Harun Yahya

Sohbetler (4 Nisan 2015; 19:30)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler programımız başlıyor.

ADNAN OKTAR: Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, bugün Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in 18. ölüm yıldönümü.

ADNAN OKTAR: 18 sene geçmiş mi, maşaAllah. Şahadetinin, şahadetinin ölümünün değil. Cihat halindeyken arabasında şehit oldu. O mücahitler, normal ölümle ölmez hep şahadet.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Sanatçı Kayhan 66 yaşında vefat etti. Kayahan dindar kişiliğiyle bilinen bir sanatçımız. Son röportajlarından birisinde, “hayatta tek önemli olan şey adam olmaktır, bu da Kuran’ı Kerim’i bilmekten geçer. Peygamberimiz gibi yaşarsak doğru yaşarız. Hem Atatürkçüyüm, hem de dindarım” demişti.

ADNAN OKTAR: Aslan o aslan, çok güzel konuşmuş. Kayahan tam insandı, kaliteli insandı, mümin muttaki bir insandı. Atatürkçü dediğinden kastı modern Müslüman. Yani Atatürkçüyüm denince, bizim milletimizin ruhunun toplamına biz Atatürkçü diyoruz. Atatürk’ün bulduğu bir şey değil bu. Atatürk milletin ruhuna uydu, o ruh haline denir Atatürkçü diye. Allah rahmet etsin. Ailesine Cenab-ı Allah, sabrı cemil nasip etsin. Kayahan efendiliyle, dürüstlüğüyle güzel ahlakıyla örnek olmuştur. Kızı Beste de, aferin ona da güzel konuşmuş. Kayahan’ın üslubu sürekli dindardı rahmetlinin. Ama bak, ona şehit oldu demiyorum. Fakat Başbuğ şehit oldu, çünkü cihat halindeyken ruhu alındı.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Bugün gerçekleşen kanlı ay tutulması, merak uyandıran gökyüzü olaylarından biri. Fotoğraf da vardı.

ADNAN OKTAR: Nasıl oldu bu?

KARTAL GÖKTAN: Bu olay öncesinde dünyanın gölgesine giriyor ay, daha sonra gölgeden çıkıyor ve tam bu anda kırmızı rengin farklı renk tonlarını yansıtıyor.

ADNAN OKTAR: Allah Allah, bir abartı yok değil mi, bu rengi mi almış?

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Bunu bir hadislerde arayalım, b,ir de Tevrat’ta arayalım olağanüstü bir şeye benziyor.

KARTAL GÖKTAN: Hristiyan dünyasındaki inanışa göre kanlı ay tutulması ve Paskalya’nın bugün bir arada yaşandı. Hristiyan dünyasında Hz. Mehdi (a.s) heyecanı yaşanıyor. İnanışa göre paskalya bayramına denk gelen ay tutulması Hz. Mehdi (a.s)’ın gelişinin habercisi.

ADNAN OKTAR: Allah Allah, Allah Allah dedim bir işaret var diye.

KARTAL GÖKTAN: Kanlı ay, 2014-2015 yılları arasında 4 kez gerçekleşecek olan tutulmalardan üçüncüsü olacak. Dolunayın 4 kez ve kırmızı şeklide tutulacağı bu periyodu tanımlamak için Latincede dörtlü anlamına gelen Tetrad adı kullanılıyor.

ADNAN OKTAR: O zaman bu konuyu bir inceleyelim, daha kapsamlı bakalım.

Sayın Destici’yle Kamalak ittifak yapmışlar. Peki bu ittifak ne sağlar? Yüzde 3 falan desek yüzde 6 falan. Yüzde 10’u bulmaları lazım değil mi iki taraf? Aslında bastırsalar bulurlar. Destici ve Kamalak, biraz daha başka partileri de ilave etsinler. Böyle irili ufaklı partiler var, onları da katsınlar. İyi bastırırlarsa, 10’u aşarlar. Söylemekte mahsur var mı bilmiyorum, Hüda Par katılabilir, desteklesinler yani. Hüda Par’ın var değil mi baya oyu? O zaman olur işte. Hüda Par hiç beklemesin. Hüda Par’ın başı kim?

KARTAL GÖKTAN: Zekeriya Yapıcıoğlu.

ADNAN OKTAR: Zekeriya Hoca gereğini yapsın. Bu üçü birleşirse tamamdır, iyi olur.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, bundan sonraki Tetrad, dörtlü kanlı ay tutulması serisi 2032-2033 yıllarında yaşanacak. Genel kanıya göre bu yıllarda yaşanacak kanlı ay tutulmasının, Hz. İsa (a.s)’ın yeniden dünyaya gelişine işaret ediyor.

ADNAN OKTAR: Bu büyük olay. Bunu yarın daha kapsamlı hale getirelim. Tevrat’tan delillerle bakalım. Ayın kan rengi alması geçiyor Tevrat’ta hatırladığım kadarıyla, ona bir bakalım.

Yok, Hüda Par, Saadet ve Büyük Birlik Partisi ile ittifak yapsın. Dediğimi yapsınlar, iyi olur.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Yalova Valisi Selim Cebiroğlu, geçtiğimiz hafta incelemelerde bulunmak için gittiği Termal Fen Lisesi’nde, kıyafetlerini düzgün bulmadığı için öğretmen Halil Serkan Öz’ü azarlayarak sınıftan çıkarmıştı. Öğretmen Halil Serkan Öz için dün akşam saygı yürüyüşü adı altında yürüyüş düzenlendi. Yürüyüş eylemi sırasında rahatsızlanan Halil Serkan Öz, kalp krizi geçirip vefat etti. Valinin öğretmene, “bu saç-sakal ne, sen ne biçim öğretmensin? İnsanlar dışarıda görseler, dilenci zannedip para verirler” diye çıkıştığı ve sınıftan çıkardığı iddia ediliyor. Vali bey bugün bir açıklama yapmış, söylediği sözler için pişman olduğunu belirtmiş, “çok üzgünüm, Allah’tan rahmet yakınlarına ise sabır diyorum” demiş.

ADNAN OKTAR: Kıyafetinde ne varmış?

KARTAL GÖKTAN: Kıyafeti biraz salaş herhalde. Öğretmenin fotoğrafı vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Ne var kıyafetinde bir şey yok. Yani rencide olmuş herhalde sıkımlı. Allah rahmet etsin. Ama baya sıkılmış demek ki. Ama yine bir rahatsızlığı varmış, böyle bir şey durduk yere olmaz.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, canlı yayınımız şu anda Batı Karadeniz’de yayın yapan Radyovizyon Türk’te de canlı yayınlanıyor. Radyovizyon Türk şu illerde dinlenebiliyor; “Zonguldak, Kastamonu, Sakarya, Karabük, Bartın.

ADNAN OKTAR: Çok güzel. Bartın’ın güzelleri diye Bartın’ın çok güzel oyun havaları var.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Vefat eden öğretmenin kalp damarları tamamen tıkalıymış.

ADNAN OKTAR: İşte herhalde sıkıldı daraldı anladığım kadarıyla. Çok yağlı yiyecekler yiyorlar, tereyağı falan, kolesterollerine de bakmıyorlar. Olmaz. Hiç kıpırdamıyorlar, kolesterollerini düşürmeleri lazım. Allah rahmet etsin gani gani, ne diyelim. Ama orada oturup vali sebep oldu falan, bu vicdan azabı çektirir, doğru bir şey değil. Boş bulunmuş olabilir, garip konuşmalar yapmış olabilir.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Selahattin Demirtaş, zorunlu din dersi konusunda şunları söyledi: “Zorunlu din dersi bir baskıdır, kaldırılması lazım. Bunu sadece Alevi toplumunun talep ediyor olmasına da şaşırıyorum, hayret ediyorum. En fazla Sünni toplumun talep ediyor olması lazım. Devlet sana zorla kendi dinini anlatıyor.”

ADNAN OKTAR: Şimdi bak, eğer sadece Sünni İslam’lık anlatılıyorsa, bu anormal tabii. Din dersinde Hristiyanlık, Musevilik, Müslümanlık anlatılacak. Şiilik, Alevilik, Bektaşilik anlatılacak. Genel kültürdür bu. Sırf Sünnilik anlatılıyorsa, tabii ki bunun açıklaması yok. Acayip bir şey bu, değil mi? Devlet orada tavrını koymuş oluyor. Eğer amaç kültürse, hepsini öğretmeleri lazım, öğretmediği tek yanlı bir eğitim varsa, bu olmaz tabii.

KARTAL GÖKTAN: Şöyle devam ediyor Selahattin Demirtaş: “Orada Müslümanlık Sünnilik anlatılmıyor, Allah’ın kitabını orada anlatmıyorlar, devletin kitabını anlatıyorlar.”

ADNAN OKTAR: Doğru söylüyor olabilir tabii. Bir felsefe anlatılıyor olabilir. Selahattin aslında iyi delikanlı zemininde. Şu Türkiye’nin bölünmesi olayına kesin tavrını koysa, bakışları falan zeki, üslubu da insancıl ama işte tavır koyamıyorlar, PKK’dan çekiniyorlar Allahualem, o berbat bir durum.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Siz Türk ordusunun Yemen’de ancak insani destek verebileceğini söylemiştiniz Adnan Bey. Donanmamız saldırı altındaki Aden’de sivillerin tahliye edilmesinde görev aldı. Bazı fotoğraflar da vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Aslan onlar aslan. Türk donanması, güzel.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: İstanbul OK Meydanı’nda DHKP-C’ye yönelik operasyonda gözaltına alınan İngiliz pasaportu taşıyan şüpheli Kaczynski’nin Alman istihbarat örgütü BND ile bağlantılı olduğu iddia edildi.

ADNAN OKTAR: Olabilir. Anlat başka neler var?

BÜLENT SEZGİN: MİT eski görevlisi Cemal Alparslan Ertuğ, DHKP-C’nin finans kaynaklarından birinin İstanbul Ortaköy’deki bir balıkçı olduğunu iddia etti. Ertuğ, arkasındaki güçlerin kim olduğuna dair iddiasını ise, “Türkiye’de silahlı sol örgütlerin arkasında batı olmuştur. Bir bölümü üzerinde de Alman Gizli Servisi etkilidir. İki eylemi yürüten örgüt bunlardan biri ve yurtdışında Almanya ve Almanya’ya yakın Hollanda gibi yerlerde barınırlar.”

ADNAN OKTAR: Gariban balıkçının da başını yaktılar şimdi. Ortaköy’de çok balıkçı var hangisiymiş? Allah Allah bütün balıkçılar gitti, Allahualem Ortaköy’deki. Olur mu öyle şey? Varsa ispatlı şahitli polise bildirsinler. Böyle gazetelerle, radyolarla olmaz.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, ünlü sinema eleştirmeni ve yazar Atilla Dorsay, pazar günü saat 15:00’da A9 TV’de Yaşayan Portreler programına konuk olacak. Gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: Atilla Dorsay. Evet, güzel şeyler anlatacağını düşünüyorum, o gün dinleriz.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: “İstanbul’daki adliyelerde yoğun bir insan sirkülasyonu bulunduğuna ve bundan kaynaklı güvenlik açığına” vurgu yapan Bülent Arınç, “bu kadar büyük adliyeler yapmakla iyi mi ettik diye şimdi düşünmek lazım” diyor.

ADNAN OKTAR: Aferin, mucit. Yine bir buluş daha yapmış. Küçük büyük ne fark eder, her yerde aynı eylem yapılabilir. Şimdi işin doğrusuna girecek olursak, samimi konuşursak, komünist terör örgütleri istese her yerde, her çeşit eylem yaparlar. Ben şeklini şemailinin belirtmeyeyim de. Odasına girme falan bunlar en uç olaylar. Yani her yere bunlar yapılabilir, yapabilirler Genel uyanıklık gerekir. Yoksa öbür ufak adliyelerde de, her yerde olay çıkabilir. Bunlar bir ölçü değil.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Balyoz davasının 236 subayın beraatla sonuçlanması, dünyanın önde gelen gazetelerinden New York Times’e konu oldu. Gazetenin editoryal imzasıyla yayınlanan başyazıda, “hükümeti devirmekle suçlanan subayların beraatına ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kökleri İslam’da olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yönetimini sağlamlaştırmada önemli rol oynayan uydurma davalara son veriliyor” görüşü öne sürülüyor.

ADNAN OKTAR: Uydurma kısmı vardır doğru da, bir derin devlet vardı. Adam öldürülüyordu, on binlerce adam öldürdüler. Birisi öldürdü değil mi bunu? Zınk diye durdu bu. Durduğuna göre demek ki, derin devlet varmış. Ama o arkadaşla alakası olmayabilir ayrı mesele ama derin devlet vardı. Kim durdurduysa, helal olsun. Ama mafyaya yeniden yüz veriliyor, onu anlayamadım ben. Adamlar böyle yaban eşeği gibi ortada geziniyorlar, istedikleri eylemi yapıyorlar. Eskiden böyle bir olay yoktu, baya bir titizdi AK Parti bu konuda. Bu mafyanın yaban eşeği gibi bunların niye çözüldü ipi, bunu ben anlayabilmiş değilim. Ve tepişiyor bu adamlar şu an? Gereği yapılsın kardeşim. Zor bir şey değil ki, takip edeceksin, nefes aldırmayacaksın. O orada tepişiyor, bu burada tepişiyor. Seyrediyorlar, olmaz.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan halk arasında iç güvenlik paketi olarak bilinen 6638 sayılı polis vazife ve salahiyet kanunu jandarma teşkilat görev ve yetkileri kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunu onayladı.

ADNAN OKTAR: İyi, hayırlı uğurlu olsun.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Haftalık yayın yapan Time Dergisi bu haftaki “yeni Ortadoğu’da dolaşmak” başlığıyla çıkardığı yazıda terör örgütü PKK’ya katılan kadınların, IŞİD’le savaşmasına vurgu yaparak terör örgütüne övgü yağdırdı. Time’ın sosyal medya üzerindeki resmi hesaplarından servis ettiği fotoğraflar ve altlarına yazdığı notlarda, örgüt lideri Öcalan’ı karizmatik lider olarak nitelemesi de dikkat çekiyor.

