Harun Yahya

Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (1 Ağustos 2014; 16:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz. Yakışıklı, karizmatik Hocamız’ın sohbetine başlıyoruz, inşaAllah. Hocam hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk. Sizler de hoş geldiniz. Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam Beyaz Saray, Gazze’de Birleşmiş Milletler Okulu’nun vurulmasından İsrail Topçu birliklerinin sorumlu olduğunu belirten bir açıklama yaptı. “Şiddetten kaçan sivilleri barındıran bir Birleşmiş Milletler tesisinin vurulması kesinlikle kabul edilemez ve savunulamaz” sözleriyle İsrail’in bu saldırısını kınadı.

ADNAN OKTAR: Gazze’yi boşaltsınlar, Gazze’yi. Batı Şeria’ya geçirsinler. İsrail’le anlaşsınlar, orada sivil bırakmayalım. O bölgeyi tamamen boşaltalım. Ya Türkiye’ye getirelim yahut Şeria’ya. Öbür türlü çok can kaybı olacak gibi görünüyor. Adamlar inat ediyor roket atma konusunda. Onlar da “o zaman vuracağız” diyorlar. Bizim araya gireceğimiz gibi bir durum yok şu an. Roket atmayı durdursunlar hemen konuyu kapatalım. Ama bu durumda olmaz.

OKTAR BABUNA: Bu sabah güya ateşkes başlamıştı Hocam, birkaç saat sonra yine çatışma başladı hemen.

ADNAN OKTAR: Batı Şeria’ya geçirsinler Gazze’dekileri, sivilleri. Onu Tayyip Hocam bir şekilde halletsin veyahut Davutoğlu Hocamız. Gazze’yi boşaltsınlar Batı Şeria’ya, orada sivil bırakmayalım. Bombardıman daha güçlenecek öyle görünüyor. Şimdi halı bombardımanı yapacaklar orada canlı kalmaz. Bu tünelleri vurmak için, yeraltını çökertmek için yapıyorlar. Orada insan kalmaması için. Kaçacakları yer yok. Şimdi diyor ki, “binayı boşaltın.” Tamam boşaltıyor da, boşalttığı yer de bombardıman altında. Kaçıp göçecek yer yok yani şu an, saklanacak yer yok. Hemen Batı Şeria’ya geçirelim. Bir de yiyecek, çadır yardımı yapalım.

“Ya Mehdi (a.s) bir an önce zuhur et” diyoruz, inşaAllah. Cenab-ı Allah Seyyidina İsa Mesih’i de bir an önce müminlerin göreceği şekle getirsin. Şu an görünmez halde, Allah görünecek hale getirsin. Hz. Mehdi (a.s) da şu an perdeler arkasında Allah tarafından setroluyor.  Cenab-ı Allah Hz. Mehdi (a.s)’a izin versin, Hz. Mehdi (a.s)’a yetki versin. Şu an Cenab-ı Allah çıkma yetkisi vermiyor. Allah “çık” derse kimse durduramaz. Allah’ın izni çok önemli, inşaAllah.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, Filistin’den Mısır’a veya Ürdün’e de geçiş olabilir mi sivillerin?

ADNAN OKTAR: Batı Şeria, Batı Şeria. En iyisi o, yakın, rahat, Batı Şeria’ya geçsinler Gazze’den. Gazze’yi boşaltsınlar. Gazze boşaltılsın. Onu bir şekilde Başbakan’a da iletelim, Dışişleri Bakanı’na da iletelim görüşsünler, orayı hemen birkaç gün içerisinde boşaltalım. Birkaç gün de değil olabilecek en kısa zamanda.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, dediğiniz gibi roket atışları devam ediyor. El-Kassam Tugayları gün boyunca İsrail’in çeşitli kentlerine 146 roket attıklarını duyurdu. Saldırılar başladığından bu yana da 131 İsrail askerinin öldürüldüğünü açıkladı.

ADNAN OKTAR: 131 mi?

KARTAL GÖKTAN: Evet.

AYLKİN KOCAMAN: İsrail tarafı “60’ın üzerinde” diyor sadece.

ADNAN OKTAR: 60. Alenen muharebe, kıtal var yani karşılıklı. Yazık günah çoluğa çocuğa, genç kızlara, yaşlı ninelere, her iki tarafa da yazık.

Ürdün, Mısır’da rahat edemezler. Batı Şeria’da kendi arkadaşları, kendi hısımları herkes var. Hep Filistinli onlar. Ürdün, Mısır, Mısır rahatlık vermez. Ürdün’ün de ilgileneceğini zannetmiyorum.

CEYLAN ÖZBUDAK: Siz biliyorsunuzdur zaten inşaAllah, Ürdün daha önceden kabul etmemişti.

AYLİN KOCAMAN: Mısır da kapıyı kapalı tutuyor sürekli.

ADNAN OKTAR: İsrail bir kanal açsın geçsinler, İsrail askerlerinin kontrolünde. Bir hat açacaklar, yol, sadece bir tane yol açacaklar. Oradan geçsin gitsinler. Süratle boşaltılsın orası, evet, inşaAllah. Yoksa kan, can kaybı büyük olacak gibi görünüyor. Alenen savaş bu. Hizbullah da devreye girerse tamam, kan gövdeyi götürür. Siviller, özellikle çocuklar, hanımlar onları hemen bir kurtarsınlar, çıksın onlar. Gazze’den geçecekler Batı Şeria’ya bu kadar basit. Bir şey yok. Sadece İsrail güvenliklerini sağlasın o kadar. Çocuk ve kadınlar özellikle onları hemen çıkartsınlar. Yaşlılar, çocuk ve kadın onlardan hiç kimseyi bırakmayalım, inşaAllah. Bu Allahualem meydan muharebesi olacak. Çünkü Türkiye’den de asker gitti, Museviler asker altına alındılar. Dünyanın her tarafından asker altına alınıyorlar.

GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: 86 bin asker varmış.

ADNAN OKTAR: İsrail’in toplam. Yazık herkese yazık.

Gazze’nin boşaltılması konusunda İsrail’in de istediği bu topraklarda hiç Filistinli kalmaması, tamamen boşaltılmasıymış. Ama oradaki kardeşlerimizin tamamen kıtal sonucunda yok olmasındansa, sağ salim çıkmaları daha iyi. O toprakları da İsrail’in alması diye bir konu olmaz. O suç olur, o. Öyle bir şeye müsaade etmeyiz. Her kim olursa olsun, daha önce söyledim, adil olan her şeye desteğimiz tam olur. Makul olan her şeye desteğimiz tam olur. Ama şimdi orada bir bombardıman var, kardeşlerimizin oradan çıkması can güvenliği açısından sığınak gibi bir şey, kurtulmuş oluyorlar. Ama İsrail oraya el koymaya kalkarsa, İsrail’den herhangi bir kişi diyeyim, herhangi bir şahıs veya grup, zümre, böyle bir şeye müsaade etmeyiz. Gök kubbe başlarına geçer, böyle bir şeye müsaade etmeyiz, kim yaparsa yapsın. Ama şu an roket atılıyor, onlar da, “biz kendimizi savunuyoruz” diyorlar. Biz o durumda barışı sağlayamıyoruz. “Barış istemiyoruz” diyorlar zaten. O durumda yapacağımız bir şey yok. İki tarafın da istemesi gerekiyor. En azından Filistin’in roket atışını durdurması gerekiyor. Evet. Yoksa Gazze’de kalsınlar, sonuna kadar dirensinler deyip, Gazze’de nüfus yüzde doksan azalabilir bu durumda. Bu da hiç hoş bir şey olmaz. İsrail’in orayı işgal etmesi diye bir konu mevzubahis değil. Öyle bir şeye de müsaade etmeyeceğimiz açık. Öyle bir deliliği de kimse yapamaz ayrıca. İsrail’de de öyle bir deli çıkmaz. Bu konuda karşı çıkan kardeşlerimize diyoruz ki; Gazze’deki sivil halkı boşaltalım. Çoluk çocuk hanımlar katlolmasın. “Yok dursunlar” diyor. Ne amaçla diyorsun? “Katlolsunlar diye dursunlar” diyorsun. Katlolmalarını durduracaksan bir çözümün varsa söyle. Çözümün yoksa ne konuşuyorsun o zaman? Senin çözümün ne? “Dursunlar, hepsi şehit olsunlar” diyorsun, bu olmaz. Anneler, babalar, dedeler, çocuklar, genç kızlar bombardıman altında tek tek yok olacaklar. Öyle olacağına Batı Şeria’ya geçsinler. Barış sağlanınca da geri dönüp kendi şehirlerine, kendi mekanlarına geri dönerler. Her yerde uygulanan yöntem budur. Mesela Suriye’de ne yaptı kardeşlerimiz? Geldiler Türkiye’ye sığındılar. Ne yapsınlar orada durup imha mı olsun? Akılcı olan budur. Şimdi sen dersen ki; “şimdi orayı bırakırsan Esad’ın olur oralar, gitme dur orada.” Adam seni yok edecek. Bu bir akıl değil. Saldırı olduğunda oranın boşaltılması en akılcı harekettir. Ricat yani hicret. Bir yerde tehlike varsa ve çözüm yoksa hicret gerekir. Hicret geri dönülmeyecek anlamına gelmez. Peygamberimiz (s.a.v.) de hicret etti sonra anlı şanlı geri döndü. Sahabeler hicret ettiler sonra anlı şanlı geri döndüler. Çözümdür hicret. Bunda şaşacak, hayret edecek bir şey yok.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hocam, bu sabah yapılan 72 saatlik ateşkesi kabul ettiğini söyleyen İsrail, iki saat sonra Gazze’nin güneyindeki Refah Bölgesi’ne topçu ateşi başlattı. Saldırıda 70 Filistinli hayatını kaybetti. Hocam, Filistin tünellere yaptığı operasyonu ateşkes kapsamı dışında tutuyor. Tünellere operasyon olduğunda da El-Kassam Tugayları ve İslam-i Cihat da roket atıyorlar. O şekilde.

ADNAN OKTAR: Barış rahatça mümkün. Zaten sık sık barış görüşmeleri oluyor. Hemen kabul etme eğilimindeler. İki tarafı da çok yıldıran, yoran, yıpratan bir durum bu.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, şu an Türkiye’nin Gazze’ye yaptığı yardım sekiz milyon doları buldu, yardım kurumları tarafından.

ADNAN OKTAR: Şimdi, İsrail’e yardım yapıyorlar o bombardıman yapıyor, bombaya veriyor parayı. Gazze’ye yardım yapıyoruz, onlar da yıkılan binaların tamirine veriyor. Para tamamen deccalın keyfine gidiyor. İmara gitmiyor, faydalı bir şeye gitmiyor. O tarafa verilen bombaya gidiyor, o tarafa veriyor yıkıma gidiyor. Bomba da olmasın, yıkım da olmasın. Kardeşçe sevgi içinde yaşayın, barış içinde yaşayın. Bu rezalete ne gerek var? Bu ıstıraba ne gerek var? İki günlük dünya. Her iki taraf da Allah’ın kulu. “Allah birdir” diyor her iki taraf da. Her iki taraf da peygamber torunu. Birbirinize sarılın, dost olun, kardeş olun güzel güzel yaşayın. Uçsuz bucaksız topraklar, insan sayısı çok az zaten orada.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İçişleri Bakanlığı Suriye’deki iç savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan Suriyeliler’in sayısının bir milyon 385 bini bulduğunu açıkladı Hocam. 25 ayrı kentte ihtiyaç içinde olan ve insanlardan yardım alarak geçinen Suriyeli kardeşlerimizin tespit edilerek kamplara yerleştirilmesi için hükümet harekete geçti. Ayrıca Toplum Güvenliği Uzmanı Ercan Taştekin, Suriyeli kardeşlerimizin bir kısmının ülke içinde polis olarak görevlendirilmesi konusunda teklif getirdi.

ADNAN OKTAR: Her şey olur, tarımda da görev alabilir, her şeyde görev alır, hayvancılıkta da çalışırlar, onlar çalışkan insanlar, dürüst insanlar. Normal vatandaş statüsüne geçirilmeleri lazım. Türk vatandaşı yapılsın gayet güzel olur.

“Kartal az önce “Filistin tünelleri ateşkes kapsamı dışında tutuyor” dedi. O İsrail olacaktı yanlış söyledi” diyor. Evet. Tünelleri İsrail ateşkes kapsamı dışında tutuyor, değil mi?

KARTAL GÖKTAN: Evet Hocam.

ADNAN OKTAR: Tünele de gel bak desinler Allah Allah. Ne istiyorlarsa yapsınlar. Tünel münel, adamları tedirgin etmeye gerek yok. Roket de atmadı mı bu konu kapanır. Barışa karar verdin mi mesela hallolur, sevgiye karar verdin mi mesel hallolur ama barış ve sevgi kafada yoksa, nefret hakimse zaten ne yaparsan yap olay yine aynı mecraya girer.

BEYZA BAYRAKTAR: Hocam, cinlerin kendi aralarında peygamberleri mi oluyor yoksa insanların peygamberlerine mi tabii oluyorlar?

ADNAN OKTAR: İnsanların peygamberlerine tabii olurlar. Allah ayette açıkça ins ve cin için Peygamberimiz (s.a.v.)’in peygamber olduğunu söylüyor. Hz. Musa (a.s)’a da cinler tabii olmuştu. Hz. İbrahim (a.s)’a da tabii oldular. Gelen her peygambere tabii olurlar. Zaten söylüyorlar ya, “Hz. Musa (a.s)’ın kitabından sonra yeni bir kitap geldi” diyorlar, “çok güzel sözler var içinde” diyorlar. Dinliyorlar gidip kavimlerine de anlatıyorlar. Cinniler burada da dinliyorlar.

MURAT BEY: Hz. Mehdi (a.s)’a da tabii olurlar mı?

ADNAN OKTAR: Tabii olurlar mı? Zaten tabii olacaklar aynı Hz. Süleyman (a.s) gibidir, Hz Zülkarneyn (a.s) gibidir Hz. Mehdi (a.s). Tabii ki cinler tabii olacaklar.

SİBEL YILMAZTÜRK: Cennette peki cinler olacak mı?

ADNAN OKTAR: Cinler, tabii.

SİBEL YILMAZTÜRK: Görünümleri nasıl olacak Hocam?

ADNAN OKTAR: Mümin cinse eli yüzü bayağı düzgün, güzel olur. Kafir cinse tabii onlar cehennem ehli oluyorlar.

BEYZA BAYRAKTAR: İnsanlarla aynı boyutta mı oluyorlar cennette?

ADNAN OKTAR: Tabii ki, inşaAllah. Müslüman cin insan şeklini alsa anlamazsınız. Sokaklarda da cin geziyor haberiniz olmuyor. Normal insan görünümünde haberiniz bile olmaz. Ama çağırıldığında genelde insanlarla eğlenirler boş laflarla, yalan söylerler çoğu, dürüst olmaz cinler. Çok nadir cin dürüsttür. Ehemmiyetli bir soru sorulursa, ehemmiyetli bir zamanda Allah’a sığınılarak sorulursa doğru düzgün cevap verirler.

EBRU ALTAN: Hocam, Hz. Mehdi (a.s) mukatta harflerini bilir mi, kullanır mı?

ADNAN OKTAR: Allah’ın dilemesiyle bilir, kullanır ama zaten kıyamete çok az kaldı. Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)’ın huruf-u mukattayı bilmesi Allah’ın izniyle şart gibi görünüyor, inşaAllah. Çünkü başka kullanacak kimse yok şu an. Son onlar var.

EBRU ALTAN: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) biliyor mudur?

ADNAN OKTAR: Allah’ın bildirdiği kadarını bilir. Ama birçok tarih hesaplamasında huruf-u mukatta kullanılıyor. Ama asıl Kuran’ın diğer ayetler içerisindeki sırların, bağlantılı sırların çözülmesinde, sembollerin çözülmesinde huruf-u mukattanın asıl önemi var, inşaAllah. Sembolik anlatımlar var Kuran’da çok fazladır ama ne anlatıldığını insanlar tam bilmezler. Özellikle Hz. Hızır (a.s)’ın ekibi için çok önemli.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hocam, siz genel olarak hatırlatıyorsunuz. Bir kaç gün önce de yazarlara sevgi konusunda yazmalarını hatırlatmıştınız. Star Gazetesi Yazarı Mustafa Nihat Yükselir “Sevgi” başlıklı bir yazı yazdı. “Sevmek, Eyüp Peygamber (a.s) gibi sevmektir. Tüm malını ve çocuklarını, sağlığını kaybettiğinde kendisine ‘nedir bu başına gelenler?’ diyenlere ‘Allah verdi Allah aldı, her şey onun değil mi?’ diyordu. Sevdikçe Yaradan’ın sana verdiği nur içinde çoğalır. Sevgisizliğin bedeli ise Filistin’de, Halepçe’de ölen çocuklardır. Allah bizi ve dünyayı sevgisizlikten korusun” dedi.

ADNAN OKTAR: İlk defa sevgi hakkında yazı yazan bir yazar gördüm, ilk defa. Tebrik ediyorum. Çocukluğumdan beri ilk defa görüyorum. Sevgiyi kimse ağzına almıyor, inanılır gibi değil. Çok nadir insan ağzına alıyor. Nefret, öfke çok yaygın. Sevgi dünyanın kuruluş nedenidir. Allah’ın en çok sevdiği şey sevgidir. Kainatı sevgi için yaratıyor, sevgiyi sevdiği için yaratıyor Allah. İnsanların arasında istediği de yine sevgidir, Kendisi’nin sevilmesini ister. O insanları sevmek ister, Cenab-ı Allah. Ama adamlar sevgiden bahsetmiyor. Sevgi her şeyi güzelleştirir. Güzelliğin sebebi sevgidir.

GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: Hocam, Hz. Mehdi (a.s) insanların arasındaki öfkeyi dindirmek için nasıl bir yöntem izler?

ADNAN OKTAR: Hz. Mehdi (a.s)’a Cenab-ı Allah o gücü verdiğinde kaderdeki güç devreye girecektir. Şu an birçok barışçıl güç, birçok sevgi gücü dağınık haldeler. Bir zaman gelecek bütün barış güçleri, sevgi güçleri tek bir noktada birleşecekler. Hz. Mehdi (a.s)’da birleşecekler. Allah’ın özel yardımıyla, Allah’ın insanların kalbine sevgi koymasıyla hayret edilecek bir değişiklik olacak. Bunları bizler zaten göreceğiz, inşaAllah.

CEYLAN ÖZBUDAK: Hocam, bugün Madonna kendi Facebook hesabında “Hemen ateşkes inşaAllah, her şey yaşamda sevgi için” diye paylaşmış.

ADNAN OKTAR: Bak ne akıllı kadın. Mesela bak o sevgi insanı. Bu Hz. Mehdi (a.s)’ın bir sempatizanı. Moşiyah’ın bir sempatizanı. Gizli bir güçtür. Bu hanımın da bağlı olduğu yine sevgiyi arayan, sevginin peşinde olan gizli güçler var. Bunlar zamanı gelince bir araya gelmiş olacaklar. Bütün gençlere etki edecek. Mesela sanatçıların büyük bölümü bu gizli gücün içindedirler. Çok fazla bilim adamı sanatçı, siyasetçi bu gizli güçlerin içinde sevgiyi ararlar. Bir süre sonra bu açığa çıkacak, netleşecek, zahir hale gelecek. 

Masaüstü Görünümü