Harun Yahya

Sohbetler (24 Ekim 2015; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk.

Son olayı yapanın PKK olduğunu, Belediye Başkanı Melih Gökçek çıktı söyledi, belgelerle ispat etti açık. En başta söyledim ben, en başında daha olduğu gün “PKK yaptı” dedim. IŞİD’in, PKK ile işi olmaz asla ortak operasyon yapmaz asla, öyle bir şey yok. O da şiddet kullanıyor, o da şiddet kullanıyor. Tabii biz şiddete karşıyız.

Simge Gürsü Hanım diyor ki: “Allah aşkına arslanım, bu nasıl güç nasıl elektriktir. Evde odada tek başınayım, ‘mendil hazırlansın’ dediğin anda kalbim 140 oldu. Halayda nabzımın kaç olduğunu bilemiyorum. Bir insan bu kadar mı heyecan verir, bu kadar mı görkemli olur? Senin neşeni, heybetini, nurunu yaratan Allah’a kurban olayım” diyor, maşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Bir son dakika haberi vardı.

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: YDG-H Cizre’de düğün basıp damatla gelini kaçırdı. Şu an Yafes Mahallesinde, sözde sorgu çadırındalarmış.

ADNAN OKTAR: Şu rezilliğe bak, şu rezalete bak. Devlet onlara burada esaslı bir şamar indirmesi lazım. Hırsızlık yapacaktır bu ahlaksızlar, onların topladı altın falan hediye varsa, onlara el koyacaktır. Gaspçı ahlaksız hırsız takımı. Ama bu Kürt kardeşlerimizin acayip nefretine sebep oluyor bu alçakların bu karaktersizlikleri.

“Suriye’de PKK devleti kurulabilir.” Kardeşim kurmuşlar, gereğini yapacaksın sadece. Kurmuş adam 1000 kilometre boyunda 400 kilometre eninde. Amerikan silahlarıyla sürekli donatıyorlar. Gir hepsini topla çık, 12 saatte bitirirsin, 12 saate bile gerek yok. Gece 12’de girseler, sabah 6’da çıksalar, o da olur. Son derece gelişmiş tanklarımız var. Hepsini tutuklamak lazım hiç uzatmaya gerek yok.

“Sevgi çözümdür nimettir” diyelim.

Bu YDG-H dedikleri yapı, oradaki it-kopuk takımını toplamış PKK, haraç şebekesi, halktan zorla para topluyorlar bıçak çekerek bilmem ne yaparak. Millet nefret ediyor bu alçaklardan. Kürt kardeşlerimizin başına bela olmuş, patlamış lağım bunlar.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Cumhurbaşkanımız, PYD’nin terör örgütü olduğu gerçeğini de gündeme getirdi konuşmasında; “PYD bir terör örgütüdür ama bunlar ne söylüyorlar; hayır PYD siyasi organizasyondur. Halbuki olay hiç de öyle değil, tam aksine bunlar Kuzey Suriye’deki uzantılarıdır. Şu anda PYD’nin içinde 1400 PKK mensubu var. Bunu gözden kaçırmanın hiçbir anlamı yok. Bu bir vaka, bu bir gerçek. Ama bunu maalesef bize dost görünen ülkelerin hepsi de tam aksi istikamette ifade etmeye çalışıyorlar. Bunlara silah yardımı geliyorsa, bunlardan geliyor. Ve bu silahların hangi ülkelerin silahları olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Kendileri ile ikili görüşmelerimizde bunu söylüyoruz; ‘bakın şuraya şu silahı gönderdiniz, buraya bu silahı gönderdiniz.’”

ADNAN OKTAR: Ama bak, Tayip Hoca bunları gizli toplantıda konuluyor, ikili görüşmede. Bunu kamuoyuna faş etmesi lazım. Milli İstihbarat Teşkilatı, bir kanaldan versin bu haberleri. Milli İstihbarat’tan gelmesi mecburiyeti yok ki, basın “bir şekilde elde ettim” der. Çıksın gazetelerde bütün kamuoyunu sallayalım. Amerikan kamuoyuna baskı yapmamız için bunların faş olması ve herkesin duyması lazım. MİT elindeki bütün belgeleri yayınlasın. Devlet bütün elindeki belgeleri yayınlasın kamuoyuna. Mesela bak belediye başkanı nasıl açıkladı; “benim kendi özel araştırmam” diyor. Aksini ispat ediyorsan et. Başka türlü olmaz.

Mesela PKK’nın kullandığı füze, Rus malı çıktı. Bütün Rus kamuoyunu ayaklandırırız, her yeri ayaklandırırız. Putin böyle bir şeyden utanır, yüzsüz birisi değil. Ama gizli kalırsa, hiçbir etkisi olmaz. Herkese bunların bildirilmesi lazım.

PYD’nin gaspla zorla kontrol altına aldığı Suriye’de nüfusun sadece yüzde 8’i Kürt kardeşlerimizden oluşuyor, onların da binde biri PKK’lı. Ama bu it-kopuk takımı Amerika’nın desteğiyle orada bir dehşet sistemi kurdu, bir şiddet sistemi kurdu. Oradaki Arap kardeşlerimizi sürdüler, Türkmenleri sürdüler. O gariplerim de geldiler Türkiye’de denizde orada burada helak oluyorlar. Amerika’nın planı çok kötü baya çürük. Bunu bildirelim herkesin gözü önünde bunlar tartışılsın konuşulsun, Amerika utanır rezil olur, Rusya da rezil olur yani Rusya derin devleti. Putin tek başına bir adam, ona da yardımcı olmak lazım. Putin demek, devlet demek değil ki. Rus derin devleti, baya tehlikeli bir yapılanma. Putin’e tam destek olursak, o da der “kamuoyunun baskısı var, bir şey yapamam” der.

Mesela bak, “MİT gerekli bilgileri sunsun” dedim, ilk aşaması geldi bak zınk konu bitti. “IŞİD yaptı” diyorlardı başından beri söyledim “IŞİD değil, PKK yaptı” dedim. En sonunda benim dediğimi kabul etler.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, Suriye’de YPG Arap köylerini yakıp fotoğraf çektiriyorlarmış, bir fotoğraf vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım.

BÜLENT SEZGİN: Sırf Hüseyniye Kasabası’nda 225 ev yakmışlar.

ADNAN OKTAR: İşte bak bu belgeler daha da çoğalsın. Bunu Amerika’ya gönderelim, Amerikan basınında yayınlansın bunlar. Her yer, STAR Gazetesi şu bu falan, herkes bunu gündeme getirsin. Çok fazla gündeme gelirse, çok etkili olur.

Hristiyan kültüründe müzik çok önemli, onların ruhunda çok olumlu etki yapıyor. Ama Hristiyanlığı da kazıma peşindeler. Hristiyan toplumuna da destek olmak lazım aslında. Amerika’da acayip gerilettiler Hristiyanlığı, bir avuç Hristiyan kaldı. Onlar da Müslümanları ezmeye çalışıyor, işin garip yanı.

İmam Hz. Mehdi (a.s)’ın zuhurundan önce şartlar sürekli Resulullah (s.a.v)’in tam tarif ettiği şekilde. Geçen gün Teksas’tan bir Hristiyan bana yazıyor; “Burada bize o kadar baskı var ki, hiç istemediğim halde çocuklarıma bugün silah kullanmayı öğrettim” diyor. “Ciddi ciddi korkuyoruz, bizim devletimiz alenen sosyalist oldu” diyor. Acayip bir komünist yapılanma oldu Amerika’da. Onun için PKK’yı destekliyorlar şu an. Obama bir acayip oldu. Tek başına bir adam, çevresinde adam da yok, eli cebinde geziyor tek başına. Onu da kullanıyor Amerikan derin devleti. Millet de muazzam bir güç var zannediyor. Hiç kâle almıyor Amerikan derin devleti, hiç.

“Ebu Abdullah’tan rivayet edildi; “Hz. Mehdi (a.s)’ın kıyamı zamanında, bir dinsiz kilitli bir taşa girse veya çamurlu bir tepenin veya büyük bir taş veya ağacın arakasında da olsa, Allah arkasındaki o şeyi şöyle konuşturur; ‘ey mümin bana doğru gel, dinsiz benim arkama sığındı der’” diyor. Şimdi taş, fosil ve çamur. Darwinistler neyin arkasına sığınıyor? “Çamurlu sulardan insan oldu” diyor değil mi? Neyin arkasına sığınıyor? Taşın arkasına sığınıyor. Ateizmin dayandığı noktalar.

Evet, Fikret dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Suriye’nin geleceğinin değerlendirildiği 4’lü Suriye Zirvesi’nde söz alan Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu’nun, “Suriye’de bugün gelinen noktanın bir numaralı sorumlusunun Esat olduğunu vurguladığı ve normalleşme için Beşar Esat’ın mutlaka gitmesi gerektiğine dikkat çektiği” belirtildi.

ADNAN OKTAR: Gider de Suriye’deki çatışma bütün hızıyla devam eder, alakası yok Esat’la. Esat zaten yok hükmünde şu an. Adam Rus gemilerinde yatıp-kalkıyor. Rus filosunun bir numaralı misafiri. Zaten ortada yok ama çatışma bütün gücüyle devam ediyor. Değişen pek bir şey olmaz.

Tayyip Hoca’nın iyi özelliği, çekingen değil. Dün Ankara’daki patlamayı PKK’nın yaptığına dair Melih Gökçek açıklama yaptı, bu Sabah Gazetesi’nde yayınlandı. Ama İngilizce versiyonu var Daily Sabah, orada yok. Bütün kapsamıyla detaylı olarak anlat, bütün Avrupalılar duysun, yabancılar duysun. Sabah Gazetesi hemen yarın bunu haber yapsın göreyim duyayım, güzel olur. Millet olarak bunu istiyoruz.

Birileri bir şeyler anlatsın, konuşalım.

BÜLENT SEZGİN: Selahattin Demirtaş, PKK’ya silahlı eylemi bitirme çağrısı yaptı; “Silah dışı yöntemlerde ısrarcı olduklarını” söyleyen Demirtaş, “halkımızın partimize verdiği desteğin anlamı budur” dedi. “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onu yöneten hükümetlerinin artık hesabını şuna göre yapması lazım; bir halkın demokrasi özgürlük talebini silahla bastıramayız, korkutarak tehditle ortadan kaldıramayız. Bunu görmelidir” dedi.

ADNAN OKTAR: Selahattin Hoca’nın, PKK tehdidinin altında olduğunu herkes biliyor. Yani her an ensesinde PKK. Bunu söylüyor olması bile hayret verici. Dolayısıyla, aslında BDP mi HDP mi artık neyse hepsi bir karar verse bu PKK ile bağlantıyı tamamen koparsalar ve “nefret ediyoruz sizden buralara uğramayın” deseler, ani bir kararla Türk hükümeti de destekler PKK da oralara giremez. Kürt kardeşlerimiz ani bir kararla bu alçakları Güneydoğu’ya sokmama kararı alsınlar, değil mi? “Nefret ediyoruz sizden” diye. Demokratik bir gösteri yapsınlar hukuka kanuna uygun konu bitsin.

Peygamberimiz (s.a.v) diyor ki: “İmam Mehdi” bak dikkat edin “Mısır piramitlerini fetheder, açar” piramitleri açar “ve oradaki hazine ve kutsal emanetlere sırlara sahip olur.” Kim bilir neler var içinde. Hep özlemimiz, değil mi? Bak, Peygamberimiz (s.a.v) “Mehdi, açacak piramitleri” diyor. “Oradaki sırları, gizemleri, hazineleri hepsini ortaya çıkaracak” diyor. Daha hiç onda birine girilmedi piramitlerin.

Siyam öküzü. İsmi; rezil kepaze fani. “Hz Mehdi geldiğinde, nereden onun Mehdi olduğu anlaşılacak?” İslam hakim olur dünyaya, İslam aleminin başına geçer, 6-7 yıl hükümran olur bir dünya hakimiyeti sağlanır, biz de deriz ki; herhalde odur deriz, Allahualem o diyeceğiz. Onun dışında diyemeyiz. Allah tanıtır.

“Hocam ne güzel oynadınız hep beraber, maşaAllah. Sibel Hanım’ın size yandan bakışı çok tutkulu, çok güzel” diyor Yegane Hanım. Doğru.

Fatih Ölmez; “Üstadım, siz bizim sevgi öğretmenimizsiniz. Allah’ın tecellilerini sevmemize siz vesile oldunuz.”

Demin misafirler geldi, düşün, Amasya’nın sadece bir ilçesinden en az 20 kişi vardı, sırf bir ilçesinden düşünün. Amasya’nın bir ilçesi.

Barış Eker; “Hocam, hayranınızım. Yurt dışında buluna gençlere öneri ve tavsiyeniz nedir?” Birlik beraberlik içinde olun. Yani o ayrı, o ayrı herkesin camisi ayrı, mescidi ayrı olmaz. Kardeş olun, birbirinizi sevin. Ne güzel ne fark eder herkesin camisi, herkese açık olsun. Olmaz.

“Allah aşkıyla sevdiğim, maşaAllah ne heybetli ne geniş sırtın var. Güzel başın saçların arkadan ne muhteşem görünüyor. Ne kadar dinç, ne kadar yakışıklısın.” Sen hem halay başısın, hem İslam aleminin.” O olmaz. Ben Müslümanların en güçlü hizmetçisi olmak isterim, en kararlı hizmetçisi olmak isterim.

Onur Aktaş, yine bir halay daha istiyormuş.

Meltem Bozkurt Yıldırım; “Hocam, tüm insanlar büyüdükçe yaşlanıyor, solgunlaşıyor, çöküyor ama siz gittikçe gençleşiyorsunuz. Yaşınız 59 ama 40 yaşında gösteriyorsunuz, maşaAllah.”

Tuğba Erin; “MaşaAllah, mendili sallayan elini yaratan Allah’a kurban olayım” diyor.

Hamza; “Çözüm süreci bir riskti. Korkmadan bu riski göze almak da büyüklük değil mi?” diyor. Kardeşim çözüm süreci diye bir şey yok ki. Çözüm süreci ediğinde silahlanıyor, mevzi kazıyor, mevzi hazırlıyor, eğitim yapıyor, istihbarat topluyor. Barış için bir çabası yok adamın orada.

“Hocam, hayat sana güzel valla.” Kadir Aksu. Bunu çok duyuyorum. İşte “hayat Adnan Hoca’ya güzel.” İman olursa, her yer güzel olur. Biz hapishanede, mesela ben çok küçük 5 metrekare falandı benim kaldığım yer, kocaman böyle inşaat demirleriyle falan kapatılmış bir yer. Risale-i Nur’ları getirttim, temizlettirdim, yatağım yan böyle kontrplaktan, bir seccadem var oranın marangozhanesinde yaptırdım orada namaz kılıyordum betonun üstünde. Ama gayet mutluydum ben, gayet sevinç içindeydim.

Merve; “Allah Allah, Hocamız halay çekiyor” diyor.

Horon da rica ediyorlar. Ama o ayrı bir ilim, değil mi horon?

“Hocam, sizin İsrail yanlısı olduğunuz söylentileri var. Buna açıklık getirir misiniz?” Kalyoncu Talha. Ben her mazlumdan yanayım her mazlumdan. İsrail halkına saldırıyorlarsa, onları da korurum. Amerika’da Hristiyanlara saldırıyorlarsa, onu da korurum. Müslüman’a saldırılıyorsa, onu da olurum. Filistin’de zulüm varsa, onları da korurum. Ben hep mazlumdan yanayım, haklıdan ve samimiden yanayım.

“Valla Hoca olayı aşmış, güzel olmuş. Pop havası olmuş ışıklar, ben beğendim” diyor.

“Sayın Oktar, programınızı severek izliyorum. Tarafsız olduğunuzu düşünüyorum. Başarınızın devamını dilerim.” Nurcan.

57 İslam ülkesi, 57 dakikada birleşir, hiç sorun olmaz. Yeter ki başı olsun.

Mücahit. “Canım Hocam, aslında bütün dünyanın gözü önünde büyük mucizeler yaşanıyor ama herkes gururundan kibrinden dolayı bu mucizeleri gizlemeye çalışıyor. Ama nereye kadar? Örnek; masonlar gelip, senin karşına el pençe divan durmaları büyük bir mucize.” O, onların nezaketinden, saygısından, onların asaletinden. El pençe duruyorsa, o yüksek bir ahlak gösteriyor demektir. “Her devlet her insanın ismini açık açık söyleyip, bütün yanlışlarını bütün dünyanın gözü önünde vurgulamanız, bu olan mucizelerin hepinin olması, sanki bu olanlar olmuyormuş gibi bazı kişilerin görmezden gelmesi büyük mucize” diyor. Evet.

Mahmut Güngör; “Siz çok cesursunuz, delikanlısınız kimseden çekinmeden korkmadan konuşuyorsunuz. Rabbim yanınızda olsun.” Allah daima müminlerin yanındadır zaten, inşaAllah.

E. Aydın. 1453; “Allah, sana yardım ediyor” diyor. Tabii, Allah müminlere yardım eder.

“Allah’ı unutmamak için ne yapmak gerekir?” diyor. İnsan sevgilisini unutur mu? Sevdiğimiz her şeyi o yaratıyor, beğendiğimiz her şeyi. Mesela beni seviyor, değil mi? Beni seven adam, Allah’ın tecellisini görüyor. Çiçeği gören, Allah’ın tecellisini görüyor. “Kedi ne kadar güzel” diyor. Allah’ın tecellisidir o. Sen Allah’ı seviyorsun, doğrudan Allah’a sevgini yöneltmen lazım. Senin beyninde o görüntüyü kim yaratıyor, Allah yaratıyor. Sen kimi seviyorsun, Allah’ı seviyorsun. Haberin bile yok sevdiğinden, O’nun tecellisini seviyorsun.

Levent Kırca’nın “Işıklı ışıklı” diye bir programı vardı, var mı o sende? Rahmetli çok yetenekli bir insandı, hakikaten kıymeti o kadar bilinmemiş olabilir. Mesela bak, onun gücünde bir sanatçı çıkmıyor.

Kimse kim Sezginay. Yok, benim liderlik iddiam yok Sezgin kardeş.

“Hocam, Hz. Mehdi (a.s) geldiğinde, biz Müslümanlar hemen inanacak mıyız? İyi yayınlar.” Seyithan Özyurt. “Kendisi dahi kendini bilmez” diyor Bediüzzaman, sen nasıl bileceksin? Bak “o eşhası ahir zaman” diyor “kendisi dahi kendini bilmez” diyor Bediüzzaman. “Ancak, imanın nuruyla belki tanınabilir” diyor. İsa Mesih için de; “İsa Mesih de ilk geldiğinde, bedaheten herkes onu İsa olduğunu bilmek lazım değildir” diyor. “Mukarreb ve havassı” diyor, seçkinleri ve yakınları onu imanın nuruyla tanırlar” diyor. Bedahet derecesinde geldiğinde tanınmaz” diyor Hz. İsa (a.s).

Allah ayette “bu dünya bir oyun, bir şaka değil” diyor Allah ama “siz şaka yapmayın, oynamayın” anlamında değil. O zaten onun tam tersi anlaşılacak gibi. “Oyun ve şaka vardır ama asıl amaç bu değildir” diyor Allah.

Aslan Akbey; “Herkese sizi izlemelerini söylüyorum” diyor.

Hz. İsa Mesih (a.s)’ın da güzel sözlerini yayınlayalım, zaman zaman. Tevrat’tan da olur, Tevrat’tan da güzel, Kuran’a uygun olan sözleri yayınlayalım. Mezmurlar’dan olur. Hz. İsa Mesih (a.s)’ın sözleri, Allahualem büyük bölümü gerçek. Ama herhalde ben hepimiz Allah’ın oğullarıyız dedi anladığım kadarıyla, onu demiş olması çok normal çünkü Tevrat’ta var. Oradan da sen de Allah’ın oğlusun, Ben de Allah’ın oğluyum dediyse, o zaman “tamam, işte ağzıyla söylüyor Allah’ın oğlu demek ki” diyor, oradan kafalarında yanlış kalmış. O düzeltilebilir.

Evet, dinliyorum.

Mesela bak diyor ki, Matta bab beş-yedi ve dokuzda; “Ne mutlu merhametli olanlara.” Hz. İsa Mesih (a.s)’ın sözü. “Onlar merhamet bulacaklar. Ne mutlu yüreği temiz olanlara, onlar Allah’ı görecekler. Ne mutlu barışı sağlayanlara.” Mükemmel. İncil’de bozulmamış bir bölüm bu.

Petrus’un birinci mektubu bab 3, 8/10; “Birbirinizi kardeşçe sevin.” Hz. İsa (a.s)’ın sözü bu; “birbirinizi kardeşçe sevin. Şefkatli ve alçak gönüllü olun. Kötülüğe kötülükle, sövgüye sövgüyle değil tersine kutsamayla karşılık verin. Çünkü kutsanmayı miras almak üzere çağırıldınız.” Yani “çok değerlisin sen, çok iyi bir insansın diye güzel karşılık verin” diyor.

Petrus’un birinci mektubu bab 4, 8/10; “Her şeyden önce birbirinize olan sevgi candan olsun” diyor, çok samimi olsun. “Çünkü sevgi birçok günahı örter. Söylenmeden, birbirinize karşı konuksever olun.” Yani homurdanarak değil. Söylenmeden, gerçekten candan konuksever olun, misafir edin birbirinizi. İslam ahlakında, Kuran’da olan o sahabe kültürünü söylüyor. “Söylenmeden birbirinize karşı konuksever olun. Her biriniz hangi ruhsal armağanı aldıysanız, bunu Allah’ın çok yönlü lütfunun iyi kahyalığı olarak birbirinize hizmet etmekte kullanın.”

Bak, “Allah’ın olan Rabb’i bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün aklınla ve bütün gücünle sev. İnsanın Allah’ı bütün yüreğiyle bütün anlayışı ve bütün gücüyle sevmesi, komşusunu da kendi gibi sevmesi, tüm yakılmalık adaklardan ve sunulan kurbanlardan daha önemlidir” diyor. (Markos 12/28-33)

Yine İncil’den, Pavlus’un korintlilere birinci mektubu 13/4-8; “Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir.” Niye gerekiyor sabır? Sevgi olmazsa sabır olmaz, sabır olmazsa sevgi olmaz. “Sevgi şefkatlidir, sevgi kıskanmaz, sevgi övünmez, sevgi böbürlenmez, sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz, sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olana sevinir. Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi umut eder, her şeye dayanır. Sevgi, Allah’ın sevgisi asla son bulmaz.

İncil mutlaka okunması gerekiyor bu hak bölümleri, bozulmayan bölümleri. Bir kısım gelenekçi Müslümanlar İncil’e, Tevrat’a tavır alıyor halbuki İncil’in, Tevrat’ın hak bölümleri geçerlidir, Kuran’a uygun olan bölümleri geçerlidir. Bunu unutuyorlar.

BÜLENT SEZGİN: Bir duyuru yapabilir miyiz Adnan Bey?

Evet.

BÜLENT SEZGİN: Dünya genelinde birçok ülkede 25 Ekim’de saatler geri alınacak. Ancak bu uygulama 1 Kasım genel seçimleri sebebiyle, Türkiye’de gerçekleşmeyecek. Kullanılan akıllı telefonlar Türkiye’nin aksine dünyanın geri kalanıyla hareket edeceği için saatleri 25 Ekim’de bir saat geri alacak otomatik olarak. Bunun önüne geçmek içinse, herkesin telefon ve bilgisayarında saat ayarında otomatik ayardan çıkarması gerekiyor.

ADNAN OKTAR: Kadınlar her yerde aynı kıyafetle gezmez, güvenli bir yerde mini etek de giyer, mini şort da giyer. Ama sokakta olacak iş değil bu, her sokakta her yerde olacak. Ama Kuşadası’nda olur çünkü herkes öyle. Oranın örfüne uygun. Ölüdeniz, Fethiye, Antalya hepsinde olur. Ama gidip Taksim’in ortasında sen abartılı dekolteli gezersen taksim demeyeyim de başka semtlerde de olabilir. Bu, benim kanaatim olmaz. Onu kadın kendi ayarlar. Düğüne giden kıyafet ayrıdır, komşuya giderken kıyafet ayrıdır bunlar bilinir. Bunları kadınlara öğretmeye gerek yok, kadınlar senden on misli daha iyi bilirler onu.

“Birbirinizi kardeşçe sevin ve şefkatli ve alçak gönüllü olun. Kötülüğe kötülükle, sövgüye sövgüyle değil tersine kutsamayla karşılık verin.” Ne kadar güzel.

“Allah aşkıyla çok sevdiğim, bir tanem Hocam. Bu nasıl bir ilimdir Hocam? Bir insan her konuya bu kadar vakıf olur mu? Seni bana sevdiren Allah’a hamd olsun” diyor Şennur.

Bizim bildiğimiz işte oradan, buradan duyduğumuz, okuduğumuz, televizyonlardan duyduğumuz şeyler. Öyle beni ahım şahım bir bilgim yok. Din konusunda da eğitim almadım, hocalık vasfım yok ama elimden geldiği kadar samimi olmaya çalışan bir insanım, sevgi dolu bir insanım.

BEYZA BAYRAKTAR: Sizin hafızanız çok güçlü ve unutmuyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Evet, ben önemli şeyleri kafamda tutarım, boş işlerle de hiç uğraşmam.

BEYZA BAYRAKTAR: Üstadın sözlerini her defasında ezbere okuyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Evet, Risale-i Nur’da ezberim iyidir.

“Değerli Hocam ben Cizreliyim. O kıymetli sohbetinize canlı katılmak istiyorum. Şereflendirir misiniz acaba?” diyor Uğur Bingöl. Şeref duyarım.

“Hocam, maşaAllah bugün yüne çok karizmasınız. Siz bizim idolümüzsünüz.” İsmail Hakkı Akyol. Estağfirullah. Biz, Allah’ın herhangi bir kuluyuz. Bütün müminler gibi acz içinde Allah’a teslim olmuş insanlarız.

Mehmet Burak Doğanel. Seyithan Özyurt. Aşkın. Bahri Feyza. Kadir Aksu. Canan. Akif. Cahide. Murat. Muammer Türkücü.

“Ben Diyarbakır’dan Edanur Sarı. Hocam, sizi Allah rızası için çok seviyorum. Benim burada doğan güneşimsiniz.” Allah razı olsun. Siz güneşsiniz, biz sizinle aydınlanıyoruz. Allah sizleri vesile ediyor.

Diyarbakırlı Erhan; “Hocam birliğin, bütünlüğün önemini sizin vesilenizle öğrendik. Allah sizi cennetle müjdelesin.”

“Canımın içi heybetli, derin hikmetli Sultanım. Bu ayeti daha detaylı anlatmanızı çok rica ediyorum.” “Tecessüs etmeyin.” Tabii tecessüs sonucunda, kötü şeyler ortaya çıkar. Kimse kimseye tecessüs etmezse, insanlar hata yapsa bile onu düzeltebilir ama tecessüs tehlikeli. Her insan, o zaman huzursuz yaşar.

Cengiz Bektaş; “Hocam, sizin kitaplarınızın sayısı üç yüzü geçti, hepsi de bilimsel içerikli. İslam Birliği zamanında kitaplarınız okullarda okutulacak mı?” Asya ülkelerinin birçoğunda okullarda resmi kitap olarak okutuluyor. Bakalım.

Pınar Akarsu, sakal biçimimi beğeniyormuş.

Kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

VTR: PKK Terörünün Bitmesi İçin Alınması Gereken Acil Önlemler

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor. Birazdan bayan arkadaşlarımızın sohbetiyle birlikte olacağız.

Masaüstü Görünümü