Harun Yahya

Sohbetler (11 Kasım 2015; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Şimdi bir sevgi etiketi yapalım. “Sevgi zulmü yener” diyelim.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Silvan’da sokağa çıkma yasağı dokuzuncu gününe girdi. Valilik açıklamasında ikisi yaşı küçük üç sivilin yaralandığını belirtti. Beş PKK üyesinin de öldürüldüğünü açıkladı. Bazı haber kaynaklarıysa altı sivilin öldürüldüğünü iddia ediyorlar. Polis birlikleri yeterli olmadığı için ilçeye tanklar sevk edildiği, helikopterlerin de operasyona katıldığı gelen bilgiler arasında. Hayatını kaybedenlerden bir kişinin polis kurşunuyla çatışmanın arasında kaldığı için öldüğü iddia ediliyor. Doksan bin kişinin yaşadığı ilçede elektrik ve su sıkıntıları yaşanıyor. Telefon ve internet erişimi sağlanamayan ilçede yaralıların tedavisi için ambulansların ulaşması da pek mümkün olmuyor. Bazı muhalif basın ve PKK sempatizanları bu durumu kullanarak Türkiye aleyhine kampanya yapıyorlar. Valilikse yaptığı açıklamada helikopterlerden ateş açılmadığını sadece keşif amaçlı kullanıldığını, halkın zarar görmemesi için azami özenin gösterildiğini bildirdi.

ADNAN OKTAR: Komünistlerin, Stalinistler’in, bu PKK’lı alçakların yalanları çok çirkin ve gıcık oluyor. Halbuki polis özenli olduğu için zaten PKK avantajlı oluyor. Polis özenli olmasa zaten PKK sorunu diye bir şey hiç kalmazdı yani kökten biterdi, anında biter. Silvan’da üç-beş saatte bitirirler. Kökten kazıyıp atarlar. Ama sivillere zarar gelecek diye böyle adeta ilmek ilmek örüyorlar, çok özen gösteriyorlar. Özen gösterdikleri için bu kadar uzuyor. Yoksa onların ne gücü? Üç-beş tane çakal, birkaç saat bile sürmez. Orada halkın mağdur olmaması için halkı belki boşaltabilirler, evlerinden alabilirler. Mesela yaralı da varsa yaralının olduğu yere zırhlı araçla girilebilir. Bir de halka mağduriyetleri giderilmesi için evleri tamir etme garantisi verelim, hepsinin evini yeniden onaralım, tamir edelim kardeşlerimizin. Maddi yönden yardım da yapalım çünkü mağdur oluyor; penceresi, camı-çerçevesi kırılıyor. Kim yapacak? Fakir insanlar bunlar. Bunları tamir etmeyi düzenlemeyi garanti altına alalım. Bilmiyorum şu an nasıl bir uygulama yapılıyor, o çok önemli.

PKK’nın yönteminde kanun hukuk yok kime ne olursa olsun fark etmiyor. Ama devlet, asker ve polis akıl almaz bir özen gösteriyor akıl almaz. Mesela evin içinde bir tane sivil bile varsa günlerce bekliyorlar o sivile zarar gelmesin diye. Yoksa basar girer içeri ne olacak yani darmadağın eder. Öyle bir konu olmaz.  

Halkın mağdur olmaması çok önemli. Oradaki kardeşlerimizi maddi yönden desteklemek hatta orayı bir felaket bölgesi gibi ilan edip, değil mi? Battaniye gönderebiliriz, yiyecek gönderebiliriz Kızılay yardım etsin. Evlerinin aralarına kadar girerek yardım etsin.

Evet, şimdi kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Evet, yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

VTR: PKK Kürtlerin Temsilcisi Değildir

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz. Buyurun Adnan Bey.

Adnan Bey etiketimiz listede yine, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah çok güzel, maşaAllah.

Bu çatışma bölgelerinde halka yemek, yiyecek, kömür dağıtımı bu rahatça yapılabilir. Evet, orada halkın mağdur olmaması çok önemli ne gerekiyorsa yapalım. Yüksek kalorili yiyecekler dağıtılabilir, ondan sonra battaniye dağıtabiliriz. Bir zırhlı ambulans, zırhlı ambulansla her türlü ilaç dağıtımını yahut tedavi o şekilde yapılabilir. Yani en az iki-üç tane büyük zırhlı ambulans yapalım yani çok kalın çelikle kaplanmış içi hastane ortamı gibi, otobüs gibi bir şey yapılabilir böyle büyük, değil mi? İçinde her türlü serum şu bu falan verilecek gibi teçhizat, teşkilat kolayca yapılabilir. Mesela kamyonu bozup o şekle getirebilirler. Bir otobüsü bozup o şekle getirebilirler zırhla kaplanıp, değil mi?

PKK, trafoları patlatmış orada halkı soğukta bırakmak için. Sonra da trafoyu tamire gelenlere de ateş açıyormuş PKK tamir ettirmiyormuş. Sonra da her yere yaygara yapıyorlar “elektrikleri devlet kesti, asker-polis elektrikleri iptal etti dolayısıyla halk soğuktan donuyor” falan tarzında. Bunların alçaklıkları tarif edilecek gibi değil. PKK kahpeliği, bu Stalinist alçakların uydurukçuluğu gece-gündüz devam eden bir tıynetsiz bunlar lağım gibidir. Sürekli iftira atar, pislik yapar, yalan söyler bunları bütün dünyaya tanıtmak lazım. PKK’nın yalancılığını ayrı bir kitap haline getirebiliriz. Yani meşhur bir konu bu.

Halkın üşümemesi çok önemli, oralar çok soğuk. Mutlaka kömür dağıtılsın elektrik kesildiyse. Bir de jeneratör getirilebilir, seyyar jeneratörler getirilebilir elektrik üretimi için, bir kasabaya yetecek kadar, bir köye yetecek kadar elektrik üretiyor jeneratörler. Belirli bölgelerdeyse bu rahatça yapılabilir. Veyahut trafonun yapılması için etrafına zırhlı bir sistem oluşturulabilir. Bir kalkan sistemi meydana getirilebilir, o tip imkanlarımız olması lazım. Mesela orayı bir anda kaleye çevirebilecek çelik parçalardan oluşan birbirine monte edilen bir sistem de oluşabilir. Zırhlı iş makineleri olması lazım normal dozerler falan olmaz. Dozerin tamamen kurşungeçirmez camla ve çelikle kaplı olması lazım o kumanda kabininin. Diğer yerlerinde de mesela hayati yerler işte benzin deposu şu bu falan hepsi çelik zırhla kaplanması lazım. Bizde çelik zibil gibi Türkiye’de, zor bir şey değil ki dozerleri zırhlamak. Özel bir tesis kurulsun; zırhlama tesisi. Bizde bir zırh sanayi olsun Makine Kimya Endüstrisi gibi, tek görevi zırhlama olsun. Mesela araba zırhı, jeep zırhı, otobüs zırhı, bu yol makinelerini, iş makinelerini zırhlayan sistem, onu bir sanayi haline getirelim.

Tayyip Hocam’dan rica ediyoruz yine PYD’nin, PKK’nın tüm insan hakları ihlallerini ve Stalinist terör örgütü olduğunu çok detaylı anlatsın G20 toplantısında. PKK’yı rezil rüsva etsin PYD’yi, YPG’yi belgelerle anlatsın. Bütün dünya basını orada olacak, konu kökten hallolur.

BÜLENT SEZGİN: Etiketimiz yedi numara Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Göreyim. Çok güzel. Yediden şimdi altıya doğru, değil mi? “Sevgi zulmü yener” güzel.

AYLİN KOCAMAN: Adnan Bey, Sizin YPG’yi rezil ettiğinizi anlattığınız yazılarınız dünyanın her yerinde çıktı. Amerika’da, Körfez’de, İsrail’de bütün Rusya’da.

ADNAN OKTAR: Bir daha.

AYLİN KOCAMAN: YPG’nin gerçek yüzünü anlattığınız yazılarınız bütün dünyada çıktı, bütün dünyanın gazetelerinde. . Amerika’da, Körfez ülkelerinde, İsrail’de, Rusya’da çıktı, İran’da çıktı.

ADNAN OKTAR: Ve her yere de mektup gönderdim. Her yerde yazılarım yayınlandı. Her yerde anlatıyoruz. Dolayısıyla oyun oynamalarına müsaade etmeyeceğiz. Bunlar kapalı kapılar ardında meseleyi halletmeye çalışıyorlar. Biz de bunların gizledikleri bu oyunları açıkça anlatıyoruz. Anlatınca da kamuoyu bunları sıkıştırıyor “niye böyle yapıyorsunuz?” diyorlar. O zaman da onların yapacağı bir şey kalmıyor. Deşifre etmek çok hayati bir konudur. Kapalı olan bir şeyi açık hale getireceksin. Gizlediklerini yüzlerine vuracağız, halka duyuracaksın.

Evet, şimdi yine kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

VTR: Sayın Rahmetli Alparslan Türkeş Türk Milletinin Bölünmezliğini Anlatıyor

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor.

Masaüstü Görünümü