Harun Yahya

Sohbetler (13 Mart 2015; 00:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz, Adnan Oktar ile Sohbetler programımıza başlıyoruz. Adnan Bey birazdan bizlerle olacaklar. Programımız şu anda fasılla başlayacak. Öncelikle sanatçılarımızı ben tanıtmak istiyorum. Vokal ve kemanda Onur arkadaşımız, kanunda Suat arkadaşımız, ritimde Ali Bey ve Devran Bey.

ADNAN OKTAR: Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, yarın akşam saat 20.00’de Yaşamdan Portreler programında Aylin Atmaca’nın konuğu İsmet Sezgin. On iki, on üç, on dört, on beş, on altı, on dokuz ve yirminci dönem milletvekili ve eski İçişleri ve Savunma Bakanımız kendileri.

ADNAN OKTAR: İsmet Hoca’ya helal olsun, maşaAllah. Kaç yaşında o?

KARTAL GÖKTAN: Bakayım.

ADNAN OKTAR: Çok efendiydi o. Tam tipik DYP’li. Tam tipik Adalet Partili. Bir Adalet Partili tiplemesi vardır, halim selim sakin, kabadayı hafif, o da öyle maşaAllah. MaşaAllah, Allah ömrüne bereket versin. Bu Adalet Partililerin nedir böyle maşaAllah, Demirel başta olmak üzere. Hakikaten çok halim, çok efendi insanlardır, bir kısmı vefat etti ama.

BÜLENT SEZGİN: 88 yaşındaymış.

ADNAN OKTAR: Evet, çok şahane insanlar. Delikanlıdır o, bayağı kabadayıdır. Böyle kucaklayıcı, halkla iç içe olan, bir tek Allah’tan çekinir, başka kimseden çekinmez.

Kimseye densizlik yaptırmayız. Aklı başında olacak herkes. Bizi böyle ikna edeceklerini zannediyorlar, çıkıyorlar böyle kibar kibar, kokoş teyzeleri çıkarıyorlar böyle kokoş babaanneleri, hayatı kaymış tipler, bir de çay içiyorlar. Nezaketiyle “Abdullah Öcalan’ı bırakalım” başka “katilleri de bırakalım” başka “şu başkanlık sistemini getirin, Amerikan modeli Türkiye Birleşik Devletleri olsun, mutlu oluruz” diyor. Dünyayı başına geçiririz, aklını başına alacaksın. Sen bize meydan okuyorsun. Yani o meydan okumanın cevabını biz sana vermeyi biliriz. Ama beklediğimiz yerler var. İstedikleri kadar televizyona cins tipleri çıkarsınlar, netice alamazlar. Yani bir kısmı için söylüyorum. Hep de böyle belirli bazıları için söylüyorum bunu. Her gün aynı terane. Utanmıyorlar da. Yok arkadaşım müsaade etmeyiz diyoruz, yine aynı lafı ediyor.

Birşey daha söyle Fikret Bey.

KARTAL GÖKTAN: Sayın Devlet Bahçeli milletvekili adaylığını açıkladı beraberinde partililerle birlikte koç kestirdi. Burada yaptığı açıklamada “hedeflerinin tek başına iktidar olduğunu” duyurdu ve ardından şehitler için dua edildi.

ADNAN OKTAR: MHP’nin çizgisi iyiye gidiyor. Yani eskiden soğuk nevaleler vardı içlerinde, böyle mesafeli. Cemaatlere vesaire böyle mesafeli, dikkatli, ürkek vesaire tipler. Baktım son zamanlarda bayağı iyiler. Çok sevgi dolular yani tehlike hayır getirmiş. Vatan savunması hırsı hayır getirmiş, üslupları çok değişmiş, baya güzel olmuş üslupları, tebrik ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi iyi gidiyor, sevgi anlayışları güzel, dostluk anlayışları güzel, nitekim bak hemen yedi-sekiz puan fark attı. Demek ki, faydalı oluyormuş. Öyle diyelim de, anlaşılsın. Yedi-sekiz puan çok büyük olaydır. Durduk yere olmuyor bu. Demek ki birileri vesile oluyor, bir şeyler oluyor. AKP de iyi, iyi gidiyor benim gördüğüm. CHP de iyi gidiyor. Saadet Partisi’nden pek ses çıkmıyor ama herhalde onlar da iyi gidiyorlardır, genel olarak iyi bir gidişat var

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Sabah Gazetesi haberine göre; “istihbarat bilgilerinde silahsızlanmaya giden bazı adımlar atılmaya başlandı. Bakanlar Kurulu’nda ele alınan raporlara göre sahada şu hareketler yaşanıyor, PKK çatışma dönemi için planladığı serhildanda kullanmak amacıyla şehirlere taşıdığı hafif silahları toplamaya başladı.

ADNAN OKTAR: Ben böyle kesmeler yalanlar falan duyunca, aklımızla alay edilmesinden kaynaklanan bir öfke oluyor içimde. Bu çok ayıp. Hafif silahları topluyormuş. Ağır silahları ne yapıyor? Onları yağlıyormuş. O silahların hepsini alır toparlar, biz toprağa gömeriz, kanunla hukukla, inşaAllah. Onlar gömmezler. Böyle şeylerle bizi meşgul etmesinler, bizim böyle yalanlara kulağımız tok. Yok istihbarat gelmiş de, bunların hiçbirinin aslı astarı yok. Hiç kimse inanmasın. PKK asla ve kesinlikle silah bırakmaz, daha önce üç yıl önce söyledim. Varlık sebebi ortadan kalkar, mahvolurlar onların kafasına göre siyasetle iç birliği eski katillere kim yüz verir. “PKK siyasetle sağı yenecek” diyor. Hepsi katil. Katili kim iktidar yapar? Onların silahtan vazgeçmesi mümkün değil, onların kafasına göre. Onların hakkından gelecek işte, kanun hukuktur. Dolayısıyla bize böyle kafalama yapmasınlar, ayıp oluyor. Hangi gazete dedin bunu?

BÜLENT SEZGİN: Sabah Gazetesi.

ADNAN OKTAR: Sabah Gazetesi’nden yanlış haber gelmiş, inanmasın. Çok ayıp durup durup. Sabah'ın üstüne ne vazife bu? Adı gibi biliyor silah bırakmayacaklarını, bu neyin kafalamasıdır bu, ben anlamıyorum. Sabah Gazetesi diyelim ki yanlış bir bilgi aldı, onlara bir kafalama bilgi gitmiş. Peki siz niye naklediyorsunuz mübarekler?

Dünya iki günlük geçer dünya, asıl ahiret bizim için önemli Rabbimiz’e hamdolsun. Bizleri böyle mesrur ediyor, mutlu ediyor, sevinç içinde yaşatıyor. Bereketi nuruyla sarıyor, Allah’a hamdolsun.

Şimdi başkanlık sistemi için ne diyor halk bir sokak röportajı var, onu yayınlayalım. PKK tehlikesi ile ilgili filmimiz. Bizde devam ederiz sohbete.

BÜLENT SEZGİN: Evet videolarımızla programımız devam ediyor. Birazdan tekrar birlikte olacağız.

VTR-Halkımız Başkanlık Sistemine Geçmeli mi?

BÜLENT SEZGİN: Evet, sohbetimize devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Başlayalım muhabbete.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, ünlü anketçi Hakan Bayrakçı’nın başkanlığını yürüttüğü Sonar Araştırma’nın Mart 2015 siyasiyi gündem araştırması çalışması seçim anketi sonuçları açıklandı. Sonar’ın anketinde partiler arasında oy dağılımı şöyle oldu. AK Parti yüzde 40. CHP yüzde 27. 1. MHP yüzde 18. HDP ise 10,1. 26 il kapsamında yapılan 2015 seçim anketi çalışmasında toplamda üç bin kişi ile görüşüldü.

ADNAN OKTAR: 10.1 mi?

BÜLENT SEZGİN: Evet, HDP.

ADNAN OKTAR: Hiç inandırıcı değil. En fazla yüzde 7 oyu var HDP’nin. 2.milyon küsur. Bana yapmasınlar bunu. AK Parti’de o kadar gerilime ben zannetmiyorum. Yüzde 40 biraz düşük. MHP’nin ilerlemesi doğrudur, olabilir. Ama yine de bilmiyorum tabii doğru da olabilir.

“Helal, iyi geceler Hocam” diyor. “Şırnak geçici köy korucuları olarak sizleri çok seviyor ve şu an nöbette olmamıza rağmen telefondan sizleri izliyoruz” diyor. Allah’a emanet olun. Aslansınız siz aslan. Dağlar sizlere emanet. Dağların aslanısınız. Koç yiğit onlar koç. Dağların efesi onlar, seymenleri.

Evet, Fikret dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, arkadaşlarımız Hüma Babuna ve İbrahim Tuncer Ankara’da bir Çağdaş Sanat Fuarı’nda sizi temsilen sanatçı bazı dostlarımızın daveti üzerine bir davete katıldılar. Buradan fotoğraflar var. Bu fotoğrafta ressam Sayın Musa Güney ve Kültür ve Organizasyon Kurumu’ndan Sayın Gizem Tatlıcı görünüyor.

ADNAN OKTAR: Ne güzel.

KARTAL GÖKTAN: Devlet ve Bayındırlık eski Bakanı AK Parti milletvekili Sayın Faruk Nafiz Özak.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Güreş alanında olimpiyat şampiyonu olan Milli Takım Antrenörü Sayın Mehmet Akif Pirim, en solda. Komutanımız Doçent Doktor Sayın Ahmet Zengin ve iş adamı Sayın Fatih Sağdıç komutanımız ortada.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: “A9 TV’de yapılan ülkenin birliği bütünlüğü ile ilgili çalışmaların çok önemli olduğunu” belirtmiş komutanımız. Başbakanlık müşaviri Sayın Hamdi Şengel. İran Büyükelçisi Sayın Ali Rıza Bikdeli kızı ve eşiyle.

ADNAN OKTAR: Ne güzel, lütfetmişler, şeref vermişler.

KARTAL GÖKTAN: Sayın Büyükelçi sizin eserlerinizin güzelliğinden bahsetmiş ve selamlarını iletmemizi istemiş.

ADNAN OKTAR: Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.

KARTAL GÖKTAN: Litvanya Büyükelçisi Sayın Kestutis Kudzmanaz. Avrupa Birliği ve Bakanı ve Baş Müzakereci Sayın Volkan Bozkır.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Kamu Denetçiliği Ombudsmanlık Kurumu’ndan baş denetçi Sayın Nihat Ömeroğlu.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Polonya büyükelçisi Sayın Mieczysław Cieniuch. Sayın Büyükelçi “sizin arkadaşlarınızla görüşmekten çok büyük keyif aldığını mutluluk duyduğunu, çünkü arkadaşlarınızın hep pozitif bir ruh haline sahip aydın kişiler olduğunu” söylemiş.

ADNAN OKTAR: Allah sevgisi olunca, Allah korkusu olunca, Allah aşkı olunca, her şey güzel olur. Bütün mesele bütün özellik, Cenab-ı Allah’ı candan sevmek ve candan iman etmekte. Akşam yatıyordum tefekkür ettim, dünya kainatta bir toz, uçsuz bucaksız. Biz tozun içinde tozdan daha da küçüğüz.  Ama hepsine hakim Cenab-ı Allah, hiç uyumuyor, biz uyuyoruz. Biz ölüyoruz, biz hastalanıyoruz, O asla ne hastalanıyor ne ölüyor, maşaAllah. Bütün atomlara hakim kainatta uçsuz bucaksız. Allah’ın gücü çok büyük, çok çok büyük. Takdir edecek akla sahip olmak, takdir edilecek iradeye ve dikkate sahip olmak çok önemli. Mesela düşünün Uranüs’te bir gaz parçası olarak düşün bir şey herhangi bir madde. Mesela kükürt yok oksit de. Kütürtün içinde bir alem var. Kükürt atom dolu içi, o dönüyor sonsuzdan beri dönüyor, kainatın ilk yaratılışından beri dönüyor. Enerji ölmüyor. İnsan ölüyor, atom ölmüyor. Hem de muntazam, büyük bir enerjiyle. Hastalanmaz, kanser olmaz atom. Ülser olmaz, karnı ağrımaz, gözü ağrımaz. Rabbine tevekkül etmiş, derviş gibi sürekli dönüyor. Ne kadar? On beş milyar yıldan beri. Ne yaparsan yap, dağlar taşlar birbirine karışıyor her yer yanıp kül oluyor, o daha hala dönmeye devam ediyor umurunda bile değil onun. MaşaAllah, Allah’ın verdiği kuvvete bak.

AYLİN KOCAMAN: Adnan Bey, şeytandan Allah’a sığınırım; “Dikkatli olun, şüphesiz Allah her şeyi sarıp kuşatandır.”

ADNAN OKTAR: MaşaAllah bak her şey, atomu, çekirdeği, dünyayı.

AYLİN KOCAMAN: Sizin de dediğiniz gibi dikkate yöneltiyor Allah.

ADNAN OKTAR: Allah’ı hakkıyla sevmek çok en büyük konu budur kardeşim. Allah’a iyi dikkat vermek, yüceliğini iyi anlamak, büyüklüğünü iyi anlamak ve çok sevmek. Allah buna, yani insan gibi değil de Cenab-ı Allah içerliyor yani Cenab-ı Allah, bunu anlamanız için söylüyorum, bizim tarzımıza bir içerleme değil. Allah’ın zoruna gidiyor bu. “Allah’ı hakkıyla takdir edemediler” diyor Allah ayette. İşte bak bu bir şeydir işte zoruna gitmesidir Allah’ın. “Bu kadar nimet veriyorum, bu kadar güzellik veriyorum” diyor, “Beni takdir edeceksiniz” diyor. Yapamıyor insanlar. Allah onun içinde “zalim ve cahildir” diyor insan. “Zaluma ve cehula” diyor. Nankör olduğunu söylüyor Allah. Nankör olmaktan Allah’a sığınmak lazım. Zalim ve cahil olmaktan Allah’a sığınmak lazım.

“MaşaAllah, maviler içinde gökyüzü kadar engin bembeyaz gömleğinle rahmet bulutları gibi bereket dolusun, Allah aşkıyla sevdiğim canım Hocam” diyor. “Omuz hizanda birkaç günden beri gördüğümüz o çiçek de şahane şirin ve çok süslü görünüyor” diyor. MaşaAllah. “Es yüreklere Allah aşkıyla sevdiğim” diyor, maşaAllah.

Onur İlbaş; “Adnan Bey, ben Bingöl’den Onur İlbaş. Size bir sorum olacak. Her zaman PKK ve teröre karşı olduğunuzu ve her programda onlara laf söyleyip, aşağılıyorsunuz.” Doğru. Hem aşağılamanın en iyisini yapıyorum. “Peki dünyanın en büyük terör örgütü ve İslam’ın en büyük ve birinci düşmanlarının IŞİD’e neden bir şey söylemiyorsunuz? Bu tavrınız çok çelişkili geldi bana.” IŞİD ne biliyor musunuz? Allah’ın size Kuran’da vadettiği büyük bela. Allah belanızı veriyor. Onur’u kastetmiyorum, PKK’yı diyorum. Allah semadan bela yağdırıyor üstünüze. Allah’tan bela istedik, Allah belanızı verdi. Daha bir safhasındasınız. Deccaliyet kırk yıldır. Kırkıncı yılınızı doldurdunuz, ey deccal sürüsü. Allah bin bir türlü belanızı verdi ve daha da verecek. IŞİD bu belalardan bir tanesidir. Allah “insanların bir kısmını bir kısmıyla def etmesi olmasaydı” diyor, “yeryüzü fesat içinde olurdu” diyor. Onlar ayrı, yanlış yoldalar. Ama belanın mantığı olmaz. Adı üstünde bela yani. Allah belanızı veriyor, ey PKK’nın iti kopuğu, aşağılık, pislik, lağım takımı bunu bileceksiniz. Adı ne diyoruz; Kahpe. Soyadı, soyadı ayrı. Ama bak kahpe, pislik ve aşağılık bir yapılanmadır PKK, bunu bilecekler. IŞİD tamam şiddet ve dehşet örgütü, doğru. Ama belanın mantığı bu işte. Allah size bela olarak verdi bunu. Tekrar tabii Onur İlbaş kardeşimize söylemiyorum Bingöl’den ona selam ediyorum, iyi niyetle nezaketli bir üslupla konuşmuş. Muhtemelen biraz sempati duyuyor PKK’ya. Kürtler baş tacıdır. Kürt’ün ben ayağının altını öperim. Ben onun ayağının tozuyum. Ben Kürt’ün kölesiyim. Kürt benim canımdır. Canımı veririm ben Kürt için. Ama PKK alçaklarına dünyayı dar edeceğiz, bunu bileceksiniz. Bu vatanda bölünmeye müsaade etmeyiz. Allah bana hayatı haram etsin, eğer böyle bir şeye müsaade edersek. Asla müsaade etmeyiz, hiç birimiz.

CEYLAN ÖZBUDAK: PKK’nın şehit tehdit ettiği insan sayısı IŞİD’den kat kat daha fazla Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Tabii, dünyanın en şiddetli terör örgütü. “IŞİD ne?” diyor. IŞİD adını söylüyorum sana, Allah’tan size bela olarak geldi. Ad ve Semut Kavimlerine gelen belanın bir çeşidi.

CEYLAN ÖZBUDAK: Hatta 11 Eylül’ü bile sayacak olursak, El Kaide’den de fazla. 

ADNAN OKTAR: Tabii ki.

Şimdi başkanlık sistemine halk niye karşı, nasıl karşılar anlatıyorlar, bir film var kısa iki dakikalık onu seyredelim, devam edeceğiz.

BÜLENT SEZGİN: Videomuzdan sonra beraberiz. 

VTR-Halkımıza Başkanlık Sistemini Sorduk.

BÜLENT SEZGİN: Programımız devam ediyor.

ADNAN OKTAR: Bak herkes bunu söylüyor, aksini söyleyen bana bir kişi göstersinler.

Hadi bugün bu kadar yeter, yarın devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler programı şu anda sona erdi. Sabah tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın.

Masaüstü Görünümü