Harun Yahya

Sohbetler (28 Nisan 2015; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar’la Sohbetler programı başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk. Siz de hoş geldiniz.

Bugün dışarıya çıktım gençler incecik bir gömlekle geziyorlar böyle tiril tiril. Takvime göre hareket ediyorlar yani 28 tamam. Ne yapalım sokağa böyle fırlayalım. Sonra da hep grip, nezle oluyorlar. Ya kardeşim havanın soğuk olduğunu görüyorsun incecik tek gömlekle gezilir mi ya tiril tiril? Soğuğa yiğitlik olmaz derler.

Evet dinliyorum. Biri bir şey söylesin. 

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, Başbakan Ahmet Davutoğlu Rize mitinginde konuştu. Davutoğlu Erdoğan’ın ve kendisinin ölümle tehdit edildiğini açıkladı.

ADNAN OKTAR: Nasıl yapıyorlar öyle bir tehdit anlamıyorum ki. İnternetten mi, telefon mu ediyorlar ne yapıyorlar?

KARTAL GÖKTAN: Detay verilmemiş.

ADNAN OKTAR: Yani tehdit edeni hemen yakalasınlar. Başbakanı tehdit etmek ne demek, Cumhurbaşkanı tehdit etmek. Nasıl çaktırmadan tehdit ediyorlar? Öyle mümkün mü öyle bir şey? İnternetten olsa yakalanır. Telefon olsa yine yakalanır.

OKTAR BABUNA: Dolaylı olarak mı acaba? Haber göndermiş.

ADNAN OKTAR: Haber gönderme. Haber gönderenden yine yakalanır. Ama geçen günü olay çok acayipti o; adam silahı mermiyi vermiş ağzına. Ateşe hazır silah. Çok acayip bir olay. Her yerde çok titiz olmak lazım. Herkes titiz olması lazım. Bir de anlaşılıyor yani polislerin çok uyanık olması lazım. Çünkü onlar zaten tedirgin hareketlerde bulunuyorlar anlaşılıyor tavırlarından falan. Ama kimse Tayyip Hoca’ya bir şey yapamaz. Sayın Davutoğlu’na da bir şey yapamazlar. Fakat tabii titiz olmakta fayda var.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Muş’un Bulanık ilçesinde Van Gölü Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’ne ait aracı gasp eden silahlı iki PKK’lının 16 yaşındaki bir kızı kaçırdığı iddia edildi. Güvenlik güçleri bölgede operasyon başlattı.

ADNAN OKTAR: Bu herifler mikrop sürüsü gibi her gün bir pislik yapıyorlar. Her gün bir delilik yapıyorlar bunlar.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Amerika Birleşik Devletleri Baltimore’da gözaltındayken ölen siyahi gencin cenaze töreninden sonra ayaklanma çıktı. Yirmiye yakın polis yaralandı. Yüzden fazla bina yakıldı. 235 kişi gözaltına alındı. Bir hafta boyunca geceleri sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Ve olayları bastırmak için Amerikan askeri sokağa indi. Şu anda sokaklarda güvenliği asker ve polis birlikleri sağlıyor.

 ADNAN OKTAR: Ben Amerika’ya demedim mi “azmayın” diye? Daha yeni söyledim. “Türkiye’ye çatmaya kalkmayın Allah belanızı verir” dedim değil mi? Ki bu çok küçük bir bela onlara yani. Akıllarını başlarına alsınlar. Yani bütün Amerika çapında ayaklanma olur. Amerika yerle bir olur aklını başına alsın Amerika. Yani taş taş üstünde kalmaz. Türkiye’yi parçalamaya kalkarsa kendi yok olur. Aklını başına alacak yani Allah’tan bela olarak gelir. Amerika haşa derin devleti kendini Allah’tan üstün görüyor. Siz zavallı varlıklarsınız. Siz nesiniz yani? En kabadayılarınız bilmem neyiniz bak hepsi tek tek ya kalpten ölüyor ya kanserden ölüyor. Zavallısınız nereye kabadayılık yapıyorsunuz yani?

BÜLENT SEZGİN: Birkaç fotoğraf vardı.

ADNAN OKTAR: Göreyim.

BÜLENT SEZGİN: Çıkan olaylardan.

ADNAN OKTAR: Tamam.

BÜLENT SEZGİN:  Evet bu şekilde. Siz “Türkiye’yi bölmeye kalkan olursa kıyamet kopar” demiştiniz. “Dünya yok olur” demiştiniz.

ADNAN OKTAR: Adamlar anlıyorsa bak Allah’tan onlara bir uyarı. Akıllarını başlarına alacaklar.

Fikret dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: PKK’lıların köylerde muhtarları tehdit etmeye başladıkları öğrenildi. HDP’li adaylar köy çalışmasına vakit ayırmıyor. PKK’lılar köylere gidip muhtarları tehdit ediyor. “Köydeki seçmen sayısı şu; senden HDP’ ye şu kadar oy istiyoruz. Eksik çıkarsa sorumlusu sen olursun” diyorlar. Bu tehditler giderek sertleşiyor. 7 Haziran’da bölgeye seçim güvenliği diye bir şey yok diyorlar.

ADNAN OKTAR: Kardeşim bu durumda seçim olmaz. Güneydoğu’da seçim iptal etsinler. Böyle seçim olmaz. Ya PKK’nın başını ezsinler .Tayyip Hoca sert konuşuyor ama fiiliyatta böyle bir durum yok. Fiiliyatta devlet PKK’yla muhatap oluyor. Ve masaya oturuyorlar yani. Bu içler acısı. Yani Türk tarihinde, Osmanlı tarihinde, Selçuklular’da hiçbir tarihte böyle bir olay yok. Dehşet verici. Yani hayret ve ibretle izliyoruz. Tayyip Hoca diyor ki işte “şunu yapacağız bunu yapacağız böyle yaparız.” E tamam güzel ama yap görünsün yani. Sadece lafta kalmaması lazım. Mesela bu durum çok vahim. Adam alenen tehdit ediyor kabadayılık yapıyor. Böyle seçim olur mu? Bu durumda adam ne yapsın?  Muhtara “seni öldüreceğiz” diyorlar adam mecburen gidip BDP’ye oy veriyor.

KARTAL GÖKTAN: İş adamlarından da para isteniyormuş. Özellikle Hakkâri, Şırnak, Van Diyarbakır gibi illerden.

ADNAN OKTAR: Adam hadi “vermiyorum” desin. Bu kadar halka zulüm ettirmenin bir alemi yok. PKK’yı devlet tepelesin. Gereğini yapsın. Kafalarını ezsinler. Yani zor bir şey değil ki; yerleri belli mekânları belli alıp hepsini hapse tıksınlar.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey HDP’ye de karşı çıkanlar da göçe zorlanıyorlar. Birçok aile göçmüş durumda, birçoğu da göç için hazırlık yapıyor.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hoca bunu seyretmesin. Başbakan bunu seyretmesin bu çok büyük bir milli felaket. Görülmemiş bir felaket. İnanılır gibi değil. Tayyip Hoca hakikaten sert çıkışlar yapıyor ama fiiliyat bambaşka. Fiili durum bambaşka. Çoktan bu köpeklerin kafası ezilmesi gerekiyordu. Hepsini hapse atsınlar. Hepsini tutuklasınlar. Böyle anormallik olmaz.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde kahvehaneye gelen yüzleri maskeli iki YDG-H üyesi yaklaşık on dakika siyasi propaganda yaptıktan sonra vatandaşlardan ayağa kalkmalarını istediler. Kahvehanede bulunan Murat K.’nın ayağa geç kalktığını öne süren teröristler ellerindeki silahla ateş etti. Açılan ateş sonucu Murat K. bacağından yaralandı. YDG-H üyeleri ise kaçarak uzaklaştı.

ADNAN OKTAR: Bu çakallar orada kıskıvrak nasıl yakalanamıyor ben anlamıyorum. Her yerde sivil polis olması lazım. Bunları bu kadar şımartmanın bu kadar itlik yaptırtmanın alemi nedir ben anlamadım. Bu derdest yakalanır ya çökersin altına alırsın kelepçeyi takarsın alır götürürsün. Akıl almaz şımartmışlar yani her yerden bir felaket haberi geliyor. Tayyip Hoca da sert çıkışlar yapıyor ama fiiliyatta hiçbir şey yok. Böyle olmaz fiiliyat istiyoruz. Yani somut olay istiyoruz. Somut netice. Bu çakalları derdest hepsini toplasınlar. Bir ara KCK’yı hepsini toplamışlardı. Birkaç gün içerisinde binlerce KCK’yı topladılar. Yine aynısını yapsınlar. Bütün PKK’lıları toplasınlar, doldursunlar hapishaneye. Bak bakayım öyle şımarıyorlar mı yani? İran bugün mesela, Kandil’deki PKK noktalarını vurdu, hallaç pamuğuna çevirdi gık var mı? Ne Avrupa ötüyor, ne PKK’lılar çığrışıyor. Onların çığrışma tarzında böyle; vahşi bazı kadınlar olur çığlıkları, onlar da öyle çığlıklar atıyorlar. Ama Türkiye yapmış olsa böyle bir şeyi yer yerinden oynardı. İt gibi korktuğu için PKK İran’dan, köpek gibi korktuğu için ne oluyor bile demiyorlar. Yerle bir etti İran PKK mevzilerini, kimsenin gıkı çıkmıyor.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün yaptığı açıklamada; “Kıbrıs’ta garantör ülkeyiz, Cumhurbaşkanı müzakereleri kafasına göre götürecek değil” dedi. Kuzey Kıbrıs seçimleriyle ilgili olarak bugün bazı yorumcular; “Kıbrıs halkının artık Türkiye’nin kendi enselerinde boza pişirmesinden bıktığını, Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’nin iki ayrı bağımsız devlet olduğunu, Kıbrıslılar’ın çözümü kendileri Rum kesimiyle oluşturmak istediğini ifade ettiler bazı yorumcular. Türkiye’nin garantör olmasından memnun olmadıklarını ifade ediyorlar. Bu kişilerin genel üslubu; “dünya zaten bizi tanımıyor, Türkiye de bu işi başaramıyor Rumlar’la Türkiye olmadan görüşelim tarzında.”

ADNAN OKTAR: Olur mu öyle şey canım? Kaybolur giderler Allah esirgesin. O çok çocukça bir ifade bayağı tehlikeli olur. Onlar öyle ayrı bir halk, ayrı orada Türk milleti var diye kabul etmiyorlar, toprakların da Türkler’e ait olduğunu kabul etmiyorlar. Dolayısıyla direkt gider el koyarlar bayağı iş çıkar yani o zannettikleri gibi olmaz. Öyle bir tatlı rüya olmaz, o tarz bir tatlı dünya yok. Tamam Türkiye belki üslubuyla, tavırlarıyla -bazı kişiler Türkiye değil de- bazı kişiler rahatsızlık vermiş olabilirler, oraya gidip densizlik yapmış olabilirler, sokmasınlar onları Kıbrıs’a. Çıkıp orada olay çıkartıyorlar falan kumar oynamaya gidiyorlar, alkollü rezalet çıkartıyorlar falan, onları belki rahatsız edip oradan uzak tutmak istiyor olabilirler. Evet.

BÜLENT SEZGİN: Genel olarak sol ve AKP’ye karşı olan kesimlerde Sayın Erdoğan’ın daha ilk günden Kıbrıs’a dayatmacı bir dil kullandığını söylüyorlar. Eski Kıbrıs Büyükelçisi de; “Bizim dileğimiz; halkın yüzde altmışının oy vererek seçtiği kişiye Sayın Erdoğan’ın da saygı göstermesidir. Ve bu lidere karşı küçük düşürecek, rencide edecek üslup kullanmamasıdır” dedi.

ADNAN OKTAR: Tamam doğru da yani o da riskli açıklamalar yapıyor Kıbrıs’ı yalnızlığa itebilir öyle bir konuşma. Türkiye ile işbirliğinde ne mahsuru var? Ayrıştırıcı bir üslup tehlikeli olacağı açık. Türkiye desteğini çekse anında parçalarlar orayı, hemen ele geçirirler. Türkiye garantörlüğünü çekse Rum kesimi direkt girer. “Buralar bizim siz çıkın” derler bu kadar açık. Onlara öyle huzurlu bir hayat yaşatmazlar, daha önce öyle yapıyorlardı. EOKA lideri Grivas vardı, Makarios falan bayağı iş çıkarıyorlardı. Bayağı eşkâli bozuktu Grivas’ın tam böyle eşkıya benziyordu, benziyor değil de zaten eşkıyaydı, Makarios da nefes aldırmıyordu.

Dinliyorum Fikret Bey.

KARTAL GÖKTAN: El Arabia’da yer alan bir haberde; “İran’ın Amerikan yük gemisine el koyduğu öne sürüldü.” Pentagon sözcüsü İran güçlerinin Amerikan gemisine değil Marshall Adaları bandıralı bir gemiye çıktığını söyledi.  Gemiden gelen yardım talebi üzerine de Amerika Birleşik Devletleri’nin gözlem yapmak üzere Hürmüz Boğazı’na destroyer uçak gönderdiğini açıkladı.

ADNAN OKTAR: Ee ne olacak? Bak İran istediği gibi kabadayılık yapıyor, hiç gıklarını çıkaramıyorlar.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İran’ın el koyduğu gemide Amerikan vatandaşı yokmuş Adnan Bey bilgi olarak.

ADNAN OKTAR: Amerikan vatandaşı bilmem ne. Mesela Panama vatandaşı oluyor önemsiz oluyor, Macar oluyor önemsiz oluyor, Amerikan vatandaşı oluyor çok önemli oluyor. Bütün insanlar eşittir, hepsi Allah’ın kulu. Ne demek?

Burhan Hocamız, Burhan Kuzu sevgi ve selamlarını iletiyormuş, Aleyküm Selam. Çok değerli bir insan, Burhan Hoca. Böyle temiz bir insan kolay kolay bulamazlar. Onun malla mülkle de bir alakası yok, şöhretle de bir derdi yok tam Anadolu yiğidi. Ne biliyorsa söylüyor dürüst olarak neyin doğru olduğuna kani olursa ona göre hareket ediyor. Ve üslubu da çok temiz, saf Anadolu üslubu bayağı güzel. Tayyip Hoca bence tereddüt etmesin, onu bakan yapsın çok iyi bakan olur. Adalet Bakanı; çünkü muazzam bir tecrübeye, bilgiye, birikime sahip bir insan, dünyayı çok iyi tanıyan bir insan.

BÜLENT SEZGİN: Programımız kısa videolarla devam ediyor. 

Sohbetimize devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Duran Kalkan; AK Parti ile Barzani’nin partisi KDP arasında seçim ittifakı yapıldığını iddia ederek “birçok KDP’li AK Parti listesinden aday gösterildi” dedi.

ADNAN OKTAR: Bizim temiz insanlarla bir alıp veremediğimiz yok. Bizim alıp veremediğimiz PKK. İt-kopuk takımı, katiller, alçaklar. Onlarla biz zıtlaşıyoruz. Yoksa mazlum kendi halinde bir Müslüman’a Müslüman’ın muhabbeti olur, sevgisi olur.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Sarkisyan; “Biz şimdiki Türkiye yönetimini soykırım yapmakla suçlamıyoruz. Ancak Türkiye yönetimi soykırımı inkar ederek o trajediye suç ortağı olmuş oluyor. Onları sırtındaki bu yükten kurtulmaya davet ediyoruz” ifadesini kullandı.

ADNAN OKTAR: Yok, onlar boş işler. Onlardan hiçbir şey çıkmaz. O devirde bir savaş olmuş, herkes herkesi öldürmüş, büyük bir katliam olmuş. Otuz milyon kişi zaten şehit edildi yahut öldürüldü. Amerika atom bombası attı bir şehri yok etti. Sonra bir atom bombası daha etti bir şehri yok etti bütün insanlarını, kedisini, köpeğini, bitkisini, böceğine varıncaya kadar yok etti Amerika. Bu soykırım değil mi? Bu da soykırım. Cezayir’de Fransızlar milyonlarca Müslüman’ı şehit ettiler. Bu da bir soykırım. Rusya’nın ucu bucağı yok. Komünist sistemde de Çarlık döneminde de akıl almaz katliamlar yaptı. Şeyh Şamil’in torunlarından başlayalım Orta Asya’daki Türkler’e kadar hepsine akıl almaz bir soykırım uyguladı.

CEYLAN ÖZBUDAK: Cezayir Fransa’dan soykırımı tanımasını istediğinde Jacques Chirac;  “biz öyle geçmişle uğraşacak değiliz önümüze bakalım” dedi. Bir daha da konu açılmadı.

ADNAN OKTAR: İşte bu kadar. Adamların bakış açısı bu. Dolayısıyla Türkiye’yi şu an yalnız görmüş durumdalar benim gördüğüm, bir Türkiye antipatisi meydana getiriyorlar. Bunun sonucunda da böyle çıkışlar yapıyorlar. Bunlar çok yakışıksız hareketler. Aynı bölgede iki milyon Müslüman Türk şehit edildi. Aynı bölgede. “Bir buçuk milyon Ermeni şehit edildi” diyorsun. Ermeniler’in nüfusu o zaman altı yüz-yedi yüz bin kişi falan toplam. Nasıl bir buçuk milyon insan şehit ediliyor? Hala da Ermeni nüfusu çok azdır. Ermenistan’da da çok az nüfusları var. Dolayısıyla samimiyetsiz bir ifade. Ama bir savaş oldu tabii ki. Ermeni canlar da orada vefat ettiler, Müslümanlar da. Çok korkunç bir savaştı. Allah vermesin. Allah bir daha tekrar ettirmesin. Ama bunu işte “yeniden tespit edelim, soykırımı tanıyalım.” Peki, Müslüman soykırımını kim tanıyacak? Türk soykırımını kim tanıyacak? Orada Kürt soykırımı da yapıldı onları kim tanıyacak? Sen onları insan yerine koymazsan sen de o zaman çok büyük suç işlemiş oluyorsun.

CEYLAN ÖZBUDAK: Ermeniler’in Adnan Bey bir sloganları var “bir daha olmasın” diye. Halbuki sizin üstünde durduğunuz; bir daha hiçbir savaş olmasın, bir tek Ermeniler’e karşı değil hiçbir kimseye karşı olmasın.

ADNAN OKTAR: Tabii ki. Savaş çok korkunç bir şey. Kan hiçbir şekilde akmaması lazım. Silahların yeryüzünden yok edilmesi lazım. Silah adam öldürmek için. Hiçbir şekilde silah olmaması lazım dünyada. Damla kan akmaması lazım. Sadece sevgi hakim olması lazım dünyada.

Ardahan merkeze bağlı Tunçoluk Köyü’nde PKK oy kullanımlarını açık olarak baskı altına almış. PKK’nın iddiası “BDP’ye oy vereceksiniz” diyormuş. “Bütün civar köylerde de bu şekilde” diyor. “Bütün kasabalarda da bu şekilde” diyor. “Bir de açık oy kullanılmaya zorlanıyor insanlar” diyor. Yani “göreceğiz” diyormuş PKK. “Kullandığınız oyu da göreceğiz” diyorlarmış.

Yok. PKK bölgeden kazınmadan mümkün değil. Her ne tedbir alınırsa alınsın adamlar mutlaka olaya müdahil olurlar. Silahın şakası olmaz. Adamlar psikopat, adam öldürmeye alışmışlar. Hep katil sürüsü. Halk çekinir. Devletin acil tedbir alması gerekiyor.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Kim Kardashian; “Türkiye’nin soykırımı kabul etmesinin zamanı geldi. Bu şu anda oradaki insanların suçu değil, yüz yıl önce yaşandı. Türkler bu durumu kabullenirse herkesin hayatına devam edebileceğine inanıyorum. Geçmişle yüzleşmemek saygısızlık” diye yazmış.

ADNAN OKTAR: O güzel varlık orada öldürülen Müslüman Türkleri görse içi parçalanırdı. Acımasızca, Said Dedem anlatıyor; “Irmağın kenarına topluyorlardı Müslümanları” diyor “tek bir mermiyle üç tanesini, dört tanesini birden şehit ediyorlardı” diyor. Çok gözü dönmüş bir katliam uygulandı Müslümanlar’a. Onlardan hiç bahsetmiyor. Rusların yaptığı katliamlar ayrı, onların yaptığı katliamlar ayrı. Bu millet ne çekti? Türk milleti normalde çok kalabalık olurdu. Hep katliamlarla nüfusu azaldı. Kardashian delikanlı bir kız, samimi bir kız. Doğrular anlatılırsa etkilenir diye düşünüyorum. Ona yazı gönderelim.

Evet dinliyorum.

CEYLAN ÖZBUDAK: Adnan Bey, sizi ziyarete gelen bir Ermeni bey vardı. O yeni bir röportaj vermiş. Orada kendisi de anlatıyor normalde Ermenistan’a gelmeden önce Amerika’da doğmuş büyümüş Diaspora Ermeni’si. Türkiye’ye karşı kendisi de biraz düşmanlık besliyormuş fakat Ermenistan’a gelip Türkiye’yi ziyaret ettikten sonra bu tamamen ortadan kalktı diye söylüyor. Hatta sizin çok güzel bir üslubunuzu almış. Anadolu’da çok güzel bir ahlak olduğundan bahsediyor. “Benim kızımı” diyor “kendi yeğenleri gibi sevecek amcalar, teyzeler var” diye söylüyor. Sizin sıcak üslubunuzu ilk defa birisinde görünce çok şaşırdım ben de.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah. O hakikaten efendi bir insan. Ermeniler genellikle öyle de, o Diaspora dedikleri olan yapı onda bir gariplik var. O onu dolduruyor, o onu dolduruyor biraz garip bir ortam meydana geliyor. Yoksa Ermeniler çok mazlumdur. Çok güzel huylu efendi insanlardır.

Evet, şimdi biraz imani konularda sohbet edelim. Kısa bir ara verelim imani sohbete geçelim.

BÜLENT SEZGİN: Programımız kısa videolarla devam ediyor.

Adnan Oktar’la Sohbetler programımız burada sona eriyor, birazdan Hoş Sohbetler’le birlikte olacağız. 

Masaüstü Görünümü