar, şundan şu kadar, karışık zeytin çeşitleri. Ve hurma çeşitleri yani her çeşit hurmadan. Pide çeşitleri ramazanda pide hayatidir. Güzel tereyağlı çorba, yoğurtlu çorba, çorbayla açacaksın. Güzel etli pilav, yaprak sarması şart, inşaAllah. Salata, güzel böyle yumurtalar iri yumurta dilim dilim salatanın üstüne dizilecek zeytinlerle beraber, siyah zeytinler. Yumurtalar da böyle yuvarlak yuvarlak güzel, çift sarılı öyle uydurma yumurta değil, anlaşıldı? Güzel ala üstüne sızma zeytinyağı gezdireceğiz.

Tabii genç kızlarla ilgili bahislerimiz oldu, demin anlattık. Düğünde ne oluyor? Oynarken yanında ailesi oluyor, onu koruyanlar oluyor. Dostların, ahbapların içinde, korunan bir ortamda olabilir, korunan bir ortamda.

BEYZA BAYRAKTAR: Hocam biz size çok güvendiğimiz için yanınızda çok rahat ediyoruz inşaAllah, elhamdülillah.

ADNAN OKTAR: Tabii ki. Hanımlara güven olacak, saygı olacak, değer vereceksin. İffetine, namusuna, haysiyetine yönelik bir şey olmayacak. Onun güzelliği görünsün. Hayran olacaksın güzelliğine. O kadar. 

Tabii insan Allah vermesin sonlu olsa mesela ne kadar korkunç Allah vermesin. Ama ne güzel, Allah sonsuz yaratıyor. Mesela seviyorsun bu dünyada ahirette beraber olabiliyorsun. Eğer takvaysa. Onun için insan sevdiğini hep kurtarmak ister. “Aman ahirette de beraber olayım” diye. Çünkü mesela bakıyor hasta. İmani hastalıkları var. Şirki var. Şimdi bıraksa, Allah vermesin. Cenab-ı Allah düz mantıkla bakıyor. Müşrikse ayırıyor. Sen istediğin kadar sev, Allah ayırıyor. Ama simasını seviyorsan, o simada yaratıyor Allah ahirette. O simada bir güzel huri yaratıyor, istediğin kadar. Ama Allah’a isyandan korktuğun için mümin, “aman” diyorsun “çok takva olsun. Aman bir zarar gelmesin, aman kurtulsun.”

İnsan bu güzel varlıklara bu güzel hayatı yaşatınca insan çok mutlu oluyor. İnsan istiyor ki hiç üzülmesin, üşümesin, yorulmasın, aç kalmasın, güzel giyinsin, güzel yesin, güzel gezsin, hür olsun. Acı çekmesin özetle, o zaman insan mutlu olur.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Amerika Başkanı Barack Obama “İsyancılarla mücadele konusunda Irak’a yardım için hiçbir şeyi dışlamıyorum” dedi. Ve ülkesinin güvenlik çıkarları tehdit edildiğinde askeri müdahalede bulunmaya hazır olduğunu dile getirdi. “Suriye ve Irak’ta bu derece radikal bir yapının kökleşmesi Amerika’nın menfaatine değil” dedi inşaAllah Hocam.

ADNAN OKTAR: Ama Obama artık yani Mehdiyet’i anlasın. Ta yakasına yapışıncaya kadar beklemesin. Hep böyle geçiştiriyorlar, hep geçiştiriyorlar. Geçiştire geçiştire nereye kadar? Bak yakana yapışıyorlar artık.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, müdahaleden kasıtları havadan müdahale. Asker gönderme şeklinde değil.

ADNAN OKTAR: Havadan zaten ister, onlar da isterler. Mesela Suriye kendi ülkesini yok etti. Irak’ın da kendi ülkesini yok etmesini ister IŞİD. Binaların yıkılmasını ister. Çünkü hepsi mevzi olmuş oluyor o zaman. Ve o binalar, o savaş görünümü zaten moral yönden halkı çökertiyor. Oralardan gidiyorlar. O zaman savaş ruhu geliyor.

Muhammed Bin Hanefiyye’den şöyle nakledilmiştir: Muhammed Bin Hanefiyye dedem biliyorsunuz şecerede. Hz. Ali (r.a)’ın oğlu Muhammed Bin Hanefiyye. Benim şecerem oradan geliyor. “Siyah bayraklar ortaya çıkacak, sonra başlıkları siyah ve elbiseleri beyaz olan başka bir siyah bayraklılar daha ortaya çıkacak”. Dikkat ediyor musun hep başlarındaki siyah?  Elbiseleri de beyaz oluyor ama başlıkları siyah oluyor. “Süfyan’ın dostlarını yenilgiye uğratacaklar” Şu an zaten yenildiler Süfyan, Suriye yerle bir. “Nihayet Beyt-ul mukaddese varacaklar. O yönetimi Hz. Mehdi (a.s) için hazırlayacaklar.” Peygamber (s.a.v.) ne dediyse o, hepsi oluyor.

Onur Demir; “Allah, Peygamber (s.a.v.) aşkına o bayanların dini sohbette ne işleri var?” diyor “Namahrem nedir Adnan Oktar Beyefendi?” diyor. İşte, ne diyeyim ben bunlara? “Hanımlar dini sohbet yapamaz” diyor zaten. “Beylerle beraber oturamazlar, gülemezler, dinleri yarımdır, akılları yarımdır, cehennem hep onlarla olacaktır, makyaj yapamaz, parfüm süremez.” Namazı bozan bir mahluk gibi gösteriyorlar. Bak, siyah köpek, domuz, Yahudi ve kadın. Bak, at geçse bozmuyor veya sırtlan geçse bozmuyor. Ne geçerse geçsin bozmuyor. Ama kadın geçerse bozuyor. Mesela erkek geçerse bozmuyor, kadın geçerse bozuyor. Ne yaparsa yapsın. Bu kafanın perişanlığı açıkken, daha hala bu kafayı savunuyorlar. “Namahrem” namahrem Nur Suresi’nde açıklanmıştır. Bir kadının göğsünü, cinsel organını Kuran’da o belirtilen listedeki kişilerin dışında kimse göremez. Konu bu. Namahrem olayı budur. Burada öyle bir durum olmadığına göre ne alakası var yani?

“Şeriat geldiği zaman” diyor “ilk senin başını kesecek” diyor. İşte alışmışlar yani. “İslam hep böyledir” işte “asar, keser, şunları keser, şunları doğrar.” Zaten diyor “atların göğsüne kadar çıkacak kan” diyor. İşin acayibi Hristiyanlar da inanıyor buna. Hep kesme. Hz. Mehdi (a.s)’ın devrinde kesme biçme yok. Kan yok. İslam geldiği vakit nur gelecek, sevgi gelecek. Mehdi (a.s) talebeleri Allah’ın hıfzı altındadır. İnşaAllah. Kesme biçme diye İslam’ı bu şekilde anladınız, bu da çok yanlış. Ama ruhlarında, kafalarında bu bilinçaltına oturmuş onların. Mesela IŞİD’in de kafasında bu var. Önüne geleni doğruyor. Ben film seyrettim yolda giden arabaları tarıyorlar. Kim olduğu önemli değil. Her arabayı deviriyorlar. Şiddet ortamı olsun diye. Adamların kafasını kesip top oynuyorlar onlarla. Eğleniyorlar yani kendi kafalarına göre. O filmleri bunlar da seyrettikleri için dehşet içinde kalıyorlar. Kendi kafalarının da kesileceğini düşünüyor Allahualem. Bu sefer millete de söylüyorlar “senin de kafan gidecek, benim de kafam gidecek”. Korkma kimsenin kafası gitmez. Mehdiyet, Mehdiyyül-Dem’dir. Yani kan durduran Mehdi (a.s)’dir. İnşaAllah.

OKTAR BABUNA: Peygamberimiz (s.a.v.) hadiste Hocam “bir damla kan bile akmayacak” diyor “burnu bile kanamayacak” diyor “uyuyan kişi uykusundan uyandırılmayacak” diyor Hz. Mehdi (a.s) döneminde inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Hz. Mehdi (a.s)’ın kaderinde yok o.

L. A. “Ben Yahudi komşularla büyüdüm. Hemen hepsi vergilerini ödeyen, çalışkan, temiz, kibar, küfürsüz, seviyeli, Türkiye Cumhuriyeti’ne saygılı vatandaşlarımızdır”. Hakikaten öyleler, doğru. Kim olsa aynı şeyi söylüyor.

Yav HHH. Ogr Kılıç; “Ya bayrağı indirmişler, büyükelçiyi almışlar her şey karışık, sen hala PKK diyon.” Bunların hepsi bir bütün. Küfür tek millettir. Kimi PKK olarak çıkar, kimi bilmem ne olarak çıkar, kimi bilmem ne olarak çıkar. IŞİD de öyle. Kuran’a uymayan, şirk sistemine göre hareket eden bir sistem ama Mehdiyet’e tabii olacaklar sonunda. Yani Hz. Mehdi (a.s)’a tabii olup diz çökecekler.

Kabasakal; “Hocam recm nedir acaba? Farklı şeyler yazıyorlar.” Müşrikler eskiden, eski Mısır’da da, eski Hint dinlerinde, Sümerler’de, Hitit dinlerinde böyle bir müşrik adeti vardı. Kadın zina ettiğinden şüphe edildiğinde taşlanarak öldürülüyordu. Bunu sonra Müslümanlığa uydurma hadislerle geçirmeye kalktılar.

“Hocam tespih rica ediyorum” diyor. İhsan Eti.

Fikret Bey dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam IŞİD, resmi Twitter hesabından Türkiye konsolosunu yanındaki 42 diplomatı tutukladığını açıkladı.

ADNAN OKTAR: Hoppala al başına belayı. Tutuklama nedeni neymiş? Tutukluyor. Mahkeme edecekler herhalde anladığım kadarıyla.

BÜLENT SEZGİN: Hocam Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Cabbar Yaver; “Türkiye’nin Musul Başkonsolosu ile birlikte 49 kişi alıkonulmuş. Hepsi Musul valilik binasında tutuluyor. Sağlık durumları iyi. Önümüzdeki süreçte onları kurtaracağımıza dahil umutluyuz. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

ADNAN OKTAR: Yerleri belli yani.

BÜLENT SEZGİN: Evet Musul Valiliği’nde.

ADNAN OKTAR: Ama oraya tabii operasyon yapmaları çok tehlikeli olur. Yani orada canlı kimse kalmaz. Operasyonla pek olmaz da, Mehdiyet’le olur. Başka çözümü olmaz. Onun önü sonu gelmez bu tip şeylerin. Mehdiyet’in dışında sevgi olmaz. Kan olur, şiddet olur, çatışma olur. İslam’ın lezzeti duyulmaz. Sadece korku gelişir, ıstırap gelişir. İnsanlar olumsuz etkilenir başka bir şey olmaz. Bediüzzaman diyor ki; “zaruret”  bak düşmanlarımız “zaruret, cehalet ve itilaf” diyor.  Zaruret, fakirlik yani zaruret, fakirlik. Cehalet diyor bak cehalet, bilgi eksikliği. Kuran böyle bir şey demiyor ki? Yoldan geçenleri tarayın, adamların kafasını kesin, top oynayın mı diyor Cenab-ı Allah? Öyle İslam anlayışı olur mu?

BÜLENT SEZGİN: Olmaz Hocam inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım inşaAllah. “Yalnızca  bir tebliğ edicisin  zor ve baskı kullanıcı değilsin” (Gaşiye Suresi, 21-22)  inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabii. Dua edelim hep, Allah hidayet versin. Yazık insan acıyor bunun haline acıyor oradaki insanlara da acıyor. İslam da zorlama yok. Hiçbir şekilde yok. “Sizin dininiz size, benim dinim bana.” (Kafirun Suresi, 6) hiçbir şekilde din karışmaz. İslam teklif edilir. Kabul eder veya etmez. Ama dayatma olarak hiçbir şey yaptıramaz. Dolayısıyla cehalette sırf bizim burada anlatımımızla bitecek bir şey değil. Yapılacak şey İslam alemini birleştirip, İttihadı İslam’ı oluşturup başına Mehdi (a.s.)’yi geçirmek. O zaman saniye dakikalar içerisinde konu hal olur.

Evet Fikret Bey dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam kardeşlerimizin faaliyetleri var maşaAllah. Almanya Dormagen’de bir kardeşimiz çocukları ve onların arkadaşlarıyla birlikte 1000 adet Harun Yahya ve A9 broşürü dağıtmışlar. Ardından mükafat olarak döner ve dondurma yemişler.

ADNAN OKTAR: Ya şu ufaklığı bana bir yaklaştırsana sen şunu. Ufaklıkların hepsini yaklaştır. Bak gürbüzlüğe tatlılığa sen sen sen. Bu bir. Şu ikiye bu güzeller güzelini de yaklaştır. Yaklaştır yaklaştır. Ah severim ben onun tatlılığını, gayrete bak sen gayrete. Vay be yakışıklığa bak, hepsi çok güzeller maşaAllah. Evet. Vay vay vay önü sonu gelmiyor maşaAllah. maşaAllah maşaAllah, evet.

KARTAL GÖKTAN: Bursa’nın İnegöl ilçesinde kardeşlerimiz hem Pazar günü hem de Salı günü bir araya gelip ayetlerden ve sizin kitaplarınızdan okuyup sohbet etmişler. Pazartesi günü Gebze’deki kardeşlerimiz Çayırova Fatih Caddesi’nde esnaflara 56 adet kitabınızı hediye etmişler. Akşam da bir araya gelip Kuran’dan ayetler okuyup sohbet etmişler. İzmir’den kardeşlerimiz 10, 11 Haziran tarihleri arasında İzmir’in Tire ilçesinde 750 adet A9 TV broşürü dağıtmışlar. Dün Teşvikiye’de kardeşlerimiz.

ADNAN OKTAR: Şu ufaklığı bir yanaştırsana sen. Bu olay normal bir olay değil. Getir getir getir. Allah Allah hayret ya.  İyiki yanımda değil bu benim yani. Gözlük falan saç bir de acayip süslü, evet maşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Teşvikiye de kardeşlerimiz 50 adet kitap ve çok sayıda CD dağıtmışlar. Yine dün Konya Aydınlıkevler pazarında ve alışveriş merkezinde 700 kadar A9 broşürü ve sizin kitaplarınızdan halka hediye etmiş kardeşlerimiz. Daha sonra sohbet etmişler. Bugün iki kardeşimiz Konya Sille yolunda 700 kadar A9 broşürü dağıtımı yapmış. Geçtiğimiz hafta kardeşlerimiz Selçuklu Tıp Fakültesi doktor ve hemşerilerine 25 adet kitabınızı ve çevredeki sitelere de 400 adet A9 broşürü dağıtmış. İki bayan kardeşimiz bugün Eyüp Sultan’da halka çok sayıda A9 broşürü dağıtmış. Bursa ve İnegöl’den kardeşlerimiz Pazar günü İnegöl Merkez’de sizin kitaplarınızdan 70 adet ve 1000 adet A9 TV broşürü  30 adet de belgesel CD’si dağıtmış. Ankara Kalaba’da A9 ve yaşayan fosiller broşürlerinden dağıtmış kardeşlerimiz. Samsun’da kardeşlerimiz sizin eserlerinizden 30 adet dağıtmış. Kırıkkale’de Türkiye Gençlik Teşkilatı’nın düzenlediği En Sevgiliye Hasret Gecesi adlı Berat Kandili’ne özel etkinliğe katılmışlar ve orada Türk İslam birliği pankartı asmışlar kardeşlerimiz.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah maşaAllah maşaAllah. Müthiş faaliyetler. Yalnız bir ufaklık vardı da. Çok fazla var bir tane iki tane değiller. MaşaAllah hepsini Allah ömrünü uzun etsin ne büyük zevk, ne büyük nimet. Bir yeri aydınlatmak, bir yerin zulümatını dağıtmak, bir yere nur saçmak. Ne güzel.

BÜLENT SEZGİN: Hocam her kesimden var kapalısı açığı, genci yaşlısı hepsi beraber inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabii dinliyorum evet.

BÜLENT SEZGİN: Hocam Allah Nahl Suresi 90. ayette şöyle buyuruyor. Şeytandan Allah’a sığınırım “Şüphesiz Allah kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır” diyor inşaAllah Hocam.

ADNAN OKTAR: Kötülüklerden.

BÜLENT SEZGİN: Ve zorbalıklardan sakındırır inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Sakındırır.

BÜLENT SEZGİN: Yine Kaf suresi 45 ayette şeytandan Allah’a sığınırım “Sen onların üzerinde bir zorba değilsin.”

ADNAN OKTAR: İslam sevgidir, merhamettir, şefkattir. Ama işte deccaliyet olmadan Mehdiyet olmuyor. Kan olmadan kansız bir sistem olmuyor. Önce merhametsizlik sonra merhamet, önce şefkatsizlik sonra şefkat. Önce sevgisizlik sonra sevgi. Kıymetini bilsinler diye Allah yaratıyor. MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Hocam bir duyuru yapabilir miyim?

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: Bu Akşam saat 20:00’de A9 TV  Birlik Zamanı programı var. Hüma Babuna’nın konuğu MHP Milletvekili Sayın Mehmet Şandır inşaAllah. İzleyenlerimiz kaçırmasınlar inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Mehmet Şandır, şanlı bir delikanlıdır maşaAllah. Hakikaten İslam’a, Kuran’a, Allah’a, Kitap’a titiz bir insan. O bir delikanlı daha var genç MHP’li.

YASEMİN AYŞE KİRİŞ: Sinan Oğan.

ADNAN OKTAR: Sinan Oğan. O çok akıllı bir delikanlı. Bayağı oturaklı bir delikanlı maşaAllah. Çok makul böyle tutarlı konuşan. Tam Ülkücü o işte bak. İdeal Ülkücü diyorlarsa Ülkücü öyle olur. Bizim de bir edebiyat Hocamız vardı. Uzun boylu, yakışıklı bir delikanlıydı. Üstünden başından nur akıyordu çok efendi bir çocuktu. Bayağı saygılı kibar, nezih. Ülkücüler öyledir yani. Böyle güler yüzlü hürmetkar. Efendi, güzel konuşan. Yakın tarih Osmanlı tarihi, Türk tarihi ezberlerindedir. Gerçek Ülkücüler’in. Müthiş bir siyasi tarih bilinci vardır. Ve hep en makul en mantıklı olan neyse ona göre hareket ederler. Hani bazen ülkücülerin bir kısmı deli dolu görürler. Hani ani karar. Öyle değil. Mesela rahmetli Başbuğ da öyleydi. En makul kararı verirdi. Yani çılgınca bir karar çıkmaz, hiçbir zaman için.

KARTAL GÖKTAN: Hocam yabancı basında yayınlanan makaleleriniz hakkında bilgi vermek istiyorum. Weekly Blitz isimli gazetede çıkan “İngiltere Neden Avrupa Birliği’nden Ayrılmak İstiyor?” başlıklı yazınızda İngiltere’nin ekonomik nedenlere yanında kültürünü korumak için de Avrupa Birliği’nden ayrılmak istediğini ancak Avrupa Birliği’nin bütünlüğünü korurken sürekli kalitesini artırması durumunda bu tarz endişelere gerek olmayacağını anlatıyorsunuz.
İkinci olarak Burma Times’ta yayınlanan “Arakan’da ki Olaylar İnsanlığa Karşı İşlenmiş Birer Suçtur” isimli yazınızda, Arakan’da ki kardeşlerimizin yaşadığı zorlukları anlatıyor ve tüm bu acılardan Müslümanlar’ın birleşmesine karşı olanların sorumlu olduğunu yazıyorsunuz. Son olarak Opinion Maker’de yayınlanan “Malezya Hatasını Düzeltmeli” başlıklı yazınızda, Hristiyanlar’ın Allah ismini kullanmalarının yasaklanmasının büyük bir hata olduğunu, Kuran’da bu şekilde kısıtlama olmadığını ve bu hatalı düşünce yapısından bir an önce vaz geçilmesi gerektiğini anlatıyorsunuz inşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Ne güzel Allah’ın her yerde yazılarımızı çıkartması. Bak kaderde o, ben daha annemden doğmamıştım. Daha dedem doğmamıştı ama o yazı yayınlanmıştı kaderde.

Evet dinliyorum. 

BÜLENT SEZGİN: Hocam dün siz Musul konusu için Nato veya Birleşmiş Milletler’in o bölgeye karışmayacaklarını söylemiştiniz. Bu gün Nato genel sekreteri Rasmussen, “Nato’nun Irak’ta bir rol almasını ön görmüyoruz” dedi.

ADNAN OKTAR: Hiç bir şekilde öyle bir şeye girmezler. Onları ilgilendiren bir olay yok. 

“Değerli Adnan Hocamız mertçe, delikanlıca ve ilim irfan dolu konuşmalarınızda sunduğunuz mesajlar hepimize hidayet yolunu açıyor. Yüce Kitabımız Kuran’ın özünde anlatılan gerçek İslam’ı sizde buluyoruz. Güzel dinimizi yobaz yaramazların elinden alıp tüm insanlığa teslim etmek yolunda attığınız her adım için müteşekkiriz.” Elhamdülillah, Allah razı olsun. Tamam, arzumuz o Allah’ın rızası. “Sizi anlayanlar anlamayanlardan çok buna emin olabilirsiniz.” Anlamamak çok zor tabi vicdan sahibiyse beni anlamamaları nasıl olsun? Ama bir zihinsel sorun varsa o ayrı mesele. “Dar kafalı insanlara kulak asmayın. Allah hep yolunuzu açık etsin” diyor Nevzat. MaşaAllah.

İslam’ı hep böyle çirkin kadınlar, çirkin erkekler, IŞİD tarzı asan kesen, makinalı tüfekle tarayan, sokağa çıkmayacaksın, şunu yapmayacaksınız, bunu yapmayacaksınız, ver sopa. Böyle zannediyorlar. Kadın gülmez, parfüm kullanmaz nerden çıkıyor bunlar? Ve İslam’ı mahvettiniz bu kafayla bu belayı daha yeni yeni biz temizliyoruz. Sizin batırdığınızı biz temizliyoruz.

“İslam’ın olduğu yerde bilim, sevgi, barış olmaz. Evrim her şeyden daha gerçektir. Din yalan, Hz. Mehdi (a.s) yok ve Hz. İsa (a.s) da gelmeyecek üzgünüm.” Peki, bu telaş niye? Gecenin üçünde bu telaş niye? Bak ben sana söyleyeyim o zaman. İslam’ın olduğu yerde bilim olur, sevgi olur, barış olur. Evrim her şeyden önce yerle bir olmuştur. Ağabeyiniz vesile olmuştur. Gazetelerde evrimle ilgili tek bir haber duyuyor musunuz, aylardan beri? Niye? Adamlardan utanma hissi varmış, helal olsun. Eskiden yalan söylemeye utanmıyorlardı şu an utanıyorlar, helal olsun. Hakikaten onurlu adamlarmış. Bir kısmı için söylüyorum. Din gerçektir. Din gerçek olmasa bu kadar etkilenmezsin, gecenin bu saatinde izlemezsin. Hz. Mehdi (a.s) yok, Hz. Mehdi (a.s)’ın varlığından emin olmazsan Hz. Mehdi (a.s) yok diye bas bas bağırmazsın her gün. Hz. Mehdi (a.s) yok dediğinde zaten Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alameti oluşmuş oluyor. “Hz. Mehdi (a.s) yok diyecekler” diyor. Sen de bunu diyorsun kaderde. Ve Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alametini oluşturuyorsun. Sen bunu demezsen, Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkış alameti oluşmaz. Hz. İsa (a.s)  gelmeyecek, Hz. İsa (a.s) zaten geldi Hz. Mehdi (a.s)’da geldi. Sizin gelmeyecek bağırtılarınız arasında geldi. İncil’de de geçiyor, “gelmeyecek diyecekler” diyor. “Ama aniden geleceğim” diyor Hz. İsa (a.s). “Bir şimşek gibi” diyor. İnşaAllah.

Şimdi komünist tehlikeye dikkat çeken bir film izleyelim. Seyid Salih Özcan Ağabeyimiz’i dinleyelim.  Tamam, ara veriyoruz, inşaAllah.

Masaüstü Görünümü