Harun Yahya

Sohbetler (5 Kasım 2015; 24:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz Adnan Oktar ile Sohbetler başlıyor. Adnan Bey Hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Ben kendimi görmeden ‘hoş bulduk’ demekten pek hoşlanmayan bir insanım. 

Ne çok Yahudi ve Hristiyan’a karşı adam varmış memlekette. Hayır bir de dinden İslam’dan, bu keratalar, köfteler sanki namaz kılan, oruç tutan insanlarmış gibi. Kahramanlık yapmaya çok meraklılar. Bir şeye karşı olmaya. Karşı olurken Kuran’a bakacaksın. Ne diyor sana Cenab-ı Allah? “ Biz Hristiyan’ız diyenleri sevgi bakımından siz kendinize yakın bulacaksınız.” Sanki hiç dememişiz gibi geçiyor. Diyor ki mesela, Hristiyanların, ehli kitap olan Musevi ve Hristiyanlarla evlenebilirsiniz hanımlarla. Peki sen küfür içindeyse nasıl evleniyorsun adamla? Yemeğine gidebilirsiniz, diyor Cenab-ı Allah onların. Böyle şey olmaz. Yani oradaki yanlışları zaten Kuran açıklıyor. Ondan vazgeçtikleri durumda İslam olmuş olurlar. Peygamberimiz (s.a.v.)’i kabul etmek zor mu? Ben Museviler’le konuştum mesela haham, yüksek dereceli haham, dedi  “Bu tartışılacak bir şey değil. Hz. Muhammed’e baktığımızda bir peygamber olduğu aşikar” dedi. Yani “bu konuda bir zaten tereddüt olmaz” dedi. “Ama ben Musevi’yim kendi dinimi ben bırakamam” dedi. “Tevrat’a göre bırakmamam gerekiyor. Çünkü biz o şeriat üstüneyiz” dedi. “Biz hani “Hz. Musa’nın ümmetiyiz. O ümmet olmaktan çıkamayız biz” dedi. “Ama Hz. Muhammed’i tabii peygamber olarak kabul ederim.” Ediyorsan tamam bitti işte.” La İlahe İllaAllah Muhammeden Resulullah, Musa Resulullah diyorsa bitti. Müslümandır yani. Namaz zaten kendi dinine göre kılması gerekiyor. Zekat zaten vermesi gerekiyor. Yapmazsa en fazlası günahkar olur, günahkar bir Müslüman olur. Ama Müslüman olur yani. Millet Müslüman değil mi Türkiye’de? Milyonlarca insan namaz kılmıyor. Müslüman değil mi? Müslümanlar. Günaha giriyorlar sadece.

AYLİN KOCAMAN: Zaten bu şeriatlar da Müslümanlık olarak gelmiş. Siz söylemiştiniz.

ADNAN OKTAR: Evet, bir daha söyle.

AYLİN KOCAMAN: O şeriatlar da Müslümanlık olarak gelmiş hak dinler. Başından beri Hz. İbrahim (a.s)’den beri Müslümanlık zaten.

ADNAN OKTAR: Bir kere Allah, “sizi ümmetler olarak yarattım” diyor. Ümmetler olarak.  Var öyle bir ümmet. Adam yani o ümmetten çıkması olmaz. Musevi, ümmeti yani. Beni İsrail yani. O, o ümmetten. Ayrıca Peygamber (s.a.v.)’i kabul edecek o kadar. Diğer dinlere karşı, eski dinlere karşı bir nefret var adamlarda, bazılarında. Nereden geldiği belli değil yani.

AYLİN KOCAMAN: Hatta peygamberlerine karşı.

ADNAN OKTAR: Evet. Mesela diyor ki “Yahudi peygamberle senin ne işin var?” diyor. Hz. Musa (a.s) için. İslam peygamberi olduğundan haberi yok.

Piraye’nin internetteki konuşmaları İngilizce ve Fransızca İslam’a Kuran’a yönelik güzel anlatımları çok hoş. Ne o adresi var mı?

DİDEM RAHVANCI: Art Of God Facebook’ta, Art Of God sayfası.

ADNAN OKTAR: Art Of God Facebook’ta.  Evet, maşaAllah. Aferin benim canıma bak, kendi imkanlarıyla bilgisayarını götürmüş. Orada bir parkta bile İslam’ı tebliğ ediyor anlatıyor. Çok güzel.

PİRAYE HANIM: Vesilenizle inşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

Hristiyan ve Müslüman düşmanlığı dinsizlerin işine yarıyor. Hristiyanları da eziyorlar. Müslümanları da eziyorlar, Musevileri de eziyorlar. Musevileri İsrail’de şu an perişan ediyorlar. Önüne gelen bıçaklıyor. Önüne gelen elinde mesela taş varsa kafasına taş atıyor. Yani sokakta yürüyemeyecek hale getirdiler. Ahbap olun, arkadaş olun, dost olun da rahat, güzel yaşayın. Bereketli, güzel topraklar. Nereden bir akıl veren oldu bunlara? Ben anlamıyorum. O, ona; o, ona. Aslında konuşup barıştırabiliriz. Rahatça mümkün. Ama tabii o kitleyi temsil eden insanlar halka karşı korkusuz olacaklar. İsrail hükümeti de çok çekingen, ödleri kopuyor bir şey oluyor. Bayağı çekingenler bazıları. Filistin’in ileri gelenleri de çok çekingen. Kardeşim bu kavgayı körüklemek serbest, kavgayı durdurmak yasak. Bu nasıl oluyor? Körükleyenin alnından öpüyorlar. Hayır, iki tarafta da takdircileri var. Mesela İsrail’de de sert politika izleyenleri takdir ediyorlar. Filistin’de de asmayı kesmeyi teşvik edenler baş tacı ediliyor. Barıştan bahsedenler hain gibi görünüyor, sevgiden bahsedenler hain gibi görünüyor.

“Canım Hocam ben Almanya’dan Merve’nin kardeşi Erhan Davut. Ben 16 yaşındayım. Bir ay sonra 17 olacağım inşaAllah. Sizi görmeye gelmek istiyorum ama yaşım küçük olduğu için yalnız gelemiyorum. 18 yaşına gelince ben de yanınıza gelmek istiyorum. Daha imanlı olmam için bana dua ederseniz çok sevinirim. Size resmimi yolluyorum ve sizi çok seviyorum” diyor Erhan Davut Gürleyik. Bu çocuklar 16-17 yaşında genç kızlar, delikanlılar her yere girip çıkıyorlar. Herkesin evine de gidiyor, iş yerine de gidiyorlar, her yerde oturup kalkıyorlar. Buraya gelince mi suç oluyor? Bunu bir araştıralım. Bunda bir yanlışlık var. O zaman bu çocukların hiçbir yere gitmemesi lazım. Değil mi? Misafirlere, komşusuna da, bakkala da hiçbir yere girememesi lazım. Değil mi evde oturması gerekiyor. Bu nasıl oluyor? Öyle şey olur mu?

Bu Öcalan’ın falan konuşmaları bunlar legal konuşmalar mı? Yani bu çünkü Öcalan’ın konuşması cezaevinde yapıyor bu konuşmayı. Yani bu legal, basına yansımış bir konuşmaysa söyleyelim. Yoksa adamın konuşması yasaksa. İmralı Tutanakları, serbest mi onların okunması?

AYLİN KOCAMAN: Bir kitap çıkardılar.

ADNAN OKTAR: Çıkardılar, İmralı Tutanakları.  Hayır, yasak mı; serbest mi? Onu öğrenmek istiyorum. Ben iki şeyi de söylüyorum. Bilmiyorum ki. Kitap basıldı. Kitap basıldı ama toplatılmadı yani?

AYLİN KOCAMAN: Yok, hayır.

ADNAN OKTAR: Tamam, ben de kitabını aldım. Eğer yasak değilse. Nezaketiyle okuduk yani. Ne diyor kitapta Öcalan? “Başkanlık sistemi düşünebiliriz. Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz. Biz AKP ile bu temelde bir başkanlık ittifakına girebiliriz.” Abdullah Öcalan diyor. “Yalnız başkanlık ABD’deki gibi olmalı. Devlet meclisi gibi bir senato ikincisi bir de halklar meclisi. Bunun adı demokratik meclis de olabilir. Bu da Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gibi temsilcilerin meclisi gibi olabilir. Rusya’daki alt duma gibi olabilir. İngiltere’deki avam kamarasının Türkiye versiyonu gibi.” Öcalan konuşuyor yine. “Peki biz ileride ne yapacağız? Kürtler kendilerini özgürce ifade edecek ve yönetecektir. Şu anda yasa dayatırsak büyük alerji yaratır. İleride olabilir, mesela Avrupa Birliği yerel yönetim özerklik şartı ki buna şerhi kaldırırlarsa bu mesele önemli ölçüde çözülür. Adam ne istiyor? Özerklik ve başkanlık sistemi. “ Bak, ne diyor Öcalan. “Başkanlık sistemi düşünülebilir. Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz.” Bakın, özerklik ve başkanlık sistemi. Başkan olsa ne olur ondan sonra? Türkiye parçalandıktan sonra. İstediğin kadar tek vatan, tek millet, tek bayrak. Her şeyi tek olarak söyle. Fiilen paramparça olmuş oluyor Türkiye. Ancak bir federasyon içinde onu söyleyebilir ondan sonra. Allah vermesin. Federasyonda tek bayrağı yapıyorsan yap, der adam. Felaket geliyorum, diyor.

Büşra Arkan, Hocam bu kadar güzel bayan program bitince evlerine nasıl gidiyor, merak ediyorum?” Aslan gibi gidiyorlar. Niye gitmesin? Ama tabii kapalı oluyor kıyafetleri. Bu tarz bir kıyafet olmuyor.

İşte evleniyor isterse kadın kendi dininde kalır. Sen onun dinini değiştirmek için, zorlamak için evlenmiyorsun. Hristiyan’sa mesela birçok hanım vardır. Mesela Ermeni hanımlar var. Özellikle bir evvelki resimler öyleler. Ermeni, Rum asıllı ananeler vardır. Değil mi? Babaanneler vardır. Türk ailelerinin içine karışmışlardır. Gayet de güzel saygılı, nezaketli yaşamıştır. O kendi klişesine gidiyor, ibadetini yapıyor.

Eyüp Beyazsaray,  “İncil ve Tevrat’ın hükmü bitmiştir. Kuran’ı Kerim geçerlidir.” Kuran’ı Kerim geçerlidir doğru. Tevrat ve İncil’in muharref kısımları geçersizdir. Onu da Kuran düzeltiyor. Hak olan bir şey nasıl geçersiz olur? Mesela diyor ki “Allah bir” diyor Tevrat’ta. Sen buna nasıl geçersiz diyorsun? Mesela cennetten, cehennemden bahsediyor. Cennet var, cehennem var diyor. Sen nasıl buna nasıl geçersiz diyorsun? Hak olan kısımları geçerlidir. “Kuran’ın da İncil ve Tevrat’a göre uygun olan bölümleri hak.” Şimdi Kuran’ın tamamı haktır.  İncil ve Tevrat’ın da Kuran’a uygun olan kısımları haktır. “Yahudi ve Hristiyanlar İslam’ı din olarak tanımadıktan sonra bizim bilmemiz neye yarar? Amaç ne?” Canım öyle mantık olur mu? Peygamberimiz (s.a.v.)’in cariyeleri vardı Hristiyan, Musevi sahabelerden birçok kişiyle evlendi. İslam’ı tebliğ ettiler, dini anlattılar. Sen ne diyorsun? “Bizim bilmemiz neye yarar?”  Ne demek neye yarar? Bir de Hristiyan’ın İslam’ı kabul etmesi nasıl olur? Sen ona uygun bir akılla anlatırsan o anlar.  Sen diyorsun ki kendi şeriatını kendi dinini, ümmet olma vasfını kaldır diyorsun. Dininden ayrılmasın adam, Muhammedî olsun. Adamı niye dininden ayırmaya kalkıyorsun? Adamın kendi şeriatı, o bir ümmet. Onu ayırma. Hazreti İsa (a.s)’a yine bağlı kalsın. Muhammedi İsevi olsun. Biz nasıl İbrahim’i Muhammedî oluyoruz? Değil mi? Bak hem Muhammediyiz, hem İbrahimiyiz. Yani hem Hz İbrahim (a.s)’e bağlıyız hem Hz. Muhammet (s.a.v.)’e bağlıyız. Hristiyan da öyle. Hem Hz. İsa (a.s)’ya hem Hz. Muhammed (s.a.v.)’e bağlı olması lazım. Hem de Hz. İbrahim (a.s)’e bağlı olması lazım. Bu zor mu? O kadar çok peygambere bağlı oluyor da bir tek, tek bir peygamber kalıyor geriye. Ona da bağlı ol işte. Bitecek. İshak (a.s)’ı kabul ediyorsun, Yakup (a.s)’u, Yusuf (a.s)’u, Nuh (a.s)’u hepsini kabul ediyorsun Adem (a.s)’e kadar.  Bir Peygamber daha var unuttuğun onu da kabul ettiğinde Müslüman oluyorsun işte o kadar.

AYLİN KOCAMAN: Siz daha önceden bir Hristiyan Muhammedî olduğunda İsa (a.s)’yı daha da sever demiştiniz. Hz. İsa (a.s)’yı.

ADNAN OKTAR: Gönlü de müsterih olur. Gönlü de müsterih olur, çok rahat olur. Vicdan azabı da çekiyorlar. Çünkü “Müslümanlık doğruysa bizim halimiz ne olacak?” diyorlar. De işte “La İlahe İllaAllah Muhammeden Resulullah, İsa Resulullah” de kurtul. Konu bitecek. Bir kelime. Bunu söylesen bitecek. Buna rağmen namaz kılmasa bile yine Müslüman. En fazla günahkar olur. Türkiye diyorum ya namaz kılmayan insanın haddi hesabı yok. Ama hepsi Müslüman.

Murat Tural, “Merhaba Muhterem Hocam’la tanışıp onun müridi olmak istiyorum. Bana yardımcı olabilir misiniz?” Biz de tarikat oluyoruz, ben de şeyh oluyorum.  En iyisi bir post alalım da  ben üstüne oturayım postun. Gel,  evlat gel,  falan diye çağırırız böyle. Kardeşim müritlik, mürşitlik tarikatta olur. Biz arkadaş topluluğuz, kardeşiz. Ne alakası var? Ayrıca ben hoca da değilim, âlim de değilim mürşitte değilim, herhangi bir insanım.

Torpilim Ol Sekmez ismi “Canım, bir tanem, aslan Hocam namaz kılmayan Müslüman’ı Allah affeder mi? Sizi dinliyorum inşaAllah.” Olabilir tabii. Adamın bilmiyorum nasıl bir bahanesi olur da Allah isterse affedebilir. Ama mantığı yok namaz çok zevkli, güzel bir ibadet. Allah’a sevgi saygı insan sevdiğini nasıl darıltır? Ne kadar ayıp Allah’a karşı, ne kadar çirkin. Senden bir şey istiyor onu da yapmıyorsun. Bir tane ibadet var zaten, fiziki ibadet. Onu da yapmıyorum diyorsun.

Kitap Kedisi, “Bakın gidilsin referanduma Cumhurbaşkanı istediği için o millet nasıl kabul ediyor.” Yok canım olur millet bayağı şuurlu mesela başkanlık sisteminden bir bahsetti hemen al aşağı ettiler hükümeti hemen. Milletin hiç o konuda şakası olmaz. Yani Tayyip Hoca hiç başkanlık sisteminden bahsetmeyince anladılar ki vazgeçti hiç ağzına almadı. O yüzden yeniden oy verdiler.

GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: Sizin dediğiniz gibi araştırmacılar referandumda hayır der halk diyorlar.

ADNAN OKTAR: Tabii ki. Referandum olsa bayağı şuurludur bizim milletimiz.

AYLİN ATMACA: Son bir anket yapmışlar yüzde otuz küsur civarı isteyenlerin sayısı sadece geri kalanı istemiyor.

KARTAL GÖKTAN: Araştırma şirketlerinin araştırmalardan verdiği detaylar var uygun görürseniz okuyalım Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Bakayım.

KARTAL GÖKTAN: Vatan Gazetesi yayınladı bu haberi Analiz Haber. “Önceki araştırmalara göre başkanlığa destek en güçlü döneminde bile yüzde kırkı geçemedi” diyorlar. Konsensus Araştırma’dan Murat Sarı şöyle diyor; “2010’dan beri soruyoruz Türk halkı başkanlığı istemiyor. En çok destek bulduğu 2011’de halkın sadece yüzde otuz dokuzu başkanlığa evet diyordu. Eylül 2014’teki araştırmamızda halkın yüzde altmış yedisi başkanlığa hayır dedi.”

ADNAN OKTAR: Bitti.

KARTAL GÖKTAN: Ve diğer pek çok araştırma şirketi de aynı şekilde sonuçlar yayınlamış.

ADNAN OKTAR: Evet.

İnce Düşünen Adam, Bir Deli Gün, “Günde beş vakit namaz kılıyor musunuz Adnan Bey?” Ben ve arkadaşlarım kusursuz ve titiz olarak, hiç aksatmadan tabii. Namaz kılmamış olsak acayip sarsar bizi. Bir gün mesela insan elinden olmadan namazı kaybetmiş olsa çok ıstırap duyar.

Türk Bozkurt, “Hocam bundan sonra neler olacak? 2015’den sonra 2016, 2017, 2018, 2019 ve ilerisi.” Hadislere göre olaylar yoğunlaşacak. Mehdi (a.s) zuhur edinceye kadar en yoğun olan bu.

“Adnan Bey” parantez içinde hoca “Yahudileri masum ilan etti.” Engin Akdağ. Canım bütün Yahudiler masum, bütün Müslümanlar masum, bütün Hıristiyanlar masum denir mi? Ama bir zulüm yapmayan, aleni, açık insanlara rahatsızlık vermeyen bir adama sen zalimsin dersen sen zalim konuma düşersin. Yani bir şey yapmıyorsa mazlumdan kasıt o mesela Musevi halkı rahat kendi halinde oturuyorsa sen buna lanetlenmiş kavim bilmem ne diyorsan bu zulüm olur. Ama bir kötülük yaparsa o zaman eleştirirsin tabii ki.

AG danışmanlık şirketi sahibi Adil Gür, “sonuçlardan başkanlık çıkmaz” diye açıklıyor. “Başkanlık sistemi AKP seçmeninden yeterli oyu alamaz AKP seçmeni tabii ki Erdoğan’ı her koşulda destekliyor ama başkanlığı tehlikeli buluyor. Başkanlık eşittir federasyon. Federasyon eşittir bölünme olarak görüyor. Bu nedenle tehlikeli buluyor ve destek vermiyor. Başkanlığın önündeki engel Kürt sorununun çözülmeyişidir. Kürt sorunu çözülmeden başkanlığa geçirmek çok zor” diyor. PKK sorunu; PKK yoksa ne yapıyorsan yap istersen doksan tane özerk bölge oluştur. Bölünme tehlikesi yoksa zaten bütünsün, kardeşsin. Vilayet gibi olmuş olur, o bizi ilgilendirmez. Ama bölünme fiilen PKK tarafından şu an alan hâkimiyetiyle adeta oluşturulmuş durumda. Alan hâkimiyeti oluşturmuşlar.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: AK Parti’nin kurucularından HDP Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat başkanlık sistemine itirazları olmadıklarının karşı çıktıklarının Türk tipi başkanlık sistemi olduğunu Amerikan tipi başkanlık sistemini ise destekleyebileceklerini söyledi.

ADNAN OKTAR: Yani Birleşik Devletler modeli yani gözümüzün içine baka baka bir şey yapacaklarını zannediyorlar. Yok kardeşim müsaade etmeyeceğiz. Demokrasiyle, kanunla, hukukla müsaade etmeyeceğiz, asla kabul etmeyiz.

“Hocam sevdiğim bir kız var açıklayamıyorum, ne yapayım?” Bir kağıda yaz, dilekçe ile bildirirsin. Senin sevmen önemli değil ki, o mesela üstün bir insandır, güzel ahlaklıdır, kendini güzel yetiştirmiştir, sen seversin, tabii ki seversin öyle birini herkes sever. Mühim olan sen sevilecek bir insan mısın? Onu geliştir, Allah’a kulluğun nasıl, dava adamı mısın, İslam’a Kuran’a bağlılığın nedir? Allah için kendini ne derece zor şartlarda zorlayabiliyorsun, değil mi? Sarp yokuşa gidebiliyor musun Kuran’ın tabiri ile.

Tazkaya61, “Adnan Bey kusura bakmayın ama nedir bu Öcalan olayı? Hep reklamını yapıyorsunuz, anlayalım bu ne yaman çelişki?” Bunlar hakikaten bu kadar yüzeysel mi düşünüyordur. Hayret ama. Öcalan’ın konumunu, halini şu konuşmalardan anlayamıyor. Tanıtım olarak görüyor. Adam başkanlık sistemini ve özerkliği istiyor, olayın tehlikesini vurguluyoruz. Başkanlık sisteminin ne kadar tehlikeli olduğunu, özerkliğin ne kadar tehlikeli olduğunu ve bunun Abdullah Öcalan tarafından savunulduğunu anlatıyoruz.

Tuğba Erin, “Hocam susup susup yeniden başkanlığı ortaya atmaları samimi mi sizce?” diyor. Çok çok gereksiz ve bence çok yakışıksız. Yani seçim öncesi çıtlarını çıkartmadılar, seçimden sonra haydi ortalık müsait. Halkın istemediği belli. Niye halkı tedirgin ediyorsunuz? Ve bu yüzden bak dedim ki bunu yaparsanız sizi emek emek iktidara getirdik, vesile olduk. Ama bunu yaparsanız bütün emeklerimizi boşa götürürsünüz halk sizi iktidardan indirir dedim. Dediğimin doğru olduğunu da gördüler. Seçim sonuçlarında ağır bir hezimet oldu. Sonra dediler ki evet biz başkanlık sistemini savunmuyoruza getirdiler, yani tek kelime konuşmadılar. Halk da vazgeçtiler diye oyunu verdi AK Parti’ye yeniden.

AYLİN KOCAMAN: Gündemimizde yok demişlerdi.

ADNAN OKTAR: Tabii, gündemimizde yok dediler. Sonradan yine yeniden hadi bakalım yeniden istiyoruz dersen bu samimi olmaz.

Yeni kuşak, yeni nesil üstünde sosyal bir araştırma yapmışlar. Birçoğunun hiçbir konu üzerinde düşünmeden sosyal medyadaki bir cümleyi okuyup önünü arkasını bütünlüğünü hiç araştırmadan tepki gösteriyorlarmış genelde. Bu çok vahim.

“Hocam orgu ne zaman çalacaksınız?” diyor.

Caner Özdemir, “Başkanlık sisteminde güçlü parlamento, güçlü muhalefet olur, kısaca güçlü Türkiye olur.” Türkiye diye bir şey kalmaz ki. Parlamentosu olsun, başkanlık sistemi olsun yani böyle bir sistem kalmaz. Türkiye paramparça olur.

“Canım Hocam sağlam kişiliğine, küfürle mücadele azmine, sabrına, metanetine, merhametine hayranım.”

“Hocam Kuran’da geçen 19 sayısını açıklar mısınız?” O çok şaşırtıcı tabii. Birçok konu 19 ile kodlanmış, hayret verici.

Eda Nur Tokalak, Nur Edat “Canım Hocam Hz. İsa (a.s)’nın talebe sayısı ne kadar olacak? Bir de Hz. İsa (a.s)’nın özelliklerinden bahseder misiniz?” Hadislerde 1400 kadar talebesi olduğu söyleniyor. Özelliklerinden kastı nedir, tipi mi? İşte orta boylu, kızıl ve sarı karışımı saçı. Böyle Avrupai bir delikanlı görünümünde. Öyle düşün. Küçük burunlu, atletik geniş omuzlu. Çilli, eli parmakları ayakları çilli. Vücudu çilli genelde. Gözleri gri ve keskin bakışlı. Çok zeki, güzel bir delikanlı.

GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: Siz Hz. İsa (a.s)’yı rüyanızda gördüğünüzü söylemiştiniz.

ADNAN OKTAR: Evet. Bakacağım geldiğinde, eğer aynısı ise süper tabii. O zaman harika üstü harika.

Gençlerin sorularından bu anlaşılıyor, bir acayiplik olmuş. Yani yüzeysel üstü yüzeysel, hayret bu hale nasıl geldi bu çocuklar?

AYLİN KOCAMAN: Yeni bir şey anlatıldığında da anlamıyorlar bazen.

ADNAN OKTAR: Hayret.

Evet dinliyorum Fikret.

KARTAL GÖKTAN: Bugün Diyarbakır’da iki şehidimiz var. Sokağa çıkma yasağı olan Silvan’da teröristlerin başından vurduğu bir polis şehit düştü. Dicle ilçesinde de iki yaralı olduğu açıklanmıştı, uzman çavuş daha sonra şehit oldu. Otuz bir terörist öldürüldü. Diyarbakır’da şehit olan Necmi Çakır bir dönem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın korumalığını yapmış. Şehit özel harekatçının annesine “Şehit olursam sakın arkamdan ağlamayın, devletimiz aleyhine sakın konuşmayın” diyerek vasiyette bulunduğu öğrenildi.

ADNAN OKTAR: Hay benim aslanım hay, hay benim aslanım hay, hay benim koç yiğidim hay, maşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Babası Fahri Çakır da evlerinin önünde taziyeleri kabul ederken “Takdiri İlahi, beş tane evladım olsa bu vatana feda olsun” dedi.

ADNAN OKTAR: Bak delikanlı kabadayı babayı görüyor musun? Kabadayı evladı görüyor musun? Helal olsun. Allah şehidimizi rahmeti ile sarsın. Nuru ile sarsın, annesine babasına da Cenab-ı Allah hayırlı bereketli uzun ömür sabr-ı cemil nasip etsin. Allah’tan niyazımız bu.

Twitter’da yüz kırk harf yazıyormuş gençler genellikle. Yani o yüz kırk harfin içinde düşünebiliyorlarmış. Büyük bir kısmı. Hiçbir filmi iki dakikadan uzun süre seyretmiyorlarmış. Her şeyden sıkılıyorlarmış. Sosyal medyada kimliklerini gizledikleri için içlerindeki tüm öfkeyi dökebilecek bir ortam oluşuyormuş. İyiliğe güzelliğe özenmiyorlarmış. Bunun devlet politikası olarak düzeltilmesi lazım. Sevgi, merhamet, şefkat, koruyuculuk, fedakarlık ruhu yoğun olarak işlenmesi lazım. Filmlerde de, her yerde.

“Sözün hep hayır ve güzel olduğu için canlı yayın ortamın da çok güzel” diyor “Allah aşkıyla sevdiğim” diyor.

AYLİN KOCAMAN: Bir de Adnan bey aynı konuyu aynı sonuca gelecek şekilde ama çok farklı anlatabiliyorsunuz. Çok samimi olduğunuz için.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

“O siyah güzel sakallarında yaptığın küçük değişiklikler de öyle” diyor hanım kardeşimiz.

“Almanya tipi federal sistem hakkında ne düşünüyorsunuz?” Umut Taylan Oğuz. Almanya’da PKK hareketi gibi bir hareket olsa, of hallaç pamuğu gibi atar Almanya. Ve bütün Avrupa da birleşir hallaç pamuğu gibi atarlar. Yani böyle bir ülkenin büyük bir bölümünü işgal edecekler, orada alan hakimiyeti sağlayacaklar, askeri polisi Alman polisini gece gündüz vuracaklar, Almanya öyle bir operasyon yapar yani tarihte görülmemiş bir operasyon yapar. Böyle ülkelerde federasyon da olur, özerklik, hiç bir şey olmaz. Ama bölünme yakamıza yapışmış dev bir Stalinist komünist hareket var, bir komünist kalkışma var, yani Cumhuriyet tarihinin en büyük komünist kalkışması. Böyle bir şeyde sen buna girersen batarsın.

CEYLAN ÖZBUDAK: Siz daha önce İRA’yı anlatmıştınız Adnan bey. İngiltere hepsinin çocuklarını hatta torunlarını bile ortadan kaldırdı, öldürdü. Daha sonra da “Tamam şimdi istiyorsanız federasyon verelim” dedi, tabii son derece uslu bir federe küçük devlet oldu orada. Hiç öyle dediğiniz gibi sorun çıkmadı. Çok ciddi karşılık verdiler.

ADNAN OKTAR: Tabii. İngiliz derin devleti akıl almaz acımasız. Adamların sülalesini kazıdılar.

“Adnan Hoca ilk önce IŞİD’e karşı çıktı, şimdi terör örgütü PKK’nın yok edilmesinde IŞİD’in önemli rol oynayacağını savunuyor.” Savunmuyorum ki adamlar doğruyor zaten hepsini. Yani tavuk gibi doğruyorlar adamları. Ben dedim ki bak hepinizi kitle halinde yok edecekler, gelin Türkiye’ye sığının, teslim olun kurtulun dedim.

CEYLAN ÖZBUDAK: Son saldırılarında yüz yetmiş PKK’lı öldü.

ADNAN OKTAR: Tabii.

“Hocam Kürtler’in soyu kime dayanıyor?” Hz. Nuh (a.s)’a dayanıyor. Biraz daha geri gelirsen Hz. Adem (a.s)’e dayanıyor. Kendi kardeşlerimiz.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor.

Masaüstü Görünümü