Harun Yahya

Sohbetler (3 Aralık 2015; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio


BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler Başlıyor. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Yine bir sevgi etiketi yapalım. Bugün engelliler günüymüş, onlara bir güzellik yapalım. “Sevgide engel yoktur” diyelim. Çünkü hiçbir engel yok. İnsanın kolu tutmasa da sever, bacağı tutmasa da sever, değil mi? Gücü olmasa da sever, o anlamda “sevgide engel yoktur” diyelim.

Gülce, “Sevgi sensin Allah aşkıyla sevdiğim” diyor. “Sen ilaçsın bu sevgisiz hasta dünyaya” diyor. Evet, sevgisini ifade etmiş. Vesile oluruz. İlaç olan Cenab-ı Allah Kuran’ı ilaç şifa olarak yaratmıştır. Biz de Kuran’ı sevdirerek, Kuran’a yaklaştırarak insanları şifaya yaklaştırmış oluyoruz.

Bazı insanlar çok küt olur, odun gibidir. Mesela iltifat edersin anlamaz, sevgi gösterirsin anlamaz. Ama bazı insanlarsa sevgiye çok açıktır, iltifata açıktır; güzel saygın bir üslup kullanır.

Rus terbiyesi Ukrayna’da var hepsi mütevazi mazlumlar. Mesela Avrupalı olan insanlarda bu tevazu o kadar güçlü olmuyor hepsinde. Var da ama hepsinde o kadar güçlü olmuyor. Ama Rus’larda tevazu daha yüksek. Rus’ların candanlığı, güzel huyu, güzel ahlakıyla ilgili ısrarlı konuşmalarımız nasıl bir yumuşamaya sebep oldu görüyorsunuz. Putin’in de üslubu değişti, Lavrov’un üslubu da değişti. Güzellik güzellikle karşılanır. Putin’in üslubu konuşması doğrudan bizim konuşmalarımıza yönelik. Çünkü mevcut açıklamalar, yazışmalar hep böyle politik analizler, siyasi analizler ve ekonomik yönden nelere zarar getirebileceği. Ama buradaki konuşma doğrudan benim yazılarımdaki mevzulara yönelik cevaplar. Dindarlığını kimse değerlendirmiyor Putin’in. Var mı hiçbir yazı bana göstersinler? Hiçbir yerde göremezsiniz dindarlığını. Bak dindarlığını ön plana getiriyor ve Allah diyerek God da demiyor Boga da demiyor. Rusça Boga, İngilizce God ama Müslüman’ların kullandığı dili kullanıyor Allah diyor. Ben dedim, Putin mert delikanlıdır, dindardır, dürüst delikanlı. Ama tabii gururu sarsıldığı için bazı sözler etti ediyor. Ama bu ona olan sempatiyi ortadan kaldırmaz. Bak “ben Türk’leri seviyorum” diyor “orada dostlarımız var onları seviyorum” diyor. “Ben Allah’ı seviyorum” diyor “ben dindarım” diyor, “Türk halkı dindar” diyor. Yazıyı analiz edersek kapsamlı olarak yazılarımın etkisini görebiliriz.

“Biz Kürt fenomenler olarak Sayın Adnan Hoca’yı seviyor programı keyifle izliyoruz.” Ben de sizleri seviyorum. Benim Üstadım Kürt olduğu için Kürt’lere hususiyetle bir sevgim vardır. Çok efendi insanlardır, çok nezaketli. Bak mesela bizim İbrahim de Kürt’tür çok efendi. Birçok kardeşimiz de burada bulunan, aşağıda bulunan kardeşlerimizin de birçoğu Kürt’tür. Kürt asildir, efendidir, çok nezaketlidir. Bir insan çok güçlü imtihan oluyorsa makbul insandır. Bak Allah PKK’yla imtihan ediyor. Evliya kaynar Güneydoğu. Velilerin, peygamberlerin çıktığı topraklardır.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde 13 Kasım Cuma günü 21:00’de duyurulan yasağın ardından bazı cadde ve sokaklarda kazılan hendeklerin kapatılması, barikatların ve kamufle amaçlı brandaların kaldırılması ve ilçenin teröristlerden arındırılması için başlatılan operasyon devam ediyor. Örgüt mensuplarının karargah olarak kullandığı Namık Kemal İlköğretim Okulu jandarma özel harekat timlerinin denetimine geçti. Okul önünde bayrak nöbeti tutan askerin miğferindeki kurşun izi dikkat çekti. Fotoğrafını görebiliriz. İsmini vermeyen asker “arkadaşımla birlikte nöbet tutuyorduk, PKK tarafından ateş altına alındık arkadaşım şehit oldu. Bense çelik miğfer sayesinde kurtuldum. Kurşun hala miğferin içinde” dedi.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah aslanıma. MaşaAllah koç yiğit gazimize. Cenab-ı Allah onunla ilgili kaderinde bu şekilde yazmış. Sana kurşun gelecek miğferine çarpacak ama şahadetini şu an durdurdum diyor Cenab-ı Allah. Kaderinde varsa o olur. Şu haber bile onun kaderinde var.

KARTAL İŞ: Adnan Bey, siz yıllar önce, iki-üç yıl önce bölgedeki bütün asker ve polisin çelik zırh giyinmesini, bu sayede korunabileceklerini söylemiştiniz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Defalarca söyledim. “Kaleler zırhlı olsun” dedim “Askerlere zırh dağıtın, çelik miğfer olsun” dedim.

“Hocam’a özel selamlarımı iletir misiniz? Bawer benim adım Kürtçe inan demek.” Aslansın sen aslan. Ben Kürt kardeşlerimi çok severim. Benim hep onlara bir saygım hayranlığım vardır. Çünkü hürmetleri çok güzeldir, nezaketleri güzeldir, efendilikleri güzeldir. Bir de acayip mert olurlar. Hiç dünyaya dünya malına, dünyaya tenezzül etmezler, sözünde dururlar. Onlar için karakter ahlak çok yüksek mefhumlardır. Ama Cenab-ı Allah tabii çok güçlü imtihan ediyor onları.

Emre Seyranoğlu, “Putin’in de kedileri var onu neden söylemiyor Adnan Bey?” diyor. Bir bakayım ben Putin’in kedilerine. Yalnız biraz fazla büyük onlar. Putin yürekli vicdanlı delikanlıdır. Putin iyi değerlendirilmesi gereken bir insan. Mesela Ortodoks bir toplumda açık açık Müslümanlığı savunan bir insan. Cami açılışları yapıyor, Kuran hediye ediyor, alimlere sarılıyor, hocalara sarılıyor sevgi gösteriyor. Müslüman’lara olan sevgisini ifade ediyor. Hangi liderde var bu? Avrupa’da bak bakalım hangi liderde görebiliyoruz? “Biz bir İslam ülkesiyiz” diyor. Otuz milyon Müslüman var Rusya’da.

BÜLENT SEZGİN: Cami açılışı yapıyor.

ADNAN OKTAR: Gece-gündüz. Has delikanlıdır Putin. O insana güzel yaklaşıp onun samimi candan tavrını İttihad-ı İslam’ın oluşmasında olumlu bir yaklaşım olarak görmek lazım.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Diyarbakır’da iki polisi şehit ettikten sonra Tahir Elçi’nin bulunduğu sokağa gelen ve çatışma sırasında elindeki silahı polise fırlatan YDG-H’li terörist Uğur Yakışır’ın öldüğü belirlendi. Diğer teröristin de yine YDG-H üyesi Mahsun Gürkan olduğu belirlendi. İki terörist Sur’da polisi hedef aldıkları saldırıdan bir gün önce de Bağlar ilçesinde beyaz Toros’la üç polisi yaralamışlardı. Üç polisin yaralandığı olayda Uğur yakışır’ın kardeşi olan Süleyman Yakışır öldürülmüştü. Süleyman ve Uğur Yakışır ile kuzenleri olan Mahsun Gürkan’ın Lice kırsalında özel silah ve suikast eğitimi aldıktan sonra YDG-H’de görevlendirildikleri belirlendi.

ADNAN OKTAR: Bu sürekli bir kavram kargaşası meydana getiriyor. YPG; PKK’dır, YDG-H hepsi PKK. PKK sürekli kendine isimler takıyor. Ha domuz ha köpek ha bilmem ne sürekli isim değiştiriyorlar. “Olmadı” diyor “Ne diyelim? Domuz diyelim” diyor. “Yok, kudurmuş köpek diyelim” diyor hepsi aynı. İsim değiştirmeyle olmaz.

Bugünler bu olaylar gelip-geçer. Şimdi çok yakında 2016’ya gireceğiz. 2016 da olaylarla dolu bir yıl. 2016, 2017, 2018, 2019’da artık cadde düzleniyor, inşaAllah. Son hız ilerleyeceğiz. Niye? Çünkü Allah öyle yaratıyor da onun için. Yoksa öyle çalışmayla, uğraşmayla, gayretle olacak şeyler değil İttihad-ı İslam. Planla projeyle olacak bir şey değildir. Hz. Musa (a.s)’ın bir planı projesi yoktu. Peygamberimiz (s.a.v.)’in de bir planı projesi yoktu, değil mi? Hira Mağarası’nda tefekküre çekildi. Hz. Musa (a.s) da Cenab-ı Allah ona yanan bir çalıdan tecelli etti, hiçbir projesi yoktu. Olaylar hep peş peşe gelişti. Hiç ummadığı şekilde gelişti. Hz. Yusuf (a.s)’ın da bir projesi yoktu. O kuyuya girmeyi kendi istemedi, değil mi? Hapse de kendi girmek istemedi. Kadının saldırmasını da o istemedi, olaylar hep kendiliğinden gelişti. Öyle projeli planlı bir İttihad-ı İslam yok. Yani Suriye’nin konumu, Irak’ın konumu gelişirken gökte de Allah kuyruklu yıldızlarla işaretini veriyor. Bunlar insan yapımı olaylar değil, insanların yapabileceği şeyler değil. Biz iki uçlu kuyruklu yıldızı göğe koyamayız. Tamamen olaylar kader içinde akıyor gelişiyor.

BÜLENT SEZGİN: “Bir kader üzere geldin Ey Musa” diyor Allah.

ADNAN OKTAR: Tabii.

Mahmut Hocamız’ın korunması iyi, güzel, ben o zaman da söylemiştim. Herkesle muhatap ediyorlar yapmayın dedim. Allah esirgesin birisi grip olur, nezle olur. Yaşlı başlı insan ne gerek var? Şimdi cam arkasından seyrettiriyorlar çok güzel o zaman da öyle demiştim. Sakın muhatap etmeyin. Önüne gelen gelip öpüyor, sarılıyor, boynuna sarılıyor. Gizli gripsindir, haberin yoktur. Sana etki etmemiştir ama gripsindir, taşıyorsun mikrobu. Ona bulaştırdığında onda etken hale gelir bayağı da tehlikeli olur.

“Kalite, yakışıklılık, karizmatiktik, şefkat, Allah aşkı, tutku, merhamet hepsi sizde tecelli bulmuş her zaman ki gibi ekran yıkılıyor.” Diyor maşaAllah Melike Umut.

“Kendi uydusundan dolayı sorun yaşıyor herhalde. Merhabalar zevkle seyrettim Adnan Hoca’yı sürekli yayın kopuyor lütfen düzeltin.” Bu bizimle bağlantılı bir şey mi? Burada böyle bir şey yok. Yerel bir şey olabilir.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Bir video vardı Adnan Bey iki köpek birbirini kovalıyor. Birisinin şaşkınlığı çok dikkat çekici.

ADNAN OKTAR: Komedi filmi gibi olmuş. Ne tatlı hayvan maşaAllah. İnsanların hoşlanması için yapıyorlar bayağı zeki varlıklar maşaAllah.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Amerika’da uzun süredir kadın askerlerin Özel Harekât Kuvvetleri ve savaşlarda ön cephede yer alacak pozisyonlarda bulunup bulunmaması tartışılıyordu. Savunma Bakanı Carter yaklaşık üç yıl süren araştırmanın sonunda bütün kuvvet komutanlarıyla görüşüldüğünü ve gerekli testleri geçen ve istenen standartlara sahip kadın askerlerin cephe görevlerinde yer alabileceğini belirtti.

ADNAN OKTAR: Bir daha.

BÜLENT SEZGİN: Amerika’da uzun süredir kadın askerlerin Özel Harekât Kuvvetleri ve savaşlarda ön cephede yer alacak pozisyonlarda bulunup bulunmaması tartışılıyordu. Savunma Bakanı Carter yaklaşık üç yıl boyunca süren araştırmanın sonunda bütün kuvvet komutanlarıyla görüşüldüğünü ve gerekli testleri geçen ve istenen standartlara sahip kadın askerlerin cephe görevlerinde yer alabileceğini belirtti.

ADNAN OKTAR: Olur mu? Kadın cephede çok mantıksız bir şey. O erkek kuvveti gerektiren bir şey beden kuvveti gerektiren bir şey kadınlar nazik, nazenin, narin varlıklar. Cephe gerisi olabilir ama cephede olmaz. Çok garip bir mantık, tarih boyunca hiç yapılmamış bir şey. Kadın sevginin kaynağıdır. Onu, dehşet ortamına sokmak şiddet ortamına sokmak olacak iş değil.

Şükrü Santürk, “Hocam gerçekten program her zaman ki gibi çok güzel, süpersiniz” diyor.

Bir PKK’lı diyor ki “Bizim bizden başka ne dost ne de arkadaşa ihtiyacımız var. Hiç kimse bizi sevmesin sadece Kürtler bizi sevsin yeterli” diyor. Bak ırkçı çılgınca bir söylem tam PKK ağzı. Bu bir faşist ruh işte egoist ve sevgisiz ruh çok ürkütücü. PKK’nın korkunç yönünü gösteriyor. Dehşet verici yönünü gösteriyor. Sadece Kürt genetiği halbuki onlardan da nefret ediyor. Kürt’ü sen sevsen on altı bin Kürt’ü öldürür müydün ve hepsini haraca bağlar mıydın? Genç kızları zorla dağa kaldırır mıydın? Genç delikanlıları zorla dağa kaldırır mıydın?

BÜLENT SEZGİN: Etiketimiz yedi numara Adnan Bey “Sevgide engel yoktur.”

ADNAN OKTAR: Çok güzel, sevgi etiketimiz daima güzelliğini muhafaza ederek her gün ortada görünüyor iyi oluyor.

PKK, Rusya’nın terör listesinde değil biliyorsunuz. Çok vahim bir şey bu; o yüzden bu kadar rahat yardım yapıyorlar PKK’ya. PKK bizim terör listemizde değil diyor sorduğunda suç işlememiş oluyorlar kendi kanunlarına göre, kendi kafalarına göre.

Bazen arkadaşlarımızın kendi evdeki uydularında bozukluk oluyor onu bütün dünyada var zannediyorlar öyle bir şey olmuyor.

KARTAL GÖKTAN: Faaliyet haberlerimiz var Adnan Bey. Bingöl’de 25 Kasım’da on beş koli kitabınızı dağıtmış kardeşlerimiz. Sakarya Erenler’de A9 TV broşür dağıtımı yapılmış 20 Kasım’da, Kayseri’de kardeşlerimiz geçtiğimiz hafta bir akşam ev sohbetinde buluşarak sohbet edip dua etmişler birlikte.

ADNAN OKTAR: Ne güzel maşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Bu hafta içinde Mustafa Üstün Hocamız’ın Merzifon’daki talebesi olan kardeşlerimiz bir araya gelerek sohbet etmişler. Size sevgilerini iletiyorlar. Pazar günü Bandırma’da kitaplarınızdan yüz yirmi üç adet halkımıza hediye edilmiş. 24 Kasım günü Adapazarı’ndan kardeşlerimiz bir araya gelip sizin ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin kitaplarından bölümler okuyup sohbet etmişler.

ADNAN OKTAR: Bediüzzaman tabii dili biraz ağırdır ne istifademize olacak diyebilirler ama bir sahabe ruhlu insanın ahir zamandaki yiğitliğini gösteriyor. Sahabe ruhlu bir Müslüman nasıl olur onu görmüş oluyor insanlar yani o güç şartalarda o imkânsız gibi görünen şartlarda nasıl dava adamı olunur o anlatılıyor.

KARTAL GÖKTAN: Bu hafta Hollanda ve Belçika’dan gelen kardeşlerimiz Almanya’da buluşup kitaplarınızdan hazırladıkları konuları sunumlarla anlatarak topluca sohbet etmişler.

ADNAN OKTAR: Aferin çok güzel.

KARTAL GÖKTAN: 28 Kasım tarihinde kardeşlerimiz Sinop ili Boyabat ilçesinde AK Parti ve CHP ilçe başkanlıklarına ve çeşitli yerlere kitaplarınızdan bırakmışlar sonrasında beraber yemek yemişler.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah afiyet şeker olsun.

KARTAL GÖKTAN: İzmir’den kardeşlerimiz 26 Kasım ve 2 Aralık tarihleri arasında Balçova, Altındağ, Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Gündoğdu Mahallesi, Buca Beyaz Evleri, Cumhuriyet Meydanı, Şirinyer, Hatay Mahallesi, Basmane Metro ve Karşıyaka İskele de yüz altmış adet kitabınızı ve iki bin yedi yüz adet PKK’ya çözüm broşürü dağıtmışlar halkımıza. Geçtiğimiz Pazar günü, Kayseri Erciyes Evler semtinde bin üç yüz adet A9 ve PKK’ya çözüm broşürü dağıtılıp sonrasında kardeşlerimizin sohbeti gerçekleşmiş. 28 Kasım Cumartesi günü Düzce’den kardeşlerimiz merkezde on adet Amerika’nın Göremediği PKK ve bin adet PKK’ya çözüm broşürü dağıtmışlar. İnegöl’deki kardeşlerimiz yirmi iki Kasım’da Alanyurt Mahallesi’nde iki bin adet A9 TV broşürü ve elli beş adet Harun Yahya kitabını halkımıza hediye etmişler. 22 Kasım’da Bursa’nın Balat Mahallesi’nde bin beş yüz adet Türk İslam Birliği’nin kurulmasının önemi, Evrimin geçersizliği ve Komünist Kürdistan tehlikesini anlatan broşürlerden dağıtılmış. Ertesi akşam da ev sohbetinde bir araya gelmiş kardeşlerimiz. Yine sizin ve Bediüzzaman’ın kitaplarından bölümler okumuşlar.

ADNAN OKTAR: Aslan onlar aslan.

KARTAL GÖKTAN: Son olarak İstanbul’daki kardeşlerimizin faaliyeti var. Onlar da cumartesi günü evde toplanmışlar sizin kitabınızdan ve Risale-i Nur’dan yine okumuşlar.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

OKTAR BABUNA: Bir tane iman hakikati anlatabilir miyim?

ADNAN OKTAR: Evet.

OKTAR BABUNA: DNA’nın iki tane teli var. Bunlar birbirine sarılıyor. Böyle birbirine dolanan kablo gibi düşünülebilir. Dolana dolana yuvarlanarak gidiyor. Bu kopyalanması gerektiği zaman bunları açan bir enzim var. Yani bu fermuarı açıyor fakat bunu şöyle düşünebiliriz birbirine dolanan iki kablo olduğu zaman bir ucunun sabit olduğunu düşünelim. Diğer ucunda biri olsun ve o birbirine dolanan kabloyu iki ucundan çekerek açmaya çalışsın. Biraz açabilir bir müddet sonra bir dirençle karşılaşacaktır ve daha fazla ilerleyemeyecektir. Dolayısıyla enzim düz olarak bunu açmaya çalışsaydı bu mümkün olmayacaktı. Kopyalanma hiç olmayacağı için hayat olmayacaktı. Allah özel bir enzim yaratmış. Bunlar milyonlarca noktasından DNA’nın devreye giriyor birbirine dolanan kabloyu ucundan kesiyor, onu çeviriyor arka ucunda birleştiriyor. Böylece o birbirine dolanmayı DNA boyunca açıyorlar ve kopyalama imkânı oluyor.

ADNAN OKTAR: İşte ülfete yönelik bir kitap hazırlıyorum. Mesela bunu duyan adamın aklı gider. Yani bunu görenin iman etmemesi mümkün değil. Sırf örümceği görenin, sırf arıyı görenin iman etmemesi mümkün değil. Ama aklı tutan bir ülfet denen bir güç var. Bunu yarma bunu beyinde dağıtma kabiliyeti ile oranlı oluyor iman gücü. Ülfeti insan ne kadar kırabilirse o kadar imanı derin olur. Mesele ülfeti kırabilmektir.

"Hocam tesbihiniz lacivert taşından mı?" Lapis, lazorit. "Bir de Mısır'daki sfenkslerde ne var?" diyor, "On iki bin yıllık sfenkslerde ne var?" diyor. Şoka gireceksiniz oradaki bilgilere ulaştığınızda.

Evet, şimdi kısa bir ara verelim, yine devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

VTR: Bölünmek Yok Olmak Demektir

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar'la Sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın.

Masaüstü Görünümü