Harun Yahya

Sohbetler (11 Ekim 2015; 23:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: Değerli izleyicilerimiz Adnan Oktar'la Sohbetler başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Cem Kaya 2023; "Hayat size güzel." Müminlere hayat güzeldir tabii. Sonsuz hayat güzel oluyor. Küfre hayat sıkıntılı, dar geçimli, ıstıraplıdır. Mümin şükür sahibidir, kuru ekmek de olsa Allah’a şükreder. "Hayat size güzel. Bugün çiçekten, balıktan konuşma günü mü?" Çiçek, balık; onlar Allah'ın tecellileri. Allah onları sevelim diye yarattı. Onların güzelliğiyle içimiz açılır. Allah'ın sanatını ihtiva eden muhteşem varlıklar. Çiçeği, balığı sevmeyen insanı sevemez; insanı seven çiçeği, balığı da sever. "Keyfiniz yerinde." Allah'a hamdolsun. Müminin keyfi daima yerindedir. "Biraz üzüntü olur." O olmadı işte. Senin dediğin şirk. Üzüntü ne demek? "Allah'ın yaptığını beğenmiyorum" demek. Allah bir şey yarattığında biz onda hayır görürüz. Şehitlerimiz olduğunda onda hayır görürüz, üzülmeyiz, yas tutmayız. Yas bir pagan adetidir, putperest adetidir.

CAN DAĞTEKİN: Yüce Allah, "Gevşemeyin, üzülmeyin" diyor, Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet.

Turgay İslam; "Bazı önde olan AK Partililer Ankara olayını PKK'nın değil IŞİD'in yaptığını söylüyorlar. Bu PKK'yı savunmak mı, korumak mı? Anlaşılmıyor." Ne savunmak, ne korumak. PKK deseler, adamlar it kopuk takımı, onlardan cazgırlık yaparlar diye çekiniyor olabilirler. IŞID deyince daha makul olacağını düşünmüşlerdir, halbuki IŞİD'in bizimle bir işi yok. Bunu yapan doğrudan PKK ve PKK bunu her zaman yapıyor, ilk defa yaptığı bir şey değil. PKK'nın bu klasik metodudur; kendi taraftarlarını bombalar ve infial meydana getirir öylece kendi tarafına çekmeye çalışır insanları. Savaş ortamı gösterir, dehşet ortamı, şiddet ortamı; "İşte bak görüyorsunuz faşistler sizi bombalıyor, eziyorlar o zaman tek çözüm savaş. Siz de dağa çıkın, silahlanın." Bu imajı vermeye çalışıyor PKK. Çünkü oraya çıkan çocuklar ne dediler? "Biz savaş istemiyoruz. Biz savaşa karşıyız barış istiyoruz" dediler. Bu PKK'yı delirtti, böyle bir gençlik çoğalırsa PKK bitecek. Barış gençliği, savaşa karşı olan bir gençlik çıkacak; o gençliği cezalandırmak için böyle bir alçakça planla bu menfur eylemi planladı ve icra etti bu ahlaksızlar.

"Sizi her gördüğümde mutlu oluyorum, dertlerimi unutuyorum. Sizi Allah için çok seviyorum. Allah sizi başımızdan eksik etmesin. Keşke hep sizin yanınızda olsam" diyor Erkan Elaşan.

"Üstadım bizler Kuran’ı sizden dinlemeden önce Kuran'ı 1400 yıl öncesine hapsederek okuyorduk. Kuran’da anlatılan çoğu kıssanın on dört asır öncesinde yaşanan olduğu düşüncesiyle Kuran okuyorduk. Sizin anlatımınız ezberimizi bozdu" diyor.

4 Yıldızlı Şampiyon; "İslam’ın bahsedildiği yerde kadın-kız olmaz" diyor. Ama işte sonunda da ne hale geliyorsunuz? Herkes görüyor. Avrupa'nın ne hale geldiği yahut işte senin çevrenin diyelim -sana bir şey demeyelim de- çevrende bazı kişilerin ne hale geldiğini görüyorsun. Kadın karşıtlığı çok çirkin, bunu unutacaksın. Kadınlar dünyanın yarısı ve dünyanın en güzel varlıklarıdır kadınlar. Dünyaya en güzel renk katan varlıklardır. Kadın olmasa dünya acayip kararırdı; dünyanın güneşi onlar, dünyanın ışığıdır kadınlar. Simsiyah olur dünya, Allah esirgesin kadınlar olmasa.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Basında adının gizli kalması kaydıyla konuşan bir kaynaktan aktarılan haberde, "Bu saldırı Suruç benzeri ve tüm işaretler o saldırının kopyası olduğunu gösteriyor. Bulgular IŞİD'i gösteriyor" haberleri yer aldı. Ancak yapılan adli tıp çalışmasında canlı bombalardan birinin kadın olduğunun kesinleştiği ifade ediliyor.

ADNAN OKTAR: IŞİD kadın canlı bomba hiç kullanmıyor. Hatta olayı vurgulamak için de, "Kafasında takke vardı, sarık vardı, üstünde cübbe vardı. Bombayı atan sakallıydı" falan diye sahtekarca yalan söylüyorlar. Münasebetsizliğe bak. Aralarına onlar öyle bir adam sokar mı? Olacak iş mi yani? Sahtekarlık demesek bile şaşkınlık diyelim yani şaşkınca bir ifade.

GÖKALP BARLAN: Adnan Bey, Demirtaş bugün açıklama yaptı Reuters'e, Reuters'te yaptığı açıklamada; Bunu devletin yaptığını, devlet terörü olduğunu iddia etti. "Suruç’ta ve Diyarbakır'da olduğu gibi." Bunu da habere taşıdı Reuters.

ADNAN OKTAR: İşte Reuters falan bunlar hep Türkiye'nin bölünmesini isteyenler, hükümeti devirmek isteyenler. Demek ki dış bağlantılı aynı zamanda; onlarla da olayın bağlantısı olduğu anlaşılıyor. Yani İngiliz Derin Devleti, Amerikan Derin Devleti hep birlikte yapmışlar.

Birisi bir şey söylesin bana.

KARTAL GÖKTAN: Faaliyet haberlerimiz var Adnan Bey, okuyalım mı?

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir kardeşimiz A9 TV broşürü dağıtmış, 4 Ekim tarihinde. Cuma günü, Kayseri Mimsin semtinde Profesör Doktor Necmettin Erbakan Parkı'nın açılışında konuklara ve halka, sizin "Karanlık Tehlike Bağnazlık" ve "Komünist Kürdistan Tehlikesi" kitaplarınızdan hediye edip çok sayıda "PKK Tehlikesi" broşürü dağıtmış kardeşlerimiz. İzmir'den kardeşlerimiz 5 Ekim tarihinde Alsancak'ta otuz adet, 6 Ekim'de Üçyol'da elli adet, 7 Ekim'de gündüz Çankaya'da altmış adet kitabınızı, akşamında ise Bayraklı İskele'de çok belgesel DVD'sini, 8 Ekim'de Hatay'da altmış adet kitabınızı, 9 Ekim'de de Pasaport İskele'de 11 adet dergiyi hediye etmişler. Bursa'dan kardeşlerimiz, 30 Eylül ve 7 Ekim tarihlerinde evde bir araya gelip sohbet etmişler, faaliyetleri hakkında istişare etmişler. Ayrıca dün gece kent meydanının çevresindeki esnafa bin adet A9 ve PKK'ya Çözüm broşürü dağıtmışlar. İstanbul'dan kardeşlerimiz, 4 Ekim'de Fındıkzade semtinde sekiz yüz adet A9TV broşürü dağıtmışlar. Gebze'den kardeşlerimiz, 4 Ekim’de kent meydanında halkımıza iki yüz adet çeşitli kitabınızı dağıtmışlar. Ayrıca farklı günlerde bir araya gelip kitaplarınızdan bölümler okumuşlar. Adapazarı'ndaki kardeşlerimiz 3 Ekim'de Yeşiltepe Mahallesi’nde üç bin adet PKK Tehlikesi broşürü ve otuz adet kitabınızı dağıtmışlar; 4 Ekim Pazar günü de kitaplarınızdan okuyup sohbet etmişler. Geçtiğimiz perşembe günü Zonguldak Ereğli'de bin iki yüz adet A9 Tanıtım broşürü ve İman Hakikatleri broşürleri dağıtılmış. Çarşamba günü Akçakoca'da beş yüz adet İman Hakikatleri broşürü dağıtılmış. Ankara'da 5 Ekim'de Hacettepe Acil karşısında otuz beş adet kitabınız, 7 Ekim'de Batıkent Metro çıkışında otuz beş adet kitabınız, 8 Ekim'de Abidinpaşa’da bin altı yüz elli adet A9 ve PKK'ya Çözüm broşürü, 9 Ekim'de de Sincan'da otuz adet kitabınızı dağıtmışlar. Balıkesir'in ikinci yerel televizyonu olan bir televizyonun sahibi Murat Tozan'ı stüdyoda ziyaret etmiş kardeşlerimiz, kendisine eserlerinizden hediye etmişler ve belgesellerin yayınlanması yönünde sözleşme yapılmış kendisiyle. Geçtiğimiz gün Berlin'de kardeşlerimiz kreşteki çocuklara fosillerle ilgili bilimsel anlatım ve sunum yapmışlar.

ADNAN OKTAR: Şu şekerliğe bak, hepsi dıbış acayip tatlılar, gürbüz gürbüz.

KARTAL GÖKTAN: Eskişehir Odunpazarı Merkez'de kırk bir adet kitabınız dağıtılmış. 3 Ekim'de Kütahya Tavşanlı’da yüz adet kitabınız, bin adet A9 TV broşürü ve bin adet PKK Tehlikesi broşürleri dağıtılmış. 1 Ekim'de de ev sohbeti yapmış kardeşlerimiz, kitabınızdan bölüm okumuşlar. Belçika Sint Niklaas'ta evrimin olmadığı ve Allah'ın varlığını ispatlayan on bin adet broşür dağıtımı olmuş. Bursa'dan kardeşlerimiz 28 Eylül- 4 Ekim tarihleri arasında bir alışveriş merkezinde fosil sergisi düzenlemişler. Bursa Spor'u şampiyon yapan, Bursa Spor Teknik Direktörü Eski Milli Futbolcu Ertuğrul Sağlam da sergiyi ziyaret etmiş. Geçtiğimiz günlerde de Kültürpark'ta bayram boyunca devam eden bir fosil sergisi düzenlemişlerdi kardeşlerimiz. Özellikle çocuklar çok ilgi göstermişlerdi fosillere. Bununla ilgili bir kısa video vardı onu da gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: İşte bunlar yavaş yavaş yavaş yavaş zeminde yayılarak çok güçlü imanlı bir topluluk meydana getiriyor. Böyle hurafeci değil de akıllı bir İslam anlayışı, Müslümanlık anlayışı kökten yayılıyor. Bir süre sonra öyle güzel bir çizgiye erişecek ki bu geri dönüşü olmayan bir çizgi. Çünkü taklidi imanla gelen taklidi bir çalışmayla gidiyor. Ama tahkiki imanla gelen bir daha gitmez; tahkiki iman yenilecek bir şey değildir. Ve mükemmel bir tahkiki iman sohbeti çalışması olduğu için de bayağı etkili oluyor.

BÜLENT SEZGİN: Videoyu gösterebiliriz, Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Göster. Kuzu gibi, çocuklar ne şahane varlıklar; nereye gitseler renklendiriyorlar. Evin içinde çocuk şahane bir şey. Her boyu çok hoş yani bir yaşında ayrı eğleneceksin, iki yaşında ayrı, üç, dört, beş.

Sen Seni Bil, "Allah insanlara sayısız güzellik, hoşlarına gitsin diye on binlerce çeşit çiçek, hayvanlar yaratıyor, güzellikler yaratıyor. İnsanların çoğu Allah'ı hiç düşünmüyor" sözüme karşılık olarak Sen Seni Bil isimli kardeşimiz; "Çiçekle karnını doyuramadıklarından, savaşları, yoksulluğu yok edemediklerinden, adaletin sağlanamadığından olabilir mi?" diyor. Karnını doyuramamak, savaşları yok edememek, adalet sağlanamaması; bunlar ne? Bunların hepsi Kuran’ın yaşanmamasından kaynaklı felaketler. Bütün saydıkların iman zaafından, Allah'a insanların sevgisinin olmamasından kaynaklanan bir felaket. Sen felaketin kökenini anlamamışsın. Sen istediğin kadar bu kafayla uğraş, karnını doyuramazsın; bu kafayla istediğin kadar uğraş, savaşları durduramazsın daha da artırır bu; yoksulluğu yok edemezsin daha da fakirleştirirsin; adalet de çok şiddetli şekilde bozulur bu kafayla. Ama benim dediğim; Allah'a iman, sevgiyle, akılla, Kuran ruhuyla dünya cennete döner. Senin anlayamadığın bu öz, bu özü anlayamıyorsun. Yani meydana gelen felaketin kökünü bilmiyorsun.

"Allah, Mehdi (a.s) döneminde dağınık ve perişan kalpler arasında birlik ve dostluğu sağlayacaktır." Nasıl oluyor bu? Kuran ayetleriyle, Allah'ın hükmü uygulanarak. Müminler birbirlerinin velisi oluyor, birbirlerinin kardeşi oluyor; fakirleri koruyup kolluyorlar. Yani vahşi kapitalizm olmuyor İslam anlayışında, vahşi kapitalizm yerle bir oluyor.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Selahattin Demirtaş konuşmasında, "Bu devlet bizim, bu vatan ortak vatanımızdır. En azından acıda birleşebilmeyi çok isterdik ama biz katillerimizle acıda nasıl buluşalım? Ayağımızı yere vursak sarayın camları titrer diyeceğiz, intikamla kinle hareket etmeyeceğiz. Ama hesabını da soracağız bunun ilk adımı 1 Kasım" dedi.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hoca’ya niye kafayı takıyorlar ki? Kendi halinde bir insan o. Çok kötü tahminlerde bulunuyorlar, çok yanlış tahminlerde; "Yapsa yapsa o yapar." Adam, ayağı kaşınsa "Herhalde o yapıyordur" diyor, dizi ağrısa "O yapıyordur herhalde" diyor. Olur mu öyle şey? Makul bir mantıkla yaklaşmaları lazım. Tamam, Tayyip Hoca’nın eleştirilecek yönleri var ama iyi yönleri de çok fazla, bu bir gerçek. Bu, başkanlık sistemini istemesi de Amerika'nın ve Avrupa'nın baskısı olabilir. Çünkü kendisine yarayacak bir şey değil bu, kendisi açısından çok riskli bir şey.

Şimdi kısa bir ara verelim, devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımız kısa videolarla devam ediyor.

VTR: PKK Kürtler’in Temsilcisi Değildir

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın.

Masaüstü Görünümü