Harun Yahya

Sohbetler (1 Nisan 2015; 21:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler programımız başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Bülent Bey, siz de hoş geliniz.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, bugün saat 18:00 civarında İstanbul’da Vatan Caddesi’nde bulunan emniyet müdürlüğünde saldırı oldu. Aksaray istikametinden gelen bir araç Vatan Caddesi üzerinde uzun namlulu silahlarla emniyete saldırdı. Polis karşı ateş açtı. Çok sayıda yaralı olduğu söyleniyor. Vatan Caddesi çift yönlü trafiğe kapatıldı. 1 terörist öldü, 2 polis yaralı olarak bildirildi. Diğer terörist de kaçtı ama yakalandı şu anda.

ADNAN OKTAR: Yaralılar kim bunun dışında?

KARTAL GÖKTAN: Sadece bir polis memurunun yaralı olduğuna dair aslında bilgi var.

ANAN OKTAR: Hafif yaralı. Yani toplam kaç yaralı var, belli değil.

KARTAL GÖKTAN: Tam belli değil.

ADNAN OKTAR: Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İstanbul Adliyesi’nde teröristlerce rehin alınan ve operasyonun ardından ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda tören düzenlendi kendisi için. Adalet Bakanı Kenan İpek şunları söyledi: “Devletin birliğini bozmak isteyen alçaklar da olabilir. Bu alçaklar en ağır cezayı alacak. Gençlerimizi gelmeyecek devrim masallarıyla uyutan insanları biliyoruz. Onları küresel anlamda maşa olarak kullananları da biliyoruz. Hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaklar. Türkiye Cumhuriyeti birkaç aşağılık çapulcuya pabuç bırakmaz. Terör için birlik olmak zamanıdır. Terörün dini, dili ve görüşü olmaz. Terör her zaman masum insanlara yöneldiği için kalleşliktir, alçaklıktır. Hangi deliğe, hangi ine çöreklenirseniz çöreklenin, hesap vereceksiniz” dedi.

ADNAN OKTAR: Devrim masallarına geçit yok mu diyor?

BÜLENT SEZGİN: Evet.

ADNAN OKTAR: Peki ama devletin kitaplarında evrim okutuluyor. “Evrimin sonucunda devrim olur” diyor zaten. PKK komünist bir örgüt. DHKP-C komünist bir örgüt. Üniversitelere gittiğimizde, öğrenci topluluğuna baktığımızda, kahir ekseriyetin komünistlerin etkisinde olduğunu görüyoruz. Yani en büyük grupları onlar oluşturuyorlar. Böyle hafife alınacak bir olay olmadığı belli. Dünyanın büyük bölümü de komünist şu an. Devrim masalı diye bir şey yok ki. Adam masal olarak görmüyor. Güneydoğu’da PKK hakimiyeti masala bir benzemiyor. Güneydoğu’ya hakim olmuş bir alan hakimiyeti sağlamış, komünist terör örgütü var. Biz bunlara “siz devrim hikayeleriyle kendinizi kandırıyorsunuz” falan diyemeyiz. Bu adamlar devletle cayır cayır pazarlığa oturuyor. “Sayın Öcalan” dedirtiyorlar. Güzel Sanatlar Akademisi’nde orada burada üniversitelerde bayraklarını açıyorlar, Abdullah Öcalan’ın resimlerini koyuyorlar, komünist sloganlar atıyorlar, toplantı yapıyorlar. Hiç masala benzemiyor, direkt uyguluyor adamlar. Buna böyle hafif gözle bakmak değil de, bunu ciddiye alıp tedbir almak lazım. Masal olsa böyle olmazdı. Adamlar cayır cayır hakimiyet sağlıyor. Devletle pazarlık yapmak ne demek?

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Valilik, savcımızı şehit eden teröristlerin cenazesinin Gazi Mahallesi’ne götürülmesine izin vermediği, Gazi Mahallesi’ne götürülmeden memleketlerine gönderilmesi talimatını verdiği için Gazi Mahallesi’nde olaylar çıktı. Yollara barikatlar kuran gruplar polise saldırdı.

BÜLENT SEZGİN: Konuyla ilgili fotoğraf vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım.

BÜLENT SEZGİN: Bugün olmuş.

ADNAN OKTAR: Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Ankara Hukuk Fakültesi’nde dün ölen teröristleri destekleyen afiş asıldı Adnan Bey. ODTÜ’de de ölen teröristlere destek yürüyüşü yapılacağı duyuruldu. Fotoğraflar vardı.

ADNAN OKTAR: “Devrimcilik oynuyorlar” bilmem ne falan diyerek böyle geçiştiren üslup, gerçekçilikten çok uzak bir üslup. Başını kuma sokma yöntemi. Bütün okullara hakim olmuşlar mı? Güneydoğu’da alan hakimiyeti sağlamış mı? Eylem üstüne eylem yapıyor mu? Olayın ciddiyetini gör, ona göre tedbir al.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı şehit eden Şafak yayla’nın ağabeylerinin de, aynı terör örgütüne mensup olduğu ortaya çıktı. Baba Şinasi yayla, “Ben dinine imanına bağlı bir Müslüman çocuğuyum, merhametli bir insanım. Çocuklarımı da böyle yetiştirdim. Ama Türkiye’de şartlar bizim istediğimiz gibi gitmedi. Olsun, biz bu zorluklara rağmen doğruları güzellikleri tercih ettik. Ama benim çocuklarım direnemedi” açıklamasını yaptı.

ADNAN OKTAR: Darwinist-materyalist eğitime direnemiyor tabii ki. Gece-gündüz okullarda sen “Allah yok” dersen, “sen maymundan yaratıldın” dersen, sonunda adamlar komünist oluyor işte, terörist oluyorlar. O kişi Darwinist eğitimin şiddetini o kadar şiddetli hissetmemiş, bir evvelki nesil olduğu için. Ama bu nesil ortaokulda, ilkokulda, üniversitede her yerde ve hemen hemen her serte Darwinizmle karşılaşıyor ve sonunda Allah’ı inkar ediyor, Allah’ı inkar edince de komünist oluyor.

Evet, dinliyorum.

AYLİN KOCAMAN: Şehit savcımızın babası çok güzel konuştu bugün cenazede Adnan Bey, çok güzel Allah’ı andı.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, imanlılar tabii. Ama işte bir evvelki nesil çok daha Darwinizmin etkisinden uzak kaldı. Bu yeni nesil, Darwinizmle yüz yüze, avuç avuca, göz göze bağlantıya geçti.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, terör ve örgütlü suçlar bürosunun savcı Kiraz’ın şehit edildiği terör saldırısına ilişkin Bugün, Cumhuriyet, Posta ve Hürriyet Gazeteleri’nin bugünkü yayınları nedeniyle resmen soruşturma başlatıyor.

ADNAN OKTAR: Ne tür soruşturma?

BÜLENT SEZGİN: Gazetelerde savcımızın resmi yayınlanmıştı, başına silah dayalı şekilde. Pankartlarıyla birlikte yayınladıkları için. Onunla ilgili soruşturma başlattılar. Aydın Doğan özür dilemiş.

CEYLAN ÖZBUDAK: 3 gazeteciye de onların tarafında bir yorum yaptıkları için illegal örgüt tarafından yorum yaptı için.

ADNAN OKTAR: Özür dileyince halloluyor muymuş? Olmuyor.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Büyük Birlik Partisi Genel başkanı Mustafa Destici, MHP ile ittifak konusunda açıklamalarda bulundu; “İttifak parti tabanlarında büyük bir heyecan yarattı, bir sinerji meydana getirdi. İktidar alternatifi olarak görülüyor. Biz bundan uzak durmadık. Bunun için her gerekli adımı attık. Asla bir pazarlık içinde olmadık. Asla bir ön şart değil, şartımız bile olmadı. MHP ve Saadet’le seçim işbirliği yapabileceğimizi açık bir şekilde söyledik.” Ayrıca Sayın Destici “kendisine tam 3 defa AK Parti’ye katılma teklifi geldiğini” söyledi.

ADNAN OKTAR: Niye katılsın AK Parti’ye, ne alakası var? Erir kaybolur giderler olur mu öyle şey? Ama bu Büyük Birlik Partisi, MHP, Saadet ittifak etmeleri hayati. Bunun bahanesi olmaz. Tarihi bir gaflet, tarihi bir hata olur aksi. Yani hiçbir açıklaması olmaz.

“Solcuların twitlerini gündeme getirsek mi?” Onların hepsi suç tek tek, nasıl getirelim? O twitlerindeki ifadelerin hepsi suç.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Yabancı basında yayınlanan yeni makaleleriniz hakkında bilgi vereceğim Adnan Bey. News Rescue sitesinde iki yeni yazınız çıktı; “zaman mühendisi olmak” ve “İRA ve PKK arasında ikisi benzerlik yoktur” şeklindeki yazınız. Arab News Gazetesi ve onun internet sitesinde yayınlanan makaleleriniz şöyle; “aksilik sıkıntı ya da zorluklar aslında birer hediyedir.” Kirli Dron savaşında Türkiye yok.” Bu makaleniz aynı zamanda Pakistan Observer’de yayınlandı. Bir çok farklı dilde yayın yapan MBC Times Sitesi; “Libya üzerinde çok uluslu senaryolar” başlıklı makalenize İngilizce ve İspanyolca olarak yer verdi. “Kuran, sanat eserlerinin yok edilmesi konusunda ne diyor” Malaysian İnsider sitesinde çıktı. Urdu Times sitesinde çıkan yazınızın başlığı; “Avrupa için sol yanlış bir seçenek.” Amerikan başkanlık sisteminin Türkiye için uygun bir model olmayacağını ele aldığınız makaleniz, Jefferson Corner sitesinde yer aldı. Daily Times sitesi; Pakistan’da hakim olan yanlış inanç ve hurafelere değindiğiniz yeni yazınızı yayınladı. National Yemen Gazetesi ve onun internet sitesi Yemen’deki mevcut durumu ele aldığınız makalenize yer verdi. Malezya’nın en büyük gazetelerinden News Strait’s Times’te; “IŞİD’e karşı toplu katliam dışında bir mücadele yöntemi gerekir” başlıklı yazınız çıktı. Boşnak bir haber sitesi; “dünyayı daha iyi bir hale getirmek için, nefreti ortadan kaldırmak gerekir” başlıklı makalenize yer verdi, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, ucu bucağı gelmiyor yani. Gün geçtikçe daha da artıyor, çok etkili bir çalışma.

Şimdi, MHP Büyük Birlik Partisi’nin ittifak etmesi şart. Tarihi yönden, sosyal yönden, vicdani yönden, imani yönden, Kuran’i yönden her yönden şart. ‘Acaba’ denemez. Saadet Partisi de öyle. Bir de şart koymadıklarına göre, hiçbir açıklaması yok. Devlet Bey bu konuda ne diyor, bir şey söylesin. Çok hayati bir konu. Mesela Milliyetçi Hareket Partisi 60 milletvekili çıkaracakken, 120 milletvekili çıkarabilir böyle bir durumda. Devlet Bey’in bu konuda açıklama yapması, adeta mecburi yani. 60 nerede, 120 nerede. Riskli görüyorsa, şu yönden riskli görüyoruz demesi lazım. Veyahut bir eksiklik görüyorsa o konuda, bir acayiplik görüyorsa, onu da söylemesi lazım. Ama bu ittifak ettiği Büyük Birlik Partisi’nin ve Saadet için bir jest olarak, Büyük Birlik Partisi’nin genel başkanıyla, Saadet Partisi’nin genel başkanını meclise almaları lazım. Onlar da onlara en az 60 milletvekili sunabilirler. Ama diyorlarsa ki, “hiçbir şekilde böyle bir şeye yanaşmayız, direkt bizi desteklesinler” bu da zaten olur. Ama bence bir jest olarak, nezaket olarak bu iki lideri meclise sokmak çok hayırlı ve bereketli olur. Rahat rahat konuşabilirler, seslerini duyurabilirler. Bu MHP için de iyi bir şey olur. Bazı MHP’liler çok katı oluyorlar tabii, kendilerine göre bir ölçü koyuyorlar. Biz bunlarla ilgilenmiyoruz. Ben devlet Bey’in görüşünü önemli görüyorum. Devlet Bey, bu konu hayati olduğu için kısaca bir konuyu irdelese, yorumlasa ve açık gedik bir nokta varsa, onu da tamamlasa çok iyi olur. Gecikilecek gibi değil.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Mehmet Şevket Eygi Hocamız, soru-cevap şeklinde bir yazı kaleme aldı: “Soru; sizce Mehdi zuhur edecek, İsa (a.s) nüzul edecek mi? Cevap; bir ehli sünnet Müslüman’ı olarak Mehdi’nin ve İsa (a.s)’ın geleceğine inanıyorum. Büyük savaşlar olacak, çok kan dökülecek, ortalık altüst olacak. Soru; reformcu ilahiyatçılar senin gibi konuşmuyor. Cevap; bendeniz reformculuğa karşıyım. Reformcuların görüşleri beni bağlamaz. Mehdi ve İsa (a.s) konusunda, ehli sünnet uleması ne demişse onları kabul ederim.”

ADNAN OKTAR: Aferin Mehmet Şevket Eygi Hocam’a. O, din teknikerlerine, din teknisyenlerine itibar etmem diyor. Gerçek dindarlara itibar ederim diyor. Doğru demiş helal olsun.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Mehmet Selim Kiraz’ı rehin aldıktan sonra şehit ettiği belirlenen iki kişiden birisi olan Şafak Yayla’nın babası Trabzon’da darp edildi.

ADNAN OKTAR: Adamın ne suçu var? Bu tek kelimeyle ahlaksızlık, terbiyesizlik, namussuzluk, haysiyetsizlik çok kızdırıcı bir hareket bu. Ne yapsın zavallı adamcağız. O mu dedi git de, adamlara olay çıkart, şunu yap bunu yap diye. Suçun şahsiliği vardır. Babasına, anasına, ailesine saldırmak tek kelimeyle terbiyesizliktir ahlaksızlıktır. Densizliği bıraksınlar, münasebetsizliği bıraksınlar, öyle olmaz. Nerede görülmüş böyle bir şey? Adamcağızın ne suçu var? Çoğu mutazarrır oluyor zaten, çok rahatsız oluyorlar. Ne yapsın adam? Nasıl kontrol etsin? O mu dedi gidip orayı bas diye? Çok ayıp, çok çirkin.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Şehit savcımızın babasının konuşmasının videosu vardı Adnan Bey, uygun görürseniz.

ADNAN OKTAR: Göreyim. Savcı canım benim MaşaAllah, en zor şartlarda hem çalışmış, hem okumuş, böyle çile ehli bir delikanlı. Baya zor şartlarda okumuş, aferin. Dindar, İmam Hatip mezunu, maşaAllah. Kürt asıllı anladığım kadarıyla, Siirtli değil mi? Evet, maşaAllah. Kaderinde Cenab-ı Allah şehit olmasını dilemiş, ne mutlu ona. Allah bizlere de nasip etsin. Ama tabii böyle yöntem değil, bayıltarak sağ salim hiç can kaybı olmadan neticelendirilebilirdi olay. Bu yöntem çok kaba bir yöntem. Takır takır silahlar, duvarlar bombayla yıkılıyor falan, öyle olmaz. Kapıdan incecik boru sokarsın birkaç noktadan, anahtar deliğinden de olur, bayıltıcı gazı verirsin biter. Haberleri bile olmaz bayılırlar orada konu biter. Gayet kolay bir şey bu. Bunun tatbikatı yapılması lazım, devlet bu konuda çalışma yapsın, hükümet bu yönde çalışma yapsın. En güzeli bayıltıcı gazdır, hiçbir zaman için de farkına varmazlar. Böyle netice olur mu? Herkes ölüyor, duvarlar yıkılıyor falan, bu şekilde olmaz.

BÜLENT SEZGİN: Savcımızın birkaç fotoğrafı vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım.

BÜLENT SEZGİN: Medine-i Münevvere’deki. İmam Hatip mezunuymuş savcımız.

ADNAN OKTAR: Yok, savcı delikanlı. Savcı hakikaten tam cennet ehli, mazlum, ömrü çileyle geçmiş. Baksana çalışarak hem çalışıp hem okumak çok zor. Hem terzilik yapıyormuş, hem okuyormuş canım benim. Allah gani gani rahmet etsin. Cenab-ı Allah’tan, annesine babasına sabrı cemil niyaz ediyoruz.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, köy korucuları ve şehit aileleri Bingöl Derneği başkanı Ali Haydar Bingöl, Bingöl’ün Kığı ilçesinde sizin Komünist Kürdistan Tehlikesi kitabınızı halka ve esnafa dağıttı. Fotoğraflar da var. Kığı kaymakamını da makamında ziyaret etti. Sizin selamınızı iletti. Kaymakamın da size selamları var.

ADNAN OKTAR: Aleykum Selam.

KARTAL GÖKTAN: Ayrıca Kığı emniyeti de ziyaret edildi ve kitaplarınız bırakıldı. Emniyet müdür yardımcısı resimdeki kişi.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, Bingöl Hocam delikanlının şahı, bölgenin efesi, koç yiğidi aslanı, çok güzel hizmet etmiş, Allah razı olsun.

KARTAL GÖKTAN: Münih’te de güzel bir faaliyet gerçekleşti. Münih’te kardeşlerimiz 300 adet Türkçe eserlerinizden posta kutularına dağıttılar, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Çok güzel. Allah her adımlarına sevap yazsın.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Bakan Mehmet Şimşek; “Türkiye’de bir Kürt sorunu vardır. 40 bin ölüm bundan dolayı gerçekleşti. Geçtiğimiz 30 sene zarfında neredeyse 40 bin kişi hayatını kaybetmiştir. Ekonomik açıdansa maliyeti 300 milyar dolardır. Diğer tahminlere göre de dolaylı kayıplar da var. 500 milyar dolar. Ama biz artık milyarlarca dolay kaybetmek hiç istemiyoruz. Bir bu parayı eğitime, altyapıya kanalize etmek istiyoruz. Benim hükümetim şu anda barış süreci üzerinde çalışmakta ve bunu başarıyla sürdürmektedir. Silahsızlanma çağrısı yapılmaktadır ve bu çok önemli ileriye dönük bir adımdır” dedi.

ADNAN OKTAR: Silahsızlanma; bir defa o lafı bıraksınlar. Silah bırakmak diye bir olay yok ama çatışmasızlık var, bu tamam. Ama silah bırakma diye bir şey yok. Güneydoğu’da da PKK işgali, alan hakimiyeti, son yılların en yüksek seviyesine çıkmıştır. Son 30 yılın en yüksek seviyesine çıkmıştır. Müthiş bir alan hakimiyeti sağlamıştır PKK, müthiş silahlanmaya gitmiştir. Silah bırakacağız derken, 100 misli silah yığmıştır, olay bu.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Başbakan Ahmet Davutoğlu, savcımızın cenaze töreninin ardından yaptığı açıklamada; “İstanbul Adalet Sarayı’nın adı, Mehmet Selim Kiraz Adalet Sarayı olarak değiştirilecek” dedi

ADNAN OKTAR: Güzel. Mehmet Selim Kiraz Adalet Sarayı, güzel. Allah şehidimize gani gani rahmet etsin.

Evet, şimdi dinliyoruz,

BÜLENT SEZGİN: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynutdin’i üçüncü derece vatana üstün hizmet madalyası ile ödüllendirdi. Putin’in 23 Mart’ta imzaladığı kararnamede, Ravil Gaynutdin’in toplumda etnik ve dinler arası barış ve uyuma katkılarından dolayı bu ödüle layık görüldüğü belirtildi.

ADNAN OKTAR: Evet, Ravil buraya birçok kere geldi. Benim sevdiğim birisidir, değerli birisidir. O da beni çok sever, kardeşleri de çok sever. Putin’le de bağlantımızı kuran bir şahıs. Ravil’i yine çağıralım. Putin’e olumlu etki ediyorlar benim gördüğüm, çünkü bütün üslubu Kuran üslubu ve bizim üsluba çok uygun bir üslup geliştirdi Putin. Ve hep sevgi, barış, kardeşlik gibi. Kuran’ın yeterliliğini hissettiriyor üslubunda. Ravil de herhalde benim gördüğüm, olumlu etki yapıyor ona. Onun için çağırıp Ravil’i bir konuşsak iyi olur.

BÜLENT SEZGİN: Bir önceki haberin fotoğrafı vardı.

ADNAN OKTAR: Evet bayraklı, ama bunda başka türlü bir şey benim kanaatim DHKPC.

KARTAL GÖKTAN: Onlar üstlenmemiş.

ADNAN OKTAR: Onunla alakası yok.

GÖKALP BARLAN: Muhammet yazısına benziyor Arapça.

ADNAN OKTAR: Olabilir, başka bir şey bir sağ örgüt olabilir.

KARTAL GÖKTAN: İran’da Humeyni liderliğinde yapılan referandumda, 1 Nisan 1979’da İslam Cumhuriyeti ilan edilmişti. Bugün 36. yıldönümü törenleri gerçekleşti.

ADNAN OKTAR: Tamam, hayırlı uğurlu olsun. Yalnız komünizm mi geldi İran’a, İslam mı geldi, onu tam anlayamadım ben. Onu bir netleştirmeleri lazım.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan saldırıda bazı detayları açıklandı. Kadın terörist Emniyet Müdürlüğü girişinde el bombası attı. Bu sırada mesaiden çıkış yapan polisler ateş ederek karşılık verdiler. Bu sırada kadının yakınında bulunan ve çeşitli istikametlere kaçan dört kişinin saldırıya karışmış olabileceği düşünülüyor. Bu dört kişiden birinin bina yakınında yakalanıp gözaltına alındığı öğrenildi. On üç kişinin de incelenmek üzere gözaltına alındığı belirtildi.

ADNAN OKTAR: Evet, biraz hareketlendiler son günlerde, o dikkat çekiyor.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Başbakan Davutoğlu bugünkü konuşmasında; “Artık sokağa izinsiz çıkana bir dakika bile müsamaha gösterilmeyecek. Bir kişi dahi, bir kişi daha yüzünü örterek molotofa yönelir, şimdiden uyarıyorum hiçbir müsamaha gösterilmeyecektir” dedi. Bu açıklamaları bazı çevreler tarafından, “Başbakan sıkıyönetim ilan etti” şeklinde yorumlandı.

ADNAN OKTAR: Ne yapsın, işte son dönemde olaylar olduğu için “ayağınızı denk alın” diyor. Gereken hukuki müdahale yapılır gibi bir anlam çıkıyor. Sıkıyönetim. Ne desin yani nasıl konuşsun?

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Savcı Mehmet Selim Kiraz, Berkin Elvan davasını aldığında koruma verilmesi kendisine teklif edilmiş, ancak kendisi kabul etmemiş.

ADNAN OKTAR: Ayıp yapmış, yanlış yapmış, hata yapmış. Yani böyle riskli bir konumdayken, korumanın ne mahsuru var? Rahmetli ayıp da demeyeyim de hata yapmış. Yani bak çoluğu çocuğu da şey oldu. Koruma olsa, onu zımbalardı kapıda yani. Densizlik kesinlikle yapamazlardı, zaten gelemezlerdi de. Neyse artık kader öyleymiş, hayırlısı.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Domuz gribinden son olarak, kırk iki kişinin öldüğünü açıklayan Sağlık Bakanlığı, “domuz gribi virüsü olarak da bilinen influenza A hastalığında hayatını kaybedenlerin sayısının kırk üç olduğunu” belirtirken “bu sayıya ek olarak influenza B ve A alt tipi hastalığından hayatını kaybeden kişiler ile birlikte gripten hayatını kaybedenlerin elli yedi kişi olduğunu” açıkladı.

ADNAN OKTAR: Bak grip bile insanları öldürebiliyor. Dünyaya bağlanmamanın önemi. Bak grip yani adam grip ile yaşıyor ama öldürücü oluyor.

“İki gündür sosyal medyada teröristlerin Alevi olduğu vurgulanarak, Alevi kardeşlerimize karşı öfke, kışkırtmaya yönelik yorumlar olabiliyor. Birçok çevrede Türkiye’de mezhep çatışması çıkarılmaya çalıştığı söyleniyor.”

Yok, Aleviler bayağı aklı başında insandır. Buraya Bektaşi babaları geldi, gördünüz. Onlar olgunluğun, insanlığın, derinliğin üstatlarıdır. Ariftir onlar arif. Çok aklı başında insanlardır Aleviler. Babası konuştu o çocuğun, bayağı aklı başında. Ama ufaklık acayip şekerdi, o rahmetli. Acarlık akıyor elinden, yüzünden böyle. Ekmek almaya mı gidiyormuş ne yapıyormuş? Ama o rahat durmuyordur oralarda koşuşturmuştur, bir şeyler yapmıştır o. Kaderinde, orada bir kasıt olduğunu zannetmiyorum.

Ama Alevilerin bir özelliği vardır, acayip delikanlı, kabadayıdırlar yani baya koç yiğittirler, aklı başındadırlar, böyle oyunlara gelmezler. Alevi’den komünist çıkmaz. Alevi Allah aşığıdır. Hz. Ali (r.a)’i canından çok sever. Bambaşkadır Aleviler. Onlar oyuna gelecek zihniyette değillerdir, yüksek kişiliği onların.

Sevgi ruhunda çok derin iz bırakıyor kadında. Bazı hanzolar var, ayılar var kadın dedin mi aklına böyle kaba hayvani şehvet geliyor. Halbuki kadın sevgiden anlar. Ne yapsın senin gibi mikrobun pisliğini eşek herif. Oturup bambaşka bir kafayla bakıyor onlar, bazı hanzo takımı.

Alevi kardeşlerimizi kimse öyle kışkırtamaz, kimse öyle bir şey yapamaz.

Münafıklar böyle kokuşmuş mezar kaçkınlarının arasında. Onlardaki o ceset kokusunu alarak, o pisliğin içerisinde çürüyorlar. Senin de böyle neşeni gördükçe, Erdem’in de böyle neşesini gördükçe kahroluyorlar, çok acı çekiyorlar ekip olarak. ‘Bak mezar kaçkını’ diyor Bediüzzaman’ın ifadesi. Hakikaten onlar ölü kokarlar. Onların ölü kokusu da insanın ömrüne zarar getirir. O pis ölü kokusunun içinde münafıklar yaşıyor ve çürüyorlar. Sizin de böyle neşe içinde, sevinç içinde ömrünüze ömür katılıyor, maşaAllah.

O ülkelerde Macaristan’da falan insanlar biraz soğuklar yani kadınların kıymetini pek bilmiyorlar garip bir hal var ben anlayamıyorum. Bayağı da güzel insanlar, kadınları da çok güzel ama değerlerini pek bilmiyorlar. Birçoğu soğuk nevale bir acayip.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, bugün Peşmerge bakanı Mustafa Seyit Kadir ve beraberindeki peşmerge ili komutanlarını kabul etti. Hollande’ın Kürdistan bölgesinden giden heyetle yaptığı toplantıya Fransa Savunma Bakanı ve bazı Fransız yetkililer katıldı. Toplantıda Fransız yetkililere peşmergeye silah ve mühimmat yardımında bulunma konusunda olumlu görüş belirttiği öğrenildi.

ADNAN OKTAR: Peşmerge ile PKK’yı karıştırmasınlar. PKK; pislik, kahpe, kalleş bir katil sürüsüdür, bir mafya yapılanmasıdır. Ama peşmerge çoğunluğu Nakşibendilerden oluşan, gariban Osmanlı döneminden kalma mazlum Kürt kardeşlerimizler çoğu. Yani öyle komünistlik, şu bu bilmez onlar. Ama PKK onların başında heyula gibi duruyor şu an. Her an kontrolü ele geçirebilir PKK orada, risk orada.

Tayyip Hocam, şehit evinde Kuran okumuş öyle mi?

KARTAL GÖKTAN: Bu akşam, evet ziyaret oldu.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’ın öyle güzel yönü var, evet.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: ABD kongresine Kürdistan peşmerge güçlerine doğrudan silah göndermeyi öngören bir yasa teklifi sunuldu. Amerika Birleşik Devletleri dışişleri komitesi sorumlusu Ed Royce ve Kaliforniya eyalet temsilcisi Elite Engly tarafından sunulan yasa teklifinde, beyaz sarayın Kürdistan bölgesini güvenilir bir müttefik olarak tanıması talep edildi.

ADNAN OKTAR: Tamam da adamlar geliyorlar, IŞİD bütün silahlarını alıp götürüyorlar. Bunlar sürekli oraya silah yığıyor, bunlarda IŞİD gelip tamamını alıp yine götürüyor. Şimdi Kürt kardeşlerimizin güvenilir olması ayrıdır, PKK’nın güvenilir olması ayrıdır. Sen PKK’ya güvenilir diyorsan, ahlaksızsın. Komünist, Allahsız, Kitapsız, Stalinist PKK güvenilirlik isnadı; alçaklıktır ahlaksızlıktır, haysiyetsizliktir, namussuzluktur, aptallıktır ve akılsızlıktır, başka bir şey değil. Ama dindar Kürt kardeşlerimiz ayrı, onları biz tenzih ediyoruz, onlara saygı duyuyoruz.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Haziran 2014’ten beri IŞİD’in elinde olan Irak’ın en büyük ikinci kenti Musul’un kurtarılması için Amerika Birleşik Devletleri öncülüğündeki koalisyon ile Kürdistan bölgesi hükümeti ve Irak’taki Sünni güçler operasyona hazırlanıyor.

ADNAN OKTAR: İncil’e göre ve Tevrat’a göre, o bölgenin defalarca yıkılıp, yeniden kurulması gerekiyor Hz. İsa Mesih (a.s)’ın çıkması için. Kaz gibi onları kullanıyorlar, avanakça bu oyunun altına yattı onlarda. Halbuki adamlar ne Kürtleri seviyorlar, ne Arapları seviyorlar, öyle bir dertleri yok. Tevrat ve İncil’e göre Seyyiddina Hz. İsa Mesih (a.s)’ın çıkması ve Moşiyah’ın çıkması için oradaki şehirlerin defalarca yıkılıp, defalarca inşa edilmesi gerekiyor. Konu bu. Yine yıktıracaklar, yine yaptıracaklar, yine yıktırıp, yine yaptıracaklar. Sonunda Moşiyah’ın ve Hz. İsa Mesih (a.s)’ın çıkacağına inanıyorlar-ki, öyle gidiyor, kaderde öyle gidiyor. Gerçi hadislerden bu kadar detaya rastlamadım ama Tevrat’ın izahları tabii önemlidir.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’yi dün telefonla arayan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, “bir nokta üç milyon dolarlık askeri yardımı serbest bıraktığını” söyledi. Beyaz Saray görüşmede, Amerika ile Mısır arasındaki destek ilişkisiyle Libya ve Yemen’de dahil, bölgesel gelişmelerin ele alındığı bildirildi.

ADNAN OKTAR: Amerika Moşiyah, Mehdiyet önünde diz çökmüş durumda. Mehdiyet ne derse, onu yapıyor, Moşiyah’ın menfaatleri neyi gerektiriyorsa, Mehdiyet’in menfaatleri neyi gerektiriyorsa, onu yapıyor. Bütün yaptıkları Mehdiyet’e göre ayarlanmış ve planlanmış bunun dışında tek bir adım atmıyor, bütün bölgede ona göre hareket ediyor.

Geçen günler programa katılmıştınız, oraya din teknisyenleri, din mühendisleri geldi, din teknikeri şahıslar. Teknik açıklamalar yaptı. Mehdiyet’ten nasıl dehşete kapılıyorlar, gördünüz değil mi? Peygamber (s.a.v.)’in hadislerini duyunca adamlar, acayip şamatayla susturmaya çalıştılar. Sonra 2019 deyince, sesleri bir garip oldu. “Bekleyelim” diyorlar değil mi? Beklesinler.

“Hocam ben de 2008’e kadar AK Parti’yi destekledim, hatta son seçimde sizin etkinizle istemediğim halde AK Parti’ye oy verdim. Fakat gördüğüm o ki, Sayın Cumhurbaşkanımız, halka faydalı olmadığının farkında değil” diyor. “Halk perişan” diyor. Ne yapsın o, yapabileceğini, elinden geleni yapıyor. Bir mucize meydana getirecek hali yok. Ama tabii herhalde PKK’yı dengede tutmak için, adamların o bölgeye böyle oturmasına alan hakimiyeti yapmasına istemeyerek de olsa göz yummuş gibi oldu, bu acı yani. Burada bir fayda sağladığını düşündü ama fayda sağlamadı. Adamlar alan hakimiyeti sağladılar, başkanlık olduğunda zaten Türkiye paramparça olacak, o yönlerden kötü. Yoksa genel kişilik olarak, Müslüman olarak güvenilir bir Müslüman, normal makul Müslüman.

“Peşmergeyi masum göstererek, doğru konuşmadın” diyor, Doğrucu Yavuz. Niye? Onları kendi haline bırakırsan, mazlum insanlar yani kimseye bir kötülüğü yok onların. Kime zararı olmuş, söylerse ben onlara açıklama yapayım.

CEYLAN ÖZBUDAK: Siz de biliyorsunuzdur zaten inşaAllah, PUK peşmergeye katılmıştı Celal Talabani’nin örgütü, o yüzden aralarında bazı komünistler olduğunu söylüyorlar.

ADNAN OKTAR: Psikopat adamlar tabii PKK’lı çok fazladır içlerinde, ona da gücü pek yetmez Barzani’nin. Yani Türkiye’nin müdahale etmesi gerekiyor. Barzani ne yapsın? Barzani’nin yanında olursa Türkiye, yani Milli İstihbaratçılar desteklerse, özel harekatçılar desteklerseler Barzani’yi, o zaman PKK’ya karşı güçlü olur. Ama tek başına onun halledebileceği gibi değil, it kopuk takımı bunlar, mafya teşkilatı, bayağı tehlikeli.

Şimdi PKK ile ilgili videolar izleyelim, sonra devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Kısa videolarımızla programımız devam ediyor. Adnan Oktar ile Sohbetler programımız şu anda sona erdi, yarın tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü