Harun Yahya

Sohbetler (10 Nisan 2015; 21:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler programımız başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Bülent Bey siz de hoş geldiniz. Fikret Bey siz de.

Buyurun, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Diyarbakır Müftülüğü’nün bugün okunan Cuma hutbesinde, Diyarbakır’da ev ev gezerek, camilere Kuran’ı Kerim topluyoruz bahanesiyle Kuran’ı Kerim toplayan bazı kişilerin Kuran’ları yaktıkları duyuruldu. Halk buna karşı uyarıldı.

ADNAN OKTAR: PKK’lıdır, kahpedir, kalleştir tam tipik PKK’lı yöntemi. Tabii uyanık dikkatli olsunlar. Kuran hediye edecekse, bizzat götürür eliyle hediye eder.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, 12 Nisan Pazar günü Diyarbakır’da gerçekleştirilecek olan “Günümüz Meselelerine Bediüzzaman’dan Çareler” isimli panelinin duyurusu için hazırlanan afiş ve pankartların şehre asılmasına izin vermedi. Belediye yaptığı açıklamada, “bu afişlerin görüntü kirliliğine sebep olduğu” iddiasında bulundu.

ADNAN OKTAR: BDP’ye ait değil mi belediye? Normal, klasik bir BDP yöntemi. Görüntü kirliliği iddiası da çok berbat bir ifade, çok çirkin. Ama beklenir.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: İstanbul Adliyesi’nde şehit edilen Savcı Kiraz’ın hakim eşi Yasemin Kiraz, eşiyle geçirdiği son akşamı anlattı. Kiraz, meslektaşlarına o gece Çanakkale’yi anlatan “Son Mektup filmini izlediklerini” söyledi ve ekledi: “Eşim çıkışta, ‘Allah bize de böyle şehit olmayı nasip etsin’ demişti. Rehin alma olayını haber aldığında teröristlerin eylem yapıp gideceklerini zannettiğini” söyleyen Hakim Kiraz, “olayı takip ederken öğlen namazını kaçırdığını, müzakerelerin uzaması üzerine ikindi namazını kıldığını, ardından da Yasin-i Şerif ve Kuran okumaya başladığını” aktardı. “Kendisiyle birlikte yanında bulunan arkadaşlarını da dua ettiğini” söyleyen Kiraz, “şehit olduğu anı hissettim” dedi.

ADNAN OKTAR: Belli, yani adamlar oraya o kadar teşkilatla geldiklerine göre cinayet işleyecekler. Orada müzakere şu bu falan olmaz. O müzakereden amaç, Türkiye’nin dikkatini çekmek, haberlerde falan sürekli konuyu gündemde tutmak. Çünkü her saat başı haber var, mümkün mertebe çok haber yaptırtmak. Yoksa oradan ne savcı sağ salim çıkar, ne de o kişiler sağ salim çıkar. Yani plan proje onu gösteriyor.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: 28 Şubat döneminde yargılanmış ve müebbet hapse mahkum olmuş kişilerden biri olan Fikri Boylu; “o dönemde 15 gün boyunca ağır işkenceye maruz kaldığını, ve işlemediği suçları kabul ettiğini, bu sebeple yeniden yargılanılmak istediğini” gündeme getirmişti. Fikri Boylu’yu sorgulayan polisler açılan davada işkence yaptıklarına dair suçlu bulunmuşlardı. Ancak yeniden yargılanma talebi reddedildi. Balyoz, Ergenekon gibi birçok dava jet hızıyla yeniden yargılanma taleplerinin yerine getirilmesi, ancak 28 Şubat döneminden beri tutuklu olan bazı kişilerin yeniden yargılanma taleplerinin reddedilmesi, dikkat çekti şeklinde yorumlar yapıldı.

ADNAN OKTAR: Önemli bir konu tabii 28 Şubat, tahribatıyla, şiddetiyle bütün acımasızlığı devam ediyor. O devrin mağdurları ezim ezim eziliyorlar. Hükümet o konuda çok titiz davranması lazım. Bu şahsın şikayetinin de göz önünde bulundurulması gerekiyor. Yani birçok yönden haklı olabilir. Herhalde düşünüyorlar, çok fazla mahkemeler var, işler karışır falan gibisinden. Adalet neyse, adaletin hakkı yerine gelsin. Yani hukuki yönden haklıysa, yeniden yargılanma olması lazım. Yani gerekli deliller oluştuysa, tabii ki yeniden yargılanması gerekir. Ama tabii onu hukukçulara bırakıyoruz.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in doğumunun 1444. yılında ilk kez gün yüzüne çıkan eserlerin yer aldığı sergi, Ayasofya müzesinde ziyarete açıldı. Açılışta tarihi bir olay yaşandı ve program Kuran’ı Kerim tilavetiyle başladı. Ayasofya’nın iç kısmında 85 yıl sonra ilk defa Kuran’ı Kerim okunmuş oldu.

ADNAN OKTAR: 85 yıl sonra. Kesintisiz devam etsin. Öyle olması lazım. Osmanlı döneminde kesintisiz devam ediyordu. Bir ara yine devam etmişlerdi benim hatırladığım, değil mi? Orada devam ediyor Topkapı’da, orada da devam etsin.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adana’nın Merkez Çukurova İlçesi’nde minibüste yolculuk eden bir genç kıza cinsel saldırı girişiminde bulunduğu öne sürülen şoför gözaltına alındı.

ADNAN OKTAR: Bir de bu çıktı, dolmuşlarda, otobüslerde falan. Daha kapsamlı tedbir alınması için konuşmuştuk daha önce. Genç kızlar telefonla mutlaka söylesinler; şu minibüs, adı bu, şoförün ismi bu, plakası şu, şu istikamette gidiyor diye bildirmeleri lazım. Bir acayiplik olduğunda da, ailesine hemen telefon açıp söylemesi lazım.

KARTAL GÖKTAN: İzmir’de de bir olay oldu Anan Bey, Gaziemir İlçesi’nde 34 yaşındaki İlkay Atmışkara dini nikahla yaşadığı. M. Ç. tarafından göğsünden bıçaklandı. Kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. M. Ç’de gözaltına alındı.

ADNAN OKTAR: Adamların cinsellik akılını kapatıyor, manyağa dönüyorlar. Hep kökeni cinselliğe dayalı bu olayların. Yani hep böyle yetersiz adamlar, hasta adamlar, sorunlu adamlar, o zavallı kadınları kıskanıyorlar, kendi yetersizliklerinin öcünü onlardan alıyorlar. Onlar da savunmasız olduğu için bir şey yapamıyorlar.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Şehit Özgecan’ın babası Mehmet Aslan, kızını öldükten sonra gördüğünü söyledi. “Rüya değildi” diyen Mehmet Aslan, “bu anlatacaklarımı duru görü bizzat yaşadım. Çok büyük bir alanda binlerce meleğin olduğu bir yerde” dedi. Mehmet Aslan, “insanlık yakın bir zamanda evrensel bir bilgiyle karşı karşıya kalacak. Gerçek bilgiyi idrak edebilmek için de, evrensel sevgi ve barış gerekiyor. Allah’ın bilgisine muhatap olacak insanlar, bu bilgiye nefret ve şiddet duygularıyla muhatap olurlarsa, mahvolacaklar. İnsanlık hem kurtuluşun, hem de büyük bir başlangıcın eşiğinde. Bilgi yakında iletilecek. Henüz bu bilgiye sadece yüksek tekamüldeki insanlar muhatap. Kısmi olarak derece derece başkalarına da ulaşacak. Sevgi ve barışı tüm dünyada tesis edebilmek için uğraşan insanlar var. Bizler değişmek ve dönüşmek zorundayız” dedi.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah maşaAllah. Demek ki bir manevi inkişaf içerisinde. Söylediği doğrudur Allahualem, duru görü almış olabilir. Allah mübarek etsin.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Washington merkezde bir düşünde kuruşu olan ve demokratik araştırmalar yapan Pew Research Center’in tahminine göre, “İslam dini önümüzdeki 35 yıl içersinde en hızlı yayılan din olmaya devam edecek.”

ADNAN OKTAR: 35 yıl mı? 35 kere hakim olur İslam dünyaya. Ne alakası var 35 yıl? En fazla 5-10 yıl. Çığ gibi sarıyor İslam dünyayı, görmüyor mu bu adamlar? Her dakika, her saniye, her gün müthiş bir yayılma içinde İslam. 35 yıla zaten İslam medeniyetinin dünyaya hakimiyeti, tam anlamıyla tahakkuk etmiş olacak ve o devirdeki sanat, estetik, güzellik bütün dünyaca da görülmüş olacak. O yaşamın orta alanları olmuş oluyor 35 yıl sonra. Yani en mükemmel yaşlar, en mükemmel çağlar, en mükemmel hayatın yaşandığı devreler.

Şimdi kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler programımız şu anda sona erdi, birazdan Hoş Sohbetler ile birlikte olacağız. 

Masaüstü Görünümü