Harun Yahya

Sohbetler (15 Mart 2015; 23:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler programımıza başlıyoruz. Programımıza öncelikle fasılla başlayacağız, değerli sanatçılarımız bizlerle. Adnan Bey birazdan bizlerle olacak.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, Allah şevkinizi arttırsın. Sanatçı gece-gündüz sanatla ilgilendiği için, şiirle ilgilenir, güfteyle ilgilenir, kalp ne oluyor? Acayip dikkatli hale geliyor. Hep sevgi üstüne söyledikleri şarkılar. Sanatçı, sevginin uzmanıdır. Sevgiyi güzel anlatan şairdir. Şarkılarla bir şiir söylemiş oluyorlar, aşk şiirleri, sevgi şiirleri, muhabbet şiirleri söylemiş oluyorlar. Allah veriyor onlara bu güzel imkanı. MaşaAllah.

Tayyip Hocam’a laf yok, Tayyip Hocam akıllı delikanlı.

Fikret anlat.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, Cumhurbaşkanı Erdoğan Balıkesir Ekonomi Ödülleri’nde açıklamalarda bulundu: “Tedavülden kalkmış 27 Mayıs üretimi darbeyle hakim edilmiş sistemle Türkiye devam etsin diyor. Bu sistemde devam etmek milletimize haksızlık.”

ADNAN OKTAR: Doğru, güzel söylemiş.

KARTAL GÖKTAN: Sayın Erdoğan “Amerika, başkanlık sistemi sonrası sıçrama yaptı” diye söylemiş.

ADNAN OKTAR: Ne sıçraması? Zaten birçok devletten oluşuyordu, başkanlıkla toparladılar.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan, tekrar “Kürt sorunu olmadığını” vurguladı. Kürt sorunu olmadığını belirterek, “kardeşim ne Kürt sorunu, artık böyle bir şey yok. 2005’te Diyarbakır konuşmamda açıkladım. Her etnik gurubun kendine has sorunları var. Neyin eksik senin? Başbakan çıkardın mı? Bakan çıkardın mı? Çıkardın. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde var mısın? Var. Ne istiyorsun, daha ne istiyorsun? Allah aşkına bizden farklı neyiniz var? Her şeye sahipsiniz. Yol yoktu yolunuzu yaptık. Havaalanı yapıyoruz, yaptırmıyorlar. İş adamlarının müteahhitlerin makinelerini yakıyorlar. Niye yakıyorsun? Iğdır’a yaptık, Kars’a havalimanı. Bu devlet bir ayrım yaptı mı? Kardeşlerim, dert başka.”

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’ın bu yönü güzel, bunlar tamam da, fakat başkanlık sistemiyle Türkiye zaten doğal olarak bölünür. Yani onun bir şey yapmasına gerek kalmaz. Tedbir alsa da bölünür. Adı üstünde birleşik devletleri, Amerika Birleşik Devletleri. Felaket diz boyu olur, bela her yeri sarar.

KARTAL GÖKTAN: Fransa örneğini de vermiş. “Degol, ‘bu sistem olursa ben varım, yoksa çekiliyorum’ dedi. Onlar sonra onlar da sıçradı” diyor.

ADNAN OKTAR: Çekiliyorsa çekilsin. Degol ne yaptı ki Fransa’ya? Mahvettiler Fransa’yı. Bak, Fransa da bölünmek istiyor şu an. Marsilya şu bu falan hepsi bölünmek istiyor. Yanlış şeyler bunlar. Bizim, bölünmenin karşısında olmamız için çok yoğun kararlılık göstermemiz, yoğun tedbir almamız gerekiyor. Ciddi bir tehlike var, çünkü silahlı tehdit var. Böyle bir şeyde her şey olabilir.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, siz, “Amerika ayrı olan devletleri birleştirdi, bütün olan devlet ayrılmadı” demiştiniz.

ADNAN OKTAR: Tabii, üniter yapıdan bölünmeye hiçbir ülke gitmemiş. Bölünmüş ülkeler birleştirilmiştir. Ve en çok askeri darbe olan sistem, başkanlık sistemleri. En çok mafya olan sistemler, başkanlık sistemleri. Sakın ha Tayyip Hocam, aman ha. Yani onu unutsun. Ama istediği kadar oy verelim başta olsun, ne diyor, anonim şirketi mi? Anonim şirket gibi de yönetsin bir şey dediğimiz yok. Ama bu olmaz. Başkanlık sistemi sakın ha.

Amerika 16. Başkan döneminde iç savaş yaşadı biliyorsunuz, 620 bin kişi öldü. 16. Başkan Abraham Lincoln’u kabul etmeyen güney eyaletleri ayrıldılar, ülke ikiye bölünmüştü o zaman.

“Sen gider de Etiler’de sorarsan, haklı olarak ‘hayır’ derler. Git bakalım Bağcılar gibi yerlere sor hepsi ‘evet’ diyecektir.” Bağcılar der mi? Ama PKK’lıysa evet der. Bağcılar’da PKK’lılar varsa ama aklı başında hiçbir insan evet demez. Türkiye’nin bölünmesi demek, çok net açık. Beş yaşında çocuk olsa anlar. Amerika Birleşik Devletleri, Meksika Birleşik Devletleri, bunda anlaşılmayacak ne var?

“Başkanlık sistemi olmalı diyen vatandaşları niçin yayınlamıyorsunuz? Çünkü siz istemiyorsunuz, istemeyen medyasınız. Onun için işinize geldiği gibi yayınlıyorsunuz.” Yok, çok az insan çıkar. Bir semtte en fazla 10 kişi çıkar. Öyle bir şey olmaz.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, Cemil Bayık yeni bir açıklamasında şunu söylüyor: “Bizim gerillamız düz bir asker değil ideolojiktirler, eğitilmişlerdir. Amaçları, önder Öcalan’a bağlıdırlar.”

ADNAN OKTAR: Tabii ki. Komünist, Marksist, Leninist, Stalinist olarak eğitilmiş kararlı olan adamlar. Niye silah bıraksın? Asla bırakmazlar. Halkın gücünü kırmak, mücadele azmini kırmak doğru olmaz.

Evet, kısa bir ara verelim devam ederiz.

BÜLENT SEZGİN: Kısa videolarımızla programımız devam ediyor.

VTR-Halkımıza Başkanlık Sistemini Sorduk.

BÜLENT SEZGİN: Sohbetimize devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Konuşun, ben de bir şeyler söyleyeyim.

KARTAL GÖKTAN: Kardeşlerimizin faaliyetlerinden anlatabiliriz Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: Kardeşlerimiz Yalova Armutlu Kaymakamı Sayın Bahadır Güneş’i ziyaret etmişler. Kendisini sizin çeşitli kitaplarınızdan hediye etmişler. 8 Mart Pazar günü Gemlik’ten kardeşlerimiz toplanıp sizin bir kitabınızı beraber okumuşlar. 9 Martta Darıca Farabi Devlet Hastanesi bahçesinde 225 adet İslam Birliği broşürü dağıtılmış. Berlin’de kardeşlerimiz kitaplarınızdan okuyup sohbet etmişler. Kayseri Meydan’da kardeşlerimiz halka 50 adet kitabınızı, 100 adet dergi ve 25 adet CD dağıtmışlar ve akşam da sohbette buluşup iman hakikatlerinden anlatmışlar.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Balıkesir’den kardeşlerimiz birlikte yemek yiyip belgesellerinizden izlemişler. Bursa’dan kardeşlerimiz Yeni Şehir CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülfem Yeter’i ve İlçe Başkanı Ahmet Köse’yi makamında ziyaret edip, sizin kitaplarınızdan hediye etmişler. Ayrıca yeni Şehir MHP İlçe Başkanı Nihat Doğan Bey’le de görüşüp, kitaplarınızdan kendisine iletmişler. Alanya’da kardeşlerimiz bir araya gelip çeşitli konularda sohbet etmişler. Ankara Seyran Bağları’nda 800 adet A9 ve Yaşayan Fosiller broşürü dağıtılmış. Gebze’deki kardeşlerimiz bir araya gelerek, sizin iman hakikatlerinizden olan makalelerinizden okuyup sohbet etmişler. Alsancak’ta 800 adet PKK tehlikesine karşı hazırlanan broşürlerden dağıtılmış. Konya’da kardeşlerimiz okullarda fosil sergileri düzenlemeye devam ediyorlar. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiğini ve sergi ve anlatımların çok etkili olduğunu iletmişler, maşaAllah. Bandırma’da da esnafa 200 adet dergi hediye edilmiş.

ADNAN OKTAR: Çok güzel.

