Harun Yahya

Sohbetler (1 Ağustos 2015; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz Adnan Oktar ile Sohbetler başlıyor.

Adnan Bey, hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk. Dinleyelim buyurun.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, bugün Kuzey Irak’a operasyon yapan Türk uçaklarının Zergele Köyü’nü vurduğu ve on sivilin hayatını kaybettiği iddiaları basına yansıdı. Ölenlerden biri hamile bir kadın. TSK yaptığı açıklamada; “vurulanın köy değil PKK eğitim kampı olduğunu, üst düzey PKK yöneticilerinin bulunduğu sırada operasyon yapıldığını” söyledi. Türk dışişleri bakanlığı da bir açıklama yaptı: “PKK terör örgütünün lojistik ve koordinasyon amaçlarıyla kullandığı Zergele kampına yönelik gerçekleştirilen hava harekatı sırasında, PKK kayıplarının yanı sıra sivil kayıplar da meydana geldiği yönündeki haberler üzüntüyle karşılanmış ve haberlerde ileri sürülen iddialar hakkında inceleme ve araştırma başlatılmıştır” denildi.

ADNAN OKTAR: Bir savaş hali olduğunda, hiç istenmeyecek olaylar oluyor. Türk ordusunun asla istemeyeceği şeyler. PKK baş belası oldu. Ahlaksız herifler, çekip gitseler, mesele bitecek. Bütün bölgeyi fitneye gark ediyorlar. Kendi bulundukları kampa sivilleri çağırıyorlar ki, bir operasyon yapılamasın. Tabii aslında eğer oluyorsa Irak’la anlaşıp, Türk ordusu içeriye girse çok iyi olur. Kara harekatı olsa çok iyi olur, çembere alıp hepsini teslim almak mümkün olur.

PKK’nın adiliği, sıkıştıklarında sivillerin arasına kaçmaları veya sivilleri kendi bulundukları yerlere getirmeleri. Böyle kahpe, alçak, aşağılık bir örgüt görülmemiştir dünyada, bu kadar pislik. Tam mikrop bunlar, kolera mikrobu gibi.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Kuzey Irak’ta yetkililer de “iki PKK’lının ve aralarında PJAK’lıların ve hamile bir kadının da bulunduğu toplam on kişinin öldüğünü” açıkladı. Erbil’den Barzani’nin ofisindense, “PKK’nın Kürdistan yani Kuzey Irak bölgesinden çıkması gerektiği” ifade edildi. Güvenlik kaynakları “PKK’nın operasyonlarda sivillerin vurulduğu izlenimi verilmesi yönünde yayınlar yapılması için örgüt yayın organlarına talimat verdiği ve bu talimatlara ilişkin telsiz kayıtlarının tespit edildiği” belirtildi.

ADNAN OKTAR: Kara harekatı şart bunlara. Irak’la anlaşsınlar, o alçakları çembere alsınlar. IŞİD sorun olmaz. IŞİD, istiyorlarsa çekilebilir de. Onların bulunduğu bölgeye PKK gelemediğine göre, nedir sorun? Türkiye’ye de hiçbir şekilde saldırmaz IŞİD, öyle bir derdi yok. Ama illa huylanıyorlarsa, geri de çekilebilirler. Nedir olay? PKK pislik olan, aşağılık olan o. Karayılan dahil örgütün içinden bir kısmı İran ve Suriye’ye kaçmışlar. İşte sıkıyı görünce böyle. Bunları sürekli kovalamak lazım.

Siviller için, Allah rahmet etsin diyoruz. İnşaAllah şehit hükmündedirler. Ama PKK kahpelerinin yeni bir kahpeliği bu, çok aşağılık herifler, yani bulundukları yerlere sivilleri getirmeleri, çok aşağılık hareket. Zorla getiriyorlar sivilleri oraya. Çok ahlaksızlar. Amerika her gün sivil öldürüyor, şehit ediyor bombardımanlarla, PKK’nın çıtı çıkmıyor, gıkı çıkmıyor. Biz tabii ki bir sivil kardeşimiz, bir Kürt kardeşimiz şehit olduğunda, bundan rencide oluruz, rencide oluruz derken, PKK’nın kahpeliği yönünden rahatsız oluruz. Yoksa şehit olması şereftir. Ama PKK’nın kahpeliğine bak ki, gıkı çıkmıyor. Aylardan beri Amerika on binlerce Müslüman’ı şehit etti hava bombardımanlarıyla, sürekli teşvik ediyorlar bombalayın diye. Geceli gündüzlü sivil şehit oluyor, gıkı çıkmıyor.

Bordo berelilerin karadan girmesi gerekiyor. Irak duygusal bir tepki göstermesin, çok münasebetsiz olur duygusal tepki gösterirse. Irak’a girip bir terörist kampını muhasara altına alması, onları tevkif etmesi, tutuklaması Irak’ın lehine olan bir şey. Tutuklayıp çıkacak. Bir sorun da çıkmaz. Nezaketen Irak’a bir haber vermek lazım, kara harekatıyla bunları toparlayıp getirmek lazım. Gerekirse havadan indirme yapmak lazım, bunların olduğu yerde havadan indirme. Ama tabii önce bir güvenlik sağlanması lazım, hava indirmesinde bazen kayıp olabiliyor. Bu alçaklar, otomatik silahlarla tarayabilirler. Onun için onları önce bir sindirmek gerekiyor, yani başını kaldıramayacak hale getirmek lazım. Irak’ın direnmesinin anlamı yok. Dostane bir hareket, oraya girip teröristleri temizliyorsa Türkiye, alıp tevkif ediyorsa, iftihar etmesi lazım.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Kuzey Irak dışişleri bakanlığı Twitter sayfasında: “PKK yüzünden bizim sivillerimiz bombalandı ama PKK’lı yöneticiler keyif çatmaya devam ediyor. Utanmazlar” diyerek, Cemil Bayık’ın fotoğrafları yayınlandı.

ADNAN OKTAR: Keyif çatması nasıl sorun olur? Adam keyif çatıyorsa çatar. Cani olması, cinayet işlemesi, insan öldürmesi, ahlaksızlık yapması, yol kesmesi, gasp yapması, hırsızlık yapması, ahlaksızlık yapması sorun bu adamların. Orayı burayı soyuyorlar, gasp ediyorlar, hırsızlık yapıyorlar, insan öldürüyorlar. Çoluğu çocuğu herkesi öldürüyor bu adamlar. Adamın yemek yemesi niye dert olsun. Asıl cani yönünü vurgulayacakken, yemek yiyen yönünü anlatıyorlar. Bu hatalı olmuş.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: AK Parti genel merkezinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Yalçın Akdoğan; “uyuyan polisi şehit ediyorlar, bu nasıl bir kahpeliktir? Nerede inleri varsa hepsi başlarına yıkılacak” dedi.

ADNAN OKTAR: Bak ben “kahpe, kalleş” dedim, hükümette o dili kullanmaya başladı. Daha önce “Sayın Öcalan” muhabbeti oluyordu, şimdi PKK’ya kahpe diyorlar, bu güzel. Kalleş, kahpe ve pislik; PKK. MaşaAllah, kendimiz evdeyiz ama fikirlerimiz iktidarda.

BÜLENT SEZGİN: PKK’lıların araç yakmasının ardından bugün trafiğe kapatılan yolda mayına basan bir askerimiz şehit oldu.

ADNAN OKTAR: Allah rahmet etsin aslanımıza, koç yiğidimize. Ne güzel, ayağını basmasıyla beraber cennete geçmiş oluyor. Cennet bahçesine adım atmış. Mayına basmış ama o bize görünen, o cennete adım atmış. O kadar imreniyorum ki, anlatamam. MaşaAllah. Allah bizlere de nasip etsin.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: AMERİKA Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby, İncirlik’in IŞİD’le mücadele eden PYD’ye destekte kullanabileceğini söylerken, Türk dışişleri bakanlığı sözcüsü Tanju Bilgiç, “Kürt milislerin desteklenmesi anlaşma kapsamında değil” dedi.

ADNAN OKTAR: Ama adam “densizlik yapacağım ben” diyor. Adamın uçağı oradan kalkarsa nereye gideceğini bilemezler ki. Bunların güzergahını tespit etmek lazım. Bunlar askeri malzeme getirirler nakliye uçaklarıyla, götürüp atarlar onlara. Buna müsaade etmesinler. Garip adamlar. Stalinist, komünist diyorum, sen Amerikalısın aklını başına al. Sen Stalinist komünist adamı nasıl destekliyorsun, katilleri?

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Hizb-ut Tahrir Türkiye medya bürosu, Türkiye’nin askeri üslerini Amerika’ya açması konusunda bir basın açıklaması yayınladı. “Silahların yönünü Müslümanlara çeviren Türk Silahlı Kuvvetlerine sesleniyoruz” şeklindeki açıklamada “Allah aşkına gelin bu hatadan dönün. Amerika’nın kirli siyasetine zemin hazırlamaktan başka bir şey yapmayan, IŞİD üzerinden kurulan bu kirli tuzağı görün. IŞİD bahanesiyle öldürülecek binlerce Müslüman’ın vebalinden korkun” denildi.

ADNAN OKTAR: Ben ne söylüyorsam, onlar da onu söylemişler, evet.

Süreç falan bunlar oyalama, bunlara inanmasınlar. Adamların amacı belli. Demagoji yapmaları da bizi ilgilendirmez. Biz bildiğimizi uygularız.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Selahaddin Demirtaş, “aldığım duyum şu; Cumhurbaşkanın danışmanı yapılan Burhan Kuzu parti kapatma hazırlığı yapıyor şu an” dedi. Anadolu Ajansı dün duyurduğu haberinde “PKK’ya yönelik operasyonlarda Demirtaş’ın abisinin de yaralandığını” belirtmişti. Demirtaş bu iddiaya ise “Anadolu Ajansı’nı servis ettiği haberi teyit ettiğimi söyleyemem, çünkü ağabeyim Kandil’de değil. IŞİD’e karşı bedelli askerlik yapmıyor ağabeyim. IŞİD’e karşı halkı için direniyor” karşılığını verdi.

ADNAN OKTAR: Yani aslı astarı yok demek istemiş böyle bir olayın. Parti kapatmak, onun bir anlamı yok. Şu faydası olabilir, Tayyip Hoca daha rahat iktidara gelebilir, AK Parti gibi görünüyor. Ama başkanlık sistemini Tayyip Hoca savunursa, yine öyle olmaz, millet gider başka partilere oy verir, hiçbir şekilde AK Parti’yi iktidar yapmaz. Tayyip Hoca başkanlık sisteminde vazgeçmesi lazım. Onu unutacak. YPGD demek istemiş.

PKK iman etmedikten sonra, başı beladan kurtulmaz. Alenen bir deccal ordusu. Yani firavun ordusu gibi bu denizde boğulacaklar. Bela denizinde boğulacaklar. Akıllarını başlarına alsınlar. İman edip kurtulsunlar. La İlahe İllaAllah Muhammeden Resulullah derseler kurtulurlar. Bu pislik denizinin içinden çıksınlar.
Şu şunu dedi bu bunu dedi, iman hakikatlerinin üstünde duralım.

“Çocukluğunuzda gördüğünüz rüyaları anlatabilir misiniz?” Muhabbet istiyor. Çay yapalım, çörekte gelsin, başlayalım.

Olaylar daha da tırmanacak, daha çok kan akacak, ben söyleyeyim. Fitne ayyuka çıkacak. İslam aleminde de fitneler bayağı yayılacak. Kim söylüyor? Resulullah (s.a.v) söylüyor. “Ta ki” diyor “evlatlarımdan Muhammet Mehdi zuhur edene kadar” diyor. “O zuhur ettiğinde, ateşe su dökmüş gibi, bir anda fitne zail olur” diyor. “Terör, anarşi, kan dökme tamamen kalkar, insanların burnu dahi kanamaz, damla kan akmaz” diyor. “Yerin altındakiler bile imrenir” diyor. “Keşke bizde o alemde olsak, insanların içinde olsak diye, o asra imrenirler” diyor. Cenab-ı Allah, Mehdi’sinin zuhuru için beşbin yıl önceden bak hazırlık var. Masonluk, ta Hz. Süleyman devrinde Hz. Mehdi (a.s)’a destek vermek için kuruluyor, Moşiyah. Tevrat’ta mebzul miktarda hüküm var. Moşiyah - Hz. Mehdi (a.s) ile ilgili. Dört bin yıldan beri bekleniyor. Museviler tarafından. Ama İbrahimiler, Nuhiler tarafından altıbin yedibin yıldan beri bekleniyor. Ben yine Hz. Mehdi (a.s)’ı normal karşılayacağını düşünüyorum da, Hz. İsa Mesih (a.s) çok acayip. İki bin yıl bir insan Allah’ın yanında duracak, göğe alınacak, sonra geri gelecek yeryüzüne, bu çok acayip. Hz. Mehdi (a.s)’da insan bir açıklama yapabilir diyebilirler, bu kişiye masonlar yardım etti, işte tapınak şövalyeleri destekledi derin dünya devleti şu bu. İlluminati destekledi, şartlarda el verdi ve konuyu bu şekilde bitirdiler diyebilirler. O yine mantıklı. Hz. İsa Mesih (a.s)’ın açıklaması yok. Çok acayip. Ama onda da işte yakışıklı bir delikanlı buldular diyecektirler, ben size söyleyeyim. Sapıtık cinsi öyle diyecektir. İşte 10-12 tane yabancı dil öğretmişler, Kuran’ı ezberletmişler, Tevrat’ı İncil’i zeki bir çocuk bulmuşlar. İşte geçmişimi hatırlamıyorum dedirttiriyorlar derler. Ona da bir şey bulurlar, söyleyeyim. Bulmaları da önemli değil, o kadar dert değil. İslam’ın hakimiyeti, ona da bir şey bulurlar. Amerika Rusya anlaştı, bu konuyu böyle hallettiler derler. İnsan aklı çok elastiki oluyor bu konularda, negatif yönde.

