Harun Yahya

Sohbetler (12 Mart 2015; 09:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz Adnan Oktar’la Sohbetler programımıza başlıyoruz.

ADNAN OKTAR: Sor, anlat, konuş.

BÜLENT SEZGİN: Beyin ameliyatı geçiren İbrahim Tatlıses’in oğlu Ahmet Tatlıses “Babam yoğun bakımda dualarınızı eksik etmeyin” dedi.

ADNAN OKTAR: İbrahim Tatlıses mi rahatsız?

BÜLENT SEZGİN: Evet, Amerika’da beyin ameliyatı geçirmişti.

ADNAN OKTAR: Nedir rahatsızlığı?

KARTAL GÖKTAN: Bu kafatasında bir kemik parçası vardı onu alacaklardı.

ADNAN OKTAR: Evet. Allah şifa versin. Takip edelim, bakalım.

Devam et.  

KARTAL GÖKTAN: Suudi Arabistan Kralı Selman “Kimsenin ülkenin güvenlik ve istikrarıyla oynayamayacağını” söyledi. Önceliklerinin başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin tesisi olduğunu bildirdi. 

ADNAN OKTAR: Bir daha anlat bakayım.

KARTAL GÖKTAN: Suudi Arabistan Kralı Selman.

ADNAN OKTAR: Suudi Arabistan Kralı bunu söylüyor. Evet.

KARTAL GÖKTAN: “Kimsenin ülkelerinin güvenlik ve istikrarıyla oynayamayacağını” söyledi. Önceliklerinin başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin tesisi olduğunu bildirdi.

ADNAN OKTAR: Filistin’i destekliyor mu Suudi Arabistan?

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Allah Allah. Başkenti Kudüs. Kudüs’ün tamamı mı yoksa bir kısmını mı düşünüyorlar? Ama zaten Kudüs’ün yarısı bir tarafın, yarısı bir tarafın değil mi? Evet.

BÜLENT SEZGİN: Lübnan’da 1943’te varılan milli mutabakata göre Maruni Hristiyan olması gereken Cumhurbaşkanı meclis tarafından seçiliyor. Ülkede Hizbullah başta olmak üzere bazı gruplar Suriye rejiminin yanında savaşırken eski Başbakan Saad Hariri’nin müstakbel hareketi ise Suriyeli muhaliflere destek veriyor.

ADNAN OKTAR: Nedir burada anlamak istediğimiz, bizi ilgilendiren?

KARTAL GÖKTAN: Ülkede siz daha iyi bilirsiniz siyasi istikrarsızlık görünüyor.

ADNAN OKTAR: İstikrar olmuyor. Ne yapalım olmuyorsa olmuyordur. Yapacak bir şey yok. Bölgede hiç bir yerde istikrar yok şu an. Çünkü birlik ruhu yok. Çünkü mezheplere ayrılmışlar. Bölünmek için can atıyorlar. Bu kafada bu olur.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: IŞİD, Saddam Hüseyin’in kenti olarak bilinen Tikrit’ten çıkarıldı. Irak ordusunun düzenlediği operasyona İran Özel Kuvvetler Komutanı öncülük etti.

ADNAN OKTAR: Yani “İran işgal etti bölgeyi” diyor, evet. Mesela İran dese ki; “ben İttihad-ı İslam’ı savunmak için ortaya çıkıyorum” dese, bu inandırıcı olur. Çünkü İran’ın hakikaten bir gücü var. PKK’yı fasulyeden bile görmüyor. Onlarla böyle istişare yapmak, durum değerlendirmesi, yok yol haritasıymış, yok süreçmiş İran böyle bir şeye asla tenezzül etmez. Kodu mu oturtturur. Bak bütün İslam ülkelerini işgal etti. Ehlisünnete ait olan bütün bölgeleri de ele geçirdi. İttihad-ı İslam iddiasında bulunsa yerden göğe kadar haklı olur. Çünkü bileğinin gücüyle yapıyor hakikaten adamlar. Ama Türkiye’nin öyle bir konumu yok. Türkiye’nin şu anki konumunda, bütün İslam ülkelerinin tamamı aşağı yukarı Türkiye’ye karşı tavır almış durumda. Bütün bunlara rağmen işte “Biz Türkiye’yi büyük Türkiye yapacağız.” Ee. Nasıl yapacaksın? “Güneydoğu’yu ayıracağız” diyor “Kürdistan yapacağız. Türkiye’ye de federasyon olarak orayı bağlayacağız böylece büyük devlet olacağız” diyor. Sen mahvolmuş olursun o zaman. Türkiye’yi sen bölmüş oluyorsun. Türkiye topraklarını vermiş oluyorsun, ezilmiş oluyorsun bir de üstüne para veriyorsun. Genel bütçenin yarısını da onlara ödemiş olacaksın ayrıca. Hem Türkiye’nin topraklarını satmış olacaksın, hem de Türkiye’nin bütçesinin yarısını vereceksin. Bu müthiş bir aşağılanmadır. Buna asla müsaade etmeyiz. Tayyip Hocam da “müsaade etmem” diyor. Başbakanımız da “müsaade etmem” diyor.

Mesela Tikrit hakikaten Saddam Hüseyin’in şehriydi, Sünniler’in kalesiydi. En büyük Sünni kentlerden biriydi, Şii milislerin eline geçti. Şii milisler şimdi Sünniler’in kafalarını kesiyormuş, onların görüntüleri varmış. Her yerde Sünni kesiyorlar. “Tikrit’i ele geçirdi denilen İranlı komutan bölgenin en zalim komutanlarından biri olarak biliniyor. On yıllardır İran derin devletinin başında.”  İran derin devletini yönetiyor. Bak, İran bütün bölgeye hakim oldu. Yemen, bak Yemen’i de ele geçirdi. Mesela Yemen Sünni bir devletti, Sünniler’in oluşturduğu bir millet. Orayı ele geçirdi. Her bölgeyi ele geçiriyor yavaş yavaş.

GÖKALP BARLAN: Arabistan’da da ayaklanmalar çıkarmışlar.

ADNAN OKTAR: Tabii. Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Ürdün Kralı Abdullah “IŞİD Müslümanlar’ı dünyanın en büyük hedefi haline getirdi. İnancımızı gasp etmelerine müsaade etmeyeceğiz” dedi. 

ADNAN OKTAR: Bir daha.

KARTAL GÖKTAN: Ürdün Kralı Abdullah “IŞİD Müslümanlar’ı dünyanın en büyük hedefi haline getirdi. İnancımızı gasp etmelerine müsaade etmeyeceğiz” dedi. 

ADNAN OKTAR: O da ne konuşuyor? Sünni o, İran’ın Ürdün’ü ele geçirmesi an meselesi. Oturmuş IŞİD’le uğraşıyor. Senin şu an karşında en büyük güç olarak İran var. İran’ın Ürdün’ü ele geçirmesi birkaç saatini almaz. Eğer kafası çalışıyorsa o konuyu düşünsün. 

“Bakmaya doyamadığım sabah güneşim” diyor. “Nurunuzu anlatmaya kelimeler yine kifayetsiz kalıyor” diyor, maşaAllah.

“Canım Hocam sabah nurunuzu görmekle bizi bir kez daha mutlu ediyorsun. Muhteşem görünüyorsunuz” diyor.

Rana yazmış ne güzel. “Nurum.”

Muhalifler tek tek ölüyor hep Putin’den şüpheleniyorlar. Bu tip insanların korumasına çok dikkat etmesi lazım Putin’in. Adam önceden söylüyor “bak, Putin beni öldürecek” diyor adam şak öldürülüyor. Böyle şeyde Putin sorumlu olur. Böyle şeylere çok dikkat etsin. Adamlara koruma versin. Dört koruma versin, beş koruma versin. Değil mi? Muhalefet liderlerine, bunlar hayatidir. Hep onun üstüne kalır ve çok aleyhine olur öyle şeyler. Kadirov da tabii varlığını ona borçlu. O yüzden ağabey gibi gördüğü için ona öyle iltifatlar, methiyeler söylüyor. Herhalde bir sevgi gösterisi olarak söylüyor diyelim.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Küba 56 yıl sonra ilk kez bir dini mabedin topraklarında inşa edilmesine izin verdi. Buna göre devrim sonrası ilk dini mabet kilise olacak Küba’da.

ADNAN OKTAR: Kilise. İyi, sinagog da yaptırsınlar.

KARTAL GÖKTAN: Daha sonra da cami ve sinagog yapımı düşünülüyormuş.

ADNAN OKTAR: Güzel, demek ki akıllanmışlar.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhuriyet Gazetesi’nde yer alan habere göre, Hakan Fidan’ın Erdoğan Cumhurbaşkanı olduktan sonra Yalçın Akdoğan’la çalışmak durumunda kaldığı ve bundan hoşnut olmadığı, bu yüzden istifa ettiği iddia edildi. “Hakan Fidan “yoruldum” demişti. Yoruldum derken de sürekli Yalçın Akdoğan’la karşı karşıya gelmekten yorulduğunu” ifade edildi.

ADNAN OKTAR: Niye? Yalçın baba iyidir. Hakan Hoca zeki, yaman delikanlıdır.

 Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: IŞİD’lilerin Türkiye’de tedavi olduğu iddia edildi. Buna göre yaralanan IŞİD’lileri Türkiye sınırına kadar arabayla getiriyorlar.

ADNAN OKTAR: Güzel, güzel. Allah razı olsun, doğru yapıyorlar. Bir şey yok onda. PKK’lıları bile biz tedavi ediyoruz onlar niye olmasın? 

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: YPG içinde İngiliz, Amerikan, Danimarkalı, Hollandalı ve Afrikalı yabancı savaşçılar da savaşıyor. Türkiye’den de bazı radikal sol örgütler Suriye’nin Kürt bölgelerine savaşçı gönderiyor.

ADNAN OKTAR: “Cinayete meraklı tipler, katilliğe meraklı tipler, maceraperest, psikopatlar, it-kopuk takımı, lümpen takımı, çakallar, polisçe aranan kriminaller, ruh hastaları ne kadar manyak varsa oraya gitti” demek istiyorlar. Özetle bu, anladığım bu, evet.

BÜLENT SEZGİN: Bir fotoğraf vardı, Amerikalı paralı askerler.

ADNAN OKTAR: İşte bak Amerika’nın psikopatları, iti kopuğu hemen hemen hepsi cinsi sapık oluyor. Hepsi akıl hastası. Akıl hastası olmak suç değil de fakat cinayetten zevk alan manyaklar bunlar.

Birileri bir şey söylesin.

KARTAL GÖKTAN: İhvan sözcüsü Muntazır, her türlü şiddeti reddettiklerini ve şiddet olaylarına karışan hiçbir grupla bağlantı kurmadıklarını söyledi.

ADNAN OKTAR: İhvan?

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Yakında onlar da IŞİD çizgisine girer benim kanaatim. Keşke bu çizgilerinde kalabilseler.

Bu şarkıyı meyhane üslubunda söylüyor, mükemmel. Meyhane üslubu deyince yani içki içen anlamında değil. Meyhanenin ayrı bir kültürü vardır, meyhane kültürü vardır. Tarikatlarda da Tekke’ye meyhane denir. Allah aşkının içildiği yer olarak belirlenir. Öyle düşünelim, meyhane üslubuyla söylüyor. Güzel söylüyor.

“Canım Hocam, geceler seni dinleyebilmirdim, sabahları program olması çok gözel. Bir de seni çok özledim yanına gelmek isterem.” Tamam.

“Demek yirmi dört saattir uyumadın? Nasıl başarıyorsun maşaAllah? Şimdi utandık biz üç ya da dört saat uykuyla güne başlasak derin derin nefes almamız gerekiyor” diyor, “kırk yaşta ihtiyar görünüyoruz” diyor. Estağfirullah haşa.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Türk Dil Kurumu sözlüğünde “müsait” kelimesinin anlamı olarak; “her an flört etmeye hazır kadın” yazması çok tepki aldı. Hükümet de yaptığı açıklamada bunun yeni bir ekleme olmadığını 1950’lerden beri bu tanımın sözlükte yer aldığını iade etti.

ADNAN OKTAR: 50 mi? Ben hiç duymadım. “Müsait” çok münasebetsiz bir ifade olmuş oluyor. Bir de kadın. Niye erkek değil? Niye kadınlara yönelik bu? 1950’lerden itibaren demek ki bu kafa varmış. Bu kafayı şu an niye devam ettiriyorsunuz? Çok çirkin olmuş.

Fikret dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Kanada Gizli Servisi Direktörü Michel Coulombe, IŞİD’in Libya, Afganistan ve Pakistan’da da yayılmaya başladığını söyledi.

ADNAN OKTAR: En risklisi Mısır’da İhvan-ı Müslim’in tamamının IŞİD safına geçmesi. O zaman dünya kan denizine döner. Çünkü en az elli-altmış milyon taraftarı var İhvan’ın, en az altmış milyon genç taraftarı var. Çok müthiş vahşet olur Allah vermesin. “Ya imam, ya Mehdi” diyoruz. Cenab-ı Allah bir an önce zuhur ettirsin. Vakit geldi dayandı.

“İran’ı ele geçirmenin yolu ona komşu Kürdistan kurup başına musallat etmek.” Sen öyle bir şey yapsan İran o Kürdistan dediğin yeri kürdan niyetine böyle çat diye kırar ortadan atar. Kürdistan olmaz o zaten, o PKKistan olur, PKKistan’ı da İran pislik temizler gibi en fazla bir günün içerisinde yerle bir eder. Hallaç pamuğuna çevirir, cehenneme çevirir ortalığı. Türkiye’ye yaptığınız kabadayılığa benzemez bu ey PKK’lılar.

Nuray Aslı. Elini yüzünü yıkarsan, gözlerini yıkarsan görürsün.

İsmail İnce. İşte ahir zaman olduğu için öyle.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Amerika Birleşik Devletleri’nde Beyaz Saray’ın resmi internet sitesindeki dilekçeler bölümünde, İranlı liderlere mektup gönderen kırk yedi cumhuriyetçi senatörün vatan hainliğiyle yargılanması talebiyle imza kampanyası başlatıldı.

ADNAN OKTAR: İran’la zaten Amerika iç içe. Beraberce Müslümanlar’a operasyon yapıyorlar şu an. Sünni Müslümanlar’ı adeta kazıyorlar. Amerika’nın aldığı bir karar, burada hainlik iddiası biraz komik oluyor. Amerikan derin devletinin uygulaması bu, resmi uygulama. İran hemen hemen her gün Kürtler’i asıyor, PKK’lı Kürtler’i. Hiç kimsenin çıtı çıkmıyor, acayip korkuyor İran’dan Amerika. Müslümanlar’ı yok etmek için iyi bir güç olarak gördü İran’ı. Halbuki o oyunu kendi ayağına dolanacak şimdi. Çünkü İran Mehdiyet’e hayran olan bir yapıdadır. Şiiler “Hz. Mehdi (a.s.)” dedin mi içleri erir. Amerika kendi başına belasını kendi eliyle sepet gibi örüyor.

Bugünlük bu sohbet yeter, yarın devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar’la Sohbetler programımız şu anda sona erdi, akşam tekrar birlikte olacağız, inşaAllah. 

Masaüstü Görünümü