Harun Yahya

Sohbetler (4 Temmuz 2015; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz, Adnan Oktar ile Sohbetler başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz. Herkes hoş geldi.

Anlat bir şeyler, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, Star Gazetesi’nden Saadet Oruç bugünkü yazısında: “Ankara sınıra yığınak yaptı, çünkü caydırıcı olmak istiyor. Şimdilik bir müdahale planı masanın üzerinde değil. Ancak PYD Cerablus Öncüpınar arasında, DAEŞ kontrolü altındaki bölgeye müdahale ederse, Türk askeri bu bölgeye girecek ve engel olacak, burası son derece net” dedi. Yazıdaki bilgiye göre Türkiye top atışı mesafesindeki bir bölgeyi sınırı geçmeden güvenli bölge olarak belirleyecek. Ancak PYD Cerablus’a doğru ilerlerse, Türkiye net bir şekilde müdahale edecek.

ADNAN OKTAR: PYD’yi boydan boya kovalamak lazım. Türk devletine savaş açmış bir örgütle biz yüz yüze nasıl yaşarız? Askeri vuran, polisi vuran, her yeri bombalayan katiller sınırımızda sırıtarak bize bakıyorlar, bu olacak iş değil. Aslında sınıra geçici geçişler yapıp yakalayıp, hapse atmak lazım. 10 dakikalık, 5 dakikalık girişler yapabilirler, bunda bir şey yok. Adam aynasını tarağını düşürür oraya gider alır, onun gibi bir şey. Orada it-kopuk varsa, gider yakalarsın. Katil de kaçabilir o zaman oraya. Ne yapacağız? Kaçtı tamam artık gitti mi diyeceğiz? Koşup peşinde yakalayacağız. Katiller orada geziyor, onların hepsinin yakalanması lazım. IŞİD’le de bizim işimiz olmaz, IŞİD’le bir alıp-veremediğimiz yok.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: PYD Eş Başkanı Salih Müslim, Türkiye’nin Suriye’ye müdahale etme ihtimaline karşı, “belki Türkiye’nin Rojava için planları olabilir ama bu onları bağlar. Askeri anlamda bizim hazırlığımız yok ama bizim üzerimize gelirlerse direniriz, kendimizi savunuruz. IŞİD’e, üstümüze geldiği zaman nasıl savunduysak aynı imkanlar ölçüsünde savunuruz” dedi.

ADNAN OKTAR: Hadi oradan. Bir tokatlık işleri var, kodun mu, otuz kere takla atar. Türk ordusu düzenli ordu, oraya tankla topla girdiğinde, sen kendini nasıl savunacaksın? Darmadağın olursun, kaçacak delik ararsın. Ama benim gördüğüm şu ana kadar bunlar baya bir pohpohlandı, baya bir korunup-kollandı bunlar. Baksana vagon hesabıyla yiyecek gidiyormuş bilmem ne, bir garip durum var. O oradaki fakir-fukaraya gitmez. O çakallar aralarında bölüşüp yiyorlar, benim anladığım.

Salih Müslim Türkiye’ye geliyor, “Müslimcim hoş geldin” falan diyorlar adama, “çay mı içesin kahve mi içersin” falan diyorlar adama. Sonra da diyorlar, “biz PYD’yi yakalayacağız.” Bu ne iş ben anlamıyorum ki. ‘Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu’ derler ya. Adam resmi görüşmelere geliyor, “buyurunuz Müslim Bey hoş geldiniz, arkadaşlar ne yapıyorlar” falan. PKK’nın başı bu adam, PKK’nın liderlerinden bir tanesi. Ha Sabri Ok, ha bu, aynısı.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: PKK sempatizanları doğuda, “şimdi değilse ne zaman, sen değilse kim” yazılı broşürleri dağıtarak gençleri dağa çıkarmaya teşvik ediyorlar.

ADNAN OKTAR: Hapishaneye gitmeye teşvik var burada, değil mi? “Şimdi değilse ne zaman?” Hemen tutuklayıp alacasın hapse. Bir daha söyle bakayım.

KARTAL GÖKTAN: PKK sempatizanları doğuda, “şimdi değilse ne zaman?”

ADNAN OKTAR: Hemen operasyon, hemen topla al götür.

Öbürü neydi?

KARTAL GÖKTAN: “Sen değilse kim?”

ADNAN OKTAR: PKK’lı değilse kimi hapse atacaksın, değil mi? Doğru güzel. Gereğini yapacağız, kanunla hukukla.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Abdullah Gül’ün eski danışmanlarından Ahmet Takan yazısında; “Haziran 2014 tarihinde Erbil’de IŞİD’e karşı harekete geçilmesi için askerlere talimat verildiğini, ancak ordumuzun bu talimatın uygun bulmadığını ifade etti. Genel Kurmay Başkanı Özel, yazılı talimat verilmesine rağmen. Özel’in, “ben Barzani’nin arakasını kollayacak maceraya Türk Silahlı Kuvvetleri’ni sokmam” dediğini anlattı.

ADNAN OKTAR: Barzani olayı değil ki olay, Müslüman’a kurşun sıkılmaz. Yapan katildir, yapan alçaktır ve sonsuza kadar cehennem karşılığı. Müslüman’a kurşun sıkılmaz.

KARTAL GÖKTAN: Kuveyt’teki üslerini kullanarak IŞİD’i vuran Amerika, Adana’daki İncirlik ve Diyarbakır üslerinin operasyona açılmasını istiyor ve cevap bekliyor.

ADNAN OKTAR: Yok, öyle ahlaksızlığa biz müsaade etmeyiz. Yaptığı zaten ahlaksızlık ve aptalca bir şey çok aptalca hava harekatı. Bu akılla fikirle, ilimle, irfanla olur, böyle öküz metotlarıyla olmaz. Amerika tutturmuş öküz metodu. 100-150 yıldan beri bu metot. Amerika’nın iç savaşlarında da öyle, hep hayvan ve öküz metotları. Konuşup anlaşsana, kafan çalışmıyor mu? İlla kepazelik çıksın. Amerika’nın iç savaşında hayvan gibi tepiştiler. Savaş nasıl durdu biliyor musunuz? Adam kalmadı da ondan sonra durdu savaş. Yani insan kalmadı savaşacak, böyle vahşiler yani. Amerikan derin devletinin hayvanlığı bu. Böyle şey olmaz. IŞİD’den hoşlanmadın, havadan bombala. PKK’ya niye gücün yetmiyor? İt gibi korkuyor çünkü Amerikan derin devleti PKK’dan, bak it gibi korkuyor. “Burada gelip terör estirirler Avrupa’da falan, ağırdan alalım” diyorlar bunlara. Kabadayıysan git, Kuzey Kore’yle çatış. Bak adamlar atom bombası yaptı, sana meydan okuyorlar. Ama bak Irak’ı gariban buldu, onları ezdi. Bu ahlaksızlık bu, zayıf gördüğüne saldırmak.

Gökhan Erdoğan diyor ki: “Hocam, PKK’nın mesken tuttuğu o dağlar, Allah’ın izniyle sizin yardımınızla ovaya çevrilecek, inşaAllah” diyor. Demek ki, bu baya bir beğenilmiş. “İnşaAllah, sizleri çok seviyoruz, Allah yardımcınız olsun. Allah sizleri de bizleri de, Hz. Mehdi (a.s)’a tabi olmayı nasip eylesin.”

“Adnan Ağabey, çok acayip acip bir adamsın, maşaAllah. Selam.” Mehmet Sonuç. Aleykum Selam.

“Muhterem Adnan Hocam, eğer Türkiye’den bir siyasetçi ya da gazeteci IŞİD’in liderliğine faraza Sayın Bağdadi dese ya da eğer cinayet işlemişse affedelim dese, yancı yazarlar ortalığı ayağa kaldırırlar. Fakat bu aynı yazarlar on binlerce kişinin katili olan Öcalan’a sayın diyenleri el üstünde tutuyorlar, affedilmesi gerektiğini savunuyorlar. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?” Zaten rezaleti sen görmüşsün, Türk Milleti de görüyor, herkes görüyor.

Başka bir hanım kardeşimiz, “Ortadoğu’da oynanan oyunlar, Allah’ın izni ve sizlerin yardımıyla bozulacak, inşaAllah. Sizler gibi vatanını, milletini, dinini seven insanlar oldukça, sırtımız yere gelmez, evelAllah” diyor. “İyi ki varsınız Hocam, sizinle gurur duyuyoruz.”

Haziran 2014’te ben, “bizim, IŞİD’le asla mücadelemiz olmaz, IŞİD’e kurşun sıkan katildir ahlaksızdır” demiştim. Paşamız ehli vicdan olduğu için, böyle ahlaksız tekliflere anında cevap vermiş demek ki.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Terör örgütü PKK, Silopi Santrali Kömür Besleme Kontrol Merkezine saldırdı. Saldırının ardından 40’a yakın köy ve mezrada elektrik kesintisi yaşandı.

ADNAN OKTAR: Şimdi bunu da anlamazdan gelirler, bu da damların yanına kar kalır. Ertesi gün bir tane daha yapıyorlar o da adamların yanına kar kalıyor. Hepsi faili meçhul. MHP içişleri bakanlığını alsa ben böyle olaylar olacağını zannetmiyorum. Erken seçimde de AK Parti biter onu söyleyeyim. Tayyip Hoca o başkanlık sevdasından vazgeçmesi gerekiyor.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: PKK tarafından İstanbul’dan kaçırılan üç genç kız akaryakıt istasyonunun tuvaletine bıraktıkları, “yardım edin, biz üç kızız ve kaçırıyorlar” yazılı bir not sayesinde kurtarıldı. Üç genç kız mola verdikleri bir benzinlikte tuvalete, yardım edin bizi kaçırıyorlar” notu ve bulundukları aracın plakasını yazdı. Araç Şanlıurfa’da durduruldu. Kızlar ailelerine teslim edildi.

ADNAN OKTAR: Aferin kızlara, kızlar uyanıkmış.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Suriye sınırlarındaki güvenlik önlemlerini sıkılaştırmak üzere bugün Tunceli 4. Komando Tugay Komutanlığı bünyesinde bulunan bir tabur asker ve zırhlı araçlar yola çıktı. Tunceli 4. Komando Birliği, Türkiye’nin her türlü savaş koşullarında görev yapabilecek profesyonel savaş yapabilecek üç taburdan biri.

ADNAN OKTAR: Evet, devam edelim.

KARTAL GÖKTAN: Irak Kürt bölgesel yönetiminde Türkçe hutbe verilmesinin yasalaşmasının ardından, Türkmen Türkçesiyle hazırlanan ilk hutbe Erbil’de okundu. Irak Türkmen Cephesi Milletvekili Aydın Maruf: “Bugün tarihi bir gün. Osmanlı İmparatorluğu’nun bu bölgeden çekilmesinden sonra ilk defa Erbil’de Türkmence hutbe okundu” dedi.

ADNAN OKTAR: Güzel, maşaAllah.

AK Partilileri kandırmışlar, “siz bu PKK’ya özgürlük verirseniz Türkiye imparatorluk döneni gibi olacak, herkes size bağlanacak, PKK da size bağlanacak” falan. PKK seni bağlar, seni hiçbir şekilde de kâle almaz, değil mi? Sen ona diz çöktüysen, diz çöktürürse seni adam sana niye bağlansın, değil mi? Adam diz çökeceği adama savaş veri mi? Diz çöktüreceği adama savaş verir. Dolayısıyla böyle bir iddia yersiz. Asla yapamazlar, ayrı mesele tabii.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Dünya çapında en çok okunan internet sitelerinden biri olan Huffington Post, “bugün IŞİD Hz. Muhammed (s.a.v)’in 1400 yıl önce haber verdiği bir olay mı?” başlıklı yazı yayınladı. Yazıda, hadislerde siyah bayraklı, uzun saçlı ve sakallı bir grubun çıkacağı, onların kalplerinin demir gibi katı olacağının haber verildiği anlatılıyor. Yazıda, Peygamberimiz (s.a.v)’in, “bu kişilerle karşılaştığında onlarla mücadele eden Allah katında en değerlidir” dediği de iddia ediliyor.

ADNAN OKTAR: Yok öyle bir şey yok. Onlar en sonunda Hz. Mehdi (a.s)’a tabi oluyorlar. Huffington Post bizi izliyor, anlattıklarımızı dinliyor da, yarısını almış yarısını almamış, dürüst davransın. Bu hadislerden kimsenin haber yoktu. Ben 20 yıl önce yazdım, sonra yeniden yazdık, olaylar çıkınca yine yazdık, bak bilmeyen kalmamış. Amerikan gazetelerinden tut, CIA’nın ilgili birimine kadar hepsi biliyor olayı. IŞİD yenilebilecek bir güç değil, bunu da biliyorlar. Dünyayı dizayn eden gizli hükümet bunu biliyor, onun için ellemiyorlar. Ve durduramazlar. Hz. Mehdi (a.s) çıkıncaya kadar durdurulamaz. Orada güçle kuvvetle durdurulur diyor mu hadiste? Demiyor. “Bunu kim durdurur” diyor, “ancak Mehdi durdurur” diyor, bitti. Niye söylemiyorsun onu? Huffington Post’un bu samimiyetsizliğini onlara anlatalım. Bir köşe yazısıyla onların kendilerine de gönderelim. Anlamazdan gelecekleri gibi değil.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Amerika, Barzani’yi Rojava’da kurulan denkleme dahil olmazsa, PKK’yı Kürdistan’da güçlendirip kendisini bitirmekle tehdit ediyor.

ADNAN OKTAR: Yok, öyle bir şey olmaz. Türk özel kuvvetleri, MİT, ondan sonra, özel harekatçılar hocayı desteklesinler. Amerika’nın bu üslubu ahlaksızca, terbiyesizce ve küstahça. Orada sen komünist, Stalinist bir devlet kuracaksın, Kürtlerin başına bela etmeye kalkacaksın, belanı arama, belanı arama. Amerika yerle bir olur aklını başına al. Kanunla hukukla yaptığın densizliği sana yediririz. Dangalaklık istemiyoruz. Amerikan derin devletinin bu dangalaklığının önü-sonu yok. Türk dışişleri Amerikan büyük elçisini, dışişleri konutuna çağırıp, bu konuda geniş bir brifing vermesi lazım. Bu sadece bizim yapabileceğimiz bir şey değil. Amerikan dışişleri bakanlığına da yazı gönderip, bakanı da Türkiye’ye davet edebilirler, Türk büyük elçisini yine dışişlerine davet edebilirler, çok kapsamlı, PKK’nın komünist Stalinist olduğunu, burada bir devlet kurarak Türkiye’yi yok etmek istediğini ve bölgeyi yok etmek istediğini, sonra Amerika’nın başına bela olacağını böyle bir yapının, buna zaten müsaade etmeyeceğini Türk milletinin, canları pahasına da olsa müsaade etmeyeceğini söylemeleri lazım. Bir de müttefikliğimizi bozması tehlikesi olduğunu da belirtmeleri lazım. Dünyada bütün dengeler bozulur, öyle bir şeyde, çok tehlikeli olur. Türkiye’nin gizli anlaşmalar da yapması gerekiyor. İran’la gizli anlaşma yapabilir. Rusya’yla gizli anlaşma yapabilir. Rusya delikanlıdır. Çin olmaz, Çin kişiliksiz bir ülke, br inancı, davası, felsefesi yok. Ama Rusya öyle değil, o imparatorluk sevdasında, Rus İmparatorluğunu kurmak peşinde. Onlarda bir dava adamlığı ruhu var. Ama Türkiye’yle ne kadar tabii dost olabilir ona bir bakmak lazım. Millet bir bütün olursa, çok çok etkileyici olur.

Millet birlik bütünlük içinde olursa, Amerika’nın yapacağı bir şey olmaz. Amerika gevşek zayıf ülkelere bu tip operasyonlar yapıyor. Korkak oluyor halkı, ürkek oluyor. Mesela Irak halkı öyleydi, büyük bölümü korkaktı. Onu bildikleri için operasyon yapıyorlar. Böyle dişli bir halk olsa, hiçbir şekilde yapamazlar yani kabadayı bir halk olsa. Ama alkışlarla karşıladılar Amerika’yı, yani garipler. Ortadoğu’nun genel karakteri bu, hepsinde olmasa da, genel karakter bu. Genel olarak halklar, insanların hepsi olmasa da bir kısmı, korkak ürkek oluyor. Böyle şiddet karşısında boyun eğen, güç karşısında teslim olan, diz çöken bir karakter içinde oluyorlar. Amerika da bu yönden insanlara yanaşıyor, bu çok tehlikeli bir şey. Kabadayı bir ruh, kararlı bir ruh görürse Türkiye’de Amerika, aklının ucundan bile geçmez böyle dangalaklıklar.

Mesela İran halkı kabadayı bir halktır. Yani oranın kabadayı olduğunu bildikleri için ne Amerika ne diğer ülkeler hiçbir şey diyemiyor. Baya korkuyorlar. Çok çok özür dilerim ama Amerika it gibi korkuyor baya korkuyor İran’dan. Neredeyse “ağabeyciğim” diyecek diz çökecek. PKK böyle uyuz köpek gibi korkuyor. Tahayyül dahi edemiyor. Oradan toprak almak, orada itlik yapmak, çakallık yapmak tahayyül dahi edemiyor. Ama Türkiye’yi zayıf gördükleri için önüne gelen kabadayılık yapıyor. Mesela YPG, bunlar bir avuç çakal it-kopuk takımı. Rahatça kafa tutabiliyorlar. “Ayaklanırız ha” falan diyorlar. Buradaki gazetecilerin kanı-iliği çekiliyor, adamın beti-benzi atıyor, acayip korkuyor, mahvoluyor. “Bizi Öcalan kurtarırsa o kurtarır” diyorlar, “Öcalan’a sığınalım bari” diyorlar. Yani böyle kahpe korkaklık içinde bir kısmı. Bu büyük bir tehlike tabii.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Ahmet Kekeç; “ülkenin sosyetik olan kesiminin meclis başkanlığını ve AK Parti’yi kazandırttığı için, MHP’ye çok kızgın olduğunu” yazdı. “Bu kesimin MHP’lileri rahatlıkla insanları öldürebilen insanlar olarak gördüklerini, ‘MHP’lilerin ipiyle kuyuya inilmez, bunlar sonuçta sağcı, işleri güçleri Erdoğan’ı kurtarmak’ gibi konuşmalar yaptıklarını” söyledi.

ADNAN OKTAR: Yok, konuşma dedikodu bizi ilgilendirmez. Orada ne dediler Sayın Bahçeli ve MHP’lilere; “HDP’yle işbirliği yapacaksın” dediler, o da; “yapmam arkadaş” dedi. Bu kadar, konu bundan ibaret. Allah esirgesin MHP, HDP’yle işbirliği yapmış olsa zaten bu dehşet verici bir şey olur, çok korkunç bir şey olur, tahayyül bile olmaz. MHP en isabetli en güzel tavrı gösterdi, en saygın tavrı. HDP’yle işbirliği yapmak ne demek? HDP’yi kabul etmek anlamına gelir. HDP sanal bir parti, HDP diye bir parti yok.

Amerika, korkak milletleri çok felaket eziyor. Bizim milletimiz kabadayı millettir ama kurtuluş savaşı döneminde daha belirgindi kabadayılık, sonra yeni yetişen gençlik içerisinde egoist bencil bir yapı, Darwinist-materyalist bir yapı gelişti, daha kendini düşünen, boş vermiş, eğlenceci, eyyamcı, bilmem ne yarışması yapıyor, bilmem ne takla şeyi yapıyor boş işlerle uğraşıyor, yani gününü gün ediyor. Türkiye’nin bölünmesi falan onu ilgilendirmiyor. Baya öyle kişiliksiz adamlar var. Buna karşı tedbir alınması lazım. Mili değerler dersi konması lazım. Orada PKK tehlikesi de, orduyu sevmek, Türk milletinin birliği bütünlüğü, Darwinizm-materyalizmin yanlışlığı, hepsi anlatılabilir. Eğitimli gençlerin olduğu, eğitimli toplumun olduğu ülkelere Amerika yanaşamaz. Hiç kimse yanaşamaz. Hasta adam dedikleri Abdülhamid döneminde Darwinizm girmişti Osmanlı’ya. Eyyamcılardı, işte biri çalıp dönüp oynuyor tarikat adına, biri bilmem ne yapıyor. Bu Mülteka’lar, İbn-i Abidin’ler, mızraklı ilmihallerle milletin beyni karmakarışık olmuştu, kendi dertlerine düşmüşlerdi. Çok güçsüz ve ezik bir toplum haline gelmişti. Adamlar hemen saldırma kararı verdiler, “hasta toplum” dediler. Ama milletin ruhundaki o yiğitlik hiçbir şekilde kaybolmuyor tabii. Son kalan güçleriyle direndiler. Şu an yapılan kabadayılık, hayret verici. Gençlerimizin delikanlı yetiştirilmesi lazım. Egoist bencil değil, diğergam olmaları lazım, fedakar, yiğit ruhlu olmaları lazım. İşte evlensin, köşe dönsün, okulunu bitirsin, zengin olsun, ev-araba alsın, bilmem ne olsun işte boş işler. Hayır, yapabilir de onu Allah rızası için yapması lazım.

Bu paralel yapı ne kadar güçlü bir yapıymış. Ben bu derece güçlü olduklarını bilmiyordum, inanılır gibi değil. Aslında çok büyük bir olay. Bu bir tarikat yapılanmasına falan benzemiyor, başka bir şey bu. Ama nasıl bir dayanışma yapmışlar ki, bu kadar güçlü bir sistem kurulmuş. Bu çok gizemli ve şaşırtıcı. Ciddi bir menfaatleri de yok. Nasıl oluyor da bu kadar birbirlerini koruyup kolluyorlar, ben anlayamıyorum. Akıl almaz bir yapılanma olmuş. Hayır var mı, her şeyde bir hayır vardır. Hayırsız bir şey olmaz. Mutlaka bir hikmetle meydana gelmiştir. Ama acayip tabii, çok çok acayip.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, 2. Ordu Komutanı Adem Huduti, hafta içinde Suriye sınırındaki birlikleri denetlediler. Ardından da hudut altındaki birliklerin bağlı olduğu zırhlı ve motorlu tugayların komutanları Ankara’ya toplantıya çağrıldı. Bolu ve Kayseri Komando Tugayları Komutanları da Ankara’da olacaklar. Toplantıda, olası bir sınır ötesi harekata yönelik hazırlıklar, harekatı icra edecek komutanlarca değerlendirilecek. 400’den fazla zırhlı personel taşıyıcının, Suriye tarafına geçiş planları da masaya yatırılacak.

ADNAN OKTAR: 400 değil, en az 2000 tankla girilmesi lazım. Boydan boya 600 kilometrelik sınır boyunca her yerden girmeleri lazım. YPG falan onların bayraklarını hepsini onları kırıp, YPG’lileri yakalayıp, o bayrakların yanlışlığını onlara anlatmak lazım. Artık usulü neyse onun bilir ordu, yapsınlar gereğini, değil mi? Benim bildiğim bir tane bayrak var Türk bayrağı, başka bayrakları artık şekle şemaile sokarlar. Yani bir hale getirirler herhalde.

Bazı yazarlar, Amerika’dan ve PKK’dan korktuklarını açıkça belli ediyorlar, yağcılık ve yalakalık yapıyorlar, oradan anlaşılıyor o korkaklık. O korkaklık çok tahrik eder Amerika’yı, PKK’yı da azdırır. Bunlara biraz yürek yedirmek lazım. Baya korkaklar, acayip korkaklar. Bu iyi bir şey değil onların açısından.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Türkiye ile İsrail’in Roma’daki zirvesinden uzlaşı çıktığı belirtiliyor. İddiaya göre İsrail’in Mavi Marmara’da vefat edenlere ödeyeceği tazminat tutarı ve Gazze’ye uygulanan ambargonun kaldırılması konusunda uzlaşıldı. Ancak tazminat tutarının ne olduğu konusunda bir bilgi verilmedi. Gazze’ye ambargonun kaldırılması koşulunun da, İsrail’in Türkiye üzerinden gidecek malların Gazze’ye girişinde kolaylık sağlamayı taahhüt ettiği ifade ediliyor.

ADNAN OKTAR: Evet, o konuyu biz burada konuşmuştuk. Özür dilemeyi de ben baş hahamla konuşmuştum, kabul etmişlerdi. Ben konuştuktan iki gün sonra zaten açıklama yapmışlardı. Hem özür dilediler, hem de “ne gerekiyorsa gereğini yapalım” demişlerdi.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Ahmet Kekeç; “sol cephenin MHP’ye bu kadar kızgın olmasının sebebinin koalisyon ve yüzde 60’lık blok hayallerini ortadan kaldırması olduğunu” söyledi.

ADNAN OKTAR: Ne demek blok oy? Sen HDP’yle iç içe olmuş oluyorsun, ayrı olmuş oluyorsun, kucak kucağa olmuş oluyorsun ve onu kabul etmiş oluyorsun. Onu kabul ettiğinde sen kimleri kabul ediyorsun biliyor musun? PKK’yı da kabul ediyorsun, her şeyi kabul ediyorsun, o anlama gelir. Çünkü HDP’liler, Allah onları o hale getirmesin, Allah onları kurtarsın. Zaten onlar istemeyerek o hale gelmiyorlar. İster mi PKK’nın musallat olmasını? Büyük bir belanın içindeler. Belanın içine düşmüş adama sen destek olamazsın, o anlamda. Kurtarmaya çalışabilirsin ancak, yani işbirliği yapamazsın. MHP’nin tavrı son derece isabetli ve doğru, otuz kere söylemeye gerek yok. MHP son derece isabetli hareket etti. Aksini yaparsa mahvolur zaten MHP. Zaten yapmaz, asla yapmaz. Laf mı şu? Ne demek blok oy?

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, Breaking İsrael News isimli İsrailli bir haber sitesi, Hahama Yehuda Glick’in İstanbul’da size yaptığı ziyaretten bahsetti. Gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: Göreyim.

KARTAL GÖKTAN: Yazı, haham Glick’in sizin düzenlediğiniz iftar yemeğine ve canlı yayın programınıza konuk olmasına yer verirken, A9 Televizyonu’nun Museviler ve Müslümanlar arasında birlik beraberlik misyonuna vurgu yaptı. Canlı yayındaki sohbetinize de yer veren yazıda, Haham Glick’in kendisine karşı yapılan suikastı kınamanız üzerine size teşekkür ettiğinden bahsetti. Yazı, sizin Moşiyah’ı ve Hz. Süleyman (a.s)’ın Mescidi’ni göreceğinize, burada hep beraber dua edeceğinize vurgu yapan duanızla son buldu.

ADNAN OKTAR: Güzel güzel. Başka ne var böyle haberler?

KARTAL GÖKTAN: Yunanistan’ın açıklamaları var Adnan Bey; “6 aylık yakıtımız, 4 aylık ilaç stokumuz var” şeklinde.

ADNAN OKTAR: Ben dedim, “bu pop şarkıcısı gibi çıkıyor ama güle oynaya çıkıyor, güle oynaya da bunu indirecekler aşağı” dedim, dediğim gibi oldu. “Kısa sürede gider bu” dedim, değil mi? Uçuyor, filmlerdeki gibi olacağını zannediyor, böyle Amerikan filmlerindeki gibi.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: 45 gün içinde hükümet kurulmazsa, anayasa gereği kurulacak geçici hükümette, HDP de kabinede yer alacak. Bu durumda AK Parti’ye 11, CHP’ye 6, MHP ve HDP’ye 3’er bakanlık düşecek.

ADNAN OKTAR: Bu felaket olur. HDP’ye bakanlıkların verilmesi dehşet verici olur, Allah vermesin. Türkiye bu günleri de görürse, bu dehşet verici olur. Aman sakın. Mutlaka MHP-Ak Parti koalisyonu olsun, konu bu şekilde hallolsun. Aman ha. Yok Amerika izin vermiyor, yok dayım izin vermiyor, böyle bir şey yok. Amerika sana ne desin, bir şey demez. Ama sen sanal korku içinde olursan, o senin sorunun. Amerika, “sen niye koalisyon kurdun” demez.

“PKK-PYD nedir bu sıkıldık. Başka bir konu yok mu” diyor. Keyfi gıcır tabii. Yiyor, içiyor, geziyor, sinemaya gidiyor, gidiyor balık tutuyor. Güneydoğu’da PKK alan hakimiyeti yapmış, Türkiye’nin sınırları boyunca 600 kilometrelik alana askeri hakimiyet sağlamış, adamın umurunda değil. Devlet kuracakmış umurunda değil. “Ne gerek” diyor. En hayati konu bu.

Evet, Filistin’deki milliyetçilik ve bencilik hakikaten çok acımasız boyutlarda, insanlar bunun farkında değil. Filistin’i mesela İttihad-ı İslam onu ilgilendirmiyor, son derece benciller. Zengin, rahat yaşamak istiyor. Plaja gitsin, bilmem ne yapsın, daha olmazsa birbirlerine giriyorlar. Tabii bu eğitimle düzeltilebilir.

Kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor, birazdan Hoş sohbetler ile birlikte olacağız. 

Masaüstü Görünümü