Harun Yahya

Sohbetler (2 Ağustos 2015; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk. Konuşalım buyur.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, bugün Ağrı’nın Doğu Beyazıt ilçesinde 2 ton patlayıcı yüklü traktörle karakolumuza intihar saldırısı yapıldı. 2 asker şehit oldu, 24 asker ise yaralandı. Yaralı askerlerimizin 6’sının durumunun ağır olduğu bildirildi. Olay yerine 17 kilometre uzaklıkta bulunan ilçe sakinleri patlamanın etkisiyle deprem olduğunu sanıp dışarı çıktılar. Ağrı valiliği Ağrı dağı ve Tendürek dağını icra edilecek askeri operasyonlar için 15 gün süreyle geçici askeri güvenlik bölgesi ilan etti. Ayrıca Tunceli valiliği de il sınırları içerisinde 14 merkeze 4-19 Ağustos tarihleri arasında geçici askeri güvenlik bölgesi ilan ettiğini duyurdu.

ADNAN OKTAR: Şu duruma bak, traktörün içinde 2 ton patlayıcı var, adamlar kulaklarını hoplata hoplata gayet ferah bir şekilde müsellah karakola doğru gidiyor ve kimse karışmıyor. Ta karakolun içine kadar da giriyorlar. Halbuki o yolda durdurulması lazım, yolda kontrol noktası olması lazım. Nasıl karakol, ben bunu anlayamadım yani. Onların kendi şeylerinde kaç kontrol noktasından geçiliyor. Kontrol noktası olur, en az iki üç tane, ondan sonra karakola girilir. Bir ana nizami olur, nizamiye kapısı, ikinci nizamiye, üçüncü nizamiye ondan sonra içeriye girilir. Adamlar balıklama içeriye giriyor. Böyle şey olmaz. Gariplikler birbirini kovalıyor, böyle şey olur mu? Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Anne-babalarına sabrı cemil, uzun bereketli ömür diliyorum Cenab-ı Allah’tan. Ama yöntemler yöntem değil. Akıl almaz bir rehavet var, olmaz.

KARTAL GÖKTAN: Şehitlerimizin birisinin dayısı yeğeniyle arasında geçen bir konuşmayı aktardı Adnan Bey. Şöyle demiş: “Benim yeğenim askerdeyken demiş, ‘komutanım, iki terörist gördük’ komutanı, ‘oğlum ateş yapmayın, onlar yaparsa siz yapın, karşılık verin’ demiş. Benim yeğenim şimdi vuruldu, karşılık vermemenin anlamı kaldı mı?”

ADNAN OKTAR: Bak, terörist görüyor bir şey yapılamıyor. Traktöre soru sormak ne hadlerine, hiç kimse soru soramıyor. “Bunun içinde ne var” denemiyor. Güneydoğu alenen işgal edilmiş, PKK tarafından. Ve rezaletin ucu bucağı yok. Yıllardan beri anlatıyorum, daha yeni uyanmaya başladı bazı kişiler. Her gün bağıra bağıra anlatıyoruz, “Güneydoğu işgal altında, bunlar Marksist, komünist, Stalinist” diyoruz, daha hükümet üyeleri yeni yeni Marksist, Leninist demeye başladılar. Ağızlarına dahi almıyorlar bunların Stalinist olduğunu. 2 ton patlayıcı madde nasıl taşınır traktörle? Yolgeçen hanı mı burası? Hiç kontrol eden yok mu? Nasıl oluyor? Ana nizamiye yok, nizamiye yok, balıklama giriyor adam. Böyle şey olur mu? Kalın muhkem duvarlarla sarılmış olması lazım. Nizamiyede, “bir dakika hemşerim, senin traktörle nereye gidiyorsun” diye sorulur.

GÖKALP BARLAN: 15 sene önce gazetelere ilan vererek nasıl olması gerektiğini bu şekilde anlatmıştınız.

ADNAN OKTAR: Karakolların planlarını bile gösterdim, ondan sonra bu karakollar yapılmaya başlandı kalekol tarzında, dedim, “kalın, roketin etki edemeyeceği, bombanın etki edemeyeceği” camlarına kadar tarif ettim, “kurşungeçirmez camlar yapılsın, bina içine çelik gövde konsun ayrıca” dedim. Aynı o tarzda kalekollar yapmaya başladılar. Bu sefer dediler ki, “PKK’lılar müsaade etmiyor” diyorlar. PKK kim oluyor da müsaade etmiyor? İnanılır gibi değil, daha yeni yeni uyanıyorlar. Bir de acil hareket edilmesi lazım. Daha hala bir rehavet var. Yani bir kurtuluş savaşı verildiği görülmüyor, bir işgal olduğu görülmüyor. Her gün feryat figan insanlar gösteriliyor, PKK ile ilgili hiçbir şey gösterilmiyor. Bu PKK propagandası olmuş oluyor o zaman. Her gün şu öldürüldü, şu kesildi, şunu doğradı, böyle bir görüntü veriyorlar, onlar açısından. Bize göre onlar tabii birer şehit.

Mesela PKK, kalekollara yaklaşmıyor. O karakol kalekol olsa gelmez. Çözüm süreci diye, PKK istemiyor diye kalekolların yapımı durduruldu. Bak, buyurun.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Ağrı’da şehit düşen Jandarma Er Medet Mat Kürt bir kardeşimizdi. Şehidimizin ailesi yaptığı açıklamada, “PKK Kürt halkını temsil etmiyor” dedi ve şunları söyledi: “PKK bizi temsil etseydi bizim canımızı almazdı. Kürtleri temsil etseydi Kürt askerleri öldürmezdi. Biz de askere gittiğimiz için Türk’üz, Türk bayrağı altında yaşıyoruz. Hem Kürt’üz, Kürtlüğümüzle gurur duyuyoruz ama Türk olma şerefine layık olduğumuz için şeref duyuyoruz. Bunlar bizim temsilcimiz olamaz. Kanlı eller bizim temsilcimiz olamaz” dediler.

ANAN OKTAR: Alkışlamak gerekir. Helal olsun, helal olsun, Allah onlara uzun ömür versin.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, şehidimizin sosyal medyada paylaştığı bazı yazılar vardı. Gösterebilirim.

ADNAN OKTAR: Bakayım.

BÜLENT SEZGİN: “Biri vatan mı dedi, daima hazırım Allah’ın izniyle.”

ADNAN OKTAR: Aslan o aslan aslan. Cennet kuzusu o.

BÜLENT SEZGİN: “Kısmetse dönerim” diye yazmış, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Bu da patlama sonucu oluşan görüntü.

ADNAN OKTAR: 2 ton patlayıcı, o kadar kalması mucize. Yalnız böyle bir patlamada sadece 2 kişinin şehit olması bir mucize gibi görünüyor. Bu bilgi son bilgi mi acaba?

KARTAL GÖKTAN: 6 kişi de ağır yaralı. Tekrar kontrol edelim.

ADNAN OKTAR: IŞİD, 24 Aralık 2014’te bir Ürdün uçağını düşürmüştü hatırlıyor musunuz? Ürdünlü pilot Muaz Safi El-Kasasibe esir almıştı. 3 Şubat 2015’te ise bu pilot yakılarak idam edildi, yaktılar. Bu olay üzerine Ürdün Kralı Abdullah, Amerika ziyaretini yarıda kesti ve Ürdün’e dönme kararı aldı. Bu yakılan çocuk, Kasasibe ailesi Ürdün’ün en önde gelen ailelerinden birisi. Ve kurucu Bararşi Aşiretine mensup. Muaz El-Kasasibe’nin babası bir profesör, amcası Fahd Ürdün Ordusunda Tüm General. Dolayısıyla bu genç pilotun yakalanması, Ürdün ordusunda çok büyük olay oldu, çok ehemmiyetli bir olay olarak bütün Ürdün’ü salladı bu. Bunu da IŞİD biliyorsunuz videoya aldı, bu çocuğun yakılması olayını.

Bak, diyor ki Peygamberimiz (s.a.v), Bihar’ul Envar 51. Sayfa cilt 116’da. Bak en ince detaylara kadar olaylar nasıl anlatılmış Resulullah (s.a.v) tarafından: “Evlatlarımdan Mehdi’nin çıkış alametlerinden biri de, Abbasilerin ordusundan” yani Haşimiler, Arap ordusu Abbasiler, “çocuk o soydan gelen bir çocuk Abbasilerden, “ordusundan mühim görülen bir adamın Celahula ve Hanekin arasında yakılmasıdır.” Bakın, Hz. Mehdi (a.s) devrinde bu ordudan bir çocuğun, birisinin yakılmasına kadar detaylı anlatılmış olay. Tek önemli vakıa bu, en önemli vakıa olarak görülüyor. Çünkü yakarak yapmıyorlar genellikle kesiyorlar veya kurşuna diziyorlar.

BÜLENT SEZGİN: Görüntüler de vardı, yakalanan pilotun resmi.

ADNAN OKTAR: Evet, bakayım. Evet, o yakalanan pilot.

BÜLENT SEZGİN: Bu da yakılma anı.

ADNAN OKTAR: Kafesin içinde yaktılar biliyorsunuz. Abbasiler ordusundan, bak “Arap ordusundan mühim görülen bir adamın Celula ve Hanekin arasında yakılması” bak yerine kadar söylüyor Peygamberimiz (s.a.v.) ve “yakılacak” diyor. 1200 yıllık bir eser. 51. cilt, sayfa 116. Bütün olayların haritası, Resulullah (s.a.v) tarafından anlatılmış.

Normalde o traktörün ta 1 kilometre ötede durdurulması lazım. “Hop hemşerin nereye gidiyorsun” dersin, “aç bakalım görelim ne var” dersin, “bunlar ne ulan” dersin, indirirsin aşağı kulağından tutup sürükleyerek götürürsün. Patlayıcıya da el koyarsın. İnanılır gibi değil. Çekiniyor asker arama yapmaya. “Üstten talimat aldık” diyor. Üstten talimat ne demek? İşte sonunda bu oluyor. Ve her gün PKK propagandası yapılmış oluyor bu suretle. Bir gariplik var, millet de buna bir çözüm bulamadı gitti. Akıl almaz gevşettiler çözüm süreci diye. “Bu bir oyun, böyle bir oyuna gelmeyin” dedim. “Adamlar silah falan bırakmaz, yurt dışına da çıkmaz, böyle bir şey olmaz” dedim. “Yok yok bırakacaklar” falan dediler, al buyur. “Silah biriktiriyorlar, tahkimat yapıyorlar, silahlanıyorlar, adam sayısını artırıyorlar” dedim.

KARTAL GÖKTAN: Son bilgilere göre Adnan Bey, Ağrı’daki olayda 2 şehidimiz, 6’sı ağır toplam 30 yaralımız var.

ADNAN OKTAR: Benim kanaatim daha çoktur, yani daha çoğalabilir, Allah vermesin. Çünkü bombalamada bina kalmamış ki, bina havaya uçmuş.

Şimdi kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Programımız kısa videolarla devam ediyor.

VTR: PKK, Marksist, Leninist, Stalinist Bir Örgütlenmedir.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz. Buyurun Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Ürdün’ün tamamı biliyorsunuz, Haşimi Kralı Abbasilerin devamıdır, Abbasi soyudur, yani tamamı. “Abbasilerden” diyor görüyor musunuz? “Ahir zamanda Mehdi devrinde mühim bir şahsın yakarlar” diyor. En ince detaylarına kadar ahir zaman anlatılmış.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Başbakan Davutoğlu, Doğu ve Güneydoğu illerinden gelen sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle Çankaya Köşkü’nde kahvaltıda buluştu. Kahvaltıda konuşan Davutoğlu, “12 Eylül döneminde Marksist, Leninist ve Stalinist mantıkla ortaya çıkan tek tip anlayışla PKK anlayışının aynı mantığı temsil ettiğini” belirtti.

ADNAN OKTAR: Hele şükür hele şükür, ilk defa bu günlerde Marksist, Leninist ve Stalinist olduğundan bahsetmeye başladılar. Yıllardan beri uğraştık, nihayet meyvesini almaya başladık. Bak, Darwinizmin üstüne gitsin hükümet. Darwinizm, doğrudan Allah’ı inkar eden bir sistem. Bütün dünya Allah’ı inkar ediyor okullarda. İşte bu vaad edilen deccal. Darwin bir deccaldir, ahir zaman deccalıdir. Yani o fikri geliştiren bir insandır. Onlardan işte Marks, Stalin, Hitler, Mussolini falan türemiştir. Yani onun deccalin komiteleri oluyor, komitelerin komiteleri olur. Mesela PKK da, o komitenin bağı.

Samimi sevgi dünyada o kadar bilinmiyor baya korkunç. Ben gittikçe inceledikçe anlıyorum. Ben dünyanın böyle olduğunu hiç bilmiyordum. Sevgi bilinmiyor çok korkunç. Genç kızlar çok güzel biliyor sevgiyi ama erkeklerin birçoğu bilmiyor sevgiyi. Tutkuyu da bilmiyorlar, aşkı da bilmiyorlar. Kadınların mutsuz olma sebebi fıtratlarındaki boşluk. Deli gibi oluyorlar o zaman bir kısmı.

Ürdün’ün bugünkü ismi Ürdün Haşimi Krallığı. Abbasilerin devamıdır.

“Adnan Bey, Kuran tefsirlerinden takip ediyorum, çok faydalanıyorum. Yalnız tesettürle ilgili çözemediğim bir konu var. Nur Suresi 31, Ahzab 59’a göre tesettür ve dış örtüyü yorumluyorsunuz. Bir de Nur 60. ayet var. Şeytandan Allah’a sığınırım; “Kadınlardan evliliği ummayıp da oturmakta olanlar, süslerini açığa vurmaksızın (dış) elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir sakınca yoktur. Yine de iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah, işitendir, bilendir. [Nur Suresi, 60]

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Selahattin Demirtaş, “geçen hafta yaptığı açıklamanın yanlış anlaşıldığını, kendisinin, ‘devlet silahı bıraksın’ demek istemediğini söyledi. “Ben devlet silah bıraksın demiyorum. Devlet silah bırakır mı? Devlet kendini koruyacak. Ben eller tetikten çekilsin diyorum. Elini tetikten çekmek başka bir şeydir. Ben çağrıyı tek taraflı falan yapmıyorum. Anında PKK silahları susturmalı ve ellerini tetikten çekmelidir. Hükümet de operasyonları durdurduğunu ifade etmelidir” dedi.

ADNAN OKTAR: Ateşkesten bahsediyor, lafı uzatmaya gerek yok, ateşkes olsun diyor. Silahlar dursun ama ateşkes olsun diyor. O çocuğun yapabileceği bir şey yok. Onu tutuklamak bilmem ne falan. PKK’ya şunu de bunu de falan, PKK’nın umurunda dahi olmaz onun konuşması. Tamamen sembolik onun görevi. Eğer devlet ona müthiş bir güvence verirse, PKK’nın tepesini ezerse, o gerçek bir siyasetçi olarak ortaya çıkabilir. HDP de gerçek bir parti olarak ortaya çıkabilir. Ama şu an PKK destekli, PKK’nın tehdidinden zemin alan bir parti görünümünde.

“Adnan Hoca merhabalar. PKK için Zerdüşt diyorlar doğru mudur?” Ne kadar münasebetsiz bir izah bu, Zerdüşt. PKK’ya komünist diyemiyorsun, Stalinist diyemiyorsun, Zerdüşt diyorsun. Desene ağzını doldurarak pislik kahpe ve kalleştirler, Stalinist, komünist, Leninist, Allah’sız Kitapsız desene. Zerdüşt ne demek? Onlar Zerdüştlükle dalga geçerler. Zerdüştlük, tarih içerisinde gelmiş geçmiş bir putperest bir din. Tamam, komünist, Stalinist ama o kadar da avanak değil Zerdüşt olacak kadar. Komünist adamın Zerdüşt olmaya niye ihtiyacı olsun? Zerdüşt’ü hakaret gibi düşünüyor. Adam ilginç bulur Zerdüşt olmasını. Avrupalılar falan duysa, “biz de Zerdüşt olalım” falan derler. Birçoğu cins zaten Avrupalıların. Zerdüştlüğe falan, manyaklığa çok açıklar. Orada puta tapacağız diye bir sürü manyak toplanmış, taşlardan kendilerine put yapmışlar, sırf artistlik olsun diye. Bunlara desen turizm patlar, “burada Zerdüşt varmış” falan desen. Cins birçok adam var, ne alaka?

Birileri bana bir şeyler sorun da konuşalım.

BÜLENT SEZGİN: Eski özel yetkili Savcı Zekeriya Öz, bugün yazdığı bir twitte, “Gezi olaylarında PKK sokağa inseydi, hükümet şu an olmazdı. Ama PKK emri kimden aldıysa katılmadı” dedi.

ADNAN OKTAR: Evet, çünkü gelenekçiler şu an kabadayılık yapanlara öyle bir şeylerin altında bir şeyler yemeye kalkanlar, o zamanlar baya korkuyorlardı. Ama şu an baya kabadayılık yapabiliyorlar. Duruma göre vaziyete göre yani. Bütün gücümüzle Avrupa’yı susturduk o dönemde. Bu entel gençlere de sürekli cevaplar vererek, fitneyi ve ayaklanmayı zor bela bastırmıştık o dönemde, tabii.

“IŞİD de Darwinist değil mi?” diyor. Tabii ki, o gençler hep Darwinist eğitildi. Bütün Arap gençliği Darwinist eğitildi, halen de öyle eğitiliyorlar. IŞİD daha yeni tehlikeyi anladı, onlar Darwinist eğitimi yasakladılar, daha yeni yasakladılar.

“Ne yani şimdi öve öve bitiremediğin hükümeti mi eleştiriyorsun? İlginç.” Mevcut sistem içerisinde iyi gidiyorlardı. Ama sözlerimizi dinlemediler. Kendi kafalarına göre hareket ettiler. Mesela başkanlık sistemini savunmayın dedim, gittiler başkanlık sistemini savundular. Tayyip Hoca’ya otuz kere söyledim. Bak, “hükümeti batıracaksın yapma etme” dedim, yaptı.

PKK tabii avanak ama Zerdüşt olacak kadar avanak değil. Adamlar komünist. Komünizm bir felsefe. Hem komünist hem Zerdüşt ne zoru var? Böyle bir mantıksızlık olur mu?

PKK, İslam’ın hakimiyeti için Allah’ın Müslümanları zorlamada kullandığı bir kamçı. Uyuyordu Müslümanlar, Allah işte böyle belayla fitneyle Müslümanları uyandırıyor. Bu, hamiyet hissini, maneviyatı acayip yükselten vesilelerden birisidir. Firavun olunca, Hz. Musa (a.s) çıkıyor, öyle. Bunlar da bu asrın firavunları.

Bir de askerin ürkütücü heybetli olması sünnettir, Peygamberimiz (s.a.v)’in sünnetidir. Resulullah (s.a.v), mesela bıyıklarını kısa kestirtmiyordu askerlerin, hatta tırnakları da uzun oluyordu böyle el tırnakları, çok yırtıcı ve ürkütücü görüntüleri vardı sahabelerin. Bıyıklar ta aşağı ağızlarına giriyor böyle o şekilde, ta kulak diplerine kadar, palabıyık. Gören baya titriyor, korkuyor. Askerimizin de biraz öyle sarsıcı bir görüntüde olması iyi olur. Benden tavsiye. PKK için özellikle onların kabusu olmaları lazım. Onun birçok usulü ve adabı var onu yapmaları iyi olur.

Peki ben ne yapıyorum da bu kadar çok izleniyor? Hep de gençler böyle, hep entelektüel çok kaliteli bir izleyici takımımız var.

EBRU ALTAN: Bir kere hiç duyulmamış üslubunuz var. Çok modern mantıklı, vicdanlı konuşuyorsunuz.

AYLİN KOCAMAN: Bir de çok yüreklisiniz. Bir olayın çözümünü çok detaylı anlatıyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Ne hükümetten çekiniyorum. Birçoğu yağcı, hükümete yağcılık yapacağım diye gerçeği söylemiyor. Ben hepsini söylüyorum, çekinmiyorum. PKK ile ilgili de ne varsa, hepsini söylüyor. Amerikan derin devletine de hepsine gerekeni oturtuyorum. Mesela geçenlerde yine terör örgütlerinden de, başkalarından da öyle laf edenler konuşanlar oldu, hepsine lafı kalıp gibi oturtturduk.

AYŞE KOÇ: Adnan Bey, tarafgir olmamanız, haktan yana olmanız çok etkileyici oluyor, Allahualem. Hiçbir kanalda bu şekilde anlatan yok sizin gibi. Hepsi mutlaka bir taraf tutup, haklı ve akılcı olmasa bile onu savunmaya çalışıyor.

ADNAN OKTAR: Hükümeti tutuyorsa, en ağır şeyi yapsa bile hükümete çıtını çıkarmıyor. Yahut hükümet çok başarılı oluyor bütün gücüyle aleyhine konuşuyor. Ne kadar samimiyetsiz insanlar var. Hükümet doğru bir şey yapıyorsa tasdik edersin, takdir edersin. Yanlış bir şey yapıldığında da söylersin.

OKTAR BABUNA: Hep adilsiniz, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Adaletli, adil, evet.

OKTAR BABUNA: Sonuna kadar da barışı savunuyorsunuz, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Bediüzzaman “çok büyük felaketler olacak” diyor, çok büyük olaylar olacak “ve Müslümanların hamiyet-i İslamiyesi feveran edecek, başlarına Hz. Mehdi (a.s)’ı geçirip, tariki hak ve hakikate sevk edecek” diyor ahir zamanda. “Ben onun pişdar bir neferiyim, öncü bir askeriyim” diyor, Hz. Mehdi (a.s)’ın.

Şimdi kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Programımız kısa videolarla devam ediyor.

VTR: Güneydoğu’ya Güven ve Huzur Hakim Olmalı.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor. Akşam tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü