Harun Yahya

Sohbetler (10 Ekim 2015; 24:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Bülent Bey siz de hoş geldiniz.

Fikret Bey dinliyorum sizi, buyurun.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, bugün bildiğiniz üzere bugün Ankara’da Cumhuriyet tarihinin en büyük terör saldırısı gerçekleşti. Sıhhiye Meydanı’nda yapılacak olan ‘savaşa karşı inat’ mitingi için tiren garı önünde toplanan yüzlerce kişi arasında ardı ardına 2 patlama oldu. Ve son açıklanan sayılara göre, resmi rakamlar bunlar; 95 vatandaşımız hayatını kaybetti. 24’ü ağır 246 yaralımız var. Olay yerinde çok parçalanmış şekilde 2 insan cesedi bulunduğu için, 2 canlı bombanın varlığından şüphelendiği söyleniyor.

ADNAN OKTAR: Evet. Vefat edenlere Allah gani gani rahmet etsin. Allah ailelerine sabrı cemil nasip etsin. Tabii ki hoş bir durum değil, çok acayip bir durum. Aileleri onların cennete gitmiş olacağını düşünsünler. Çünkü ‘savaşa karşıyız’ diyorlar, güzel bir söz. ‘Barış istiyoruz’ diyorlar bu da güzel bir söz. Güzel amaçla bir araya gelmişler. Allah hepine gani gani rahmetini yaysın, cennetini onlara nasip etsin. Aileleri de müsterih olsunlar, vicdanları rahat olsun, evlatlarının cennete gittiğini düşünsünler. İçlerinde bir hüzün tedirginlik olmasın, tevekküllü olsunlar. Hepimiz ahirete gideceğiz eninde sonunda, burada hiç kimse kalmayacak, ama er ama geç. Mesela 5 yıl, 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl, 40 yıl fark etmiyor ama herkes gidiyor. O yüzden bunu bir felaket gibi görmek, Türkiye’yi çok sarsan bir olay gibi görmek, karşı tarafın amacı oluyor zaten. Biz bir ölürüz, bin diriliriz. Biz böyle bir olayla yılacak, tırsacak, korkacak bir millet değiliz. Herhalde amaçları seçimleri erteletmek falan yahut ajitasyon meydana getirmek yahut halkı güya ümitsizliğe sevk etmek. Biz Çanakkale’de 100 bin şehit verdik, hiç etkilenmedik. Şevkimiz daha da arttı, gayretimiz daha da arttı. Bu millet, sürekli ezanı duyacak, beş vakit ezanı duyacak, bayrak da sürekli gönderde duracak. Türkiye’nin her yerinde de Türk bayrağını göreceğiz. Bölünmek diye de bir şey olmayacak, buna asla müsaade etmeyiz. Ne yapıyorsa yapsınlar.

Ama tabii kalabalık toplandığında mutlaka polis geniş önlem alması lazım. Oradaki kalabalık herhalde biraz kontrolsüz toplanmış. Kalabalığı fırsat buluyorlar demek ki. Kalabalıklarda çok dikkat etmek gerekiyor, polis kontrolüne çok özen göstermek gerekiyor.

Özetle bu tip bir bomba patlamasını çok büyük bir olay haline getirmenin bir alemi yok. Bununla ilgili panik yapmak, işte yer gök eli ayağına dolaşmak, bütün televizyonlarda falan. Olur böyle şeyler. Mesela 100 kişi de şehit olur, 200 kişi de şehit olur, 1000 kişi de şehit olur. Ama tabii devlet ağırlığı ve millet ağırlığı sürekli ayaktadır. Türkiye’nin gücü, kudreti, nüfusu olağanüstü. Biz öyle 2000-3000 kişiden oluşan bir topluluk değiliz, 80 milyondan oluşan bir topluluğuz. Dolayısıyla biz böyle şeylerden etkilenmeyiz. Çok sarsıcı göstermek, doğru değil.

Mesela “Cumhuriyet tarihinin en büyük saldırısı, kara gün, kanlı cumartesi.” Tamam ama bunu bu kadar vahim göstermek, adamların zaten aradığı. Senin ajite olacağını biliyor, onun için yapıyor. Umursamazsan adamı sen, adam öyle bir şey yapmak istemez, kâle almazsan. Bunların en fazla yapacağı bu tip şeylerdir. Gelir orada burada bir kalabalık var, orada bomba patlatır. Ama herkesin uyanık olması gerekiyor. Mesela bomba taşıması ihtimali olan insan anlaşılır. Polisin de, halkın da herkese yardımcı olması lazım, sırf polisle olmaz bu iş. Polise vatandaşın da yardımcı olması lazım. “Bana ne, ne oluyorsa olsun, polis gereğini yapsın, beni ilgilendirmez” denemez.

Bir de Tayyip Hoca Allah rızası için iktidar istiyor, ne zoru yani? Hayır, böyle bir hayat kim ister? Acayip gerilimli onun hayatı. Uykusu yok, dinlenmesi yok, muazzam bir gerilim. Her iktidar, iktidarda kalmak istemekle mükelleftir zaten. Her hükümet de iktidara gelmeyi istemesi lazım. Bunda şaşacak ne var? Ne yapması gerekir yani? Bu kadar gözü dönmüş bir bakış açısı çirkin bence. Biraz da onun gözüyle etrafa bakmak lazım, Tayip Hoca’nın gözüyle. Gözü kara sevgisiz bir üslupla yaklaşmak doğru değil. Yaptığı hayırları, güzellikleri de saysın sonra eleştirsin kabul edelim. Yani bütün yaptığı hayırları anlatsın ama şu yönleri kötü yanlış desin kabul edelim. Sen hiç iyi bir yönünden, hayır yönünden anlatmıyorsun, sırf aleyhinde konuşuyorsun. O zaman ben seni dinlemem, olmaz. Dinlerim de, etkisi olmaz bende.

Olay, tamam vahim de sen bunu vahim gösterdiğinde, vahameti körüklediğinde, adam hizmetine girmiş olacaksın sen onu yaparken. Onu yapan niye yapıyor? Sen bunu vahim göresin, dehşete kapılasın, ümitsizliğe kapılasın, işte tevekkülünü bozasın, itidalin bozulsun, muhakeme yargın bozulsun, dengesiz hareketler yap, onun için yapıyor. Senin manevi dengeni bozmak için yapıyor. Hiçbir şekilde de etkilenmiyoruz, bu kadar basit. “İstediğini yap” dersin, “elinden geleni ardına koyma.” İngiltere de terör çıkarttı geldi, bizim 100 bin aslanımızı şehit etti, en az. Ne oldu? Hiçbir şekilde etkilenmedik. Türklük tarihinin en büyük katliamlarından bir tanesidir. Çok fazla askerimiz şehit oldu. Anadolu dimdik ayaktaydı, hiç kimse bunun için oturup ağlamadı. Burada da bu çocuklar toplanmışlar, ne güzel barıştan bahsediyorlar, ‘savaşa karşıyız’ diyorlar, çok hoş, baya güzel. Şimdi sen bunu bombalıyorsun, orada neyi vermek istiyorsun; ‘savaşa karşı olmayı kabul etmiyorum, terörü istiyorum’ mantığını vermek istiyorsun. Bunu sen kâle alırsan, adamla kol kola girmiş gibi olacaksın o zaman. En güzeli nedir? Onun vuruşunu havada yakalamaktır. Nasıl yaparsın? Kâle almazsın. Elinden geleni ardına koymuyorsan, biz de sana gerekeni yaparız, elimizden geleni ardımıza koymayız diyeceksin. Ama bundan panik olursan, sabahlara kadar bunun derdinde olursan, gece-gündüz bunu konuşursan, yapacağın bir şeyi ertelersen adamın dediği olmuş oluyor.

Ben gördüm, kız çocuklar delikanlılar falan aslan gibi çocuklar oynuyorlar, böyle halay çekiyorlar. Koskoca döviz açmışlar, açtıkları dövizde ‘savaşa karşıyız’ diyor, çok güzel. Mesela ‘sonuna kadar barış’ diyor, çok güzel. Herkesin beğeneceği, gayet güzel sözler. Sen bu insanları şehit edersen, infial meydana geleceğini zannediyorsun, gelmez gelmez, boş yere uğraşıyorsun. Hiçbir şekilde etkilenmeyiz, yolumuzdan da çeviremezsin.

Buna akılcı bakmak lazım. Şimdi devlet, PKK’ya bir operasyon yapıyor, PKK hakikaten biraz geriliyor gibi görünüyor, üsluplarından anlaşılıyor. Şimdi solu, solcuları, Marksist gençleri kendi safına çekmesi için PKK’nın, bir dehşet ve ümitsizlik ortamı yaratması lazım. Bu şeytani planı yapan; PKK, ben size söyleyeyim, açık ve net. Oturuyorlar “IŞİD.” IŞİD bizimle alakası yok bu adamların. Adamlar kendi aleminde bizden yüzlerce kilometre ötede adamlar. O zaman Nikaragua’daki gerillalar da yapıyor diyebiliriz. Değil. Bu profesyonel, tam klasik PKK’nın eylemleri. Çünkü onlarda intihar eylemcisi adamlar zibil gibi, bomba da zibil gibi bunlarda. Baktılar gençler toplanmış, onlara bomba atıldığında, o gençlerin galeyana geleceğini düşünüyor. Ve PKK saflarında saflaşacağını ve güçlü bir PKK oluşacağını düşünüyor. Çünkü elemanı kalmadı PKK’nın, kimse kâle almıyor. Halk bunları her yerde azarlıyor, tersliyor, halk nefret ediyor artık. Çünkü niye nefret ediyor? Halka tanıttık; Allah’a inanmadıklarını, Kuran’a inanmadıklarını, ateist olduklarını, Darwinist-materyalist olduklarını, niyetlerinin bozuk olduğunu, Türkiye’yi bölmek istediklerini, bölmeden kastın da, büyük Müslüman katliamı olduğunu ispat ettik.

Karayılan geçenlerde açıklama yaptı dedi ki: “Biz büyük metropollerde bombalar patlatacağız” dedi. Adam söylüyor zaten ve dediğini de yaptı, bu kadar. Çünkü bomba sivil halka yapılmış olsa, normal halka pazar yerine falan yapılsa, bu hem etkisi olmaz, hem halk devletten hükümetten yana tavır alır. Çocuklar ne diyor pankartta; ‘savaşa karşıyız.’ Ne güzel söz. ‘Sonuna kadar barış’ gayet güzel. Benim bildiğim o delikanlılar yılmaz böyle şeylerden, hiç umurlarında bile değil ben söyleyeyim. Hiç bir şekilde de etkilenmezler. Sonuna kadar barış diyen bir adam, yarı yolda kesmez bunu. Sonuna kadar diyor çünkü. ‘Sonuna kadar savaşa kaşıyız’ diyor, sonuna kadar da savaşa karşı olacaktır. Dolayısıyla savaş lobisi, terör lobisi kendilerince bir şey yapmaya çalışıyorlar, boşa uğraşıyorlar.

Mesela Rusya’yı öne sürüyorlar, çok yanlış. IŞİD, IŞİD’in bizimle işi yok, ne alaka? En az 200 kilometre ötemizdeler, en az 300 kilometre ötemizdeler, ne alakası var IŞİD’in? Doğrudan PKK. Çünkü PKK, müthiş hırslı olarak bu işin içinde. Çünkü Türkiye’yi çok iyi tanıyan PKK’dır. O gençlerin nerede toplanacağını, ne yapacağını çok iyi bilen de, yine PKK’dır.

“Ankara’da yaşanan vahim bir olaydı. Ancak bundan dehşete kapılıp vahimliği gözünde büyüten olursa, teröristler amacına ulaşmış olur” sözüme karşılık Haziyem; “Susalım o zaman, daha çok kan aksın.” Kardeşim, sen umursamazsan, kan akmaz. Adam senin kâle almadığını görse niye yapsın? Ama sen dehşete kapılır paniğe kapılırsan, elin-ayağın boşalırsa, ne yapacağını şaşırırsan, işte devlete karşı tavır alırsa yahut bölünme yerinde bir tavır alırsan, adamın istediği olmuş oluyor. Veyahut sevgisizleşirsen, merhametsizleşirsen yahut mantıksız hale gelirsen, tutarlı ve akıllı konuşamazsan, adamın dediği yerine gelmiş olur. Böyle şeylerde en güzel hareket itidaldir, mutedil davranmaktır, kâle almamaktır adamları. Adam niye uğraşsın ondan sonra? Yaptığını, avucuna iade ediyorsun. Dehşete kapıl diyor, geri koyuyorsun. Panik ol diyor, geri koyuyorsun. Tevekkülsüz ol diyor, geri koyuyorsun. Bu niçin yapılır? Amacının tamamının tersini sen ona sunuyorsun. Onun için yanlış. Daha az kan akması için, adamı kâle almazsın. Daha çok tedbir alırsın, her türlü akılcı tedbiri acil olarak uygulamaya koyarsın, ayı mesele. Vatandaş da polis gibi olması lazım. Devlet vatandaşı bu yönde yönlendirmesi gerekir. Mesela ‘dikkatli olun, uyanık olun, terörist olduğundan şüphelendiğinize yahut bomba taşıdığından şüphelendiğiniz birisi olursa haber verin’ demesi lazım.

HDP’li gençler diyorlarmış ki: “PKK çatışmasızlık ilan etti bugün. Böyle bir ilanda bulunduğu gün bunu yapmaz” diye yazıyorlar. PKK 40 yıl canını, malını, varlığını ortaya koymuş. Çatışmasızlık demek, PKK’nın ölümü demektir. Silah varsa, çatışma mutlaka olur. Bir adam otomatik silah niye taşır? Tıraş olmak için taşımıyor herhalde, sakal tıraşı olmak için taşınmaz otomatik silah, değil mi? Binerce mermiyle, el bombasıyla gezen adam “çatışmasızlık ilan ediyorum” bu biraz komik değil mi bu? Çatışmasızlık ilan eden ne yapar? Alır silahını kırar, parçalar hurdacıya verir. Sen silahlarını daha da artırıyorsun, bomba stokunu daha da artırıyorsun, çatışmasızlık ilan ediyormuş. Daha güçlü atak yapmak için hazırlanıyorsun, daha şiddetli atak yapmak için. HDP’li gençler niye sahip çıkıyor PKK’ya, bunu anlamadım. Hiç sahip çıkmasınlar, sahip çıkacak bir yönleri yok onların. PKK’nın 15 bin kendi iç infazı var, kendi adamını öldürüyor. Sen nasıl güveniyorsun ona?

Eyüp Beyazay; “PKK’lı itlerin akıl hocası kimdir?” Amerikan derin devleti. Taktı kafayı, 100 yıl önceki bir karar bu. 100 yıl önceki devlet kararı PKK’nın ‘Kürtlere bir devlet kuracağız.’ Kürt kardeşlerimiz devlet kursun. Ama sen İran’ın topraklarını yok etmeye kalkarsan, bu olmaz. Türkiye’nin topraklarını yok etmeye kalkarsan, bu da olmaz. Ama Irak ve Suriye’de bir zulüm ortamı var hakikaten. Orada insanlar mecbur, yani orada insanları bir araya getirebilirsin. Ama mümin muttaki bir insanları bir araya getir, o insanları ezilmekten koruyacak şekilde onlara bir devlet yahut federasyon böyle bir şey oluşturulabilir bu makul. Çünkü zaruri, öbür türlü darmadağın, ortada devlet yok. Irak’ta devlet yok, Suriye’de devlet yok. Ama ortada devlet olsa, buna gerek yok vatandaşlar orada rahat yaşarlar. O insanlar rahat yaşarlar. Ama şu an makul, yani zorda kaldıkları için. Çünkü dağılmış, ortada bir otorite yok, devlet yok.

Aynı anda bu saldırının eşgüdümlü olarak Barzani’ye ait olan bürolara saldırı yapıldı, PKK tarafından bombalandı yerle bir edildi. Dikkat edin. Barzani’ye kim karşı? Karşı olan kim PKK, bir tek PKK, dünyada onlara karşı olan kimse yok. PKK ne diyor? “Milli İstihbarat Teşkilatı yapmıştır” diyor. Ahlaksızlık yapmayın. Devlet kırmızı plaka veriyor, yeşil pasaport veriyor, güvenlik elemanları gönderiyor Barzani’yi korumak için, her türlü tedbiri alıyor, maddi manevi. Memurların maaşlarını ödüyor, para gönderiyor. Onun binasını gider de Milli İstihbarat Teşkilatı elamanları gidip yıkar mı? Bu sadece PKK’nın işine yarar. Şimdi Neçirvan sende uyanıklık yapıyorsun, ismin Neçirvan değildir senin. Yani Barzani taraftarı gibi gösteriyor kendini. Sen Neçirvan değilsin, sen dikkat dağıtmaya çalışıyorsun. Halbuki aynı saldırılar, Barzani’ye yapılan saldırılarla bu yapılan saldırılar PKK’nın ortak eylemi. Tek kanaldan yapılıyor. Çünkü Barzani’nin yok edilmesi gerekiyor, bir de Tayyip Hoca’nın iktidardan indirilmesi gerekiyor. Beceriksiz hükümet imajı vermeye çalışıyorlar. Beceriksizlikle alakası yok ki bunun. Beceriksizlikle ne alakası var? Sen gidip bomba patlatıyorsun. Mesela yağ kuyrukları olur, benzin kuyrukları olur, beceremiyorsun falan diyebilirsin belki. Ama bombayı patlatacaksın, diyeceksin ki “hükümet niye beceremiyorsun?” Nasıl engellesin?

Cevdet 1247; “Adnan Oktar, var mı elinde kanıt?” Kanıt, zaten PKK’nın yaptığı 40 yıldır yaptığı eylemlere bak kanıtı bulursun. Bu kimin işine yarar, oradan bulursun. Bu kimin işine yarar, PKK’nın işine yarar, kanıt budur. Böyle şeylerde kanıt oradan bulunur. “Bu kimin işine yarar” dersin, bir kişinin işine yarıyor, PKK’nın. O zaman PKK’nın. Diğer hiç kimsenin işine yaramaz bu.

Hayrettin Öztürk Hayrettin 1952; “Kalp gözü açık olanlar Hz. Mehdi (a.s)’ı görebilir mi? Allah (c.c), Hz. Mehdi (a.s) üzerindeki 70 çeşit perdeyi kaldırır mı?” Şimdi, Hz. Mehdi (a.s) kendisini bilmiyor da, sen nasıl bileceksin? Ancak hüsn-ü zan edebilirsin. Yani herhalde bu insan Hz. Mehdi (a.s) olabilir diyebilirsin. Kast edilen de budur. Hz. Mehdi (a.s) olması ihtimali var dersin. Yoksa bu Hz. Mehdi’ (a.s)’dır diyemezsin. Hata yapma ihtimalin de vardır ama doğru da olabilir.

Bir de bilmişlik yapıyorlar. İşte sahaya in, sahayı tanı falan. Kardeşim, sahaya inmek, illa toprağa basmak şart değil ki. Onu gazeteden, radyodan, televizyonlardan, şahıslardan, şahitlerden, her şeyden anlayabilirsin. Mesela bu gençlerin içinde 11 CHP’li genç var. CHP nur gibi bir insan topluluğu, içinde her türlü var. Üslubundan baksana ‘ben savaşa karşıyım’ diyor gayet güzel. Türkiye Mimarlar Odası var.

Mesela Barzani’nin binasını yakanlar, “Biji Apo” diye bağırarak saldırdılar. PKK da diyor ki “bizim haberimiz yok” diyor. Türkiye’de de asker-polis şehit diyorlar, “bizim haberimiz yok” diyorlar. Arsız bunlar.

Tacettin; “Devletin önlem almamış olmasına bir söz söyleyecek mi?” diyorlar. Ne yapabilir devlet? Ancak orada sivil polis olabilir. Orada en az, üçte bir oranında sivil polis olması lazım onu da istemezler. Öyle bir topluluğun içinde sivil polis kaynasa, baya rahatsız olurlar. Sivil polis de az oluyor. Adam bombayı kemerine sıkıştırıyor, paltosunun içine koyuyor yahut ceketinin içine koyuyor, polisin onu o anda tespit etmesi mümkün değil. Orada herkes uyanık olacak. Oraya gelenler de, uyanık olacaklar.

Mesela saldırıların hemen ardından KCK eylemsizlik kararı açıklıyor. Bu da şüpheli bir hareket. Arkasından bu olaylar oluyor.

Şimdi kısa bir ara verelim, devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Evet, yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

VTR- Komünist terörün Karanlık Yüzü: PKK’nın Örgüt İçi İnfazları

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Her gün ölen insanlar oluyor, şehit olanlar oluyor, bizim bütün tarihimiz böyle geçmiştir. Ama adamın amacına bakıyoruz biz, yani bunu adam niye yaptı? Panik, ajitasyon istiyor, ümitsizlik istiyor, açmaz ruhunun meydana gelmesini istiyor. Bunlar kime yarar? PKK’ya yarar. Niye böyle bir kafaya girelim? Niye böyle bir mantığa girelim? Pek tabii ki bu oyuna gelmeyiz. Hiçbir şekilde de bu eylemi, PKK’nın bizden elde etmek istediği durumu ona sunmayız. Böylece PKK havada kalmış olacak. O zaman eylem gücü kalmaz, eylem şevki kalmaz. Mesela filmlerde falan olur, adama vuruyorlar biyonik adam gibi değil mi? Yumruk vuruyor, kurşun sıkıyor adam hiçbir şey olmuyor, adam yürümeye devam ediyor. Adam paniğe kapılıp kaçmaya başlıyor bu sefer. Görmüşsünüzdür. Biz biyonik adam gibi olacağız, bize hiçbir şey işlemeyecek, dümdüz yolumuza devam edeceğiz. Etkilenmiş olsak, adam ertesi gün bir tane daha yapar, ertesi gün bir tane daha yapar. Ama etkilenmezsen, hiçbir şey yapamaz. Der ki “bunlar boş, ne yapsak boşa gidiyor, etkilenmiyor” derler.

“HDP’nin barış mitingi yaptığından yanayım” diyor. HDP barış mitingi yapıyorsa güzel, ne mahsuru var? Ama eylemin faili PKK’dır, söyleyeyim. Barzani’ye yapılan eylemle bu eylem, eşgüdümlüdür aynısıdır, PKK tarafından yapılıyor. Yoksa bu tip şeylerde teşhis koymak için şunu yapacaksın; bundan kim çıkar elde eder? Adres PKK, bitti. Yoksa bunu kimse yapmaz, herkesin aleyhine böyle bir şey. Net PKK eylemi, çok net. Tamamı PKK’ya ait. Daha önce o gençler de orada Suruç’ta mazlum gençleri önce topladılar, bütün PKK’lılar çekildi, sonra o çocukları orada şehit ettiler, o mazlum çocukları. Bu da bir PKK eylemi. Modern nur gibi delikanlı ben gördüm, filmine de baktım, filinta gibi genç kızlar, filinta gibi delikanlılar, oynuyorlar eğleniyorlar. Onların içinde PKK’lı yok. Yani hep PKK’nın eylemi bunlar.

AYŞE KOÇ: Bomba tipi ve uygulanan yöntem, Suruç’takiyle aynıymış Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Aynısı. Bomba PKK’da, intihar bombacısı da PKK’da yani deposu onlarda. Hükümeti yıkma formüllerinin en kötülerinden. Türk milleti bu oyunlara gelmez. En kötü oyunlar.

İbrahim Halil Önder; “Canlı sohbet programı çok güzel, tebrik ederim. Saygılarımla.”

Botan Agir. Zagos Serhat. “Suriye,’de PKK’lı bitmiş. IŞİD, PKK’yı ezip geçecek diyordun ne oldu?” Suriye’de PKK demedik ki biz. Bilakis yapılanmasını güçlendirdi, “1000 kilometre boyunda, 300-400 kilometre da eninde toprak parçasına sahip oldu, YPG adı altında örgütleniyor” dedik. Ben ne zaman orada bitti dedim? Ama bak sizi bitirebilirler diyorum, bak PKK’lı olmanıza rağmen insan olduğunuz için, sizin kurtuluşunuzu gösteriyorum size, “iman edin” diyorum, “İttihad-ı İslam’ı savunun, Allah’a teslim olun, gelin Türkiye’ye teslim olun” diyorum. Bu sizi kurtaracak bir şey. Siz derken, kimse o adamlar. Botan Agir, ona bir sözümüz yok, konuları anlasın diye söylüyorum.

Oyun oynamayı bıraksınlar, Tayyip Hoca’nın iktidarını yıkmak için bir oyun bu. Bu oyun, yıkamadıkları AK Parti’yi yıkmaya çalışan güruhun çok kötü bir taktiği. Çok kötü bir taktik. Bu ters teper. Böyle oyunlarla iktidarı yıkamazsınız.

Mesela Yeniçağ Gazetesi Yazarı Ahmet Takan, “beş gün önce böyle bir ekibin, beş kişilik PKK’lı bir ekibin Türkiye’ye giriş yaptığına dair istihbarat olduğunu” söylemiş. Net olay, yani her yerden kaynıyor. IŞİD böyle şeylerde, ben IŞİD’i desteklemiyorum ama IŞİD böyle şeylerde lafın altında kalmaz, “ben yaptım” der, gizlemez. Bunu doğrudan PKK yaptı, net. Bak bu bilgiler de onu teyit eder vaziyette. Ama PKK’nın işine gelen bir olay bu zaten, sadece onun işine gelecek bir olay.

Bazı bilmiş tipler çıktı şimdi ortaya, “üst akıl devrede, alt akıl zorluyor, bu bir algı operasyonu, bölgede kartlar yeniden kırılıyor, kartlar karıştı, düğmeye bastı, düğme hopladı, sahaya indi, iç aktörler, dış aktörler, yan aktörler.” Bunu bırak, doğrudan doğruya PKK’nın işi, net. Bunlar çok alçak kahpe adamlar, sinsidirler de. Kendince oyun yapıyor, yani hükümeti başarısız gösterecek. Baktım başbakan da hafif sarsılmış olaydan tabii insan olarak vicdanen. Onların moralini bozmaya çalışıyorlar. Onlar baya delikanlıdır, siz boş yere uğraşıyorsunuz. Tabii insan olarak üzülür, kendi evlatları, çocukları orada insanlar şehit oluyorlar, tabii rahatsız olur. Tayyip Hoca’nın kılına dokundurtmam. Bu oyun direkt ona yönelik, bu beni çok kızdırdı buna müsaade etmem. Çok aptalca ve ahmakça bir oyun çok kötü. İktidarı apar-topar devirecekler. Bir de Tayyip Hoca’ya kinli tipler var, onlar da destekliyor bunu. Böyle münasebetsizlik olmaz. Normal seçimle deviriyorsan, helal olsun.

Mesela bundan 25 gün önce falan, Urfa’da HDP toplantısı yapılacak çocuk parkına toplantıdan bir gün önce patlayıcı yerleştiren PKK’lılar suçüstü yakalandılar. Kardeşim, dil üslup aynı hepsi aynı yöntem. Bak, kim toplantı yapıyor? HDP toplantı yapıyor, çocuk parkında. Bombayı yerleştiren kim? PKK’lılar. Daha hala anlamıyor musunuz? Bu kadar delilden daha hala anlamıyor musunuz? Mesela “PKK çatışmasızlık ilan etti” diyorlar, yani çatışmadan vazgeçti, eylem yapmayacak. “Ama operasyon olmazsa” diyor, polis operasyonu olmazsa. “Asker-polis bir şey yapmazsa, operasyon yapmazsa, tamam” diyorlar, “biz vazgeçtik” diyorlar. Dalga mı geçiyorsunuz siz? Böyle münasebetsiz söz olur mu? Asker-polis diyecek ki “biz o zaman kışlaya çekilelim karışmayalım, bunlar eylem yapmayacaklarmış” diyelim. Ondan sonra da sen bombaları her yere yerleştir, silahları falan, olur mu öyle şey?

Tayyip Hoca’ya herkes sahip çıksın. Direkt Tayyip Hoca’yı devirmek için yapılmış bir oyun bu. Ahmet Hoca da çok gönlünü rahat tutsun, müsterih olsun serinkanlı olsun. Bu oyun doğrudan hükümete yapıldığı için, millet onlara baya iyi sahip çıkar. Bu oyunlarla hiçbir şey çıkmaz. PKK sırtını tavanlara sürtsün isterse, hiçbir şey elde edemez. Çok kahpece bir yöntem bu, çok çakalca. Demokrasi yöntemiyle hükümeti yıkıyorsan yık. Bunlar çok kötü, çok ilkel yöntemler.

Cem Merve; “Hocam, barış isterlerken bu meydan, kanlı meydan demelerine ne diyorsunuz? Peki sizce şüpheli değil mi?” Gelin bizim kanımızı akıtın demiyorlar. “Bu meydanda daha önce kan aktı” diyorlar, “biz bu kanı durdurmak istiyoruz” diyorlar anlatmak istedikleri çocukların bu. “Bu meydan kanlı meydan, gelin bir daha dökelim, bizim kanımız aksın” onu mu diyor? Sen buradan bunu mu anlıyorsun? Mesela Mohaç Meydan Muharebesi’nin yapıldığı meydan, kanlı meydandır. Çanakkale kanlıdır, kanlı bir meydandır. Ama biz bir daha olmasını istemeyiz. O çocuklar niye istesinler? Ben gördüm neşe içinde oynuyorlar çocuklar, filinta gibi modern gençler.

“Hocam, devlet PKK’yı neden bitiremiyor?” Hakan Dukan. Bitirmek istiyorlardır tabii ki de ama işte Allah müsaade etmiyor. İlla ki, o 40 yıl dolacak, deccalin o devresi dolacak.

Orhan Ağaoğlu, Gaziantep; “Hocam, sizleri çok seviyorum. Ankara’daki olayla ilgili sizin görüşleriniz nedir?” Anlatıyoruz zaten.

Pala Soner; “Durmadan yas ilan ederek terörle mücadele edilmez. Terörün amacı hayatı durdurmaktır. Hayat mecburen devam etmeli ki, sevinmesinler.” Yok canım olur mu? Orada bir saygı o, o gençlere devletin bir sevgisi şefkatidir. Yoksa yas deyip oturup, ağlayın anlamında değil yas. Yastan kasıt; yani bu olaydan rahatsız olduğumuzu vurgulamaktır.

‘Bir saldırı olduğunda bundan kim çıkar elde eder diye düşünülür. Ankara’daki saldırıdan tek çıkarı olan PKK’dır. Olay açık’ sözümüze karşılık olarak Bedrettin Can; “Nereden biliyorsunuz? Müslüman zanla hareket etmez.” Bedrettin niye böyle rahatsız oldun sen bundan? Ben şaşıyorum size, niye bu konularda müsterih olmuyorsunuz? Anlattıklarımdan anlamıyor musun? Bak çocuk parkına BDP’liler toplantı yapmak için hazırlık yapıyorlar, PKK’lı adamlar da gelip oraya bombayı yerleştiriyorlar ve polis yakalıyor ve PKK’lı oldukları ortaya çıkıyor. Bunlar hepsi birbirinin aynı olaylar, sırayla teker teker gidiyor. Bunda anlamayacağın ne var?

Bak, dün okuduk ya, bir PKK’lı ne diyor, Avrupa’dan ileri gelen bir yazar; “Artık ordunun müdahale etme zamanı geldi, ordu müdahale edecek” diyor. Ordu müdahale etmesi için neye gerek var, onun kafasına göre? Olay çıkmasına, kan akmasına ve hükümeti beceriksiz göstermeye ihtiyaç var. Yani bunu hallederse, ordu halleder demeye gerek var. O zaman, iktidarın yıkılacağını düşünüyor. Bizim askerimiz de çok akıllıdır. PKK’lı aptalların çağrısıyla demokrasiyi ortadan kaldıracak kadar bilgi yoksunu değildir Türk askeri. İmanlı, aklı başında adı üstünde Mehmetçik, akıllı insanlardır onlar. Senin üç kuruşluk oyununu senden çok daha iyi bilir. Aptallığı bırak. Orduyu kendince kandıracağını zannediyor. Sen kimsin de, orduyu kandıracaksın salak.

Hüseyin Zorba H. Zorba; “Hocam, bu meseleleri yıllardır tahlil ettiniz güzel bir şekilde ama niye idrak edemediler, anlayamıyorum.” İdraki veren Allah’tır. Sen bekle. Ben dedim “daha fazla kan akacak” dedim, “daha büyük olaylar olacak” dedim. Dedim mi demedim mi? “Bir olay oldu, daha da artacak” dedim. Allah’ın planı bu, hiçbir şey yapamazlar. İttihad-ı İslam olacak. Türkiye, Türk İslam aleminin lideri olacak. İstediğinizi yapın alçak PKK’lılar.

“Saygıdeğer Hocam, maşaAllah programınız acılarımıza ortak oldu, teşekkür ederiz. Böyle bir günde kayıtsız kalmamanız gerçekten bizi sevindirdi.” Ki benim baya zor işlerim oluyor, oraya koşturuyorum, oraya koşturuyorum zaruri konular ama asla böyle şeylerde fırsat vermem. “Böyle bir günde kayıtsız kalmamanız gerçekten bizi sevindirdi.” Nasıl olur, öyle bir şey olur mu? Biz, Allah için yaşıyoruz. Ne demek kayıtsı kalmak? “İyi yayınlar dilerin kolay gelsin. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” Veysel Tok. Allah’ın selamı üzerine olsun Veysel.

Sait Çol; “Üstadım, Risale-i Nur’u bugüne kadar sizin kadar güzel açıklayan birisini görmedim. Allah sağlık, afiyet versin” diyor.

“Patlamanın olduğu nokta MİT merkezine 500 metre uzaklıktayken, bu patlamanın MİT bilgisi dışında olduğunu söyleyebilir misiniz?” MİT binası, orada MİT elemanı da olabilir. MİT, haşa Allah gibi değil, nereden bilsin adamın üstünde bomba olduğunu? MİT her şeyi bilir diye bir konu yok ki. MİT her şeyi bilse zaten Türkiye’de suçlu olmaz. Cezaevleri bomboş olur. Yani hiçbir operasyon yapamaz PKK o zaman. MİT tespit edemediği için oluyor. MİT kendi Türk askerinin bombalanmasına müsaade eder mi? Mesela aracın geçeceği yere bomba konacağını bilse, hemen bildirir, gereğini yapar. 500 metre değil de 1 metre bile olsa fark edemez. Elemanları ancak fark ederse, bildirirse. Bunlar kolay işler değil. İstihbarat öyle kolay elde edilecek bir şey değil. Halkı devreye sokmak lazım, milletin devreye girmesi lazım. Sırf MİT elemanı değil, MİT elemanına halk yardımcı olması lazım. Polise halk yardımcı olması lazım.

Ufkun ötesi; “Hangi İslam Birliği’nden bahsediyorsunuz. 57 İslam ülkesi 1 Almanya etmiyorken, hayalcilikten öteye gitmiyorsunuz. Akılcı olun.” Zaten Peygamber (s.a.v)’in söylediği de bu; “çok fazla Müslüman ülkesi parçalara ayrılacak” diyor “birlik olmayacaklar, gruplara menfezlere ayrılacaklar ama evlatlarımdan Mehdi gelecek, hepsini birleştirecek” diyor. Ama bak bir daha söylüyorum; benim Mehdilik iddiam yok, ben Allah’ın herhangi gariban bir kuluyum, herhangi bir Müslüman’ım. Ama “Mehdi gelecek” diyorsa Peygamber (s.a.v), ben inanırım. Çünkü Kuran’da görülüyor, Kuran’da açık görülüyor, çok açık görülüyor. Alametler de onu gösteriyor. Ama ben falanca kişi Mehdi çıksa dahi bu Hz. Mehdi (a.s)’dır demem. Allahualem benziyor derim, belki olabilir derim. “57 İslam ülkesi 1 Almanya etmiyor.” İşte Almanya etmiyor olmalarının sebebi ne? Şirke düşmüş olmaları ve bölünmeleri parçalanmaları. Birleştiklerinde, altınçağ meydana gelecek, muhteşem bir medeniyet olacak.

“Hocam, tespitler harika. Sonuna kadar aynınızdayız. Yanınıza gelmek istiyorum, müsaadeniz olursa. Ellerinizden öperim.” Okay Rıza Şengezer.

“Acaba diyorum Putin çok sayıda Yahudi asıl ateist Yahudi’yi İsrail’e göndererek bir düzen peşinde mi? Hani mütedeyyin İsrail’i bozmak gibi. Biliyorsunuz çok sayıda Rus Yahudi’si oraya göç etti. Sevgiler.” Orası iman kabı gibidir İsrail’in. O dindar İsrailliler içerisinde onlar erirler, onlar da dindar olurlar. Böyle bir şey olmaz.

“Hocam, başka ümit veren kim var? Bilakis tüm gün içimiz karardı kanalların birçoğundan. Şu an sayenizde içimiz açıldı” diyor, Nazlı Akar.

Selen 8111; “Biz Müslümanlar uyuduğumuz için zaten bugün Müslümanlar zulüm görüyorlar. Birleşip ayağa kalkmamız için daha ne olması gerekiyor?” Biraz daha olaylar artacak. Müslümanlar birleşip ayağa kalkmanız için, Hz. Mehdi (a.s) kolunuzdan tutacak, hep beraber kalkacaksınız. Başı olmadan, sonu olmaz. Başsız Müslüman olmaz. Başsız olduğunda birleşemezsiniz. Adam birleşelim dese, nerede birleşecek söylesene. “Yok, başımız yok” diyor. Birleşemezsin o zaman, değil mi? Bir yere bağlı olacaksın. Gemiyi bir yere bağlıyorlar, bağlamadığında gemi denizde dalgalara kapılıp, gidiyor. Limana bağlayacaksın, babaya bağlıyorsun, değil mi? Limanda baba vardır, o babaya bağlarsın. İşte Müslümanlar da, Hz. Mehdi (a.s)’a bağlanacak, inşaAllah.

Sen seni bil; “Bugüne kadar olmamış, bundan sonra bu iş olmaz. Dünyayı nasıl ikna edeceksin? Hayalperestlikten kurtulun.” Bunu ben yapmayacağım ki. Bunu Hz. Mehdi (a.s) da yapmayacak, bunu Allah yapacak. Allah’ın vaadi, “Allah vaadinden caymaz” diyor, Kuran’da ayet var, İslam dünyaya hakim olacak. Nur Suresi’nin 55. ayetini aç, bak gör.

Hakan; “Hocam haklısınız, lakin PKK’nın bitmesinin zamanı gelecek ama çok şehit veriyoruz, bu konuda çözümleriniz ne olur?” İşte Allah başlatır, Allah bitirir. Sen onun hiç derdine düşme.

Şimdi kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

VTR: Sayın Adnan Oktar’ın İlmi Çalışmaları Neticesinde Darwinistler Yenilgiyi Kabul Etti.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü