Harun Yahya

Sohbetler (14 Mart 2015; 09:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler programımız başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hadi başlayalım.

KARTAL GÖKTAN: Amerika Birleşik Devletleri, IŞİD’e karşı mücadelede İncirlik Üssü’nü saldırı amaçlı kullanacak.

ADNAN OKTAR: Aman ha aman ha, katillere geçit yok. Hiçbir üssümüzü, hiçbir yeri katillerin cinayet işlemesi için, emirlerine amade haline getiremeyiz. Kabadayılık yapmak istiyorlarsa gelsinler, istediği kabadayılığı yapsınlar, artistlik yapmayacaklar. Kendi pis işlerine bizi bulaştırmasınlar. Bunlar mafya, ahlaksız takımı, bizi de bu pisliğin içine bulaştırmaya çalışıyorlar, asla olmaz. Sen cinayet işlemek istiyorsun, nur gibi Türk askerini o pisliğin içine çekmeye çalışıyorsun, asla. Gerekirse İncirlik’i de kapatırız. Gıcıklığı bırakacaklar, müsaade etmiyoruz.

Buyurun, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Türklerin ortak tarih kitabı hazırlanıyor. Her ülkenin kendi dilinde basılacak kitap tüm Türk dünyasında okutulacak. Kitapta; Türk dünyası, Türk hayranlığı, Türk Kanlıkları, İlk Türk İslam Devletleri, Moğol İmparatorlukları, Güney ve Doğu Asya’daki Türk hanedanları, Osmanlı İmparatorluğu ve Türk dünyasının ortak mirasları yer alacak.

ADNAN OKTAR: Ülkücü bir eser. Cumhurbaşkanlığının arması bile milliyetçi bir armadır, işin doğrusu ülkücü bir armadır. 16 Türk devleti, açıklaması yok, anlamı belli.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulan rapora göre; hayatı boyunca en bir kere şiddete maruz kadın oranı yüzde 36. Yüzde 44’ü de yaşadıklarını kimseye anlatamıyor. Kentte şiddet oranıysa yüzde 35. Kadınların dörtte biri şiddet sonucu yaralanıyor.

ADNAN OKTAR: Darwinist, materyalist eğitimi bırakırlarsa, sevgi eğitimi olursa, bunlar olmaz. Allah korkusunda bunlar olmaz. Yoksa siyah giyip sokağa çıkmak, yok işte turuncu giyip bir şeyler yapmak, bunlarla netice alınmaz. Bunları yaptıkça, daha fazla cinayet işliyorlar, dikkat ederseniz. Ertesi gün 10 tane daha cinayet işlediler. Onlarla netice alınmaz. Adamlar, öyle insanların bağırıp çağırmasıyla tırsmaz bu katiller. Bunlar eğitimle adam olurlar.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Rusya Müslümanlarının oluşturduğu Birleşik İslam Kongresi’nin Kızıl Meydan’da Putin’in isminin verileceği bir cami inşa edilmesini talep ettiği belirtildi.

ADNAN OKTAR: Putin camisi, süper olur. Putin’e yakışır, Putin yaman delikanlıdır. Putin’i bütün İslam alemi sevecek, göreceksiniz. Eksiklerini hatalarını giderecek, mükemmel bir Müslüman olarak ortaya çıkacak Putin. Delikanlının hasıdır o.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: PYD kadın temsilcileriyle New York’ta görüşen Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Yetkilisi Tom Malinowski, “İran ve Suriye’den iki Kürt kadınla görüştüm. Her ikisi de kendi halkına ‘güvenli bir demokratik toplum inşa etmek çalışıyor dedi.”

ADNAN OKTAR: Sen dindar adamsın Hristiyansın, karşındaki Allah’sız, Kitapsız komünist. O zaman sen Kore’de niye savaştın? Laos’ta, Kamboçya’da niye savaştın, madem böyle densizlik yapacaksın, münasebetsizlik yapacaksan? Kamboçya’daki komünistlerden bin beter bunlar, daha azgınlar. Kore’den bin beter bunlar. Çok daha azgın ve gözü dönmüş bunlar. O kadar asker şehit oldu, Türk askerleri gitti, o kadar mücadele verildi, orada komünistleri destekliyorlar. Amerikan dış politikasında bir bozukluk var. Bunu yazıyla her yere bildirelim. Bu durum sıkıcı, bir acayiplik var.

BÜLENT SEZGİN: Daha sonra Malinowski bir twit attı Adnan Bey; “Kadınların sosyal siyasal haklarını destekleyen bir Kürt bölgesi güçlü parlak bir geleceğe sahip olacak.”

ADNAN OKTAR: Halbuki senin iflahını keser komünistler, kıtır kıtır doğrarlar seni. Ama şu an silahını kullanıyorlar, paranı kullanıyorlar, sen de onu yutuyorsun ve yiyorsun. Aklını başına alsın. Saf görüyorlar, inanıyor o da onlara.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: 2014 yılı Suriye’deki iç savaşın en kanlı yılı oldu. Geçen yıl en az 76 bin insan hayatını kaybetti. Toplam ölü sayısı en az 220 bin.

ADNAN OKTAR: Her yerde bir zulüm ve dehşet devam ediyor. İmam Mehdi (a.s)’ın zuhuruna kadar. İmam Mehdi (a.s), Hz. İsa Mesih (a.s)’a ortam sağlayan kişidir. Yani Hz. İsa Mesih (a.s) misafir olarak geliyor. Onun öyle aktif bir görevi olmaz Hz. İsa Mesih (a.s)’ın. Dünya dış siyasetine etkili olur. Putin gibi, İngiltere Prensi Charles gibi falan şahıslara etkili olur, talebeleriyle. Ama onun dışında çok ciddi bir etkisi olmaz. Çünkü kendini zahir edemez Hz. İsa Mesih (a.s). Ama Hz. Mehdi (a.s) öyle değil.

Fikret, bir şeyler söyle sen de konuşalım.

KARTAL GÖKTAN: Yazar Yusuf Kaplan; “eğitimimizin de, düşünce sanatımızın da ana kaynağı, kurucu kaynağı Kuran’dır. Kuran’ı yok sayan her girişimin sonu hüsrandır” dedi.

ADNAN OKTAR: Güzel, peki ne yapmayı düşünüyor? Hükümete bir çözüm göstermesi lazım, bir şeyler söylemesi lazım, çözümsüzlük olmaz.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey bir fotoğraf vardı, Pakistanlı fakir çocukların.

ADNAN OKTAR: Bunlar ne şeker böyle, bir de kına yakmışlar kafalarına. Ne kadar sevimli şeyler bunlar. Bunlar da oranın kedisi demek ki. Baya güzeller, maşaAllah.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: BBP Genel Başkanı Mustafa Destici; “Biz MHP’yle aynı kökten geliyoruz. BBP ve MHP’nin seçim işbirliği yapması çok garip olmaz. Görüşmelerimiz devam ediyor ama kesinleşen bir şey yok” dedi.

ADNAN OKTAR: Yok yok kesinleşsin. Büyük Birlik Partisi, MHP hatta Saadet Partisi. Ben daha önce de söyledim, bu yapılan anketlerden bir ortalama tespit yapsınlar, herkese kaç milletvekili düşer, bir hesap yapsınlar, mesela sana 3, ona 5, ona 20, bitti. O şekilde bir bölüşüm yapmaları lazım. Öbür türlü Türkiye’nin bu darboğazında o oyları zayi etmek, çok büyük zulüm olur, çok çok büyük zulüm olur. Saadet’in en az yüzde 3 oyu çıkar, BBP’nin de yüzde 2,5-3 onun da çıkar oyu. Yüzde 6 oy, çok yüksek bir oy. MHP’yle birleştiğini düşün, akıl almaz bir güç meydana getirir.

AYLİN KOCAMAN: Siz yerel seçimler öncesinde de söylemiştiniz, Güneydoğu’da MHP’nin alabileceği yerler vardı, öyle bir ittifak yaptıklarında.

ADNAN OKTAR: Tabii, hiç düşünülecek gibi değil. Aslında, o konuda hem yazı yazalım hem teşvik edelim uyaralım. Alttan alıyor olabilirler, çoktan hallolması gerekiyordu böyle bir konunun. Şu ana kadar uzamaması gerekiyordu, bir gariplik var.

“Öcalan’ın dışları çıkması demek, Türkiye’nin ve dolayısıyla dünyanın sonunun gelmesi demektir. Bu zulmü yapacak insan daha dünyaya gelmedi.” Sözüme karşılık olarak Esrayit Balkelam Savlover. “Sen kahin misin” diyor. Bir dene, kahin miyim, yoksa hadislerden kaynaklanan bir şeyler mi anlatıyorum, Kuran’a dayandırarak mı anlatıyorum, ne anlattığımı o zaman görürsün. Kuran’a göre zulüm, payidar olmuyor. Deccaliyetin sonu geldi. Hadise göre de böyle, Kuran’a göre de böyle. Peygamber (s.a.v)’e de kahin diyorlar, vahiyle bildiriyor. Ben Peygamber (s.a.v)’in bildirdiğini söylüyorum.

Mimar Sinan Üniversitesi’ni terörist kampı gibi kullanan PKK yandaşları, 8 askerimizi şehit eden teröristin resimlerini asmışlar. Sinevizyonlu terör propagandası yapmışlar. Kimse karışmıyor, çok acı bir durum.

Mardin’de yapımı devam eden Ilısu Barajı ve HES inşaatı, terör örgütü PKK’nın tehdidi sonucunda durdurulmuş. Mesela bu da çok acı bir durum. Derhal gereği yapılsın.

BÜLENT SEZGİN: Daha önce bir çalışanı şehit etmişlerdi.

ADNAN OKTAR: Tabii, korucuları şehit ettiler, askerimizi daha yeni yaraladılar.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey siz dün, insan dünya üzerinde bir nokta demiştiniz. Dünya da evrende bir nokta demiştiniz. Bir fotoğraf vardı.

ADNAN OKTAR: Göreyim.

BÜLENT SEZGİN: Mavi daire içine alınan dünyamız, 6.4 milyar kilometre uzaklıktan dünya.

ADNAN OKTAR: O dünyanın içinde insan toz bile eğil. Yani dert edindiği şeyleri biraz düşünürse, ne kadar boş işlerle uğraştığını daha iyi anlar.

Büyük Birlik Partisi ve Saadet, MHP ile işbirliği yapsın. Onlara MHP 3 veya 2, 5 kaçsa onların oy oranına göre milletvekilliği versin. Öbür türlü gerçekten çok yazık. En az 60-70 milletvekili boş yere heba olmuş olacak, 60-70 milletvekili en az. Hemen gereği yapılsın. Büyük Birlik Partisi’nin yiğitleri, aslanları bunun ehemmiyetini görüyorlardır.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: IŞİD sesli bir mesaj yayınlayarak, Boko Haram’ın kendilerine bağlılık sözünü kabul ettiğini duyurdu.

ADNAN OKTAR: Bir de kabul sorunu var. Bağlıyım demeyle de olay kurtarmıyor, bağlılığını kabul etmeleri gerekiyor. İlginç bir durum.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Avusturya’daki tartışmalı İslam yasası, federal konsey tarafından onaylandı. Yasa, Müslümanlara yönelik genel şüphe, yurt dışından gelen imamların engellenmesi, bakanlar kurulunun cemaatlerin tanınması ve lağıv edilmesinde yetkili olması, dini etkinliklerin güvenlik gerekçesiyle iptal edilmesi gibi yönleriyle eleştiriliyor.

ADNAN OKTAR: Onlar her şeyi yaparlar, eleştirmeyle falan kurtulamazlar. Müslümanların kalbine sevgi iyice nakşedilecek. Kainatın kuralı, kainatın meydana geliş amacı, sevgidir. Sevgiyi herkese anlatacaklar. “Sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz” sözü çok güzel bir ifade.

AYLİN KOCAMAN: Siz zaten biliyorsunuz Adnan Bey, bu yasada Müslümanlara tanınan başka haklar da var, yani sırf bu yönleri değil. Onlara da baya imkan vermişler.

ADNAN OKTAR: Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Irak güvenlik güçlerin, Şii milislerle yürüttüğü bir kuşatmanın ardından, Tikrit’e girmesinin ardından Amerikan yönetimi kaygılarını açıkladı. Genel Kurmay Başkanı Dempsey, İran’ın harekatta üstlendiği role vurgu yapıp sordu; “asıl mesele şimdi ne olacak?” Amerikan Savunma Bakanı Ash Carter de; “Irak’ta bize en çok mezhepçiliğin gelmesi endişelendiriyor” diyerek, yine İran’ın Washington’da yarattığı endişeye işaret etti.

ADNAN OKTAR: Bunlar safa yatıyorlar değil mi? Yani bilmiyormuş da, operasyonla sonra aydınlanmış. En ince detayına kadar biliyorsunuz. Onlar şimdi İncil’de orada defalarca yıkım olacağını, defalarca şehirlerin yeniden kurulacağını, yaklaşık 9 yıkım mı ne diyorlar. Yani hem yıkılma hem kurulma, ondan sonra Hz. İsa Mesih (a.s)’ın geleceğini, onun için sürekli şehirleri yıktırıyorlar. Şimdi bununla bırakmazlar, yeniden IŞİD’e orayı işgal ettirecekler bak göreceksiniz, yeniden yıktıracaklar, böyle garip bir inançları var, çocuk gibiler yani.

AKP’li yeni milletvekili adaylarının ilginç tanımları oluyormuş bazılarının. Seçim tanıtımlarında paralelle mücadele edeceğine şerefi üzerine yemin ediyorlarmış. Bu kadara gerek var mı? Tabii yine takdir onların da. Her partiliyi de seviyoruz, yanlış anlamasınlar, 32 tane parti varmış, hepsini başarılı olmasını diliyoruz, öyle diyeyim. BDP’yi sevemiyorum, o konuda beni affetsinler ama kazanıyorsa da kazanır, niye kazanıyorsun demem. Öbürlerine de başarılar diliyorum. Kurtarıyor muyuz böyle demekle?

Evet, şimdilik bu kadar yeter. Hazırladığım iki dakikalık bir film var, halkın başkanlık sistemine nasıl karşı olduğu. Onu destekleyen diğer filmlere de bakalım. Tayyip Hocam’ı ikna edeceğim, inşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Önce videomuzu izleyeceğiz, daha sonra da bugünkü programımız sona erdi. Akşam tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın.

VTR- Halkımıza Başkanlık Sistemini Sorduk. 

Masaüstü Görünümü