Rahmetli Elazığ Ağır Soraycık köyünde vefat etmiş İbrahim Hoca. Çok şeker bir şiir yazmış; “MHP ile dopdoluyum, isterse kalbimi yarıp baksınlar. Beni her zaman MHP safında görsünler” diyor. Tabii, seviyor olabilir, güzel maşaAllah. Tabii Büyük Birlik Partisi de bizim partimiz. AK Parti de bizim partimiz, hepsine sahip çıkıyoruz.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: “Ya biz İmralı’ya, ya Öcalan’ Kandil’e” diyen Cemil Bayık, “PKK’nın Öcalan’la yüz yüze görüşmeden silah bırakmayacağını “söyledi. “Bizim gerillamız elbette normal bir gerilla değil, düz bir asker değil. İdeolojiktir, eğitilmişlerdir. Amaçları ve önderleri Öcalan’a bağlıdırlar.”

ADNAN OKTAR: Silah niye bıraksınlar? Olur mu? Onlara gösterilen saygının nedeni silah zaten. Şu anki birçok inanın gösterdiği saygının, nezaketli üslubun tek nedeni silahtır. Silah gittiğinde direkt enserline tokat atıp, çok aşağılarlar, hiçbir şekilde adam yerine koymazlar. MHP’nin, BDP’nin, AK Parti’nin hepsinin çeşitli görüşleri var bu konularda. Mesela MHP silah bırakmayacaklarını söylüyor. Ama AK Parti’den bazı kardeşlerimiz silah bırakacağına inanıyor. Asla bırakmazlar. BDP de bırakacaklarına inanmıyor.

“Bizleri fasılla coşturan başta Oktar Hocamız ve çok güzel bir şekilde çalıp söyleyen üstatlardan, sizlerden Allah razı olsun.”

“Hayırdır Adnan Oktar, memleketin sahibi sen misin? Oturduğun yerden talimat veriyorsun.” İyi bir şey işte oturduğumuz yeren, ayakta mı anlatayım ne yapayım?

Her vatandaş bu güzel vatanın sahibidir, ben de sahibiyim tabii ki. Talimat değil fikir, düşünce aktarıyoruz. Nitekim de fikirlerimiz, düşüncelerimiz hayata geçiriliyor. “Ne demişti ne oldu” diye bir bölümümüz var bizim, oraya girsin baksın bu arkadaş. Her dediğimin uygulamaya geçtiğini görür. Her söylediğim uygulamaya geçmiştir.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cemil Bayık, ayrıca şu açıklamayı yaptı: “Öcalan çağrı yapacak, PKK da silah bırakacağını açıklayacak, böylece sorun çözülmüş olacak. Toplumu aldatmaya yönelik sığ bir kurnazlıktır bu.”

ADNAN OKTAR: Tabii ki, çok kötü bu, çok kötü. Biz tabii aldatma demeyelim de yanlış bilgilendirme. Ve çok çirkin. Olmadığı belli böyle bir şeyin, olmayacağı da belli. Niye dürüst davranmıyorsunuz? İşin içinde olan adamlar diyorlar; “biz silahı asla bırakmayız” diyorlar. Sürekli oradan “silah bırakacaklar” öyle bir şey yok. 10 sene önce de aynı şeyi söylediler, 3 sene önce de aynı şeyi söylediler, öyle bir şey yok. Kimse kâle almaz o zaman PKK’yı.
Evet.

BÜLENT SEZGİN: “Bu yanlış algıyı topluma yayarak seçimlerde başarı kazanmak istiyorlar, Kürt hareketi bunları yutmaz.”

ADNAN OKTAR: Kürt hareketi değil de, PKK hareketi. Kürt hareketi ayrıdır. Kürt kardeşlerimiz zaten öyle bir hareket yönü yok. Kürtler sevgi doludur, güzel ahlaklıdır, baş tacıdır onlar.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Amerika ile Türkiye bomba taşıyan insansız hava araçlarının İncirlik Üssü’nden havlanarak, IŞİD hedeflerini vurması konusunda anlaştı.

ADNAN OKTAR: Sakın ha, sakın ha. Böyle dedikodular bile çok çirkin. Bu cinayet olur, Müslüman Müslüman’ı öldürmez. Katil olur yapan. Cinayete azmettirmek, aracılık yapmak, hepsi cinayettir. Sakın ha, böyle şey olmaz. IŞİD, normal Müslüman bir topluluk, hataları var, yanlışları var ama Müslüman gençlerden oluşuyor. Onların bombalanıp öldürülmesi demek, kim yaparsa cinayet işlemiş olur. Ve Allah “sonsuz cehennemdir karşılığı” diyor. Bilmiyorsun etmiyorsun alttaki adamın suçu var mı yok mu. Altta çocuklar var, kadınlar var, insanlar var, sen kimi bombalıyorsun insansız uzay aracıyla? Böyle bir cinayete Türkiye ortak olamaz. Sakın ha. Hiç kimse ağzımızı aramasın, asla kabul etmeyiz. Hükümet böyle bir zulmü asla kabul etmez. Tayyip Hocam da kabul etmez. Tayyip Hocam bir açıklama yapsın, bu zulme tavrını açık açık göstersin. Çok büyük bir zulümdür, çok büyük bir acımasızlıktır ve haram. Katliam, haramdır. İnsansız hava aracı. Yani şuursuz varlıklar. Altta çocuk mu var, kadın mı var kim var, hepsini öldürüyor. Olur mu böyle şey? Türkiye böyle bir dehşete, böyle korkunç bir cinayete, asla aracı olamaz. Bu vatanı, böyle pis işlerde biz kullandırtmayız. Tayyip Hocam açıklama yapsın, Başbakan da açıklama yapsın, bu korkunç ifadelerden kurtulalım. Bütün Türkiye’yi töhmet altında bırakır bu, sakın ha. Kim ne yapıyorsa yapsın, bizi ilgilendiren bir şey değil bu.

CEYLAN ÖZBUDAK: Siz Adnan Bey, aylar önce bu koalisyon ilk başladığında, “Müslümanları Müslümanlara kırdırmak istiyorlar” diye çok detaylı açıklama yapmıştınız. Şu anda gerçekten bu insan savar araçlarıyla ilgili Amerika, o şekilde söylüyor, yaklaşık olarak.

ADNAN OKTAR: Evet. Hem de hellfire yani cehennem ateşi füzeleri taşıyan dronelerle saldıracaklarmış. Bak, cehennem ateşi füzeleri. Müslüman’a bu yapılır mı? Ne kadar büyük günah, ne kadar büyük haram. Hata yaptıysa uyarırsın, anlatırsın. Havadan bombalama nereden görülmüş? Alenen cinayet, sakın ha. Kendi aralarında bir şeyler yapıyorlar, istemiyoruz bunu ama ilgilenmiyoruz da. Biz sadece uyarıyoruz, ‘yapmayın etmeyin, sevgiyle merhametle halledin, dost olun, arkadaş olun böyle zulmün içine girmeyin’ diyoruz. Ama bunun dışında bir şey yapamayız biz onlara. Ama kendi vatanımızda, böyle bir şeye müsaade etmeyiz.

Mesela Pakistan’da da insansız hava uçakları saldırılarında 2014’ten bu yana 3500’den fazla kişi hayatını kaybetti. Bunların 550’den fazlası sivil ve 175’i çocuk. Bunlar çok vahim bir cinayet eylemi, çok dehşet verici. Yemen’de her yerde. Müslüman’ı Müslüman’a öldürtmek istiyorlar. Müslüman’ı Müslüman’a kırdırmak istiyorlar, böyle bir oyuna hiç kimse gelmesin. Amerikalılar hiç ölmüyor, Müslümanlar da zaten insan değil onlar için.

CEYLAN ÖZBUDAK: İnsan savar araçlarıyla bile çok fazla Müslüman ölüyor diye söylüyorlar ama hiç Amerikalı ölmüyor diyorlar.

ADNAN OKTAR: Bu bir ahlaksızlık, çok büyük bir ahlaksızlık. Tayip Hocam kabadayıdır, böyle bir ahlaksızlığa kalıp gibi bir lafla cevap versin. Başbakan da ciğerlerine oturtacak bir cevap versin.

Bu insansız hava araçlarının Türkçesi; biçerdöver. Herkesi biçiyor yani, Müslümanları biçiyor. Allah vermesin, biz onu Müslümanlara uygulatırsak hem harama gireriz, hem Allah belamızı verir, bize de bunu uygularlar ondan sonra. Böyle bir belanın içine girmek olmaz. Sürekli düğünleri bombalıyorlar, “pardon” diyorlar ondan sonra, “biz böyle olacağını tahmin etmiyorduk” diyorlar. Böyle kepazelik olmaz.

CEYLAN ÖZBUDAK: “Biz düğün konvoyu mu, terörist konvoyu mu anlamadık” diyorlar sürekli.

ADNAN OKTAR: Bak rezillik yani.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Kürtler üzerinde bir komünizm tekeli oluşturulduğunu aktaran Müfit Yüksel, “Kürtleri Marksizm’e teslim etmeyeceğiz” dedi. “Kürt adına hareket edeceksen, dindarlıktan vazgeçeceksin diyorlar. Ben ahretten vazgeçemem. Ben vazgeçsem ahiret benden vazgeçmez. Georges Politzer felsefi kitaplarını Amentü gibi okuyorlar. Sovyetler de bile bu kitapların pek fazla bir kıymeti yok ama bir kısım Kürt gençlerine bu kitap Amentü gibi, kutsal bir kitap gibi okutuluyor.”

ADNAN OKTAR: Şimdi cahil gençler, böyle kitapları okuduğunda kendilerine bir saygıları oluyor. “Çelişki, devrim” falan diyorlar. Yani kendilerine güven geliyor. Entel olmuş oluyorlar. Halbuki PKK’lılar tam tipik ayı. Kimin kitabını okursa okusun, dini kitapları tenzih ederim, o ayılıktan çıkamazlar. Bitli ayı olmaktan kurtulamazlar. Cahil cühelayı öyle entel ayaklarıyla kafalıyorlar. Artistlik yapıyorlar, hepsi uydurma fikirler. Hiçbirinin bir anlamı yok.

1500’e yakın insan vurmuşlar havadan Pakistan’da. İstifa eden drone operatörü, “kimi vurduğumuzu gerçekten biz de bilmiyorduk” diyormuş. “Basıp düğmeye vuruyorduk” diyor. Ne kadar ucuz görüyorlar. Amerika’da böyle bir şey olsa, yer yerinden oynar. Müslümanları değersiz görüyorlar. Böyle olaylarda biz hiçbir şekilde arada olmayalım.

AYLİN KOCAMAN: Adnan Bey, özellikle Pakistan’da çok ciddi psikolojik sorunlar başlamış halkta. Her sisi drona benzettikleri için, baya kabus şeklinde günümüz geçiyor” diyorlar.

ADNAN OKTAR: Vuramıyorlar mı o droneleri?

CEYLAN ÖZBUDAK: Bazen vuruyorlar. İran mesela birkaç tanesini indirmişti.

ADNAN OKTAR: Otomatik silahla rahatça vurulur onlar. Hepsini vursunlar. İran’ın hava savunma sistemi vardır. Roketle vuracak güce sahiptir. Pakistan’ın da, hepsini vursunlar. Ondan sonra da bir şey yapamazlar, zaten konu biter.

“Drone operatörleri ABD’de hava üssünden Afganistan ve Pakistan üzerinde uçan ve kendilerinden yaklaşık 15 bin kilometre uzaklıktaki İHA’ları kullanıyorlar. İHA’lar yerdekiler tarafından hissedilmiyor” diyor.

Ne garibandır bu Müslümanlar. Bir de seve seve bunları yaptırıyorlar. Pakistan hükümetinin yağcılığına bak. Direk otomatik silahla indir aşağı. Droneyi her gördüğünde vur.

CEYLAN ÖZBUDAK: Yemen’de de aynı şekilde, siz biliyorsunuz zaten inşaAllah, hükümetle anlaşmaları vardı Pakistan’da olduğu gibi. Terörizmle mücadele adı altında kendi köylerini bombalattırıyorlardı.

ADNAN OKTAR: İnanılır gibi değil. Hep çoluk çocuk ölen de, kadınlar, çoluk çocuk.

CEYLAN ÖZBUAK: Bir Amerikan askeri onların görüntülerini yayınlatmıştı, basına sızdırmıştı. Şu anda onu da ömür boyu hapse mahkum etmek için yargılıyorlar.

ADNAN OKTAR: Bunun tespiti çok rahat mümkündür, koskoca zımbırtı. Otomatik silahla da çok rahat indirilir, uzun menzilli. 10-15 kişi tarasa, direkt aşağı indirirler. Her seferinde vursunlar. Amerika’yı aciz hale getirmek çok önemli. Al dersin parçasını, ne yapıyorsan yap dersin.

Şimdi bitirelim, saat 09:00’da yine yapalım, inşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Evet, Adnan Oktar ile Sohbetler programımız şu anda sona erdi. Sabah 09:00’da tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü