Harun Yahya

Sohbetler (16 Kasım 2015; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu IŞİD’e yönelik bir kara operasyonu olmayacağını, Diyanet İşleri Başkanı’nın da liderlere gönderdiği mektupta belirttiği gibi IŞİD’in dini anlayışının yanlış olduğunun anlatılması gerektiğini söyledi. “Türkiye’nin kara kuvvetleriyle Suriye’ye girmesi diye bir opsiyon şu anda görülmüyor. IŞİD’e karşı bizim bir takım güvenlik tedbirlerimiz var, operasyon da olabilir. Ama niteliği konusunda bilgi veremem şu anda. Ama Türkiye’nin kara kuvvetleriyle Suriye’ye girme gibi bir niyeti olmadığı şu aşamada buna ihtiyaç duymadığını belirtmek istiyorum. Daha önceki konuşmamda mücadeleyi siyasi, askeri ideolojik tüm düzlemlerde yürütmenin gerektiğini vurgulamak için söyledim. Diyanet İşleri Başkanımız Görmez’in liderlere gönderdiği mektup da var. O mektupta kullanılan fikirler ve alınan tavır da aslında farklı düzlemlerdeki mücadelenin bir parçasıdır. Din adına yapılan söylemlerin, eylemlerin dinle alakası olmadığını anlatmak da bu mücadelenin parçasıdır.”

ADNAN OKTAR: Şimdi Diyanet İşleri Başkanı’nın işi zor. Bu ilk aşaması sözümüzü dinlediği için güzel. “Fikri mücadele gerekir” dedik. Bütün dünyaya gece-gündüz bunu anlatıyoruz. “Sevgiyle, ilimle, irfanla hallolur” dedik. Şimdi o kısmını hoca anlamış ve anlatmış da, o yönüyle Allah razı olsun, maşaAllah o güzel. Bu bir ilk. Obama falan söyledi ama laf düzeyinde kaldı. Yani “bunlarla fikri mücadele yapılması lazım” dedi. “Ama kiminle nasıl yapacağız bilmiyoruz” dedi. Diyanet İşleri Başkanı da “mücadele yapalım fikri ama nasıl olduğunu bilmiyoruz” diyordur herhalde tahmin ediyorum şu an.

İmam-ı Sadık’tan: “Mehdi, Allah’ın peygamberlerinin yaptığı şeyi yapacak. Yani peygamberlerin putperestliği yok etmesi gibi o da aynı şekilde mevcut bidatleri yok edecek ve sonra İslam’ı yeniden kuracak.” Bak baştan, “ölümünden sonra yeniden diriltir” diyor Peygamberimiz (s.a.v.) İslam’ı Hz. Mehdi (a.s) için. Peygamberimiz (s.a.v.)’in ifadesi: “Mehdi, Allah’ın Peygamberinin (s.a.v.) yaptığı şeyi yapacak yani Peygamber (s.a.v.)’ın putperestliği yok etmesi gibi” bak putperestlik, oradaki hadiste dikkat ediyor musunuz? Putperest bir sistem olacak ahir zamanda diyor şirk dini hakim olacak. Puta göre hareket edecek, Müslüman zannedecek kendini ama aslında şirk içinde olacak. Putperest dediği o. “Putperestliği yok etmesi gibi o da aynı şekilde mevcut bidatleri yok edecek.” Çünkü dine yeni bir ilave yaparsan o şirktir putperestliktir yani. “Ve sonra İslam’ı yeniden kuracak.” (Bihar’ul Envar 52. Bölüm, sayfa 352.)

Bütün televizyonlarda toplanıp konuşuyorlar “Her şeye rağmen IŞİD çığ gibi büyüyor. Ne yapacağız?” diyorlar. Çözüm Mehdiyet mübarekler, zaman kaybediyorsunuz ama sonunda anlayacaksınız. Tabii birkaç sene daha geçecek. IŞİD daha da şiddetlenecek, olaylar daha da şiddetlenecek. Anlamazdan geldikleri şeyi çok iyi anladıklarını anlayacağız.  

“Kaim Mehdi benim evlatlarımdandır. Adı benim adımdır, künyesi benim künyemdir. Huyu benim huyumdur ve davranışları da benim davranışlarım gibidir. İnsanları benim dinime çağıracak, Allah’ın kitabına davet edecektir.” (Bihar’ul Envar 51. cilt, sayfa 73.) Bütün bidatleri yok ediyor.

Yunus Suresi 99. Cenab-ı Allah diyor ki bak: “Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin tümü, topluca iman ederdi. Öyleyse, onlar mü'min oluncaya kadar insanları sen mi zorlayacaksın?” Yunus Suresi, 99) diyor Allah “evet zorlayacağım” diyor. Allah yasaklamış zorlamayı sen zorlayacağım diyorsun.

EMRE ACAR: Allah başka ayette de, şeytandan Allah’a sığınırım: “Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, onlara bir ayet getirmek için yerde bir tünel açmaya veya göğe bir merdiven dayamaya gücün yetiyorsa (yap). Eğer Allah dileseydi, onların tümünü hidayet üzere toplardı. Öyleyse sakın cahillerden olma.” (En'am Suresi, 35) diye buyuruyor.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

Mesela Kaf Suresi’nde 45’te Cenab-ı Allah: “Sen onların üzerinde bir zorba değilsin..” Diyor Cenab-ı Allah.

Ra’d Suresi 40’ta, şeytandan Allah’a sığınırım, “..Sana düşen yalnızca tebliğdir ve hesap da Bize aittir” diyor, sen karışma diyor Allah. Ceza verilecekse Ben veririm gidip milletin kafasını kesmek doğramak öyle bir şey yok.

GÖKALP BARLAN: Öyle olsaydı, kendi amcasını örnek vermiştiniz. Kendi ailesinden biri iman etmiyor, ona öyle bir tepkide bulunmuyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.).

ADNAN OKTAR: Yok canım hiç kimseye öyle bir tepkisi yok. Mesela dedesine söyledi kabul etmedi. Dua etti sadece onun için o kadar.

YASİN GÜRLEYİK: Adnan Bey, Hz. Lut (a.s) da mesela kavmine tebliğ yaptıktan sonra şehirden gidiyor tebliği almadıkları için.

ADNAN OKTAR: Evet, Allah cezalarını veriyor, kendisi ceza vermeye kalkmıyor.

KEREM BEY: Başka bir ayette, şeytandan Allah’a sığınırım: “Gerçek şu ki, sen, sevdiğini hidayete erdiremezsin, ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir..”(Kasas Suresi, 56)

ADNAN OKTAR: Evet. “Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin, ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir.” Evet. Adama sen zorla hidayet vermeye kalkarsan Allah’a ait bir gücün kendinde olduğunu vehmetmiş olursun, bu da olmaz.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Sayın Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu, Suriye’nin ve Esad’ın geleceği konusunda şöyle bir anlaşmaya varıldığını söyledi: “Esad yeni hükümet kurulup tüm yetkilerini devraldıktan sonra altı aylık geçiş döneminde üzerinde mutabık kalınan bir şekilde ve tarihte ayrılacak. Seçimlerde aday olmayacak. Sonra ne olacağı konusu da onun kişisel meselesi haline dönecek. Siyasi mesele olmaktan çıkacak. Bu konuda yol haritası çıktı ama yol haritasının içi nasıl dolacak, nasıl yürüyecek bekleyip göreceğiz” dedi.

ADNAN OKTAR: Esad’ı zaten adamların kâle aldığı yok ki oradaki, hiç kimse kâle almıyor. Fiilen yok hükmünde kabul ediyorlar. O hükümet olsa da onun hükümetine karşı çok şiddetli mücadele verirler. Yok hükmünde kabul ederlar. Halk hiç kimse kabul etmez onu. Dolayısıyla ona hükümet kurdurmak evcilik oynamak gibi bir şey. Altı aylık süre çok uzun bir süre. Altı ay yani kan gövdeyi götürür. O ayrıldığında da hükümet boşluğu meydana gelecektir yine, yine çatışmalar devam eder. Böyle evcilik oynar gibi bir görüntü olmuş olacak oradaki insanlar için. Pek etkileyici bir yöntem değil. Yani hayal ettikleri gibi olmaz. Uzaktan yakından alakası yok. Şu an Esad yönetimi yok zaten halk için, öyle birisi yok yani. Sen olmayan birini oraya iktidara getirmiş olacaksın halk açısından olmayan birini. “Aa ne iyi Esad geldi” falan demez halk. Orada IŞİD var, şu var bu var, El-Nusra var. “Biz de seni hasretle bekliyorduk” falan demezler. Dolayısıyla bütün güçleriyle ona karşı mücadeleye devam edeceklerdir. Seçim de; pek seçim olmaz. Orada insan kalmadı ki seçim olsun. Hiç kimse kalmadı sadece şiddeti esas alan örgütler var onlar da seçim sandığına yazı yazar herhalde mermiyle. Yani başka bir şey olmaz. Adamlar için çok komik bir şey olur o. “Ne seçimi?” diyecek adam. Esad’ın iddiası ne? “Ben zorla hükümet olurum” diyor. IŞİD’in iddiası ne? “Ben de zorla iktidar olurum” diyor. İşte öbür grupların toplulukların iddiası da ne? “Biz silah gücüyle iktidar oluruz” diyor. Onlar biz oyla iktidar oluruz demiyorlar ki zaten. Orada demokrasiyle iktidar olma iddiasında olan bir grup yok. Halk da tamamen kaçtı boş orası şu an ve kaçmaya da devam ediyorlar. Ama Esad’ın gönlünü almak için böyle bir şey düşünüyor olabilirler. Onu da biz zaten burada konuşmuştuk. Masonlar da gelmişlerdi konuşmuştuk, mektup yazıp göndermiştik. Bir süre usulen başta olsun falan gibi sembolik anlamda. Bizim kastettiğimiz sembolikti. Burada sen hakikaten hükümeti idare ettireceksin. Sembolikti derken halk kabul etmediği için, halk kabul etse başka türlü olabilir. Özetle ondan bir şey çıkmaz bu konudan. Bunlar da şimdi sembolik olarak düşünüyorlar benim gördüğüm, sembolik başa geçsin altı ay dursun. Adamın niye bu şekilde sembolik bir şeye ihtiyacı var onu da araştırmak lazım. Yüzde yüz gideceğini biliyorsa neden altı ay iktidarda kalması gerekiyor. O iktidarı kimse kabul etmez yani o iktidar yürümez. Hiçbir bakanlık, hiçbir genel müdürlük hareket edemeyeceğine göre oradaki iktidara gelmenin amacı nedir ben onu anlamadım. Ama tabii orada bağımsız bir devlet Suriye, kendi kendini yönetmesi lazım, bölünmesi hiçbir şekilde olmaz. Halkın iradesiyle iktidarın oluşması gerekiyor. Önce oraya halkın dönmesi gerekiyor Suriye’ye kendi vatanlarına. Herkesin evine yerleşmesi gerekir. Orada bir halk millet oluşacak ondan sonra seçime gitmek lazım. Orada millet kalmamış ki kimse kalmamış bomboş her yer. Sadece savaşan gruplar var. Onlara da hadi sandığa gidin, seçim yapın bilmiyorum nasıl yapacaklar?

Biz burada masonlar da gelmişti bir mektup gönderdik. Barışı kardeşliği sağlayalım gibisinden Esad’a. “Sen de bu işin içinde ol, herkes işin içinde olsun, bir barış ortamı olsun” dedik, “sen de eğer başa geçmek istiyorsan.” Benim anladığım sembolik bir başa geçme olur gibi görünüyor bu. Tabii görüş, takdir halkın, oradaki kendi insanlarının. Ama benim görüşüm olarak, benim düşüncem olarak sembolik olacağını düşünüyorum. Ama oradaki halkın görüşü neyse tabii ki herkes ona saygı duyar.

GÖKALP BARLAN: Siz “kanın durması için böyle bir şey gerekir” diye anlattınız Hocam.

ADNAN OKTAR: Evet. Suriye’deki gruplar açıklama yaptılar “Esad’lı hiçbir seçeneği kabul etmeyiz” diye.

Yine bir sevgi etiketi yapalım. “Sevgi terörü yener” diyelim.

Suriye için çözüm yine benim gördüğüm Mehdiyet. Suriye’nin kendi içinde halkı oraya bir araya getirip, milleti bir araya getirip, makul bir mantık üzerine oturtturup ittifak edip bir partiyi iktidara getirmeleri çok zor görünüyor. Adeta imkansız gibi. Esad’ın oraya dönmesi başa geçmesi adeta imkansız. Ama PKK Esad’ı istiyor olabilir. Suriye’nin tamamını kontrol altına almak istiyor olabilir. Onu da halk kabul etmez öyle bir şeyi. Ama ben tabii Esad’ın yargılanmasını isterim ama linç edilmesini istemem yani öldürülmesini istemem. Bir vatandaş olarak bana sorsalar isterim çünkü varsa suçu ortaya çıksın. Yoksa da yoktur. Ama varsa cezasının karşılığı ceza maddeleriyle tecziye olması lazım. Yani bir zulüm varsa karşılığını alması gerekir. Ama ailesinin, kendisinin ezilmesinden yana değilim onu kabul etmem.  

Viyana’da Suriye için toplantı yaptılar. Orada tek Suriyeli orada hizmet eden garson, bu nasıl oluyor? Suriye adına karar verecekler. Suriye halkının ne istediğini kimse sormuyor halbuki halka sorulması lazım. Halkın büyük bölümü yurt dışında. Onlara bu sorunun sorulması gerekiyor. Bir referandum yapılabilir. Yurt dışındaki Suriyeliler, yurt içindekiler ama bunu yapmaları şu an Suriye için adeta imkansız gibi. Can güvenliği yok. Bine yakın grup var Suriye’de her biri kendi hakimiyetini istiyor, her biri kendinin haklı olduğunu söylüyor çarpışıyorlar, nasıl olacak?

Rusya ve bazı ülkeler PKK’yı bölgede tek ateist güç olarak gördükleri için “İslamcı gruplara karşı Esad ve PKK birlikte hükümet oluştursun” diyorlar. Yani ateist bir Suriye oluşsun Marksist, Leninist, Stalinist bir Suriye oluşsun, başında da Esad olsun fakat PKK desteğiyle bu olsun. Yani bir PKK hükümeti istiyorlar anladığım. Bu çok riskli bir şey. Suriye halkı PKK’yı kabul etmez. PKK’nın belalığı Suriye’ye de yansımış durumda. Suriye’de iktidarın büyük ortağı olmak istiyor PKK. Bu çok büyük bir tehlike. Buna karşı dikkatli olmak lazım.

PKK-Esad hükümeti Rusya’nın isteği. Ama bunu işin vahim tarafı Amerika da istiyor. Daha Türkçesi hükümeti PKK’ya teslim etmek istiyorlar. Esad’ı sadece sembolik kullanmak istiyorlar. Bu da Suriye halkının şiddetle karşı koyacağı bir durum demektir. Kafayı dinsiz bir hükümete taktılar. Yani dinsiz derken İslam’a karşı, Kuran’a karşı bir hükümete taktılar bu çok çok yanlış bir şey. Mesela AK Parti hükümeti İslam’a sevgiyle bakan bir hükümet. Suriye’de de böyle bir hükümet olmuş olsa halk benimser. Ama PKK tarzı bir hükümeti halk benimsemez. Suriye’den ilk göç edenler kaçanlar PYD-PKK’dan korktukları için, rahatsız oldukları için onların baskısından dolayı kaçtılar. Daha sonra bu IŞİD falan ortaya çıktı. PKK bütün bölgenin başına bela olmuş durumda.

Bir de PKK’ya Suriye’nin askeri gücünü teslim etmeyi düşünüyorlar bu da ayrı bir tehlike, çok büyük bir tehlike olur böyle bir şey. Rusya benim anladığım PKK’yı iktidar yapmak istiyor Suriye’de. Bir ateist, Marksist hükümet kuracağını düşünüyor. Suriye halkının bunu kabul etmeyeceğini çocuk olsa bilir. Hiç kimse memleketine dönmez o zaman. İn-cin top oynar, tilkiler kurtlar gezinir oralarda. Rusya bu inadı bırakması lazım. Mehdiyet tarzı bir İslam anlayışı bütün bölgenin ruhunu temsil ediyor. İslam’dan uzak bir grubu kabul etmezler. PKK’ya Rusya hava bombardımanıyla destek oluyor. Amerika da hava bombardımanıyla destek oluyor. Bu bir cinayet örgütü olduğu için Müslümanlar’ı şehit etmede, katletmede bu alçakları kullanıyorlar. Zaten Abdullah Öcalan’ın da bu yönde bir ifadesi açık. Zaten kendileri de örgütün yapılanması da buna göre. “Biz Armagedon’da ne gerekiyorsa size yardım edeceğiz” diyor.

Baascı eski Marksist, Leninist, Stalinist olanlar PKK’ya geçiyorlar. Çünkü komünist bir örgüt olduğu için. Mesela PKK’lıların bütün ihtiyacını Esad rejimi ödüyor. Yiyeceklerini, giyeceklerini her şeylerini silahlarını onlar ödüyorlar. Rusya da hava desteği sağlıyor PKK’ya. Daha önce de PKK’yı öv öve göklere çıkartmışlardı, biz rezil ettikten sonra tehlikenin çapını anladılar. Türkiye’nin Güneydoğu’sunu verme konusunda bayağı kararlıydı adamlar.

Abdullah Öcalan: “İslam’ın unutulur ve inkar edilir kıldığı bu halk” yani PKK’lıları kastediyor. “İslam dini unuttu” diyor “PKK’yı unuttu.” Sen Allah’ı unutursan Allah da seni unutur, ayet var zaten. “Tüm tarikatçı yapılanmalara karşı” bütün Müslüman gruplara karşı “Armagedon’da ağırlıklı olarak Hristiyanlar ve Museviler’in yanında yer alacaktır.” Yani “Müslüman öldürmek istiyorsanız şehit etmek istiyorsanız” diyor “ey Avrupalılar yahut Museviler’den de bunu yapmak isteyenler varsa” diyor “kiralık katilleriniz hazır” diyor “PKK kiralık katil olarak bu görevi yapmaya hazır” diyor. Bu, Abdullah Öcalan’ın kendi ifadesi. “Armagedon’da kiralık katil olarak görev yapacağız” diyor. Çok büyük bir tehlike. Yani Rusya ve Amerika da hava bombardımanıyla destek oluyor. Bütün bölgenin düşmanı PKK şu an, bütün İslam aleminin düşmanı oldu PKK. Bir deccal hareketi olarak ortaya çıktı. Hadiste diyor Peygamberimiz (s.a.v.) “Bir adada tutulur o” diyor “Deccal bir adada muhafaza edilir.” Sonra bunların ortaya çıkıp kan dökeceği, Müslümanlar’a karşı saldıracağı belirtiliyor. Şu an orada uygulanan Armagedon’un çekirdek katilleri PKK’lılar. Bütün İslam alemine savaş açmış durumdalar, PKK. “Biz Suriye’yi de Irak’ı da alacağız” diyor PKK “Türkiye’yi de alacağız “bütün bölgeyi komünist yapacağız, Stalinist yapacağız” diyor özetle. Rusya da hava bombardımanıyla bütün gücüyle Suriye’de PKK’nın hakim olması için uğraşıyor. Halkı acımasızca bombalıyorlar Müslüman halkı, IŞİD hedef değil doğrudan halka saldırıyorlar, Müslüman ahaliye. IŞİD’i onların seçmesi, bulması diye bir konu yok. Özellikle çocuklar, kadınlar çünkü çocukların ileride büyüyeceğini düşünüyorlar. Kadınların da yeni yeni çocuklar doğuracağını düşünüyorlar şehit ediyorlar. Müslüman nüfusu sıfır düzeyine düşürmeye çalışıyorlar, sadece PKK’lılar kalsın istiyorlar. Ve bu katil sürüsünü İslam aleminin başına bela ettiler. Şu an bütün İslam alemine PKK savaş açtı. Rusya ve Amerika’nın desteğinde Rus derin devleti ve Amerikan derin devleti, Avrupa derin devletlerinin desteğinde bir Armagedon başlattılar. Bu Armagedon’un kilit katilleri tetikçileri PKK. İslam alemi bu büyük belaya karşı ittifak etmesi gerekiyor. Hristiyan alemi de. Hristiyanlar’a da karşı PKK. Ama onlara sonradan sıra geleceğine inanıyorlar, önce Müslümanları bitirmeyi düşünüyorlar. Onun için bu tehlikeye bütün İslam aleminin Müslümanlar’ın titizlikle ve ivedilikle dur demesi gerekiyor.

Paris’te o saldırı olduğunda binlerce, on binlerce PKK’lı internetten, “Eğer bunların, İslamcıların bitmesini istiyorsanız bütün gücünüzle PKK’ya destek olun, silah verin, bize yardımcı olun” diye on binlerce yazı yazdılar internette. Halen de devam ediyorlar, her yere yazı gönderiyorlar. Mesela Hizbullah da PKK’yı destekliyor. Çok büyük bir tehlike bu. Sol görüşlü, şu an görüşü o. Marksist, Leninist Müslüman yani yeşil komünist tabir edilen bir mantıkla hareket ediyor. Hizbullah’ın epey bir bölümü bu kafada. Hepsi değil ama büyük bölümü böyle.

Patlamaların olduğu gece sokakta yürüyen ne kadar Cezayirli, Faslı, Tunuslu varsa sille-tokat dövdüler feci şekilde adamları. Millet evinden çıkamıyor şu an. Bu görevi de PKK’ya taşeron olarak verdiler yani Müslümanlar’ın yeryüzünden kazınması görevini.

BÜLENT SEZGİN: Fransa’nın kuzey bölgesinde bir Türk vatandaş saldırıya uğramış Adnan Bey. Irkçı bir grubun Paris saldırısına cevap olarak yaptıklarını ifade ettiği silahlı saldırıda Türk vatandaş yaşamını yitirmiş. Saldırgansa intihar etti.

ADNAN OKTAR: Öcalan, Armagedon planında büyük bir Kürdistan düşünüldüğünü öğrenince bütün gücüyle Armagedon’u destekleme kararı aldı. Çünkü orada uçsuz bucaksız bir Kürdistan planı var Armagedon’da. Yani kan akıtmak için böyle bir deccal ordusuna ihtiyaç olduğuna inanıyorlar. Ve bunları da deccal olarak yetiştirdiler PKK’yı. Şimdi İslam aleminin üstüne saldılar bunları, Suriye’de iktidara geçirmeye çalışıyorlar. Esad’ı kukla olarak görüyorlar, doğrudan PKK iktidarı düşünüyorlar. Ve o iktidar kanalıyla Müslümanları kırıp-geçireceklerine inanıyorlar. Halen de devam ediyor bu zaten şu an.

PKK’yı zannediyorlardı ki sadece Türkiye’ye karşı bir tavrı var, halbuki bütün İslam alemine savaş açmış bir deccal ordusu PKK. Bak, Suriye’de devleti teslim etmeyi düşünüyorlar şu an. Arkasından da Irak’ta devleti teslim etmeyi düşünüyorlar. Barzani’yi de öldürüp yine PKK’nın kontrolüne vermeyi düşünüyorlar, oradaki Müslümanları da. Yani ölen ölür kalan kalır kafasındalar.

Bir Hristiyan Rahip, “Sizin ve hocanızın çok nezaketli olduğunuzu biliyorum. Benim anlamadığım Boko Haram, IŞİD ve diğer İslami terör gruplarının Kuran’ın kendisinden ilham almadıkları nasıl söylenebilir? Aşağıdaki ayet sadece bir örnek. Ayet iman etmeyenlere yönelik olabilir ama İslami terörist gruplar bu ayetler doğrultusunda hareket ediyor. Siz bunu nasıl görüyorsunuz? Başka bir kaynak başka bir mesaj kullanıyorsunuz bunları yorumlarken. Şeytandan Allah’a sığınırım: “Rabbin meleklere vahyetmişti ki: "Şüphesiz ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın, inkar edenlerin kalplerine amansız bir korku salacağım. Öyleyse (ey Müslümanlar,) vurun boyunlarının üstüne, vurun onların bütün parmaklarına."” (Enfal Suresi, 12) “Bu, elbette, onların Allah'a ve elçisine baş kaldırmaları dolayısıyladır. Kim Allah'a ve elçisine baş kaldırırsa, şüphesiz Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.” (Enfal Suresi, 13) Meleklere söylüyor Cenab-ı Allah burada, melekler de onları cezalandırıyor. Zaten ahirette de cezalandıracağını söylüyor Allah. Ama gidin bir Hristiyan’ı asın kesin demiyor Kuran’ın hükmünde. Kuran’da böyle bir ifadeyi göremiyoruz. Ama Müslümanlar’a saldırı olduğunda tabii Müslümanlar kendini savunur. Buradaki ayet de o. “Allah’a ve elçisine baş kaldırmaları” saldırma anlamında söyleniyor “canınızı koruyun” diyor. Meşru müdafaa haktır. Sen adamı öldürmeye gelirsen o insan kendini korur. Dolayısıyla şaşacak bir şey yok. Allah meleklere de “onların cezalandırılmasında sizi görevlendirdim” diyor Allah meleklere. Burada şaşacak hayret edecek yahut yanlış görülecek bir hüküm yok. Aynı hükümler Tevrat ve İncil’de de var zaten. Mesela Hz. İsa Mesih (a.s) geldiğinde melekler büyük bir kitleyi cezalandırıyor. Burada da o tarz bir cezalandırmadan bahsediliyor.

Aleyküm Selam. Onlar bizim canımız. Onlar Allah için canını ortaya koyan insanlar. “Hocamız’a sevgilerimizi iletiyoruz” demişler. Ondan sonra Facebook’larını göstermişler, “kesitleri izliyoruz, Hocamız’ın bütün konuşmalarını dinliyoruz” demişler, maşaAllah. “Bir emriniz ihtiyacınız olursa arayın” demişler, estağfirullah biz onların emrindeyiz, inşaAllah.

İran derin devleti de Marksist Müslüman inancındadır yani yeşil komünist. Bu çok eski, ta Humeyni zamanında öyleydi. Türkiye’de de vardı o yeşil komünist kafası. PKK zihniyetini desteklerler, bölünmeyi desteklerler. Ta o devirde destekliyorlar daha Humeyni zamanında Türkiye’nin bölünmesini istiyordu yeşil komünistler. Müslüman görünümlü komünistler vardı Türkiye’de. PKK’nın Güneydoğu’da bir özerklik ilan etmesi, Türkiye’nin bölünmesi, Marksist bir sistemle Türkiye’nin yönetilmesi ama İslam’ın da yaşanması, namazını kılması, orucunu insanların tutması. Onu İran uyguladı yani Marksist, Leninist bir Müslümanlık anlayışı. Halen de İran’da Darwinizm, materyalizm bütün gücüyle hakim, her yerde Darwinizm anlatılıyor. Devletin müzelerinde cayır cayır Darwinizm anlatılıyor bu çok acı.

“IŞİD’i Kuran’a çağırıyorsunuz. Hadisler olmasa bile bu ayetleri kullanıyor” diyorlar. Ayeti yanlış kullanıyor, açıkladın mı konu bitiyor. Meleklere hitap ediyor, “Siz gidip milletin kafasını kesin” demiyor ki oradaki ayet. Hristiyan’la ehli kitabın konumu da açık. Yani bir ayeti diğer ayetle ortadan kaldıramazsın. Ayetlerin hepsi ayrı ayrı anlamı. “Savaş olduğunda size saldırdıklarında kendinizi koruyun” diyor. “Ama onun dışında insanlara baskı yapmayın, dinde zorlamayın” diyor. Sen bu ayetlerin tamamını yok hükmünde görüyorsun. Bizim söylediğimiz ayetleri esas almayıp da buradaki savunma savaşına ait ayetleri anlatırlarsa olmaz. Mühim olan dinsize, ateiste, Hristiyan’a, Musevi’ye baskı var mı yok mu? Yok. Zorla dine sokma var mı? Yok. Allah’ın hükmünü yapmadığında bir cezalandırma var mı? Yok. Bununla ilgili çok fazla ayet var mı? Var. Konu bitmiş. O zaman ne alaka? Nereden nereye bağlantı kuruyorsun?

OKTAR BABUNA: Allah bir ayette şöyle buyuruyor Hocam, inşaAllah, şeytandan Allah’a sığınırım: “..onlara karşı savaş açılana (müminlere, savaşma) izni verildi.” (Hac Suresi, 39)

ADNAN OKTAR: Bak “size savaş açana karşı size savaşma izni verildi.” Adam seninle savaşıyorsa kendini savunacaksın. Bunda şaşıracak bir şey yok.

YASEMİN AYŞE KİRİŞ: Başka bir ayette de Allah şöyle buyuruyor Adnan Bey, şeytandan Allah'a sığınırım "Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır..." (Bakara Suresi, 256)

ADNAN OKTAR: "Dinde zorlama yoktur" denildi mi zaten konu biter daha "Bu öyle mi, şöyle mi?" diye anlatılmaz. Daha hala "İşte şu ayette şöyle geçiyor." Kardeşim bilmiyorsun o ayetin uygulama şeklini; sıcak savaş var o dönemde, adam saldırıyor "Ona karşı kendinizi savunun." diyor Allah ayette. Konu bu.

AYLİN KOCAMAN: Siz daha önce söylemiştiniz, savaş için gerekçe yok İslam'da. Bir yere savaş açmak için bir kişiye, dinde zorlama olmadığı için.

ADNAN OKTAR: "Dinde zorlama yok" deyince konu bitmişken daha hala bunu zorlayarak değiştirmeye kalkmanın alemi ne yani? "Dinde zorlama yok" deyince dinde zorlama yok işte anlamı bu. Hiç kimseyi inancından dolayı zorlayamıyorsun, baskı yapamıyorsun; bu kadar.

IŞİD bu ayetleri yorumlarken Kuran'a göre yorumlamıyor veyahut başka gruplar, hadise göre o ayeti yorumluyor. Yani "Hadisin şimdi şerhine bakalım. Peygamber (s.a.v.) nasıl açıklamış bu ayeti?" diyor. Hadis yani doğrudan Kuran'dan yaklaşmıyor. Hadise göre bakarsan bambaşka şekil alır. Çünkü uydurma hadislerin ucu bucağı yok yani. Tefsir kitaplarına bakıyorlar, yine bağnaz hocaların izahları var; onlar da işte "Asın, kesin, doğrayın" o şekilde açıklıyorlar. "Hadisi Şerif'in hükmü açık" diyor. Özetle Mehdiyet’in dışında bir çözüm olmadığı görülüyor.

İbrahim Varsak; "Esad'ın sonu Kaddafi gibi olacaktır. On binlerce günahsızın adı yerde kalmaz." Yok, öyle bir şey istemeyiz. Ona da müsaade etmeyiz. Öyle feci şekilde linç edilerek öldürülmesi falan öyle bir şey olmaz. Ama yargılanması olur yani ailesine, çocuklarına dokunulmadan kendisinin yargılanması olabilir. Ama tabii Lazkiye'de kendine ayrı bir devlet kurar da orada yaşarsa zaten o zaman yargılama imkanı da olmaz. Fakat PKK, benim gördüğüm, onun Lazkiye'de oturması onu ilgilendirmiyor. PKK, Suriye'de hükümeti ele geçirmek yönünde karar almış, Rus derin devleti de Suriye'deki hükümeti PKK'ya teslim etme kararı almış. Seçim falan hikaye, PKK'lıları devreye sokacaklar. Yani nasıl Güneydoğu'da PKK baskısıyla siyasete etki ediyorlarsa, istediklerine istedikleri gibi belirli yerlerde milletvekili seçtiriyorlarsa veyahut işte belediye başkanı seçtiriyorlarsa şiddet ve dehşet kullanarak; orada da şiddet ve dehşet kullanarak aynı şekilde bir suni seçim meydana getirecekleri anlaşılıyor. Dolayısıyla "Halk PKK'yı istedi" diyecekler, benim gördüğüm ve Suriye hükümetini kontrol altına alacaklar ve hava destekli saldırılarla orada Müslümanları belirli bir zaman dilimi içerisinde tamamen tüketmeyi düşünüyorlar. Yani geceli-gündüzlü bombardımanlarla sadece PKK'nın yaşayacağı bir hale getirecekler gibi görünüyor. Çünkü PKK'lıların elinde bir telsiz, geziyor sokaklarda, sürekli koordinat veriyorlar, "İşte şu koordinatta IŞİD'liler var veyahut terör grupları var veyahut işte şu noktayı vurun -doğrudan-" Amerikan Hava Kuvvetlerine gidiyor bu bilgi, Amerikan Hava Kuvvetleri de sorgusuz sualsiz vuruyor. Yani onların verdiği bilgiyi yeterli görüyor yani PKK'nın verdiği bilgiye göre Müslümanlar şu an orada şehit ediliyorlar. Ve bütün İslam alemine meydan okuyor şu an PKK, sırtını Amerikan derin devletine ve Rus derin devletine dayamış durumda. Deccaliyetin merkezi haline geldi PKK. Ve hadislere de tam uygun yani halleri; ahir zamanda olacaklar işte bu Yecüc ve Mecüc olarak zuhur ettiler. Yani ahir zamanın Yecüc ve Mecüc'ü olarak; "Yecuc ve Mecuc (un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler;" (Enbiya Suresi, 96) "Dağlardan, oradan buradan, her yerden akarlar" diyor Allah ayette. "Ve insanlara saldırırlar" diyor. Bunlar da Yecüc Mecüc şu an ahir zamanın, bu devrin Yecüc Mecüc'ü oldular.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey etiketimiz şu an listede yedi numara.

ADNAN OKTAR: "Sevgi Terörü Yener" çok güzel. Her gün maşaAllah etiketlerimiz başarılı şekilde ilerliyor.

"Dün gece Rakka'ya sadece yarım saat içinde yirmi beş bombardıman yapıldı, yüzlerce çocuk ve kadın şehit edildi." Yüzlerce yani haddi hesabı yok şu an. Her yerden kadın-çocuk çığlıkları geliyor. Yağmur gibi bomba yağıyor.

KARTAL GÖKTAN: Danimarka'dan bir milletvekili de "Daha fazla hava saldırısı" çağrısında bulunmuş, IŞİD'li kadın ve çocukların da öldürülmesini istemiş.

ADNAN OKTAR: İşte; "IŞİD'li" diye bir konu yok onlar için, "Oradaki Müslümanları öldürün" diyorlar özetle. Fransa'ya Rakka koordinatlarını Amerika Birleşik Devletleri vermiş, o koordinatları da Amerika Birleşik Devletleri'ne PKK veriyor. Ve halka dehşet saçıyorlar, onlardan haraç alıyorlar; "Eğer para vermezseniz koordinatları bildirir, orayı bombalatırız" diyorlar; adamlar elinde avucundaki paraları veriyorlar, buna rağmen yine gidip bombalatıyorlar. Onlar da bir şey yaptırmayacak zannediyorlar, bu alçaklara güveniyorlar. Şu an kan, vahşet bütün bölgeyi sarmış vaziyette; ölenlerin hepsi sivil, "IŞİD'li" diye bir olay yok; hep çocuk, kadın, yaşlı, kaçamayan, oradan göçemeyen, maddi imkanı olmayan, gücü kuvveti olmayan insanlar.

YASEMİN AYŞE KİRİŞ: Hastanelerin hedeflendiğini söylemiştiniz dün.

ADNAN OKTAR: Evet, hastaneler, fırınlar özellikle vuruluyor.

BÜLENT SEZGİN: Danimarkalı milletvekili "Bundan sonra kadın-çoluk çocuk demeden hepsini beraber bombalayalım" çağrısında bulunmuş.

ADNAN OKTAR: Zaten, şu ana kadar zaten öyle oldu. Uçakla üç bin metreden bombayı atıyor, beş bin metreden; "altta çocuk mu var, yaşlı mı var, kadın mı var?" öyle bir ayırım yok. Misket bombası atıyorlar, ortalık cehenneme dönüyor yahut napalm bombası atıyorlar yine cayır cayır yakıyorlar Müslümanları. Koordinatları veren de PKK; Amerika'ya veriyor, Amerika da onlara veriyor. Bunu görenler de akın akın IŞİD'e katılıyorlar, Nusra'ya katılıyorlar, Kaide'ye, Taliban'a katılıyorlar. Bütün dünyada Müslümanları paniğe kaptırdılar. Şimdi Fransa'da da büyük bir kitle IŞİD'e katılacaktır yani bu çok büyük bir tehlike, kıran kırana büyük bir savaşın zeminine hazırlıyorlar, dünyayı cehenneme çevirmeye hazırlanıyorlar. Mehdi (a.s)'nin zuhuru an meselesi, İsa Mesih (a.s)'in zuhuru an meselesi. Cenab-ı Allah böyle bir zemini hazırlayıp Mehdi (a.s)'sini zahir zahir ediyor, İsa Mesih (a.s)'i zahir ediyor.

KARTAL GÖKTAN: Fransa'da da bazı imamların sınır dışı edilmesi kararı alınmış, "aşırılığa davet eden tüm imamlar."

ADNAN OKTAR: Kardeşim "aşırılığa davet eden" aşırılığa davet etmeyen imam olmaz orada zaten, çok çok nadir olur parmakla sayılır. Çünkü Buhari, Müslim, Tırmızi bütün camilerde dolu; oradan açıp okuyor adamlar zaten. Dolayısıyla "Olay iyice tırmanacak" demiştim, "Daha mı şiddetli?" Evet daha da artacak, Mehdi (a.s) zuhur edinceye kadar böyle. Ben söylediklerimin hepsinin arkasındayım, görüyorsunuz; dediklerim hikaye değil, masal da anlatmadım, doğru söylüyorum; her dediğim de çıktı, gördünüz. Mehdi (a.s)'nin zahir olması kesin hak bir gerçek. Bu kanı, bu ıstırabı, bu acıyı durduracak olan İmam Mehdi (a.s)'dir.

AYLİN KOCAMAN: Şimdi IŞİD Washington'ı tehdit etmiş; "Bu sadece bir uyarıydı orada daha büyüğünü yapacağız" diye.

ADNAN OKTAR: O zaman bombardıman daha da artar, o zaman Amerika'daki zenci Müslümanlar, Faslı, Tunuslu, Cezayirli Müslümanlar; onlar da saldırıya geçerler Allah esirgesin. Yani kan gövdeyi götürür. Bir cinnet durumu var, bir akıl tutulması var. Liderler bir araya gelsinler; -açıkça ben söylüyorum- Mehdi (a.s)'yi arasınlar, İsa Mesih (a.s)'i arasınlar, Allah'a dua etsinler. Yani yer yerinden oynayacak, akıllarını başlarına alsınlar. Böyle bilmiş konuşmalarla, yiyip içip gitmeyle olmaz. Hava bombardımanıyla adamın babası ölmüş, annesi ölmüş; adam deliye döner, Allah esirgesin, adam için yaşamanın anlamı yok; hepsi intihar bombacısı olur, çok tehlikeli olur.

BÜLENT SEZGİN: Obama bugün bir açıklama yapmış; güvenli bölgeye gerek olmadığını ve Amerikan askerini Suriye'ye göndermek yerine Kürt güçlerini kullanmaya devam edeceklerini söylüyor.

ADNAN OKTAR: "PKK'yı kullanacağız" diyorlar, evet. "PKK'yı Müslümanları yok etmede kullanacağız" diyorlar hakikaten, adamlar zaten gönüllü, zaten Müslümanlar’dan nefret ediyorlar. Bütün İslam alemine şu an PKK meydan okuyor ve bütün Müslüman alemini dünyadan kaldırmaya azmetmiş durumda PKK. Bu dehşet ve vahşet ortamına karşı Müslümanlar’ın işbirliği yapıp el birliğiyle hareket etmeleri gerekiyor. Bütün İslam aleminin şu an en büyük düşmanı PKK, söyleyeyim. Yani sırf bölgenin değil bütün İslam aleminin en büyük düşmanıdır PKK. Ve kiralık katil olarak görev yapıyorlar, bütün dünyanın gözü önünde yapıyorlar ve Obama açıklıyor; "Bizim kiralık katilimiz bunlar, PKK'lılardır." diyor, bir de "Kürt güçleri" diyerek Kürt kardeşlerimizin hakaret ediyor adam. Kürtleri, Kürt kardeşlerimizi Müslüman katili, deccal ordusu gibi gösteriyor. Çok yanlış konuşuyor. "PKK'lı Marksist, Leninist, Stalinistler" de. Niye Kürtleri işin içine katıyorsun?

"Hocam sohbetleriniz çok güzel. Allah muvaffak etsin. Allah bu ateşe bir su döker inşaAllah. Diyarbakır'dan selamlar." Engin Özaydın.

Dün gece Rakka'da elektrikler de kesildi, su da kesildi. Halk şu an susuz, elektrik de yok. Çok büyük bir Müslüman katliamı başladı. Ve bunda bölgede kullandıkları tek güç PKK, PKK'nın alçak katilleri; asker-polis katillerini şimdi oraya sevk ettiler. Ve bak, Obama açıkça söylüyor; "Biz kendi askerimizi kullanmayız, PKK'lı katilleri kullanacağız" diyor. Bu alçaklar da diyor ki "Biz" kendilerinin Armagedon'un kiralık katilleri olduklarını söylüyor; bunu Öcalan’ın kendisi söylüyor. Armagedon'un kiralık katilleri olduklarını kendileri açıklıyor, Öcalan açıklıyor yani birinci ağızdan açıklıyorlar.

Cenab-ı Allah Kaf Suresi, 45'te "Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver." (Kaf Suresi, 45) "Sen zorbalık yapamazsın, baskı yapamazsın" diyor Cenab-ı Allah.

Mahmut Tarhan; "Her durumda sırtındaki ben ile sana çıkıyor yollar Reis" diyor. Demek ki sırtında her ben olan Mehdi (a.s) oluyor, başa geçiyor yani. Sırtında ben olan Türkiye'de en az bir milyon insan çıkar, ne alakası var sırtımdaki benle?

"Selamunaleyküm Adnan Bey" Aleykümselam, "O masadakiler şampanya ve şarap mıdır? Bunlar haram değil midir? Saygılar." Yusuf Aksoy. Bir kere şampanya şarap olduğuna da kanaat getirmiş, haramlığını tartışıyor. Zaten haram, neyini tartışıyorsun? Onlar meyve suyu hepsi, her yerde de satılıyor.

Şu anda Fransa'da Müslümanlar büyük bir tehlike altında yaşıyorlarmış, evinden çıkamıyorlar, CNN Türk muhabirinin Türk olduğunu anlayınca ona da saldırmışlar Fransa'da.

PKK'yı deccaliyet özel olarak hazırlamış, Müslüman katliamında kullanmak üzere böyle alçaklardan oluşan, haysiyetsiz, şerefsiz, namussuzlardan oluşan bir kahpe grubu oluşturmuşlar; bak hepsi onlara güveniyor. Putin sordu mu derin devletin gösterdiği adres ne, Rusya'nın gösterdiği adres ne? PKK. "Bütün gücümüzle PKK'ya destek olacağız. Hava bombardımanıyla, silahla destek olacağız" diyor. Amerika ne diyor? "Sadece PKK güçleri ile Müslümanlara saldıracağız" diyor. Onlar da ellerinde telsizlerle geziyorlar bölgede; sürekli bir Müslüman grup, toplu bir arada gördü mü yıldırım hızıyla haber veriyorlar, diyorlar "Şuraya toplanmış durumdalar. Hemen gelin vurun." Oradan uçak gemilerinden uçaklar süratle kalkıyor; gelip vuruyorlar Müslümanları, çoluk çocuk hepsini. Adam ilk defa sanki anlatıyormuş gibi; zaten çoluk çocuğa ateş ediliyor, zaten asıl hedef onlar.

IŞİD yeni video yayınlamış, "Şimdi Washington'ı vuracağız" diyor. Amerika'nın eli ayağı boşaldı, geniş çaplı şimdi tedbir alıyorlar. Bunu tırmandırmanın alemi ne?

GÜLŞAH GÜÇYETMEZ: Siz söylemiştiniz böyle olur diye.

ADNAN OKTAR: Şimdi zenci ayaklanması da olacak onun arkasından. Amerika'yı cayır cayır yakarlar boydan boya. Fransa'da da eğer ayaklanma olursa bütün Fransa'yı cayır cayır yakarlar. Daha önce Fransa'da bir ayaklanma oldu, Fransa mahvolmuştu; şimdi onun yüz misli olur. Büyük bir tehlike olabilir, sevgiyle, barışla, kardeşlikle bu meselenin halledilmesi lazım.

"Siz yıllarca dini, Allah'ı, Darwinizm’i vesaire anlatıyorsunuz; milyonlarca kitap dağıtımı yapıyorsunuz. Buna rağmen dünyada pek bir düzelme yok hatta savaş daha da arttı. Siz doğru yolu yıllarca gösterdiğiniz halde düzelmeyen dünya Mehdi (a.s) gelince nasıl düzelsin?" Fadime Demirel. Mehdi (a.s)'nin kırk yıllık mücadelesi var. Peygamberimiz (s.a.v.); "Kırk yıl mücadele edecek ve küçük bir grup olarak mücadele edecek" diyor. Üç yüz on üç kadar bir talebe grubu yani. En sonunda Allah hakimiyeti sağlayacak. Dünya hercümerç olacak, oluk gibi kan akacak sonra Mehdi (a.s) zuhur ediyor. Biz de talebesi olarak tabii bir Mehdi (a.s) öncüsü olarak, Mehdi (a.s)'ye zemin hazırlayan öncülerden bir topluluk olarak var gücümüzle gayret ediyoruz.

AYLİN KOCAMAN: Sizin bir de genel olarak etkinizi fark etmemiş olabilir. Türkiye'de dindarlık sizin vesilenizle yüzde doksan dokuza ulaştı, Darwinizm çöktü Türkiye'de; yurt dışında mason localarına Kuran girdi vesilenizle. Dünya değişti.

ADNAN OKTAR: Türkiye'de AK Parti göğsünü gere gere iktidar oluyorsa onun ideolojik zeminini bilimsel yöntemle hazırlayan biziz. Biz bu ideolojik zemini, felsefi zemini hazırlamasak AK Parti iktidar olamazdı. Doğu Perinçek bu konuyu gayet güzel analiz etmiş. O sosyologdur, çok bilgili bir insandır, üniversitede de görev almış bir insandır. Onun açıklaması bu, ben söylemiyorum. "Geniş çaplı bir çalışma yaptı, sosyal çalışma yaptı. Hükümetin felsefi zeminini hazırladı" diyor, "iktidarın."

AYLİN KOCAMAN: Başka isimler de verebilir sadece sizi söylüyor.

ADNAN OKTAR: Tabii sadece beni verdi, benim ismimi verdi. "Ve bu sebeple de AK Parti iktidar oldu" diyor.

Mesela Amerika'nın böğründe bir Marksist, Leninist, Stalinist bir yapılanma oluşsa; Amerika'nın çeşitli bölgelerine, şehirlerine hakim olsa, orada terör ve şiddet uygulasa, Türkiye de havadan onlara elli ton silah atsa Amerika ne derdi buna? Yeri göğü ayağa kaldırırdı. Ama o Türkiye'ye yapıyor bunu ve gayet de makul görülüyor bu. Bu çok büyük bir rezalet. Obama bugün açıkladı, ne diyor? "Amerika Birleşik Devletleri güvenli bölge istemiyor" diyor. Türkiye de diyor ki; "Cerablus'u biz güvenli bölge yapacağız." Amerika "İstemiyorum" diyor. Ama Türkiye'ye "Orayı boşalttır" sözü inzal oldu Amerika'dan, öyle gibi görünüyor veyahut başka yerlerden veyahut en azından böyle anlaşılabilir. Çünkü orası boşaltıldığında PKK gelip oraya yerleşecektir. Çünkü IŞİD'i sen oradan çektiğinde -hadi diyelim gitti IŞİD- kim gelecek oraya? Güvenli bölge de yok; gelecek olan sadece PKK'dır. Böylece Akdeniz'e açılmış olacaklar. Türkiye bu oyuna engel olsun. O bölge savaşın ortası, oranın boş kalmayacağı belli; orada kuşlar yuva yapsın diye bekleyecek hali yok PKK'nın, direkt balıklama dalar. Türkiye'ye baskı yapıyor olabilir Amerika, bu baskıyı asla kabul etmesin Türkiye. Bölgeyi boşalttığında Türkiye, derhal PKK'nın geleceğini çocuk olsa bilir.

AYLİN KOCAMAN: Daha önce bir de Tel Abyad'da bir oyun oynamışlardı Adnan Bey, "Burayı artık Özgür Suriye Ordusu'na verdik" dediler, bayrak diktiler halbuki PKK yerleşti. Yine aynı taktiği de uygulayacak olabilirler. Siz daha iyi bilirsiniz.

ADNAN OKTAR: Bir daha söyle bakayım.

AYLİN KOCAMAN: Tel Abyad'da aynı taktiği yaptılar; "Buraya Özgür Suriye Ordusu gelecek." dediler, onların bayrağını çektiler halbuki PKK yerleşti. Şimdi de aynı iddiaları var Cerablus için.

ADNAN OKTAR: Çaktırmadan, alttan alta götürüyorlar işi ve millete sezdirmeden yapmaya çalışıyorlar. Bütün kamuoyunun gözü önünde Müslümanlar da başı derdine düştü onun için göremiyorlar. Mesela Türkiye'nin Güneydoğu bölgesi yine Güneybatı bölgesi, boydan boya alt kısımdan PKK işgali altında. Beş yüz kilometre eninde, yaklaşık da -İran'ı da dahil edersek- bin iki yüz kilometre boyunda bir bölgeye PKK hakim oldu. Ama Akdeniz'e daha ulaşamadılar, küçük bir bölge var, orayı da diyorlar ki, "Türkiye boşaltsın burayı. Türk askeri de girsin, IŞİD'le çatışsın; bölgeyi boşaltsın. Sonra geri çekilsin Türkiye. Biz de buraya PKK'yı yerleştireceğiz" diyorlar. Bu çok korkunç bir şey. Mesela "Güvenli bölge, uçuşa yasak bölge gibi şeyler amacımıza zarar verebilir" diyor Obama. "O zaman asker gerekir oraya. Öyle bir şey olursa oraya asker koymak lazım. Kara harekatı gerekir. Biz de bunu yapmayacağımıza göre bunu Türkiye'nin yapması gerekiyor" diyor. Ee boşaldı ne olacak? "Geri çekileceksiniz" diyor. Geri çekilince ne olacak? "Tabii ki oradaki PKK'yı biz oraya yerleştireceğiz" diyor. İslam alemi meydana gelen akıl almaz tehlikenin boyutunu görmesi gerekiyor. PKK'yı bütün İslam alemini katletmede kullanmayı düşünüyorlar, hepsini. Tehlike büyük.

"Hocam senin programına katılmak istiyorum. Diyarbakır'dan gönderiyorum. Sizleri çok seviyorum. Sizin talebeniz olmak istiyorum." Estağfurullah ben sizin talebeniz olurum, Hikmet Özkorkmaz.

Onların planı şu; Türkiye'ye o bölgeyi bombalatacaklar havadan, karadan sonra da diyecekler ki "Biz güvenli bölge istemediğimizi söyledik. Açıkladık. Dolayısıyla oraya artık PKK geçsin" diyecekler. Çünkü her alana Amerika ve Rusya PKK'yı yerleştiriyor, adını değiştiriyor; PYD, CYB, DY… Sürekli isim değiştiriyorlar ama hepsi PKK.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Haziran 2015’te Belçika’nın Brüksel şehrinde, Oktar’lar sizi temsilen bir toplantıya katılmışlardı. Crans Montana Forum Toplantısı’na. Toplantıya devlet başkanları, bakanlar ve dini liderler katılmıştı. Belçika Başbakan Yardımcısı Belçika Dışişleri Bakanı ve eski Belçika Başbakanı Didier Renders ile de röportaj yapmışlardı ve sizin İslam Terörü Lanetler kitabınızı kendisine hediye etmişlerdi. Bugün Belçika Başbakanı Paris saldırıları sonrasında mecliste açıklamalarda bulundu. Başbakan Charles Michel İslam’ın bir barış dini olduğunu ve merhametle dolu olduğunu söyledi. Charles saldırganların Allah adına öldürdükleri iddiasının yalan olduğunu ve cinayetleri Allah adına değil nefret adına işlediklerini ifade etti. Michel İslam’ın saldırılarla hiçbir ilgisi olmadığını da canilerin İslam’ı kullandıklarını söylerken, “Hep birlikte nefrete ve hoşgörüsüzlüğe karşı bir yumruk oluşturmalıyız, güvenlik ve özgürlük arasında seçim yapmayı reddediyoruz” dedi.

ADNAN OKTAR: Güzel, aklı başında bir açıklama tebrik ediyoruz.

BÜLENT SEZGİN: Fotoğraf gösterebiliriz. Bu kişi Didiers Renders Belçika Başbakan Yardımcısı, Belçika Dışişleri Bakanı ve eski Başbakanı.

ADNAN OKTAR: Bu değerli insanların hepsine benim kitaplarımdan gitti. O kitaplarda gerçekleri görüyorlar, dolayısıyla üsluplarına da o yansıyor.

İslam alemi PKK’nın farkında değil. Bunlar dünyanın en azılı cinsi sapıklarını, ahlaksızlarını, katillerini başına toplamış it kopuk takımı. Bir de karışık hale geldiler bunlar. PKK’nın ana undesi cinsi sapıklık ve cinayet. Tam bir pislik ordusu. Rus derin devleti böyle aşağılık adamlardan oluştuğu için kendi tipindeki adamları destekliyorlar. Çünkü bütün derin devletlerin ana özelliği cinayeti ana unde yapmalarıdır. Bunlarda da geceli gündüzlü cinayet olduğu için bayılıyorlar bunlara. İslam aleminin celladı bunlar. Çok büyük bir tehlike. Gereken tedbiri bütün İslam aleminin alması lazım. Birleşerek.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Başbakan Davutoğlu bugün yeni anayasa çalışmalarından bahsetti. Ancak başkanlık konusuna hiç değinmemesi dikkat çekti. Davutoğlu insan onuruna dayalı özgürlükçü yeni bir anayasa en büyük ihtiyacımız. Bütün önyargıları bir yana koyarak toplumun kanaat önderlerini, aydınlarını bir istişare ortamına davet ediyoruz. Türkiye’nin darbe anayasasından kurtulması için herkesi bekliyoruz” diye konuştu.

ADNAN OKTAR: Davutoğlu Hoca?

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Başkanlık sistemine hiç gerek yok. Sayın Davutoğlu bayağı mübarek, muhterem bir insan. Başbakan olarak çok şahane görev yapıyor. Bütün Türkiye de seviyor. Türkiye dengelendi. Türkiye’de de hiçbir gerilim yok şu an. Herkesin muhabbet duyduğu bir insan. Cumhurbaşkanı da akil bir insan olarak, bir dava adamı olarak, hükümetin şahsı manevisini olumlu yöne çeken bir insan olarak dikkat çekiyor. Bu yeterli. Bunu kurcalamanın alemi yok. O, Allah esirgesin sıkıntı meydana getirebilir. Rahatsızlık meydana getirebilir. Halk huzurlu şu an. Her şey süt liman. Gayet de güzel gidiyor. Çünkü başkanlık sistemi demek  “Başbakan’da bir şey yok, bir işe yaramıyor”  anlamına gelir. Türkiye’yi de bölüp parçalayacak bir sistem olduğuna göre bu konuya hiç girmeseler daha iyi olur. Yani Başbakan’ı Türkiye’nin tamamı seviyor. Tayyip Hoca burada biraz anlayışlı davranması lazım.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Amerika Birleşik Devletleri içinde YPG'nin de bulunduğu IŞİD ile savaşan demokratik Suriye güçlerine ikinci defa mühimmat yardımında bulundu. Yaklaşık on-on iki muhalif gruptan oluşan koalisyon bünyesinde beş bin savaşçı bulunuyor. Koalisyon Suriye'de İslam devletinin kontrolünü zayıflatmak için ağırlıklı olarak YPG ve diğer gruplarla çalışıyor.  

ADNAN OKTAR: Amerika çok samimiyetsizlik yapıyor. Demokratik Suriye bilmem ne tavşanlar hoplaması falan orada sadece PKK var. Başka bir grup yok. Çok samimiyetsiz yani birçok kişi var onlar da YPG de bunların içinde. Başka hangi grup varmış? Ne kadar büyük vicdansızlık ne kadar ayıp. Sadece PKK’ya silah veriyorsun. Bak bir değişiklik daha yapmış. Bir isim değişikliği daha.

Twitter’da en çok konuşulanlarda altıncı sıradaymışım. Önemli. Altı da derken dün hemen birden tak iki oldu. Oldum. Kalpler de biriz inşaAllah.

Evet, başlayalım devam edelim muhabbet.

KARTAL GÖKTAN: Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Paris'teki saldırıların Suriye'de planlandığını, bazı Fransızlar’ın yardımıyla Belçika'dan yönlendirildiğini söyledi. Dünyayı tehdit eden terörist öğütle savaş halinde olduklarını ve IŞİD'e karşı acımasız davranacaklarını kaydeden Hollande, “Mücadele uzun sure gündemimizde olacak” dedi. Parlamentodaki özel oturumda konuşma yapan Hollande, "Savaştayız ama herhangi bir medeniyete karşı değil. Fransızlar’ı cuma akşamı başka Fransızlar vurdu" dedi.

ADNAN OKTAR: Fransızlar’ı başka Fransızlar. Darwinizm’in kalesi Fransa, materyalizmin kalesi. Sevgiyi unutmuş durumdalar. Tek kelime ağzına almıyor bak dikkat ederseniz sevgiyi. Hala asacağız keseceğiz edebiyatı yapıyor. Acımayacağız diyor. Allah vermesin bu sefer kendisine de suikast yaparlar. Oradaki diğer insanlara da yaparlar. Sevgi ile yaklaşsın. Muhabbetle yaklaşsın. Gerilim politikası doğru değil. Muazzam bir eğilim var teröre karşı, şiddete karşı. Bunun yolu Kuran’a dönmek. Israrla işte “Kuran’da şöyle şiddet ayeti var böyle şiddet ayeti var.” Kardeşim niye uzatıyorsun konuyu? Niye anlamazdan geliyorsun? Kuran’ı tenzih ediyorum da,"Allah dinde zorlama yoktur" diyor. Sen istersen bana bin tane ayet göstersen hepsi o ayeti geçerli kılmaz. Yani o ayetle başka anlama geliyor demektir o zaman. Hiç alakası yoktur. Yani o hüküm bitiyor konuyu. Dinde zorlama yoktur dedi mi biter. Gösterdikleri ayetler bambaşka konularla ilgili. Savunmayla ilgili ayetler ve o devirdeki savunmalarla ilgili ayetler o anki savaşa ait. O anki savaş. Onunla ilgili bir taktik gelmiş vahiy olarak. Ama genel hüküm, "Dinde zorlama yoktur" diyor Cenab-ı Allah. Bitti. O andaki sıcak savaşta Cenab-ı Allah taktik ve yöntem gösteriyor. Bu her savaşta her yerde bunu yapın demiyor ki Allah. Ve orada Müslümanlar’a saldırı var. O saldırıda kendinizi savunun diyor Allah. Bu kadar.

AYLİN KOCAMAN: Çok büyük bir kısmını da siz anlatmıştınız. Kendisiyle anlaşma yapılan müşrikler var. Anlaşmayı bozup Müslümanlar’a saldırıyorlar.

ADNAN OKTAR: Bir daha.

AYLİN KOCAMAN: Kendisiyle anlaşma yapılan müşrikler var ayetlerin ifadesinde. Anlaşmayı bozup Müslümanlar’a saldırmaya başlıyorlar. Zaten savunma gerekiyor öyle bir durumda.

ADNAN OKTAR: Ya kardeşim hem ne saldırı. Kadınları, çocukları hepsini şehit ediyorlar. Ve kahpece ve kalleşçe. Bunda Müslümanlar kendini savunuyor konu bu.

"Müslüman Müslüman’ın aynasıdır. Biri diğerine hatasını söyler. Dinde zorlama kafire yoktur. "Cengiz Aksakal. Osman Soylu. İşte bak kendi kendine hüküm çıkartıyor. Müslüman Müslüman’ın aynasıdır. Biri diğerine hatasını söyler. Bu Emr-i bi'l ma'rûf ve nehy-i anil münkerdir bu. Bu zorlama değil. Bak Kuran’a göre bu yanlıştır diyorsun. Bu doğru. Zorlamıyorsun hükmünü anlatıyorsun. Ama öbüründe sen şiddet kullanıyorsun. Adamı öldürmeye kalkıyorsun. Kuran’ın yasakladığı odur zorlama dediği o.

BEYZA BAYRAKTAR: Başka bir ayette, “Öğüt alabilene öğüt ver” diyor.

ADNAN OKTAR: Tabii. Yani Emr-i bi'l ma'rûf ve nehy-i anil münker zaten Allah'ın emri. Peygamberler bizi zorlamıyor ki; insanlara dini anlatıyorlar sadece. İnsanlar severek o dine giriyorlar. Peygamberimiz (s.a.v.) geldi bak Hz. Hatice'yi zorladı mı? Baskı mı yaptı? Yok. Severek Müslüman oldu. Hz. Ebubekir (r.a), Osman (r.a), Ali (r.a). Zorlanarak mı dine girdiler? Yok, hepsi severek. İşte İslam aleminin hatası burada, bazı Müslümanlar’ın. Zorlama olmadığını sahabelerin hayatında da gördükleri halde anlamazlıktan geliyorlar.

AYLİN KOCAMAN: Biraz önce söylediğiniz ayette de yaklaşık olarak söyleyeceğim, "Sen onların üzerinde zorba değilsin" diyor Allah. Hemen arkasından da “Onlara Kuran’la öğüt ver "diyor. Yani zorbalık yapma ama Kuran’la öğüt ver.

ADNAN OKTAR: Bir daha şöyle ayeti.

AYLİN KOCAMAN: Yaklaşık olarak söyleyeceğim,"Sen onların üzerinde zorba değilsin" diyor Allah. Onun hemen arkasından da “Onlara Kuran’la öğüt ver" diyor.

ADNAN OKTAR: Tabii ki. Evet. Öğüt ve hatırlatma zaten Müslüman’ın vasfı.

"Adnan Bey önümüzdeki seçimlerde cumhurbaşkanlığa adaylığı düşünüyor musunuz?" Bunlar kafayı taktı biri parti kur diyor biri işte hükümette görev al. Biri bilmem başbakan ol, cumhurbaşkanı. Kardeşim, cumhurbaşkanlığı bir siyaset kurumudur. Başbakanlık siyaset kurumudur. Benim siyasete ihtiyacım yok. Siyasette bir eksiklik gördüğümüzde tamir ederiz, söyleriz, düzelir. Yani böyle şeylere ihtiyaç yoktur. Yani Türkiye'ye faydalı olmak için cumhurbaşkanı olmak mecburiyetimiz falan yoktur. Mevcut cumhurbaşkanı var. Varsa bir eksiklik anlatırsın. O da insan sözünü dinler. Dinliyor zaten. Doğru bir şey oldu mu kabul ediyor, böyledir. Yani farz edelim ben de cumhurbaşkanı olmuş olsam ben de insanların bilgisinden istifade ederim. Değişen bir şey olmaz yani. Onun için buna gerek yok. Mesela başbakan mükemmel bir insan. Başbakan’ı değiştirmeye gerek yok. Varsa bir eksiklik zaten söz dinleyen bir insan. Anlatırsın yapar.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Ahmet Hakan bugüne kadar Suriye’de çoluk çocuk on binlerce insanın katledildiğini, Suriye halkının evinden barkından olduğunu daha dün Beyrut’ta Fransız destekli bir katliam daha yapıldığını, Bağdat’ta her gün insanların öldürüldüğünü ancak tüm bu ölümlere ne mum yakan ne kampanya yapan ne dua isteyen kimsenin çıkmadığını söyledi. “Ne hikmetse söz konusu Paris olunca tüm dünya bir olup Paris’e dua edin kampanyası başlattı. Ama bugüne kadar Suriye için dua edin diyen tek bir ses bile yankılanmadı bu insanlardan. Bu nasıl bir vicdansız ve adaletsiz bir yarıştır? Tamam acıları yarıştırmayalım ama bu durum insanın çok kanına dokunuyor” dedi.

ADNAN OKTAR: Ama benim anladığım orada Müslümanlar panik oldular. Yani Fransızlar karşı bir atağa geçip katliam yaparlar böyle misillemede bulunurlar diye panik oldukları için dua edelim diye bir kampanya başlatmış olabilirler. Yani korkudan kaynaklanan bir şey olabilir. Nitekim halen de evlerinden çıkamıyorlar.  Yani korkularında da haklı gibi görünüyorlar kendi açılarından. Yani korku derken çekinmelerinden. Ama tabii Ortadoğu’daki bir insanın değeriyle Avrupa’daki insanın değeri arasında Avrupalılar açısından çok büyük fark var. Bin Ortadoğulu bir tane Avrupalı etmez kafasındalar. Onun için Ortadoğulu’nun ölmesi, yaralanması bir hayvanın ölmesinden daha önemsiz onlar için. Bir kısmı için tabii hepsi için söylemiyorum. Mesela orada sokakta bir adam köpeği ezse arabasıyla yer yerinden oynar. Ama Ortadoğu’da mesela yüzlerce Müslüman bir gecede bombalanıyor. Çocuklar bas bas bağırarak şehit oluyor. Bunun haber değeri dahi olmuyor. Yani şu an Suriye’de akıl almaz bir katliam yaşanıyor. Gerek Amerikan uçakları, gerek Fransız uçakları, gerek İngiliz uçakları cinnet geçirmiş gibi bomba yağdırıyor halkın üstüne. Çok nadir oradan haber alınabiliyor. Telefonu çok nadir insan oluyor. Onlar da çok nadir onu belgelendiriyorlar. Mesela şimdi internette var feryat figan göklere çıkıyor. Bütün mahalleyi caddeleri, sokakları yangın yerine çevirmiş Fransızlar. Ağır bir bombardıman yapılmış hava bombardımanı. Enkazların altında hep çocuklar çıkıyor yaşlılar, kadınlar, gençler yani halktan insanlar.

Amerikalı bir tanıdığımız şöyle soruyor: “Allah Müslümanlar’ın çoğunun Kuran’ı yanlış anlayacaklarını biliyorsa neden yanlış anlamayacakları şekilde indirmedi?” Aynı şekilde Tevrat için de geçerli, İncil için de geçerli.

BEYZA BAYRAKTAR: Hepsinde bağnazlık var.

ADNAN OKTAR: Tabii hepsinde.“Kuran neden çocukların, masumların öldürüleceklerini bilerek buna göz yumuyor?” Hristiyanlar’ın haçlı seferlerinde çoluk çocuk milyonlarca insanları şehit ettiler. O engizisyon mahkemeleri cayır cayır insanları yakıyordu. İncil’e bakıp yapıyorlardı bunu. Demek ki bağnazlık hak olan bir kitabı yanlış yorumlamaya müsait oluyor.

AYLİN KOCAMAN: Bush da Irak’ı işgal ederken İncil’den alıntıyla yaptı.

Adnan Oktar: Tabii. İncil’e göre ben Irak’a operasyon yapıyorum dedi. İki milyon insanı şehit etti. Mesela Amerikalı kardeşimiz Fransa’da ölen yüz-yüz elli kişiyi önemli görüyor ama Irak’ta ölen, şehit olan iki milyon insanı önemli görmüyor. Afganistan’da ölen iki buçuk milyon insanı önemli görmüyor. Irak’ta bir buçuk milyon insan şehit edildi yani Suriye’de bir buçuk milyon insan şehit edildi. Bunu da görmüyorlar. Libya’da kan gövdeyi götürüyor dolayısıyla Tevrat’a uyan da şiddet uyguluyor, Kuran’a uyan da güya kendine göre ama yanlış yorumlayarak, İncil’e uyan da kendine göre yanlış yorumlayarak katliam yapabiliyor. O zaman doğrusu nedir? Kuran’ı en iyi anlayan kimse o uygulayacak. İncil’i kim çok iyi anlıyorsa Kuran’ı kim çok iyi anlıyorsa, Tevrat’ı kim çok iyi anlıyorsa dünyaya hakim olacak olanlar da onlar olacak. Dolayısıyla Mehdi (a.s) ve İsa Mesih.

“ Neden bir tek siz dini doğru anlayabiliyorsunuz?” Neden bir tek İsa (a.s) ahir zamanda Hristiyanlığı gerçek anlamda anlıyor? İsa (a.s)’yı beklemiyor musun? İsa (a.s) bütün küfrü yok edecek diyorsun. Dini bir tek o çok iyi anlayacak diyorsun. Ona inanıyorsun. Mehdi (a.s)’nin de dini çok iyi anlayacağına inanman lazım. Biz de Mehdi (a.s) talebeleri olarak dini çok iyi anlayan insanlar olduğumuzu gösteriyoruz.

AYLİN KOCAMAN: Museviler de Moşiyah’ı bekliyorlar “O geldiğinde yeni yasa getirecek Tevrat’ı gerçeğine çevirecek” diyorlar.

ADNAN OKTAR: Tabii ki. Gerçek Tevrat olacak diyorlar. Yani biz Tevrat’ı şu an uygulayamıyoruz. Moşiyah geldiğinde o ve talebeleri yani Mehdi (a.s) ve talebeleri Tevrat’ı doğru uygulayacaklar diyor.

Mesela bu Neoconlar’ın temsilcilerinden başkan Ronald Reagan, Libya’nın bombalanmasının gerektiğini eski ahitten Tevrat’tan sözler göstererek açıklamıştı. Tevrat’tan gösteriyor.

AYLİN KOCAMAN: Bir ara hiçbir şey yapmamıştı öyle bir ihtimal var diye Tevrat’tan.

ADNAN OKTAR: Tabii. Reagan diyor ki; “Ahir zamanda İsrailoğulları’na ihanet edecek ülkedir” diyor Libya için. Bunu gerekçe gösterip Libya’yı yerle bir etti. Peşinen cezalandırdı yani nasıl olsa ihanet edecek bunlar diye.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: AFP’ye konuşan üst düzey bir Türk yetkili, Paris’teki saldırılarla aynı gün İstanbul’da da saldırı planlandığını söyledi. “Paris saldırılarıyla aynı gün İstanbul’da da saldırı gerçekleştirmeyi planladıklarına inanıyoruz” diyen yetkiliye göre İstanbul’da beş kişi gözaltına alınarak saldırı engellendi. MİT’in Paris saldırısını düzenleyen kişi hakkında da Fransız istihbaratına bilgi verdiği ancak Fransız istihbaratının gerekli tedbiri almadığı iddia edildi.

ADNAN OKTAR: Bir daha.

KARTAL GÖKTAN: AFP’ye konuşan üst düzey bir Türk yetkili, Paris’teki saldırılarla aynı gün İstanbul’da da saldırı planlandığını söyledi. “Paris saldırılarıyla aynı gün İstanbul’da da saldırı gerçekleştirmeyi planladıklarına inanıyoruz” diyen yetkiliye göre İstanbul’da beş kişi gözaltına alınarak saldırı engellendi. MİT’in Paris saldırısını düzenleyen kişi hakkında da Fransız istihbaratına bilgi verdiği ancak Fransız istihbaratının gerekli tedbiri almadığı iddia edildi.

ADNAN OKTAR: Bu Fransa istihbaratının işine gelir çünkü kendi elemanları, kendi adamları. Zaten olay gün geçtikçe daha da ortaya çıkıyor. Milli İstihbarat Teşkilatı bilgi veriyor adamlar diyor böyle böyle bir şey yapacak diyor ya diyorlar siz karışmayın bizim kendi elemanımız onlar ne yaparlarsa yaparlar. Verdikleri cevap bu, mantık bu. Çünkü bundan sonra Müslümanlar’a saldırı katmerli arttı. Şimdi adamlar orada mesela iki yüz Fransız öldürülmüş olsa umurlarında değil çünkü ona karşılık adam iki milyon Müslüman şehit edecek. O iki yüz kişi onlar için hiç. Mühim olan o iki milyon Müslüman’ın şehit edilmesi. Şimdi acımasız bir katliama giriştiler. Suriye’de, Irak’ta günlerden beri geceli gündüzlü yağmur gibi bomba yağıyor Müslümanlar’ın başına. Daha da artıracakları anlaşılıyor. Şimdi katlamalı yine ataklar olacaktır.

AYLİN KOCAMAN: Bu bir savaştır dedi zaten.

ADNAN OKTAR: Savaştır diyorlar tabii. Ama şimdi eğer ledün yönüne bakacak olursak, ilmi batın yönüyle bakacak olursak bu daha da artacak. Allah’ı kavli böyle. Allah’ın takdiri böyle. Oluk oluk kan akacak. Sonra Mehdi’siyle Allah durduracak. Mehdiyet’i hikaye gibi görenler müthiş bir gerçekle karşı karşıya olduklarını anlamaya başladılar. Daha anlamazdan gelenler de olacaktır. Bir dahaki sene de daha da kanaatleri gelecek. Öbür sene çok çok daha net kanaatleri gelecek. Öbür sene neredeyse yüzde yüz kanaatleri gelecek. Sonunda İmam Mehdi (a.s) zahir olacak. Allah dediğini yapar. Cabbar ismiyle zorla dediğini yapar. İllaki Mehdi’sini çıkaracak. İllaki İsa Mesih zahir olacak.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Ahmet Hakan köşesinde bir fotoğraf yayınladı Adnan Bey. Fotoğrafta Silvan’da fakir bir vatandaşımızın evinin duvarında “Türk’sen övün değilsen itaat et” yazısı yazılmış. Ahmet Hakan bu yazının özel tim tarafından yazıldığını iddia etti. “Sayın Erdoğan’ın yıllardır biz red ve inkar politikalarına son verdik dediğini ama devletin Silvan’ın dağına taşına böyle yazılar yazdığını öne sürdü. Başbakan ve Cumhurbaşkanı bu yazıyı bu duvara yazanın peşine düşüp onun işine son verdirtmeyecek mi?” diye sordu.

ADNAN OKTAR: Onun işi dağda teröristlik yapmak. PKK’lı, PKK’lı kurnazlığı; onun kurnazlığı oyununa gelmiş Ahmet Hakan. PKK’nın çirkin bir oyunu. Her yerde yapıyor bu tip provokasyon bunlar. O zeki bir insan olduğuna göre böyle bir oyuna gelmemesi lazımdı. Özel harekat nerede görülmüş böyle bir şey yaptığı? Daha bir benzeri yok.

AYLİN KOCAMAN: Bir de o konuyla ilgili Adnan Bey siz hep PKK’nın çok yalancı olduğunu söylüyorsunuz. Hep bu yöntemleri kullanıyor zaten kendi yapıp başkasının üstüne atmak.

ADNAN OKTAR: Cinayet işliyor şu yaptı diyor, olay çıkartıyor bu yaptı diyor. Bak Milli İstihbarat Teşkilatı söylüyor bunu yapacak adamlar oraya geldiler diyor siz karışmayın diyorlar. Çünkü eylem yaptı mı onlara eğlence çıkıyor. İş çıkıyor. Müslümanlar’ı bombalamak için kapı açılıyor ve Fransız silah sanayinin kompradorları, o zenginler silahların satılmadığını stokun dağlar gibi olduğunu söylüyor. Satılması için ne gerekiyor? Bir olay çıkması gerekiyor. Bir üç kişiyle gönderiyor adam yüz kişiyi mesela taratıyor, eğer Fransız istihbaratı da öğrenirse aman diyorlar siz susun bizim işimizi engellemeyin. Orada o olaydan sonra Fransız silah fabrikalarının ürettiği mallar zibil gibi kullanılmaya başlanıyor. Bak şu an tonlarca, yüzlerce ton bomba yağdı Müslümanlar’ın başına. Stokları eritiyorlar. Kendi kafalarına göre.

Olayın özeti şu İslam’da şiddet ve dehşet yok. Atıyorlar, verdiğimiz ayetler, beş ayet verdim, çok net olarak baskı, şiddet İslam’da yok. Ancak savunma var. O söyledikleri bütün ayetler savunmayla ilgili ayetlerdir. Ve o anki savaşa ait ayetler. O anki saldırıda Müslümanlar’ın kendini savunması söyleyen ayetler. Onun için boş yere zorlama yapmasınlar. İslam yanlış anlatılıyor. Ve bağnazlık da yayılıyor. Bağnazlar da ezildikçe daha fazla şiddet yapıyorlar. Şiddet yaptıkça karşı taraf da daha fazla bağnazları eziyor bir kör açmaz meydana geldi. Ama bu hadislerde belirtilen bir olay. Yani bu başıbozuk gelişmiyor. Bir kader içerisinde gelişiyor. Olaylar daha da şiddetlenecek. Hz. Mehdi (a.s) da olsa durduramaz şu an. Ortaya çıksa durduramaz. Ne zaman durdurabilir? Allah’ın emri geldiğinde. Çünkü Allah’ın emri şu an kan ve şiddet, dehşet. Bunu Ben dünyaya yaşatacağım diyor Allah. İnsanların bunu hak ettiğine inanıyor Cenab-ı Allah. Cenab-ı Allah’ın hükmü bu. “Benim dinimi terk ettiler, Kitap’ımı terk ettiler Ben de intikam alıyorum” diyor Cenab-ı Allah. Ama bunun ezelde kararını vermiş. Adamlar diyor ki "İki bin yıl geçti işte bin dört yüz yıl geçti, bin küsur yıl." Kaderde bu insanlar bu hatayı yapmışlar. Ve kaderde de bu karşılık verilmiş. An içerisinde. Mehdi (a.s)'nin de bu süreç içerisinde Cenab-ı Allah'ın takdir edilmiş bir vakti var, o vakitte çıktığında Allah kanı aniden durduruyor. Mehdi (a.s) durdurmuyor, Allah durduruyor; Mehdi (a.s)'yi vesile ediyor. Cenab-ı Allah Mehdi (a.s)'nin imanını, Allah'a olan sevgisini seviyor; sadakatini seviyor. Mehdi (a.s)'nin yoksa aklının vusatinden değil, aklını çünkü Allah yaratıyor. Ama Kendisi’ni seven bir dost olarak nasıl Hazreti İbrahim (a.s)'i, Peygamberimiz (s.a.v.)'i seviyorsa Allah Mehdi (a.s)'sini de seviyor, İsa Mesih (a.s)'i de seviyor. Kendi dininin; Hristiyanlık, Müslümanlık ve Museviliğin anlı şanlı bitmesini istiyor yani üç ana dinin anlı şanlı bitmesini istiyor. Bu kadar, konu bu. Kıyamet kapıda; kıyamet kapıya geldi Allah kapısını kapattı; Kıyamet kapıya dayandı; Mehdi (a.s) olduğu için dünyada. Mehdi (a.s) gittiğinde kapı açılacak zaten. Mehdi (a.s)'yi Allah aldığında kapıyı açıyor, kıyametin ilk ön elemanları girmeye başlıyorlar yıldırım hızıyla dünyaya; gök taşlarında artma olacak, büyük depremler başlayacak çok büyük depremler; bu dünyanın infaz edileceğinin alametleri olacak. Mesela Hicri 1506 gibi büyük bir deprem bekliyoruz İstanbul'da yani İstanbul'u yerle bir edecek bir deprem Allah vermesin. Biz o vakti görmeyiz. Arkasından yine büyük depremler büyük şehirlerde, büyük gök taşı düşmeleri ama dünyayı dağıtacak gibi değil de panik meydana getirecek gibi. Bunlar olacak. Çok büyük olaylar, savaşlar, ihtilaller, kavgalar olacak, 1545 gibi de kıyamet kopacak. Bu ihtiyar dünya yeniden bir tazelenecek. Akıl almaz ihtiyar oldu, piri fani şu an dünya, koltuk değneğiyle falan zor gidiyor yani. Millet diyor ki "Artık çakmak yakmayalım. İşte deodorant kullanmayalım. Ölüyor" diyorlar "dünya." Tabii yakıtı da bitti, her şey bitti. Öldü ölecek diye titriyor adamlar habire toplantı yapıyorlar yani dünya komada; komadayken Mehdi (a.s) geliyor bir son kere agoni dirilişi olacak Mehdi (a.s)'den dolayı -vesile olarak- sonra dünya komaya giriyor. Kollaps ve ölüm yani dünyanın ölümü iyice yaklaştı.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, bu akşam da İstanbul'da arka arkaya üç deprem hissedildi, küçük çaplı depremler.

ADNAN OKTAR: Bu akşam?

KARTAL GÖKTAN: Evet. 4.2, 3.0 ve 3.5 büyüklüğünde farklı saatlerde üç deprem meydana geldi.

ADNAN OKTAR: Çok manidar, mesela benim haberim yok, şimdi sen deprem olduğunu söyleyince şaşırdım.

AYLİN KOCAMAN: Dinde zorlama olmamasıyla ilgili Allah Kafirun Suresi’nde şöyle belirtiyor, şeytandan Allah'a sığınırım; “De ki: "Ey kafirler. Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma siz tapacak değilsiniz. Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim bana." (Kafirun Suresi, 1-6)

ADNAN OKTAR: Evet, "Gul ya eyyühel kafirun; Siz benim mabuduma tapacak değilsiniz ben de sizin mabudunuza tapacak değilim." Bu hüküm çok açık. Oturup benimle bu konuyu tartışmaya kalkarlarsa çok şaşarım. Zaten tek ayet yeterli, ben beş ayet verdim.

EBRU ALTAN: "...artık dileyen inkar etsin, dileyen iman etsin..." (Kehf Suresi 29) diye bildiriyor Allah.

ADNAN OKTAR: Tabii, serbest.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İran'da araç kullanırken başörtüsü takmadan yakalanan kadınların araçlarına el konulacağı ve haklarında cezai işlem başlatılabileceği bildirildi.

ADNAN OKTAR: Allah’ım Ya Rabb'im. Dinde böyle bir zorlama nasıl oluyor? Adam münafık olur. Allah rızası için başını örtüyorsa örter, örtmüyorsa örtmez; yanlışlık var.

İran da Mehdi (a.s)'yi bekliyor, anayasasına koymuş, bak resmi anayasası; İran'ın resmi anayasasının birinci maddesi. Mehdiyet’in önemini buradan anlayın. Dünyanın en büyük devletlerinden birisi İran. "Bu anayasa Mehdi (a.s) çıkıncaya kadar geçerlidir. İki; Mehdi çıktıktan sonra onun dedikleri olur." diyor. Yani anayasa kalkıyor Mehdi (a.s) çıktığında.

EBRU ALTAN: İsrail için de aynı şey geçerli.

ADNAN OKTAR: İsrail'de de öyle. Ben sordum, "Moşiyah mı önemli İsrail devleti mi önemli?" dedim, "Tabii ki Moşiyah önemli" dediler. "Devlet mi üstün Moşiyah mı?" dedim, "Moşiyah daha üstün. Devletin geçerliliği olmaz" dedi, "Moşiyah'ın yanında."

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: PKK, Suriye krizine ilişkin önerdiği çözümü açıkladı: PKK'nın önerisine göre Suriye'de biri Kürt biri Alevi biri Sünni üç ayrı federasyonla kriz çözülebilir; "Böyle bir Suriye'nin tüm Ortadoğu için örnek bir Suriye olacağı kesindir" deniliyor.

ADNAN OKTAR: Bu Amerikan planı zaten; Büyük Ortadoğu Projesi'ndeki Amerikan Planı. Sanki yeni bir proje sunuyormuş gibi. Çok kızdırıcı. Suriye'yi paramparça yapacak bir plan, çok eskiden hazırlanmış bir plan zaten yürürlükte; PKK da onun uygulayıcısı. Ama asıl istediği PKK'nın, Suriye'deki ana yönetimi komünistlere devretmek yani PKK'ya devretmek; onların yönetiminde onların yaşanmasını istiyor. Yani Aleviler’e, onlara da PKK hakim olmak istiyor, hepsine.

Evet, başka neler var neler yok?

BÜLENT SEZGİN: Koç Holding Yönetim Kurulu üyesi Ali Koç, "Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir" dedi. "İkinci Dünya Savaşı’ndan beri en büyük göç dalgasıyla karşı karşıyayız. Altmış milyon insan evini terk etti ve kötü insan hakları altında düşük ücretlerle çalışmaya hazırlar. Burada özgür olarak, serbest olarak dolaşamayan tek unsur insan" dedi.

ADNAN OKTAR: Yani "Kapitalizm gitsin" diyor; Amerikan gitsin Rusyan gelsin, Amerika gitsin Rusya gelsin. Ee yerine ne gelecekmiş?

AYLİN KOCAMAN: "Mal eşit dağıtılacak" demiş sadece.

ADNAN OKTAR: Mal eşit dağıtılacak; onu Mehdi (a.s) yapacak, Ali Koç yapmayacak.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, Allah'ın renk sanatını yaratmasının mükemmelliğini gösteren bazı fotoğraflar vardı.

ADNAN OKTAR: Evet. Hakikaten bayağı süslüler, denizaltı özellikle denizaltı alemi çok çok süslü oluyor.

BEYZA BAYRAKTAR: Hayvanlar için renk yok belki ama Allah insanlar için güzellik olarak yaratıyor maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

Evet, birileri bir şeyler anlatsın.

KARTAL GÖKTAN: Mısır’da Sisi cuntasına destek veren Mısır Müftüsü Şevki Allam, çaresiz mültecileri günahkar ilan etti. Bir fetva sitesinde soruları cevaplayan Allam, yasa dışı ilticayı kınayarak bu eylemin şeriata göre haram olduğu yönünde görüş bildirdi.

ADNAN OKTAR: Yani ne yapmaları gerekiyor? Adamları kesip, bombalıyorlar. Hoca Efendi’nin herhalde keyfi yerinde. Mısır’a da sokmuyor. Orada da bombalanıp, ölüyorlar. Ne yapması gerekir yani? Hayır, Suriye’de kendi olsa, oradan çıkmak farzdır, iltica etmek farzdır der. Ama başkası iltica edince, harama giriyorsunuz diyor. Bir kurtuluş yolu göstermesi lazım. Öyle değil, böyle olur demesi lazım.

Ali Koç, Vehbi Koç’un torunu, değil mi? Ali Koç dindar bir delikanlıymış. Yani oruç tutanlara, dindar olanlara çok saygılıymış, takdir ediyormuş. Mevlit yapıyorlarmış, hoca çağırıyorlarmış, Kuran okutuluyormuş. Bütün çalışanları da katılıyormuş, hem Kuran tilaveti hem mevlide. Rahmi Koç’un ablası olan Semahat Arsel de beş vakit namazını kılan bir hanımmış. Tebrik ediyoruz, maşaAllah gayet güzel.

Şimdi aşağıdan piyano sesi bekliyoruz. Buradaki görüntüyü kaldırın, aşağıdaki görüntüyü verelim.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın.

Masaüstü Görünümü