Harun Yahya

Sohbetler (25 Eylül 2014; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


KARTAL GÖKTAN: İyi akşamlar sayın seyircilerimiz. Adnan Oktar’la Sohbetler programımıza hoş geldiniz. Adnan Bey siz de hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Fikret Bey hoş bulduk.

Evet Fikret Bey dinliyorum sizi.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, dün de bahsetmiştik yayınımızda; KCK Yürütme Konseyi AK Parti hükümetinin çözüm sürecini anlamsızlaştıran ve boşa çıkaran her şeyi yaptığını öne sürüyor. “IŞİD’in Kobani’ye saldırtmasıyla birlikte orada bir çatışmasızlık durumu kalmamıştır” diyor.

ADNAN OKTAR: PKK diye bir şey kalmadı, darmadağın etti IŞİD. Kaçacak delik arıyorlar. Zaten onun kokusunu aldılar onlar aylar öncesinden. Abdullah Öcalan, “biz iman ettik zaten” dedi. “İslam Kongresi’ni toplayalım, Müslümanlar,  alimler bir araya gelsinler” dedi. O IŞİD’e karşı tedbir almak istedi ama çok geç kaldı. Şimdi onlara nal toplatacaklar. Şimdi, kimseye bunlar bağırıp çağıramadı için Türkiye’ye bağırıp çağırıyor ama çölde sesleri yankılanarak uzaya doğru gidiyor. PKK bitti, bütün milletimize geçmiş olsun. PKK belası bitti. Bir daha da oralara dönmeleri mümkün değil. Türkiye’ye de boş yere kabadayılık yapmaya kalkmasınlar. Sadece acınacak durumdalar. Kaya kovuklarından dışarı çıkamıyorlar. Oradan baykuş gibi sesleri geliyor, boğuk bir şekilde ötüyorlar. Yapacakları bir şey yok. Gelip Türk Devleti’ne teslim olsunlar. İşte, ilgili ceza maddelerine göre tezci olurlar. Öbür suçu olmayanlar da zaten serbest bırakılır. Konu bitti yani.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Avrupa Birliği, IŞİD ve diğer gruplara katılmak üzere Avrupa’dan Suriye’ye ve Irak’a gidenlerin sayısının üç bini aştığını açıkladı. Bu kişilerin belirlenmesi, için Türkiye ile işbirliği yaptıklarını belirtti.

ADNAN OKTAR: Ne yapacakmış belirleyip?

OKTAR BABUNA: Pasaportlarına el koyacaklar Allahualem.

ADNAN OKTAR: Koysun. Adamın pasaportla ne işi var? IŞİD mensubunun pasaportla, kimlikle ne işi var? Espri yapıyorlar herhalde.

TARKAN YAVAŞ: Kendileri pasaport veriyor zaten.

ADNAN OKTAR: Onlar onlara pasaport veriyor. Çok acizce hareketler. “Yok sizi IŞİD’e göndermeyiz” diyor kapının önüne duruyor. O zaman orayı bombalar. Zihniyetini değiştireceksin, fikrini değiştireceksin, inancını değiştireceksin, eğiteceksin.

Şimdi çok değerli sanatçılarımız var. Klarnet sanatçıları, saksafon, darbuka, ritimsazlar, zengin bir sanatçı topluluğuna sahibiz.

MaşaAllah maşaAllah buyurun. Şimdi sanatçılarımızı bekletmenin bir anlamı, mantığı yok. Teknik ekibimiz hazır değil mi?

Ses güzel, sözler güzel, yorum güzel, fasıl, ekip hepsi birbirinden güzel. Allah sizi nurlandırsın. Şarkınız da nurlu, sizler de nurlusunuz tebrik ediyorum. Allah şevkinizi artırsın. Sağlık sıhhat afiyet versin, uzun bereketli ömür versin. İkinci bir parçayla bizleri yine nurlandırın. Yine o güzelliği temaşa edelim.

Hayret hayret, çok şahane, çok güçlü mükemmel bir ses ve mükemmel bir yorum, şahane sanatçısın, maşaAllah. Arkadaşların da mükemmel. Saksafon desteği de özellikle çok çok güzeldi bayağı gür. Adeta çağlayan gibi aktı, çok çok güzel oldu. Tekrar tekrar tebrik ediyorum. Yani tek kelimeyle nefis. Allah şevkinizi artırsın. Bir parça dinlendireceğim sizi, devam edeceğiz.

KARTAL GÖKTAN: Türk Hizbullah’ı olarak bilinen bir grubun çıkardığı gazetede şöyle bir haber yer aldı: “Marksist, Leninist, komünist terör örgütü PKK’nın lideri Apo, destekçilerini ikinci defa İslam devleti karşısında YPG saflarına çağırdı. Eli kanlı lider Apo’nun ilk çağrısı hiçbir çevreden cevap görmemiş ve YPG’nin cephedeki gerilemesine karşılık Kandil’den dört yüz terörist takviye gönderilmişti.”

ADNAN OKTAR: Şimdi, dört yüz değil, isterse dört bin kişi göndersinler o gün, o saat hoşafa çevirirler. Dehşet yöntemleriyle olmaz bunlar, sevgiyle olur, akılla olur. Abdullah Öcalan da çok büyük bir hata yapıyor. “Gidip kafalarını kırın,” işte “dağıtın.” Bu kafa zaten bu hale getirdi seni. Binlerce insanı da mahvettin, kendini de mahvettin. Aynı kafada yine ısrar ediyor. Şiddet şiddeti doğuruyor. Gayri nizami harp yaparsan karşına Allah gayri nizami harp yapan başkalarını çıkarıyor. Sen şeditsen senin bin misli şeditin seni eziyor. Dört yüz kişiyi anında yok ediyorlar. Bu akıl, akıl değil. Yapılacak en güzel, doğru tavır sevgiyle, akılla, barışla, bilimle ortaya çıkmak, ikna ederek. Karşındakinin fikrini kabul etmeyeceksin, tavuk gibi doğrayacaksın. Böyle rezalet olur mu? Ne düşünüyorsa düşünüyor, sen baskı yapamazsın ki. Sen ancak anlatacaksın. Samimi olarak senden yana olanlar senin yanına gelir. Mesela demokrasinin nimet yönü harikulade o açıdan. Adam mesela diyor ki, “ben bu görüşteyim, benim arkadaş topluluğum bu, kongreye gideceğim, toplantı yapacağım, oyla da fikrimi belli edeceğim” düşünce belli, ne kadar güzel. Bağnaz düşüncede de bu yok. Ortodoks gelenekçi İslam anlayışında da yok. Komünist, Marksist, Leninist sistemde de bu yok. Yapılacak şey barışa çağırmak, kardeşliğe çağırmaktır. Bütün Ortadoğu istense kısa sürede cennete çevrilebilir. Kavga için hiçbir neden yok. Arazi bomboş, her yer bomboş. Bombaya para harcıyorlar, silaha para harcıyorlar, adam öldürmeye para harcıyorlar. Sanayiye, güzelliğe, güzel evlere, güzel bahçelere para harcayın. Çocukların yetişmesine para harcayın. Zulme niye para harcıyorsunuz? Bir roket atıyor adam, bin varil petrol istiyor onun karşılığında. Hem kendilerini yakıyorlar, hem oradaki insanları mahvediyorlar. Akıl almaz bir sefalet Ortadoğu’yu kapladı, inanılmaz bir sefalet ve perişanlık. Ama belli ki güzel günlerin müjdecisi bu. Yani bir doğum sancısı olduğu çok aşikar görülüyor. Ama verdikleri akıllar çok çürük. Allah’a çok şükür şimdi hem Avrupa’da, hem Obama’da hem diğer ülkeler de fikirle karşılık verilmesi ve fikirle yenme kabul edildi ilk defa. Allah’a çok şükür bu sene hepsine mektup gönderdim, ısrarla bastırınca bunu kabul ettiler, fikirle. “Ama nasıl olacağını bilmiyoruz” diyor. “Her bilenden daha fazla bir bilen vardır” diyor. Allah diyor ki; “Bilenlerden sorunuz.” Sorsana bilenlere. Gidiyorlar Ortodoks gelenekçi hocalara soruyorlar. Zaten onlar doğrama taraftarı. Öyle olmaz. Anladılar, anlamazdan geliyorlar. Sevgiyi denemeyi, barışı denemeyi bir türlü beceremediler. Halbuki sevgiyle yaklaşsalar hemen kabul ederler. İnat edecekler zannediyor, yani uğraşacaklar. Bir şey olmaz. İnsan sevgiye açtır. Sevgiyi bir parça gösterdiğinde hemen o tarafa koşar. Kardeşliğe yaklaştırsa, barışa, dostluğa davet etsen hemen kabul ederler. Gururdan dolayı iki taraf da kabul etmeyince ortada kalıyorlar. Halbuki bir taraf söylese kabul ederler. Ama bir parça ısrar edeceksin. Mesela çocuğu da yemeğe davet ediyorsun, yemiyor. Bir parça ısrar edince yiyor. Bir parça ısrar edince sevgiye sevgiyle karşılık veriyor.

Fikret bey birkaç şey anlatsın yine devam ederiz.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey Yeni şafak yazarı Ali Bayramoğlu, Türkiye’nin Kürtler’in gücünün kırılmasına yönelik tutumunun bugün yüz bin civarında göçmen ve IŞİD gibi bir komşu olarak Türkiye’ye geri döndüğünü yazmış. Çözüm olarak, Türkiye’nin Kürt takıntısından arınması, çözüm paketine yeni unsurlar ekleyerek peşmerge, PKK, PYD gibi Kürt güçlerine destek vermesini önermiş.

ADNAN OKTAR: Kürt kardeşlerimizi canımız gibi çok seviyoruz. Benim birçok kardeşim de Kürt. İftihar ediyorum benim Üstadım Bediüzzaman Hazretleri de Kürt. Selahaddin Eyyübi Hazretleri’nden de bütün Türk milleti gece gündüz iftihar eder. Onun varlığından gurur duyarız. Bize hikaye anlatmayı bıraksınlar. PKK bitti, yok şu an PKK. Bu konu kapandı. IŞİD komşu oldu dedikleri doğru ama IŞİD’in hizaya getirilmesi çok çok basit, kolay. PKK Allahsız, Kitapsız, dinsiz, imansız onlara laf anlatmak mümkün değil ve kalleş ve kahpeler. Kaya kovuklarında yaşıyor. IŞİD tamam müşrik, zalim ama açıkta. Gizlenmiyor, kalleşlik yapmıyor, kahpelik yapmıyor, açık. Dolayısıyla PYD, PKK falan bu olaylar bitti. IŞİD’in komşu olması olayı da doğru. Bir de çözüm göstermek için söyledikleri bu sözler de bir zemini olan söz değil. Bitmiş bir topluluktan bahsediyorsun. PKK şu an buhar oldu, bitti. Korkaklığını da ortaya gösterdi. Zavallılığını da gösterdi, tabansızlığını da gösterdi, konu kökten bitti. Bundan sonra bölgede IŞİD oturur hakikaten. Bölgeye hakim olduğu ve olacağı görülüyor. IŞİD’in düzelmesi en fazla bir yarım saatlik konuşma gerektiren durum. En fazla, yarım saat içerisinde hepsini ikna etmek mümkün. Çünkü başını ikna ettin mi, sonunun tamamını ikna edersin. O konu kolay. Bak bir bildiğim var ki söylüyorum. O konu kolay. Zor olan tamam. Zor olan PKK’ydı. En zor olan, en belalı olan bitti. Bundan sonrası kolay. Milletimize de büyük geçmiş olsun. PKK belası bitti. Müjdeler olsun. Farkında değiller olayın. Resmi bildirim olmadığı için böyle oluyor. Ben konuyu bildirmiş oluyorum önden. PKK diye bir şey artık yok. Abdullah Öcalan bunun sinyalini çok önceden verdi. “Artık dağılın” dedi ,o da bittiğini anladı zaten. Ve “Müslüman olduk” biz dedi “imana geldik” dedi. Bu IŞİD’in haberini onlar çok daha önce almışlardı. Şu an bölgeye tam anlamıyla oturdu IŞİD. Tedirgin olmasına gerek yok milletimizin. Türkiye için bir tehlike değildir IŞİD. Bazı mikroplar için tehlikedir. Bazı bakteriler bazı bakterileri yer biliyorsunuz. Yoğurt bakterisi gibi düşünsünler. Bunları kazıdı adamlar, konu bu. Türkiye’nin sınırına gelir ama Türkiye’ye karşı saygısızlık yapmaları mümkün değil. Böyle bir tedirginliğe gerek yok. Ve sonunda da kısa bir konuşmayla hepsini hiza etmek mümkün. Nereden biliyorsun? Bir bildiğim var. Benim söylediklerim şu ana kadar çıktı mı, çıkmadı mı? Evet tamam, o zaman bir bildiğim var demektir.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, Barzani taraftarı Kürtler de Twitter’de “PKK dümdüz oldu “ diye yazıyorlar.

ADNAN OKTAR: Daha ne diyelim işte?

KARTAL GÖKTAN: “Tek kurşun atmadan kaçtılar” diye söylüyorlar Kobani saldırısından.

ADNAN OKTAR: Tabii. Barzani’nin yanındaki delikanlılar dindardır onlar. Beş vakit namazındadırlar. Ve PKK’dan nefret ederler. Şimdi Barzani’nin yanındaki gençlerin böyle demesinin neden ne biliyor musun? Bu çakallar yıllardan beri Barzani’yi öldürmekle tehdit ettiler. Ben biliyorum bunu. En iyi bildiğim konulardan birisi. Bu alçaklar yıllardan beri kabadayılık yaparlar Barzani’ye. “Her an seni öldürebiliriz, öldüreceğiz. Abdullah Öcalan’ı başa geçireceğiz. Sen de kim oluyorsun?” falan diyorlardı. Şimdi o adamcağız da kurtuldu bu beladan. Barzani de rahatladı. Demek istediğimi anlayın yani. O da durumun farkında. IŞİD’in bu belayı temizlediğini Barzani biliyor. Dolayısıyla şimdi bölgede onun eli de rahatlamış oldu, Barzani’nin. O Nakşibendi’dir tasavvuf ehlidir.  Seyittir, seyitliği de doğru, Peygamberimiz (s.a.v.)’in soyundandır. Üstündeki bu psikopat tehdidi, bu alçak tehdidi de kalktı. Ama öyle ahım şahım gücü olan bir insan değildir Barzani. İŞİD dese ki işte, “Şöyle olsun” tabii ki der. IŞİD “böyle olsun” dese “tabii ki” der. Şu an IŞİD karşısında hiçbir gücü yok Barzani’nin de. Mantıken de bir direnme ihtiyacı duymaz. Ama IŞİD’in Türkiye’yle işi olmaz onu söyleyeyim.  Türkiye’ye yönelik bir tavrı olmaz. Muhtemelen devletleşecekler öyle gibi görünüyor. Bütün bölgede hakim olur onlar. Ama Türkiye’ye ve Türk milletine tehlike olmaları mümkün değil. Yanarlar o zaman. Tamamı yanar. Böyle bir şey yapamazlar.

ENDER DABAN: Adnan Bey, dün Öcalan açıklamasında “bunu MİT ve hükümet planladı” diyor.

ADNAN OKTAR: Ayıp yapıyorlar. Hükümeti işin içine katmasınlar. Hükümet yapmaz böyle şeyler. Gerçekten yapmaz. MİT yapar mı, yapmaz mı? MİT yapmaz. Öyle diyeyim de, öyle anlasınlar. Olup bitmiş işin neyidir bu açıklama? Bu açıklamaları ben anlamıyorum. Bu açıklamalara gerek ne? Konu bitti yani. Bunlar daha Türkiye’ye intikal etmediği için, halk da zannediyor PKK hala var zannediyor. Mahvoldu PKK şu an, bitti. Yerinden dahi kıpırdayamaz. Konu kapandı. MİT tabii ki bölgede her işin içinde oluyor. Hayırlı işlerin içinde olur ama “IŞİD’i organize etti” falan, bu mümkün değil. MİT’in yapısı itibarıyla bu mümkün değil. Ama hayırlı olan, uğurlu olan her işin içinde olur MİT, onu söyleyeyim. Bak hayırlı olan, uğurlu olan, Hızıri olan diyelim her işin içerisinde olur. Ama şeytani işlerin içinde olmaz MİT. Dolayısıyla IŞİD’in organizasyonu onlara girmez. Öyle bir şey yok. Ama Türkiye sınırından tut, Libya sınırından çık, MİT her yerdedir onu da söyleyeyim. Dünyanın en güçlü istihbarat örgütlerinden bir tanesidir.  Mossad hikaye kalır yanında. En az CIA kadar güçlüdür bölgede.  İslam aleminde elemanı çok çok fazladır MİT’in. Her yerde MİT elemanı kaynar onu söyleyeyim. IŞİD’in içinde de çok fazla MİT elemanı var. İstihbarat amaçlı olarak içlerinde bulunuyor. Her yerde bulunur. Mecburen görevi icabı o tarz bir görüntü verebilir. Kilisede rahip görünümünde olur. Orada başka bir şey görünümünde olur. Canlarım benim mesela bu son operasyonda orada şehit olanlar oldu MİT elemanlarından. Bu son şeylerde fark edildiler. Sessiz sedasız onlar öyle yaşar, sessiz sedasız da vefat ederler, şehit olurlar. İşte onun için gizli karaman deniyor. Gizli kahramanlar. Hep böyledir onların kaderi. MaşaAllah. MİT’çilerin çelik gibi sinirleri maşaAllah. Güzel yetişiyorlar.

PKK falan bu konu tamam, Allah yerle bir etti PKK’yı. Zalimin ömrü kısadır. Konu bitmiştir. Bir de bölge Allahsız, Kitapsız olmaz, PKK bunu anlayamadı. Kardeşim Ortadoğu dinsiz imansız olur mu? Ortadoğu dinsiz imansız olur mu?

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey Suriyeli ve Iraklı Kürtler de genel olarak Twitter’da PYD’den nefret ettiklerini yazıyorlar. PYD için “çok şımarık ve halka çok baskı yapıyordu” diyorlar.

ADNAN OKTAR: Bizim Güneydoğulu Kürt kardeşlerimiz akın akın Türkiye’ye geliyorlar. Hep mazlum aileler, mazlum çocuklar, tertemiz insanlar. Bre kepaze herifler, bre imansızlar, ne işiniz var o nur gibi insanların içerisinde? PKK pisliği Kürt kardeşlerimize kan kusturuyor. Orada oturmuş adam ailesiyle çoluğuyla çocuğuyla oturuyor, PKK orada geziniyor. Allahsız, Kitapsız, dini imanı yok, aileyi kabul etmiyor. Adam beş vakit namazında, bırak yakasını. Nihayet kaçabildiklerince kaçtılar. Şimdi de kadın olmaya merak sardılar. Önce terörist olmaya merak sarmışlardı, şimdi de kadın olmaya merak sardılar. Çıkartsınlar o makyajı, beni delirtmesinler. Sözümü dinlesinler. Üstlerindeki kadın kıyafetlerini de çıkartsınlar, adam gibi böyle delikanlı gibi giyinsinler.

Hükümet barış konusunda samimi. Kavga olmaması konusunda samimi. Ama bu IŞİD’le falan hakikaten hükümetin alakası yok. Biliyorum yani alakası yok. Oradaki yerel halkın samimi reaksiyonu bu. Ama yanlış yoldan gidiyorlar ayrı mesele. MİT de böyle işlere girmez ama izliyor tabii, yakından takip ediyor. Yani izlemesin mi? Ne olup bittiğini biliyor tabii ki.

Dinliyorum.

ENDER DABAN: Adnan Bey, gazeteci Hüseyin Yayman CHP ve HDP’nin 2015 seçimleri için ittifak yapacağını ileri sürdü. Parti yönetiminin işbirliğine sıcak baktığı ve önümüzdeki günlerde bir kamuoyu araştırılması yaptırılacağını iddia etti.

ADNAN OKTAR: Eğer böyle bir şey olursa CHP tarih kitaplarında okuyacağımız bir parti olur. Nasıl eski demokrat parti falan tarih olduysa, o da kelimenin tam anlamıyla tarih olur. Böyle bir zulmü eğer kabul ederse mahvolur CHP.

BEYZA BAYRAKTAR: Adnan Bey Muharrem İnce bunu yalanladı ama genel olarak konuşulduğu söyleniyor. 

ADNAN OKTAR: Zulüm olur, çünkü millet CHP mantığı ile onlara yaklaşıyor. Millet o mantıkla yaklaşmıyor ki. Milleti tedirgin etmenin alemi yok. CHP sağa kaydıkça CHP’ye değer veriyor insanlar. Sayın Kılıçdaroğlu akılcı gidiyor bu aralar. Ona ellemezlerse, seyit Kılıçdaroğlu gayet güzel neticeyi alacak. Dokunmazlarsa. Ama iki de bir “haydi kongreye gidelim, bakalım liderlik gücü var mı?” Kardeşim o zaman adam sana güvenir mi? Adam sağlam bir CHP ister, sağlam lider ister. Her an ayağı kayacak bir lidere adam nasıl destek olsun? Olmaz. Sayın Kılıçdaroğlu’nu İnönü gibi değerlendirsinler. Sağlam lider olarak ortaya sunsunlar. Öyle olursa başarılı olurlar ve dindar CHP başarılı olur. Dindar CHP Türkiye’nin süsü olur. Emin olsunlar en az yüzde yetmişle iktidar olurlar. Marks’tan bahsediyorsun, Bediüzzaman’dan da bahsedeceksin. Süleyman Hilmi Tunahan’dan da bahsedeceksin. O zaman başarılı olursun. Öbür türlü olmaz.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Suriye’de Esed rejiminin sürdürdüğü katliamlara karşı Türkiye’nin dile getirdiği güvenli ve uçuşa yasak bölge oluşturulması tezi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda müzakere ediliyor. Eğer Türkiye’nin tezi kabul edilir, yasak bölge hayata geçerse, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözünü ettiği askeri destek kapsamında, Mehmetçik masum siviller için güvenli bölgeyi koruyacak.

ADNAN OKTAR: O makul. Onda bir şey yok. O çatışma değil. Güvenlik kalkanı oluyor, yasak bölge işi sağlam. Buna Türkiye de bastırsın. Biz her yere mektup da yazalım. Aracılara da rica edelim, herkese rica edelim. Yasak bölge mükemmel bir metot. 25 kilometre herhalde onun şeyi, 25-30 kilometre. Rusya’nın karşı çıkması mevzu bahis olmuyor. Çok rahat uygulanabilecek bir metot. Allah muvaffak etsin. Allah mübarek etsin. Hemen olması gerekiyor. Mehmetçik de oraya aslanlar gibi gitti mi, konu bitmiştir. Uçuşa yasak bölge zaten, böyle bir münasebetsizlik yapmaz Suriye. Öyle bir dangalaklık tahayyül dahi edemezler.

Evet dinliyorum.

ENDER DABAN: Terör örgütü PKK militan ve sempatizanları 16-23 Eylül tarihleri arasında Doğu ve Güneydoğu il ve ilçelerinde 11 ilkokul, 5 ortaokul, 7 lise ve 2 ana okula saldırdı. Saldırılar sonucunda okullardaki Türk bayrakları, Atatürk büstleri ve sınıflara el bombası atarak zarar verildi.

ADNAN OKTAR: İşte “eceli gelen köpek” derler “sokağa çıkıp bağırırmış” derler. Bunların kudurması da sonlarının gelmesinden kaynaklanıyor. Bak okula gücü yetiyor, Atatürk büstüne gücü yetiyor, Atatürk büstünü yakıyor. Lanet adam Atatürk sayesinde burada yaşıyorsun. Bak orada burada iflahını kesiyorlar. Türkiye’ye sığınıyorsun. Hanımlarını bırakıp, çocuklarını bırakıp, kız kardeşlerini bırakıp kaçtılar. Hanımları, kız kardeşleri bize emanet geldi. Biz koruyoruz. Mazlumlar, yazık. Tertemiz insanlar. Bu pisliklerin elinde sürünüyorlardı. Allah kurtardı.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Çin’in resmi haber ajansı Pazar günü Bayangolin iline bağlı Bügür ilçesinde çıkan olaylarda kırk Uygur’un vurularak öldürüldüğünü bildirdi. Bölgenin dış dünyaya kapatılması nedeniyle olayların gerçek mahiyetinin tespiti mümkün olmuyor.

ADNAN OKTAR: Uygurlar’ın ne bitmez çilesi var. Ne çok sevap alıyor insanlar. Ne acılar çekiyorlar. Çin oyun oynadı. Önce “size destek olacağız” dediler “sizi çok seviyoruz, kardeşiz, birlikte hareket edeceğiz, tamamen özgür olacaksınız” dediler. Kalleşlik yaptılar. Bir devlet alenen yalan söyler mi? Ne kadar ayıp. Onların dürüstlüğü, onların felaketine sebep oldu. Onlara inandılar, Çin’e. Baştan bilseler onlara asla müsaade etmezlerdi.

“PKK bitti” kim dedi daha önce? Hiç kimse demedi “PKK bitti” diye. Ben de demedim, kimse de demedi. PKK ilk defa bütün bölgede bozguna uğradı. Korku ve dehşet içinde kaçıyor. Türk askerine kahpelik yapıyorlardı, kalleşlik yapıyorlardı. Orada kahpelik kalleşlik yapacak durumu da yok. Açık çatışmaya giremiyor. Alışmış ya kahpeliğe, kalleşliğe. Baktı kalleşlik yapacak bir ortam yok. O zaman kadın kılığında kaçma. İkinci, B planları bu. Kadın kılığına girip makyaj yapıp kaçmak. B planı devreye girdi. Onları B planından çıkaracağım.

“Masallardaki prenslere benziyorsun” diyor.

“Adnan Hoca Kemalist mi?” Kemalist diye bir şey yok. Bizim milletimizin bir ruhu vardır. Atatürkçülük diye de bir şey yok. Atatürk bizim milletimize uydu. Milletin ruhuna uydu. Millet de ona uydu, o millete uydu. Kendi kafasına göre bir şey yapmadı Atatürk. Aydın İslam anlayışı Anadolu’da zaten vardı. Bediüzzaman’da olan ne? Aydın İslam anlayışı. Atatürk’ün uyguladığı nedir? Aydın İslam anlayışı. Bu ayrı bir ideoloji değil.

“Yine on numarasınız Hocam, maşaAllah” diyor. Ne güzel.

PKK gerçekten bitti. Ama bunu da ilk defa benden duydular.

OKTAR BABUNA: İlk söyleyen sizsiniz evet.

ADNAN OKTAR: Abdullah Öcalan kokuyu aylar öncesinden aldı. Ama böyle ani biteceğini tahmin etmemiş olabilirler. Bir de bunların bu kadar korkak, bu kadar ödlek olduğunu bilmemiş olabilirler. Mağaradan Türk askerine kabadayılık yapıyorlardı. Şu an bunu yapacak halleri yok.

Fikret Bey dinliyorum sizi.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey Abdulkadir Selvi yazısında Türkiye’nin söz konusu tampon bölge ile sadece Kürtler’i değil Arap ve Türkmenler’i de koruyacak şekilde plan yaptığını belirtmiş. Ve “IŞİD’in panzehiri savaş uçakları değil. Bu düzen devam ettiği sürece IŞİD’i yok ederseniz, daha radikal örgütler ortaya çıkar” demiş yazısında.

ADNAN OKTAR: Hayır, yok olmaz ki zaten yeni bir radikal örgüt çıksın. Taliban’la Amerika savaştı. Taliban Amerika’yı yendi. Bütün Afganistan’da şu an Taliban hakim. Ve Amerika kuzu kuzu Taliban’la anlaşma yapıyor. Yıllarca niye savaştın o zaman? Karzai cübbesini giyiyor, sakalını tarıyor, Taliban’ın ileri gelenleriyle anlaşma yapıyor. Hakim olan o. Taliban. Kaybolma diye bir konu olmaz. Adam öldürdüğünde onların aileleri olduğu gibi o örgüte geçer. Bu kadar. Kaç kişi öldürürsen o kadar adam, o kadar aile o örgüte geçer.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey bugün sizin üzerinde durduğunuz güvenli bölge, tampon bölge konusu hemen hemen bütün gazeteler ve haber sitelerinde ana konularının başında geliyordu. Yeni Şafak Gazetesi de bugün konuyu “Üç güvenli bölge şart” sürmanşetiyle ana sayfadan verdi.

ADNAN OKTAR: Doğru, ihtiyaç olan her yerde güvenli bölge oluştursunlar bu azap bitsin, bu acı bitsin. Uluslararası yardımda olur, bu konu biter. Her yönden bereketli, isabetli yöntem. Rusya da olaya dahil olmayacağı için hukuki yönden de sorun çıkacak bir şey değil. Aslan Mehmetçik aslan gibi orada da görev yapar, yiğitçe delikanlıca, hiçbir mahsur da yok gitmelerinde. Bereketiyle gider onlar, nur getirir güzellik getirir. Ayağını bastığı yere bereket gelir Mehmetçiğin, Peygamberimiz (s.a.v.)'in evlatları.

Hocam, dünkü programda bugünkü yayın için şekil yapalım demiştiniz, ellerdeki ışıklar cidden şekil olmuş. Siz daha iyi bilirsiniz” diyor bir kardeşimiz. Bana şekil mi yapıyorsunuz? Vay be.

“Hocam, eşimle karşılıklı oynamak istiyoruz” diyor “evden geldik sizi izliyoruz” diyor.

Serdal Yalçınkaya PKK'nın bittiğine inanmıyor. Zulüm payidar oluyor zaten Kuran ayetiyle sabit. Yani hiç bir zulüm sistemi tarihte ayakta kalmamış, oradan anlamaları lazım. Allah'ın kanunu bu her zalim, her zulüm sistemi mutlaka yıkılıyor. Hak olan sistem ayakta kalıyor. Mesela İslam hak ayakta kalıyor ama bak hep zulüm sistemleri tarihe karışmış oradan anlasınlar.

AYLİN  KOCAMAN: “Batıl yok olucudur.”

ADNAN OKTAR: İşte “Batıl yok olucudur” Allah'ın sözü bu. “Yok olmaz” diyor. Olmaz olur mu? Oldu işte. IŞİD'in karşısında titriyorlar.

Evet dinliyorum.

ENDER DABAN: Adnan Bey, bugün Neşet Ertaş’ın vefat yıl dönümü. Kendisini rahmetle anıyoruz inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Allah gani gani rahmet etsin. Delikanlının hasıydı. Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, katıldığı bir seminerde şöyle konuştu. “İnsanlar, vahşice katledilmeye devam ediliyor. Milyonlarca insan yerini, yurdunu terk etmiş durumda.1,5 milyon Suriyeli vatandaş ülkemize sığındı. Allah korusun Türkiye’nin başına bir şey gelmiş olsa, sığınacak bir yerimiz bile yok. Adımlarımızı buna göre atmalıyız” dedi.

ADNAN OKTAR: Ne demek istiyor?

AYLİN KOCAMAN: Yani, “herkesi koruyan bir tek Türkiye var. Türkiye’nin de başına bir şey gelse, ne Türk halkı, ne de başka bir yere sığınamazlar. Öyle bir yer yok” diyor.

ADNAN OKTAR: Başımıza niye bir şey gelsin yani? Nerden icap etti? Böyle bir sözün gereksinimi ne? Bizim başımıza bir şey gelirse dünya zaten yok olur. Dünya kalmaz. Bizim olmadığımız bir yerde dünya olmaz. Bunu bütün cümle alem bilecek. Türk milleti yoksa, Türkiye yoksa dünya da yok. Bunu bilecekler. Biz gideriz. Dünyayla beraber gideriz. Dünyayı birlikte götürürüz. Öyle olur. Öbür türlü olmaz. Yani bunu bilecekler.

Cüneyt Kıran, Milliyetçi Hareket Partisi, Yalnız Kurt. “Peki Adnan Hocam, IŞİD yarın Türkiye’yi de bitirmeye çalışacak.  Ve şu an PKK’yı bitiriyorum diye de çok sempatizan topluyor.” PKK’yı bitirsin, bitirdi de. “Türkiye’yi bitirmeye çalışacak.” Ben onu çok söylüyorum. Ama anlamıyorlar. Türkiye’yi bitirmeye kalkarsa bir adam. Kendi biter. Yani hiç kimseye tavsiye etmem. Türkiye’yle oynamak çok tehlikelidir. Kendini helak eder. IŞİD de sonunda Türkiye’ye ve Mehdiyet’e itaat edecek bir topluluktur. Söyledim arkadaşlara onu arkadaşlara unutmuşlar. IŞİD’in itaati yarım saat falan sürer en fazla. Gayet halim, selim kuzu gibi olacaklar söyleyeyim. Şimdi canavarlar. Sonra kuzuya dönecekler. Şu an onları canavar yapan Allah. Kuzuya çevirecek olan da Allah.

Mustafa, “Her gece izliyorum Adnan Bey sizleri ne güzel, çok güzel program.”

Tarık Acay, “ Orada olmak ne güzel” diyor. ”Ortam ve insanlar, siz mükemmelsiniz” diyor.

Evet. Genellikle sevgilerini ifade eden güzel konuşmalar var. Dinliyorum.

ENDER DABAN: El-fetih ve Hamas, ulusal birlik hükümeti kurulması konusunda anlaşmaya vardılar Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: El-fetih ve Hamas. Ne olacak sonra?

ENDER DABAN: Bildiğiniz gibi daha önceden İsrail, Gazze’ye saldırdığında aralarında bir anlaşmazlık çıkmıştı. 

ADNAN OKTAR: Yine aynısı olur. Bunlar usulü birleşmeler. Ciddi anlamda birleşmeye karşı oluyor genellikle Müslüman alimler ve önderler.

“Sayın Hocam, harbiden karizmasın.” Ercan Gün.

“Konseptinize bitiyorum Hocam. Her zaman bu kafalara gelmek isterdim” diyor. Bunların üslup tabii orijinal olduğu için.

AYLİN KOCAMAN: Adnan Bey, siz ilk Hamas’la, El-fetih birleştiğinde, barıştığında söylemiştiniz. “O çatışmalar, aralarındaki anlaşmazlıklar devam eder. Hiç de böyle barış oluşamaz” diye. Gerçek İslam’ı benimsemedikleri sürece. Hakikaten hemen arkasından bu İsrail saldırıları sırasında araları çok ciddi açıldı.

ADNAN OKTAR: Daha evvelinde de söylemiştim. Yine aynı dediğim gibi çıktı. Sevgi yok. Sevgi olmayınca bunun önü, sonu gelmez. Mesela “ehlisünnet alimleri bir araya gelsin” diyorlar. Aralarında sevgi olacak mı? Olmaz. Aralarında sevgi yok. Önce sevginin tesis edilmesi lazım. Sevginin tesis edilmesi için de Allah korkusunun, Allah sevgisinin mükemmel olması lazım. Bunu yapacak olan ahir zamanın imamıdır. O vakte doğru hızla gidiyoruz. O vakit de hızla bize doğru geliyor. İki taraf da birbirine doğru hızla gidiyor kavuşmak üzere.

KARTAL GÖKTAN: Bu akşamki canlı yayınımızın sonuna geldik. Yarın akşam yine Sayın Adnan Oktar’ın güzel sohbetinde buluşmak üzere. Hepinize hayırlı geceler. 

Masaüstü Görünümü