Harun Yahya

Sohbetler (1 Nisan 2016; 23:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler’e başlıyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, akşam saatlerinde Mardin’de Kızıltepe İlçesi’nde askerlik şubesine bomba yüklü bir araçla saldırı düzenlendi. Bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi. Yaralılar var.

ADNAN OKTAR: İşte ben diyorum seferberlik ilan edelim, iki-üç milyon asker olsun. Bunların tepelerine bir kere de tam inelim bitsin. Birde bilimsel seferberlik bilimsel, komünizmi bilimsel yönden bitirelim. Darwinizm’i bilimsel yönden bitirelim, gençliği kurtaralım bu beladan. Yoksa bu devam eder Allahualem.

BÜLENT SEZGİN: Bugün Milliyet’te yer alan bir habere göre Adnan Bey, “Nusaybin’de şehit sayısının fazla olmasının sebeplerinden biri ihmaller olması” deniyor. Haberdeki iddiaya göre, eylül ayında özel harekatçılar beş noktada operasyon yapmak istediler ama valilik izin vermedi. Sonrasında da PKK orada örgütlenmeye devam etti. Özellikle Cizre ve Sur’da yaşadıkları tecrübeleri Nusaybin’e aktardılar teröristler. Aralık ayına gelindiğinde de bir tedbir alınmadı, PKK duvarlar ördü yükseltti, çelik plakalar koydu. Bir de kilit taşları kullanarak içlerine el yapımı patlayıcılar yerleştirdi.

ADNAN OKTAR: Obüsle obüsle obüs topuyla, kodu mu havaya uçuracaklar o kadar. Önce uyaracaklar mikrofonla, devirecek tankla direkt girip ezip-geçsinler. Ne gerekiyorsa yapsınlar yani, inşaAllah.

Şehitlerimizin şehadetini tebrik ediyoruz. Allah sevaplarını güzelliğe çevirdi, hayra çevirdi ne mutlu onlara. Allah bize de nasip etsin, Allah bize de nasip etsin.

Oradaki ana ihmal nedir?

BÜLENT SEZGİN: Ana ihmal, dendiğine göre valiliğin izin vermemesi, izin vermediği için de özel harekatçıların o noktalara gidememesi. Habere göre bu şekildeydi.

ADNAN OKTAR: Vali hakkında hemen soruşturma açılsın, görevinden hemen alınsın. Soruşturma açılsın. Olmaz öyle şey.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Sur’un kamulaştırılması konusunda AK Parti’den açıklama rica etmiştiniz. Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu açıklama yaptı ve bu kamulaştırmanın halkın mağduriyetinin hızlı giderilmesi için alınan bir karar olduğunu söyledi.

ADNAN OKTAR: İşte o çok önemli. Halka sorarak yani halkın rızasını alarak olursa ve onlara çok güzel böyle çok hoş villa tipi iki katlı güzel evler yaparlarsa bahçeli o zaman kabul. Böyle geniş geniş bahçeli aralıklı, düz güzel cadde, değil mi? Paris’te olduğu gibi, efendim Paris’in banliyölerinde falan var ya öyle çok güzel evler var sıra sıra öyle olursa olur.

Evet evet, şehitlerin mutlaka alnından öpmek şart. Açıp kefeni alnından öpecekler öyle. Aslan onlar aslan, nasıl imreniyorum anlatamam, maşaAllah.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, Başbakan Davutoğlu bugün Diyarbakır’da Sur’u ziyaret etti. Cuma namazını Sur Ulu Camii’nde kıldı.

ADNAN OKTAR: Biz ona inanıyoruz güveniyoruz. Ben gereğini yapacağını biliyorum. Orada pis bir şey olmadığını anladım ben anlattılar anladım. Allah namazını kabul etsin inşaAllah. Orada bir mağduriyet olmayacağını hissettim. Olursa da zaten duyarız hemen halledilir.

BÜLENT SEZGİN: Sur’daki konuşmasında sizin üzerinde durduğunuz bir konuya değindi Sayın Başbakan. Sevgi tohumları ekmeye geldiklerini ve Sur’un da en kısa sürede inşa edileceğini söyledi.

ADNAN OKTAR: Evet güzel maşaAllah, elhamdülillah.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amerika ziyareti devam ediyor Adnan Bey. -Fotoğraflar eşliğinde- ziyareti sırasında Musevi lobilerin liderleriyle. Amerika Dışişleri Bakanı Kery’yle, Amerika Başkan Yardımcısı Biden’la ve çeşitli düşünce kuruluşlarıyla görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün de Obama’yla görüştü. Yaptığı tüm görüşmelerde PYD ile PKK’nın aynı olduğunu her ikisinin de terör örgütü olduğunu anlatan Sayın Erdoğan şunları söyledi: “Suriye’nin bölünmesine bizim tahammülümüz yok. Suriye’nin kuzeyini bir terör örgütüne vermek gibi bir eyleme müsaade etmemiz söz konusu değil. Böyle bir yanlışı asla bağışlamayız, bu konuda kararlığımız var” dedi.

ADNAN OKTAR: Tabii çok çok önemli. Böyle olacağını hiç tahmin etmediler. Evet, gereğini yapmış iyi olmuş. Tayyip Hocam’ın gitmesi iyi oldu, çok yerinde oldu. Gidip bizzat anlattı her yerde duydu, herkes de duydu iyi oldu. Polisin bağırtısı da çok iyi olmuş. Pis laflar ediyorsan, hakaret ediyorsan… Tamam eleştiriyorsan eleştir, televizyona da çık eleştir.

“Allah’ın nimetlerini saysan bitiremezsin” diyor “genelleme yaparak da saysanız bitiremezsiniz” diyor Allah. Hepsinde Cenab-ı Allah’ın damgası görülüyor hepsinde. Düzgünlük, güzellik, üstünlük.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Anayasa Mahkemesi, PKK’lı birinin yaptığı başvuru neticesinde devletin bu kişiye beş bin lira tazminat ödemesine hükmetti.

ADNAN OKTAR: Şimdi kanun neyse o yapılır, hukuk neyse o yapılır. Kanun gözüyle, hukuk gözüyle bakmak lazım, hukukçu gözüyle bakmak lazım. O kadar öyle diyeyim yani.

Birde yabancı CNN’de konuşmuş Tayyip Hoca, o çok iyi olmuş. YPG’yi PKK’yı anlatması süper olmuş. Orada bir Stalinist devlet olmaz.

Evet, dinliyorum sizin muhabbetinizi.

OKTAR BABUNA: Üreme hücrelerinde yani sperm ve yumurta hücresi oluşurken kromozom sayısı yarı yarıya azalıyor. İki hücre birleştiğinde tam olması için 46 olması için 23’e düşecek. Bunun için önce bölünme sırasında -buna mayoz bölünme deniyor- bütün anneden ve babadan gelen birbirine eşdeğer yani aynı özellikleri taşıyan kromozomlar orta hatta karşı karşıya getiriliyorlar. Bu başlı başına bir mucize. Yani onları oraya getiren bir akıl var ve tam denk getiriyor. Yani anneden gelen kromozom ama onun karşılığı babadan gelen kromozom onun karşısına geliyor. Orta hatta diziliyorlar maşaAllah. Ondan sonra kromozomlar hiç fizik kurallarına yani kanunlarına aykırı olarak kollarını uzatıyorlar, karşı tarafa uzatıyor kromozom kolunu, bu taraftaki kromozom da bu tarafa uzatıyor. Tam birbirine denk gelecek şekilde atomik hassasiyette bir enzim geliyor bir çizik atıyor. Mesela bunu elim olarak düşünülebilir benim, tam bileğimden kesiyor, karşı taraftaki kolu da ama tam bileğinden aynı noktadan kesiyor. Yoksa en ufak bir harf hatası bile olsa büyük genetik anormalliği olur. Bunları alıyor diğer tarafa bağlıyor, karşı tarafa dönüyorlar.

ADNAN OKTAR: İşte sadece bu Allah’ın varlığına inanmak için bol bol bol yeterli hiçbir açıklaması yok. Harika üstü harika, harika üstü harika hiçbir açıklaması yok.

OKTAR BABUNA: Siz hep diyorsunuz; “hücrenin içine girse bir insan başı secdeden kalkmaz” diye Allah’a, görse oradaki olayları.

ADNAN OKTAR: Tabii.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Birkaç gündür bazı gazeteciler tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri’nin darbe yapacağı iddia ediliyordu. Türk Silahlı Kuvvetleri bir açıklama yaparak bu iddiaları yalanladı. Açıklamada TSK, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nde disiplin, mutlak itaat ve tek emir-komuta esastır. Hiçbir yasadışı emir-komuta hiyerarşisi dışında oluşum veya harekete taviz verilmesi söz konusu değildir” denildi.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Ordumuz aslandır bayağı aklı başında hepsi. Öyle bir şey olmaz. Ayrıca hükümet de aklı başında bir yapı, eleştiriye açık. Küfredersen bağırır-çağırır tabii. Ama eleştiri gerekir tabii her yerde eleştiri serbest. Ama küfreder hakaret edersen, iftira atarsan bu olmaz.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Faaliyet haberlerimiz var Adnan Bey. 24 Mart’ta Mersin’de 104 adet kitabınız ve dergi dağıtılmış.

ADNAN OKTAR: 104 adet, maşaAllah. 104 bin kişiye bedel yani, evet.

KARTAL GÖKTAN: Gümüşhane’de kardeşlerimiz halka kitaplarınızı hediye etmiş. Geçen gün Erciyes Üniversitesi’nden kardeşlerimiz evde Kuran okuyup sohbet ve toplu dua etmişler.

ADNAN OKTAR: Aslan onlar aslan, maşaAllah benim bir tanelerime.

KARTAL GÖKTAN: Çorum’dan kardeşlerimiz bir araya gelmişler, kitabınızı okuyup üzerine konuşmuşlar.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Belçika’dan kardeşlerimiz toplanmışlar, Kuran okuyup Mehdiyet ile ilgili sohbet yapmışlar.

ADNAN OKTAR: Ne güzel ne güzel, maşaAllah. Evet, devam edelim.

KARTAL GÖKTAN: Almanya Dormagen’de Furkan Tayyip, Metin, Mahmut ve Ali kardeşlerimiz bin adet Hz. İsa (a.s) gelecek ve evrim yoktur broşürü dağıtmışlar. Bursa’dan kardeşlerimiz 22-27 Mart tarihleri arasında kitap fuarında stant açarak çok sayıda kitabınızı sergileyip bin adet de hediye etmişler halkımıza. Aynı zamanda evrimin geçersizliğini bilimsel olarak ispat eden fosilleri sergileyip halkı bilgilendirmişler.

ADNAN OKTAR: Nasıl güzeller nasıl güzeller, maşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Özellikle çocukların çok ilgisini çekmiş. İstanbul’daki kardeşlerimiz iki farklı günde toplam 2500 adet A9 TV broşürü dağıtmışlar. Ve 22 Mart tarihinde de ev sohbetinde buluşarak Kuran’ı Kerim ve sizin İmanı Çabuk Anlamak kitabınızdan okumuşlar.

ADNAN OKTAR: Bak maşaAllah, bunlar da hep kapalı başörtülü. Başı açıklar da bizim mümin kardeşlerimiz, başı kapalılar da. Onların kanaati önemli.

KARTAL GÖKTAN: Gebze’deki kardeşlerimiz 11-14 ve 26 Mart tarihlerinde ev sohbetinde buluşmuşlar. Kuran okuyup sohbetinizi dinlemişler.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: 19 Mart’ta Adapazarı Erenler’de 1200 adet PKK’ya karşı broşür dağıtımı olmuş. Ayrıca farklı günlerde de kardeşlerimiz toplanıp kitaplarınızdan okuyarak sohbet etmişler.

ADNAN OKTAR: Bak, o başı açık o kapalı hepsi mümin muttaki çok güzel.

KARTAL GÖKTAN: Geçtiğimiz hafta Erzurum Yıldızkent TOKİ’lerde yaklaşık 600 tane kitabınızı dağıtmış kardeşlerimiz.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah ne güzel.

KARTAL GÖKTAN: Kardeşlerimiz Estonyalı hemşire arkadaşlarımıza kitaplarınızdan hediye etmişler. Kitaplarla birlikte gül de vermişler.

ADNAN OKTAR: Evet, dinliyorum.

ALİ YÜCEL: Hocam, ayet okuyacaktım derilerin yumuşak olmasıyla ilgili.

ADNAN OKTAR: “Derilerin yumuşama vakti gelmedi mi?” diyor imanla bak imanla çok manidar. Tevrat’ta da aynısı var. “Onların derisi bebek derisi gibi olur” diyor “bebek gibi olur” diyor. “Pislik yapanların da kötülük yapanların da eşek derisi gibidir derileri” diyor çok manidar.

ALİ YÜCEL: Şeytandan Allah’a sığınırım: “Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek korkanların O'ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine (karşı) yumuşar yatışır. İşte bu, Allah'ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur. (Zümer Suresi, 23)

ADNAN OKTAR: Aferin.

KARTAL GÖKTAN: Birkaç faaliyet haberi daha vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet göreyim.

KARTAL GÖKTAN: Kardeşlerimiz Estonyalı hemşire arkadaşlarımıza kitaplarınızdan hediye etmişler.  Ayrıca 20 ve 28 Mart tarihlerinde Balıkesir Edremit’te halkımıza 200 adet kitabınızı hediye etmişler. Bursa’dan kardeşlerimiz bir yerel gazetenin yazarı Murat Sevinç’le İslam ve terör konulu sohbetler edip kendisine sizin Komünist Kürdistan Tehlikesi ve İslam Terörü Lanetler isimli eserlerinizden hediye etmişler.

ADNAN OKTAR: Çok güzel çok iyi. Bak herkesle görüşüyorlar, MHP’liyle, CHP’liyle, AK Partiliyle, Nakşibendi’yle, Kadiri’yle ne kadar güzel. Başı açıkla başı kapalıyla hepsi bizim insanımız. Hiçbir ayrım yapmadan hepsini severiz. Hristiyan’la, Musevi’yle, kiliseye de gidiyorlar, sinagoglara gidiyorlar çok çok güzel. Böyle olması lazım. Adam gidiyor sinagogu bombalamaya çalışıyor. Bak burada giden insanlar çiçek götürüyor yanında, kitap götürüyor, sevgisini sunuyor. Güzel olan doğru olan budur. Hristiyanları da çok seveceğiz, Musevileri de çok seveceğiz, halkımızı da seveceğiz, her fikre de saygı göstereceğiz, inşaAllah. Müslümanları zaten baş tacı edeceğiz. Her ne olursa olsun Müslüman sevilir. Yanlış yoldaysa eğitiriz.

KARTAL GÖKTAN: Bir faaliyet haberi daha var Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet Fikret anlat.

KARTAL GÖKTAN: İstanbul’dan kardeşlerimizin bir faaliyeti vardı. Bağcılar ve Güngören’de iki bin adet broşür dağıtmışlar. Ayrıca bir araya gelip Kuran-ı Kerim’den ve eserlerinizden okuyup sohbet etmişler.

ADNAN OKTAR: Onlar can, onlar aslan maşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Balıkesir Bandırma’dan da kardeşlerimizin faaliyeti var. Onlar da halkımıza üç yüz adet civarında eserlerinizi dağıtmışlar pazar günü.

ADNAN OKTAR: Çok çok güzel maşaAllah. Üç yüz bin kişiye bedel. Çocukların şevkini görüyor musun? En önde onlar ve pembe hakimiyeti devam ediyor.

Türkiye’nin sonu güzel olacak. Herkes rahat olsun. Evet, kan akacak olaylar olacak. Çok daha da büyük olaylar olacak. Ama sonuçta Hz. Mehdi (a.s) ile İsa Mesih ile tanışacağız. Cennet gibi ortam olacak. Bekleyin. Dediğimin doğru olduğunu göreceksiniz, inşaAllah. Yani ne diyorduk? Kısmetse. Sık sık hatırlatın siz. Biz boş bulunuyoruz. RTÜK’ü üzmek istemeyiz yahut kızdırmak istemeyiz. Kısmetse.

BÜLENT SEZGİN: Allah Nahl Suresi 18’de şöyle buyuruyor. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.”

ADNAN OKTAR: Cennette çok daha daha güzelleri, daha göz kamaştırıcısı. Bunları yaratan da Allah’tır. Ahirettekileri yaratan da Allah’tır. Hepsi aynı sanatçının. Hepsinde aynı damga.

BÜLENT SEZGİN: Cennettekiler “Bize bir benzeri gösterilmişti” diyorlar “dünyada.”

ADNAN OKTAR: Ne güzel.

CAN DAĞTEKİN: Allah başka bir ayette şeytandan Allah’a sığınırım “Rabbinin nimetini durmaksızın anlat.” (Duha Suresi, 11) diye buyuruyor.

ADNAN OKTAR: Sık sık anlatmak tabii, göstermek.

GÜLEN BATURALP: Başka ayette de, şeytandan Allah’a sığınırım. “Sonra o gün, nimetten sorguya çekileceksiniz.” (Tekasür Suresi, 8) diye bildiriyor.

ADNAN OKTAR: İşte bunların hepsini soracak Allah. Bu kadar nimet verdim. Şükrettiniz mi? Sadece bu. Hamd ettiniz mi? Şükrettiniz mi?

BÜLENT SEZGİN: “Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size arttırırım…” (İbrahim Suresi, 7) diyor Allah.

ADNAN OKTAR: Hem “tesadüf” diyor. Hem yiyor. Niye yiyorsun tesadüfse? Böyle tesadüf olur mu? Sanatçının elinden çıktığı belli. En büyük sanatçının. Gerçek sanatçının, Cenab-ı Allah’ın. Yani O’nun kudretinden oluştuğu belli. Kudret eli yani.

Başbakan’ın “Selamlaşın” sözü güzel o. Bu tarikatlar, cemaatler falan hiçbiri birbirine selam vermiyor. Bir çok insan selam vermiyor. O güzel o sözü. Hz. Mehdi (a.s) devrinde söylemiştim. “Herkes birbirine selam verecek.” Daha önce anlatmıştım. “Sokağa çıktığımızda kimse kimseye selam vermiyor şu an” dedim. Ama Hz. Mehdi (a.s) devrinde herkes birbirine selam verecek. Herkes herkesin evine girecek. Allah misafiri diye yemeğe kalacak. Kapılar kilitli olmayacak. Hz. Mehdi (a.s) devrini anlattım. Hz. Mehdi (a.s) devrine bir özen olarak onu söylüyor Başbakan. Yakın, yakın inşaAllah.

Tevrat üzerine iyi bir çalışma yapıyorum. Üç-dört ayrı kitap olacak. Tevrat’taki hurafeler, Tevrat’ın doğru kısımları, Tevrat’ta Mesih, Moşiyah-Hz. Mehdi (a.s) yani.

Siz münafık alametlerinden anlatın biraz. İman hakikatlerinden anlatın. Mehdiyet’ten anlatın. Sonra ben yine devreye gireceğim, inşaAllah.

OKTAR BABUNA: Yarın yine aynı saatlerde birlikte olmak üzere herkese iyi geceler, daha doğrusu iyi sabahlar diliyoruz inşaAllah. Allah’a emanet olun.

Masaüstü Görünümü