Harun Yahya

Sohbetler (15 Haziran 2015; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler. Adnan Oktar ile Sohbetler başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk.

Fikret Bey dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, PKK’lı teröristlerin üzerinde tevhid lafzı olan bir bayrağı ayakaltına aldıkları bir resim var.

ADNAN OKTAR: Göreyim.

Cahil akılsız herifler. Orada güya IŞİD’e karşı tavır alıyor. Ahlaksız herif, orada Allah yazıyor, peygamber yazıyor, değil mi? Onu ayakaltına alıp çiğnemek ne demek?

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Türkiye, sınırımıza gelen kardeşlerimizi içeriye almaya devam ediyor. Bugün de yüzlerce kardeşimiz Türkiye’ye alındı. Bölgede hava yaklaşık 40 derece olduğu için ve uzun yoldan yürüyerek geldikleri için, kardeşlerimiz sağlık olarak oldukça zor durumdalar. Türkiye 15 bin kişilik yeni bir çadır kent inşasına başladı. Bülent Arınç da bakanlar kurulu sonrası basın toplantısında, “misafirlerimizi kabul etmeye devam edeceğimizi” söyledi. “Ama Türkiye’nin uluslararası kurumlarla konuşarak başka çözümler için de görüşeceğini” anlattı.

ADNAN OKTAR: Başka çözüm.. Hepsi hayır peşinde olması lazım. Yani onları üzmeyen, rahatsız etmeyen.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Tel Abyad Kasabası YPG militanlarının eline geçti. Türkiye Akçakale sınır kapısı artık IŞİD’le değil, YPG ile sınır kapısı oldu. Sınırda kırmızı alarm verildi. Türk Silahlı Kuvvetleri, herhangi bir duruma karşı kim tarafından olursa olsun ateş açılması durumunda, sınırdaki birliklerimize vur emri verdi. Ankara’da özel güvenlik toplantısı yapıldığı bir toplantıda Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’yi birleştirecek koridorun Amerika’nın yıllar önce hazırladığı Büyük Ortadoğu Projesi’nde yer aldığı konuşulduğu ifade edildi.

ADNAN OKTAR: O zaman işte bir şekilde ona engel olmaları gerekiyor. Sürekli ona yağ çalan, işte zeytinyağıyla arasını aralayan bir politika izlendi.

BÜLENT SEZGİN: Adnan bey, bugün sınırda yaşananlara ait bazı fotoğraflar vardı.

ADNAN OKTAR: Evet göreyim. Bu yakışıklı kimmiş bakayım, maşaAllah ağabeyinin canı o. Ufaklıklara bak sen, askerin güzelliğine bak, efendiliğine bak.

BÜLENT SEZGİN: Bugün 5500 kişi daha içeriye alınmış.

ADNAN OKTAR: “IŞİD çekildi” diyorlar, “PYD orayı işgal etti.” Kaç kişi? 15 kişi. 15 tane it-kopuk orada fink atıyor, halbuki içeriye girip, ne işiniz var ulan burada” dense, tokat atsalar darmadağın olur giderler.

BÜLENT SEZGİN: Fotoğraflar da tam onu gösteriyor, çok az sayıda olduklarını.

ADNAN OKTAR: İşte bak, bir avuçlar. Bunlar tam çakal. Böyle bir hayvan öldüğünde, çakallar hemen çıkarlar, aç çakallar. Bunlar da aç çakal. Normalde mağaralarda saklanıyorlar acayip korkaklar.

BÜLENT SEZGİN: Bir fotoğraf daha vardı sınırda, Askerimizin şefkati merhameti.

ADNAN OKTAR: Şeker şeker, ağabeyinin balı o, maşaAllah.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Türkiye bir kez daha göç dalgasına maruz kaldı. YPG teröründen kaçıp gelen 10 binlere sınırını açtı. Batı basını ise, Amerika destekli YPG terörünü görmezden gelirken, İngiliz The Times Gazetesi bölgedeki YPG terörüyle ilgili olarak “Kürtler binlerce Arap’a etnik temizlik uyguluyor” itirafında bulundu.

ADNAN OKTAR: Tabii. Müslüman Araplara akıl almaz katliam yapıyorlar, kadınların ırzına geçiyorlar rezalet paçadan akıyor, herkes seyrediyor. Mesela daha önce IŞİD’in elindeydi orası böyle bir olay olmuyordu. Halk hiçbir şekilde göç etmeyi düşünmedi. Bu köpeklerin eline geçince can havliyle kaçmaya başladılar. Bir avuç it-kopuk bunlar bir avuç. Ordu müdahale etsin.

Türkiye roket sanayine ağırlık vermesi lazım. Savunma bakanlığından istirham ediyoruz. 10 binlerce 100 binlerce roketimiz olması lazım. 1000 km., 2000 km. menzilli, 3000 km., 5000 km. İran gibi olmamız lazım.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adıyaman’da Koçeli Barajı şantiyesindeki çalışmalarda kullanılan beş iş makinesi PKK’lılar tarafından yakıldı.

ADNAN OKTAR: Yok canım derin devlet yapmıştır, PKK yapmaz öyle şeyler derin devlet yapıyor. Yani bu adamların şımarıklığına bu derece kapı açmak mucize, gözlerime inanamıyorum. İt-kopuk takımı iki tokatta oturtursunuz, tut kulağından hapse at. Mucize, seyrediyorlar.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: AK Parti taraftarı olduğu bilinen, ancak seçim öncesinde AK Parti’yi eleştiren ve HDP’yi destek veren Sevilay Yükselir işinden çıkarılmıştı. Sevilay Yükseler’in eşi de STAR Gazetesi’ndeki görevinden çıkarıldı. Ve Sevilay Yükselir yazdığı yazıda, Erdoğan’a yezid imasında bulundu.

ADNAN OKTAR: Daha önce Erdoğan taraftarı mıydı bu?

GÖKALP BARLAN: Evet, koyu taraftarıydı.

ADNAN OKTAR: İşte bak, Tayyip Hoca buradan ibret alsın. Çevresindeki adamlar menfaati kesilince, ya yezid diyor ya bilmem ne diyor, ya şu ya bu. Gerçek dostlarına sahip çıksın. Gerçek dostlarından çekiniyor, temkinli. Ama bak böyle adamlara karşı da hem güven duyuyor, hem yakın duruyor, sonunda da bak adamlar demediğini bırakmıyorlar.

Sevilay Yükselir’in resmini görebilir miyiz? Bu hanımı tabii işten çıkartmaları yakışık almaz. İşsiz güçsüz kalıyorlar. Bak eşini de çıkartmışlar. Eşi kim onun? O işten çıkmış, o işten çıkmış, neyle geçinecek bu insanlar?

Türkiye’deki yağcı PKK taraftarı yazarlar, Amerika’nın PYD’yi desteklemesini teşvik ettiler. Şimdi bir yazar değil, iki yazar değil, şimdi böyle bir konumda Amerika görünce, Amerikan derin devleti şımardı ve ferahladı. Bu yancıların yüzünden, bak PYD’nin bu azgınlığına cevaz verilmiş oldu. Hem silah veriyorlar, hem destekliyorlar, hem adilik yapıyorlar. Türkiye’yi böldürmek için bu çakal sınıfını, bu çakal grubunu kullanmayı düşünüyor Amerika. Bu yağcı yazarlar da, hem yağcı hem yancı, yancının da yancısı yazarlar, hem yağcı hem yancı yazarlar sırf adları orada burada çıksın diye bu adiliğin içine girdiler. Şimdi onların marifeti işte bu. Bir de etrafındaki arkadaşlarını da dam yerine koymuyorlar. Diyorlar ki, “beni Amerika destekliyor, falanca gazetede yazım çıkıyor.” Yazısı çıkmıyor da “adım çıktı” diyor, onunla oradaki Müslümanlara temiz insanlara bir üstünlük taslıyor, büyüklük taslıyor. Deccale sığınmışsın sen akılsız. Deccalin yancısı olmuşsun, deccal yancısı. Yancının yancısı üstelik. Sen o yazdığın yazıyı beyninin içinde yazıyorsun, aklın zayıf anlamıyorsun. Telefonla verdiğin bilgileri kafanın içinde yazıyorsun, Allah’a anlatıyorsun. Yazdığın yazıyı da Allah yaratıyor, Allah görüyor yazdığın yazıyı. O oyun oynadığını zannediyor, pislik yaptığını zannediyor, hesabını vereceğini düşünmüyor. Halbuki Allah; “sırtlarına vura vura, yüzlerine vura vura canları alınırken bir görsen” diyor. Onu akledemiyorlar, kısa süre sonra canlarının alınacağını. Gazetedeki yazını senin kim kaile alır? Unutulur gider, hiç kimsenin haber bile olmaz. Yancının yancısını millet ne yapsın? Zavallı bir yancısın sen.

EBRU ALTAN: Sözde Ermeni soykırımı için aynı yazarların tavrı aynı oluyor.

ADNAN OKTAR: Evet, yine aynı kafadalar, aynı mantıktalar, oradan yağcılık yapıp netice alacaklarını düşünüyorlar. Bir de Müslüman Türk halkına da üstünlük taslıyorlar, onları da adam yerine koymuyorlar. İşte, “biz Avrupalılar tarafından tavsif görmüş, onlar tarafından aileye alınmış yancının yancısı olan tipleriz” gibisinden. Sen beş paralık yapmışsın kendini, baya aşağılamışsın. Sen sana göre havalısın, Allah kartında sen bir hiçsin, akılsız. Müslümanların dindarların yanında da hiçbir değerin yok.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, koalisyon konusunda bir açıklama yaptı: “Seçim sonrasında yüzde 40’lık ve 60’lık denge oluştu. Ve asıl görev, hükümet kurma görevi yüzde 60’lık bloğa düşüyor. Yüzde 60’lık blok bunu oturup düşünmeli. İlkelerimizi koyalım, birlikte oturalım adam gibi hükümeti kuralım.” Açık ve net Kılıçdaroğlu’nun bu açıklaması MHP ve HDP’ye koalisyon teklifi olarak yorumlandı.

ADNAN OKTAR: MHP-HDP ikisi son derece birbirine zıt. Böyle bir teklif, MHP Allah esirgesin, böyle bir şeyi kabul etse sıfıra gider. Olacak iş değil, öyle olmaz. En makulü AK Parti-MHP koalisyonu görünüyor. CHP-AK Parti koalisyonundan bir şey çıkmaz, renkli canlı bir yapısı olmaz, CHP yıpranır benim kanaatim, AK Parti de yıpranır, ikisi de küçülürler, yani akılcı bir şey olmaz.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: MHP Eski Genel Başkan yardımcısı Nazif Okumuş; “en ideal koalisyonun, AK Parti ile MHP arasında olacağını” belirterek, “hem MHP, hem AK Partili tanıdıklarımdan edindiğim izlenim, yemin törenine kalmaz, anlaşırlar” şeklinde konuştu.

ADNAN OKTAR: Doğru, tabii ki öyle olması lazım. Son derece isabetli olur. Birleşmiş Milletler müdahalesinden çekilmesi falan çok çok yersiz. Daha önce de biz PKK’nın kafasını ezdik, Birleşmiş Milletler ne alaka? Her yerde devletler teröristle mücadele ediyor.

Ama tabii MHP - AK Parti koalisyonuna, Amerikan derin devleti, İngiliz derin devleti karşı çıkar. Bütün bunların göze alarak yapmaları lazım. Çünkü böyle bir koalisyonun, ne meydana getireceğini herkes bilir. Amerika’nın bütün planlarını ortadan kaldıracak bir koalisyon bu. Amerika’nın büyük Ortadoğu projesinin belini ortadan kıracak bir koalisyon olmuş oluyor. Dolayısıyla kabul edecekleri gibi bir koalisyon yapılanması değil. Yiğitçe ve kararlı Türk milletine güvenerek bir tavır almaları lazım. CHP’nin de desteklemesi gerekiyor.

Ne yapalım? Kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor. Yarın tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü