Harun Yahya

Sohbetler (19 Ekim 2014; 24:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar’la Sohbetler programımıza başlıyoruz. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Sayın Erdoğan, Afganistan dönüşü yaptığı açıklamada, son günlerde PYD’ye silah desteği verme görüşünü dile getirenlerin olduğuna dikkat çekerek; “Tamam da PYD şu anda bizim için PKK ile eştir. O da bir terör örgütüdür. Bir terör örgütüne kalkıp da bize dost olan NATO’da beraber olduğumuz Amerika’nın böyle bir desteği açıktan açığa söyleyerek, bizden ‘evet’ ifadesini, yaklaşımını beklemesi çok çok yanlış olur. Böyle bir şeyi bizden beklemesi mümkün değil. Böyle bir şeye biz evet diyemeyiz” dedi.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’a helal olsun. Harbi delikanlı, hakiki delikanlı. Eskiden olsa başbakanlar falan, “derhal efendim” havasında oluyorlardı bazıları. Tayyip Hocam delikanlının hası olduğu için “hadi oradan” diyebiliyor. Erbakan Hocam da derdi öyle, “hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan” diye. Acayip pişkinler. Bakıyor orada bir yer var, “bu Kürtler Amerika’nın lehineymiş” diyor, “Türkiye’yi iyi parçalayacak adamlarmış. Ne yapsak acaba?” diyor, “o zaman Türkiye silah versin” diyor. Bu kadar arsızlık, bu kadar pişkinlik olmaz. Sarhoşta bile bir mantık olur; bunlarda o da yok, kafa gitmiş. Biz PYD’ye silah verecekmişiz. Bizi boğmaya kalkan, askerimizi vuran adamlara silah verecekmişiz daha iyi vurmaları için. Bu Amerikalılar ya hakikaten çok saflar, ya Allah bunların aklını aldı. Bak Amerikan milleti değil, devleti de değil, bu Neoconlar’ın içinde bulunan bazı tipler var belirli sayıda, onlar bu densizliği yapıyorlar.

GÖKALP BARLAN: Türkiye basını da buna destek veriyor Hocam bir kısmı.

ADNAN OKTAR: Onlar da şirinlik yapmaya çalışıyorlar. Özentilik hat safhada. Ortadoğu’da genç gazeteciler hep şöhret olma peşinde. Mesela bir Amerikan gazetesinde ismi bir şekilde geçse baygınlık geçiriyor, gazozla falan ayıltıyorlar böyle, aklı gidiyor yani. Herhangi bir Amerikan gazetesinde ismi geçsin bir şekilde çıldırıyorlar adeta. Veyahut onlara herhangi bir şekilde telefon açıp ‘aferin’ falan desin nutku tutuluyor, akşama kadar yemek yiyemiyorlar heyecandan, kafa gidiyor. İngiltere’nin böyle yancıları daha çok Pakistanlılar’dan oluyor. Acayip yancıları var İngiltere’nin. Onlara şirin görünmek için, işte bu Hindistanlı, Bangladeşli hepsi değil ama büyük bir bölümü öyle.

BÜLENT SEZGİN: Akil Adamlar Toplantısı’nda geçen konuşmayı Nihal Bengisu Karaca şöyle belirtmiş: “İçeride Öcalan’ın mesajlarının direkt verilmesi konusu ifade edildi. Kandil’den gelen her olumsuz mesaj buraya ulaşırken neden Öcalan’ın mesajları direkt ulaşmasın diye konuştuk. Öcalan’la örgüt arasında fikir anlaşmazlıkları varsa ve Öcalan barışa daha yakın duran tarafsa…”

ADNAN OKTAR: Bu kadar saf değil bu adamlar bıraksınlar. PKK tek merkezden yönetilen tek bir partidir. PKK’nın ikinci bir partisi yok, ikinci bir güç yok. O, bir genç kız vardı Fransa’da, o dedi ki; “Abdullah Öcalan hapiste, hapiste olan adamdan lider olmaz” dedi. Sen misin onu diyen, kızın kafasına kurşun sıktılar. Böyle bir şey denmesi mümkün değil. Rusya’da da bir adam vardı PKK’ya silah sağlayan, o da Abdullah Öcalan’ın lider olamayacağını falan söyledi, onu da sokakta vurdular alnından. Abdullah Öcalan’ın aleyhine birisinin bir şey konuşması mümkün değil. PKK anında infaz eder. Dolayısıyla çok başlı bir PKK varmış gibi gösteriyorlar, bu bir aldanma, yanlış. PKK daima tek merkezden idare ediliyor. Ve bütün dertleri güçleri Abdullah Öcalan’ı bir an önce bıraktırıp, onu cumhurbaşkanı yapıp Güneydoğu’da kuracakları komünist Kürdistan’ın başına geçirmek. Telaş ediyorlar bunu yapabilmek için, aceleci davranıyorlar konu bu. Tayyip Hocam da bu işe çok iyi uyandığı için, çok iyi bildiği için, delikanlı olduğu için asla geri de adım atmıyor. PKK içinde bölünme varmış gibi gösteriyorlar, diyorlar ki; ‘bir çok fraksiyon var, Abdullah Öcalan da barışçıl adam, bunlar da savaşçı. Şimdi Abdullah Öcalan bir kenarda kalırsa bu savaşçılar devreye girer, yeniden başımıza bela olurlar.’ Ayrıca kralı gelsin, öyle olsa kaç yazar? En baba adamları gelsin geliyorlarsa. “Ama Abdullah Öcalan bizi kurtarır” diyorlar, “o barış adamı” diyorlar. Özetle olay bu. Bunu kabul etmek çok büyük hata olur. Bunu iknaya çalışıyorlar. Böyle bir olay yok, bu sandalcı kavgası, müşavereli kavga. Kimse buna inanmasın. Bunlar oyun. Abdullah Öcalan’ı kahraman gibi göstermek için yapılan oyunlar. Abdullah Öcalan’ın çıkması diye bir konu olmaz. Onun mutlaka hapiste kalması lazım. Allah muhafaza çıkması durumunda bütün PKK’lıların salıverilmesi gerekiyor tamamının. O zaman PKK legal hale gelmiş oluyor zaten. O zaman da Güneydoğu’da devlet kurulması da legal hale gelir. Adamı da anında cumhurbaşkanı yapmaya kararlılar zaten, PKK. Halkın kafasına namlu dayayıp “ne diyorsunuz?” diyorlar, insanların birçoğu da korkuyor bunlardan. Hatta diyorlar ki bak; “eylem yapmazsak halk devletten yana olur” diyorlar. “Eylem yapıp korkutalım ki, gücümüzü gösterelim” daha yeni söylediler, “halk bizden yana olur o zaman” diyorlar. “Korkutursak bizden yana olurlar ama korkutmazsak devletten yana olurlar” diyorlar. Bu kafada adamlara ne diyeceksin?

GÖKLAP BARLAN: “Kürt halkı için mücadele ediyoruz” diyorlar sonra kendi halkını bırakıp kaçıyorlar.

ADNAN OKTAR: Tabii, hem de fistanla.

Konuya geçelim buyurun anlatalım.

KARTAL GÖKTAN: Kandil’e giderek KCK yetkilileriyle görüşen HDP heyeti, AK Parti hükümetinin çözüm sürecine ilişkin hazırladığı yol haritasıyla ilgili geçiş açısından sözün bittiğine dikkat çekti. Heyet, “KCK yetkililerinin somut adımın şekillenmediği hiçbir tavrı hareketimiz ve halkımız kabul etmeyecektir” şeklinde ifade yaptı.

ADNAN OKTAR: Bak, bunlar Türkiye sınırları dışında her yerde mağlup oldular. Tamamını IŞİD kontrol altına aldı. Kandil’de sıkıştılar, Kandil’den de aşağı inemiyorlar, orada duruyorlar, o bölgedeler. Tamamen abluka altındalar, yani nefes almıyorlar şu an. Türkiye içinde artistlik yapıyorlar ve daha hala Türkiye’yi bölmeye çalışıyorlar. Bak İran’da bölemiyor, IŞİD’in kontrol ettiği bölgede bölemiyor, tamamen vazgeçti. Türkiye’nin içinde bölmeye kalkıyor, ona da biz müsaade etmeyeceğiz. İran’dan it gibi korkuyorlar, tir tir titriyorlar İran’dan. Höt dedi mi bunlar direkt masanın altına giriyor. Öyle kabadayıysanız İran’a niye kabadayılık yapmıyorsunuz? İran’a gidin, orada o akil adamları ayarlayın. Kafayı niye Türkiye’ye taktınız? İran’a gidin, akil adamlar oluşturun, ikna edin gidin İran’ı. Değil mi? Ondan sonra dersiniz; “özerk bölge istiyoruz İran’da.” Adamlar önce şaşkınlıkla dinler, gözlerine inanamaz. Direkt altına alıp boğar adamlar bunları, hiç uğraşmazlar yani. Geçenlerde bunlar öyle bir kaşındı kudurdu, dağları cehenneme çevirdi İran. Bütün dağ-taş her yer cehenneme döndü. Adamların cesedini bile bulamadılar buhar yaptılar adamları. Simsiyah yaktılar dağı taşı. Bir daha da öyle halt karıştıramadılar. Gelen Türkiye’ye kabadayılık yapıyor. Bak Amerika’nın kabadayılığına bak, İran’dan tir tir titriyor Amerika ödü kopuyor, dayılık yapamıyor ama Türkiye’ye gelince. Kuzey Kore’den de acayip korkuyor. Kuzey Kore dedi ki; “atom bombası yapmayacaksın” dedi, Kore dilinde onlar da “ha öyle mi” dedi zınk oturdular. Gıklarını çıkaramadılar. Atom bombası faaliyetlerini durdurun dedikleri anda gittiler atom bombası patlattılar denizde. “Var mı diyeceğin” dedi Amerika’ya, “yok ağabey ne diyeceğiz?” dediler. “Daha da kapsamlısını patlatacağız” dedi adamlar, “var mı diyeceğin?” “Yok hiçbir şey demiyoruz ağabey” diyor. Bu Türkiye’ye önüne gelenin kabadayılık yapması çok anormal bir olay. Kore’den it gibi korkuyorlar o kabadayılık yapanlar. İran’dan it gibi korkuyorlar, Türkiye’ye geldi mi kabadayılık yapıyor. Rusya’dan korkuyorsun, Çin’den korkuyorsun, ufacık Kore’den korkuyor. Ufacık, Türkiye’nin küçük bir ili gibi Kore, ödleri kopuyor Amerika’nın burnunun dibinde diye. Hakikaten deli adamlar, New York’a atom bombası falan atarlar yani hiç şakaları yok.

Adam dedi ki İran için; “biz otonomi istiyoruz” falan dediler, Viyana’da liderleri vardı bu Kürtler’in, “sana otonomi sunacağız” dediler alnının ortasına kurşunu oturtturdular, adam yerle bir oldu. Sonra bir tane daha çıkarttılar, onun da alnının ortasına oturtturdular İran, “hadi sıkıysa isteyin şimdi otonomi,” “haşa ağabey” diyorlar, “öyle bir şeyi yanlışlıkla söyledik” diyorlar. Kabadayılığınız Türkiye’ye mi? Türkiye böyle illegal işlerin içine girmiyor. Böyle kontrgerilla faaliyetlerin içerisine girmiyor. Daha da azıyorlar o zaman, daha da kuduruyorlar. Mesela İran kontrgerilla faaliyeti yapıyor, bütün muhalifler tek tek her yerde gördüğünü vuruyor. Hepsinin ağzına sıkıyorlar oturtturuyorlar aşağıya. Ama Türkiye’nin böyle bir yönü yok, demokratik bir ülke. Mesela İran’da adamlar kudurdular, o bölgeyi gösterdiler cehenneme dönmüş. Yakmadık yıkmadık hiç bir yer bırakmamışlar. Ödleri kopuyor şu an PKK’nın. Gelip gidip Türkiye’nin içinde kabadayılık. IŞİD’den korkuyorsun, İran’dan korkuyorsun. Suriye’de topuk selamına geçiyorlardı. Gelip Türkiye’ye niye kabadayılık yapıyorsunuz? Aklınızı başınıza alın.

Mesela bu Sakine Cansız, bu kızcağızı çekip vurdular biliyorsunuz. Onun eski nişanlısı olan var PKK’nın üst düzey yöneticilerinden. Ve Öcalan’ı eleştiriyor Mehmet Şener. O da 1 Kasım 1991’de infaz edildi. 15 bin kişiyi vurdu PKK muhaliflerini, şu ana kadar 15 bin kişiyi. Böyle azgın psikopat mafya örgütü. Diyor ki Amerika; “buna silah ver” diyor. Deli misin sen? Adam gece gündüz adam öldürüyor, asker vuruyor, askerlerimizi şehit ediyor, onlara silah verecekmişiz. Birçok kişi de susuyor, köşe yazarları mesela bunları gördükleri, duydukları halde anlamazdan geliyorlar. Anlaşılmayacak gibi bir şey mi bu? Hayır, bize bunları anlattırıyor adamlar, her şey gün gibi ortada.

GÖKALP BARLAN: Hocam, sizin haricinizde kimse PKK komünist, Leninist diyemiyordu şu ana kadar. Sizden sonra cesaret bulup söylediler. Hala daha onlar hakkında konuşamıyorlar sizin dışınızda hiç kimse. 

ADNAN OKTAR: Hakikaten. PKK, bağırıyor adamlar komünist olduklarını, adam “sen komünistsin” diyemiyor. İçişleri Bakanı delikanlılar delikanlısı, aslanlar aslanı, “PKK komünist bir örgüttür” dedi. Vay sen misin diyen, yeri göğü birbirine kattılar, “sen nasıl komünist kelimesini ağzın alırsın?” Niye utanıyorsun o zaman komünist olmaktan? Hem komünist oluyorsun, hem de komünist olmaktan utanıyorsun. Komünist dedirttirmiyor, eleştirtmiyor da. Bizim öyle bir derdimiz, sıkıntımız yok tabii.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Afganistan ziyaretinde askeri birliğimiz olan Doğan Kışlası’nı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Kardeşlerim, sizin arkanızda 77 milyon var. Sizler diğer şehitlerimizin aziz hatıralarını üzerinizde taşıyorsunuz. Sizin buradaki dik ve vakur duruşunuz bizim Türkiye’de dik ve gururlu olmamızı sağlıyor. Her birinizi tek tek o pak alınlarınızdan öpüyorum” dedi.

ADNAN OKTAR: Güzel söylemiş, iyi olmuş. Aslanlarımız, Afganistan’da Türk askeri gezerken herkes sarılıp sarılıp öpüyor. Çok seviyorlar Afganistan’da Türk askerini. Amerikan askerlerini gördü mü böyle şeytan görmüş gibi oluyorlar. Niyeyse öyle? Bayağı kinliler onlara. O daha önceki işgalden dolayı çok öfkeliler, hiç sevmiyorlar. Yabancı askerlerin hiç birini sevmiyorlar ama Türk askeri, acayip her yerde hürmet, sevgi, muhabbet görüyorlar.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, Cumhurbaşkanımız sizin günlerdir tekrarladığınız bir konuya da değindi. “Kobani’den IŞİD’in çekilmeye başladığı bilgisi geldi mi?” sorusu üzerine, Erdoğan şunları söyledi: “Bir taraftan çekilirken öbür taraftan belli bir yeri işgal edebiliyor. Bütün bunların dışında şu anda “niye Suriye, illa da niye Kobani?” diye sormak lazım. Irak’ın üçte biri gitti. Acaba bu üçte birde niye hiç rahatsız değil bunlar? Varsa yoksa Kobani, neden? Bunlar manidar” diye konuştu.

ADNAN OKTAR: İnanılır gibi değil boydan boya Irak, Suriye cehenneme döndü Amerika muhatap dahi olmadı. Yüz binlerce insan şehit edildi muhatap dahi olmadı. Şiiler şehit edildi muhatap olmadı. Bir avuç komünist boğazlanmaya başlayınca yeri göğü birbirine kattı Amerika. “Havadan bombalayalım, karadan girelim. Türkiye ne duruyor hadi bakalım yağmur gibi havadan yağdıralım.” Burada bir acayiplik var. Demek ki bunlar beslemiş PKK’yı. Kendi beslemeleri baktılar ki oyuluyorlar. Dediler “hemen onlara çözüm.” Allah belalarını veriyor, Allah veriyor belalarını.

OKTAR BABUNA: Son bir haftada Hocam Kobani’ye 85 tane hava saldırısı yapmış Amerika. Nerdeyse Bağdat’ı alıyorlar. Bir tane yapmışlar bir haftada Bağdat’a hava saldırısı.

ADNAN OKTAR: Bak Bağdat için bir kere Kobani’ye bütün güçleriyle yükleniyorlar. Bir de saftirikliklerine bak, bütün bölge IŞİD’in kontrolüne geçmiş. Yüzlerce kilometre arazi. En fazla bir kilometre karedir IŞİD’in kontrol edemediği yer Kobani’de. Havadan yağmur gibi bomba yağdırıyorlar kurtaracağız diye. Geçen söyledim ya, karga yavrusu kurtarma operasyonu gibi var güçleriyle bağırıyorlar ciyak ciyak. Hadi desek ki IŞİD, o bir kilometre kareye girmedi. Yüzlerce kilometrekarenin tamamını almış zaten. PKK diye bir konu yok artık orada, kazımışlar. Adım atamıyor PKK.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey Amerikan uçakları Suriye’de sivilleri bombaladı bugün de, on kişi öldü.

ADNAN OKTAR: İşte sivil katlediyorlar. Anneanneleri, babaanneleri binalardan kaçamayan insanları, çocuklar. IŞİD binanın içinde durur mu? Süper uyanıklar. Zaten yer altını adeta ağ gibi örmüşler. En ufak bir uçak saldırısında hemen yer altına giriyorlar. Dolayısıyla hiçbir şekilde de bombalanmaya hedef olmuyorlar. Ama yaşlılar, çocuklar falan kaçamıyor ve hep onları öldürüyorlar, hep sivilleri öldürüyorlar.

Fikret Bey.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, PYD sözcüsü Neval Zelil Amerika’nın Kobani’ye askeri yardım yapmayı kabul ettiğini açıkladı. PYD Eş Başkanı Salih Müslim’in Fransa’nın başkenti Paris’te Amerika’nın Suriye özel temsilcisi Daniel Rubinstein’la görüştüğünü aktaran Zelil “Görüşmede ana gündem maddesinin silah gönderilmesi” olduğunu kaydetti.

ADNAN OKTAR: Demek ki IŞİD’e silah gerekiyor onlar da silah gönderecekler, anlamı bu. Onların elinden silahı almaları en fazla yardım saat sürer. Zaten özellikle de ellemiyorlar Allahualem onlar o kokuyu almışlardır yani son bölümü özellikle çökertmiyor olabilirler. Silah gelir, şu bu gelir, ganimet gelir diye düşünüyorlar benim kanaatim. Amerika’nın bu garip politikasına karşı onlarla bir görüşmek lazım o CFR’cılarla. Akıl tutulması olmuştur benim gördüğüm, alenen bir akıl tutulması var. PKK sizin ne işinize yarar? Amerikan politikalarıyla tam zıt bir görüş. Allahsız, Kitapsız, dinsiz, imansız adamlar. Kore’de mahvoldunuz, Vietnam’da mahvoldunuz. Sen yeni bir Kore, yeni bir Vietnam yaratmaya kalkıyorsun. Ortadoğu’nun göbeğinde Vietnam meydana getiriyor. Küba’dan ne çektiğinizi biliyorsunuz. Kuzey Kore’den tir tir titriyorsunuz. Daha azgın bir komünist devlet kurmaya kalkıyorsunuz; ki tepelerine geçiririz öyle bir şeye müsaade etmeyiz. Bir konuşmakta fayda var. Bunlarla kimse pek konuşmuyor. Hep tek taraflı bilgi alıyorlar.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey bir harita vardı Amerika’nın IŞİD üzerinde kullanmış olduğu bombalarla ilgili.

ADNAN OKTAR: Göster bakayım.

BÜLENT SEZGİN: Bu büyük dairelerin olduğu yerler özellikle Kürtler’in bulunduğu bölgeler Kobani ve Erbil’e yakın yerler. Oralarda yoğun bombardıman yapmışlar ama diğer yerlerde Bağdat civarında çok daha az bomba atmışlar.

ADNAN OKTAR: Bunların bu komünist muhabbeti nereden geliyor acaba? Obama yönetimi acaba komünistlere daha mı yakın? Anlayamadım ki. Amerikan politikasında böyle bir şey yok. Nereden bu kafaya geldiler ben anlamadım?

OKTAR BABUNA: Türkiye’yi bölmek isteyen bir bölüm mü var acaba?

ADNAN OKTAR: Hayır, bölünce eline ne geçecek? Bu da çok akılsız, çok akılsızca vahşet meydana gelince aklına ne gelecek, ne bulacaksın, ne düşüneceksin anlamıyorum ki bunlarda ne kafası var?

Ferda Karayılan, Karayılan’ın kızının hesabı olduğu söyleniyormuş. Bakın diyor ki orada: “Kürtler’in Allah’ı da, peygamberi de, kitabı da (haşa) PKK’dır.” İşte bu kadar, komünist kafa bu. Bak ne diyor; “Kürtler’in Allah’ı da, peygamberi de, kitabı da PKK’dır.” “kutsal olan da gerilladır” diyor komünist gerillalar.

Dicle Fırat haber DF, “Flaş! Az önce kardeş Amerika uçakları Kobani’nin doğusunu vurdu. Yaşasın Kürt-Amerikan kardeşliği, kahrolsun Kürt-Türk kardeşliği.” Görüyor musun kafayı? Amerikalıları kafalamışlar, onlar da saf inanıyorlar. Onlarla özel bir görüşme yapmak gerekiyor tek tek. PKK Amerika’ya böyle yalaka bir karakter gösteriyor. “Ağabeyciğim ne derseniz yaparım” mantığında onlar da onların yalaka olduğuna inanmış herhalde. Hâlbuki onların yalakalığı orada komünist Kürdistan kurulana kadar olur. Çin silahlarıyla, Rus silahlarıyla, Kuzey Kore silahlarıyla silahlandıktan sonra, pençeleri keskinleştikten sonra Amerika’ya meydan okurlar. Ondan sonra da “Türkiye’yi destekleyelim” diyecek bunlar tabii Türkiye kalmaz o arada Allah esirgesin.  Çok yanlış bir politika izliyorlar.

Celil Bilir: “Peki sizce müzakere kiminle yapılmalı? Kürt sorununun muhatabı kim olmalı?” Kürt sorununun muhatabı vicdandır, vicdanla yapılır. Kürt sorunu değil de Türkiye’de genel bir sorun oluyor, demokrasi sorunu oluyor, özgürlük sorunu oluyor, ezilmişlik sorunu var, fakirlik sorunu var bunlardır. Sırf bir bölge için bunu düşünmemek lazım. Karadeniz’in fakiri fakir değil mi? Ben gördüm akıl almaz fakirler ama ses çıkarmıyorlar. En çok şefkat ve saygıya ihtiyacı var milletin, yıllarca çok ezildiler. Gerek Müslüman milletimiz, Müslüman milletimizin içerisindeki çeşitli kavimler çok ıstırap çektiler.

ADNAN OKTAR: “Karayılan’ın kızı cevap yazmış senin Twitine” diyor. Nerede? Göreyim. Herhalde Amerika’nın derdi petrol falan mı nedir bu Kürt arkadaşlarıyla bu muhabbet? Kürt değil de komünistlere muhabbeti nedir? Sen ne anlıyorsun Oktar?

OKTAR BABUNA: Bugüne kadar hep dediğimiz gibi anti-komünist bir şeyi oldu ama ilk defa PKK konusunda bu kadar hassas olmaları Allahualem siz daha önce de açıklamıştınız Türkiye’yle ilgili.

ADNAN OKTAR: Hayır Türkiye’yi bölünce neresi soğuyacak ben anlamıyorum bu adamları? Hadi Türkiye’yi yok ettiğini farz edelim Allah esirgesin.

OKTAR BABUNA: Armagedon mu çıkarmak isteyen bir gurup var acaba?

ADNAN OKTAR: Armagedon olabilir, bölgeyi herhalde kan denizine çevirmek istiyorlar. Ondan sonra Hz. İsa (a.s)’ın o şekilde gelebileceğine inanıyorlar. Hâlbuki o tip bir savaşa ihtiyaç yok. İsa Mesih zaten geldi. Aslında rahatlarlar görseler. Hakikaten en iyi çözüm bu. İsa Mesih’le bunları karşılaştırmalı. Yoksa kafayı çizecek bunlar. İsa Mesih’i çağırmak için, gelmesi için Cenab-ı Allah’a dua mahiyetinde sel gibi kan akıtılmasına inanıyorlar. “Öyle bir şey yok” diyoruz “yok” diyorlar biz “İncil’e göre böyle” diyorlar. Öyle bir konu yok.

OKTAR BABUNA: Bir Amerikalı yazar da vardı o da bir kere siz daha iyi bilirsiniz, siz de cevap vermiştiniz zaten Pipes yazmıştı; “burada bir savaş olduğunda mutlaka zayıf olan tarafı destekleyip hep savaşı tutacak şekilde dengede tutmak diye. Türkiye de PKK ile başı dertte, onları da yok etmeden Türkiye’yi de meşgul tutup bütün Arapları da kendi içinde savaştırarak öyle bir politika mı güdüyorlar acaba?

ADNAN OKTAR: Ama Araplar’ın böyle bir oyuna gelmesi inanılır gibi değil. “Kardeş olun diyoruz” dost olmak en güzel şey, en zevkli şeylerden birisi, en güzeli tabii ki imandır da.

GÖKALP BARLAN: Hocam, şu anda yürürlükte olan İslam’ın hâkim olması onları korkutuyor olabilir demiştiniz daha önce. Bidatlerle gelen İslam’ın onları da yok edeceğini düşünüyor olabilirler demiştiniz.

OKTAR BABUNA: Birleşmiş Milletler’de bir toplantı olmuştu. Orada Amerikan eski başsavcısı gelmişti. Irak’ın girişinin hukuki zemini hazırlayan. Orada hep sizin fikirlerinizi anlattık, kitabınızı verdik, İslam Terörü Lanetler kitabınızı. Entelektüel mücadele olacağını. En sonunda şey dedi bunlar “çok akıllı fikirler” dedi. Amerika dedik tecrübeyle çok kaybetti, herkes kaybetti. Sadece entelektüel mücadele değil bağnazlık da yok edilerek sevgiyle, barışla olur diye çok akıllı fikirler diye söyledi Hocam inşaAllah.

ADNAN OKTAR: İsa Mesih’i görse bunlar bayağı rahatlarlar. O ortaya çıkmadan bunlar kan denizinde kararlı görünüyor.

OKTAR BABUNA: Aslında size gelseler bir konuşsalar.

ADNAN OKTAR: Olabilir.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey Amerikalı bir yazarın “Amerika artık PKK’yı terör listesinden çıkarmalıdır” diye bir yazısı var yeni yazılan. Bu yazar Bush, Clinton ve Obama dönemlerinde dışişleri bakanlığına da danışmanlık yapan David Philips yazıda şöyle söylüyor; Artık PKK’nın Türkiye’de barışa sadık olduğunu ve Amerika için daha güvenilir olduğunu, şiddeti bıraktığını, IŞİD’e karşı tek mücadele eden grup olduğunu, bu yüzdende artık terörist muamelesi yapılmaması gerektiğini iddia ediyor.

ADNAN OKTAR: Ama bu çok ilkel bir mantık. PKK zaman zaman tarih içerisinde defalarca terör eylemini durdurdu. Örgütü toparlamak için, yeni stratejiler elde etmek için, dinlenmek için zaman zaman duruyorlar. İlk defa değil, ilk başından bu vakte kadar defalarca oldu bu. Ara vermesi azgınlığının devam etmeyeceği anlamına gelmiyor. Sürekli Türkiye’yi tehdit ediyorlar zaten. “Eğer Abdullah Öcalan cumhurbaşkanı olmazsa, biz Kürt devleti kurmazsak yine devam edeceğiz” diyor adamlar. Devlet de “gelin” işte “sizinle istişare edelim, konuşalım” şu bu falan bunları biraz dengede tutuyor benim gördüğüm.

KARTAL GÖKTAN: “Geçmişte şiddet yaptı ama şu anda bölgede iyi güç haline geldi” diyor “PKK.”

ADNAN OKTAR: Şimdi bir güçtü tamam da IŞİD bunları kazıdı. Şu an arazide PKK’lı bulabilene ben madalya vereceğim bulabilirlerse. Bulma güçlerinden dolayı, yeteneklerinden dolayı. Orada in cin top oynuyor şu an, sadece IŞİD’liler var. Onlarda Kandil’e sıkışmış vaziyetteler. Bir kısmı Kobani’nin merkezine sıkışmış vaziyette küçük bir gurup. Büyük bir gurup da Kandil’e sıkışmış vaziyetteler. Kandil’e de baskın yapacak IŞİD onu söyleyeyim. Hepsini katledecekler. “Ayrılın” dedim büyük bölümü ayrıldı ama ayrılmakta direnenler var. Sonra deseydiniz falan demesinler. Bak önceden söylüyorum. Daha önce de bak “sizi topluca katledecekler” dedim iki yıl önce sözümü dinlemediler ve katledildiler. Şimdi de bak söylüyorum. Kandil’de topluca katledilecekler, yakın bir zamanda kaçsınlar oradan.

Orkun Ege Kaygısız: Atama bekleyen Ege, Kürtleri sevmiyormuş. “Adnan Hocamız Kürtleri savunsa da onu çok seviyorum” böyle tipler nasıl oluyor böyle bir şey? Gerçek midir bunlar provokasyon mu yapıyorlar?

YASEMİN AYŞE KİRİŞ: Az da olsa gerçek olabilir.

ADNAN OKTAR: Ama bunu PKK’lılar yapıyor olamaz mı provokasyon olsun diye?

OKTAR BABUNA: Olabilir.

ADNAN OKTAR: Bunu bir araştırmak lazım.

“Adnan Oktar ‘ABD Ortadoğu da yeni bir Vietnam, yeni bir Kuzey Kore inşa etmeye çalışıyor bunun nasıl bir belaya dönüşeceğini anlamaları lazım’ sözüne karşılık olarak Profesör Doktor A. Memecan” Kim bu Profesör Doktor A. Memecan var mı öyle birisi?

BÜLENT SEZGİN: Tanımıyorum.

ADNAN OKTAR: İnternetten bak bakayım. Atış mı, doğru mu anlamamız lazım? Var mı öyle biri?

KARTAL GÖKTAN: Bir Twitter adresi var.

ADNAN OKTAR: Bu kişiyle ilgili bilgi yok mu?

KARTAL GÖKTAN: Tam ilk ismi olmadığı için sadece Twitter adresine ulaşabiliyoruz.

ADNAN OKTAR: Ama çıkması lazım. Her neyse. “Adnan Oktar Beyin ABD ile arası iyiydi” yine iyi, Amerikan halkı ile benim bir alıp veremediğim yok. Ben Amerikan halkını seviyorum, hem de bayağı seviyorum, çok değer veriyorum Amerikan halkına. Amerikan devletine de saygılıyım. Benim gıcık olduğum Amerikan derin devleti içerisindeki kan dökücü kahpe tipler, alkolik manyak tipler var, ben onları kastediyorum.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey yeni kitabınız Karanlık Tehlike Bağnazlık internet sitesine yüklendi.

ADNAN OKTAR: Şimdi Rusya yapacaksa bu kitabı yaysın. Yaklaştır, bölüm bölüm yaklaştır büyüterek. Evet, Karanlık Tehlike Bağnazlık.

KARTAL GÖKTAN: Bu kitapta Müslümanlar için çok büyük tehlike olan ve şu anda dünyada yaşanan sorunların bir kısmının kaynağı olan bağnazlık tehlikesini detaylı olarak açıklıyorsunuz.

ADNAN OTKTAR: Evet, kitabı bir daha bütünüyle göster. Ve konuyu bir daha anlat.

KARTAL GÖKTAN: Müslümanlar için çok büyük bir tehlike olan ve şu anda dünyada yaşanan sorunların bir kısmının kaynağı olan bağnazlık tehlikesini detaylı olarak anlattığınız Karanlık Tehlike Bağnazlık kitabınız internet sitesine yüklendi.

ADNAN OKTAR: İnternet sitesine yüklendi ve kitap olarak da basım evinde basılıyor. Güzel, bağnazlıkla mücadele böyle olur. Yasaklayarak olmaz. Rusya, Buhari de şunlar geçiyor bunlar geçiyor dediklerini duyunca hemen yasaklama cihetine gitti Buhari’yi. Böyle bir yöntem olmaz. Almanya'da falan Nazi Almanya’sında yapılıyordu. Kitap yakma, kitap toplama bilmem ne. Böyle şey olmaz. Her türlü kitap serbest olur. Kitaba cevap vereceksin, cevap. Buhari'nin yanlış hükmüne cevap vereceksin. Yasaklamak ne demek? Yani en ilkel metot. Anarşiyi, terörü acayip tırmandırır. Sen orada yasaklarsan başka yerde adam yüz misli basar. Ve kitaptan niye korkuyorsun ayrıca? İçindeki yanlış kısımları açıklayacaksın bu kadar kolay. Akılcı bir üslupla, sevgiyle, ilimle, irfanla.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, “Kobani'yi kuşatan IŞİD'in militanlarının hepsi Kürt kökenli” dedi. Ayrıca sizin defalarca söylediğiniz bir konuya değindi. “PKK, PYD batının cici çocuğu konumuna sokuluyor. Biz aslında bir tuzağa çekiliyoruz. Hem Suriye'de, hem de genel olarak bu Ortadoğu içinde. Halbuki Türkiye burada çok dik durmalıdır. IŞİD Musul'a saldırdığında bunların çoğunun sesi çıkmadı. Ancak Kuzey Irak sınırlarına dayandığında Amerika harekete geçti. Bu da bize bir şey gösteriyor. Biz çok dirayetli bir politika güdelim ama asla Türkiye'yi tehlikeye sokacak adımlar atmayalım. Türkiye PKK, PYD'yi aktif desteklemekle süreçte adeta sıkıştırılıyor. Türkiye insani olarak orada katliama uğrayan herkese kucağını açtı. Yezidi Kürt Arap demeden hepsine kucağını açtı” dedi.

ADNAN OKTAR: Benim anlattıklarımdan bir özet yapmaya çalışıyor ama onu da beceremiyorlar. Hiç olmamış yani, karman çorman bir açıklama. Kimi desteklediğini ne için açıkça söylesene. Amerika, komünist PKK'ya IŞİD operasyon yaptığında dehşete düştü. Hemen müdahale etti güya. Ama daha önce IŞİD, Müslümanlar’ı kırıp geçiriyordu, gıkı çıkmadı. Şii kardeşlerimizi şehit etti, gıkı çıkmadı. Ama ne zaman ki PKK'yı boğmaya başladı ciyak ciyak bağırmaya başladı Amerika. Burada bir anormallik var. PKK'yı alenen Amerika'nın desteklediğini görüyoruz. Ve Türkiye'yi bölmeye kararlı olduğunu görüyoruz. Onun için Türk halkının Amerika'nın bu yönünü protesto etmesi lazım. Yazarlar, köşe yazarları onların da bu kulağına bunun gitmesi lazım. Adamların bundan haberi yok. Onlar freni bozuk kamyon gibi gidiyor. Tutturdular “Türkiye'yi böleceğiz.” Buna müsaade etmeyiz.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, Amerikan basını da Suriye'de hiçbir sorun yokmuş gibi sadece Kobani haberleri yapıyor. Bu haberlerin etkisiyle Amerikan halkının bir kısmı Kobani'yi Suriye'nin başkenti zannediyormuş ve IŞİD'in de Suriye'nin başkentini ele geçirmek üzere olduğunu zannediyormuş.

ADNAN OKTAR: İşte rezalet, Amerikan kafası bunları boğacak. Bir türlü dengeli karar veremiyorlar. Bak Tink Tankleri var şunları bunları var. İçinizde kafalı adam yok mu? Size fikir verecek adam yok mu? Nerede abuk sabuk fikir varsa onun peşinden gidiyorlar.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İnternet haber sitesi Nostradamus’un kehanetlerini yayınladı. Bunlardan bir tanesini “Mehdi (a.s) 2016 ile 2020 arasında Asya’da çıkacak.” Nostradamus Ortadoğu kökenli bir Mehdi’nin Asya’da belireceğini ve onun gelişiyle dünyanın 2016-2020 yılları arasında Altınçağ’a gireceğini söylüyor. MaşaAllah.

ADNAN OKTAR: Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinden almış demek ki. Nostradamus farkında, IŞİD farkında, Amerika farkında, CFR farkında; bizim bazı kardeşlerimiz farkında değiller. Bazı yazarlar, şunlar bunlar. Aydın Doğan farkında, onu da çırpınışından anlıyoruz.

BÜLENT SEZGİN: İnternet haber sitesi Nostradamus’un kehanetlerini yayınladı. Bunlardan bir tanesini “Mehdi (a.s) 2016 ile 2020 arasında Asya’da çıkacak.

ADNAN OKTAR: İmam Mehdi (a.s) 2016-2020 yılları arasında Asya’da çıkacak. Yani Türkiye’de demek istiyor.

BÜLENT SEZGİN: Nostradamus Ortadoğu kökenli bir Mehdi’nin Asya’da belireceğini ve onun gelişiyle dünyanın 2016-2020 yılları arasında Altınçağ’a gireceğini söylüyor. MaşaAllah.

ADNAN OKTAR: Bir bildiği var ki, söylüyor. Masonlar da “Adonay gelecek” diyorlar. “Ona uyacağız” diyorlar. “Bizim kuruluş amacımız o” diyorlar. Beş bin yıldan beri masonluk da Mehdi (a.s)’ı bekliyor.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, IŞİD’ciler de bugün şöyle yazmışlar; “Hadislerde İstanbul’un silahla fethi yazmıyor. O yüzden Türkiye’yle savaş olmayacak” diyorlar.

ADNAN OKTAR: Doğru söylüyorlar. “Bir bildiğim var ki söylüyorum” dedim, benim dediklerim bak yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. “IŞİD’in Türkiye’yle işi olmaz” dedim. Ay hesabıyla söyledim. IŞİD de açıklıyor. Dolayısıyla IŞİD’ın orada bir görevi var. Allah onlara bir görev vermiş, o görevlerini yapacaklar. Peygamber (s.a.v.)’in hadislerinde belirtilmiş. “Böyle bir güruh çıkacak, böyle bir topluluk çıkacak. Bütün bölgeyi aldıklarını görüyorum” diyor. Bütün Suriye, Irak her yeri alıyor. Allah vizyon gösteriyor, görüntüyle görüyor. “Çok süratli hareket ediyorlar” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), çok süratli. Arabalarını görüyor. “Ahir zaman arabalarında atların gözünden ışık çıkıyor” diyor. “Atların gözünden ışık çıkıyor, ortalığı aydınlatıyor” diyor. “Mesela insanların kırk günde aldığı yolu, bir günde alıyor” diyor. “Bir adımda uzun mesafeler katediyor” diyor, açık açık söylemiş. “Metalden bir kürsüsü var, içine oturuyor” diyor. Daha nasıl açıklansın? Bazı rivayetler bakırdan, bazı rivayetler metalden diyor. “Kürsü var, içine oturuyor” diyor. “Dostlarını içine oturtur” diyor. Yani açık, sarih. “Mehdi (a.s) çıkana kadar her yeri kan revan içinde bırakacaklar” diyor. “Yakıp, yıkacaklar” diyor. “Mehdi (a.s) geldiğinde kan da duracak, damla kan akmayacak” diyor. Bak Nostradamus da “2016’da çıkacak Mehdi (a.s)” diyor. Bediüzzaman da “2016” diyor.

OKTAR BABUNA: Bir ayet söyleyeyim Hocam inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım; “İnsanların Allah’ın dinine dalga dalga girdiğini gördüğünde Rabbini hamd ile tesbih et.” (Nasr Suresi, 2,3) Ebcedi 2016’ydı inşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. 2016.

“Hocam, kızmasınlar da Bilal ve Emre kardeşlerimiz bugüne kadar oynamaya kalkan en kötü oyun oynayan kardeşler.” Ta İskoçya’dan yazmışlar.

“Adnan Hocamız neden Kürtler’i savunuyor ki, sonuçta Öcalan da Kürt?” Orkun Ege Kaygısız. Akla bak. Allahualem ya uykusuz, ya bir şey anlamıyorum. Cezaevinde bir sürü Türk asıllı katiller var. Ne yapacağız? Diyeceğiz ki “Katil var.” O zaman Türk olmaktan mı vazgeçeceğiz? Şu akıl mı? Kürt, Türk, Çerkez hepsi benim annelerim, kardeşlerim. Hepsine can-ı gönülden aşkla, muhabbetle sahip çıkıyoruz. Kendi evladımız, kendi ailemiz olarak.

“PYD’nin kazanmasından niye rahatsız oluyorsunuz? Kobani düşmedi, düşmeyecek.” Bunlar durumun farkında değil Allahualem. Yani başlarına gelen felaketin farkında değiller. O coğrafyanın tamamı, boydan boya hepsi IŞİD’in eline geçti. Ufacık bir kasabanın, ufacık bir bölümünde PYD direniyor şu an. Ve insanları rehin aldığı için direnebiliyor. Başka bir şey yok. Yani tamamen IŞİD’in kontrolüne geçti. Ve orayı kontrol altına alanlar kimler, biliyor musunuz? Kürt gençler. IŞİD’li Kürt gençler, hep Kürt onlar, oraları alanlar. “Kobani düşmedi, düşmeyecek.” Sanki armut, dalda armut da düşmedi, düşmeyecek. Çepeçevre sarılmışsın, kıpırdayamıyorsun, binadan dışarıya çıkamıyorsun, “düşmedi, düşmeyecek” diyor. Lafa bak? Bir avuç PYD’li sıkıştı binalara, dışarı çıkamıyorlar, ona rağmen, “düşmedi, düşmeyecek.” Bütün bölgeyi, her yeri aldı IŞİD. O arazinin tamamını aldı, otuz kere anlatıyoruz, anlamıyor adamlar. Haritada göstersene biraz, oradan kavrarlar olayı. Adam kafese girmiş, kulağını oynatıyor, “bak hürüm ben” diyor. Kulağını gevretiyorlar senin ayrıca.

EMRE ACAR: Hocam bir de PYD’nin kazanmasından neden rahatsız oluyorsunuz?” demiş. Türk askerine kurşun sıktığı için.

ADNAN OKTAR: Aferin. Bak, gri bölge IŞİD’in kontrolünde olan bölge. Bu sarılar?

BÜLENT SEZGİN: Sarılar PYD.

ADNAN OKTAR: Şimdi ne yapmış IŞİD? Bütün bölgeyi, araziyi almış. Oralar hep Kürt köylerinin bulunduğu yerler. Daha önce PKK’nın itleri o köylere musallat oluyorlardı. Hepsinden kazıyıp attılar. PKK iki bölgece sıkıştı. Şimdi son bir hamleyle onları da bitirmeyi düşünüyorlar. Ben de diyorum ki; “Kaçın. Kaçın da kurtulun.” İman edip Müslüman olun veyahut kaçın kurtulun. Onun dışında sizi katledecekler. Dolayısıyla bitti PKK bölgede. Eskiden o bölgenin tamamında PKK hakimdi. Tamamen kazıyıp attı IŞİD. “PYD’nin kazanması niye rahatsız ediyor?” PYD’nin kazanması diye bir konu yok ki zaten. PYD yani PKK mağlup olmuş. Ayrıca PYD, Türk devletinin, Türk milletinin, Kürt kardeşlerimizin, Kürt annelerimizin düşmanı, onların maneviyatının düşmanı, dininin düşmanı, onların mutluluğunun, sevincinin düşmanı. Benim Kürt annelerim beş vakit namazında. Adamlar namazlarıyla alay ediyorlar. Kuran okumalarıyla alay ediyorlar. Evlerine o bitli, pis bedenleriyle giriyorlar. Onlardan haraç alıyorlar. Ve oradaki Kürt annelerimiz bunlardan tiksiniyor, bu aşağılık mahluklardan. Sen de diyorsun; “PYD çok iyidir.” Ben sana gerçeğini anlatıyorum. Eğer dürüst, doğru yaklaşıyorsan. Ama samimiyetsizsen benim sana sözüm olmaz. Ve PKK’nın yaptığı katliamların, Kürt kardeşlerimizden on beş bin kişiyi öldürdüler, şehit ettiler, sırf Kürtler’den, Kürt köylerini yakıp, yıktılar, on binlerce Türk askerini şehit ettiler. On binlerce polis, asker şehit oldu. Daha hala adam PYD diyor. Daha hala PKK diyor. Anlamıyor anlattıklarımızı.

“Merhabalar, iyi akşamlar, sizin için daha önce güzel düşünmüyordum ama şu an çok çok seviyorum” diyor. “Ben sizi tebrik ederim, açık yürekliliğiniz ve delikanlılığınız için. Sizin gibi bütün TV sahipleri aynı şeyleri yayınlasalar eminim daha çok sonuçlar alınacaktır birlik, beraberlik için. Ayrıca Kürtler’i sevemeyen vatandaşlar için bir şeyler söylemek istiyorum. PKK ve Kürtlük farklı bir şeydir. Her Kürt PKK’lı değildir. Selam eder, iyi geceler dilerim” diyor. Ferhat Kocaeli’nden. Bunu açıklamaya ne gerek var? Şu açıklama bile gereksiz. Kürt kardeşlerimizin içinde it kopuk mafya türemiş. Karaktersiz, cibilliyetsiz, haysiyetsiz adamlar türemiş; bunu söylemeye gerek yok ki. Türk’ün içinde yok mu, haysiyetsiz, şerefsiz, namussuz? Var. Çerkez’in içinde yok mu haysiyetsiz, şerefsiz, namussuz? Çerkezler’i ne ilgilendirir? Kürtler’i ne ilgilendirir? Türkler’i ne ilgilendirir? Hepsi bizim kardeşimiz. Türk de, Kürt, de, Çerkez de bizim kardeşlerimiz. İçlerinden pislik adam çıkması onları hiç ilgilendirmez.

Esra Alemdaroğlu; “Sonuna kadar haklısınız Adnan Bey. Zaten ifadeleri ve politikalarından hatta iğrenç, zillet tiplerinden, PKK’lılardan nefret ediyorum” diyor. “Hepsi materyalist, Darwinist ve ateistler” diyor.

“Adnan Bey ne içiyorsunuz?” diyor. Salep içiyoruz.

Akyobaz Nazlı, Yobaz Nazlı; “Yobazlara laf ediyormuşsunuz. Ben de yobazım. Var mı bir itirazınız?” Allahualem herhalde Nazlı akşam akşam kola gazoz hepsi karışık, uykusuzluk da bir yandan. Yobazlara Kuran laf ediyor. Güzel Cenab-ı Allah açıklıyor. Yobazların ahlaksız, aşağılık varlıklar olduklarını anlatıyor. Yani zulüm ehli olduklarını anlatıyor. Kuran’la anlatıyor. Müşrik olduklarını anlatıyor, şirk içinde olduklarını anlatıyor. İnsanlara zulmettiklerini, kendilerine zulmettiklerini. Ahlaksız derken; Kuran ahlakıyla ahlaklanmamış. Şirk ahlakıyla ahlaklanıyor.

Arda Saran; “Neden sahte ve yalan haberler yapıyor PKK? Bangladeş filmlerini alıp hem de.” Doğru orada ölenlerin resimlerini alıyor, Bangladeş’te ölenlerin resimlerini, “Bunlar IŞİD ölüleri” diyor. Onları yayınlıyor. Bu komünist propaganda da bu tip yalan tekniği çok kullanılır. Onun için bir komünist yalan söylediğinde gülüp geçeceksiniz. Hemen araştırın, bulursunuz. Ve komünistler genellikle çok kötü yalanlar söylerler, bu terörist olanlar. Çok uydurma yalanlar söylerler.

AYLİN KOCAMAN: “Kadınlara tecavüz ediliyor” diyorlar. Onun haberi de yalanmış.

ADNAN OKTAR: Tabii tabii, mesela “IŞİD’liler hayvanlara tecavüz ediyor, kadınlara tecavüz ediyor” hepsi yalan haber. Bakıyorlar göğüs göğse yenemiyor, o zaman ahlaksızlıkla yenmeye kalkıyor, iftirayla, karaktersizlikle yenmeye kalkıyor. Halbuki IŞİD’li gençler dindar. Yani gayri meşru bir cinsel ilişkiye girmez. Öyle sapık bir ilişkiye de girmez. Ama kendileri sapık olduğu için, kendileri ahlaksız olduğu için. “Kişiyi nasıl bilirsin?” derler. “Kendim gibi” o kafada oluyor bazı kişiler. Hepsi için demiyoruz da, bazıları öyle, o kafadalar. Güya onların aleyhinde propaganda yapacak. Aleyhinde konuşacaksan Kuran’la konuş, dersin ki; “Şirk içindeler, doğrusu bu.” Mesela, “Cinayet işliyorlar. Yanlış, doğrusu bu” de. İftirayla, hakaretle, ahlaksızlıkla nereye varacaksın? IŞİD’li gençler helale, harama titizler bir kere, bu konuda yalan söylemene gerek yok. Ama şirk içindeler o yüzden cinayet işliyorlar. Halbuki sevgiyle, merhametle, şefkatle İslam’ı yaymaları gerekirken böyle bir yöntem kullanıyorlar. Bu da eğitimle olur. Kısa bir eğitimle netice alınır. Ama eğitime yanaşmıyorsunuz. Bombaya yanaşıyorsun, eğitime yanaşmıyorsun. Bombaya para veriyor, kitaba para vermiyor. Uçaktan bomba atıyor, kitap atmıyor. Broşür at, kitap at, anlat.

“Adnan Oktar, askerimizi, polisimizi vuran teröristlere silah vermemizi beklemeleri akıl alır gibi değil. “ bir hanım kardeşimiz diyor ki; “Panikten akılları kapandı. Artık PKK’nın sonunun geldiğini kendileri de anladılar.” Allahualem. İnşaAllah.

Rıdvan Koç ne diyor? “Adnan Bey, IŞİD Kobani’yi alırsa Türkiye’ye nasıl bir etki yaratır sizce?” Allah Allah bunlar anlattıklarımı dinlemiyorlar. Bakın Kürt köylerini olduğu yüzlerce kilometrelik bir alan vardı yani Kürt kardeşlerimiz burada yaşıyordu. PKK kontrolündeydi. Bu bölgenin tamamını IŞİD aldı. Kobani küçücük bir kasaba, alsa ne olur, almasa ne olur IŞİD? Hayır almadığını farz et ne olur? Aldığını farz et ne olur? Zaten bütün bölgeyi ele geçirmiş. Tamamını almış yani. Sen bir tencere suyun içinde bir tane ay çekirdeği yüzüyor; ona diyorsun ki, “Bunu alamadılar.” Ay çekirdeği yüzsün, bir şey olmaz. O bütün kabı almış; sen ona bakacaksın. Her yeri almış yani. PKK hiçbir yere kıpırdayamıyor şu an. Bütün hakimiyet alanlarını yani devlet kuracaklarını iddia ettikleri bütün toprakları IŞİD aldı. PKK adına büyük Kürdistan’ı kuracaklarını iddia ettikleri toprakların tamamını IŞİD şu an almış durumda PKK’dan.

IŞİD’le ilgili, sahte tecavüzle ilgili haber yapanlar ahlaksızlık yapıyorlar. Kendi ahlaksızlıklarını ifade ediyorlar. Böyle karaktersizlikle IŞİD’le mücadele olmaz. Böyle kahpelikle olmaz. Bunlar terbiyesizlikle bir yere varacaklarını zannediyor. Böyle bir şey olmaz. İftira etmek ahlaksızlıktır. Yapacaksan ilmi mücadele yap. Sevgiyle mücadele yap. Böyle mücadele olmaz.

AYLİN KOCAMAN: Sizin son kitabınızla mücadele yapsınlar.

ADNAN OKTAR: Mesela bak benim kitabıma, al oku, internetten indir, bedava. Onunla anlat, ilimle, irfanla olur bu işler. İşler demeyeyim de yani bu güzel faaliyetler. Dolayısıyla kafalarını açmak için uğraşmak lazım tabii. Bunlara kızmayla da bir yere varılmaz. Kızsan nereye varacaksın? Anlamıyor. Tekrar tekrar anlatmak lazım. Hakaretle, küfürle varacağını zannediyor, bir yere varamaz. IŞİD’e yapılacak en güzel şey; sevgiyle, ilimle, irfanla anlatmak. Çünkü bunlar Allah’a inanan insanlar, makul insanlar ama şirk içine düşmüş. Şirk onları cinayete çekiyor. Yanlış bilgilendirilmişler. Onu düzeltirsen konu biter. Mühim olan bunlar imanlı mı, değil mi? İmanlı. Ama şirk insanı mahveder. Cinayete de sürükler, adam da öldürtür, kendini de öldürtebilir, yakmaya, yıkmaya sebep olabilir. Ama şirkten kurtuldu mu nur gibi adam olur. İşte onu da Mehdi (a.s) sağlayacak, İmam Mehdi (a.s) inşaAllah.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Akil adamlardan Ayhan Oğan şöyle diyor: “Ben bugün aldığım intibadan, devlet HDP’lilere hiçbir zaman ayrı devletiniz olmayacak” diyor. Suriye Kürtleri de, Irak Kürtleri de Türkiye’yi devlet olarak görsünler. Bu devleti, devlet olarak tanıyacaksınız. Kürt siyaseti bundan sonra karar versin, ya böyle bir çözüme yanaşacak, ya da uluslararası güçlerden başka çözüm sunanlar var. “Bağımsız Kürdistan kuracağız” diyenler var. Onlardan yana olacaklar. Bugünkü toplantıdan anlaşılan bu” diyor. Devlet ve hükümetin bu konuda kararlı olduğunu söyledi.

ADNAN OKTAR: Türkiye’nin içinde, kendi topraklarımızda komünist bir devlet kurdurur muyuz biz? Amerika da bunu kabul ediyorsa, ahmaklığından kabul ediyordur. Yani Amerikan derin devleti. Aptallığındandır, başka bir şey yok.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar’la Sohbetler programımız bu akşam sona erdi. Yarın tekrar görüşmek üzere hoşçakalın. 

Masaüstü Görünümü