Harun Yahya

Sohbetler (29 Nisan 2015; 23:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: iyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler programımız başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk.

“Canım Hocam, Eruh’ta korucu kardeşlerimizle izliyoruz. Hocamızın korucu kardeşlerimize olan dua mesajını duymak istiyoruz, inşaAllah. Bugün PKK tarafından korucu kardeşlerimize tehditle silahlarını bırakmalarını istemişler. Devlet artık korucu kardeşlerimizin elini kolunu bağlamaktan vazgeçmeli ve yetki vermeli.”

Bu PKK’nın ağzının payını niye vermez ilgililer, ben anlayamıyorum. Bu çakalları konuşturmanın alemi ne? Neyden korkuyor? İran “hoşt” dedi bunlara, bunlar it gibi hazırola geçti. İran kadar olamıyor muyuz biz kardeşim? “Hoşt” dersin adamlar hizaya gelir. Köpek gibi korkuyorlar İran’dan. Bu durum olmaz. Korucu kardeşlerimiz delikanlının hasıdır. Devlet onlara daha gelişmiş otomatik silahlar versin. Bellerinde de yine öyle otomatik silah bulunması lazım. Gönülleri rahat olsun, efelere hiç bir şey olmaz. Bak bir korucuyu şehit etmişler öyle mi?

KARTAL GÖKTAN: Evet, köy muhtarını. Siirt’in Eruh ilçesinde Bağgöze Köyü’ndeki Mustafa Turan uzun namlulu silahla öldürülmüş halde yol kenarından bulundu. Muhtar bir gün önce Siirt valisi Mustafa Tutulmaz ve jandarma il komutanını evinde misafir etmiş. Köyün sorunlarını onlara anlatmış. Dün akşam da Siirt yolunda arabasından indirilip infaz edilmiş, şehit olmuş.

ADNAN OKTAR: Şimdi bu devletimize yakışmaz, hükümete yakışmaz. Asker-polis gereğini yapsın, kanı yerde kalmasın. Allah şehidimize gani gani rahmet etsin, ailesine Cenab-ı Allah sabrı cemil nasip etsin. Devlet kanını alsın, kanı yerde kalmasın. Bu çakalları yakalasınlar, gereği de yapılsın.

İBRAHİM TUNCER: Hocam, siz başta korucu demiştiniz şehidimiz için, genelde haber ajansları hep muhtar diye veriyor. Esasında hem korucu, hem de muhtar yani korucu olduğunu genelde vermiyorlar genelde haber ajansları.

ADNAN OKTAR: Her cihette vahim. Bu acz görünümünün hikmetini biz anlayamadık. Bunların eti ne budu ne? İki tokatta darmadağın olur bunlar. Neden bekliyorlar, inanılır gibi değil. Kim bunlara gebe kaldı, kim bunlardan çekiniyor, bunu da anlayabilmiş değiliz. Bir avuç çakalla baş edemiyor görüntüsü vermek, çok anormal olur.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kürt sorunu yoktur, tarafların masaya oturması da söz konusu değildir” sözleri üzerine, HDP’ye geçen Mir Dengir Fırat şöyle cevap verdi: “Sayın Cumhurbaşkanının konuşmaları coğrafi konuma göre değişir. Uçak’taysa ayrıdır, ayağı yere basıyorsa ayrıdır. Bu konuşma da çok normal, havada konuşmuş çünkü basınç farkı var. Demek ki biz, 2001’den beri Sayın Erdoğan’ın liderliğinde ülkeyi bölüyormuşuz, farkında değilmişiz.”

ADNAN OKTAR: Bölünme tehlikesi açık açık görülüyor. Bunu eşek olsa görür. Bunun görülmeyecek bir yönü var mı? Kürt sorunu. Nerenin Kürt sorunu? Yolda geliyordum, bütün yollar bakımsız. Çamlıca tarafından geldim, hakikaten millet devlet fakir. Para olsa yaparlar o yolu. Öyle bir yolda yaşanır mı? Tangır tungur tangır tungur, insanın iflahı kesiliyor. Nereye gitsek yamalı yollar. Demek ki fakiriz.

Ama Tayyip Hocam da herhalde aklı yattı bu söylediklerimize. Delikanlıca konuşuyor artık. Eskiden de delikanlıca konuşuyordu yanlış anlamasın da. Niye çekiniyorlar acaba? Bu adamların on dakikalık işi var anında tepelenir hepsi. Sırf korucular bile darmadağın eder, bunları hep çakal korkak adamlar. Bak mesela onu da uzun namlulu silahla uzaktan vuruyorlar. Hep kahpe bunlar. Pislik, kahpe ve kalleştirler PKK özelliği bu.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: HDP Muş Milletvekili Demir Çelik: “Görülen o ki, Sayın Erdoğan’ın sözleri ve MGK’nın 2014 Ağustos kararlarında da okunacağı gibi, seçimden hemen sonra topyekun bir savaşla 40 yıldır denenmiş, askeri ve güvenlikçi politikaların bir kez daha devreye gireceğidir” diye konuştu.

ADNAN OKTAR: Azgınlaşırlarsa devlet kendini savunur, ne yapsın devlet? Kudurursan, devleti devlet olarak kabul etmezsen, devletin içinde devlet kurmaya kalkarsan, mahkemeler kurarsan, it-çakalla orada burada cinayetler işlersen, tehdit yaparsan, seçim güvenliğini ortadan kaldırırsan, devlet kendini korumakla mükelleftir. Ne yapması gerekir? Ya seyretmesi gerekiyor, ya koruması gerekiyor kendini. Bunda şaşacak bir şey yok. Belalarını aramasınlar akıllarını başlarına alsınlar.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Kuzey Kıbrıs yeni Cumhurbaşkanı Akıncı ile Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın bir telefon görüşmesi yaptığı ve görüşmenin olumlu geçtiği ifade edildi. Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı yaptığı açıklamada Anastiyadis yani “Güney Kıbrıs Rum lideriyle, uzlaşma arayacak kişi olarak Türkiye’yle neden çatışmacı bir amacım olsun? Uzlaşma içersinde hareket edeceğiz” dedi.

ADNAN OKTAR: Yani Tayyip Hocam demek ki gereğini yapmış. Delikanlı muhabbeti yapmışlar zaten. Öyle bir sert üslup yok aralarında. Ama ilk gün tabii Tayyip Hocam şöyle kendini tanıttı tabii ki, şahıs nerede olduğunu, kiminle konuştuğunu falan.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Ukrayna İçişleri Bakanı Arsen Avakov; “Çernobil enerji Santralı çevresinde başlayan orman yangınının santrale doğru ilerlediğini” belirtti. 1992’den beri bölgede meydana gelen bu en büyük potansiyel tehlikeyi çevre bilimciler şu şekilde açıklıyor: “Yanan ormandaki ağaçların Çernobil patlamasıyla bünyelerine giren radyoaktif atıklar, bu yangında tekrar yanarak havaya karışıyor ve havayı radyoaktif hale getiriyor.”

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Selahattin Demirtaş, işçilerin 1 Mayısta Taksim’e gitmesini Müslümanların Kabe’ye gitmesine benzetti ve şunları söyledi: “Müslümanlar Kabe’ye giderler, hacı olmak için. Museviler ise Kulis’e gideler. Onun dışında hiçbir yerde onu yapamazsınız. Elbette dini bir inanç açısından dini bir inanç olarak söylemiyorum fakat, işçiler açısından da Taksim olmazsa olmaz bir yerdir.”

ADNAN OKTAR: Çok münasebetsiz bir benzetme, ne alakası var? 1 Mayıs toplantısı dünyanın her tarafında yapıyorlar. Bütün dünyada olan işçiler 1 Mayıs için Taksim’e mi geliyorlar? Ne kadar münasebetsiz bir izah. Ankara’da da toplantı yapılıyor, millet Ankara’da yapıyor, birçok ilde yapıyorlar, İzmir’de yapıyorlar gayet kolay, güzel hoş bir şekilde bitiriyorlar toplantıyı. Hiç biri “işte bizim burası Kabe’miz, bizim buraya gitmemiz gerekiyor” demiyorlar. Dolayısıyla o laf hiç olmamış. Bir mantığı da yok. Dünyanın her ülkesinde toplanıyorlar. Nereden çıkıyor bu şart?

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı’nın Diyarbakır’a giderek HDP’li Belediye Başkanı Gülten Kışanak ile gizli bir görüşme gerçekleştirdiği iddia edildi. Kışanak ile görüşmek için belediye binasına arka kapıdan giren Dumanlı, uzun süre de içeride kaldığı iddia ediliyor. Ekrem Dumanlı’nın konuyla ilgili yaptığı açıklamada ise, “Sayın Öcalan” ifadesini kullanması dikkat çekti. Dumanlı açıklamasında bir gazeteci olarak, Gülten Kışanak ile görüştüğünü söylüyor.

ADNAN OKTAR: Görüşsün, görüşmek yasak değil. Ama ilginç. Nurcu değil mi Ekrem dumanlı?

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Müslümanlarla da görüşsünler, niye Gülten Kışanak? Sadece solcularla görüşmek, biraz garip bir görüntü veriyor. İnsanlar tedirgin olurlar o zaman işte.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: HDP Milletvekili adayı Dengir Mir Mehmet Fırat, “maalesef seçimin yaklaşmasıyla birlikte bir çok provokasyonun yapıldığını görüyoruz. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, biz bu provokasyonlara gelmeyeceğiz, bu ülkeyi de böldürmeyeceğiz. Bir kere kafalarına bunu iyi soksunlar. Kobani, Batman ne kadar benim vatanımsa, aynı şekilde Marmaris, İstanbul da benim vatanımdır. Çünkü bu ülkeyi beraber kurduk, ana asli unsur olarak savaşarak bu vatanı kurduğumuza göre, dolayısıyla birilerinin kafasında ülkeyi parçalamak, Batman veya Hakkari’yi bir alana sıkıştırmak istiyorlarsa bu da sözlerinde kalır” diye konuştu.

ADNAN OKTAR: Tamam, iyi niyetli olabilir bu sözlerinde samimi olabilir, eski AK Partili olduğu için. Ama maalesef, PKK Türkiye’yi bölmek istiyor bu açık. BDP’nin içinde de çok fazla bölünme taraftarı adam var. Zaten ana konu o, onun için can verdi PKK’lılar. Yıllardan beri yaptıkları mücadelenin sebebi bu. Gidip Marmaris’te oturmak için yapmıyorlar bunu. Güneydoğu’yu bölmek için yapıyorlar. Dolayısıyla bu yapılan savaş sanki öylesine yapılmış bir savaş gibi gösterilirse, bu olmaz. Türkiye’nin teyakkuzunun sebebi, PKK’nın ataklarının sebebi, açık açık kendilerin de ifade ettiği gibi orada bir devlet kurmak, bağımsız bir devlet kurmaktır. Marmaris’e de gelmek ister adam tabii ki, yani ikinci aşama olarak.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Uşak’ta bir grubun HDP standına saldırması sonucu 3 kişi hafif yaralandı.

ADNAN OKTAR: O da münasebetsizlik. Saldırma, bunlar akıllı hareketler değil. Demokrasi, fikir özgürlüğü her yerde olması lazım, insanlar istediği gibi fikirlerini savunması lazım. Kafa yararak, olay çıkartarak, bağırarak, çağırarak bu vahşiliktir, hayvanlar yapar bunu. İnsan konuşarak anlaşır, fikirle anlaşır, ikna ile anlaşır. İkna olmuyorsa da saygı duyarsın. Herkesin fikrine saygı duymak lazım, inancına saygı duymak lazım. Ama karşılıklı fikir teatileri olur, karşılıklı anlatırsın konuşursun, bu insanın ufkunu açar, bu güzel bir şey.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Kürdistan Bölgesi Başkanlık Divanı Başkanı Fuat Hüseyin; “Mesut Barzani’nin ABD’ye yapacağı ziyaretin ana gündem maddesinin Kürt devleti olacağını” söyledi. Başkan, “Mesut Barzani’nin Amerika ziyaretinin gündem maddelerini Musul’u kurtarma operasyonu, Kürdistan bölgesinin sınırlarının belirlenmesi ve Erbil-Bağdat ilişkileri oluşturuyor” dedi.

ADNAN OKTAR: Biz Barzani’ye güveniyoruz. Yani dindar, Nakşibendi, efendim, Türkiye’ye karşı da sevecen, nezaketli bir insan. Taraftarları da genellikle iyiler. PKK’yı yanaştırmasınlar kendilerine. PKK çok alçak, baya pislikler.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Zorunlu dinler dersiyle ilgili kendine yöneltilen eleştirilere değinen Demirtaş, “zorunlu din dersini kaldıracağız dediğimizde, din dersi yasaklanacak demedik. Bir mezhebin ya da bir inancın diğer bütün inançlara zorunlu olarak anlatılmasına karşıyız dedik. İsteyen istediği dinde, inançta, mezhepte eğitimde okulda eğitim alabilir. Ben bir Müslüman olarak bunu söylüyorum. Biz bu ülkede Müslüman olmayan ailelerin çocuklarına okulda zorla İslamiyet dersi verirsek, bu haksızlık olur.”

ADNAN OKTAR: Olur mu? Genel kültür olarak her gence Hristiyanlık, Musevilik hakkında çok kapsamlı bilgi vermek lazım. Yaşadığımız dünyayı yöneten ana felsefedir din. Hristiyanlık batı kültürü, İslam Ortadoğu kültürünün, Musevilik de yine Musevi kültürünün en hayati noktasını oluşturuyor. Genel kültür yönünden bir genç Hristiyanlığı, Museviliği, Müslümanlığı bilmiyorsa, genel kültürü yoktur onun. Komünizmi bilecek, Faşizmi bilecek, Darwinizmi, Materyalizmi bilecek.

CEYLAN ÖZBUDAK: Bildiğiniz gibi gayrimüslimler normalde Türkiye’deki liselerde, ortaokullarda din dersine girmekten muaflar. İstedikleri zaman girmiyorlar.

ADNAN OKTAR: Tabii ki kardeşim. Genel kültür olarak hayatidir din.

Kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler programımız burada sona eriyor. Birazdan Hoş Sohbetler’de birlikte olacağız. 

Masaüstü Görünümü