İman edenin PKK’nın içinde ne işi var? Kaçması lazım olur mu? Hz. Musa (a.s) ne yaptı? Firavunun sarayından gitti. Hz. İbrahim (a.s) nemrutun yanından gitti. Olmaz PKK’da dindar adam nasıl durur? Değil mi? Ben su almaya gidiyorum dersin, kaçar. Sen, firavun ordusundan en işin var, deccal ordusunda? Kaçacaksın. Arazide müsait kaç kaçabildiğin kadar. Git Barzani’ye dersin bu adamlar ahlaksız ben Müslüman’ım, bunlardan kaçtım de. Gel Türkiye’ye sığın. Bak çok fazla genç sığınıyor, sende sığın. Kaçıyorlar.

Kandil’in dümdüz edilmesinden bahsettim, bak hükümetten aynı şekilde açıklama geldi; “Kandil’i dümdüz edeceğiz” diye. PKK’ya kahpe dedim, onlarda kahpe demeye başladılar. Bu iyi gelişme, güzel. Bu ahlaksızları bayağı büyütmeye başlamışlardı. Saygın bir toplulukmuş gibi, her üyesinden bu katillerden böyle hürmetle bahsediyorlardı, ben köpek aşağılar gibi, uyuz gibi bunlara muamele edip aşağılayınca, bayağı bir insanın dimağı açıldı, onlarda aşağılamaya başladılar. Doğrusunu yapıyoruz.

“Hocam bu memleket düzelecek mi? Senin yorumun çok önemli. Terör biter mi?” İslam alemi düzelecek. Yoksa terör bitmeyecek ve daha da şiddetlenecek. Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkışıyla duracak. Yani hiçbir hükümet, hiçbir sistem bunu durduramaz. Ne Amerika, ne Rusya, hiç kimse durduramaz. Durduracak olan, İmam Mehdi (a.s)’dır.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “çözümü devam ettirmek mümkün değil” sözlerinin inandırıcı olmadığını söyledi. “Eğer bu bir süreçse, bir cümleyle bitecek hali yoktur. Birkaç cümleyle çözüm bitti demek, yeni bir gaflete milleti düşürmektir, buna düşmemek lazım” dedi.

ADNAN OKTAR: Çözümü süreci denilen şey, Abdullah Öcalan’ın bırakılmasıydı, PKK’lıların salıverilmesi yani katillerin, Güneydoğu’da federasyon kurulması, Abdullah Öcalan’ın da oraya cumhurbaşkanı olarak atanması. Çözüm süreci denilen şey buydu, yani PKK açısından buydu. Millet hükümet durumu gördüğü için, bizde uyardığımız için diyelim, bu olay durdu.

Sedat Kalabak ve Vedat Kaya isimlerindeki polislerimiz, halen PKK’nın elinde medya pek ilgilenmiyor nasıl olsa kendi çoluğu çocuğu değil ilgilenmiyorlar. Sedat Kalabak, Vedat Kaya isimlerinde iki tane polisimiz PKK’nın elinde halen.

Cenab-ı Allah metafizik olarak dünyayı yaratmış, metafizik bir alem var. Düz bir hayat Cenab-ı Allah beğenmiyor bunu. Hareketli savaşlar oluyor, kahramanlık gösteriyor, yiğitlik gösteriyor ve büyük bir çilenin sonucunda İslam hakim oluyor, Allah bunu beğeniyor. Biz de çileyi beğeniyoruz, yani düz monoton bir hayatı biz de sevmiyoruz. Mesela sevdiğimiz bizim için çile çekerse, zorluğa girerse onu seviyoruz. Menfaat için sevginin bir anlamı olmuyor. Cenab-ı Allah, bak Mehdi’mle İslam’ı dünyaya hakim edeceğim diyor. İslam alimlerinin büyük bir bölümü şu an Hz. Mehdi (a.s)’a karşı mücadele veriyor bak deccalin dışında deccale istemeden farkına da varmadan yardımcı olarak. Onun ordusuna istemeden ve bilmeden destek olarak binlerce, on binlerce İslam alimi, Hz. Mehdi (a.s) gelmeyecek diye şu an bağırıyor. On binlerce ama Pakistan’da, Hindistan’da, Malezya’da, Sudan’da, Mısır her yerde. Türkiye’de mesela bir avuç alim var. Göster, Hz. Mehdi (a.s) gelmeyecek diye bağıranları. “Tam Hz. Mehdi (a.s) gelmeyecek diye bağırılan bir ortamda, Hz. Mehdi (a.s) gelir” diyor Peygamberimiz (s.a.v.).

“Deccal gelmesi gerekiyor” diyor. Deccalin yapacağı ne? Allah’ı sana inkar ettirecek diyorsun, oğluna ne dedirttiriyorlar “benim atam çamurlu sularda bir mikrop” dedirttiriyorlar okulda. “Allah yok” dedirttiriyorlar senin oğluna. “Deccal yok ki” diyor, deccal geldiğinde zaten onu sana dedirttirecek, Allah’ı inkar ettirecek sana. Senin oğlun, kızın okula gittiğinde “benim atam solucan, benim atam mikroptu” diyor “din yok, İslam yok” diyor “tesadüfen olduk biz, bilimsel olarak doğrusu bu” diyor. Hani deccal gelmeliydi. Deccalin geldiğinde yapacağı zaten Allah’ı inkar ettirmektir, Allah’ı inkar ediyor zaten senin çoluğun çocuğun ve tamamına inkar ettiriyorlar bütün okullarda. Bütün İslam aleminde, bütün Amerika’da, bütün Çin’de dünyanın tamamında her yerde, deccal hakim olmuş vaziyette. Deccalin tek yapacağı şey, Allah’ı inkar ettirmek. Böyle çaplı bu kadar kapsamlı dünyada Allah’ı inkar eden hiçbir sistem gelmemiş, ilk defa oluyor, ilk ve son. Bütün İslam alemindeki devletlerinde, okullarında herkesin evladına Allah’ı inkar ettiriyorlar. “Oğlum söyle ilk insan nasıl oldu” diyor, “öğretmenim çamurlu sularda tesadüfen önce bir mikrop oldu, mikrop solucana döndü, solucan kurbağaya döndü, kurbağa primata döndü, primat maymuna döndü maymundan da insan oldu öğretmenim” diyor. Allah’ı inkar etti işte senin çocuğun, peygamberi inkar etti, bütün peygamberleri inkar etti, kaderi cenneti cehennemi hepsini inkar etti, “tesadüfen olduk biz, mutasyonlar sonucu olduk biz öğretmenim” diyor. “Evladım seni yazın Kuran kursuna göndereyim ben” diyor çocuğa Allah’ı inkar ettirdin sen, Kuran kursuna göndersen ne olur? İnkar ettiriyorsun, inkar etmiş adam Kuran kursuna gitse ne olur. Hepsi için demiyorum da, yani belirli bir kesim için böyle ama ne demek istediğimi anlayın yani. Deccal gelecekmiş, Allah’a inkar ettirecekmiş insanları. İnkar ettirmenin üstüne inkar ettirme olur mu? En kapsamlı şekilde inkar ediyorsun zaten, kaç defa bir insan inkar eder Allah’ı. Ortaokulda, lisede, üniversitede geceli gündüzlü inkar ettiriyorlar. Sosyoloji dersinde, psikoloji dersinde, felsefe dersinde, tarih dersinde, coğrafya dersinde, strüktür dersinde hemen hemen bütün derslerde Allah’ı inkar ettiriyorlar, gece gündüz. Bütün devletin kitaplarında, İslam aleminin bütün devlet kitaplarında Allah’ın inkar edilmesi, muntazam bir sisteme bağlanmış. Kitabın tamamı o şekilde oluyor, baştan sona kadar. Gir felsefe dersine böyle, gir sosyoloji dersine böyle. Deccal, Allah’ı inkar ettirecekmiş diyor. İnkar ediyorsun zaten şu an, bir daha mı inkar edeceksin yani?

“Hz. Mehdi (a.s) geldiğinde, Müslüman olmayacak” diyor, bütün hadisler çok fazla Müslüman olacağını, fakat delalette olacağını söylüyor. Müslüman olmayacak olur mu? Hz. Mehdi (a.s) zaten Müslümanları hidayete erdirmek için geliyor, Müslümanları doğru yola erdirmek için geliyor. “Müslüman olmadığı bir dönemde gelecek” diyor adam. Şeytanı mı hidayete erdirecek, Müslüman’ı hidayete erdirmeye geliyor Hz. Mehdi (a.s). “Müslümanlar mezheplere ayrılacaklar, delalete düşecekler, birbirlerini kırıp geçirecekler. Anlatıyor işte “siyah kıyafetli Müslümanlar olacak, kan dökecekler, bilmem başka tarafta başka türlü Müslüman olacaklar, birbirleriyle uğraşacaklar, fitne her yeri saracak, camiler minareler uzayacak” diyor “camilerde, deccalden Hz. Mehdi (a.s)’dan bahsedilmeyecek, Müslüman insan çok olacak ama kalpleri boş olacak, camiler dolu olacak ama kalpleri boş olacak” diyor. Her yerde Müslüman olacak. Bak orada diyor ki “Müslüman olmayacak” diyor.

GÖKALP BARLAN: “Hz. Mehdi (a.s)’a karşı olacaklar” diyor.

ADNAN OKTAR: Tabii, bak orada “yetmiş bin sarıklı Hz. Mehdi (a.s)’a karşı tavır alacak” diyor.

Ebu Cafer Muhammed Bin Ali El- Rıza (a.s)’a ben şöyle söyledim; “Ey Resulullah’ın evladı imam el-Kaim Hak el- Muntazır Mehdi (a.s), niçin Muntazır olarak isimlendirirler?” Yani neden Muntazır ismi veriliyor diye sorunca şöyle cevap veriyor; “Zira uzun yıllar gaybette bulunacak” yani gizli faaliyette bulunacak “ve ihlas sahibi kimseler onun ortaya çıkmasını bekleyeceklerdir. Şüpheye düşenler onun zuhurunu inkar edecek, Mehdi (a.s.) gelmeyecek diyecek, münker kimseler” inkar edenler de “onun ismini alaya alacaklardır Hz. Mehdi (a.s) ile ilgili espri yapacaklardır, dalga geçecekler kendilerine göre” diyor.

Meclis-i Biharul Envar(cilt 51 syf. 30) “Kaim Mehdi (a.s), mücadelesinde Peygamber (s.a.v.)’ın karşılaştığı güçlüklerden çok daha fazlasıyla karşılaşacak, Peygamber (s.a.v.) insanlara taşa ve tahtaya taparlarken geldi, oysa Kaim Mehdi (a.s)’a karşı çıkan insanlar onlar, Hz. Mehdi (a.s)’a Allah’ın Kitabını Kuran’ı kullanarak karşı çıkacaklar.” Nerelerde? Radyolarda, televizyonlarda alimim, hocayım diye Kuran’la kendilerince karşı çıkacaklar Mehdi (a.s.)’ye Peygamber söylüyor bunu. O yüzden Hz. Mehdi (a.s)’ın görevi peygamberlerden daha zordur diyor Muhammed Resul (s.a.v.)’den. “Ve ona ‘Hz. Mehdi (a.s)’a) Allah’ın Kitabı yoluyla mücadele, savaş açacaklar, mücadele edecekler” diyor.

Muhammed Bakır El Meclisi Biharul Envar(cilt 13 syf. 51-53) Gaybet kitabı 12. İmam bölüm: 2 “Kaim Mehdi (a.s) zuhur ettiğinde, kendilerini onun takipçileri sananlar, Hz. Mehdi (a.s)’ı savunanlar bundan döneceklerdir.” Hakikaten 1986’dan itibaren bir çok alim, bir çok din büyüğü, Hz. Mehdi (a.s)’ı savunurken, Hz. Mehdi (a.s)’ı savunmaktan vazgeçip döndüler. Mesela o İskender Paşa Cami’nin şeyhi ve oranın imamları da, son haddine kadar Hz. Mehdi (a.s)’ı savunuyorlardı, 1986 gibi Hz. Mehdi (a.s)’ı savunmaktan vazgeçtiler. Ama çok fazla. Aynı şekilde menzil cemaati de 1986’dan sonra Hz. Mehdi (a.s)’ı savunmaktan vazgeçtiler 1980-1986’lara kadar Hz. Mehdi (a.s)’ı her gün anlatıyorlardı çıkacak diye ama 86’lardan sonra vazgeçtiler.

“Dinin dışında olanlar ise” Darwinist, materyalist olan, işte bu normal seküler dediğimiz halktan insanlar, “Hz. Mehdi (a.s)’a sonradan inanacaklar.” Bak onlar sonradan iman edip o inancını kaybetmiş insanlar da, imanını kazanıp inanacaklardır. Ama daha önce bu gelenekçi Ortodoks Müslümanları kastediyor hadis, “onlar inkar edecekler” diyor. Ama “halktan sonradan İslam’ı öğrenenler, Hz. Mehdi (a.s)’ı kabul edecekler” diyor, asrımızdan aynısı oldu.

Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor; “Evlatlarımdan olan Muhammed Mehdi (a.s)’ı inkar eden, beni inkar etmiştir” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Bihar-ul Envar (cilt. 51 syf. 73)

Şeytandan Allah’a sığınırım; “Fetih istediler (hakimiyet istediler) sonunda her zorba inatçı bozguna uğrayıp yok oldu gitti.” (İbrahim Suresi, 15) Ebcedi; 2011 yılını veriyor.

Bak Fetih hakimiyet istediler, şeytandan Allaha sığınırım, sonunda her zorba inatçı bozguna uğrayıp yok oldu gitti. İbrahim Suresi, 15. Tam 2011 tarihini veriyor ebcedi.

Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kâim, (kıyam edecek olan Mehdi) benim evlatlarımdandır” hep evladım diyor. “Adı, benim adım; künyesi, benim künyem” Peygamberimiz (s.a.v)’ın adı benim adım derken, anlatmıştık künyesini de söylemiştik. “Huyu, benim huyum davranışları da benim davranışlarım olacaktır. İnsanları benim dinime çağıracak, Allah’ın Kitabına davet edecektir” bak Kuran’a davet edecektir, hurafelere değil. “Hz. Mehdi (a.s)’a itaat eden, bana itaat eder. Hz. Mehdi (a.s)’a isyan eden bana isyan eder. Zuhurundan evvel Hz. Mehdi (a.s)’a inkar eden beni inkar etmiştir. Hz. Mehdi (a.s)’a tekzip eden (yalanlayan) beni tekzip etmiştir. Onu tasdik eden, beni tasdik etmiştir. Hz. Mehdi (a.s)’a tekzip edenleri (yalanlayanları), onun (Hz. Mehdi (a.s)’ın) hakkındaki sözlerimi inkar edenleri ve ümmetimi saptıranları Allah nezdinde şikayet edeceğim” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Zalimler yakında işlerinin sonucunu göreceklerdir." Cilt 51, sayfa 73 Bihar-ul Envar da Hadis.

Muhyiddin Arabi el-Endülüsi, yani Muhyiddin Arabi ünlü. Diyor ki eserinde: “Mehdi, dini Peygamberin (s.a.v) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak.” Ki, bak başbakan bile “mezhepler" diyor. Mehdiyet ta başbakana kadar etki etmiş. Mehdiyet evde amma artık yahut sedirinde amma neredeyse artık o mübarek, fikirleri iktidarda her yerde. Bak başbakan bile bile mezheplere gerek yok diyor ve televizyona çıkan Habertürk’e oraya buraya çıkan alimler, hepsi mezheplere gerek yok diyor, hepsi Hz. Mehdi (a.s)’ın talebesi olmuşlar. Eskiden mezhep yok demek, dinsizim demek gibi bir şeydi. Hepsi Hz. Mehdi (a.s)’ın emrine girdiler, istese de istemese de. İşte Mehdiyet böyle bir güç. Kendisi evdedir ama manevi iktidarı her yerdedir.

“Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak, halis ve hakiki dinden başka hiç bir mezhep kalmayacak.’’ Yani İslam’dan başka mezhep kalmıyor.’’Onun düşmanları içtihat alimlerinin taklit edenlerden olacak.’’ İçtihat alimleri kim? İmamı Azam, Ebu Hanife, İmam Malik İmamı Hanbel, İmamı Şafii. Onu taklit edenler kim? Şu anda halkın içinde taklit eden zevat kişiler.

“Onun düşmanları içtihat alimlerinin taklit edenlerden olacak.” Çünkü onlar Mehdi'nin mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde, bundan hoşlanmayacaklar, fakat karşı da gelemeyecekler. Onun ilim kılıcı kardaşlarıdır” arkadaşlarıdır. “Kılıcından (ilminden) korktukları için ister istemez hakimiyetine boyun eğecekler. Onun açık düşmanları fukaha (fıkıh alimleri) olacak.” Yani televizyonda falan çıkacak, yani düşman demek karşıtları.

’’Onun düşmanları” Hz. Mehdi (a.s)’ın düşmanları “içtihat alimlerinin taklid edenlerden olacak. Onun açık düşmanları fıkıh alimleri olacak. Çünkü halk arasında bir imtiyazları kalmayacak.” Halk arasında artık itibar kalmıyor adamlar artık anlıyorlar bunların durumlarını. “Hatta ahkam hususunda ilimleri de azalacak” yani onu bile bilemeyecek hale gelecekler diyor. “Bu imamın gelişiyle alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da giderilecek.” Yani anlaşılmayacak hiç bir nokta kalmayacak, her şey netleşecek.

Şayet ilim kılıcı olmasaydı, fakihler onun ölümüne fetva verirlerdi.” O kadar kinlenecekler. “Lâkin Cenâb-ı Hak, Mehdi (a.s)’ı keremiyle ve ilmiyle tathir edecek (temizleyecek), onlar ona itaat edeceklerdir.” Hz. Mehdi (a.s)’a itaat edecek onlar diyor. “Çünkü halk arasında imtiyazları kalmayacak. Kalben ondan nefret edecekler, fakat buna rağmen ister istemez hükmünü kabul edecekler” diyor. Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kürt’tür bu alim müceddiddir asrın müceddiddir, çok değerli bir alimdir. Onun Kıyamet Alametleri eserinin 186-187 sayfaları.

Bediüzzaman diyor ki: ’’Kıyamet alametlerinden ve ahir zaman vukuatından” işte Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkışı, Hz. İsa (a.s)’ın inişi, deccalin zuhuru ve “bazı a’mayin (amellerin) fazilet ve sevaplarından bahseden hâdîs-i şerife güzelce anlaşılmadığından, akıllarına güvenen bir kısım ehl-i ilim (ilim sahibi), onların bir kısmına zaîf (zayıf) veya mevzu uydurma hadis demişler. İmanı zayıf ve enaniyeti kavi bir kısım alimlerde Mehdi (a.s)’ın gelişini inkara kadar gitmişlerdir’’ diyor Bediüzzaman. Bak Bediüzzaman Said Nursi diyor, görüyor musunuz? “İmanı zayıf ve kavi” yani kendini beğenen büyüklenen “bir kısım alimlerde, Mehdi (a.s)’ın zuhurunu inkara kadar gitmişlerdir. “Netice-i Kelam” diyor Bediüzzaman, “ey insafsız ve dikkatsiz imanı zaif felsefei kavi güçlü, hodbin (bencil, kibirli), münekkid (sürekli eleştiren) adam! Şu ‚’’On Aslı nazara al‘’ diyor. Bunu tabi bazı alimler için söylüyor hepsi için söylemiyor ve bu konuyu daha da kapsamlı anlatıyor Bediüzzaman. Bediüzzaman bayağı sinirlenmiş Mehdi (a.s)’ı inkar edenlere.

Bu nedir acayip yüksek izleme cumartesi olayı mı? Demek ki işi gücü olmasa milleti kardeşlerimizin inanılmaz bir izleme olacak.

Bak Bediüzzaman’nın çok manidar ’’İmanı zayıf bir kısım alimlerde’’ diyor Mehdi (a.s)’ı inkara kadar gitmişlerdir diyor. Hakikaten acayip enaniyetliler, çok bilmiş alaycı kendince çok üst perdeden bakan tipler kendince bide halk bazılarını şımartıyor, oradan da enaniyetleri artıyor.

Klarnet çok zordur kullanması zurna daha da zordur. Allah neyi ne şekilde ne kadar kolay yaratığını bize gösteriyor. Mesela burda çok küçük bir parçanın içersinde, ses kotlu. Açıyoruz elektrik de oraya gidiyor güya, davul burada çalınıyormuş gibi oluyor. Davulun sesi orda yok, dışarıda hiç yok. Beynin yorumu ses olarak yorumluyor beyin. Beyine giriyor kulakta zarında titreşiyor falan beyine geldiğinde, o elektrik akımını ses olarak yorumluyor. Gözden de elektrik akımı olarak geliyor, o gelen elektrik akımını parlak ışıklı çok renkli üç boyutlu görüntü olarak yorumluyor beyin. Gerçeği bu mu? Değil. O zahiren bizim mantıklı görmemiz için oluşturulmuş Allah’ın sistemi. Gerçeğinde doğrudan yaratılıyor cennetteki sistem. Etin böyle bir gücü olmaz.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, PKK tarafından kaçırılan polislerimizin fotoğrafları var, Sedat Yabalak PKK’lılar tarafından yol kesme ve kimlik kontrolü sırasında ailesinin yanından kaçırılmıştı. Diğer polisimizde Vedat Kaya, o da ailesiyle Mardin’den Muşa giderken yine kimlik kontrolü yaparken PKK’lılar rehin almışlar.

ADNAN OKTAR: İnsan dağı taşı yarar, bulur. Hatta o bahaneyle bütün PKK temizlenebilir, değil mİ? Biz bunları arıyoruz dersin, her yere dalarsın, hallaç pamuğu gibi her yere atarsın, yaptığına yapacağına pişman edersin. Hatta bulduktan sonra da yine yapabilirsiniz, bunu yapacak adamları arıyoruz dersin, gece gündüz nefes aldırmazsın.

Aleviler aslandır aslan.
Evet, dinliyorum.

OKTAR BABUNA: Yeni bir olay var Hocam, inşaAllah. Mardin’in Midyat ilçesinde Kerkük Yumurtalık petrol boru hattının güvenliğini sağlayan askerlerin bulunduğu aracın geçişi sırasında terör örgütü PKK tarafından yola döşenen mayın patladı. Olayda bir askerimiz şehit oldu, dört asker yaralandı.

ADNAN OKTAR: Adamlar koca koca mayın bulunduruyor, koca koca silahlar havan topları bulunduruyor. Vatan sathı zaten küçük bizim vatanımız. Güneydoğuda belli bir yer altıyüz yediyüzbin asker var, askeri her yerden çekersin, arama yaparsın. O mayınları bombaları hepsini bulursun. Asker yerinde duruyor, polis yerinde duruyor, askerin polisin dışarıda olması lazım.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Irak Kürt bölgesel yönetimi başbakanlığı, Kerkük Yumurtalık petrol boru hattına saldıran PKK’yı sert bir şekilde kınadığını duyurdu. Açıklamada; “PKK, Kürdistan bölgesi halkının geçim kaynağına saldırıda bulunmuştur” ifadesine yer verildi.

ADNAN OKTAR: Bunlar ahlaksız haysiyetsizler. Tek bir askerimiz bile şehit edildiğinde, yeri göğü birbirine katmak lazım. Gök kubbeyi tepelerine geçireceksin. Ben anlayamıyorum, biraz duyarsızlık var gibi geliyor bana. Tek bir şehitte, gök kubbeyi tepesine geçirsin. Yer gök birbirine karışır. Değil mi? Mümin cinnet geçirir böyle bir şeyde. Toprağın ta dörtyüz metre altını eşeriz öyle bir şeyde. Ama anlayamıyorum, bir serinkanlılık var. Askerimiz, nurumuz kardeşlerine gitmekte aceleci davranmış. Bizde yakında geliriz yanına, inşaAllah. O daha önden gitti, maşaAllah, Allah gazasını mübarek etsin, şahadetini bereketli kılsın. Allah, annesine babasına sabrı cemil nasip etsin, uzun ömür nasip etsin. Aslanımızı yalnız bırakmayız. Bunu yapanlarında yanına koymayız. Eğer yanlarına bırakırsak, bu delikanlılığımız, yiğitliğimiz bize haram olsun. Biraz beklerlerse ne demek istediğimi anlayacaklar.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Bu gece Diyarbakır AK Parti il başkanlığına kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından ses bombası atıldı. Ses bombası AK Parti binasına isabet etmezken, beş metre ilerisine düştü. Güvenlik güçleri soruşturma başlattı, kaçan saldırganlar aranıyor.

ADNAN OKTAR: Tabii ne yaparsak, kanunla hukukla yaparız. Kaçan saldırgan aranıyor. Nasıl kaçıyor, ben anlamıyorum. Oracıkta onu durdurursun. Eğer sen ordaysan, orada birileri varsa o oraya zaten gelemez, gelse de gidemez. Orada kalır o. Ve gider yakalarsın. Nasıl gidiyor, nasıl gider? Bu kadar imkanla adam nasıl gidiyor, ben anlamıyorum. Ya sabır diyoruz, ya sabır. Allah Allah, AK Parti genel merkezine giriyor artık adam, elini kolunu sallayarak. Emniyet genel müdürlüğünün binasını adam otomatik silahla tarıyor, bazukayla tarıyor kaçtı diyorlar. Nereye kaçıyor, nasıl kaçar? Hadi bir dakika kaçabilir, otuz saniye kaçabilir. Kaçma işi nasıl oluyor ben anlamıyorum. Hayır bağırır çağırır kaçar ona bir şey denmez veya artistlik hareketler yapar kaçar ona bir şey denmez. Ama silah sıkıp kaçma diye bir olay olmaz. Silah sıktıysa, o ağır suçtur, artık onun orada kalması gerekir. Ne bir adım ileri, ne bir adım geri kaçamaması lazım, orada çökeceksin üstüne, olmaz. Ben bu sakinliği, bu serinkanlılığı gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum. Adamlar üç asker vuruyor yakıyor, yıkıyorlar. Nerede adam diyoruz? Kaçtı diyorlar. On bin askerin var mübarek, yapma etme. İki gün uyumazsın, yeri göğü birbirine katarsın, ne demek böyle bir şey? Ertesi güne kalmaz o, hallaç pamuğu gibi atarsın ortalığa. Tabii vatandaşta yardımcı olur. Ben böyle bir şeyde sabaha kadar ayakta dururum. Devlete hizmet edilir vatandaşı rahatsız etme diye bir konu olmaz. Mesela evine geliyor arama yapacak, evini aratırsın, artı aramaya katılırsın. PKK’da şimdi biraz yanlış anlıyor bizde Allah bize de şehitlik nasip etsin diyoruz. Tamam, şehit oluruz da, sonunda seni de hapse koruz. Senin teşkilatını bütün sistemini dağıtırız. Yani üzülürsün, sıkılırsın. Keşke yapmasaydım dersin. Ağlarsın, diz çökersin. O anlamda diyoruz. Yoksa gel bizi istediğin yerde istediğin gibi vurursun anlamında demiyoruz. Yani o biraz haşa huzurdan sıkar yani. Öyle söyleyeyim. Ama bir bedel ödenmesi gerekirse yaparız anlamında diyorum, yanlış anlamasınlar.

MaşaAllah Enbiya Suresi 107. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Vema erselnake illa rahmeten lil alemin. Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.”(Enbiya Suresi, 107) 2009 ebcedi.

Hep duyarız Kandil Kandil, baktık arazi hakikaten boydan boya kayalık, saf kayalardan oluşmuş bir arazi. Kayada mermer gibi, yani kıymetli bir taş. İnşaat sanayi için, yol, asfalt yapımında her şeyde kullanılıyor, o kadar kıymetli bir madde ki. Maden gibi boydan boya. Maden çıkarır gibi düşüneceksin. Mesela bir buçuk kilometrelik dağ silsilesi, dört yüz beş yüz metre yükseklikte altı yüz, yedi yüz metre yükseklikte. Boydan boya bir hazırlık yaparsın, arkadaşlar burayı boşaltın dersin, burası tekin bir yer değil, bir süre sonra burası aşağı inecek sizde aşağı inersiniz hep beraber, çıkın buradan dersin. Bekliyoruz dersin. Bir ay süre verirsin. Çıkarlar umut ediyoruz. Büyük ihtimalle çıkarlar, çıkmazlarsa da artık kendi hataları. Ama çıkarlar yani deliller değil bu adamlar. Toplam üç saniye sürer. Olduğu gibi aşağı indirirsin. Sabahına ova. Atla jeepe gez. Bu kadar basit. O kayaları da sat satabildiğin kadar. İnşaat yap, baraj yap, her yerde kullanırsın. Bu işi uzatmanın bir alemi yok ki. Bak sayın bakanım benim sözümü beğenmiş, “ova yapacağız” diyor “Allah’ın izniyle, bütün o bölgeyi indireceğiz aşağı diyor dümdüz yapacağız” diyor. Kendimiz koltukta, fikrimiz iktidarda, maşaAllah. PKK vızırcık atıyor Türkiye’de, ben hayret ediyorum it kopuk. Helikopter var, uçak var, aslan gibi askerler var, polis var. Mesela bak PKK’nın bir yol kesme şamatası var, göster onu. Hayretler içinde kalıyorum bu pervasızlığa. Kaçtı nasıl kaçma oluyor ben anlamıyorum? Ormana kaçtıysa, ormanı dört taraftan çerçeveye alırsın güzel sararsın ayı olsa yakalanır. Nasıl yakalanamıyor yani?

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Selahattin Demirtaş, HDP hakkında parti kapatma hazırlığını yapıldığını iddia ederek; “Bizim gibi bir direniş hareketinin sizin tehditleriniz, dokunulmazlık restiniz, kapatma restiniz karşısında geri adım atmamızı beklemek hayaldir” diye konuştu.

ADNAN OKTAR: Tabii, PKK büyük çaplı bir örgütlenme ama HDP’de, PKK’nın korkutma sistemi içerisinde gelişmiş bir parti. Kapatsan ne olur? Daha da hoşuna gider Selahattin’in.

Evet, dinliyorum

BÜLENT SEZGİN: HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ; “Biz onlara nasıl seni başkan yaptırmayacağız deyip sözümüzü tuttuysak, bu gün de onlara ikinci sözümüzü söylüyoruz. Sana, size savaş yaptırmayacağız barışı katlettirmeyeceğiz ve bu sözümüzü de tutacağız buna emin olun” dedi.

ADNAN OKTAR: Savaş? Ne savaşı? PKK’yı devlet kazıyorsa bu zaten devletin görevidir. Savaş, Suriye’yle olabilir savaş, devletle olabilir. Zaten öyle bir şeye bizim niyetimiz yok, öyle bir konu yok ki, nereden çıkardı. Irak’la bir savaş olurdu, oda olmaz. Ama PKK’nın kafasının ezilmesi zaten devletin görevidir.

Mehmet Emin Deniz. Bu yazıların çoğunda suç unsuru var. Ben bile kurtaramam ben söyleyeyim. Kanun hukuk yakasına yapışacak. Sonradan da “canım Hocam, ben bilgisayarı ortaya koymuştum” diyor “eve böyle turp gibi cinler girmiş, onlar yazmış.” Çok acayip durumlar.

Dinliyorum ben.

KARTAL GÖKTAN: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hava operasyonları, PKK terör örgütünün üst düzey yönetiminin büyük bir kısmının Kandil’i terk etmesine neden oldu. Örgüt yöneticilerinin bir kısmı Kandil’de kaldı. Aralarında Murat Karayılan’ın da bulunduğu bir kısmı İran topraklarına diğerleri ise güvenli buldukları Suriye’nin Cezire bölgesine geçti.

ADNAN OKTAR: O coğrafyanın değişmesi lazım. Kandil diye bir semt kalmaması lazım, Kandil ovası kalması lazım. Ova olarak isminin geçmesini rica ediyoruz, Kandil ovası. Bundan sonra bu şekilde desinler. Kaçmaları doğru, orada hiç kimse kalmasın hiç tavsiye etmem, boşaltsınlar orayı.

Bütün güzellikler Allah’a ait. Kaderde, her şey kaderde. MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, ilim irfan yuvasısınız, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Dinliyorum

KARTAL GÖKTAN: Hakkari Çukurca’da doğum sancısı çeken kadını almaya giden askeri helikoptere PKK’lı teröristler ateş etti. Askerler taciz ateşine karşılık verdiler. PKK’lı teröristler bölgeden kaçtı, kadın güvenli şekilde hastaneye yetiştirildi.

ADNAN OKTAR: Helikopterde çok gelişmiş silahlar olması lazım, güdümlü roketler olması lazım. Bir de dakikada altı bin mermi atan silah yerleştiriliyor, dakikada altı bin. Böyle bir çalışmada adamların orada durması çok zor. Helikoptere silah sıkılmaz, öyle bir şey yapılamaz. Bir gariplik var. Gereksiz bir koruma mı var bazı kişilerde, irade yetersizliği mi oluyor tam çıkaramadım. Dakikada altı bin mermide orada böcek olsa kaçamaz. Mesela ormana ateş ediliyor, ormanda hiçbir ağaç kalmıyor hepsi aşağı düşüyor. Dümdüz oluyor orman. Gösteriyor filmi var, ormana ateş açıldığında koskoca orman kısa sürede yerle bir oluyor. Mümkün değildir kaçılması. Bir gariplik var, ben anlamıyorum. O ateş çemberinin içinde o kalır, kaçamaz. Ve kahpeliğe bak bir Kürt anne doğum yapacak, mübarek bir anne, onu kurtarmaya helikopter gidiyor adam ahlaksızlık yapıyor. Bak hem çocuğu öldürecek, hem anneyi zor durumda bırakacak, hem de helikopterdeki insanları şehit etmenin peşinde.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: PKK, KCK terör örgütünün sözde yürütme konseyi eş başkanları Cemil Bayık ve Bese Hozat’ın Kandil’de 20-21 Temmuz tarihleri arasında kaos planı için toplantı yaptığı belirlendi. Türkiye'de düzenlenecek protesto gösterileri-yürüyüşlerine katılım gösteren kişiler, Öz Savunma Birimleri vasıtasıyla korunacaklar.

Madde madde şu şekildeydi:

-Gösterilere güvenlik birimlerinin müdahalede bulunması halinde Öz Savunma Birimleri unsurlarınca silahlı karşılık verilecek.

-Geçmiş dönemde yapılan keşif faaliyetleri esas alınarak MİT, Emniyet İstihbarat ve Jandarma İstihbarat mensupları hedef alınarak eylem yapılacak

-Güvenlik birimlerince yapılan tutuklamalara karşılık, Doğu ve Güneydoğu'da görev yapan devlet memurları alıkonulacak.

-Hizbullah İlim Grubu silahlı unsurlarına yönelik ses getirecek tarzda eylemler gerçekleştirilecek.

ADNAN OKTAR: En yapmamaları gereken şeyleri düşünüyorlar. Hizbullah’a yamuk yaparlarsa, Hizbullah onları köpek tepeler gibi tepeler, bak söyleyeyim. Adamları çileden çıkartmış olurlar, kaçacak delik ararlar. Böyle insanları kanun dışılığa itmesinler, çok yanlış olur.

Yapacakları; kaçsınlar kaçabildikleri kadar, en güzel şey budur. Hizbullah zaten kendini zor tutuyor, sen diyorsun ki gel kaşı. Adam seni öyle bir kaşır ki, aklın hayalin gider, aklını alır senin. Niye adamları kanunsuzluğa itiyorsun? Niye hukuksuz bir zemin hazırlamaya çalışıyorsun? Aklını başına al, dangalaklığı da bırak. Burası hukuk devleti, kanunla hukukla tepelenirsin. Aklını başına alacaksın. İlla bir şeyler denemek mi istiyorlar, ben anlamıyorum ki nedir?

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Birinci ve İkinci Körfez Savaşı’nda önemli bombardıman görevleri üstlenen Amerika’nın 480. Hava filosu IŞİD’le mücadele kapsamında Adana’daki İncirlik hava üssüne kaydırılacak.

ADNAN OKTAR: Tamam da, Müslümanları bombalamaya kalkarsa, olmaz. PKK’nın hayat sahasını yok edecek bir çalışma yapsınlar. Onların yolları, köprüleri varsa onları kullanılmaz hale getirebilirler. Ama havadan bir şey yapılmaz, kara inşaAllah, illa ki kara. Asker, piyade değil de, komandonun girmesi lazım önce, bordo bereliler. Aslında Irak’la anlaşıp “bölgeyi biz tamamen temizleyelim, siz de rahat edin” diye bir anlaşma yapılması lazım.

Televizyona teknik hocalar çıkarıyorlar, din mühendisi hocalar. İslam mühendisi olmuş adam, din mühendisi olmuş. Din akademisyeni ama dinin ruhunu, imanın ruhunu bilen insanlar değil. Şu şöyle değil, bu böyle değil. Kardeşim sen karşıdaki adamın hastalığını, rahatsızlığını yahut muhtaç olduğu şeyi fark ediyor musun? İmanında araz var, rahatsız imanından. Bütün dünyada bu ana sorundur. Cenab-ı Allah ayette söylüyor; “İnsanların çoğu iman etmez, iman edenlerin çoğu da Allah’a şirk koşmadan iman etmez.” Dünyadaki en büyük ruhi rahatsızlık, iman zafiyetidir. Bütün çekilen acılar, ıstıraplar, hastalıkların kökeninde bu vardır. Dünyadaki bütün felaketlerin, açlık, ekonomik krizlerin kökeninde de bu vardır. Yüksek imanda Allah dünyayı cennete çeviriyor, zaten böyle olay olmuyor.

“Adnan Hoca coştu bir kere” diyor, Kamil Başyiğit.

Feyza, Serpil; “şahane güzel oynuyorsunuz kaşıkla maşaAllah, canım Hocam” diyor.

“Delikanlı Hocam ben şu yaşıma kadar bu kadar güzel kaşık oynayan görmedim. Kaşık ağladı. Helal koç yiğidimiz” diyor, Canan Doğan.

“İran’da da bizi uyutmuyorsunuz bağımlı olduk size” diyor, Ferhat İran’dan.

Asdcast; “Sevgili Hocam size bayılıyoruz ve sizi çok seviyoruz.”

“Babam yapmayın etmeyin, müzik dinlemek haram değil miydi? diyor, Mete. Niye haram olsun?

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Ahmet Hakan, Selahattin Demirtaş’a çağrıda bulundu, cesur olması gerektiğini söyledi: “Hadi gelin ilk cesur adımı siz atın, yüzünüzü dağlara dönün ve başlayın haykırmaya ‘çek elini tetikten’ deyin, ‘kalleşçe cinayetleri durdur’ deyin.”

ADNAN OKTAR: Olur mu öyle şey? Öyle kabadayıysan, sen de. Olacak iş mi o. Çocuk nereden onlara gücü yetsin? On binlerce it-kopuktan oluşan bir çete. Tek başına gidip dağa bağıracakmış. “Ne konuşuyorsun sen?” derler, ağzını burnunu kırarlar, başkanlıktan da alırlar, bu kadar basit. Ondan bir şeyler beklemek, inanılır gibi değil. Sen PKK’ya güç yetireme, garibim çocuğa demediklerini bırakmıyorlar. Şunu yap bunu yap hadi bilmem ne. Ne alakası var? PKK’dan tamamen ayrı bir durum var. PKK’ya onun gücü yetmez. Bir şey de yapamaz. Bir şeyler yapmasını istiyorlar. Öcalan olsa olabilir, hakikaten şey yapabilir, bir şey söylese etkili olur. Ama o örgüt lideri değil, PKK’nın lideri değil, bir şey değil, nasıl etkili olsun?

GÖKALP BARLAN: Adnan Bey bir video paylaşmışlardı. Demirtaş’a, temizlik işçisi belediyenin, “nereye gidiyorsun gel buraya” sorular soruyordu, o şekilde aşağılıyordu.

ADNAN OKTAR: Tabii.

Özetle İslam dünyaya hakim oluncaya kadar, bu önümüzdeki beş sene, beş-altı-yedi sene dehşetli olaylar olacak. Kimse fütur getirmesin, heyecanlanmasın. Sonunda selamete çıkacağız.

Gök gürültüsü, yağmur, şimşek çakar, sonra bakarsın ertesi gün her yer yemyeşil olmuş, mis gibi bir hava, püfür püfür bitkiler, aynı öyle.

Ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor, yarın tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü