Harun Yahya

Sohbetler (27 Haziran 2015; 20:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz Adnan Oktar ile Sohbetler başlıyor.

Adnan Bey, hoş geldiniz tekrar.

ADNAN OKTAR: Demin, maşaAllah bizim iftara gittim, aman Allah’ım ne kadar kalabalık, ne kadar kalabalık, bitecek gibi değil, masaları gez gez. Çok güzel insanlar, maşaAllah Allah hepsine hidayet, uzun ömür versin, nur versin. Sevgileri çok coşkun, ne kadar kalabalıklaşmışlar, maşaAllah. Allah bereketlerini, nurlarını artırsın.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kobani düştü düşecek” sözlerine gönderme yapan HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, “Kobani’yi düşürmeye çalışanlar, bugün siyasetten yerlerde sürünüyorlar” dedi. “AK Parti’ye birinci cevap Kobani zaferiydi, ikinci cevapta halkın 7 Haziran’da verdiğini” söyleyen Yüksekdağ, “bize bu zulmü siyaseti dayatanlara siyasi yaşam zemini haram olacak, bunu çok iyi bilsinler. Kandan katliamdan beslenenler, gözyaşı çocukların cenazelerinden beslenenler, size bu siyasi yaşamda gelecek haram olacak” şeklinde konuştu.

ADNAN OKTAR: Ne dediği belli değil ki, neyi kastediyor, bir anlamı yok. Neyi haram ediyor yani. O hanımefendi açık sarih anlaşılır bir dille konuşursa, daha iyi olur, böyle olmaz. “Kobani düştü düşecek” işte Kobani’yi IŞİD darmadağın etti. Halkı orada Müslüman kardeşlerimizi canlı kalkan olarak kullanan PKK, amacına ulaşmış oldu, ne kadar hain ve alçak olduğunu bir kere daha gösterdi. Masum Kürt vatandaşlarımızı orada bir hile olarak, bir oyun olarak, canlı kalkan olarak kullandı. Bu çok büyük bir ahlaksızlık ve terbiyesizliktir. Zorla Türkiye’den getirttiler, savaş bölgesi olduğu açıkken, savaş bölgesi içerisine sivilleri soktular. Bu çok büyük bir alçaklıktır. Herkes biliyor oranın savaş bölgesi olduğunu.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Türkmenlere yönelik tehcir kampanyası geçen hafta Kürt gurupların Hammam Türkmen el-Cenübi köyüne girişi ve buradaki sivilleri köyden çıkartmasıyla başladı. Bu iki bölgeden tehcir edilenlerin sayısı on bine ulaştı.

ADNAN OKTAR: Daha hala PYD’yi destekliyorlar. Benim gördüğüm, hükümetinde PYD’ye karşı ılımlı bir politikası var, yani onların palazlanmasına kapı açacak bir politika izliyor. PKK’ya karşı zaten öyle bir politika izlendi. Belki istemeyerek yaptılar ama öyle bir görünüm oluştu. Bu pislikten artık Türkiye kurtulmak istiyor, bıktık usandık biz PKK’dan. Bunu hayatımız pahasına da olsa temizlemek istiyoruz artık. On milyon şehitte olsa bunu göze aldık, beş milyon şehitte olsa göze aldık. Bu pislikten kurtulalım, şerefli yaşayalım. Bunların baskısı, bunların şiddeti, bunların verdiği rahatsızlık had safhada, yani Müslümanların onuruna şerefine yönelik bir saldırı var. Müslüman, onuru şerefi için yaşar. Bunları kazımak vacip, Allah’ın emri. Bunların hepsini kazıyalım, ordu gereğini yapsın. Hiçbir ülke buna tahammül etmez. Bu kadar terbiyesizlik, bu kadar vicdansızlık olmaz.

Milliyetçi Hareket Partisi çok güçlü bir muhalefet yapsın. PKK’yı çok ciddi şekil gündeme getirsin, Türkiye’nin bir bölümünün elden gittiğini çok güçlü vurgulasın. Bunun derhal temizlenmesi gerektiğini bu belanın çok güçlü vurgulaması lazım. Her yerde sesini çıkartsın ve her gün bunu vurgulaması lazım yeri göğü yıksın. Anadolu’da toplantılar yapsın, konuşmalar yapsın. Sırf Bahçeli’nin yapacağı bir şey değil, Koray Aydın’da baya kabadayı delikanlı o, o da ayrı bir koldan ortaya çıksın. Profesör Ümit Özdağ falan, onlar ortaya çıksınlar. Mesela Edip Semih Yalçın. MHP tabii biraz dikkatli hareket ediyor benim kanaatim, Amerika’da bir baskı lobisi oluşturmuş olabilirler MHP’ye karşı, Avrupa’da, İngiltere’de de bir baskı lobisi oluşturmuş olabilirler. Böyle aşırı sağ partileri bir anda yok edebiliyorlar. Şimdi onu aşırı sağ parti gurubuna sokup MHP’yi, bir anda güçlü bir kamuoyuyla partiyi dağıtmak isteyebilirler. Bir ara olmuştu öyle Avusturya’da mı bir yerde partiyi dağıtmışlardı. Böyle bir gelişmeden çekiniyor olabilirler ama MHP çok güçlü taban tutmuş, lideri çok olan bir parti. Bu konuda çekinmemek lazım, çok atak yapmak lazım. Çünkü her ülkücü bir lider konumundadır Türkiye’de. Her ülkücü milli ruhu çok iyi bilen, dava ruhunu iyi bilen lider ruhlu insandır. Dolayısıyla çekinecekleri bir şey yok. Allah’a verilecek bir canımız var nihayet, yani neyden korkacağız.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Yüksek Seçim Kurulunun kesin sonuçları açıklamasının ardından, PKK’nın bölgede yapmış olduğu şaibelerde gün yüzüne çıktı. Diyarbakır köylerinde çoğu sandıkta diğer partilere oy çıkmazken, HDP 391 seçmenin bulunduğu sandıktan dahi 396 oy aldı. En dikkat çeken detay ise, açılan sandıkların çoğunda geçersiz oyun olmaması.

ADNAN OKTAR: İşte PKK’nın damgasını burada açık açık görüyoruz. Sandık başlarını PKK tutarsa, olacağı bu.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Sayın Bahçeli Twitter hesabından IŞİD’in en son eylemlerini değerlendirdi. IŞİD için “iyice kudurdular” ifadesini kullanıyor. “Sınırlarımızın dibinde cehennem kapıları açılırken, kin ve kötülük kozasını hızla ördü. Yine gündem Aynel Arap yani Kobani, yine IŞİD isimli terör örgütü revaçta. Bildik manzaralar karşımızda, malum fitne döngüsü ortada. Herkes Kobani’yle yatıp kalkıyor. Nişantaşı’ndan Yüksekova’ya kadar, önüne gelen Kobani’de ki iki terörist gurubun kapışmasını mesele ediyor. Doğu Türkistan’daki Çin zalimliğini kimseler konuşmuyor, ağzına dahi almıyor. Kobani’ye ağlayanlar, Kaşgar’a gülüyor ve zulme ortak oluyor. Uygur Türklerine oruç tutmayın, namaz kılmayın ve hatta nefes almayın” diyorlar.

ADNAN OKTAR: Doğrudur ama hepsi bir bütün. Oradaki zulümle, Azerbaycan’daki çekilen acılarla, Mısır’da çekilen acıların, Libya’da çekilen acıların bir farkı yok. Toptan değerlendirmek lazım, ikiye bölmek hatalı olur.

BÜLENT SEZGİN: Devamı vardı konuşmasının.

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: Sayın Bahçeli; “Alimim diyen, Allah dostu olduğunu ileri süren irfan ehli, manevi kanaat önderleri, İslam’ın sürüklendiği felakete niçin itiraz etmezler? Batı emperyalizmi İslam’ı karalamak ve terörle ilişkilendirmek için sinsi bir çaba sarf ederken, dinimizi savunacak manevi kaleler nerededir? Emin olunuz geleceğimiz bu sorulara verilecek cevaplarda gizlidir. Haçlının gölgesi yarının aydınlığını kapatırsa, akıbet korkunç olacaktır.”

ADNAN OKTAR: Ben açıkça söyleyeyim Sayın Bahçeli’ye, bizden başka bu konuya sahip çıkan yok şu an. Bizden başka Kuran’la bu konulara cevap veren, aydın ve gerçek İslam’la bu IŞİD modeli yahut Taliban modeli yahut gelenekçi Ortodoks modeli, İslam’ın farklarını aradaki yanlış doğruları bizim kadar mükemmel açıklayan yok. Varsa, ben tabii olurum. Zannediyorlar ki ben gurur yapıyorum, enaniyet yapıyorum, büyüklük peşindeyim. Kardeşim bizim etkenliğimizde Darwinizmi yerden yere vuran bir gurup olsun, Kuran’ı bizim gibi anlatan samimi anlatan bir grup olsun söz bir Allah Bir bak ayaklarının altını öpüp, ben onlara tabii olacağım. Emir eri olacağım, topuk selamına geçeceğim. Yok öyle bir grup. Yapsınlar, peşlerinden giderim ben, ben ne yapacağım yani.

KARTAL GÖKTAN: Küfre karşı bir set oluşturduğunuzu söylemişti Sungur Ağabey.

ADNAN OKTAR: Tabii, “Sedd-i Zülkarneyn oldun” diyor “seni aşıp bize gelemiyorlar” dedi.

BÜLENT SEZGİN: Şu an dünyada kime sorulsa “Darwinizmle mücadele kim ediyor?” diye, ilk isim ve tek isim siz geliyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Tabii.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: HDP’nin açıklaması; “Son günlerde Kobani’de yüz elliyi aşkın sivilin planlı bir şekilde katledilmesi, Şii camilerine dönük bombalı saldırılar, Tunus’ta gerçekleştirilen plaj baskını ve Fransa’daki fabrika baskınının birbirlerinden kopuk olmadığı son derece açıktır.”

ADNAN OKTAR: PKK’nın yaptığı katliamlar, onu da bir ilave etmeleri lazım, yüzbinlerce askerimizi polisimizi şehit etmeleri, fabrikaları, barajları, tesisleri bombalamaları, molotof kokteyliyle okulları yakmaları bir bütün. HDP küçük bir parça orada atlamış, onu da ilave edersek, tam olmuş olacak. Ayıp yapıyorlar. Böyle bir hafıza kaybı olması mümkün değil. Bu eksikliklerini tamamlamış oluyoruz.

BÜLENT SEZGİN: İsim olarak da sadece dediğiniz gibi El-Kaide, IŞİD, El-Nusra gibi Müslüman örgütlerin isimleri.

ADNAN OKTAR: Ve PKK.

BÜLENT SEZGİN: Onu demiyorlar.

ADNAN OKTAR: Ve PKK’nın yaptığı akıl almaz tahribatlar, akıl almaz yıkımlar ve akıl almaz katliamlar. Yüzbinlerce Türk askerini, polisini, vatandaşını ve Kürt kardeşlerimizi şehit etmeleri. Bunlar tabii ki bir rastlantı değil, birbiriyle bağlantılı.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Türkiye’nin Suriye’ye müdahale planlarını sert bir dille eleştiren Figen Yüksekdağ, “savaş çığırtkanlığı yapıyorlar. Nasıl olsa Türkiye’de Mehmet çok. Bu Mehmetlerin askerde, savaşta harcanması onların umurunda değil” dedi. Figen Yüksekdağ ayrıca “Türkiye’nin PYD’ye teşekkür borçlu olduğunu” iddia etti.

ADNAN OKTAR: Hoppala. Hem adam öldürecekler, askerlerimizi şehit edecekler, polislerimizi şehit edecekler, binaları yıkacaklar, yakacaklar, “teşekkür ederiz” diyeceğiz öyle mi? Bir de ellerinden öpeceğiz herhalde. Terörist canilere, gözü dönmüş, Allahsız, Kitapsız, Stalinist, komünistlere, dehşet saçan mafya örgütüne teşekkür edeceğiz öyle mi? Çok ayıp yapıyor, çok ayıp yapıyor.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Çin’in 22 Haziran’da Doğu Türkistan’ın Kaşgar şehrinde gerçekleştirdiği ve yirmi beş Müslüman Uygur’un katledilmesi ve üç Çin polisinin ölümüyle sonuçlanan olaydan sonra bir katliam haberi de Aksu İline bağlı Kuçar şehrinden geldi. Aksu iline bağlı Kuçar şehrinden geldi. Kuçar’ın Uça bölgesinde bir polis kontrol noktasında en az 10 Müslüman Uygur’un Çin işgal polislerince katledildiği bildiriliyor.

ADNAN OKTAR: O canlarımla ilgili hiç hakikaten ne bir yerde haber çıkıyor, ne bilgi çıkıyor. Haşa, insan yerine bile koymuyorlar. Bir köpek öldüğünde, fok balığı öldüğünde yeri yerinden oynatıyorlar. Ama Türkistan’da sessiz sedasız en az şu ana kadar otuz milyonun üstünde Müslüman Türk şehit edilmiştir toplam, kimsenin umurunda değil. “Börteçine kurdun adı” diyor, “Ergenekon yurdun adı” diyor, “beş bin sene durdun hadi şahlan ey yüz bin mızrağım.” İşte zamanı geldi, gereğini yapsınlar. Kahraman ordumuz, kahraman askerimiz önce şu PKK’yı bir tepelesin, oradan “ya Allah bismillah” diyelim, o Kürt kardeşlerimizle birleşelim, Azerbaycan’la birleşelim, Ermenistan’la birleşelim, Orta Asya’ya doğru, İslam alemine doğru akmaya başlayalım. Çekinmeyecekler, delikanlı olacaklar. Korku olmaz, cesaret olacak. İsrail’le arayı düzeltsinler. İsrail’le düşmanlık, uğursuzluk getirir. Bak ben bir şey biliyor olmasam, söylemem. İsrail ile arayı açmak, İsrail düşmanlığı, uğursuzluk getirir. Bunu düzeltsin hükmet. Çok büyük hata yapıyorlar.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birlik Vakfı’nın Ankara Şubesinin düzenlediği iftar programında konuştu.

ADNAN OKTAR: Birlik Vakfı nedir? Kimin o?

KARTAL GÖKTAN: AK Parti ‘ye yakın bir vakıf. “DEAŞ ile Türkiye’yi aynı paranteze almak ahlaksızlıktır, namertliktir. “

ADNAN OKTAR: Doğru, doğru söylüyor.

KARTAL GÖKTAN: Sayın Devlet Bahçeli’nin Twitter hesabından yaptığı açıklamalara da yanıt verdi, Erdoğan, “bazı siyasetçiler çıkıyor şunu söylüyor, güya şahsıma atıfta bulunuluyor. ‘Sadece Araplarla, Kobani’deki Tel Abyat’takilerle uğraşanlar, Uygur Türklerini unutuyor ‘ diyor. “O zata söylüyorum, sen o Uygur Türklerinin yaşadığı yere hayatında bir kere gittin mi? Ama Tayyip Erdoğan gitti” ifadesini kullandı.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’la baş etmek zordur. Tayyip Hocam’la özellikle böyle sözlü çatışmalarda dikkatli olmak lazım. Şimdi tabii ki Tayyip Hoca hepsini düşünüyor, yani Uygur Türklerini de düşünüyor, Arapları da, Kürtleri de, Çerkezleri de düşünüyor, işin doğrusu bu. Fakat Sayın Bahçeli klasik siyasetçi olduğu için, Türkiye’de de klasik siyaset geçerli olduğu için, klasik siyasetçi üslubu ile konuşuyor. Bir çatışa gerekiyor, onlarda çatışacak konu bulmuş oluyorlar. Bu çatışmalara ehemmiyet vermemek lazım. Bir ciddiyet yok bunların. Tabii ki o da vatansever, o da vatansever.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Amerika Birleşik Devletleri yönetimi çoğunu serbest bıraksa da hala 132 kişiyi Guantanamo da 12 yıldır terör zanlısı suçlamasıyla tutuyor. Bunu yaparken de hiçbir uluslararası yasaya aldırış etmiyor.

ADNAN OKTAR: Amerika’nın bir şeyi taktığı yok. Türkiye’nin bu kadar titrek davranması için bir neden yok. Kendi vatanımızda ne CHP, ne MHP hiçbir parti gidip parti konuşması yapamıyor Güneydoğu da. Kuzey Kore’ye bile gidiliyor, her yere gidiliyor. Küba’ya gidiliyor, ama oraya gidemiyorsun.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İŞİD’ in Suriye de Mare hattını hedef alması üzerine, Ankara alarma geçti ve TSK’ya 90 kilometrelik bölgede, her an hazır olması emrini verdi.

ADNAN OKTAR: İŞİD ne ilgilendiriyor bizi? Niye PKK ilgilendirmiyor da 90 kilometrelik alanda İŞİD bizi ilgilendiriyor? PKK boydan boya işgal etmiş, 600 kilometrelik sınırımızı, devlet kuruyor, o bizi ilgilendirmiyor da, İŞİD mi ilgilendiriyor? İŞİD ile bizim bir alıp veremediğimiz yok. İŞİD bizi ilgilendirmez. İŞİD’ e karşı bir operasyonda, asla düşünmeyiz. Olmasına da müsaade etmeyiz. Öyle bir şey olmaz. Durup durup aynı şeyi söylemeyin, bu çok ayıp. PKK’ya gücün yetmesin, ondan sonra ben İŞİD’e kahramanlık yapacağım de. Bazı siyasetçiler çok büyük hata yapıyorlar, böyle şey olmaz. Delikanlıysan, yiğitsen gidip PKK’yı ezersin. PKK’dan çekiniyorsan, o zaman hiç konuşma ne İŞİD hakkında konuş, ne Taliban hakkında konuş, hiçbir şey konuşamazsın. Ama yiğitsen, önce gidip PKK’yı ezersin. O zaman, o kolay, İŞİD’i bize bıraksınlar. İŞİD biz gidin buradan deriz, giderler. O dert değil. Ama sorun PKK da. Onları ikna etmek kolay. Ama PKK öyle değil. Bunlar pislik, kahpe ve kalleşler.

Evet, biz Birlik Vakfı’nda konferans vermiştik daha önce Darwinizm ile ilgili. Sadun konferans vermişti.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Turistik otele düzenlenen saldırıdan sonra Tunus’da 80 cami nefreti körüklediği gerekçesi ile kapatılıyor.

ADNAN OKTAR: Yöntemlere bak. Bunu yaptığında, adamlar Tunus’u cehenneme çevirirler. Tunus Cumhurbaşkanını da öldürürler, başbakanı da öldürürler. Bela acayip sarar, böyle bir yöntem olmaz, cami kapatmayla olmaz. Camileri aç, camii de eğitimi mükemmelleştir, Kuran’ın yeterliliğini anlat. Böyle yöntem mi olur? Allah’ın camisini sen nasıl kapatıyorsun? Kuran da ayet var. Camiler, kiliseler, havralar koruma altındadır. Camilerin sayısını artır. Orada Kuran’ın yeterliliğini anlat, bağnazlığın yanlışlığını anlat.

Bugünkü iftar maşaAllah, ne kadar güzel insanlar, ne kadar imanlı insanlar. Ucu bucağı yok. Boydan boya bir gittik, bide ortadan geçtik, bir daha geldik, bir daha ortadan geçti, yani bitecek gibi değil, üst katlar, alt katlar. Osmanlı ordusu gibi, maşaAllah, bayağı kalabalık.

BÜLENT SEZGİN: Hepsinin de sevgisi çok güçlü size.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, evet sevgileri çok coşkun, akıl almaz bir sevgileri var, maşaAllah hepsinin. Allah sevgilerini daha da ortaya çıkarsın, imanlarını güçlendirsin, hidayetlerini artırsın.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Suudi Arabistan bölgesel gelişmeler karşısında artan tehdit algısıyla askeri harcamalarını arttırdı. Riyad yönetimi 2014’te petrol fiyatlarında yüzde elliye varan düşüşe rağmen, askeri harcamalarını yüzde on yedi arttırarak silah ithal eden ülkeler sıralamasında zirvede yer aldı. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün yayınladığı 2014 yılı askeri harcamaları raporları, Riyad yönetimini 80.8 milyar dolarla Amerika, Çin ve Rusya’nın ardından dördüncü sırayı aldığını ortaya koydu.

ADNAN OKTAR: Silaha harcanan para garibanlara harcansa, yani akıl almaz bir zenginlik olur dünyada. Yani dünyanın her yerinde mal zibil gibi akar. Silaha, adam öldürmeye para veriyorlar. İşte Hz. Mehdi (a.s) devrinde silahlar ortadan kalkıyor. Silaha verilecek para; halka, avama, Müslümanlara, garibanlara, mustazaflara dağıtılacak.

Evet, dinliyorum

KARTAL GÖKTAN: AK Parti’den yeni milletvekili seçilen anayasa doçenti Osman Can; “kurucu meclis gibi çalışacak bir kurucu hükümetin oluşturulması gerektiğini” söyledi. “7 Haziran tablosuyla meclisin çok geniş bir temsil tabanına oturduğunu” hatırlatan Osman Can, “aksi takdirde bunun sorumluluğundan kimsenin kurtulamayacağına” vurgu yaptı.

ADNAN OKTAR: Ne demek bu? Şimdi anayasanın sırası değil. PKK’nın kazınması lazım. Anayasa olması için, önce bir vatanı kurtarmamız lazım. Vatan işgal altında, Kurtuluş Savaşı gibi. Nasıl İngiliz işgali olmuştu, şu an PKK işgali var. Antep’i Fransızlar nasıl işgal etmişti, aynı, aynı adamlar, kiralık katilleriyle bu sefer işgal ettiler. Yani şu an İngiliz, Fransız ve Amerikan işgali var. Onların kiralık katillerine bu işi yaptırıyorlar. O zaman da Anzaklar’ı falan getiriyorlardı ya, bunlar da onların kiralık katilleri işte PKK.

Osman Can akıllı bir delikanlı, güzel bir insan, güzel huylu, ahlakını takdir ediyoruz. Fakat tabi Güneydoğu politikası konusunda genel olarak AK Partililerde olan hata onda da var. İnşaAllah, düzeltecek.

BÜLENT SEZGİN: IŞİD, Kamışlı ve Haseke arasında yer alan ve stratejik açıdan çok önemli olan Tel Barek Kasabası’nı ele geçirdi.

ADNAN OKTAR: Yani el değiştirir zaman zaman, bir onların eline geçer, bir onların eline geçer, orası durulmaz. Ama asıl konu, PKK. Hiçbir zaman için bizi IŞİD’le muhatap etmesinler, biz IŞİD’e kurşun sıkacak alçaklığı asla kabul etmeyiz. Müslüman’a kurşun sıkmak alçaklıktır, kahpeliktir, ahlaksızlıktır. Kim buna fetva verirse, o da ahlaksızın en başta gelenidir.

KARTAL GÖKTAN: Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Koalisyonu tarafından oluşturulan Gerçekleri Araştırma Komisyonu; “YPG güçlerinin Suriye’de Türkmen ve Arapları hedef alan tehcir politikası uyguladığını” belirtti.

ADNAN OKTAR: Doğru, biliyoruz.

KARTAL GÖKTAN: PYD’li gruplar Türkmenleri Tel Abyad kırsalındaki köylerden tehcire devam ediyor. Son iki gün içinde Hammam Türkmen eş-Şimali beldesinden yaklaşık beş bin kişi göç ettirildi. Bu kişiler önce bir okulda toplandı ve güvenlik gerekçesiyle köylerini, terk etmeleri konusunda uyarıldı.

ADNAN OKTAR: Bak, PYD diyor ki; “biz böyle bir şey yapmıyoruz, bayağı barışçılız” diyor: Yani böyle kelaynak kuşu gibi oralarda geziyoruz falan diyorlar. Hâlbuki her türlü ahlaksızlığı, pisliği, itliği yapıyorlar. Eşek gibi şarap içtiler o sınır kapılarında, esrar çektiler, kafaları uyuşuk vaziyetteydi, o yüzden oradan çok rahat geçti IŞİD. Ondan sonra hepsini darmadağın ettiler. Bu bana özel bilgi olarak geldi. Yani “alayı şarapçı” diyorlar “oradakilerin hepsi, şarap içip üstüne de esrar çekiyorlar” diyor. Kafa tamamen dumanlıymış oradaki o sınırda bekleyenlerin. Haberleri bile yok oradan kimsenin geçtiğinden. Dinsiz, imkânsız, Allahsız, Kitapsız, pislik, domuz sürüsü bunlar. Bunları itibarlı hale getirmeye çalışıyorlar, ben bunları aşağılaya aşağılaya, herkes bunların gerçek seviyesini öğrendi. Önce bunları PKK’lıları kral, kraliçe gibi falan gösteriyorlardı, akıl almaz şekilde aşağılatıp, haysiyetsiz, karaktersiz, cibilliyetsiz olduklarını iyice anlatınca, bayağı soğuyup sakinleştiler. Şimdi hiç kimse övemiyor. Sıkıysa övsünler.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Birleşmiş Milletler, Uyuşturucu ve Suç Ofisi, 2015 Dünya Uyuşturucu Raporu’nda; “dünyada her yirmi kişiden birinin esrar, kokain ve eroin gibi yasadışı uyuşturucu madde kullandığı” açıklandı. “Dünyada 246 milyon insan, yani 15-64 yaş arasındaki dünya nüfusunun yüzde beşinden fazlasının 2015 yılında yasadışı uyuşturucu madde kullandığı bilgisinin verildi.”

ADNAN OKTAR: O zaman İslam’a, Kuran’a dönsünler. İslam’a, Kuran’a dönmeseler bu sayı gittikçe daha da artar.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Selahattin Demirtaş, bir televizyon kanalının canlı yayınında açıklamalarda bulunarak; “KCK yönetimi, KCK iradesi Kürt sorununun çözümü konusunda katkı sunmak istiyorsa-ki, açıklamaları ve beyanları böyle, biz bunun samimiyetine de inanıyoruz, bu durumda demokratik siyasetin güçlenmesine destek vermeleri lazım. Vesayet altına almak değil, güçlenmesini engellemek için, güçlenmesine destek vermeleri lazım” dedi.

ADNAN OKTAR: Milli İstihbarat Teşkilatı’nı kutluyorum, aslan onlar. Girmedikleri hiç bir KCK toplantısı olmamış. Hiçbir şubesi yok. Tamamını kontrol altına almışlar. Her yerde MİT elemanı var. Adamlar cinnet geçirecekti. “Haberin var mı?” diyor, “şu da MİT elemanıymış” diyor. Yani akılları attılar adeta. Hepsini ördek gibi toplamışlardı, ördek toplar gibi. Veyahut kırılmasınlar ne diyelim? Kuş mu diyelim?

BÜLENT SEZGİN: Daha iyi.

ADNAN OKTAR: Veyahut tavşan diyelim, tavşan toplar gibi hepsini topladılar. MİT çok yaman, maşaAllah.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Amerika Birleşik Devletleri’nin Ankara Eski Büyükelçilerinden James Jeffrey, “halkın yüzde altmışının iktidar partisine ‘biz senin ülkeyi yönetme şeklini beğenmiyoruz’ mesajını verdiğini savunurken, seçim sonrası Türkiye’nin dış politikasının gelenekselleşeceğini sandığını” söyledi. Jeffrey, önümüzdeki yıl İsrail ve Türkiye’nin karşılıklı büyükelçi atayacakları tahmininde de bulundu.

ADNAN OKTAR: Yani gereksiz politika olarak İsrail’e tavır aldılar, sonra ondan vazgeçecekleri belli. Peki, oradaki tahribat ne olacak? Ne gerek vardı şuna? Tabii ki bir an önce İsrail’le ilişkileri düzeltmeleri lazım. İsrail halkını biz seviyoruz, zalimine karşıyız. Ama İsrail halkını seviyoruz. O sevgiyi de en yüksek düzeyde göstermek durumundayız. Aksi uğursuzluk getirir. Sevgisizlik, uğursuzluk getirtir, iyi bir şey değil.

Bugün bu kadar olsun, yarın devam ederiz, inşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler şu anda sona erdi. Yarın tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü