Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (17 Haziran 2014; 23:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


ADNAN OKTAR: Şimdi sizi dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Başbakan Erdoğan Türk İslam Birliği hayalini isim vermeden gurup toplantısında şöyle anlattı inşaAllah. “Osmanlı Devleti’nin büyük başarıyla idare ettiği topraklar cetvelle çizilen sınırlarla birbirinden ayrıldı. Gençlerimiz bizim nasıl bir millet olduğumuzu anlatan Safahat’ı mutlaka okusunlar. Babalarımız için İstanbul neyse Medine oydu. İzmir neyse Beyrut oydu. Çocuklarımızın Avrupa’sı ise Marmara ve Meriç’te bitiyor” dedi.

ADNAN OKTAR: “Marmara ve Meriç’te bitiyor.” Biraz ileri gitsin. Tuna’ya kadar geçsin, bir şey olmaz. Olur mu? Bosna falan her yer tamam inşaAllah. Tayyip Hocam, değerli bir delikanlı. Ama yobazlar çok kalleş olur.

 “Kuran’da ‘Ey mümin eşleri ve Resulüm’ün eşleri. Dışarı çıktığınızda namaz kılarken halinizle çıkınız. Olaki Resule ve müminlere laf gelmesin’ diyor ayet.” Nerede bu ayet böyle? Kendilerini ne hale getirmiş bunlar. “Namaz kılarkenki halinizle.” Gönder bana bir ayeti göreyim. Ayette öyle bir ifade yok.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Allah ayette şeytandan Allah’a sığınırım; “Onlar ayakta iken, otururken ve yan yatarken Allah’ı zikrederler” (Ali İmran Suresi, 191) diyor. Başka bir an yok zaten inşaAllah.

ADNAN OKTAR: “Yan yatarken” “haşa” diyor “Allah yan yatarken zikredilir mi?” Diyor. “Allah’ı anıyorsun sen yan yatıyorsun bre edepsiz” diyor. Allah diyor ki; “yan yatarken Allah’ı anın” diyor. O da diyor ki; “vay edepsiz vay” diyor. Allah’ın dediğini de beğenmiyorlar.

MERVE TEZEL: Başka bir ayette “Ne ticaret, ne alışveriş onları Allah’ı zikretmekten alıkoymaz” (Nur Suresi, 37) diyor.

ADNAN OKTAR: Adam alışveriş de yapar, ticaret yapar, oynar da, eğlenir de, Allah Allah diye oynar. Sevişirken de Allah’ı anar, koşarken de Allah’ı anar. Bunlara göre Allah oralarda anılmaz.

ALTUĞ BERKER: Şeyh Ahmet Yasin “bende oynayacağım Hocam” diyor inşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Şeyh Ahmet Yasin Hocamız çok samimi, halis bir Müslüman. O hem seyit, hem şeriftir biliyorsunuz. Çift icazetlidir; hem Menzil Cemaati’nden icazetlidir, hem Şeyh Nazım Hocamız’dan icazetlidir. Çok dürüst, halis, samimi, enaniyetsiz, kibirsiz, bütün müminleri seven, muhlis bir Müslüman’dır. Bursa’nın güzelliği, Bursa’nın manevi muhafızı maşaAllah. Allah ilmini, irfanını artırsın.

OKTAR BABUNA: Size de göndermişlerdi göstermiştiniz. Şeyh Nazım Hocamız’ın talebeleri Şeyh Bahattin Efendi ile birlikte Rock müzikle dans edip, müzikle Allah’ı anıyorlardı inşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Türkiye’yi işte söylüyor ya “Ortadoğu bataklığı” dediği aslında İslam anlamında demiyor onu Sayın Kılıçdaroğlu. Ortadoğu’da bir bataklık var. Onun bataklığından kasıt bağnazlık, gericilik bataklığını bahsediyor. Gericilik demeyelim de bağnazlık bataklığı. Görüyoruz o bataklığı leş gibi ortalık. Adamların suratında meymenet yok, insanların kafasıyla top oynuyorlar. Dehşet etrafı sarmış, pislik etrafı sarmış, sevgisizlik etrafı sarmış. İslam’ın nuruyla, Kuran’ın nuruyla o bataklığı kurutacağız. Yoksa oradaki bataklıktan kasıt İslam değil tabii haşa.

Dün Alevi Bektaşi federasyonunun Derviş Mikeri; dünya Bektaşi Alevileri liderinin yardımcısı. Onunla dün görüştüm göster görüntüyü. MaşaAllah Derviş Mikeri. Bektaşiler candır, güzel insanlardır.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, Başbakan da bu gün Müslümanlar’ın kardeşliğini şöyle anlattı. “Biz rahmet Peygamber (s.a.v.)’inin torunu, Efendimiz Hz. Hüseyin (r.a.)’in şehadeti üzerinden tefrika çıkaran bir millet asla olmadık. Mezhep aidiyetimiz her ne olursa olsun, biz la İlahe illAllah diyen tüm Müslümanlar’ı mümin olarak gördük, aynı kıbleye dönenleri kardeşimiz olarak gördük, bağrımıza bastık. Öyle bir mezhep anlayışı ki; Ömer dediğiniz zaman çılgına dönüyor. Ancak bizim için Ali bizi asla çılgına döndürmüyor. Tam aksine biz kucaklıyoruz. Bizde Ali’de var, Ömer’de var, Hasan’da var, Hüseyin’de var. Hepsi bizim ailemizin içerişinde, bizi bütünleştiren isimler biz buyuz.”

ADNAN OKTAR: Çok güzel konuşmuş, çok güzel konuşmuş. Ama icra yeri olan başbakanlıkta kalsın. Bak kardeş olarak onu bana kaç defa söyletti. Cumhurbaşkanlığı olay bitsin. Onu hiç ağzına almasın. Sayın Abdullah Gül de cumhurbaşkanı olsun konu bitsin bu kadar. Gayet güzel.

ALTUĞ BERKER: “Seni başkan yapacağız o yüzden cumhurbaşkanı olsan iyi olur” diyorlar.

ADNAN OKTAR: Yok yok yok onun arkasından bambaşka şeyler çıkacak söyleyeyim, öyle bir şey yok. Kenarda tutacaklar amaç bu. Başka bir şey yok. Sakın ha öyle bir şeye girmesin. En güzel icra yeri başbakanlıktır. Sayın Abdullah Gül de çok şahane insan.

Süleyman Er; “Dicle-Fırat arasında Müslümanlar, hakkımızı helal etmiyoruz. Burada mürtet örgüt PKK’yı sevmeyenler yakanızda olacak inşaAllah.” Hadisi yanlış anlamış olabilir. “O bölgede” diyor Peygamberimiz (s.a.v.) “kötü insanlar vardır” diyor. İstanbul’da şimdi kötü insan yok mu? Var. İstanbul’da kötü insanlar var, iyi insanlar yok anlamında değil. Ama kötü insanların olduğu yer “Dicle-Fırat arası.” Hakikaten de öyle, PKK’nın yoğun olduğu yer. Oradaki müminleri, Müslümanlar’ı ayrıca açıklayan hadisler var. İnşaAllah. Ama o bölgede zalimlerin, gaddarların, acımasızların mesela “Suriye’de Süfyan var” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Süfyan’ın ülkesi” diyor. Müslüman yok anlamında değil üstelik de “Müslümanlar’ı katleder” diyor “şehit eder” diyor. Anlaşıldı mı? Fırat ve Dicle arasındaki zalimler de Müslümanlar’ı şehit edeceği belirtiliyor hadislerde. Dolayısıyla “Dicle-Fırat arasında kafirler var, mürtetler var” şeklinde değil hadis. Zalimlerin ve gaddarların yoğun olduğu bir yer olarak geçiyor. Bu da doğru ve bir mucize bu.

“Bu kadar can toprağa düşerken” inşirah  “bu kadar zulüm olurken nasıl anlamalıyız Mehdiyet’i? Bu kadar acının üzerine mi gelecek?” Evet bu kadar acının üzerine gelecek. Bu kadar ıstırabın üstüne gelecek. Bu kadar karmaşa ve zorluğun üstüne gelecek. İmtihanın özelliği bu zaten, dünyanın özelliği bu. Önce ıstırap acı sonra kurtuluş ferahlık. Sonra yine ıstırap acı sonra yine kurtuluş ve ferahlık.

OKTAR BABUNA: Peygamberimiz (s.a.v.)de Hz. Mehdi (a.s) için “Feryad-ı rest’tir” diyor  Hocam inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabii, “feryatları kurtaran, feryatlardan insanları kurtaran insan.”

“Sen bunları eleştirdiğin gibi neden Amerika ve İsrail’i eleştirmiyorsun. Tabii işine gelirse.” Amerika anormal bir şey yaptığında eleştiriyoruz. Mesela PKK ile ilgili politikasını eleştiriyoruz. Zulüm yaptığında eleştiriyoruz. İsrail zulüm yaptığında eleştiriyoruz. Ama durduk yere de sırf Amerikan düşmanlığı, sırf İsrail düşmanlığı, bu samimiyetsizlik. Bu gıcık bir hareket.

Mülteci, kritik düşün. Bak, Huzeyfe Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e soruyor: Resulullah (s.a.v.) buyurdu; Zevra, doğuda nehirler arasında bulunan” yani Fırat ve Dicle arasında bulunan “ve ümmetimin en şerrilerinin yaşadığı bir şehirdir, bir bölgedir. Zalimler hep orada otururlar” diyor. (Celaleddin suyutinin tasnifinden hadisler. Ahiz zaman Mehdi’sinin Alametleri El Muttaki, sayfa 70) Şimdi “İstanbul’da mafya ve karanlık adamlar vardır” dediğimizde İstanbul’un tamamı anlamına mı gelir? Değil. “O adamlar oraya çökmüşler, orada yoğunlaşmışlar” anlamına gelir. Anlaşılmayacak gibi değil. Yoksa “Fırat ve Dicle arasında müminleri katlederler” diyor zaten “bu zalimler.” “Müminleri şehit ederler” diyor “o bölgede”. Demek ki mümin var. “Müminlere hayatı dar ederler” diyor. Demek ki mümin var. Hakikaten de öyle oluyor. Onun için Güneydoğu’da kardeşlerimizin bir kısmının yanlış anlayıp alınganlaşması mantıklı olmaz.

“Hocam Davutoğlu’na dış politika birkaç beden XXXL beden gibi büyük geldi” diyor. Deniz Üzülmez.com. Yok, niye gayet güzel işte, İttihad-ı İslam için gayret etti. Nasip olmuyor ayrı mesele. Gayret ediyor mu, ediyor. Gayret ettiği için biz onu seviyoruz. Yoksa ben ne yapayım öyle monşer dışişleri bakanını. Biz öyle dışişleri bakanı istemiyoruz.

Bak diyor ki Melahim ve Fiten kitabında bunlar çok önemli kaynaklar. İbn-i Abbas’tan naklediliyor; “Zerva’da” Fırat ve Dicle arasında. “İnsanları müminleri inletecek kızıl bir yel esecektir.” Komünist hareket kızıl yel. Hep ahir zamanda kızıl yele dikkat edin. “Kızıl bir rüzgar esecek” diyor. Müminlere, Fırat ve Dicle’nin arasında. İşte bu komünist PKK hareketi. “Sonra bu durumu sormak için alimlerin yanına gidecekler.” Demek ki orada alimler de var, meleler var. “Onların bir kısmının yanına gittiklerinde, onların maymuna ve domuza dönüştüklerini ve yüzlerinin gözlerinin morardığını görecekler.” Çünkü sahtekar, onlardan yana olacaklar. PKK’dan yana olacaklar bazı meleler. PKK’lı olacaklar. Bu mucize bu, bak “Müslüman alimim” diye “kendini gösterecekler” diyor bir kısmı “fakat yanına yanaştıklarında onların domuza  ve maymuna döndüklerini görecekler” diyor. Yani Darwinist, materyalist, ateist, komünist olduğu halde kendini Müslüman gibi gösterecek. “Yüzlerini ve gözlerinin morardığını görecekler.” Yani bir siyahlık bir imansızlık kararması görecekler diyor. “Zulüm yapan kan akıtan insanların görüntüsü olacak” diyor.

Mustafa Eser, Hollanda “Adnan Hocam size ve arkadaşlarınıza hürmetler. Gariban kendi halinde bir Müslüman’ım.” Bir de kendi halinde olmayan, gariban olmayan Müslüman türü var herhalde. “Her akşam ilgiyle sizi takip ediyorum” diyor. “Fakat sizleri hala çözemedim.” Sen takip etmeye devam et, sonunda çözeceksin. Çözmesen sen takip mi edersin? Binlerce kanal var, sen niye bizi oturup seyrediyorsun? Çözdüğün için takip ediyorsun. “Sizlerin vesilesiyle ilgimi çekti ve Hz. Mehdi (a.s)’ı da araştırıyorum” diyor. Güzel inşaAllah.

“Arslan Adnan güzel ve sevgili can. Yobazlara karşı verdiğiniz direnişi kutlarım. İslam’da ibadet esnasında özel giysi giyme zorunluluğu yoktur. Misal camide hocanın sarık takması mesela sonradan bir icattır. Bıraksınlar genç kızlarımız delikanlılarımız özgürce dinini yaşasınlar. Hz. Mehdi (a.s) döneminde yobazlar, bağnazlar bunu kabul edecektir bilahare inşaAllah. O mübarek elçiye tabii olacaktır. Cem TV’de geçenlerde Caferiler ve Alevi toplumu Hz. Mehdi (a.s)’ın gelişini müjdeledi büyük alimler “Muhammet Mehdi (s.a.v.) haktır ve vakit yakındır” diye dua ve niyaz ettiler. Bizler de onlara çünkü gönülden katılıyoruz. Son olarak Şah-ı Merdan  İmam Hz. Ali (k.v) buyuruyor; “gönülleriniz bir olmadıktan sonra sayıca çok olmanızın bir anlamı yoktur.” Gönüller Hz. Mehdi (a.s)’ın aşkıyla dolsun ve coşsun onu beklesin ümitsiz olmasın diyoruz ve sizleri selamlıyor ve şükranlarımı sunuyorum.” Ve Aleyna ve aleyküm selam ve rahmetullahü ve berakatühü. “Alevi kardeşiniz Ahmet” diyor. O Bektaşi dervişi kardeşimizi bir daha göster. Çok can bir kardeşimiz. Çok mütevazi, çok efendi acayip böyle hayranlıkla bakıyor. Müthiş bir sevgiyle bakıyor. Hz. Mehdi (a.s) konusunu açtı. Anlattıklarını anlatmayacağım ama çok güzel müjdeler verdi maşaAllah. Göreyim maşaAllah. Dünya Bektaşiler Federasyonunun başkanının yardımcısı.

“Musul’dan bir arkadaşım” yazdı diyor. “Yazara sevgilerini iletiyor.” İsmini vermiş de şimdi ben söylemiyorum. “Kendisine saygı ve hayranlık duyduğunu belirtti. Şu anda IŞİD hükümet binalarına kimseyi sokmuyormuş. Orada çalışan kafir bir hükümete çalış için tövbe etmeleri gerektiğini söylüyorlarmış. Ayrıca ilk geldiğimizde öldürdük ve kötü davrandık fakat şu an İslam devleti kurulduğu için bundan sonra yapmayacağız demişler. Kadınlar mecbur olmadığı sürece dışarı çıkmamalı bol kıyafet giymeli. Hiç makyaj yapmamalı demişler.” Oralar karışık bence hiç dışarı çıkmamaları gerekiyor doğru söylüyorlar. Kadın tek başına çıkar mı orada dışarı? Tabi ki doğru söylüyorlar. “Şu an için kadınların çalışmasına izin vermiyorlarmış.” Doğrusu da o “fakat yüksek makamlara gelmeleri yasakmış.” Ama onların kafa onları korumak için değil değer vermedikleri için. Koruma amacıyla olsa çok güzel de değer vermiyor yarım görüyor. “Bu bir hükümet çalışanı, çalışanı olduğu içinde işe gitmesine izin vermiyorlarmış. Hükümet kafir olduğu için diyorlarmış.” Bu gelip geçecek bir ekip bunlar, bu kadar önemli görmesinler. Bunlar bir süre gelişecekler oraya buraya sarkacaklar, hadislerde de var bu. Hadislerde belirtilen bir olay hatta İsrail sınırına kadar gelecekler. Ürdün sınırına kadar gelecekler. Böyle faaliyetleri olacak ama geçici ara bir alamettir bu. Yoksa bunların toparlanması en fazla bir 72 saat sürer. Hepsi istense armut gibi toplanır. Öyle bir şey olmaz. Fakat tabii bunlar her hâlükârda Müslüman. Büyük bir katliam olur o zaman, onu hiçbir Müslüman ülke istemez. Her hâlükârda bilgisizlikten kaynaklanan cehalet içerisindeler. Yanlış bilgilendirilmiş durumdalar ve yanlış motive ediliyorlar, dolayısıyla da coşmuş vaziyetteler. Ama bunlar böyle yanlış bilgiyle hareket ederken gidip üstlerine çökersen bir zulüm daha olur. Onun için şimdilik ellememek lazım işte biraz şöyle turlasınlar cinayet işlemeden. Bunlarla anlaşma cihetine gitsinler her yerde. Hükümete kafir diyorsa o kendi fikri cedelleşmeye gerek yok. “Arkadaş biz size ilişmeyeceğiz sizde bize ilişmeyin işinize bakın” desinler. Savaş, mücadele buna sakın yanaşmasınlar. Nereye gidiyorlarsa gitsin, nereye iniyorlarsa insinler. Bir ara aşamadır, bir süre sonra gerek kalmayacaktır. Hepsi Hz. Mehdi (a.s)’ın emrine girecek diyor Peygamberimiz (s.a.v).  Hz. Mehdi (a.s)’ın emrine girecek ne demek? Kan silah kalmıyor anlamı bu.

GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: Hocam bu Irak’tan yazan arkadaş birkaç şey daha söylemiş okuyabilir miyim? Sadece türbelerin ziyaretine izin vermiyorlarmış. Bunun kafir adeti olduğunu söylüyorlarmış. Bir de Mekke ziyaretine yalnızca izin varmış.

ADNAN OKTAR: Bir süre karışmasınlar. Şimdi onlar Şii’lere de karşıdırlar. Onların örfüne geleneğine de karşılar. Bir süre sussunlar, geçici bu. Telaşe etmelerine gerek yok, ara alamettir bu. Etmesin ziyaret bir şey olmaz. Zorlamasınlar. Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam kardeşlerimizin faaliyetleri var. 13-15 Haziran tarihlerinde İstanbul’daki bir alışveriş merkezinde fosil sergisi düzenledi kardeşlerimiz. Halkımız çok ilgi göstermiş maşaAllah. Adapazarı’ndaki kardeşlerimiz Sakarya Devlet Hastanesi ve kuaförlere sizin kitaplarınızdan 70 adet hediye etmişler. Faaliyet sonrası ev sohbeti yapmışlar. 11 Haziran’da kardeşlerimiz Darıca İstasyon Caddesi’ndeki esnaflara 56 adet kitaplarımızı hediye etmişler. Türkiye, Hollanda, Belçika ve Almanya’daki kardeşlerimizin katılım ve emekleriyle bugün Almanya’dan İngiltere’ye tam 4000 adet Yaratılış Atlası gönderilmiş maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Allah Allah 4000 atom bombası. İlimle, irfanla, akılla, fikirle. Gökten nur yağıyor nur.

KARTAL GÖKTAN: Sarıyer’de bugün 55 adet kitabınızı ve 1000 adet A9 TV broşürü dağıtmışlar. Bursa’dan kardeşlerimiz 14 Haziran’da şu an Bursa’da bulunan Nimetullah Hoca Efendi’yi ziyaret edip sizin kitaplarınızdan hediye etmişler. İslam Birliğinin önemi ve Evrim teorisinin geçersizliği üzerine sohbet etmişler.

ADNAN OKTAR: Nimetullah Hoca nurdur nur. Çok şekerdir o maşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Ve Gebze’deki kardeşlerimiz de Pazar günü Darıca sahilde 682 adet Evrim Aldatmacası broşürü dağıtmış maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah elhamdülillah. 

Masaüstü Görünümü