Harun Yahya

Sohbetler (17 Ağustos 2014; 14:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: “Adnan Oktar’la Sohbetler” programımız başlıyor inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Fikret Bey dinliyorum sizi.

KARTAL GÖKTAN: Hocam bugün 17 Ağustos Marmara depreminin 15. Yılı.

ADNAN OKTAR: 15.

KARTAL GÖKTAN: 15 yıl oldu Hocam evet.

ADNAN OKTAR: 15 yıl. Zamanın ne kadar çabuk geçtiğini buradan anlayın. 15 yıl ne demek? Yani 20 yaşında bir genç 35 yaşında oluyor. Artık yaşlılığa doğru girmiş oluyor yani. Ölenlere Allah rahmet etsin, şehit olanlara. Geride kalanlara Cenab-ı Allah başsağlığı versin diye dua ediyoruz inşaAllah.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN:  Hocam dün HDP heyetiyle görüşen Öcalan, 15 Ağustos’un yıl dönümüne ilişkin “30 yıllık savaş büyük bir demokratik müzakereyle sonuçlanma aşamasında” dedi.

ADNAN OKTAR: Tamam. Olay çıkarmayacaksa, Türkiye’yi bölmeyecekseler, iş çıkmayacaksa tamam. Ama dağdan inmezler yani. Öyle anlaşma olsa da inmezler. Anlaşmaya da güvenmezler. Güvenmedikleri için de inmezler. İnmedikleri için de o fitne devam eder.

Fikret Bey dinliyorum sizi.

KARTAL GÖKTAN: Hocam hükümetin 2015 seçimlerinden sonra anayasayı değiştirerek başkanlık sistemine geçeceğini söyleyen Bülent Arınç; “Bu anayasada başkanlık sistemlerinden herhangi birisini Türkiye için daha iyi yönetilebilir bir sistem olarak düşündüğümüz için düşüneceğiz” diye açıklama yaptı.

ADNAN OKTAR: Mevcut sistemle gayet güzel Türkiye idare ediliyor, hiç bir aksaklık da yok. Nerede tıkanma olmuş? Hangi konuda problem olmuş? Türkiye’nin en büyük problemi maneviyattır. Manevi kalkınmadır. Rahmetli Erbakan Hocam da hep manevi kalkınma derdi. Darwinizm materyalizmin yok edilişi, ilimle irfanla, Kuran mucizelerinin, iman hakikatlerinin anlatılması. Konu bu. Onun dışında Türkiye zaten kalkınmakta olan bir ülke. Bu kadar süre içerisinde Almanya falan bizi fersah fersah geçti. Biz savaş yüzü de görmedik. Almanya savaştan çıktığı halde katlamalı gelişti. Hollanda, Danimarka, Norveç, İsveç. Bir tek büyük şehirlerde bir imar var, köylerin, kasabaların genel olarak hali gözler önünde. Dolayısıyla Türkiye’nin beyin devrimine, ruh devrimine ihtiyacı var. Asıl konu bu.

KARTAL GÖKTAN: Hocam açıklamasının devamında Bülent Arınç; “Türkiye’de bugüne kadar parlamenter sistemin yarım yamalak uygulandığını savunarak “halkın yüzde 52’sinin oyuyla gelmiş bir cumhurbaşkanı adeta yarı başkanlık sistemine doğrudan geçmiş gibidir” dedi.

ADNAN OKTAR: Geçmiş gibidir. Mesela cumhurbaşkanı olacak Tayyip Hoca. Hangi engelle karşılaşacak, neyle karşılaşacak? Başbakan oluyor hangi engelle karşılaştı? Hiçbir sorun yok. Sanki başkanlık sisteminden harikalar çıkacak böyle, olağanüstülükler çıkacak. Hiçbir şey çıkmaz. Birçok Ortadoğu ülkesinde birçok yerde başkanlık sistemi vardı mahvoldular. Irak’ta, Suriye’de birçok yerde başkanlık sistemi vardı. Mısır’da başkanlık sistemi vardı, mahvoldular. Öyle bir şey olmaz. Bu demokratik parlamenter sistem, mevcut sistem gayet güzel. Güç dağılımı var. Güç tek nokta da toplanmıyor. Gayet iyi.

BÜLENT SEZGİN: Yalçın Akdoğan bu kongrede seçilecek genel başkan ve başbakanın 2019’a kadar görev yapacağını, 2015’teki genel seçime kadar geçici bir genel başkan seçilmediğini söyledi.

ADNAN OKTAR: Yalçın Akdoğan aklı başındadır. O yaman delikanlı maşaAllah. O dürüst.

BÜLENT SEZGİN: “Adnan Oktar’la Sohbetler” programımızın sonuna geldik. Yarın görüşmek üzere. Hoşçakalın.

Masaüstü Görünümü