Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (23 Haziran 2014; 16:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: Hocamızın sohbetine başlıyoruz inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Buyur dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, Başbakan Erdoğan cumhurbaşkanlığı için aday olup olmayacağı sorusuna şöyle cevap verdi: “Bir bakarsınız ters köşe yapmış olabiliriz” dedi. En geç 3 Temmuz’da da adaylarını açıklayacaklarını söylediler.

ADNAN OKTAR: 3 Temmuz, Allah Allah. Tayyip Hocam Başbakan bir kere. Cumhurbaşkanı adayı da, niye aday arıyorlar? Ben anlamıyorum. Abdullah Gül Hocamız tamam işte. Konu bitmiş.

KARTAL GÖKTAN: Ölümü hatırlattı Hocam Başbakan Erdoğan konuşmasında. Bir an sonrasının bile garantisi olmadığını söyledi. Ayrıca, “ben olmazsam dava olmaz anlayışı da kibirdir” dedi. “Bu dava devam ettiği sürece siz o arkadaşınıza, o liderinize saygıyı göstermiş olursunuz” diye konuştu. Ayrıca Hocam, “partinin başına Ahmet gelmiş, Mehmet gelmiş bunun tartışmasını yapmak davaya ihanettir” sözleri Başbakan’ın sosyal medyada, “Erdoğan Davutoğlu’nu mu işaret ediyor?” şeklinde yorumlandı.

ADNAN OKTAR: Ahmet, Mehmet, evet. Kendi ne yapacak acaba? Bıraksın, ters köşe öyle olaylar oluyor herhalde. Konu açık bence; Tayyip Hocam Başbakan, Sayın Abdullah Gül de Cumhurbaşkanı, karmaşık bir şey yok.

Türkiye de, dünya da Allah’ın mühim bir imtihanından geçiyor. Dünya Mehdiyet’e göre dizayn ediliyor Allah tarafından. Bak IŞİD bir harita yayınladı tam hadislerdeki gibi. Ve bakın diyor ki Peygamberimiz (s.a.v.) “Ürdün’e dayanırlar” diyor. Dün itibariyle Ürdün sınırına dayandılar. Aynısı. Bak, dün itibariyle Ürdün’e dayandılar. “Ürdün’e dayanırlar” diyor, Ürdün sınırına dayandılar. Hatta diyor: “İlya’ya kadar inecekler” İsrail’e kadar. Zaten Ürdün’den oraya sarkacaklar. Sonra da diyor; “Mehdi (a.s)’nin hakimiyeti her yeri sarar” diyor. Ama bunlar ayrı bir ekip, ayrı bir grup olarak hadislerde belirtilmiş. Bu kadar açık alametleri gördükleri halde anlamazdan gelmek olmaz. Olur da karşılığı da ona göre olur. Yapmayan insan tabii olacaktır.

Bir dahaki sene de çok ilginç şeyler olacak, daha bir dahaki sene ilginç şeyler olacak, büyük olaylar olacak. Hayrettir Peygamber (s.a.v)’in dediklerinin kelimesi kelimesine aynı çıkması hayret. “Ramazan ayında ay ve güneş tutulmaları olacak” diyor aynısı oldu. “Bir daha tekrarlayacak” diyor yine oldu. “İki kuyruklu yıldız çıkacak” diyor oluyor. “Kuyruklu yıldızın bir tanesi çok parlak olacak” diyor ve “diğer kuyruklu yıldızların aksi istikametine gidecek” diyor o da oldu. Ve “iki uçlu olacak” diyor, hiç görülmemiş bir şey. Bak bilim bunu hiçbir yerde kaydetmemiş. İki uçlu kuyruklu yıldız hiç geçmiyor bilim tarihinde, ilk defa oluyor. “Arkasından siyah bayraklılar çıkacak” diyor, “Ürdün sınırına kadar dayanacaklar” diyor, “İlya’ya kadar inecekler” diyor, o dedikleri de oluyor aynısıyla. Ve bunu hiçbir din alimi hemen hemen, yani çok az alimin dışında hiçbir din alimi Peygamberimiz (s.a.v.)’in bu mucizelerini söylemiyor ve gizliyorlar. Sırf kıskançlık ve hasetten. Ve Peygamber (s.a.v.)’e karşı sevgilerinin olduğunu söylüyorlar. Sevgin varsa Peygamber (s.a.v.)’in mucizesini söylesene. Söyleyemiyor.

Dün İran’da, diğer ülkelerde, her yerde Mehdiyet’le ilgili gösteriler yapıldı; her adımda “Mehdi (a.s)” diyorlar. Askeri gösteri yapıyorlar, yani “Mehdi (a.s)” diyerek yürüyorlar. Her sağ adım atışında “Mehdi (a.s)” diyor. Yer gök Mehdi (a.s) diye inliyor. Ummadıkları bir insan olacak.

VTR: İran’daki askeri gösteriden bir bölüm

ADNAN OKTAR: Yer gök Mehdi (a.s) diye inliyor. Olaylar önümüzde aylarda daha şiddetlenecek. Hiç ummadıkları bir insan ve hiç ummadıkları bir topluluk İslam alemini yönetmek üzere görev alacak. Bütün Avrupa ve Amerika’nın da desteği olacak bu gruba, inşaAllah. “Sen kendini mi ima ediyorsun” diyebilirler; ima serbest, iddia yasak. Kimse kim? Bilmiyoruz. Ama ben Hz. Mehdi (a.s)’ın talebesi olduğuma inanıyorum. Ona samimi kanaatim var, Hz. Mehdi (a.s) talebesi olduğuma. Sungur Ağabey, “Bambaşka olacak” diyor. Genç kızlar genç kızlığını yaşayacak. Delikanlılar delikanlılığını yaşayacak. Adeta mezardan çıkaracaklar Hz. Mehdi (a.s) grubu insanları, mezardan. “Ölüyken dünyayı diriltecek Mehdi (a.s)” diyor. “Ölüyken, mahvolmuş dünyayı yeniden ihya edecek” diyor.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, ayette, gelecek olan elçi için, “Onların ağır yüklerini ve üzerlerindeki zincirleri kaldırır” (Araf Suresi, 157) diyor, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

Bak diyor ki Peygamberimiz (s.a.v.), detaya bak: “Kerkük’te kurtulabilenin onu anlatacağı bir büyük vaka görülür” diyor, Kerkük. Görüyor musun bak coğrafi, detay detay. Şimdi IŞİD Kerkük’e doğru bir hamle yaptı biliyorsunuz. “Nusaybin, Mardin yakınlarında da bir vaka olacak” diyor. Bu PKK’nın olayları. “Şırnak’ta vakalar olacak” diyor. “Nusaybin, Mardin’de vakalar olacak” diyor hadis. Detay, nokta nokta.

Evet ben dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Başbakanımız konuşmasında inşaAllah, şöyle belirtti: “Yine bir teste giriyoruz. Kimin dava peşinde olduğunu, kimin koltuk peşinde olduğunu yakında göreceğiz. Cumhurbaşkanı adayımız kim olursa olsun, kaygılanacağımız en son şey AK Parti’nin geleceğidir. AK Parti şahıslarla var olan bir parti değildir” dedi, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam kafalı delikanlı ve mert delikanlı. Ondan istifade etsinler. Zamanla tabii ki yaşlanır, yıpranır falan ama vefa gerekir, ayıptır. Sen kullan kullan, sana hizmet etsin, zengin ol, rahat et, huzurlu ol; sonra de ki, “bıktım arkadaş senden, sen git.” Hatta “seni asacağım” de arkasından da. Çok büyük vicdansızlık ve zulüm bu, çok büyük vicdansızlık asmaya kalkmak. Asacak adamın elini kırarız, kolunu kırarız kanunla hukukla. Kimse öyle bir densizliği aklının ucundan bile geçirmesin, inşaAllah.

Hizmete vefa olur. O, bütün Müslüman cemaatlere bayağı sevgi gösterdi, şefkat gösterdi. Şimdi de diyor ki; “bütün Müslüman cemaatlere operasyon yapacak.” Deccal gibi göstermeye çalışıyorlar. Bütün ömrünü bunun için mi verdi bu insan? Müslümanlar’ı yeryüzünden yok etmek için mi verdi o? Onun görevi bu mu? Ne kadar ayıp, ne kadar acı bir şey. Tayyip Hocam hiç kâle almasın devam, düz inşaAllah.

İşin güzel yanı, Müslümanlar gittikçe dinçleşecek, canlanacak, işleri rast gidecek. Mehdiyet’in yolu sürekli açık olacak, Allah tarafından öyle hazırlanmış kaderde. Engebeler çok olacak. Diyor ki: “Dağlar önüne çıkar Mehdi (a.s)’nin, dağları aşar geçer” diyor. Diğer bir rivayette de diyor ki: “Önüne dağlar çıkar, dağlardan yol bulur geçer” diyor. “Dağlar onu durduramaz” diyor. Demek ki zorlu mücadeleler olacak ama durduramazlar. Bazı insanların yüreği ağzına gelir, “aa gitti gidiyor” falan. Bütün güç Allah’ın elindedir.

Küfre özenmemek lazım. Küfürde huzur olmaz, vefa olmaz, gerçek arkadaşlık olmaz. Menfaati bittiğinde seni harcar. Menfaati bittiğinde seni yakar. Acı bir dünyada yaşarsın. Vefasızlığın kol gezdiği acı bir dünyada yaşarsın. Sabahının daha garantisi yoktur, sabah kalktığında bile sana kalleşlik yapabilir. İki saat sonrasının bile garantisi yok, iki saat sonra bambaşka bir adamla karşılaşabilirsin küfürde. Menfaati olduğu müddetçe dosttur, menfaatinin bittiği yerde tak karşına hasım olur. Ama Müslümanlıkta öyle bir şey yok, Müslümanlıkta sabır var, şefkat var.

ENDER DABAN: Hocam, Allah ayette şöyle bildiriyor, şeytandan Allah’a sığınırım: “Sen onları birlik sanırsın, oysa onların kalpleri param parçadır” (Haşr Suresi, 14) buyuruyor.

ADNAN OKTAR: Eğlence yerlerini düşünüyorum. Adam kulübe gidiyor, parası varsa itibar görüyor, parası yoksa ona göre bir tavırla karşılaşıyor. Hatta bakar bakmaz anlıyorlar parası olup olmadığını, değil mi? Parası olursa daha kapıda acayip şaşaalarla bayağı kalabalık. Bazen de hakikaten sevdikleri için yapabilirler, saygı duydukları için, değer verdikleri için. Katı değil, çünkü herkes küfür olmaz. İnsanların bir kısmı mümindir, güzel huyludur, dürüsttür. Bir kısmı da küfür kafadadır, ruhtadır.

Bir kere Çırağan’a gitmiştik, bütün oradaki görevliler kapıya yığıldılar. Şef garsonlar, garsonlar falan. Çok ünlü bir erkek artist var, o da oradaydı, onunla ilgilenmediler acayip gözleri doldu, illet oldu böyle. Ama bayağı ünlü birisi ama muhatap dahi olmuyorlar, hakikaten çok şaşırtıcı oldu. Bütün oradaki, işte müdürleri, şefleri, garsonlar hepsi yığıldılar. Belki merak ettikleri için ben gelince. Arkadaşlarımla gelmiştim, güzel iltifatlar falan kullanıldı. O orada hakikaten tek başına kaldı böyle ayakta, ilgilenmelerini bekliyor. Kızardı sonra ben dikkatlice ona baktım, sonra gözleri ıslandı böyle yaşardı gözleri sinirden, duygusallaştı Allahualem. İllet oldu böyle. Bayağı ünlü eski artistlerden birisi, çok bilinen bir artist. Artist lafı biraz komik geliyor bana ama kusura bakmasınlar da en iyisi aktör diyelim. Çünkü artistlik yapma falan diyorlar ya, acayip laf haline geldi artistlik. Halbuki sanatçı anlamına geliyor değil mi artist? Evet.

KARTAL GÖKTAN: Hocam Ardan Zentürk yazısının devamında “İslam’dan nasiplenen faşist hareketlere karşı durulurken, gerçek İslam’ı iyi kavrayıp, iyi anlatmak gerekir” demiş.

ADNAN OKTAR: Gerçek İslam Mehdiyet’in anlattığı İslam’dır.  Gerçek İslam ne? “Hanefilik gerçek İslam değildir” dediğinde sapık olarak değerlendirirler. Ehli Sünnet doğru inanç olarak biliniyor değil mi? Şia’da da var aynısı, Ehli Sünnet’te de var. Taşlayarak kadın öldürülüyor. Dinden çıkan öldürülüyor. Helalleri, haramları bambaşka dört mezhebinde. Hz. Mehdi (a.s)’ın dışında dini, İslam’ı doğru anlatan tek kişi yok. Gerçek anlamda, yok.  Ve bunu Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor, ben söylemiyorum. “Bütün mezhepleri kaldıracak” diyor. “Doğru dini insanlara anlatacak” diyor. “Ölümünden sonra İslam’ı yeniden diriltecek” diyor, Allah’ın dilemesiyle.

“Mehdi (a.s) açık alınlıdır.” (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21) diyor, “İki uyluk arası açık…” (Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”) “bacak arası açık, dişleri muntazam, tebessümü tatlı” diyor. “Güzel bir tebessümü vardır” diyor, tebessümü tatlı. “Sağ bacağında ben olan bir insandır” diyor. “Karnı geniştir” diyor genişçe, dolgun karınlı, “geniş karınlıdır” diyor.

Bakın “Kaim Hz. Mehdi (a.s) zuhur ettiği zaman gökler yağmurlarını gönderecek, yer ürününü verecek, düşmanlık kulların kalbinden silinecek” bak “düşmanlık” yani Müslümanlar birbirlerini kesip, asıyor, Hristiyanlar’a saldırıyor falan bunlar kalkacak. “Eğer bir kadın” diyor bak “Irak’tan Şam’a yürüyerek gitmek isterse,” bak “Bir kadın Irak’tan Şam’a eğer yürüyerek gitmek isterse, her adımı güzel yeşil çimen üzerinde olacak. Ve süslerini, mücevherlerini gösterebilecek. Ve hiç kimse onları çalmaya, onlara ıstırap vermeye, rahatsız etmeye kastedemeyecek” diyor. “Süsüyle gidecekler” diyor, “süslenip gidecekler” diyor. Yedi yüz yıllık eser. Bak “yeşillik içinde” diyor, “süslerini, mücevherlerini gösterebilecek” diyor, çok acayip değil mi bu? Bağnazları kudurtacak bir açıklama.

“Hz. Mehdi (a.s.)’ın adımları hızlıdır” diyor “ağır ağır hareket etmez” diyor, “hızlıdır” diyor.

“Hz. Mehdi (as) sanki Ben-i İsrail’den bir adamdır. (tavrı onlara benzer yani heybetli ve acar.) (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 23-30)

“Şirk beldelerini feth eder.” Yobazların, bağnazların etkili olduğu beldeleri manen fethedecek.

“Benim oğullarımdan” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Peygamberimiz (s.a.v.)’in oğlunun zaferi, Peygamberimiz (s.a.v.)’in zaferidir. Bir baba oğlunu bir yere gönderip, bir şey hallettiriyorsa, o zafer babaya ait değil midir? Zafer Peygamberimiz (s.a.v.)’in zaferi olacak. İşte o ayetteki ifade “senin soyun kesik değil” diyor Cenab-ı Allah. “Doğrusu, asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır.” (Kevser Suresi, 3) şeytandan Allah’a sığınırım “İnnâ a’taynâkel kevser(kevsere). Fe salli li rabbike venhar. İnne şânieke huvel ebter(ebteru)”, “asıl ebter (soyu kesik) olanlar onlardır” diyor.

Fuat Kavak; “Mehdiliği anlatan kitap okuyorum. Siz karşımdasınız, ne yazıyorsa her şeyi sizde görüyorum, maşaAllah” diyor. Benzerlik olabilir, benzerlik olabilir. Gül bahçesine giren gül kokar. Mehdi (a.s) talebesiyiz tabii benzeyeceğiz. Değil mi? Sahabeler de Peygamberimiz (s.a.v)’e benziyorlardı.

Mehmet Akif Kalaycı “Mehdi (a.s)’nin ordusu Irak’ta harekete geçmiş.” Daha Mehdi (a.s)’ye tabii olmuş değil onlar. Şu an Mehdi (a.s)’yi bekliyorlar. Tabii olduklarında bambaşka olacaklar. O silahın yerinde o zaman, ellerinde gül olacak, inşaAllah.

Enstrüman Kolbaşı, “Hadiste siyah bayraklıların Ürdün’e kadar dayanacaklarını hatta Kudüs’e ilerleyeceklerini söylüyor.” Sözünüze karşılık “Hangi hadis bu?” diyor. Kıyamet Alametleri kitabında var. Mesela Berzenci’nin, Suyuti’nin eserlerinde var. Suyuti’nin, El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar. Binlerce Mehdi (a.s) ile ilgili risale vardır. Herhangi bir tanesine baksan görürsün.

“Sizinle ilgili ayet-i kerime açıyorum. “Biz onu Ruhu'l-Kudüs'le destekledik” (Bakara Suresi, 87) çıkıyor. Samimiyetinize inanıyorum.” Su Sel. Tabii bu bir hüsn-ü zan. Ama müminlerden Allah sevdiklerini Ruhu’l-Kudüs’le destekler. Mesela Mehdi (a.s) öyle olacaktır. Ruhu’l-Kudüs’le desteklenecektir.

Altan Kuyucuoğlu. Kehanet olur mu? Peygamber (s.a.v.) söylüyor aynısı çıkıyor. Milimi milimine, santimi santimine ve yüzlerce olay sıralaması da doğru olacak şekilde. Sıralaması da doğru olacak şekilde tamamı doğru çıkıyor. Nasıl kehanet? Gaybı bildirmiş Peygamber (s.a.v.)’e Cenab-ı Allah. Aynısıyla çıkmış.

Ebu Hureyre (r.a)’dan rivayet; “Horasan’dan siyah bayraklılar çıkar ve İlya’ya (Kudüs’e) kadar önlerinde bir şey tutunamaz.” Hızla ilerlerler diyor şu anda da öyle oluyor.

BÜLENT SEZGİN: IŞİD’in haritası vardı.

ADNAN OKTAR: Göreyim, inşaAllah. Evet bu Mehdiyet’in haritasıdır. Ama yöntemleri Mehdiyet’in yöntemleri değil. Mehdiyet’te kan yoktur, sevgi vardır.

Ali Yıldırım; “IŞİD’in öldürdükleri mazlum değil mi?” Tabii mazlum insanlar. Şiiler’in ne günahı var?

Semih İman; “Şu hayatta en çok tanışmak istediğim adam” diyor. Yani benimle tanışmak istiyormuş. Beyefendi diyeceksin. İsmi bu, biz de Beyefendi diyelim. “Siz hangi ismi kullanıyorsunuz? Adnan’ı mı, Harun’u mu?” diyor. Her ikisini de. Harun Yahya’yı da, Adnan Oktar’ı da.

Ceren, gözlerimi çok beğenmiş maşaAllah.

Finfenzin; “Hocam inşaAllah 2071’de Tayyip Hocam’ı cumhurbaşkanı yapacağız.” Niye o kadar uzun süre içinde? Sırf cinlik olsun. Demek ki sevmiyor Tayyip Hocam’ı. Allah’ın sevmesi önemli, senin sevmen önemli değil.

Serkan Karacuha. IŞİD doğru yolda demiyor Peygamber (s.a.v.). Yahut “Kara bayraklılar doğru yolda” demiyor. “Onlar Mehdi (a.s)’ye bağlanacak” diyor. “Mehdi (a.s)’ye bağlandıklarında da” diyor “silahlar kırılacak, silahlar yok edilecek. Kan akmayacak, damla kan akmayacak” diyor. Yoksa bu hallerini beğenmiyor yani hadiste öyle bir şey yok.

Mehmet Hpc Kayıhan; Tayyip Hocam’ın cumhurbaşkanı olmasını istiyor. Tayyip Hocam’ı etkisiz hale getirebilmek için yapılan bir yöntem olabilir bu. Ben bu konuda kuşkuluyum.

Temel Çatalbaş; “Şu an bütün İslam alemi küfür alemine hizmet ediyor” diyor. Birçoğu öyle tabii ki, ezilmiş durumdalar. Niye? Şirk içinde oldukları için. Şirk içinde olunca da Allah bir bela olarak bunu veriyor tabii.

Nurşah; “Evet Hocam insanlar kendilerini seveni sevmiyorlar genelde. Sevgisizlik büyük sorun gerçekten.”

Haydar, Gökhan Şimşek o da Türk bayrağından rahatsız olmuş Haydar. Türk bayrağı, bir de bu çıktı, böyle tipler çıktı. Türk bayrağından memnunsan “memnunum” de. “Niye Türk bayrağı?” mantığında konuşursan bu çok anormal bir şey olur.

Gökhan Şimşek; “Hocam size çok özeniyorum. Hem kişiliğiniz hem de dış görünüşünüz olarak. Berberime diyorum ki saçlarımı Adnan Hoca modeli olsun.” Yani iyi olur.

Elçin Caferov; “Darwin’in bacağını kıran Adnan Oktar helal olsun sana.” Üslubun acayipliğine bak ya bacağını kıran. Kemiğini kıran bilmem ne. Darwinizm’i yok ettik biz, o kadar. İlimle irfanla.

Evet, genellikle hanım kardeşlerimizin övgüleri var Allah razı olsun. Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam bir duyuru yapabilir miyim?

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: Bu akşam A9 TV’de saat 21:30’da Artı Eksi Dünya programının 4. Bölümü yayınlanacak. Aylin Kocaman ve Didem Ürer arkadaşlarımız IŞİD konusunu ele alıyorlar. Şu başlıklarda yorum yapacaklar: IŞİD Türkiye’yi neden hedef aldı? Neden kuruldu? Bu sırada hangi ittifaklar kuruldu? Peygamberimiz (s.a.v.) IŞİD için neler söyledi? İslam’da cihat kavramı hakkında yanlış bilinenler? Ve Çözüm Nedir? Başlıklarını yorumlayacaklar.

ADNAN OKTAR: Güzel. Saat kaçta, ne zaman?

KARTAL GÖKTAN: 21:30’da bu akşam A9 TV’de.

ADNAN OKTAR: 21:30’da A9 TV’de. Tamam şimdi Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’ın bazı konuşmaları var onları dinleyeceğiz.

VTR: Şeyh Ahmet Yasin Hocamız’ın bazı konuşmaları

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza Hocamız’ın sohbetiyle devam ediyoruz inşaAllah. Hocam buyurun.

ADNAN OKTAR: Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünneti Kuran’dır. Hz. Aişe (r.a)’a soruyorlar: “Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetini bize anlatır mısın? “Onun sünneti Kuran’dır” diyor.

Evet Fikret dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam kardeşlerimizin faaliyetlerini okumak istiyorum. Adapazarı’ndan kardeşlerimiz ev sohbetinde buluşmuşlar. Kuran’dan ve sizin kitaplarınızdan okumuşlar. İnegöl’den kardeşlerimiz 19 Haziran’da 1000 tane A9 broşür dağıtımı yapmışlar ardından sohbet etmişler evde. Ankara’dan kardeşlerimiz Cuma günü Sanatoryum’da 30 adet kitabınızı, 15 tane belgesel CD’sini dağıtmışlar. 20 Haziran’da kardeşlerimiz Tarabya’da halka dağıtmışlar 40 adet kitabınızı ve çok sayıda A9 broşürü. Balıkesir’de bir kardeşimiz Cuma günü Balya’da 200 adet A9 broşürü dağıtmış. 19 Haziran’da kardeşlerimiz Konak Meydan’da 25 adet kitabınızı halka hediye etmişler. Balıkesir’den doktor Ömer ve Esra kardeşlerimizin küçük oğulları Abdullah’ın resimleri var Hocam. Sizi çok seviyor.

ADNAN OKTAR: Bu çok önemli bir olay, bunu göstersene bana. Yanaştır resmini. Uyanıklığa bak tipte görüyor musun? Dişler falan maşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Dün kardeşlerimiz Antalya’nın en büyük alışveriş merkezinde ve Muratpaşa kapalı pazar yerinde 50 tane kitabınızı ve Türk İslam Birliği, Evrim Aldatmacası broşürleri dağıtmışlar. İzmir’den kardeşlerimiz Karataş sahilindeki halka 28 adet kitabınızı hediye etmişler. Geçtiğimiz hafta sonu ve bu hafta sonu Osmaniye’ de Fatima kardeşimiz eşi, kızı Ayşenur ve Mustafa kardeşlerimizle birlikte A9 broşürü dağıtımı yapmışlar çok sayıda. Bursa’dan kardeşlerimiz 21 Haziran tarihinde Yenişehir’de 70 kitap, 500 broşür 20’den fazla DVD dağıtmış. Ayrıca evde sohbet etmek üzere buluşmuşlar. Kuran’dan ve sizin kitaplarınızdan okumuşlar. Dün bir kardeşimiz Sakarya Erenler’de çok sayıda Yaşayan Fosiller broşürü dağıtmış inşaAllah. Bu kadardı Hocam.

ADNAN OKTAR: Hayret; Peygamberimiz (s.a.v.)’in mucizelerini gördükleri halde koskoca adamlar, saçı başı ağırmış adamlar, Kuran’ı ezberden biliyorlar. Peygamber ne diyor (s.a.v.)? “Ahir zamanda iki tane kuyruklu yıldız çıkacak ama biri iki uçlu” diyor. Bakın biri bu kuyruklu yıldızla ilgili hiçbir açıklamada bulunmamış. Bilim tarihi ilk defa karşılaştı. İki ucu parlak kuyruklu ilk defa. Bilimin bilmediği bir şeyi Peygamber (s.a.v.) 1400 yıl önce bildiriyor. Ve aynı dediği gibi çıkıyor. Harikulade bir şey değil mi? Bu da bilim adamı bunlar. Mehdiyet korkusundan onu da söyleyemiyorlar. Halbuki bunlar Mehdiyet’ten bahsetmedikçe Mehdiyet’in gücünü artırıyorlar. Çünkü Mehdiyet’in kalitesi şöyledir. Zayıf insanların içerisinde olağanüstü güçlü bir insan olarak Mehdi (a.s) zuhur ediyor. Eğer insanların hepsi güçlü olsaydı, Mehdiyet’in gücü dikkat çekmezdi. Zayıfların içerisinde güçlü olmak çok önemlidir. Mesela ahir zamanda insanlar zayıflıyor, kan döküyor. Kan dökülmüyor mesela barışlık, kardeşlik bir ortam var, Hz. Mehdi (a.s) da geldi, ne yapsın? Kan durdurması için kanın oluk gibi akıyor olması lazım. Sevgi olmayacak ki, sevgi öğretmeni ortaya çıksın. Herkes birbirini seviyorsa Hz. Mehdi (as.)’ın bir anlamı kalmaz.

Fikret, şimdi yabancı gazetede çıkan yazılarımı bir oku.

KARTAL GÖKTAN: İnşaAllah Hocam.

ADNAN OKTAR: Kıskanmak yok, gıpta var.

KARTAL GÖKTAN: Hocam Suudi Arabistan’da Arap News’da yayınlanan “Estetik ve güzellik Müslümanlar’ın hayatında çok önemli yer tutar” isimli yazınızda, Peygamberimiz (s.a.v)’in zamanının en kaliteli ve an asil insanı olduğunu, Müslümanlar’ın da bir an önce gerçek İslam anlayışının getirdiği kalite ve güzelliği hayatlarına geçirmeleri ve kalitesiz Müslüman imajını silmeleri gerektiğini anlatıyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Güzel.

KARTAL GÖKTAN: Yine Arap News’da yayınlanan “Geçici çözümler Ortadoğu’da çözüm olamaz” başlıklı yazınızda, IŞİD ve Irak’taki son gelişmelerden bahsediyor, Müslümanlar’ın Kuran’a dönerek sevgiye dayalı bir birlik kurmadıkları sürece, geçici askeri ya da diğer tedbirlerin kalıcı bir çözüm getirmeyeceğini anlatıyorsunuz.

Yemen’de İngilizce olarak yayınlanan National Yemen Gazetesi’nde iki ayrı makaleniz yayınlandı. “İslam dünyasında liderlik sorunu” başlıklı yazınızda, ahir zamanda Allah’ın Müslümanlar’ın dualarını kabul edeceğini, onları zorluklardan ve zulümden kurtaracak lideri göndereceğini söylüyorsunuz. “Yemen’i içten yok eden yolsuzluk” başlıklı diğer yazınızda, toplumların çökmesine neden olan bu ahlak bozukluğunun düzeltilmesi için yasal tedbirler alınsa da asıl çözümün Allah korkusu olduğunu belirtiyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Allah korkusundan kaynaklanan sevgi. Nasıl sevgi? Derin ve gerçek sevgi. Allah korkusu olmadan derin sevgi oluşmaz. Egoist oluyor insan. Bencil olur. Egoist, bencil bir insan da sevgiyi yaşayamaz. Evet.

KARTAL GÖKTAN: Bangladeş’te Weekly Blitz’de yayınlanan “Bangladeş’in sorunları çok ama çözülemez değil” başlıklı yazınızda, eğitimden ekonomiye birçok zorlukla karşı karşıya olan ülkenin tüm sorunlarının İslam Birliği’nin kurulması ile çözüme kavuşacağını anlatıyorsunuz.

 Son olarak İspanyol MBC Times sitesinde yayınlanan “Yağmalama olayları ahlaki çöküntünün boyutunu gösteriyor” başlıklı yazınızda, deprem, protesto gibi olağan dışı durumlardan faydalanarak yağmalama yapan kişilerin, dünya genelinde birçok ülkede görüldüğünü ve ancak Allah korkusu ve şefkate dayanan bir eğitimle insanların bu tavırdan vazgeçeceklerini anlatıyorsunuz inşaAllah.

Hocam bir de duyuru yapabilir miyim?

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: Bu akşam canlı yayınımızdan hemen sonra A9 TV’de “Hayata Dair” programı var. Aylin Atmaca’nın konuğu müzisyen Barış Bilgili inşaAllah. Herkese izlemesini tavsiye ederiz.

ADNAN OKTAR: Tamam.

Gelenekçi, böyle badem bıyıklı, küt kafalı tipler oluyor. Onlarda sevgi olmadığı için, hayran oluyor aslında da fakat böyle bir vahşi hayvanın vahşi şekilde seyretmesi gibi bizi seyredip, ona bir hüküm vermesi gerekiyor. İlk aklına gelen karşı gelmek oluyor. Ama hayranlık ve gıpta içinde oluyor.

“Hocam’ı ziyaret etmek istiyorum” diyor. “Mübarek seyidim nurlu ellerinizden öpmek istiyorum. Her nasıl olsa razıyız. Uzaktan olsa bile görmek isterim” diyor. Ramazan’da yemek yapıyorsunuz ya işte, görüşmek, tanışmak isteyenler yemeğe gelsinler. Orada görüşürüz inşaAllah.

“Canım aslan Hocam ekranda çok mükemmel harika görünüyorsunuz, ne giyseniz yakışıyor Hocam. Kıskanmamak elde değil.”  Öyle deme. “Gıpta etmemek elde değil” diyeceksin. O da güzel bir şey “gıpta”. Kıskanmak ne kelime? “Ben de orada yanınızda olsaydım bana da iltifat etmenizi çok isterdim” diyor Yelda.

İnternet konusunda Tayyip Hocam’dan bazı ricaları var kardeşlerimizin. İnternetin hızlanması ve ücretsiz olması. Genellikle sevgilerini ifade eden, dostluklarını ifade eden ifadeler.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam iki fotoğraf vardı gösterebilir miyim? Sevimli, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Ooo arkadaş olmuşlar.

BÜLENT SEZGİN: Bunlar da birbirlerine kavuşmaya çalışıyor.

ADNAN OKTAR: İki arkadaş. Yaklaştır bakayım. Yazık bu hayvanları böyle kafese koyuyorlar. Karanlık kafesler ama biraz, insan acıyor. Böyle değil de daha rahat yaşamaları lazım. Bunun için geniş arazide dükkanlar gerekiyor. Gerçi bir gün belki durabilir ama öyle. Yazık günlerce öyle bir yerde durmaları.

BÜLENT SEZGİN: Allah, “Allah'ın Resulü'nde güzel bir örnek vardır” diyor ayette inşaAllah. Ayet tam şöyle Şeytandan Allah’a sığınırım; “Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resulü'nde güzel bir örnek vardır.” (Ahzab Suresi, 21) diyor Hocam.

ADNAN OKTAR: Resullullah (s.a.v.) Kuran’ı çok güzel uyguluyordu. Adam diyor ki; “Kuran’ı nasıl hayata geçirebilirim?” İşte bak Peygamber (s.a.v.) nasıl yapıyorsa aynısını yapacaksın. O müminlere müthiş bir kolaylık olmuştu. Yani hayata geçirilmesinde. Kuran’ı hayata geçirmek bir sanattır. Akıllı insan Kuran’ı çok iyi anlar ve hayata çok güzel geçirir onu. Hayata onun uygulanarak geçmesi. Mesela “tevazu nasıl yapılacak? Büyüklük hissi nasıl kaldırılır? Sevgi nasıl yaşanır?” Mesela bak bu gelenekçi badem bıyıklı hocalar Peygamberimiz (s.a.v.)’in çok sevgi dolu olduğunu söylüyor. Peki sen tek kelime sevgiyi ağzına almıyorsun. Konu geçtiğinde ancak o yazılarda geçiyorsa orda sevgi kelimesi geçiyor ağızlarında, öbür türlü geçmiyor. Ve büyük bölümü Darwinist ve materyalist. Hem Darwinist, hem Müslüman. Hem Darwinist, hem ilahiyat Hocası. Bu nasıl oluyor? Sen ne diyorsun? Darwinist düşünce nedir? “Allah yaratmadı” diyorsun. Arkasından din hakkında açıklamalarda bulunuyorsun. Bayağı iyi bildiğini söylüyorsun. “Mehdiyet’e karşıyım” diyor. Sen Darwinist’sen tabii ki Mehdiyet’e karşı olursun. Bir kere kainatı Allah yaratmadı diyorsun, konu bitiyor orada. “Allah yaratmadı” dedikten sonra nasıl Mehdi (a.s)’ye inanacaksın sen?

Osman Çelik; “Peygamber (s.a.v.)’in sünneti Kuran’dır” sözümüze karşılık Osman diyor ki “Öbür sünnetleri yok mu?”. Öbür sünnetleri yok mu? Öbür sünnetleri yok. Bak Kuran’ı beğenmiyor görüyor musun? “Öbür sünnetleri yok mu?” diyor aklını takmış ona. İşte bu çok acı. Kuran’ı yeterli göremiyor. Peygamber (s.a.v.)’in Kuran’ı yaşamasını da yeterli göremiyor. “Öbür sünnetleri yok mu?” Hurafeler var onun dışında. Hurafeler, Peygamber (s.a.v.)’in adına uydurulmuş hurafeler. Kadın düşmanı ifadeler. O sünnet mi? Kadınların hükmü şu, diyor ki Peygamber  (s.a.v.) güya haşa “Kadınlara danışın ama onlar ne derse tam tersini yapın? Bunu Peygamber (s.a.v.) söyler mi? İşte sen Kuran’ı yetersiz görürsen Allah böyle bela verir sana. Peygamber (s.a.v.) adına yalan söylerler ve gider kadınları mahvetmeye kalkarsın.

Gökhan gümüş diyor ki; “Kuran’la sünnet arasındaki keskin farkı bilmiyorsunuz” diyor. Ve bu çok ağrına gitmiş. “İnsanlara dini öğütler vermeniz bu durumda olmaz” diyor. Yani eğer müşrik olmazsak, Peygamber (s.a.v.) adına yalan söylemezsek bu olmazmış. Kuran’a zıt ifadelerde bulunmazsak bu olmazmış. Ama Kuran’a zıt ifadeler, Peygamber (s.a.v.) adına uydurulmuş hurafeleri söylersek Müslüman olurmuşuz. Biz diyeceğiz ki; “Kuran kadınlara sevgiyi söylüyor ama Peygamber (s.a.v.) ne diyor? Kadınların yüzde doksan dokuzu cehennemde diyor. Kuran’ın hükmü yanlış” diyeceğiz, haşa. “Peygamber (s.a.v.)’in sözü bu böyle” diyeceğiz. Peygamber (s.a.v.) bunu demiş mi? Dememiş. Bir müşrik bunu söylemiş ve bu müşriğin sözüne sen uymuş oluyorsun. Allah adına yalan söylemiş. “Kadına danış aksini yap” ne demek? Ne büyük hakaret bir kadın için bu. Ne büyük aşağılama. “Kadın, köpek ve domuz bunlar namazı bozar” diyor. Hakaret bu, aşağılama. Neresi sünnet bunun? Ahlaka, vicdana uygun mu bu ifade?

“İddia edilen Ergenekon Örgütü cinayet örgütüdür. Kürt kardeşlerimizi mahvetti. Binlerce insanımızın hayatını karartı” sözüne karşılık olarak Cengiz Budancak; faili meçhul cinayetler işlendiğinde arenada siyasileri saymış. Evet o devirde başbakanlık yapan görev yapan bazı insanların da sorumlu olduğunu söylüyor. 

Masaüstü Görünümü