Harun Yahya

Sohbetler (28 Kasım 2015; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler’e başlıyoruz. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Ne var ne yok haberlerde?

KARTAL GÖKTAN: Bugün öğle saatlerinde Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi vurularak öldürüldü Adnan Bey. Bir polisimiz şehit oldu, iki polisimiz ağır yaralandı. Allah’tan Tahir Elçi ve şehitlerimize rahmet, yaralı polisimize de şifa diliyoruz. Basın açıklaması yapmak için Diyarbakır Sur’da bulunuyordu Tahir Elçi. Yüz metre ileride polis şüpheli gördüğü bir aracı durdurdu. Arama yapmak için araca yaklaştığında araçtan açılan ateşle bir polisimiz şehit oldu ve çatışma başladı. Çatışmadan kaçan kişilerden biri Tahir Elçi’nin bulunduğu sokağa girdi ve Tahir Elçi’yi koruyan polisler de çatışmaya müdahil oldular. Bu esnada Tahir Elçi vuruldu. Ancak otopsi raporunda Tahir Elçi’nin mermi çekirdeği giriş yarasının atış mesafesinin uzaktan atış olduğunu gösterdiği ifade edildi. Tahir Elçi’nin bedeninde mermi çekirdeği çıkmadığı için kimin kurşunuyla vurulduğunun şu anda tespitinin mümkün olmadığı söyleniyor. Çatışma çıktıktan ve Tahir Elçi vurulduktan sonra yaralıları almaya gitmek için giden araca roketatarla saldırı yapıldı ve aynı alanda YDG-H militanları tarafından uzun namlulu silahlarla aynı anda ateş açıldı. Tahir Elçi’nin de bu sırada uzun namlulu silah tarafından sırtından vurulduğu ifade ediliyor. Olayla ilgili bir de kroki var olay yerini gösteren.

BÜLENT SEZGİN: Bir görgü tanığı olayın gerçekleşmesini anlatıyor Adnan Bey. “Tahir Elçi konuşmasını bitirdi. Elinde pankart vardı. Onu dört ayaklı minarenin dibine koyarken silah sesi geldi. Balıkçılarbaşı tarafından biri silah sık sıka bu alana doğru geldi. Arkasından bir kişi daha vardı. Bu arada dört ayaklı minarenin arka sokağında bunan hendekten de uzun namlulu silahla ateş açıldı. Tahir Elçi’nin kafasının arkasından vurulduğunu gördüm. Yere düştü, yere düşerken elini beline götürdü kendi silahını çıkarmak için, silahını çıkardı ama yere düştü kullanamadı” dedi. Arkadan vurulduğunu söylüyor.

ADNAN OKTAR: İşte PKK kahpeliğine bir örnek daha. Tahir Elçi’yi hazmedemediler benim gördüğüm. Çünkü işte şöyle böyle eleştirilecek yönleri var tabii bu insanın ama “Hendekler kapatılsın” diyor “çatışma grupları, PKK şehir dışına çıksın” diyor. Bu, PKK’nın hiç hazmedemeyeceği konuşmalar. Cinayet doğrudan PKK’nın bir alçaklığı. Yani bunlar için bir sınır yok, bu alçaklar için kim olursa olsun. Halbuki Tahir Elçi diyor ki, “PKK terör örgütü değildir” diyor açıkça sahip çıkıyor PKK’ya. Bak buna rağmen çekip-vurdular. Yani nüans farkı bile istemiyor adam. Merkez, PKK, parti ne derse o diyorlar. İkinci bir ses, ikinci bir görüş yok. YPG-PKK-PYD bunların hepsi aynı. Tahir Elçi’ye Allah’tan rahmet diliyoruz. Şehit polislerimize de Allah gani gani rahmet etsin. Ailelerine sabrı cemil Cenab-ı Allah’tan niyaz diyoruz.

Arabanın yanına yanaşıyor aslanlar, tabii onlar delikanlılık hasebiyle risk görmüyorlar. Kardeşim, sen bir kere arabayı şüpheli görmüşsün. Şüpheli görmek ne demek, değil mi? Allah sana hissettirmiş belli ki bir bela çıkacak, elini kolunu sallayarak yanaşmanın alemi var mı? Oraya gerekirse ekip çağır sar etrafını. Niye az polis kullanılır, niye az asker kullanılır ben bunu anlamıyorum. İlla iki polis, üç polis. Yirmi polisle sararsın etrafını kaçabiliyorsa kaçsın bir göreyim. Otuz kere söyledim dedim ki bak “Seferberlik ilan edilsin, dört milyon asker alalım.” Sivil asker de kullanabiliriz sivil polis gibi. Otomatik silah verirsin paltosunun içinde durur. Bir alameti de olur yani birbirlerini tanırlar. Zaten polis polisi tanıması lazım. Gözünden tanıyacak. Ve karakollar, evlere karakol kurulması konu bu. Mesela şüpheli gördüğü kişilerin bir önceki gün polislere saldırı yapan kişi olmasından şüphe ediyorlar. Üstelik görüntüsü benzediği halde çok rahatlar. Kabadayılık güzel tamam delikanlılık güzel de ama temkin farzdır, tedbir farzdır. Aslanlar hep kabadayı delikanlı hepsi. Ama işte temkinli olmayınca adamları sevindirmiş oluyorlar. Bak çocuğun suratına sıktı adam ben gördüm arabaların içinden filmde. Halbuki arabaya sessizce mesela şüpheli arabada telsizle haber vereceksin sessizce ablukaya alacaksın. Hatta arabanın içine müşteri olarak da binilebilir. Yahut satıcı olarak arabanın içine girebilir, değil mi? İçeriden dışarıdan her yerden sarmak lazım. Her poliste otomatik silah olması lazım. Bir de en az üstünde iki yüz-üç yüz mermi olması gerekiyor en az yani bitti desen. Normalde altı yüz-yedi yüz mermi olması lazım. Hadi ağırlık yapacağını düşünelim. En az iki yüz-üç yüz mermi olması lazım ve mutlaka otomatik silah. Tabii ben öldürsünler demiyorum yakalanır. Bir de kevlar yelek olsun içlerinde. Ayrıca poliste el bombası da bulunması lazım. En az üç-dört tane el bombası bulunsun, akıl almaz caydırıcı olur ve mutlaka otomatik silah. Onlardaki silah iki bin metreden vuruyor, bin beş yüz metreden vuruyor. Tabancanın etkili mesafesi yüz metreyi geçmez. Yüz metrenin sonuna doğru yorgun mermi haline gelir bir şey yapmaz yani. Elli-altmış-yetmiş metre etkili mesafesi. O vaziyette polis nasıl kendini savunsun? Gıcır gıcır tam otomatik gelişmiş silahlar olması lazım. Eski silah da olmaz, paslı maslı, şarjörü paslı silahlar. İki saat uğraşıyorlar onunla. Paslanan silah kullanılmaz yeni olacak silah. Yahut bakıma gidecek gıcır gıcır aynı ilk günkü gibi tertemiz gelecek. PKK roketatarlı dolaşıyor polis tabancayla dolaşıyor olur mu böyle şey? Polisin üstü cephanelik gibi olacak. İşte inşaAllah Allah askerimizi polisimizi böyle kahpe saldırılardan muhafaza etsin. Tahir Bey’e de tekrar Allah’tan rahmet diliyoruz.

Bak adam ne yapsa yaranamıyor görüyor musun? “PKK terör örgütü değildir” diyor. Bunu ancak kim söyler? Belli yani üslup. Arkasından da diyor ki “Şehirde çatışma yapmayın, hendekleri de kapatın” “vay sen misin bunu diyen?” Bak PKK’nın kahpeleri uzaktan hazırlamışlar uzaktan sırtından vurmuşlar. Kahpe bunlar. Yani tevafuken bir vuruş yok, orada onlar hazırlık yapmışlar Tahir Elçi’ye. O çatışma falan bağlantılı değil yani onların hesaplamadığı olaylar olmuş, arabada onlar hazırlanmışlar yani olay ona yönelik. Mesela hastaneye götürmek için gelmeye çalışan arabalara da roketatarla saldırılıyor. Burası yolgeçen hanı mı? Şehirdeki bu ferahlık nedir? “Her evde arama yapılsın” dedim. Severek yapılsın, evlere hediye de götürsün polis severek. Değil mi? Bağrına basarak bütün evlerde arama yapılsın. Adamlar nereye saklanacak? Bir de şüpheli yani eşkalinden anlaşılıyor PKK’lı. Rahatsız edecek bir şey yok bunu gönüllü herkes kabul etmesi lazım, “şüphelendim buyur duvara yaslan” dersin ellerini dayayacak arama yapacaksın. Yapmıyorsa belli ki bir şey var. Orası işgal edilmiş PKK işgal etmiş, komünist kalkışma var. Şehir tamamen temizlenmesi gerekiyor, buna vatandaş güzel bakar olumlu bakar. “Değerli vatandaşlar” dersin “şehirde güçlü bir temizlik yapacağız, biraz sabrınızı rica ediyoruz biz de size yardımcı olacağız, ev ev her yeri arayacağız, sokakları mazgalları her yeri arayacağız. Şüphelendiklerinizi de bize bildirin” desinler. Telefonlar da verilsin. İhbarcıyı da ortaya çıkarmasınlar.

Hz. Süleyman (a.s) diyor ki Tevrat’ta: “Sevgi isteyen kişi, suçları bağışlar. Olayı diline dolayansa can dostları birbirinden ayırır” diyor dillendirdiği için. Dilinize dolamayın affedin kapatın o zaman sevgi olur diyor. “Nefret çekişmeyi azdırır” diyor Hz. Süleyman (a.s), “Sevgi her suçu bağışlar.” Sevgi insanı.

Bu Tahir Elçi olayında iki polisimiz mi şehit oldu?

KARTAL GÖKTAN: Evet iki polisimiz. Biri yaralıydı daha sonra şehit oldu.

ADNAN OKTAR: Canım benim. Allah her ikisine de gani gani rahmet etsin. Allah anasına babasına hayırlı bereketli uzun ömür versin. Sabrı cemille Allah onları sarsın, nuruyla sarsın. Anne babalarını tebrik ediyorum. Allah bize de o güzel nimetini inşaAllah nasip eder, en anlı şanlısı olur. Müslüman’a yatakta ölmek Allah vermesin. Delikanlıca böyle al kanlara boyanacaksın. En güzeli şehadettir. Hz. Osman (r.a)’nın sakalından kan aktı. Hz. Ali (k.v)’yi de yine başından yaraladılar o da öyle hiçbiri yatağında vefat etmedi. Delikanlıya yakışan budur, şehadettir. Allah bizlere de şehadet nasip etsin. İmreniyoruz. Bir anda cennete geçiyorlar ne güzel. Ama benim canlarım daha temkinli olsunlar. Hepsine kevlarlı kıyafet dağıtalım. Hepsine otomatik silah. Tabancayla olmaz. En az iki yüz-üç yüz mermi, tabii. El bombası da bulunması lazım. En az iki-üç el bombası olması lazım üstlerinde. Ankara seymenleri vardı gösteriyorlar tarihi günleri andığımızda. Her yerleri fişeklik onların boydan boya el bombaları da asılı, belinde tabanca, sırtında tüfek böyledir bu olaylar. Böyle şu uzi tarzı falan da olabilir hafif taşınması kolay. Yahut kobra tipi var otomatik silahlar, onlardan olması lazım ellerinde. Direkt açık hatta emniyeti de açık hazır vaziyette olması lazım.

Kuran’da anlatılan birçok kıssa zamanla anlaşılıyor. Mesela Hz. Süleyman (a.s)’ın asasını kurt yemesi. Şimdi mesela Hz. Süleyman (a.s)’ın sandığı bulunacak; kutsal sandık. Peki, o sandığın içinde bir de bakarsın ki mesela bir asa parçası var. Eğer onu kurt yemişse o bir işarettir. Bunun herhangi bir asa olmadığını anlarsın. Yani Kuran’ın bir işareti olmuş oluyor.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Türkiye’nin pek çok şehrinden tebliğ faaliyetlerine dair haberlerimiz var Adnan Bey. Geçtiğimiz hafta içinde Caddebostan sahilde birçok kitabınız dağıtılmış. Gaziantep Nizip’te kardeşlerimiz üç bin adet PKK ve evrim broşürü dağıtmışlar.

ADNAN OKTAR: Bak işte onlar aslan çok önemli. Nizip, özellikle PKK’nın azgınlaştığı yerlerden birisi çok iyi olmuş.

KARTAL GÖKTAN: Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 19 ve 23 Kasım tarihlerinde kitap ve broşür dağıtımı yapılmış. Antalya’nın Lara bölgesinde iki yüz adet PKK tehlikesini anlatan broşür dağıtmış kardeşlerimiz. 22 Kasım tarihinde İstanbul’un çeşitli semtlerinde eserlerinizden iki yüz adet kitap ve dergi dağıtımı yapılmış. Geçtiğimiz Pazar günü Mersin’de kardeşlerimiz kitaplarınızdan dağıtıp sonrasında sohbet etmişler. İnegöl’deki kardeşlerimiz 19 Kasım tarihinde ev sohbetinde buluşarak kitabınızdan ve Risale-i Nur Külliyatı’ndan bölümler okumuşlar. Ayrıca başka bir gün de Bursa’daki kardeşlerimiz de evde bir araya gelerek sohbet etmişler. Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde kitaplarınızdan dağıtılmış, arkasından kardeşlerimizin sohbeti gerçekleşmiş.

ADNAN OKTAR: Bizim İbrahim biliyorsunuz Kürt’tür. PKK’nın dinsiz Allahsız olduğunu anlatan videolar hazırladı. Facebook sayfasından tek bir videosunu on sekiz bin kişi izlemiş. PKK’lılar kudurmuş vaziyetteler, ağızlarından köpükler saçıyorlar. Onları hıfzıssıhhaya götüreceğiz kuduz aşısı yaptıracağız. Kürt birinin PKK’yı aşağılaması içlerine oturmuş. Asıl Kürt sizi aşağılar, asıl Kürt’ün başına belasınız siz ahlaksız haysiyetsiz herifler. Bak daha yeni yine bir insanımızı daha kahpece katlettiniz alçak herifler.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde kitaplarınızın dağıtımı olmuş Adnan Bey. Ardından kardeşlerimizin sohbeti gerçekleşmiş. 23 Kasım pazartesi günü Düzce merkezde iki bin adet evrimin geçersizliği broşürü dağıtılmış, sonrasında evde kardeşlerimizin sohbeti olmuş. Gebze’de kardeşlerimiz 21 Kasım’da evde bir araya gelmişler sohbet etmişler. Pendik esnafına çeşitli kitaplarınızdan üç yüz elli adet hediye edilmiş. Kardeşlerimiz faaliyetleri sonrasında bir araya gelerek güzel ikramlar eşliğinde şükrederek sohbet etmişler.

ADNAN OKTAR: Aman aman şu güzellere bak sen. Allah onlara ne güzel yiyecekler yaratmış, maşaAllah.  

KARTAL GÖKTAN: İzmir’den kardeşlerimiz 15 ve 25 Kasım tarihleri arasında Bornova Küçükpark’ta, Bayraklı Sevgi Yolu’nda, Alsancak Gar’da, Konak’ta, Çankaya metroda, Üç Yol metroda, Pasaport İskele’de, Stadyum metroda ve Buca Çamlık Mahallesi’nde toplam iki yüz seksen kitabınızı ve iki bin altı yüz PKK’ya çözüm broşürünü dağıtmışlar halkımıza.

ADNAN OKTAR: Allah Allah yer gök yıkılıyor, berekete bak güzelliğe bak sen. İşte mücadele böyle olur ilimle irfanla, kafa-göz yararak olmaz, rezillik çıkararak olmaz yani. Evet.

KARTAL GÖKTAN: Son olarak Balıkesir Üniversitesi öğrencileri ve kardeşlerimiz yemekli ev sohbetinde buluşarak sizin videolarınızdan izlemişler ve evrimin geçersizliği üzerine sohbet etmişler.

ADNAN OKTAR: Aslan onlar aslan. Allah nurlarını artırsın. Bizim televizyon sohbetleri genellikle bu tarzda izleniyor ve binlerce yerde, maşaAllah. Evet.

“Allah şehitlerimize gani gani rahmet etsin. Ailelerini tebrik ediyoruz, Allah onları nuruyla sarsın” sözüme karşılık olarak “Niye tebrik ediyorsun ki onu anlamadım?” diyor Demir Erçelçağ Dr. Bozkurt. Bunlarda İslam bilgisi olmadığı için, Kuran bilgisi olmadığı için şehadetin ne kadar şerefli bir şey olduğunu, ailesi açısından da ne kadar şerefli olduğunu ve tebrik edilmesi gerektiğini bilmiyorlar. Şehit bizzat kendisi tebrik edilir “Allah mübarek etsin” denir, ailesine de “Allah mübarek etsin” denir. Çünkü en asil makama kavuşmuş oluyor; şehadet. Aslanların kabadayıların orada göğsünü gere gere gezmelerinin nedeni ne? Şehadete hazır oldukları için geziyorlar. Ama polis acayip kabadayı delikanlılar, maşaAllah özel harekatçılar falan. Kırk yaşında, kırk beş yaşında, elli yaşında özel harekatçılar var saçı-başı bembeyaz olmuş dağ gibi delikanlılar. Böyle kabadayılık böyle delikanlılık görülmedi. Tek başına evin içine giriyor. Hiç umurunda değil, göğsünü gere gere Mardin’in ortasında geziyor “gel ulan vur” der gibi böyle “en baban gelsin” gibisinden PKK’ya meydan okuyorlar. Normalde mesela başka yerde polisler sinerek falan geziyorlar. Onlar kafayı böyle arkaya atıyor göğsünü gere gere acayip rahatlar. Yani kabadayılığın kitabını yazıyorlar. Tebrik ediyoruz. Ama mühimmat önemli, silah önemli.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Düşürülen Rus uçağıyla ilgili iki yeni yazınız yabancı basında yayınlandı Adnan Bey. Bunlardan ilki İran’ın en büyük gazetesi Tehran Times’da yayınlandı “Bütünü görebilmek” başlıklı yazınızda uluslararası ilişkilerde acelecilikten kaçınılması gerektiğini anlatıyor, tek bir menfi olay yüzünden köklü bir dostluğu tehlikeye sokmanın büyük bir hata olacağını açıklıyorsunuz. İran’ın da arabuluculuğunun çok faydalı olacağını belirttiğiniz makalenizde Osmanlı zamanında Rusya ile sürekli savaşmamıza rağmen daha sonra çok güzel ve köklü bir dostluk kurabildiğimizi bunu tekrar başarmanın çok kolay olduğunu belirtiyorsunuz. İkinci yazınız Katar’ın önde gelen İngilizce yayın organı Gulf Times’te yayınlandı.

ADNAN OKTAR: Büyük bir gazete. Evet.

KARTAL GÖKTAN: “Rus-Türk ilişkileri krizden etkilenmemeli” başlığını taşıyor yazınız. Düşürülen Rus uçağı olayının aklıselim ve sevgiyle çözülebileceğini, her iki tarafın da olayı tırmandıracak sözlerden kaçınması gerektiğini anlatıyorsunuz. Nitekim iki tarafın liderlerinden bu yönde gelmeye başlayan açıklamaların da çok güzel gelişmeler olduğunu açıklıyorsunuz yazınızda, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Biz Osmanlı döneminde birbirimizi kırdık-geçirdik. Binlerce, on binlerce şehit verdik. Karşı taraf da akıl almaz telefat yaptı. Ama dost olduk. Oluyor böyle şeyler. Bittikten sonra da Allah vermesin tövbe istiğfar edersin dost olur arkadaş olursun. İlanihaye götüremezsin onu kötü yönde.

Salih Alp, “Hocam, 2023 hakkında ne düşünüyorsunuz?” Allah’ın izniyle dünya hakimi oluruz. Türkiye büyüyecek turan olacak, Türk-İslam Birliği olacak. Bütün Türklük alemi, İslam alemi birleşecek.

Twitter’de, “Polislere atış eğitimi verilsin hiç isabet ettiremiyorlar” diyor. Sen orada git bak bakayım öyle orada çatışmanın ortasında kal sindirim sistemin bozulur. Artistlik yapmasınlar evde bilgisayarın başında umursuz bir ifadeyle elinde sigarayla. İki taraftan sarılmış polis, üstten ateş ediliyor, alttan, uzaktan ateş ediliyor, neyin ne olduğu belli değil karmakarışık ortam.

Kuantum fiziğine göre biliyorsunuz özgür irade diye bir şey yok. Kuantum fiziğinde zaman dördüncü boyut olarak alınıyor. Dolayısıyla tek bir an olduğu için özgür iradeyi kabul etmiyor kuantum fiziği. “Her şey önceden planlanmış olarak meydana geliyor” diyor.

ADNAN OKTAR: Erbakan Hocam’ın bir videosu var benimle ilgili. Var mı sende?

VTR: Erbakan Hoca canlı yayında Adnan Oktar’ın Siyonizm Felsefesi kitabını anlatıyor…

ADNAN OKTAR: Canım benim, Erbakan Hocam dünya tatlısıydı. Sürekli Harun Yahya kitaplarını tavsiye ediyordu, gece gündüz.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Etiketimiz şu anda yedi numara Adnan Bey. MaşaAllah.

ADNAN OKTAR: Bakayım. MaşaAllah, her gün böyle. Mesela ElinOğlu, hiçbir anlamı yok, boksgecesi hiçbir anlamı yok. “SevgiHayatın Tadıdır” ne kadar güzel. Sen boş işlerle ne uğraşıyorsun? Böyle hayırlı işler peşinde git.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey Pazartesi günü Gündem Analiz programında iki konuğumuz olacak kanalımızda. Saat 16:00’da yayınlanacak Gündem Analiz programı 30 Kasım Pazartesi günü. Sedat Altan, Seral İbrahim Köprülü, Altuğ Berker ve Kartal İş sunuyorlar programı. İlk konuğumuz Rota Haber sitesi sahibi Gazeteci Yazar Ünal Tanık. İkinci konuğumuz ise Emekli Binbaşı, Stratejist Suat Gün.

ADNAN OKTAR: Evet iki değerli kardeşimizi de dinleriz. Faydalı fikirlerinden istifade ederiz. Hayır olur inşaAllah.

Şimdi kısa bir ara verelim, yine devam ederim inşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

VTR: PKK’ya Çözüm Eğitim Sisteminde

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar’la sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın.  

Masaüstü Görünümü