ADNAN OKTAR: O kendi şişirmesi, ne karizmatiği? Yüz binlerce insanın katline fetva vermiş adam. Cinayetten yatıyor, 70 yaşına gelmiş bir ihtiyar adam. Karizma falan kalmış mı? Bıraksınlar. Ayrıca IŞİD önemsiz falan mı görüyor, ne diyor?

Bir kere onlar, direkt onarlı doğrarlar IŞİD. PKK’nın bir gücü yok IŞİD’e karşı. Sadece korkup kaçıyorlar, o kadar. Çalı pozisyonuna giriyorlar, ondan sonra da kaçıyorlar. Yahut etek giyip kaçıyorlar.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Amerikan Araştırma Enstitüsü Pew Research Center’in yayınladığı bir rapora göre; 66 milyon Hristiyan din değiştirecek ve dünyada Hristiyan’dan fazla Müslüman olacak. En yaygın dinin İslamiyet olacağı yıl ise 2070 yılı olarak tahmin edildi.

ADNAN OKTAR: 2070’lerde kıyamet kopar. Kıyamet derken artık İslam’ın son yılları 2070. 2070’e kalmaz. İslam baya hakim olacak önümüzdeki yıllarda. 2070-2080’ler son zamanları.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Almanya’nın Başkenti Berlin’deki devlet kütüphanesinden Hz. Peygamber (s.a.v) döneminde yazıldığı tahmin edilen Kuran’ı Kerim sayfaları bulundu. 7 yaprak pergamente yazılmış Kuran nüshalarının 606 ile 652 yılları arasındaki yıllardan kaldığı tahmin ediliyor.

ADNAN OKTAR: Şahane şahane, o zaman halka göstersinler niye gizliyorlar, değil mi? Çok önemli bu.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “özel güvenlik bana göre tarih olmalı” sözleriyle başlayan tartışmayı, özel güvenlik uzmanları değerlendirdi. Uzmanlar, terör riski taşıyan yerlerde polis görevlendirilmesi gerektiğini söylüyor.

ADNAN OKTAR: İşlin doğrusu özel güvenlik pek bir şey yapamıyor birçok yerde, usulen olmuş oluyor. Özel güvenliği iyi yetiştirebilirler, belki daha kararlı olabilirler.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İstihbarat raporlarına göre terör örgütü ASALA’nın geçtiğimiz Aralık ayından bu yana yeniden Avrupa’da hücre yapılanmasına geçtiği öğrenildi. Ermeni nüfusunun yoğun olduğu Fransa, Almanya ve Belçika’da ilk etapta eğittiği 21 teröristle, özellikle Nisan ayı içinde faaliyet hazırlığında bulunan ASALA, terör eylemi için bir Avrupa ya da Güney Amerika ülkesini seçebileceği kaydediliyor.

ADNAN OKTAR: Daha önce ASALA o tip şeyi denemişti, sonra çok üzülmüşlerdi, bayağı üzülmüşlerdi hatırlasalar, hakikaten çok tatsız olaylar olmuştu. Bir insanın üstüne gelirsen, mesela kedinin bile üstüne gelirsen, insanın yüzüne atlar. Şimdi oturdukları yerde kudurmasınlar. ASALA’ya masala çıkar. Belalarını arasınlar. Yani benim tavsiyem, yani Allah vermesin. Bayat armut gibi tek tek temizlerler. Aptallığı bıraksınlar. Hepsinin yeri yurdu belli, dangalaklığı bıraksınlar. Sonra çok ızdırap çekiyorlar, çok üzülüyorlar. Sakin, aklı başında, nezaketli otursunlar oturdukları yerde. Tabii kanunla, hukukla. Kanunsuz, hukuksuz bir şey olmaz. Ama dangalaklığı bırakacaklar.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan, avukatların tepki gösterdiği “Avukatlar da aranacak” kararına destek çıktı. Bugünkü yazısıyla tartışmalara dâhil olan Ahmet Hakan, “eğer adliyede cinayet işleniyorsa avukat da, savcı da, yargıç da aransın” dedi.

ADNAN OKTAR: O makineden geçmeleri mevzu bahis. Ama bu çözüm olmaz. Sanki Allah muhafaza insanın dili varmıyor da hâkim, savcı sırf adliyenin içinde mi var? Bıraksınlar münasebetsizliği. Hâkimi, savcıyı arayan her yerde bulur. O bir çözüm değil. Laf da değil. Genel uyanıklık gerekir. Her yerde uyanık olacaksın. Hiçbir yerde uyumayacak insanlar. Her yerde açık şuurla uyanık olacaklar. Sanki sadece adliyenin içindeler. Adliyenin dışında olmuyor mu? Orada ne yapacaksın? O zaman, her yerde dikkatli olacaksın.

Recep Sarı; “Hoca dedik bağrımıza bastık, sen müzik çalıyorsun” diyor.

Mustafa Murat Gümüş; “Hoca sen mason musun?” Hem de şahıyım. Üstad masonum. Biz de saklı, gizli yok. Ben bütün Türkiye’nin gözü önünde Üstadlık beratımı aldım. Meşrik-i azamlık beratımı aldım.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Ali Bulaç, “HDP ve adayları” başlıklı bir yazı yazdı; “HDP’nin başarısı Türkiye siyasetini rahatlatır. Türkiye’yle buluşturur” iddiasında bulundu.

ADNAN OKTAR: HDP bir kere oyları blok, AK Parti’ye verecek. Ferahlandırma diye düşünüyorsa, olay bu. Bütün blok oylarını olduğu gibi AK Parti’ye verecekler. Eğer aksi varsa desin; “bizim böyle bir planımız varsa, dünyanın en haysiyetsiz, en şerefsiz, en namussuz adamıyız” desinler. Diyemiyorlar. Cayır cayır oylarını verecekler.

Dinliyoruz.

KARTAL GÖKTAN: İsrail Başbakanı Netanyahu; “İran ile nükleer müzakerelerde anlaşma ile ortaya çıkacak durumun Ortadoğu’da bir nükleer silahlanma yarışını ve korkunç bir savaş çıkması riskini artıracağını” öne sürdü. İsrail Başbakanlık ofisinden yapılan yazılı açıklamada Netanyahu’nun “İran ile varılacak nihai bir anlaşma, İsrail’in var olma hakkının açıkça tanınmasını içermelidir” sözlerine yer verdi.

ADNAN OKTAR: Yok, İran, İsrail’i ne yapacak? Bayağı titriyorlar. Buraya geldi adamlar, bayağı korkuyorlar. Hiçbir şey yapamaz İsrail’e.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İhsan Eliaçık, Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edildiği olayda; “saldırganlara terörist demeyin. Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı öldürenler, bu ülkenin fakir çocuklarıdır” dedi.

ADNAN OKTAR: Bir de bu çıktı. Bir insanı adam gidip tabancayla gidip vuruyorsa ona terörist denir. Fakir çocuk ne demek? Laf mı? Güya ilginçlik yapıyor. Tabii ki terörist, yaptığı terör eylemi. Bir de ayrıca ondan mı öğreneceğiz teröristin ne olduğunu?

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural; “Savcı şehit ediliyor önleyemiyorlar. Şehit olduktan sonra operasyon yapıyorlar. Devleti devlet gibi yönetin. Bu olay olmasaydı devam mı edecekti? Özel güvenliği bırak, o teröristler oraya kadar elini kolunu sallayarak nasıl geldi? İstihbarat nerede? Emniyete saldıran terörist oraya nasıl geldi? Sorgulanması gereken istihbarat ve güvenlik zafiyetidir” dedi.

ADNAN OKTAR: Yalnız işte benim anlayamadığım, sanki savcı bir tek orada varmış gibi, hâkim bir tek orada varmış gibi. Her yerde bulur adam savcıyı, hâkimi arıyorsa, öyle bir şey olmaz. Her yerde uyanık olmaları lazım.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Burhan Özfatura, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a hitaben açık mektup yayınladı. Mektubunda; “hepimiz görüyoruz ki, mutlu değilsiniz. Yüzünüz gülmüyor. İnanıyorum ki, bu tabloyu tasvip etmiyorsunuz, vicdanınız kanıyor. Hatta zaman zaman vicdanınızın sesi baskın çıkıyor. Güzel şeyler söylüyor. Tenkit yapıyorsunuz. Ama hemen geri adım atıyorsunuz. Siz, AK Parti şablonuna uygun miting değilsiniz” dedi.

ADNAN OKTAR: Ne demek yani? “Ak Parti şablonuna uygun değil.” Uygun olmasa bu vakte kadar tutarlar mı?

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, yabancı basında yer alan yeni makaleleriniz şu şekilde. Kosova’da yayınlanan Botapress’te Arnavutça olarak; “İslam yasası Avrupa’da neyi değiştirir?” başlıklı yazınız yayınlandı. “Müslümanlara ne oldu?” başlıklı makaleniz Azerbaycan’daki birçok internet sitesinde yayınlandı. Pakistan Observer ve CSS Current Affair sitelerinde; “İnsansız hava araçları öldürme amaçlı kullanılmasın” başlıklı yazınız yer aldı. “Avrupa ve Saraybosna’da soykırım” başlıklı makaleniz Boşnak internet sitesi Bosnjaci çıktı. MBC Times Sitesi; “Avrupa için sol yanlış bir seçim” başlıklı yazınıza yer verdi. News Rescue sitesinde iki yeni makaleniz çıktı, başlıkları şöyle: “Darbeler ülkesi Arjantin” ve “İslam dünyasının kurtuluşu Kuran’da yatıyor.” Suriye’yle ilgili yeni yazınız Middle East Monitor sitelerinde çıktı. Urdu Times Gazetesi’nin bu hafta yayınladığı makalenizin başlığı; “Suriye krizinin dördüncü yılında Suriyeli mültecilerin durumu” Şafakna Haber Sitesinde; “IŞİD’e karşı fikri mücadele gerekir” ve “Toplu katliam yapmadan IŞİD’i alt etmenin yolu” başlıklı iki yazınız yayınlandı. Amerikan merkezli Jefferson Corner Sitesi’nde, başkanlık sisteminin tüm dünyada çöküşte olduğuna değindiğiniz yeni makaleniz çıktı. Arab News Gazetesi ve onun internet sitesinde bu hafta yayınlanan iki yeni makalenizin başlığı da şu şekilde; “Amerika Birleşik Devletleri kimin tekelinde?” Ve “Kuran’da yalnızca müminlere yönelik sırlar gizlenmiştir”

ADNAN OKTAR: Kardeşim ucu bucağı yok.

BÜLENT SEZGİN: Gittikçe artıyor.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, hemen hemen her ülkede yazılarımız çıkıyor. Her gün her ülkede yazılarım çıkıyor.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: PKK’nın Ağrı’da sözde mahkeme kurup, vatandaşları yargıladığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan beş kişi tutuklandı.

ADNAN OKTAR: Hele şükür, bir nefes alıyoruz yani. Çalışmaya başladılar nihayet. Gereği yapılsın.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Türkiye, Irak’ın kuzeyindeki Erbil’e başkonsolosluk açtıktan sonra Süleymaniye’de temsilcilik konsolosluk ofisi açıyor.

ADNAN OKTAR: Olur, iyi olur.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: İngiltere’de başbakan olduğu yıllarda Tony Blair’in İran’da başdanışmanlığını yapan İngiliz diplomat Paul, Türkiye’deki çözüm sürecini değerlendirdi. “MİT müsteşarı Hakan Fidan’ı başarılı bulan ve çözüm sürecinde hakkının teslim edilmesi gerektiğini” söyleyen Paul, “bu konuda kilit isimlerin önemli olduğunu” kaydetti.

ADNAN OKTAR: “İyi şeyler oluyor” diyor “Türkiye’de” tamam, teşekkür ederiz.

BÜLENT SEZGİN: Fehmi Koru; “2015 genel seçimlerinde MHP’nin son dakikada Büyük Birlik Partisi ve Saadet Partisi’yle ittifak yapabileceğini” yazdı.

ADNAN OKTAR: Son dakikaya bırakılan şey tehlikeli olur. Niye son dakikaya bırakıyorlar? Ne riski var önceden olsa? İş falan çıkar mı diye?

OKTAR BABUNA: Nifak sokarlar diye mi acaba?

BÜLENT SEZGİN: Şu an çok yanaşmasalar da son dakikada bunu yapacaklar demek istiyor.

ADNAN OKTAR: Hadi bakalım, inşaAllah.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Ardahan İl Genel Meclisi’nde, il encümeni ve ihtisas komisyonu üyelikleri seçiminde CHP, MHP ve HDP ittifak yaparak Yalçın Atay, Binali Özek ve Çetin Tokkaya’yı aday gösterdi.

ADNAN OKTAR: Yani ne yapmamız gerekiyor?

KARTAL GÖKTAN: Ülkücüler biraz tepki göstermiş HDP’yle ittifak yapılmasına.

ADNAN OKTAR: Kim ittifak yapan bir daha söyle?

KARTAL GÖKTAN: CHP, MHP, HDP.

ADNAN OKTAR: İttifak yapmış? Ülkücü gençler rahatsız mı olmuş?

KARTAL GÖKTAN: Evet. Ülkücü gençler rahatsız olduğunu dile getirmişler.

ADNAN OKTAR: MHP’nin tavrına?

KARTAL GÖKTAN: Evet, bizim adımıza hareket ediliyor. HDP’de bu tarz bir ittifak.

ADNAN OKTAR: Bu konuyu bir inceleyelim.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Son dakika haberi vardı Adnan Bey. Fenerbahçe futbol takımı otobüsü pompalı tüfekle saldırıya uğramış. Şoför ağır yaralanmış. Şimdilik bu kadar bilgi var konuyla ilgili. Bugün Rize’de maçı vardı. Allahualem dönüşünde oldu. 5-1 yenmişti Rize’yi.

ADNAN OKTAR: Hangi dangalak acaba yapan?

BÜLENT SEZGİN: Bir fotoğraf da vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım, alkollü falan, sarhoş falan bir tiptir. 

BÜLENT SEZGİN: Saldırı yapan şoförü hedef almış deniyor haberde.

ADNAN OKTAR: Manyak bir tiptir.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Selahattin Eyaleti valisi Ahmet Kerim; “Şii milislerin kenti yağmalamaya ve sivillerin evlerini yakmaya devam ettiğini” söyledi. Reuters'e konuşan Kerim; “son iki günde Şii milislerin Tikrit'te en az yüz evi ateşe verdiğini belirtti. Yüzlerce binanın Şii milislerin saldırısına maruz kaldığını” söyleyen Kerim, "ev, market ve işyerleri önce yağmalanıyor sonra ateşe veriliyor" dedi.

ADNAN OKTAR: İşte sevgi olmayınca, merhamet olmayınca, dostluk kardeşlik duygusu olmadığında, Allah korkusu, Allah sevgisi olmadığında, vahşilik hakim oluyor tabii. Adamlar görgüsüz, hayvan gibi, cahil, muhabbetsiz insanlar bu olaylar gelişiyor böyle.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: HDP Alevi konferansı düzenliyor. HDP tarafından Alevilik, tarih, sorun ve tahayyül adlı konferans yarın İstanbul’da başlayacak.

ADNAN OKTAR: Kardeşim Alevilik, HDP biraz alakasını kurmakla güçlük çekiyorum. Alevilik; sevgidir, insan sevgisi, hayvan sevgisi, bitki sevgisi hepsinin üstünde Allah sevgisi, ehli beyt sevgisi budur özetle, karmaşık bir şey yok.

KARTAL GÖKTAN: Yüzde on barajını geçmek için Alevilere özel bir ilgi gösterdiği söyleniyor.

ADNAN OKTAR: Yok, görürsünüz olduğu gibi AK Parti’ye.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, Şii’ler Tikrit’te son iki günde yüz evi yakmıştı, onlarla ilgili fotoğraf vardı. Irak’taki Şii baskısı nedeniyle Ömer adını taşıyan üç bin kişi öldürülme korkusu nedeniyle adını değiştirmiş.

ADNAN OKTAR: Rezalet. Hz. Ömer (r.a)’dan rahatsız olmaları. Tarih içinde bir sahabe olarak, mübarek sahabe olarak ismi geçiyor. Bilmezsin etmezsin, niye kafayı takarsın? Herkesi sev. Sanki olay yerindeydi.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Birleşmiş Milletler, Yemen’de Husilere yönelik kararlılık fırtınası operasyonu başlatan Suudi Arabistan’ın sivilleri korumadığına yönelik eleştirileri destekleyecek bir açıklama yaptı. İki haftadan bu yana süren çatışmalardan dolayı, on binlerce Yemenlinin terk etmeye çalıştığı ülkede aralarında sivil ve çocuklarında bulunduğu beş yüz on dokuz kişi hayatını kaybetti.

ADNAN OKTAR: Suudi Arabistan’ın umurunda mı o? Bombayı sallar işine gücüne bakar. Onlar egoistçe bakıyorlar olaya. Suudi Arabistan’ın hepsi için demiyorum. Derin devleti berbat Suudi Arabistan’ın. Kraliyet onlar gariban insanlar. Ama Suudi derin devleti çok acımasız, çok psikopat.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Mehmet Metiner, şehit savcımızın cenaze törenine Sayın Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Selahattin Demirtaş’ın katılmamış olmasının bir siyasi mesaj olduğunu iddia etti ve şunları söyledi: “Cumhurbaşkanımızın dediği gibi tamda teröre karşı milli bir duruşun sergilenmesi gereken bir günde her üç partinin hükümeti suçlayıcı bir dili esas almaları, elbette milletin gözünden kaçmamıştır. AK Parti düşmanlığı eksenine oturan ama gerçekte devletin ve milletin bekasını tehdit eden, kirli ve karanlık bir ittifakın resmidir bu.”

ADNAN OKTAR: Yok, ne alakası var? Milliyetçi Hareket Partisi özellikle bu işlere hiç karışmaz, tamamen makul bir gerekçeleri vardır. Ya hastadırlar, ya bir şeydir, bir engel çıkmıştır. Her an her şeye insan hazır olmaz. Uykusuz olabilir, bitkin olabilir falan, birçok neden olur. Yaşlı insanlar, Sayın Bahçeli de çok yaşlı bir insan, Kılıçdaroğlu da yaşlı bir insan. Her an dinç, her an ayakta, o kolay iş değil ki. Onun için önceden hazırlanması lazım uykusunu alacak, dinlenecek. Yemek yememiş olabilir bu insanlar, tansiyonu düşer veyahut hastalanırlar. Bir mantığı, bir sebebi vardır, kasti kimse öyle bir şey yapmaz.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda Çevik Kuvvet’in avukatlara yönelik müdahalesine maruz kalan İstanbul Borsa Başkanı Ümit Kocasakal, baro yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın açıklaması yaptı. Kocasakal; “Başsavcılıkla sorunun köklü çözümü için pazartesi öğleden sonra bir görüşme yapılacaktır” dedi.

ADNAN OKTAR: Tamam, konuşma, karşılıklı meseleleri değerlendirme, akılcı tedbirler alma, en isabetli harekettir. Diyalogla, konuşmayla halletmek doğru bir davranış, itidalle, mutedil bir ruhla. Dolayısıyla güzel neticelenir, inşaAllah.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Mehmet Metiner yazısının devamında; “Öcalan’ın silahların bırakılması için gayret ettiğini ancak buna rağmen HDP’nin, özellikle Selahattin Demirtaş’ın silahlı sol terör guruplarıyla arasına mesafe koymadığını” söylemiş. Ayrıca “Öcalan’ın Gezi olayını bir darbe olarak nitelemesine karşın, HDP’nin yine bu açıklamanın tersi bir şekilde Gezi siyaseti yapan bir Parti’ye dönüştürüldüğünü” iddia etmiş. “Kılıçdaroğlu nasıl bir siyaseti projeyse, Demirtaş’ta öyle bir siyasi projedir. Kürtlerin CHP’lileştirilmesi projesidir. Ve bu da Kürtlere tarihi bir ihanettir” yorumunda bulunmuş.

ADNAN OKTAR: Bir daha.

KARTAL GÖKTAN: Mehmet Metiner yazısının devamında “Öcalan’ın silahların bırakılması için gayret ettiğini.”

ADNAN OKTAR: Bak bir kere bu yanlış. Abdullah Öcalan hiçbir zaman için silahların bırakılmasını istemez. Kendisi ezilir en başta, kendisini adam yerine koymazlar. PKK hareketi tamamen yok olur böyle bir şeyde, bir kere bu doğru değil.

KARTAL GÖKTAN: “Ancak buna rağmen HDP’nin, özellikle Selahattin Demirtaş’ın silahlı sol terör guruplarıyla arasına mesafe koymadığını” söylemiş.

ADNAN OKTAR: Nasıl mesafe koysun? Adamlar çeker vururlar. Çoluğunu çocuğunu tehdit ediyorlar daha yeni söyledi. Bu kaçıncı söylemesi “beni tehdit ediyorlar” dedi. Ben dedim ki “seni tehdit eden adamın kolunu ta dibinden kırarız” dedim, “kanunla hukukla. Kimse senin kılına dokunamaz” dedim. Çekiniyor demek ki terör örgütlerinden. Adamlarda silah var, onda silah yok, çekiniyor.

Evet.

KARTAL GÖKTAN:  “Ayrıca Öcalan’ın Gezi olayını bir darbe olarak nitelemesine karşın”

ADNAN OKTAR: Gezi’yi herkes darbe olarak görür. Onlar da o anlamda darbe olarak görmüştür. Ama demokratik bir direniş olarak da HDP onu değerlendirebilir, kendi kafasına göre, kendi sol anlayışına göre değerlendirebilir. Bunda bir acayip bir şey yok. CHP nasıl değerlendiriyorsa, o da değerlendirebilir.

Evet.

KARTAL GÖKTAN: “Kılıçdaroğlu nasıl bir siyaseti projeyse, Demirtaş’ta öyle bir siyasi projedir. Kürtlerin CHP’lileştirilmesi projesidir.”

ADNAN OKTAR: Öyle bir şey olmaz, Abdullah Öcalan’dan bağımsız bir hareket olmaz, yani ona rağmen böyle bir hareket olmaz. CHP’lileştirme falan, böyle bir şey olmaz.

Fenerbahçe camiasına büyük geçmiş olsun. Silahlı saldırı kahpece, kalleşçe bir hareket. Özellikle sporculara karşı, savunmasız insanlara karşı, adice bir harekettir. Ama Fenerbahçe camiası delikanlı, yiğit bir camiadır. Dolayısıyla böyle şeylerden etkilenmez. Tekrar geçmiş olsun diyoruz. Allah felaketlerden, zorluklardan, kötülüklerden Fenerbahçe camiasını ve bütün sporcuları, bütün milletimizi muhafaza etsin.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Balyozdan aylarca hapis yatan kişiler, kaybedilmiş haklarının geri verilmesi için yasal düzenleme, balyoz kumpasını gerçekleştirenlerin yargılanmasını, televizyon ekranlarında haklarında konuşanların ekrana çıkıp özür dilemelerini talep ediyorlar. “Cemaat tarafından oyuna getirildiklerini ve hükümetin de bu tezgaha ortak olduğunu” öne sürdüler.

ADNAN OKTAR: O zaman hükümet adına da dava açmaları lazım, mahkemelere dava açacaklar. Bundan pek bir şey çıkmaz. Bu şekliyle kapatsınlar bence.

Bu akşam bu kadar yeter diyelim.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler programımız şu anda sona erdi. Yarın tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü