Harun Yahya

Sohbetler (27 Eylül 2015; 21:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: Buyurun Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: "O bizim Ehli Beyt'imizden Kaim olan Mehdi (a.s), söyleyeceği sözleri halk kabul etmeyecektir." Halkın kabul etmeyeceği kişidir diyor. Niye? Çünkü geleneklerine zıt.

"Kaim Mehdi (a.s)'a yüzü ters dönmüş bir adam gelecek." Bakın yüzü ters dönmüş; bu Arapçada, askeri açıdan bozguna uğramış insan için söyleniyor. Yüzü ters dönmüş yani hükümranlığını, etkisini kaybetmiş, askeri yönden mağlup olmuş. "Kaim Mehdi (a.s)'a yüzü ters dönmüş bir adam gelecek. Şöyle diyecek, -aynısıyla Arapça karşılığıyla söylüyorum- 'Üstadım benim adım Beşar, bana kendimi sizin hizmetinize sunmam söylendi' diyecek" diyor Peygamberimiz (s.a.v). Bin iki yüz yıllık eser. Tam bin iki yüz yıllık. "Şam'dan Kaim Mehdi (a.s)'a yüzü ters dönmüş bir adam gelecek." Şam'dan; yüzü ters dönmüş yani mağlup olmuş askeri yönden. "Şam'dan Kaim Mehdi (a.s)'a yüzü ters dönmüş bir adam gelecek -bozguna uğramış, yenilmiş- Şöyle diyecek, 'Üstadım -tam Arapça karşılığı 'Üstad' anlamına geliyor- ‘Üstadım benim adım Beşar, bana kendimi sizin hizmetinize sunmam söylendi.'" Bin iki yüz yıllık. Aynısıyla, orijinal, bakabilirsiniz.

AYLİN KOCAMAN: Hem isim, hem yer, hem de mağlup olması.

ADNAN OKTAR: Evet. Bak diyor ki; "Ben ve ağabeyim” veyahut kardeşim anlamına geliyor Arapçada, kardeşim- “Ben ve kardeşim, süfyanın ordusundaydık. Biz Şam'dan çıktık ve her yeri yerle bir ettik. Daha da ileri gidip, Küfe'yi yıktık. Sonra bizi bir uyaran geldi ve dedi ki; 'Beşar, İmam Mehdi ile tanış ve geçmiş günahların için huzurunda bağışlanma dile. O senin tevbeni kabul edecektir. Allah senin tevbeni kabul edecektir.' Sonra Mehdi (a.s), elini Beşar'ın yüzüne sürer ve Beşar bundan sonra onun tarafında olur." Türkçede de bu deyim, aynı anlama geliyor, yani yenilmiş, bozguna uğramış. Bakmak isteyenler, bu bin iki yüz yıllık esere bakmak isteyenler; Bihar'ul Envar, 51, 52 ve 53. ciltler, Karma İngilizce Çevirisi, sayfa 300-301, burada hepsini görebilirler. Kelimesi kelimesine zaten İngilizce, Arapçadan İngilizceye çevrilmiş. Bakarsınız, İngilizce bilen çok fazla insan var, hemen anlarlar.

“Cem Kaya 2023” herhalde Tayyip Hoca’yı seviyor.

"Mehdi (a.s), insanlara Kuran'ı okuduğunda bazı alimler; 'Bu Kuran'dan bazı bölümler eksiltilmiş' diyecekler" diyor. Diyorlar ya "Keçi yemiş." Bihar'ul Envar, 300. sayfa, 51-52 ve 53. ciltlerde.

"Mehdi (a.s)'ın talebelerinden Mekke'ye gidenler çok az olacak." Çok az talebesi Mekke'ye gidecek, diyor.

"Mehdi (a.s), muharref Tevrat, Zebur ve İncil'in içinden bozulmamış bölümleri Kitap ehline okuyacak." diyor Peygamberimiz (s.a.v). Bakın şöyle diyor, "Mehdi zuhur ettiğinde, muharref Tevrat, İncil ve Zebur'dan bölümler okuyacak. Bunun üzerine Tevrat, İncil ve Zebur ehli” yani ehli Kitap “dinleyecekler ve diyecekler ki, 'bunlar, Hazreti Nuh'tan bize gelen bölümler ve kitaplarımızdaki bozulmamış bölümlerdir. Bunlar bizim için şimdiye kadar okuduklarımızdan daha iyidir' diyecekler" diyor. "Böyle bir kitapla onları karşılayacak Mehdi (a.s), bozulmamış bölümleriyle; Tevrat, İncil'in ve Zebur'un bozulmamış bölümleriyle onlara hitap edecek, onlar da 'Nuh'tan itibaren bunlar bozulmamış bölümler diyecekler'" diyor. Yani Nuhi oluyorlar o zaman. Bihar'ul Envar, 51. cilt, 300. sayfa.

AYLİN KOCAMAN: Sizin, Hz. Mehdi (a.s) talebesi olarak iki tane eseriniz var; hem Tevrat, hem İncil'in bozulmamış bölümleri ile ilgili.

ADNAN OKTAR: Tevrat'ın ve İncil'in bozulmamış bölümleri ile ilgili.

AYLİN KOCAMAN: İki tane kitabınız var.

ADNAN OKTAR: İki kitabım var.

AYLİN KOCAMAN: "Tevrat'tan güzel Öğütler" ve "İncil'den Güzel Sözler" diye.

ADNAN OKTAR: "Tevrat'tan güzel Öğütler" "İncil'den Güzel Sözler." İki kitap. Demek ki, Hz. Mehdi (a.s) öncüsüyüz, Hz. Mehdi (a.s) talebesiyiz. Hz. Mehdi (a.s)'ın yapacağı güzel işleri, onun zahir olmasından önce bizler de yapıyoruz.

AYLİN KOCAMAN: Siz söylemiştiniz, "Hz. Mehdi (a.s)'ı beklemek, böyle faaliyetlerle olur" diye.

ADNAN OKTAR: Tabii.

Elanur; "Yaptığınız öneriler tam çözüm, maşaAllah. Kan durduran Hz. Mehdi (a.s), sizsiniz inşaAllah" diyor. Olmadı. Böyle dersen, günaha girersin. Ama kan durduran Hz. Mehdi (a.s)'ın tecellisisiniz, onun yardımcısısınız, ona yer hazırlıyorsunuz, Mehdiyet’e hizmet ediyorsunuz" dersen, olur. "Hz. Mehdi (a.s) sizsiniz" dersen, akla ne gelir? Cennetlik. O zaman imtihanı bitmiş, cehennem ona haram olmuş, cennet farz olmuş. Müminler ama imtihan olmaya devam ediyor, bir kişi imtihandan muaf, kesin olmuş cennetlik olması, bu olmaz. Şimdi bunu söylersen harama girersin. Müslüman böyle konuşmaz. Ama dersen, "öncüsü, yardımcısı" bunlar olur.

Aleynaİsyan1903; "Dikkatimi çekti aralarda tek bir reklam yok." İşte iyi bir yönümüz.

Fernando34; "Üstad senin locaya katılmak için kaçıncı derecede olmak gerekiyor?" Eksi otuz derecede olacaksın, şoklanmış olarak gelirsen.

GençFenerli07; "Baba kralsın, hem içip kaşıkla oynuyorsun, aynı anda Masonlarla dünya politikasını belirliyorsun. Devam, durmak yok." Helal, mükemmel bir üslup.

Engin Kınay; "Devlet üstünde var olan güçlerin olduğunu sizin vesilenizle de, evet daha net görüyoruz. Fakat bu tür bir yapılanma gereği neden var sizce, yani derin güçlerin? Bir de bir tarafta bu kadar kan döken bir devlet var ve diğer tarafta sizin öne sürdüğünüz yapıcı ve ortalayıcı bir yapılanma var ise, hala kan akmasının nedeni nedir?" Kader öyle. Masonluk kadere karşı gelmez. Kaderle oynamaya kalkmaz, çünkü başarılı olmaz. Kader akacak. Ama sonunda barış varsa, orada masonluk devreye girer.

Asiye Giresunlu; "Hocam, ahir zaman alametlerinin gerçekleşiyor olması kaderde her şeyin olup bittiğini gösteren büyük bir delil midir?" Tabii ki.

Erdem Bulut; "Adnan Bey, Hz. Mehdi (a.s)'ın geldiğini her gün söylüyorsunuz ve Hz. Mehdi (a.s)’in hangi görevleri yapacağını söylüyorsunuz. Fakat görünürde, Hz. Mehdi (a.s)'ın yapacağı bütün işlerle siz ilgileniyorsunuz. Programda yemin ediyorsunuz, 'Mehdilik iddia etmem' diye. Hz. Mehdi (a.s) kim o zaman? Saygılarımla." Allah bize, illa bulacaksınız demiyor. Biz, Hz. Mehdi (a.s) varmış gibi kabul edip hizmet edeceğiz. O alametlerden çıktığı anlaşılıyor. İnkar edilecek gibi değil. Yani bir tane, iki tane, on tane değil. Biz kendimizi kandırmıyoruz. Buradaki insanların hepsi üniversite mezunu. Biz hurafeyle kendimizi kandıracak bir durumda değiliz. Öyle bir delil ki, tapu gibi, yani inkarı mümkün değil, net, açık ve sarih. Yüzün üstünde kapı gibi delil var. Ve hepsi otuz sene içinde olup bitmiş, muntazam sırasıyla. O zaman Hz. Mehdi (a.s)'ın geldiği anlaşılıyor. Hz. Mehdi (a.s)'ı siz teşhis edin diye bir farziyet yok. Varlığına inanırız, zahir olduğuna inanırız. Bulmak, araştırırız. Bulduğumuzda, Allah bize zaten ilham edecektir.

AYLİN KOCAMAN: Bediüzzaman Hazretleri de olarak inanıyordu. Ve zemin hazırladığını kendisi de söylüyor zaten. Bütün gayreti göstermiş kendileri.

ADNAN OKTAR: Tabii. Açık açık söylüyor, Bediüzzaman diyor ki; "1956 yılında bir şey var, yeni bir Nur-u Kuran zuhur edeceği anlaşılıyor" diyor. Yani Hz. Mehdi (a.s). Çünkü Risale-i Nur'un üstünde bir güç ne olabilir? Risale-i Nur'un üstünde etkili eserler ne olabilir? Kendisinden üstün birinden bahsediyor. "1956'da bir olay var, 1956 yılında, fakat tam çıkaramıyorum" diyor. Bediüzzaman'ın üslubudur bu. "Yeni bir Nur-u Kuran mı zuhur edecek?" Hz. Mehdi (a.s). Hz. Mehdi (a.s) zuhur edecek. Açıkça söylüyor, yani kapalı bir şeyi yok. Hep öyle yapar Bediüzzaman. "Diğer meseleler gibi bedahatle ve açıklıkla sarahaten bilmemekle beraber, Allahualem ve bilsevap şuna işaret eder" diyor, aynen dediği gibi de çıkıyor.

Bayram Kurtulmuş; "Adnan Hocam, Oktar Ağabeyimiz şarkı söylemekte pek başarılı olmasa da, dans konusunda bir numara, o dans etmeli" diyor.

"Hocam, sizi çok çok beğenerek izliyorum. Sizin bu dimdik tavrınıza hayranım, maşaAllah. Hocam sizi örnek alıyorum. Duruşunuz, tavrınız, o bilginizle bize örnek oluyorsunuz. Müslümanlığı elhamdülillah çok ayrıntılı şekilde açıklıyorsunuz. Allah'a emanet olun." Bayram Kurtulmuş.

Mulayim Xxk: "PKK bitti bitecek diye yıllardır videolar çıkıyor. Hala bitmedi, giderek de artıyor. O kadar yıl söylendi, hala devam. Bitmeyecek mi?" diyor. Bitmezlerse bitiririz. Beceremiyorlarsa, beceririz. Öyle bir konu olmaz. Bekliyoruz şu an.

GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: "Deccalin ömrü kırk yıl" demiştiniz.

ADNAN OKTAR: Vakti geldi.

"Göz kamaştırıcı, hayranlık uyandırıcı, çok cazibeli bir görüntünüz var." diyor bir hanım kardeşimiz. "Çok etkileyici konuşuyorsunuz. Ne kadar temiz ve nurlusunuz. Bu cümleleri kurmadan kendimi alamıyorum" diyor.

"Bayramda en güzel dakikaları, Adnan Oktar Hocam’ı izleyerek geçirdim" diyor.

"Bizde hayaller başka iken, hayatlar başka oluyor. Ama herhalde dünya üzerinde bir tek Adnan Oktar'ın hayalleriyle hayatı aynı oluyor" diyor. MaşaAllah.

"Rüyalardaki anlamsız olayların hikmeti ne olabilir, bazı rüyalar çok saçma, karman çorman oluyor." Rüyada da eğitiliyorsun. Yani normal hayatta öyle bir kabus, öyle anormal rüyalar olmaz. Ama onlara da mesela tedbir alıyorsun, dünyanın geçersizliğini anlıyorsun. Birçok şeyler karmaşık, orada da hem vücudun dinleniyor ama aynı zamanda da eğitim alıyorsun. Sabah kalktığında haline şükrediyorsun; "Elhamdülillah" diyorsun, “böyle olsaydı ne olurdu” falan. Ama o en güç şartlarda bile rüyanda hayatını devam ettirmek için birçok tedbir alıyorsun, o da vicdana uygun oluyor. Yine dine uygun hareket ediyorsun. Müslüman yine namazını kılıyor rüyasında, namaz vakti giriyor. Yani ibadetinde itaatinde bir değişiklik olmuyor. O ayrı bir beden alemi, ayrı bir hayat boyutudur rüya.

"Seni tutkuyla seven bir yüreği bana bahşettiği için, Allah'a hamd olsun. Allah Zat'ına ve sana olan sevgimi daha da artırsın. Sana Allah aşkıyla aşığım" diyor, bir hanım kardeşimiz.

Ömer Gültekin Samsun; "Bir insanın Allah tarafından sevildiğini nasıl veya nereden anlayabiliriz?" Umar mümin, "Allah beni seviyor" diye umar.

İbrahim Anıt; “Hocam, altın çağ’da Kuzey Kore’nin durumu ne olacak? Hz. Mehdi (a.s) oraya nasıl müdahale edecek? İnternet bile yasak orada.” Bütün dünya düzelince, onlar oturup seyredecek hali yok tabii i, onlar da vazgeçerler.

“Hocam Hz. Mehdi (a.s) ve Hz. İsa (a.s) vefatından sonra PKK yine ortaya çıkacak mı?” Hulki. Irkçı, azgın, faşist bir saldırı olacak bütün dünyaya ama mahiyetini söylemeyeyim. PKK’yı da dinlemezler ayrıca, onları hoşaf gibi dağıtırlar. PKK tarihe karışır Hz. Mehdi (a.s) zuhur ettiğinde, unutulur. Ama komünist düşünce tamamen yok olmaz. Önce faşist bir hareket, onun arkasından komünist bir hareket çıkıyor, onun arkasından yeniden azgın bir faşist hareket geliyor, ondan sonra kıyamet kopuyor zaten. “Üç büyük inkılabı azime” diyor Bediüzzaman, tarihlerini ayrı ayrı veriyor.

Dün geceki olay neydi o?

KARTAL GÖKTAN: Dün gece Adnan Bey, Diyarbakır’da, Hüda-Par üyesi bir ailenin evine PKK’lılar tarafından uzun namlulu silahlar ve el yapımı patlayıcılarla saldırı düzenlendi. Evde yaşlılar, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere on kişi vardı. Yaklaşık on iki saat süren saldırıda, evde mahsur kalan aile Hüda-Par heyeti tarafından saat 11:30 sıralarında bulundukları evden çıkarıldı. Aile defalarca emniyetten yardım istedi ama polis saatlerce olaya müdahale etmedi. Bu durum sosyal medyada tepki topladı. Ailenin evinin önüne hendek istemediği, bu yüzden PKK’lıların hedeflerinde olduğu ifade edildi. Ailenin babası ise yaşadıklarını şöyle anlattı: “Uykudayken birden bomba sesiyle uyandım. O esnada ailem de avluda uyuyordu. Bunlar yani PKK’lılar hepsi dama çıkmışlar, oğlum da onlara “ne yapıyorsunuz orada, ayıptır aile burada uyuyor” deyince, onlar oğluma “konuşma yoksa bu evi havaya uçururuz” demişler ve ardından bomba atmışlar. Bu esnada ben uyandım bir baktım ki büyük bir hengame var. Evimize silah sıkmaya başladılar, ardından otuz beş-kırk defa bomba attılar. Elhamdülillah, Allah muhafaza etti, çocuklara bir şey olmadı” diye anlatıyor olayı. Videosu da var aile babasının.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Bu çok ürkütücü. Böyle tertemiz, nur gibi Müslümanları, bu azgın adamların karşısına dikmiş gibi oluyor, eğer savunma yapan kişi olmazsa. Hükümetin bu konuda çok titiz olması lazım.

KARTAL GÖKTAN: Siz gece olayı öğrenir öğrenmez hemen kanaldan altyazıyla duyurdunuz ve sık sık canlı haber olarak aktardınız.

ADNAN OKTAR: Sabaha kadar hem duyuruldu, hem de sözlü olarak da anons edildi. Biz mümin kardeşlerimizin zorda kalmasını, deccal taraftarları tarafından muhasara edilmesini tabii ki kabul etmeyiz.

KARTAL GÖKTAN: Sizin duyurularınızdan sonra sosyal medyada bayağı bir hareketlilik oldu, insanlar vesilenizle.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah evet, bayağı ortalık adeta ayaklandı.

Şimdi kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

VTR: Güneydoğu’ya Güven ve Huzur Hakim Olmalı

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor, tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın.

Masaüstü Görünümü